{"id":2302,"date":"2011-08-19T10:18:34","date_gmt":"2011-08-19T07:18:34","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2302"},"modified":"2011-08-19T10:18:34","modified_gmt":"2011-08-19T07:18:34","slug":"kanin-yapisi-ve-ozellikleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/kanin-yapisi-ve-ozellikleri\/","title":{"rendered":"Kan\u0131n yap\u0131s\u0131 ve \u00f6zellikleri"},"content":{"rendered":"<p>Eritrositler &#8211; Alyuvarlar L\u00f6kositler &#8211; Akyuvarlar Trombositler<br \/>\n KANIN YAPISI<br \/>\n Kan, damarlar i\u00e7erisinde s\u00fcrekli hareket halinde olan canl\u0131 bir s\u0131v\u0131d\u0131r. Bu s\u0131v\u0131 , iki temel k\u0131s\u0131mdan olu\u015fmaktad\u0131r : Plazma ve H\u00fccreler. Plazma k\u0131sm\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda sudan meydana gelir ve i\u00e7erisinde, besin maddeleri, proteinler ve metabolitler gibi bir \u00e7ok kat\u0131 maddeyi bar\u0131nd\u0131rmakta ve bunlar\u0131n dokulara naklini sa\u011flamaktad\u0131r. Normal bir insanda 5000-6000 mL (5-6 litre) kadar kan bulunmaktad\u0131r. Kan\u0131n % 50-60&#8242; s\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131m olan plazmadan ve %40-50&#8217;si ise h\u00fccrelerden meydana gelmektedir.<br \/>\n Plazma :<br \/>\n Plazman\u0131n % 90&#8217;\u0131 sudur. Kalan %10 ise kat\u0131 maddeleri i\u00e7erir. Bunlar\u0131n % 8&#8217;i proteinler , % 2&#8217;si ise di\u011fer \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f maddelerdir. Kan\u0131n temel protein i\u00e7eri\u011fi \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir :<br \/>\n \u2022 Albumin &#8230;.. % 60<br \/>\n \u2022 Globulinler &#8230;% 36<br \/>\n \u2022 Fibrinojen&#8230;..% 4<br \/>\n H\u00fccreler :<br \/>\n \u2022 Eritrositler<br \/>\n \u2022 L\u00f6kositler<br \/>\n \u2022 Par\u00e7al\u0131 L\u00f6kositler (Granulositler, PMNL)<br \/>\n \u2022 N\u00f6trofiller<br \/>\n \u2022 Bazofiller<br \/>\n \u2022 Eozinofiller<br \/>\n \u2022 Par\u00e7al\u0131 Olmayan L\u00f6kositler (Agranulositler, MNL)<br \/>\n \u2022 Lenfositler<br \/>\n \u2022 Monositler<br \/>\n \u2022 Trombositler (Platelletler)<br \/>\n H\u00fccre H\u00fccre \u00d6zellikleri<br \/>\n Eritrositler <\/p>\n<p> Eritrositler : Eritrositler , kan\u0131n en yo\u011fun h\u00fccre grubudur. Kandaki ertrositlerin hacminin, kan hacmine oran\u0131na Hematokrit denir. Bu de\u011fer, kad\u0131nlarda %38-46 ; erkeklerde ise, % 40-54 aras\u0131nda de\u011fi\u015fir. Eritrositler i\u00e7inde bulunan hemoglobin molek\u00fcl\u00fc, eritrositin temel i\u015flevi olan gaz transportunu sa\u011flamaktad\u0131r. Bu molek\u00fcl, akci\u011ferlerde oksijen ba\u011flayarak, v\u00fccut h\u00fccrelerine ta\u015f\u0131makta, oradan ald\u0131\u011f\u0131 at\u0131k madde olan karbondioksiti de akci\u011ferlere ta\u015f\u0131yarak, v\u00fccuttan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 temin etmektedir. Normal hemoglobin d\u00fczeyi, 12-16,5 gr\/dL aras\u0131ndad\u0131r. 12 gr alt\u0131ndaki hemoglobin d\u00fczeyleri, anemiyi (kans\u0131zl\u0131\u011f\u0131) i\u015faret eder ve nedenlerinin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekir. Normalde, kan\u0131n her mikrolitresinde 4 &#8211; 6,5 milyon eritrosit bulunmaktad\u0131r.<br \/>\n Kan bankalar\u0131nda, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Eritrosit i\u00e7eren kan komponentleri yani Eritrosit S\u00fcspansiyonlar\u0131 elde edilmektedir. B\u00f6ylece kan\u0131n plazma k\u0131sm\u0131 ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmakta ve hastaya gereksiz olarak plazma verilmesi engellenmi\u015f olunmaktad\u0131r. Bunun bir avantaj\u0131 da, ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan plazma, dondurularak saklanabilmekte ve plazma ihtiyac\u0131 olan ba\u015fka bir hastada kullan\u0131labilmektedir. Bir k\u0131s\u0131m plazmadan da, kan \u00fcr\u00fcnleri elde edilebilmekte ve bu \u00fcr\u00fcnlere ihtiya\u00e7 duyan hastalara verilmektedir. <\/p>\n<p> L\u00f6kositler L\u00f6kositler, \u00e7ekirdeklerinin yap\u0131s\u0131na g\u00f6re par\u00e7al\u0131 (Gran\u00fclositler) ve Par\u00e7as\u0131z (Agran\u00fclositler) olarak ikiye ayr\u0131l\u0131rlar. L\u00f6kositler, kanda 4.000-10.000 h\u00fccre\/mikrolitre d\u00fczeyinde bulunurlar. Bu say\u0131n\u0131n 10.000 \u00fczerine \u00e7\u0131kmas\u0131na l\u00f6kositoz denir. Bunun nedeni genellikle enfeksiyon hastal\u0131klar\u0131 olmakla birlikte, daha pek \u00e7ok sebebi olabilmektedir.Yine l\u00f6kosit say\u0131s\u0131n\u0131n 4.000&#8217;den d\u00fc\u015f\u00fck olmas\u0131na ise l\u00f6kopeni denir. Bu durumunda pek \u00e7ok sebebi vard\u0131r. L\u00f6kositlerin temel i\u015flevi, v\u00fccudun savunmas\u0131d\u0131r. Her l\u00f6kosit bi\u00e7iminin farkl\u0131 \u00f6zellik ve g\u00f6revleri bulunmaktad\u0131r.<br \/>\n Gran\u00fclositler <\/p>\n<p> N\u00f6trofiller : Bu h\u00fccrenin ana i\u015flevi, v\u00fccuda zararl\u0131 olan yabanc\u0131 materyalleri bulmak ve tahrip etmektir. Buldu\u011fu yabanc\u0131 materyali, fagositoz denen bir y\u00f6ntemle i\u00e7ine al\u0131r ve i\u00e7indeki \u00e7e\u015fitli enzimlerle tahrip eder.<\/p>\n<p> Bazofiller : Bazofillerin de fagositoz yetene\u011fi vard\u0131r ama as\u0131l fonksiyonunu, \u00e7e\u015fitli maddeler salg\u0131layarak g\u00f6sterir.<\/p>\n<p> Eozinofilller : Eozinofiller de n\u00f6trofiller gibi yabanc\u0131 materyali yok etmek g\u00f6revi olan h\u00fccrelerdir. \u00d6zellikle, parazitlere ba\u011fl\u0131 enfeksiyonlarda belirgin rol oynarlar.<br \/>\n Agranulositler <\/p>\n<p> Monositler ve Makrofajlar : Bu h\u00fccreler fagositoz yapma yetene\u011findedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin regulasyonunda \u00f6nemli rol oynarlar. Monositlerin dokularda bulunan \u015fekline makrofaj denir.<\/p>\n<p> Lenfositler : Bu h\u00fccreleri ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yan\u0131t\u0131n\u0131n humoral k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015ftururlar. \u00c7ok \u00e7e\u015fitli fonksyonlara sahip bu h\u00fccrelerin en temel i\u015flevi, mikroorganizmalar\u0131 tan\u0131y\u0131p, onlara kar\u015f\u0131 antikor yap\u0131m\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmektir.