{"id":2442,"date":"2011-08-23T12:51:42","date_gmt":"2011-08-23T09:51:42","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2442"},"modified":"2011-08-23T12:51:42","modified_gmt":"2011-08-23T09:51:42","slug":"genetik-nedir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/genetik-nedir\/","title":{"rendered":"Genetik Nedir?"},"content":{"rendered":"<p> \u0130nsanlar \u00e7evreleriyle ilgilenmeye ba\u015flad\u0131ktan sonra her d\u00f6l\u00fcn daima atas\u0131na benzedi\u011fini g\u00f6zlemi\u015flerdir. Bir \u00e7ocu\u011fun baz\u0131 halleri, davran\u0131\u015flar\u0131, yetenekleri anne ve babas\u0131na benzer. Bir bireyin kendi ata d\u00f6l\u00fcne benzeme e\u011filimine soya\u00e7ekim (kal\u0131t\u0131m) denir. Yani anne, baba ve yavru aras\u0131ndaki benzerlik ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131n nedeni ile bu \u00f6zelliklerin nesilden nesile ge\u00e7i\u015fini inceleyen bilim dal\u0131na genetik denir. Genel olarak b\u00fct\u00fcn t\u00fcrlerde o\u011ful d\u00f6ller temel plan bak\u0131m\u0131ndan atalar\u0131na benzerler. Bu temel plan kal\u0131t\u0131mla d\u00f6lden d\u00f6le iletilir. Genetik ile ilgili temel kavramlar a\u015fa\u011f\u0131da a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r:<br \/>\n Gen: Bir karakteri temsil eden ve bu karakterin yavru d\u00f6llere aktar\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan DNA par\u00e7as\u0131na gen ad\u0131 verilir. Her karakterin geni kromozom \u00fczerinde lokus denen belirli bir yerde bulunur.<br \/>\n Alel Gen: Bir karakteri temsil eden kromozomlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 b\u00f6lgelerinde (lokuslarda) bulunan iki gen \u00e7iftine alel gen ad\u0131 verilir. Alel genler ayn\u0131 karakter \u00fczerine z\u0131t etki yaparlar. \u00d6rne\u011fin; A, a<br \/>\n \u00c7ok Alellik: Ayn\u0131 karakteri temsil eden ikiden fazla gen bulunmas\u0131na \u00e7ok alellik ad\u0131 verilir.<br \/>\n Homolog Kromozom: Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 b\u00f6lgelerinde (lokuslar\u0131nda) ayn\u0131 karakteri temsil eden ve biri anadan di\u011feri babadan gelen iki gen bulunduran kromozomlara homolog kromozom denir.<br \/>\n Genotip: Bir canl\u0131n\u0131n sahip oldu\u011fu genler toplulu\u011funa genotip ad\u0131 verilir.<br \/>\n Fenotip: Bir canl\u0131n\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilen t\u00fcm \u00f6zelliklerine fenotip ad\u0131 verilir. Canl\u0131n\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Genotip ve \u00e7evre etkisiyle meydana gelir.<br \/>\n Homolog Karakter (Ar\u0131 D\u00f6l): Bir kromozomun kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 b\u00f6lgelerinde (lokuslar\u0131nda) ayn\u0131 \u00f6zellikte iki alel gen bulunmas\u0131 olay\u0131na homolog karakter denir. Bu iki alel gen karakter olu\u015fumunda ayn\u0131 y\u00f6nde etki ederler. Ana babadan ayn\u0131 karakterleri alm\u0131\u015f bireylerdir. \u00d6rne\u011fin; AA, bb, cc<br \/>\n Heterozigot Karakter (Melez D\u00f6l): Bir kromozomun kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 b\u00f6lgelerinde (lokuslar\u0131nda) farkl\u0131 \u00f6zellikte iki alel gen bulunmas\u0131 olay\u0131na heterozigot karakter denir. Bu iki alel gen karakter olu\u015fumunda z\u0131t y\u00f6nde etki ederler. Ana babadan farkl\u0131 karakterleri alm\u0131\u015f bireylerdir. \u00d6rne\u011fin; Aa, Bb, Cc<br \/>\n Bask\u0131n Gen (Dominant): Bir karakterin olu\u015fumunda etkisini her zaman g\u00f6steren gene bask\u0131n gen denir. B\u00fcy\u00fck harfle g\u00f6sterilir.<br \/>\n \u00c7ekinik Gen (Resesif): Bir karakterin olu\u015fumda ancak homozigot ise etkisini g\u00f6sterebilen gene \u00e7ekinik gen denir. K\u00fc\u00e7\u00fck harfle g\u00f6sterilir.<br \/>\n Ekivalent=kodominant: Eksik bask\u0131nl\u0131k. Alel genler aras\u0131nda dominantl\u0131k resesiflik olmad\u0131\u011f\u0131nda bu alellerin fenotipte kendini belli etme kuvveti e\u015fde\u011fer olur. Yavrular ana ve babadan farkl\u0131 bir ara karakter g\u00f6sterir.