<br \/>\n Trombositler <\/p>\n<p> Trombositler : Trombositler kan\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck h\u00fccreleridir ve eritrositler gibi \u00e7ekirdeksizdirler. Normalde kan\u0131n bir mikrolitresinde 100.000-400.000 kadar trombosit vard\u0131r. Esas \u00f6zellikleri, p\u0131ht\u0131la\u015fmada oynad\u0131klar\u0131 \u00f6nemli rold\u00fcr. Kan bankalar\u0131nda, tam kandan ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmak suretiyle Trombosit S\u00fcspansiyonlar\u0131 elde edilmekte ve sadece bu h\u00fccreye gereksinimi olan hastalarda kullan\u0131labilmektedir. Trombosit s\u00fcspansiyonlar\u0131, aferez yoluyla da elde edilebilmektedir.<\/p>\n<p> H\u00dcCRE Yo\u011funluk (g\/mL) Hacim (femtolitre)<br \/>\n Trombositler 1,058 16<br \/>\n Monositler 1,062 740<br \/>\n Lenfositler 1,070 230<br \/>\n N\u00f6trofiller 1,082 270<br \/>\n Eritrositler 1,100 87<\/p>\n<p> KAN KOMPONENTLER\u0130<\/p>\n<p> Kan komponentleri, tam kandan de\u011fi\u015fik y\u00f6ntemlerle haz\u0131rlanan farkl\u0131 \u00f6zelliklerdeki konsantrelerdir.<br \/>\n Antikoag\u00fclan Sol\u00fcsyonlar:<br \/>\n Torba i\u00e7ine al\u0131nan kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 engellemek ve i\u00e7indeki h\u00fccrelerin ya\u015fam s\u00fcrelerini uzatmak i\u00e7in kullan\u0131lan sol\u00fcsyonlard\u0131r. En yayg\u0131n olarak kullan\u0131lanlar\u0131:<br \/>\n \u2022 CPDA-1 : Citrate-Phosphate-Dextrose-Adenin<br \/>\n \u2022 CPD : Citrate-Phosphate-Dextrose<br \/>\n \u2022 ACD : Acid-Citrate-Dextrose<br \/>\n \u2022 SAGM : Saline(NaCl)- Adenin-Glucose-Mannitol (SAGM bir antikoag\u00fclan de\u011fil, ek sol\u00fcsyondur.)<br \/>\n Yukar\u0131da bahsedilen sol\u00fcsyonlarda bulunan kimyasallar\u0131n temel \u00f6zellikleri:<br \/>\n \u2022 Citrate : Sitrat, kalsiyum ile birle\u015ferek koag\u00fclasyon sisteminin aktivasyonunu engeller.<br \/>\n \u2022 Phosphate : 2,3 dPG d\u00fczeyini normal seviyede tutarak, eritrositlerin oksijen afinitesinin normal kalmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olur.<br \/>\n \u2022 Adenin : ATP sentezinde etkilidir ve azalan ATP\u2019nin yerine konmas\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r.<br \/>\n Kullan\u0131lan antikoag\u00fclan sol\u00fcsyonun kana oran\u0131 1:7 olmal\u0131d\u0131r. Bu oran b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcnde sitrat toksisitesi; k\u00fc\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde ise, agregatlar olu\u015fabilmektedir.<br \/>\n A. Eritrosit S\u00fcspansiyonlar\u0131<br \/>\n 1. Eritrosit S\u00fcspansiyonu (Red Cells)<br \/>\n 2. Buffy-coat\u2019u ayr\u0131lm\u0131\u015f E.S. (Red Cells-BCR)<br \/>\n 3. Ek sol\u00fcsyonda E.S. (Red Cells in AS)<br \/>\n 4. Buffy-coat\u2019u ayr\u0131lm\u0131\u015f ek sol\u00fcsyonda E.S. (Red Cells in AS-BCR)<br \/>\n 5. Y\u0131kanm\u0131\u015f E.S (Washed Red Cells)<br \/>\n 6. L\u00f6kositten ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f E.S. (Red Cells, leucocyte depleted)<br \/>\n 7. Dondurulmu\u015f E.S. (Cryopreserved Red Cells)<br \/>\n I. Eritrosit S\u00fcspansiyonlar\u0131n\u0131n Hacim, EVF, Hb, l\u00f6kosit ve platellet miktarlar\u0131na ait kriterler.<br \/>\n Komponent Volume EVF* Hb L\u00f6kosit Platellet<br \/>\n E.S 280 \u00b1 50 mL 0,65-0,75 > 45 g\/unit < 3x10^9 \/ unit \n RC-BCR 250 \u00b1 50 mL 0,65-0,75 > 43 g\/unit < 1,2x10^9 \/ unit < 10^10 \/ unit\n RC-AS Y\u00f6nteme ba\u011fl\u0131 0,50-0,70 > 45 g\/unit < 3x10^9 \/ unit \n RC-AS-BCR Y\u00f6nteme ba\u011fl\u0131 0,50-0,70 > 43 g\/unit < 1,2x10^9 \/ unit < 10^10 \/ unit\n WRC 280 \u00b1 60 mL 0,65-0,75 > 40 g\/unit < 5x10^8 \/ unit \n RC-LD 280 \u00b1 50 mL 0,65-0,75 > 40 g\/unit < 1x10^6 \/ unit \n CRC > 185 mL 0,65-0,75 > 36 g\/unit < 0,1x10^9 \/ unit \n * EVF : Eritrosit Hacim Fraksiyonu\n II. Temel \u00d6zellikler:\n 1. Eritrosit S\u00fcspansiyonu (R.C):\n Santrif\u00fcgasyonu takiben, plazman\u0131n ikinci bir torbaya aktar\u0131lmas\u0131 ile elde edilen bir komponenttir. Tam kanda oldu\u011fu gibi, +2 ile +6 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. Saklama s\u00fcresi CPDA-1 i\u00e7inde 35 g\u00fcn , ACD i\u00e7inde ise 21 g\u00fcnd\u00fcr.\n 2. Buffy-Coat\u2019u Ayr\u0131lm\u0131\u015f E.S. (RC-BCR)\n Tam kandan plasma ve buffy-coat tabakas\u0131n\u0131n ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ile elde edilen bir komponenttir. Santrif\u00fcgasyondan sonra plazma extraksiyonu yap\u0131l\u0131r. Ard\u0131ndan ikinci bir torbaya 40-60 mL kadar extraksiyona devam edilerek, buffy-coat\u2019un tamamen uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 sa\u011flan\u0131r. Son a\u015famada ise, istenen EVF de\u011ferini yakalamak i\u00e7in, plazmadan yeterli miktarda hacim, s\u00fcspansiyon \u00fczerine geri aktar\u0131l\u0131r. Tam kanda oldu\u011fu gibi, +2 ile +6 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. Saklama s\u00fcresi CPDA-1 i\u00e7inde 35 g\u00fcn , ACD i\u00e7inde ise 21 g\u00fcnd\u00fcr.\n 3. Ek Sol\u00fcsyonda E.S. (RC-AS)\n Santrif\u00fcgasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktar\u0131l\u0131r, ard\u0131ndan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc torbadaki ek sol\u00fcsyon (SAGM gibi), eritrosit kitlesi \u00fczerine ilave edilir. Tam kanda oldu\u011fu gibi, +2 ile +6 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. Saklama s\u00fcresi (SAGM i\u00e7in) 42 g\u00fcnd\u00fcr.\n 4. Buffy-Coat\u2019u Ayr\u0131lm\u0131\u015f-Ek Sol\u00fcsyonda E.S. (RC-AS-BCR)\n Santrif\u00fcgasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktar\u0131l\u0131r, ard\u0131ndan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc torbaya Buffy-coat extrakte edilir ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc torbadaki ek sol\u00fcsyon (SAGM gibi), eritrosit kitlesi \u00fczerine ilave edilir. Tam kanda oldu\u011fu gibi, +2 ile +6 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. Saklama s\u00fcresi (SAGM i\u00e7in) 42 g\u00fcnd\u00fcr.\n 5. Y\u0131kanm\u0131\u015f E.S. (WRC)\n Santrif\u00fcgasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktar\u0131l\u0131r, ard\u0131ndan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc torbadaki isotonik sol\u00fcsyon eritrosit kitlesi \u00fczerine bo\u015falt\u0131l\u0131r ve tekrar santrif\u00fcge edilerek, sol\u00fcsyon extrakte edilir. Gerekti\u011finde d\u00f6rtl\u00fc-be\u015fli torbalar kullan\u0131larak ayn\u0131 i\u015flemler tekrarlanabilir. Bu i\u015flemler +4 \u00b0C \u0131s\u0131da yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. S\u00fcspansiyon oda \u0131s\u0131s\u0131nda yap\u0131ld\u0131ysa 6 saat; +4 \u00b0C \u0131s\u0131da haz\u0131rland\u0131ysa 24 saat i\u00e7inde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r.\n 6. L\u00f6kositten Ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f E.S. (RC-LD)\n Buffy coat\u2019un ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve filtrasyon gibi de\u011fi\u015fik y\u00f6ntemler uygulan\u0131r, ancak en iyi sonu\u00e7lar her iki y\u00f6ntemin birlikte kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalarda al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. L\u00f6kositlerin filtreye adhezyonu prensibiyle \u00e7al\u0131\u015fan veya daha geli\u015fmi\u015f \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc jenerasyon filtrelerin kullan\u0131lmas\u0131 ile l\u00f6kositlerin %99-99,9\u2019u ortamdan uzakla\u015ft\u0131r\u0131labilmektedir. Depolama \u00f6ncesi filtrasyon tavsiye edilmektedir. Bu i\u015flem kan ba\u011f\u0131\u015f\u0131n\u0131 takiben 48 saat i\u00e7inde yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.\n 7. Dondurulmu\u015f E.S. (FRC)\n Kandan, eritrosit izolasyonu sa\u011fland\u0131ktan sonra, kryoprotektant (H\u00fccrenin donmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda i\u00e7indeki kristalle\u015fmeyi \u00f6nler ve genel olarak gliserol kullan\u0131l\u0131r) bir madde kullan\u0131larak \u201380 C\u00b0\u2019de, eritrositlerin dondurulmas\u0131 ile elde edilen bir komponenttir. Kullanmak \u00fczere \u00e7\u00f6zd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde y\u0131kanmal\u0131 ve isotonik bir sol\u00fcsyonla s\u00fcspanse edilmelidir ve 24 saat i\u00e7inde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r.\n Eritrositleri dondurmak i\u00e7in 2 teknik kullan\u0131lmaktad\u0131r: Y\u00fcksek gliserol (%40 w\/v) ve d\u00fc\u015f\u00fck gliserol (%17 w\/v) teknikleri. Her iki metod da y\u0131kama ve degliserolizasyon prosed\u00fcrlerini i\u00e7erir.\n Y\u00fcksek gliserol tekni\u011fi ile haz\u0131rlanm\u0131\u015f komponent \u201360 C\u00b0 ile \u201380 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fck gliserol tekni\u011fi ile haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan komponent ise, buhar fazl\u0131 s\u0131v\u0131 nitrojen i\u00e7inde \u2013140 C\u00b0 ile \u2013150 C\u00b0 aras\u0131nda saklan\u0131r. Bu ko\u015fullarda 10 y\u0131l muhafaza edilebilir.\n III. Endikasyon ve Kontrendikasyonlar:\n Komponent Endikasyonlar Kontrendikasyonlar\n R.C Kan kayb\u0131, anemi tedavisi De\u011fi\u015fik tiplerde plazma intolerans\u0131, HLA alloimm\u00fcnizasyonu, demir y\u00fcklenmesi riski olan durumlar, plazma deste\u011fi olmadan yap\u0131lan exchange transf\u00fczyonlar \n RC-BCR* Kan kayb\u0131, anemi tedavisi De\u011fi\u015fik tiplerde plazma intolerans\u0131 , demir y\u00fcklenmesi riski olan durumlar, plazma deste\u011fi olmadan yap\u0131lan exchange transf\u00fczyonlar\n RC-AS Kan kayb\u0131, anemi tedavisi De\u011fi\u015fik tiplerde plazma intolerans\u0131 (\u00d6zellikle IgA) , HLA alloimm\u00fcnizasyonu, premat\u00fcre infantlar ve demir y\u00fcklenmesi riski olan durumlar, plazma deste\u011fi olmadan yap\u0131lan exchange transf\u00fczyonlar (Ba\u011f\u0131\u015ftan sonraki 7 g\u00fcn i\u00e7inde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r).\n RC-AS-BCR* Kan kayb\u0131, anemi tedavisi De\u011fi\u015fik tiplerde plazma intolerans\u0131 (\u00d6zellikle IgA),premat\u00fcre infantlar ve demir y\u00fcklenmesi riski olan durumlar, plazma deste\u011fi olmadan yap\u0131lan exchange transf\u00fczyonlar (Ba\u011f\u0131\u015ftan sonraki 7 g\u00fcn i\u00e7inde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r).\n WRC Tek endikasyonu ,Ig\u2019lere kar\u015f\u0131, \u00f6zellikle IgA\u2019ya kar\u015f\u0131 ciddi allerjik reaksiyonlard\u0131r. Uygunluk testleri yap\u0131lm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r.\n RC-LD* L\u00f6kosit antikorlar\u0131na (HLA) kar\u015f\u0131 alloimm\u00fcnizasyonu oldu\u011fu bilinen ki\u015filerde ve CMV bula\u015f\u0131n\u0131n \u00f6nemli d\u00fczeyde risk ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 durumlarda endikedir. De\u011fi\u015fik tiplerde plazma intolerans\u0131 (\u00d6zellikle IgA), premat\u00fcre infantlar ve demir y\u00fcklenmesi riski olan durumlar, plazma deste\u011fi olmadan yap\u0131lan exchange transf\u00fczyonlar (Ba\u011f\u0131\u015ftan sonraki 5 g\u00fcn i\u00e7inde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r).\n CRC \u00d6zellikle otolog transf\u00fczyonlar i\u00e7in haz\u0131rlan\u0131r. \u015eart olmamakla birlikte RC-LD endikasyonlar\u0131 i\u00e7in de kullan\u0131labilir\/ Uygunluk testleri yap\u0131lm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. A\u00e7\u0131k sistemde yap\u0131ld\u0131ysa, bakteriyal kontaminasyon a\u00e7\u0131s\u0131ndan dikkatli olunmal\u0131d\u0131r.\n * l\u00f6kositten fakir \/ ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f s\u00fcspansiyonlar\u0131n kullan\u0131m endikasyonlar\u0131ndan a\u015fa\u011f\u0131da ayr\u0131ca bahsedilmi\u015ftir.\n IV. L\u00f6kositten Fakir \/ Ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f E.S Kullan\u0131m Endikasyonlar\u0131\n L\u00f6kositlerin risk yarataca\u011f\u0131 durumlarda kullan\u0131l\u0131rlar. Bu durumlar \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir:\n 1. Gebeler (Bebek i\u00e7in) ve intrauterin transf\u00fczyon \n 2. Yenido\u011fan bebekler ve exchange transf\u00fczyon \n 3. Konjenital veya akkiz imm\u00fcn yetmezlik veya imm\u00fcnsupresyon \n 4. L\u00f6semi ve talasemi gibi s\u0131k transf\u00fczyon gerektiren hastalar \n 5. Kemik ili\u011fi transplantasyonu olacak \/ olmu\u015f hastalar \n 6. T\u00fcm transplant hastalar\u0131 \n V. Yan Etkiler\n Yan Etki R.C. RC-BCR RC-AS RC-AS-BCR WRC RC-LD CRC\n Dola\u015f\u0131m Y\u00fcklenmesi + + + + + + +\n Hemolitik Reaksiyonlar + + + + + + 0\n Non-hem. Reaksiyonlar + + + + 0 Nadiren 0\n HLA Alloimm\u00fcnizasyonu + + + + + Nadiren 0\n Viral Bula\u015f + + + + + Nadiren +\n Protozoal Bula\u015f + + + + + + +\n Sepsis (Kontaminasyon) + + + + + + +\n Posttransf\u00fczyon Purpuras\u0131 + + + + + + 0\n Sifiliz Bula\u015f\u0131 + + + + + + 0\n Posttransf\u00fczyonal AC Hasar\u0131 + + 0 0 0 + 0\n Elektrolit \u0130mbalans\u0131 + + + + 0 + 0\n Yan etkiler, hemen hemen her E.S t\u00fcrevinde g\u00f6r\u00fclmekle birlikte, g\u00f6r\u00fclme s\u0131kl\u0131klar\u0131 farkl\u0131d\u0131r. Riskler her komponent i\u00e7in farkl\u0131 oranlar ta\u015f\u0131makta ve % 0\u2019a indirilememektedir. Ancak \u00f6zellikle, l\u00f6kositten fakir ve ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f s\u00fcspansiyonlarla y\u0131kanm\u0131\u015f s\u00fcspansiyonlarda istenmeyen etki olas\u0131l\u0131\u011f\u0131, di\u011ferlerine g\u00f6re daha azd\u0131r.\n VI. Kalite Esaslar\u0131\n Tam Kan\u0131n Kalite Esaslar\u0131\n Kontrol Parametreleri Kalite Gereksinimleri Kontrol S\u0131kl\u0131\u011f\u0131 Laboratuar \n ABO , Rh(D) Gruplama Tamam\u0131 Grup Lab.\n Anti-HIV 1\/2 abs Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n HBsAg Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n ALT (\u0130stenirse) Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n HBc-ab (\u0130stenirse) Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n HCV - Ab Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n Syphilis Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n CMV - Ab (\u0130stenirse) Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n HTLV - Abs (\u0130stenirse) Negatif Tamam\u0131 Tarama lab.\n Hacim 450 mL (-\/+ %10) \u00dcr\u00fcnlerin %1'inde \u0130\u015flem lab.\n Eritrosit S\u00fcspansiyonunun (R.C.) Kalite Esaslar\u0131\n Tam kan\u0131n kalite esaslar\u0131na ek olarak a\u015fa\u011f\u0131daki kriterler (Di\u011fer eritrosit s\u00fcspansiyonlar\u0131 i\u00e7in sayfan\u0131n ba\u015f\u0131nda \"A\" k\u0131sm\u0131na bak\u0131n\u0131z) :\n Kontrol Parametreleri Kalite Gereksinimleri Kontrol S\u0131kl\u0131\u011f\u0131 Laboratuar\n Hacim - Volume 280 mL (-\/+ 50 mL) \u00dcr\u00fcnlerin %1'inde \u0130\u015flem lab.\n EVF 0,65 - 0,75 Ayda 4 \u00fcnite Kalite kontrol lab\n Haemoglobin > 45g \/ unit Ayda 4 \u00fcnite Kalite kontrol lab<br \/>\n Stok sonu hemoliz < eritrosit kitlesinin %0,8'i Ayda 4 \u00fcnite Kalite kontrol lab\n\n B. TROMBOS\u0130T S\u00dcSPANS\u0130YONLARI\n 1. Trombosit S\u00fcspansiyonu\n Tam kandan santrif\u00fcgasyon yolu ile elde edilirler. Her bir \u00fcnite ortalama 50 mL (40-70 mL) hacmindedir ve herbiri en az 5,5x10^10 kadar trombosit i\u00e7erir. Komponent, platellet saklama dolab\u0131nda 20-24 C\u00b0 \u0131s\u0131 aral\u0131\u011f\u0131nda 5 g\u00fcn saklanabilir ancak fatal seyirli transf\u00fczyona ba\u011fl\u0131 bakteriyal sepsislerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu trombosit s\u00fcspansiyonlar\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu sebeple uzun s\u00fcre saklanmadan kullan\u0131lmas\u0131 daha uygun bir yakla\u015f\u0131m olacakt\u0131r.\n Platellet saklama olmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda, manual olarak veya herhangi bir ajitat\u00f6rle s\u00fcrekli ajite edilmeli ve kan al\u0131m\u0131n\u0131 takiben 4-6 saat i\u00e7erisinde ise, transf\u00fcze edilmelidir.\n Kullan\u0131m Endikasyonlar\u0131 :\n \u00d6zellikle kanamay\u0131 durdurmaya veya \u00f6nlemeye yetmeyecek say\u0131da trombosit bulundu\u011fu veya say\u0131ca yeterli oldu\u011fu halde fonksiyonel a\u00e7\u0131dan yetersiz platelletlerin s\u00f6z konusu oldu\u011fu durumlarda kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r.\n Platellet say\u0131s\u0131 100.000\/mm3 olan stabil hastalarda trombosit s\u00fcspansiyonu kullanman\u0131n gere\u011fi yoktur. Kullan\u0131lacak miktar, altta yatan hastal\u0131\u011fa ve e\u011fer varsa, kanaman\u0131n h\u0131z\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu nedenle kanaman\u0131n durdurulmas\u0131 ve hemostaz\u0131n sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in ba\u015flang\u0131\u00e7 dozu olarak, 1 \u00fc\/10 kg \u00f6nerilmektedir. Bu da yakla\u015f\u0131k bir standart olarak 5-6 \u00fcnite demektir. \n 2. Trombositten Zengin Plazma\n Trombosit s\u00fcspansiyonu ile i\u00e7erdi\u011fi plazma hacmi d\u0131\u015f\u0131nda ayn\u0131 \u00f6zelliklere sahiptir. Platelletten zengin plazman\u0131n her bir \u00fcnitesi, yakla\u015f\u0131k 200 mL kadar plazma i\u00e7erir. Bu sebeple hastaya hacim y\u00fcklenmesi istenmiyorsa, trombosit s\u00fcspansiyonu tercih edilmelidir.\n\n C. PLAZMA KOMPONENTLER\u0130\n 1. Plazma\n Kan al\u0131m\u0131ndan sonra santrif\u00fcgasyonla ayr\u0131\u015ft\u0131rma ile elde edilir. Kullan\u0131m s\u00fcresi, kullan\u0131lan antikoag\u00fclan sol\u00fcsyona ba\u011fl\u0131 olarak 25-40 g\u00fcn aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir ve 2-6 C\u00b0 \u0131s\u0131 aral\u0131\u011f\u0131nda muhafaza edilir.\n Kullan\u0131m Endikasyonlar\u0131 :\n Fakt\u00f6r V ve VIII d\u0131\u015f\u0131ndaki koag\u00fclasyon fakt\u00f6rlerinin replasman\u0131nda ve warfarin etkisinin geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmesinde kullan\u0131l\u0131r. \n 2. Taze Donmu\u015f Plazma \n Kan al\u0131m\u0131n takiben 6-8 saat i\u00e7erisinde plazman\u0131n ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p dondurulmas\u0131 ile elde edilen bir kan komponentidir. Koag\u00fclasyon fakt\u00f6rleri a\u00e7\u0131s\u0131nda olduk\u00e7a zengin bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr. \u00d6zellikle, plazmadan farkl\u0131 olarak Fakt\u00f6r VIII ve V i\u00e7eri\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan zengindir. Bunlara ilaveten, fakt\u00f6r II, VII, IX, X, XI ve antitrombin III de i\u00e7ermektedir. Kullan\u0131m \u00f6ncesi plazma \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fclerde 37 C\u00b0\u2019de \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr ve 4-6 saat i\u00e7erisinde kullan\u0131l\u0131r. Taze donmu\u015f plazma\u2019n\u0131n saklanma ko\u015fullar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131daki tablo\u2019da verilmi\u015ftir.\n Is\u0131 Aral\u0131\u011f\u0131 Saklama S\u00fcresi\n -18 C\u00b0 ile \u201325 C\u00b0 3 ay\n -25 C\u00b0 ile \u201330 C\u00b0 6 ay\n < -30 24 ay\n Kullan\u0131m Endikasyonlar\u0131 :\n \u0130zole Koag\u00fclasyon Fakt\u00f6r yetersizli\u011finin tedavisi, Warfarin etkisinin geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmesi, Masif Kan Transf\u00fczyonu, Antitrombin III yetersizli\u011fi, \u0130mm\u00fcn yetersizlikler ve Trombotik trombositopenik purpura olarak say\u0131labilir.\n Kullan\u0131m dozu altta yatan hastal\u0131\u011fa ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fmektedir. Ancak standart doz olarak, 12-15 mL\/kg olarak verilebilir. 70 kg\u2019l\u0131k bir eri\u015fkin i\u00e7in bu doz, 4-5 \u00fcnite olarak hesaplanabilir.\n 3. Cryopresipitat\n TDP\u2019den elde edilen ve \u00f6zellikle fibrinojen a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok zengin bir kan komponentidir. Her bir \u00fcnite 10-15 mL hacimdedir ve her \u00fcnite, en az 80 \u00fcnite Fakt\u00f6r VIIIc ve 150 mg Fibrinojen i\u00e7erir. Bununla birlikte, orjinalinin %50\u2019si kadar vWF ve %25\u2019i kadar da Fakt\u00f6r XIII ihtiva etmektedir. Saklama ko\u015fullar\u0131, Taze Donmu\u015f Plazma ile ayn\u0131d\u0131r.\n Kullan\u0131m Endikasyonlar\u0131 :\n Fibrinojen replasman\u0131, Hemofili A hastalar\u0131nda Fakt\u00f6r VIII replasman\u0131, Von Willebrand Hastal\u0131\u011f\u0131 ve Fakt\u00f6r XIII replasman\u0131 olarak say\u0131labilir.\n Tedavi dozu, 70 kg i\u00e7in 10 \u00fcnitedir.\n 4. Supernatant Plazma\n Cryopresipitat\u0131 ayr\u0131ld\u0131ktan sonra geriye kalan plazmad\u0131r. Sadece, trombotik trombositopenik purpuralarda kullan\u0131l\u0131r.\n\n\n Kan Doku\n Vikipedi, \u00f6zg\u00fcr ansiklopedi\n Git ve: kullan, ara\n\n\n Kan\u0131n mikroskoptan g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc\n Kan, atardamar, toplardamar ve k\u0131lcaldamarlardan olu\u015fan damar a\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7inde dola\u015fan; ak\u0131c\u0131 plazma ve h\u00fccrelerden (alyuvar,akyuvar ve plaket) meydana gelmi\u015f k\u0131rm\u0131z\u0131 renkli hayati bir s\u0131v\u0131d\u0131r. Kan ile ilgili t\u0131bbi terimler genellikle hemo ve hemoto s\u00f6zc\u00fckleri ile ba\u015flar. Bu s\u00f6zc\u00fckler eski Yunancada kan s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kar\u015f\u0131layan haimadan t\u00fcretilmi\u015ftir.\n Kan\u0131n ana i\u015flevi besin maddelerinin (oksijen, glikoz) ve yap\u0131sal elemanlar\u0131n sa\u011flanmas\u0131 ve at\u0131k maddelerin (karbondioksit, laktik asit vs.) at\u0131lmas\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131d\u0131r.\n Her bedende 5 ila 6 litre aras\u0131 kan bulunur. Bu miktar ortalama v\u00fccut a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n %7-8'ini olu\u015fturur. Kan\u0131n yar\u0131s\u0131, s\u0131v\u0131 olan b\u00f6l\u00fcmden yani plazmadan meydana gelir. Di\u011fer yar\u0131s\u0131 ise kan\u0131n i\u00e7inde \u00e7e\u015fitli g\u00f6revler \u00fcstlenmi\u015f olan h\u00fccreler veya molek\u00fcllerdir. Kandaki h\u00fccreler, v\u00fccuttaki kan miktar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturmalar\u0131na ra\u011fmen, yan yana dizildikleri takdirde 96.500 km'lik bir \u00e7izgi olu\u015fturabilecek kadar fazlad\u0131rlar. Bu, d\u00fcnyan\u0131n \u00e7evresini iki kez dola\u015fmaya yeterli bir uzunluktur.\n E\u011fer kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131na izin verilirse, t\u00fcp\u00fcn \u00fcst\u00fcnde kalan s\u0131v\u0131ya serum denir. Serumda fibrinojen ve p\u0131ht\u0131la\u015fma ile ilgili di\u011fer proteinler, p\u0131ht\u0131la\u015fmada kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yoktur. Diger bir deyi\u015fle plazma, fibrinojen ve serumdan olu\u015fur.\n Kan\u0131n en \u00f6nemli g\u00f6revi akci\u011ferlerden dokulara metabolik hadiseler i\u00e7in gerekli oksijeni ta\u015f\u0131makt\u0131r. Baz\u0131 ufak ve basit yap\u0131l\u0131 canl\u0131larda kan\u0131n yap\u0131s\u0131 deniz suyuna \u00e7ok benzer. Bu canl\u0131lar\u0131n v\u00fccut par\u00e7alar\u0131n\u0131n gerek duydu\u011fu oksijen bu s\u0131v\u0131da \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f olarak ta\u015f\u0131n\u0131r. Daha karma\u015f\u0131k yap\u0131l\u0131 canl\u0131larda dokular\u0131n oksijen ihtiyac\u0131 \u00e7ok fazla olup, \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f halde ta\u015f\u0131nan oksijen yeterli olamaz. Bunlarda \u201csolunum pigmentleri\u201d denilen renkli maddeler oksijeni ba\u011flayarak dokulara ta\u015f\u0131rlar. Bu pigmentlerin (boya maddelerinin) kanda yayg\u0131n halde bulunmalar\u0131 kan\u0131 k\u0131vaml\u0131 ve ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 az bir hale getirece\u011finden insan ve di\u011fer memelilerde pigment ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 \u00f6zel h\u00fccreler vard\u0131r.\n \u0130nsanlarda kan, bir\u00e7ok canl\u0131 h\u00fccrenin bulundu\u011fu karma\u015f\u0131k bir ortamd\u0131r. Her v\u00fccut kilosunda 70 mililitre kan bulundu\u011fu kabul edilir. Bu hesaba g\u00f6re 70 kg'l\u0131k normal bir eri\u015fkinde yakla\u015f\u0131k 5000 ml (5 litre) kan bulunur.\n Kan, kalbin pompa vazifesi yapt\u0131\u011f\u0131 bir kapal\u0131 sistemde dola\u015f\u0131r. Bu sistem kalp ile dokular aras\u0131nda ve kalp ile akci\u011fer aras\u0131nda olmak \u00fczere iki b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr. Bunlardan birincisine \u201cb\u00fcy\u00fck dola\u015f\u0131m sistemi\u201d, ikincisine de \u201ck\u00fc\u00e7\u00fck dola\u015f\u0131m sistemi\u201d denilir. Toplardamarlardan gelen kan kalbin sa\u011f kulak\u00e7\u0131\u011f\u0131na d\u00f6k\u00fcl\u00fcr. Buradan sa\u011f kar\u0131nc\u0131\u011fa ge\u00e7en kan, kalbin kas\u0131lmas\u0131yla akci\u011fere yollan\u0131r. Akci\u011ferde temizlenen kan, kalbin sol kulak\u00e7\u0131\u011f\u0131na gelir, buradan da kar\u0131nc\u0131\u011fa ge\u00e7tikten sonra v\u00fccuda pompalan\u0131r. Kan k\u0131lcal damarlardan ge\u00e7erken oksijenini b\u0131rak\u0131r ve karbondioksit al\u0131r.\n Dokular\u0131n oksijen ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak ve art\u0131klar\u0131 almaktan ba\u015fka kan\u0131n bir\u00e7ok \u00f6nemli g\u00f6revi daha vard\u0131r. Besin maddelerini ta\u015f\u0131r. Vitaminler, enzimler ve hormonlar\u0131n gitmeleri gereken yerlere ula\u015fmalar\u0131n\u0131 sa\u011flar. Kan ayn\u0131 zamanda, enfeksiyonlara kar\u015f\u0131 v\u00fccudun savunmas\u0131nda \u00f6nemli bir role sahiptir. Bir iltihabi olaya kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131rken, bir tak\u0131m kan h\u00fccereleri direkt mikrobu tahribe \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 antikor yaparak mikrobu tesirsizle\u015ftirir.\n Kan\u0131n bir di\u011fer \u00f6nemli vazifesi de, i\u00e7 dengeyi sa\u011flamakt\u0131r. \u201cHemeostazis\u201d ad\u0131 verilen bu dengedeki en ufak de\u011fi\u015fiklik v\u00fccut i\u00e7in tehlikeli durumlar ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. V\u00fccut s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayarlamada \u00f6nemli rol oynayan kan, metabolizmas\u0131 h\u0131zl\u0131 organlardan ald\u0131\u011f\u0131 \u0131s\u0131y\u0131, y\u00fczeydeki damarlardan ge\u00e7erken verir. Ayr\u0131ca kan ihtiva etti\u011fi maddelerle v\u00fccudun s\u0131v\u0131-elektrolit dengesini de sa\u011flar.\n \u0130nsan kan\u0131n\u0131n bile\u015fimi [de\u011fi\u015ftir]\n Bir s\u0131v\u0131 toplulu\u011fu gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc halde, kan ayn\u0131 zamanda bir v\u00fccut dokusudur. Bu v\u00fccut dokusunun ara maddesini di\u011fer dokulardan farkl\u0131 olarak bir s\u0131v\u0131 meydana getirir. Plazma kan\u0131n % 55'ini te\u015fkil eder. Kalan k\u0131sm\u0131 ise alyuvarlar, akyuvarlar ve p\u0131ht\u0131la\u015fmada rol oynayan trombositlerden meydana gelmi\u015ftir.\n Kan h\u00fccreleri kolayl\u0131kla plazmadan ayr\u0131labilir. Santrif\u00fcj denilen cihazlarla y\u00fcksek s\u00fcratle d\u00f6nd\u00fcrme sa\u011flanarak, kan h\u00fccreleri dibe \u00e7\u00f6kt\u00fcr\u00fcl\u00fcp, plazmadan ayr\u0131l\u0131r. Kan\u0131n vizkozitesi (k\u0131vam\u0131) sudan 5-8 defa daha fazlad\u0131r.\n Her g\u00fcn kan\u0131n belli k\u0131sm\u0131 yenilenir. Yakla\u015f\u0131k % 1 kadar k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccresi \u00f6l\u00fcrken, yerlerine ayn\u0131 miktar gen\u00e7 h\u00fccre kemik ili\u011finden kana verilir. Plazma miktar\u0131 da en ufak bir de\u011fi\u015fiklikte hemen dengelenir. Bir kan kayb\u0131 durumunda v\u00fccut denge mekanizmalar\u0131 ile hemen hacmi sabit tutmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u00d6nce dokulardan kana s\u0131v\u0131 ge\u00e7i\u015fi olur. Daha sonra h\u0131zla gen\u00e7 alyuvarlar kana verilmeye ba\u015flan\u0131r. B\u00fcy\u00fck miktarlarda kan\u0131n kaybedildi\u011fi durumlarda \u015fok ortaya \u00e7\u0131kar. Kaybolan kan yerine konmazsa \u015fok durumu atlat\u0131lamaz.\n Plazma: Kan plazmas\u0131, % 91 su, % 8 organik maddeler ve % 1 inorganik maddelerden m\u00fcte\u015fekkildir. Organik bile\u015fenlerin tamam\u0131na yak\u0131n\u0131, proteindir ve plazma i\u00e7in proteinlerin suda \u00e7\u00f6z\u00fcnmesiyle meydana gelir denir. Plazman\u0131n \u00fc\u00e7 temel proteini albumin, globulin ve fibrinojendir. 100 mililitre plazmada 4,5 gr albumin, 2,5 gr globulin ve 0,3 gr fibrinojen bulunur.\n Albumin: Proteinlerin en k\u00fc\u00e7\u00fck molek\u00fcll\u00fc olanlar\u0131ndan biridir. Kan\u0131n osmotik bas\u0131nc\u0131n\u0131n d\u00f6rtte \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc albumin sa\u011flar. Osmotik bas\u0131n\u00e7 sayesinde kan-plazma oran\u0131 korunur. Albumin karaci\u011ferde yap\u0131l\u0131r. Karaci\u011fer bozuklu\u011fu olanlarda hipoalbuminemi denilen plazma albumin seviyesi d\u00fc\u015f\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ortaya \u00e7\u0131kar.\n Globulin: Plazma globulinleri bir\u00e7ok de\u011fi\u015fik t\u00fcrdedir. Elektroforez metoduyla globulinler alfa, beta ve gamma par\u00e7alar\u0131na ayr\u0131labilir. Alfa ve beta globulinler \u00e7e\u015fitli proteinleri ba\u011flayarak, \u00e7e\u015fitli yerlere ta\u015f\u0131rlar. Gama globulinlerden ise hastal\u0131klarda ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sa\u011flayan savunma maddeleri yap\u0131l\u0131r.\n Fibrinojen: Kan p\u0131ht\u0131la\u015fma mekanizmas\u0131n\u0131n en son basama\u011f\u0131n\u0131 yapan proteindir. Fibrinojen molek\u00fclleri fibrin liflerine d\u00f6nerek kat\u0131la\u015f\u0131rlar ve p\u0131ht\u0131la\u015fma has\u0131l olur.\n Proteinlerden ba\u015fka plazmada al\u0131nan g\u0131dalar\u0131n metabolizma \u00fcr\u00fcnleri olan \u00fcrik asit, kreatinin, amino asitler gibi bir tak\u0131m organik molek\u00fcller de bulunur. Di\u011fer organik maddeler ise glikoz, ya\u011flar ve kolesterold\u00fcr.\n Plazman\u0131n ba\u015fl\u0131ca inorganik bile\u015fenleri elektrolitlerdir. Bunlar sodyum (Na+), klor (Cl-), kalsiyum (Ca++), fosfat (PO4)-3, sulfat (SO4)-2 ve ma\u011fnezyum (Mg++)dur.\n Alyuvarlar: K\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccreleri kan\u0131n h\u00fccre k\u0131sm\u0131n\u0131n tamam\u0131na yak\u0131n\u0131n\u0131 meydana getirirler. Kan\u0131n her milimetre k\u00fcb\u00fcnde yakla\u015f\u0131k be\u015f milyon alyuvar bulunur. Mikroskopta bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda alyuvarlar, ortas\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fck tavla pulu \u015feklinde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ortalama \u00e7aplar\u0131 7,5 mikron olup, merkezdeki kal\u0131nl\u0131klar\u0131 bir mikrondur. (Bkz. Alyuvarlar)\n Hemoglobin: Her k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccresinde oksijen ba\u011flama yetene\u011findeki bir proteinli boya (pigment) olan hemoglobin bulunur. Oksijenle dolu olan hemoglobine \u201coksihemoglobin\u201d denir. Bu, kana parlak k\u0131rm\u0131z\u0131 rengini verir. Dokulara oksijen getirdikten sonra bir miktar karbondioksiti alarak akci\u011ferlere getirir. Buna da \u201ckarbaminohemoglobin\u201d denir. (Bkz. Hemoglobin)\n Akyuvarlar: Alyuvarlardan ayr\u0131 olarak tam h\u00fccre \u00f6zelli\u011fi g\u00f6sterirler. Bir \u00e7ekirdekleri ve di\u011fer h\u00fccre organelleri vard\u0131r. 10-20 mikron \u00e7aplar\u0131yla da alyuvarlardan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Hareketleri amipsi \u015fekildedir. Bir milimetrek\u00fcp kanda yakla\u015f\u0131k 7000 kadar akyuvar bulunur. Beyaz h\u00fccreler ailesinin en \u00f6nemli fertleri \u201cgran\u00fclositler\u201d (par\u00e7al\u0131 n\u00fcveliler), \u201clenfositler\u201d ve \u201cmonositler\u201ddir. Akyuvarlar\u0131n % 60-70'ini gran\u00fclositler, % 30-45'ini lenfositler % 10'dan az k\u0131sm\u0131n\u0131 da monositler te\u015fkil eder. Gran\u00fclositler de aralar\u0131nda \u201cn\u00f6trofil\u201d, \u201cbazofil\u201d ve \u201ceozinofil\u201d olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 \u00e7e\u015fide ayr\u0131l\u0131rlar. Bunlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funu n\u00f6trofiller te\u015fkil eder.\n Beyaz kan h\u00fccreleri iki yolla v\u00fccudun infeksiyonlara kar\u015f\u0131 savunmas\u0131n\u0131 \u00fcstlenirler. Gran\u00fclositler ve monositler mikroorganizmay\u0131 yutarak (fagositozla) yok ederken lenfositler antikor meydana gelmesine sebeb olarak mikroorganizmaya kar\u015f\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Akyuvarlar\u0131n en b\u00fcy\u00fckleri olan monositler de bakteri ve \u00f6l\u00fc h\u00fccre k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 yerler. \u00d6m\u00fcrleri \u00e7ok k\u0131sad\u0131r. \u0130nsanda 4 g\u00fcnd\u00fcr.Mikrobik khastal\u0131klarda say\u0131lar\u0131 artar. (Bkz. Akyuvar, Antikor, Ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k)\n Trombositler: \u00c7aplar\u0131 sadece 1-2 mikron olan kan\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck h\u00fccreleri olan trombositler, p\u0131ht\u0131la\u015fmada \u00f6nemli rol oynarlar. K\u0131rm\u0131z\u0131 kemik ili\u011findeki dev h\u00fccrelerin (megakaryosit) par\u00e7alanmas\u0131yla meydana gelen oval veya yuvarlak, renksiz ve \u00e7ekirdeksiz par\u00e7ac\u0131klard\u0131r. Kan pulcuklar\u0131 olarak da bilinirler. Her milimetrek\u00fcp kanda yakla\u015f\u0131k 150-400 bin trombosit bulunur. Kanda 9 g\u00fcn sa\u011f kal\u0131rlar. Ya\u011f, protein ve karbonhidratlardan gayri bir tak\u0131m enzimleri de vard\u0131r. Damar yaralanmalar\u0131nda, damar\u0131n i\u00e7 y\u00fcz\u00fcne yap\u0131\u015farak t\u0131karlar.Salg\u0131lad\u0131klar\u0131 trombokinaz enzimiyle p\u0131ht\u0131la\u015fmada rol oynarlar.P\u0131ht\u0131 meydana geldi\u011finde kat\u0131la\u015farak yaran\u0131n a\u011fz\u0131n\u0131 b\u00fczerler ve kanamay\u0131 durdururlar. Trombositlerin p\u0131ht\u0131la\u015fmadaki \u00e7ok \u00f6nemli g\u00f6revlerinin d\u0131\u015f\u0131nda serotonin, adrenalin, noradrenalin ve histamin maddelerini ta\u015f\u0131ma vazifeleri de vard\u0131r.\n Kan yap\u0131c\u0131 organlar: Kan yapan organlar olarak, kemik ili\u011fi, lenf nod\u00fclleri (bezeleri) ve dalak say\u0131labilir. Ana karn\u0131nda karaci\u011fer, dalak ve kemik ili\u011fi taraf\u0131ndan yap\u0131lan akyuvar yap\u0131m\u0131n\u0131 do\u011fumdan bir s\u00fcre sonra tamamiyle kemik ili\u011fi \u00fcstlenir. Dalak ve lenf bezleri \u201cLenfatik doku\u201dnun en \u00f6nemli k\u0131s\u0131mlar\u0131 olup lenfosit ve monositleri imal ederler. (Bkz. \u0130lik)\n Lenfatik doku: Bademcikler, timus, barsak mukozas\u0131nda da bulunmas\u0131na ra\u011fmen, lenfatik dokunun iki b\u00fcy\u00fck merkezi lenf bezleri ve dalakt\u0131r. Bu doku, lenfositleri meydana getiren lenfoblastlar ve monositleri yapan histiositlerden husule gelmi\u015ftir. Blenfositlerinden meydana gelen \u201cplazma h\u00fccreleri\u201d antikor yap\u0131m\u0131nda g\u00f6rev al\u0131rlar.\n P\u0131ht\u0131la\u015fma: Damar yaralanmalar\u0131nda d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kan kan\u0131n, birtak\u0131m kimyasal reaksiyonlar sonucu s\u0131v\u0131 halden pelte koyulu\u011funa veya kat\u0131 hale ge\u00e7mesine kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131 denir.P\u0131ht\u0131la\u015fma sayesinde kan kayb\u0131 \u00f6nlenir.P\u0131ht\u0131la\u015fma mekanizmas\u0131, \u00e7ok kompleks olmakla beraber olay\u0131n son kademesini ve esas\u0131n\u0131 kanda \u00e7\u00f6z\u00fcnen plazma proteini fibrinojen'in \u00e7\u00f6z\u00fcnmeyen ipliksi yap\u0131daki Fibrin'e d\u00f6n\u00fc\u015fmesi te\u015fkil eder.\n Kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131 [de\u011fi\u015ftir]\n Herhangi bir darbe sonucu hasar g\u00f6ren doku, y\u0131rt\u0131lan kan damarlar\u0131n\u0131n \u00e7eperleri ve kan pulcuklar\u0131 (trombositler) taraf\u0131ndan p\u0131ht\u0131la\u015fma mekanizmas\u0131n\u0131 ba\u015flatacak olan trombokinaz (tromboplastin) enzimi salg\u0131lan\u0131r.\n Karaci\u011fer taraf\u0131ndan salg\u0131nan ve \u00fcretimi i\u00e7in K vitaminine ihtiya\u00e7 duyulan aktif olmayan plazma proteini protrombin, trombokinaz enzimi taraf\u0131ndan trombin'e \u00e7evrilir. Trombin, kan pulcuklar\u0131n\u0131 da yap\u0131\u015fkan yapar. B\u00f6ylece trombositler, y\u0131rt\u0131lan damar\u0131 t\u0131kamak i\u00e7in damar\u0131n i\u00e7 \u00e7eperine yap\u0131\u015fmaya ba\u015flar.\n Trombin, kalsiyum tuzlar\u0131'n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda bir enzim gibi g\u00f6rev yaparak karaci\u011ferin bir salg\u0131s\u0131 olan plazma proteini fibrinojen'i, ince uzun iplik\u00e7ikler \u015feklinde te\u015fekk\u00fcl eden fibrin'e d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr.\n Fibrin iplik\u00e7ikleri, k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccrelerini, kan pulcuklar\u0131n\u0131 ve proteinlerini bir a\u011f gibi sararak \u00e7\u00f6keltir. Yaran\u0131n i\u00e7ini dolduran bu \u00e7\u00f6keltiye p\u0131ht\u0131 denir. P\u0131ht\u0131, yava\u015f\u00e7a b\u00fcz\u00fclerek k\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcr ve temiz sar\u0131 bir s\u0131v\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa b\u0131rak\u0131r. Bu s\u0131v\u0131ya serum ad\u0131 verilir.\n P\u0131ht\u0131 bir s\u00fcre sonra kurur. Yara, fibroblast h\u00fccreleri ve deriye ait d\u0131\u015f tabaka h\u00fccreleri taraf\u0131ndan onar\u0131l\u0131r.\n Damarlar\u0131n i\u00e7 y\u00fczeyleri kaygan oldu\u011fundan, kan buralara yap\u0131\u015f\u0131p p\u0131ht\u0131la\u015famaz. Ayr\u0131ca normal kan dola\u015f\u0131m\u0131 esnas\u0131nda \u00e7e\u015fitli maddeler p\u0131ht\u0131la\u015fmay\u0131 \u00f6nler. Bunlardan biri karaci\u011fer taraf\u0131ndan \u00fcretilen heparin'dir. Heparinin \u00e7oklu\u011fu, K vitamini eksikli\u011fi, karaci\u011fer hastal\u0131klar\u0131 p\u0131ht\u0131la\u015fmay\u0131 geciktirir. Bu gibi durumlarda, bedende nokta halinde kanamalar g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. K vitamini, hava temas\u0131, s\u0131cakl\u0131k, asitler, kalsiyum tuzlar\u0131n\u0131n \u00e7oklu\u011fu da p\u0131ht\u0131la\u015fmay\u0131 h\u0131zland\u0131r\u0131r.\n Damarda yaralanma, kire\u00e7 toplanmas\u0131 veya kolesterin birikmesi gibi hallerde kan damar\u0131n i\u00e7inde p\u0131ht\u0131la\u015fabilir. Damarda meydana gelen bu p\u0131ht\u0131ya emboli (t\u0131ka\u00e7) denir. Bu p\u0131ht\u0131n\u0131n kalbi besleyen ince damarlar\u0131 (karonerleri) t\u0131kamas\u0131ndan kalp enfarkt\u00fcs\u00fc ortaya \u00e7\u0131kar. \u00c7ok tehlikeli olan bu hastal\u0131kta kalp kaslar\u0131 beslenemedi\u011finden zaman i\u00e7inde bozulur. Bu gibi hastalar kalp yetmezli\u011finden \u00f6lebilir.T\u0131kanma akci\u011fer veya b\u00f6breklerde olursa akci\u011fer ve b\u00f6brek enfarkt\u00fcs\u00fc ad\u0131n\u0131 al\u0131r.\n Hemofili denen irsi bir hastal\u0131kta kan p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131 olmaz veya pek yava\u015f olur. Bu tip hastalar, bir di\u015f \u00e7ekiminden veya s\u00fcnnet olmaktan ileri gelen kanamalar\u0131n durmamas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden hayat\u0131n\u0131 kaybedebilirler. Bunlara kan vermek ve p\u0131ht\u0131la\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ila\u00e7lar \u015f\u0131r\u0131nga etmek suretiyle yard\u0131m edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Bu hastal\u0131k daha \u00e7ok erkeklerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. (Bkz. Hemofili)\n\n\n Kan grubu\n Vikipedi, \u00f6zg\u00fcr ansiklopedi\n Git ve: kullan, ara\n Kan Grubu, insan kan\u0131ndaki antikorlara bak\u0131larak, kan\u0131n \u00f6zelli\u011fini belirtmek i\u00e7in olu\u015fturulmu\u015f s\u0131n\u0131fland\u0131rma sistemidir. A, B, AB ve 0 t\u00fcrleri mevcuttur. Bundan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, Rh de\u011feri + veya - de\u011ferinde olabilir. Bu iki sistemin kombinasyonundan 8'li kan grubu tablosu olu\u015fmu\u015ftur. T\u00fcrkiye'de iki sistem yan yana yaz\u0131larak belirtilir. \u00d6rne\u011fin; A t\u00fcr\u00fc kanda Rh de\u011feri negatif ise, o kan i\u00e7in A Rh- grubu denir. T\u00fcrkiye'de K\u0131z\u0131lay'\u0131n verilerine g\u00f6re en fazla bulunan grup A Rh+'dir.\n\n\n A, B, O ve Rhesus (Rh) s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 [de\u011fi\u015ftir]\n Grup S\u0131kl\u0131k\n Avrupa T\u00fcrkiye\u00b9\n O Rh+ 38% 29%\n A Rh+ 34% 39%\n B Rh+ 9% 14%\n O Rh- 7% 4%\n A Rh- 6% 6%\n AB Rh+ 3% 5%\n B Rh- 2% 2%\n AB Rh- 1% 1%\n \u00b9 Kaynak\n\n Kan gruplar\u0131 insanlar aras\u0131nda e\u015fit da\u011f\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. O Rh+ en s\u0131k ve AB Rh- en ender g\u00f6r\u00fclen gruplard\u0131r. De\u011fisik toplumlarda kan gruplar\u0131n\u0131n degisik oranlarda bulunabilinmektedir. Tablodaki de\u011ferler Avrupa k\u00f6kenli ve T\u00fcrk insanlar i\u00e7indir.\n Genotip s\u0131kl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fik toplumlarda tahmin edilen Rh fakt\u00f6r\u00fc s\u0131kl\u0131\u011f\u0131:\n Toplum Rh(D)- Rh(D)+\n Avrupa k\u00f6kenliler 16% 84%\n Afrika k\u00f6kenliler 0.9% 99.1%\n Di\u011fer 0.1% 99.9%\n\n\n\n\n\n Kan grubu uyumu [de\u011fi\u015ftir]\n Her ne kadar a\u015fag\u0131daki tablo genel olarak do\u011fru ise de uzun d\u00f6nem kan tranf\u00fczyonu gerektiren ki\u015filere kendi kan gruplar\u0131n\u0131n ayn\u0131s\u0131n\u0131n verilmesi zorunludur.\n\n Kan uyum tablosu\n Al\u0131c\u0131 Kan Grubu Verilebilen kan gruplar\u0131\n AB Rh+ T\u00fcm kan gruplar\u0131 \n AB Rh- O Rh- A Rh- B Rh- AB Rh- \n A Rh+ O Rh- O Rh+ A Rh- A Rh+ \n A Rh- O Rh- A Rh- \n B Rh+ O Rh- O Rh+ B Rh- B Rh+ \n B Rh- O Rh- B Rh- \n O Rh+ O Rh- O Rh+ \n O Rh- O Rh-\n<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Eritrositler &#8211; Alyuvarlar L\u00f6kositler &#8211; Akyuvarlar Trombositler KANIN YAPISI Kan, damarlar i\u00e7erisinde s\u00fcrekli hareket halinde olan canl\u0131 bir s\u0131v\u0131d\u0131r. Bu s\u0131v\u0131 , iki temel k\u0131s\u0131mdan olu\u015fmaktad\u0131r : Plazma ve H\u00fccreler. Plazma k\u0131sm\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda sudan meydana gelir ve i\u00e7erisinde, besin maddeleri, proteinler ve metabolitler gibi bir \u00e7ok kat\u0131 maddeyi bar\u0131nd\u0131rmakta ve bunlar\u0131n dokulara naklini sa\u011flamaktad\u0131r. &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[5797,2461,5790,2458,5794,2457,5792,2508,5791,5796,2460,2608,5795,5793,5043,5798,2463],"class_list":["post-2302","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-agranulositler","tag-akyuvarlar","tag-albumin","tag-alyuvarlar","tag-bazofiller","tag-eritrositler","tag-fibrinojen","tag-gliserol","tag-globulinler","tag-granulositler","tag-lokositler","tag-losemi","tag-monositler","tag-notrofiller","tag-plazma","tag-talasemi","tag-trombositler"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2302","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2302"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2302\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2302"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2302"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2302"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}