<br \/>\n Ba\u011f\u0131ms\u0131z Gen: Bir \u00e7ift kromozom \u00fczerinde sadece bir alel gen bulunmas\u0131 olay\u0131na ba\u011f\u0131ms\u0131z gen denir.<br \/>\n Ba\u011fl\u0131 Gen: Bir \u00e7ift kromozom \u00fczerinde birden fazla alel gen bulunmas\u0131 olay\u0131na ba\u011fl\u0131 gen denir.<br \/>\n Karakter Olu\u015fumu: Bir canl\u0131n\u0131n t\u00fcm \u00f6zelliklerine birden &#8220;karakter&#8221; ad\u0131 verilir. Canl\u0131n\u0131n karakterini DNA \u00fczerindeki genler belirler. Yavru bireyde karakteri olu\u015fturan genlerden biri anneden di\u011feri babadan gelir, karakteri olu\u015fturan bu gen \u00e7iftine &#8220;alel gen&#8221; ad\u0131 verilir.<br \/>\n Bir karaktere etki eden fakt\u00f6rler a\u015fa\u011f\u0131daki gibidir.<br \/>\n Kal\u0131t\u0131m: Canl\u0131n\u0131n anne ve babas\u0131ndan \u00fcreme s\u0131ras\u0131nda DNA arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ald\u0131\u011f\u0131 karakterlere kal\u0131t\u0131m denir.<br \/>\n Modifikasyon: I\u015f\u0131k, \u0131s\u0131 ve besin gibi \u00e7evresel fakt\u00f6rlerin genleri etkilemesi ile canl\u0131da olu\u015fan karakterlere modifikasyon ad\u0131 verilir. Olu\u015fan de\u011fi\u015fiklikler kal\u0131tsal de\u011fildir, yani yavru bireye aktar\u0131lmaz.<br \/>\n Mutasyon: S\u0131cakl\u0131k, kimyasal maddeler ve radyasyon gibi \u00e7evresel fakt\u00f6rlerin genlerin yap\u0131s\u0131n\u0131 bozmas\u0131 ile canl\u0131da olu\u015fan karakterlere mutasyon denir. V\u00fccut h\u00fccrelerinde olu\u015fan mutasyon sadece canl\u0131y\u0131 etkiler kal\u0131tsal de\u011fildir, \u00fcreme h\u00fccrelerinde olu\u015fan mutasyon ise kal\u0131tsald\u0131r ve yavru bireye aktar\u0131l\u0131r.<br \/>\n Varyasyon: Ayn\u0131 t\u00fcrdeki canl\u0131lar aras\u0131nda mutasyon yada \u00e7evresel etkiler sonucunda olu\u015fan farkl\u0131l\u0131klara varyasyon ad\u0131 verilir.<br \/>\n Adaptasyon: Canl\u0131n\u0131n var olan karakterinin bulundu\u011fu ortama uyum sa\u011flamas\u0131 sonucu ya\u015f&#8212;&#8211; devam edilmesi olay\u0131na adaptasyon ad\u0131 verilir. Canl\u0131n\u0131n var olan karakterinin ortama uyum sa\u011flayamamas\u0131 canl\u0131n\u0131n \u00f6lmesine neden olur bu olaya &#8220;do\u011fal se\u00e7icilim&#8221; ad\u0131 verilir.<br \/>\n Genetik Biliminin Geli\u015fimi<br \/>\n Kal\u0131t\u0131m ile ilgili ilk deneyleri Alman botanik\u00e7i K\u00f6ltreuter yapm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00f6ltreuter, 1760 y\u0131l\u0131nda bir bitki t\u00fcr\u00fcnden ald\u0131\u011f\u0131 polenleri, ayn\u0131 t\u00fcrden di\u011fer bir bitkinin tepeci\u011fine ta\u015f\u0131yarak, ilk melezleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131r Bu \u00e7al\u0131\u015fma ile iki bitkiye ait \u00f6zelliklere sahip bir ku\u015fak elde etmi\u015f; fakat ana-baba \u00f6zelliklerinin yavru ku\u015fa\u011fa hangi esaslara g\u00f6re ge\u00e7ti\u011fini a\u00e7\u0131klayamam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p> Kal\u0131t\u0131m esaslar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan ilk bilimsel sonu\u00e7 Mendel taraf\u0131ndan ortaya konmu\u015ftur. 1900\u2019l\u00fc y\u0131llardan itibaren kal\u0131t\u0131mla ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar \u00e7ok artm\u0131\u015f ve bu konuda \u00f6nemli bilgiler elde edilmi\u015f. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde genetik biliminin geli\u015fmesi ise genetik m\u00fchendisli\u011fi ad\u0131yla yeni bir bilim dal\u0131n\u0131n do\u011fmas\u0131na neden olmu\u015ftur.<br \/>\n Mendel bezelyeler \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalarda, bezelyelerin \u00e7e\u015fitli karakterlerinin (renk, b\u00fcy\u00fckl\u00fck, vb. tohum ve \u00e7i\u00e7ek \u00f6zellikleri) daha sonralar\u0131 gen olarak isimlendirilecek \u00fcnitelerle belirlendi\u011fini, bu \u00fcnitelerin kal\u0131t\u0131m fakt\u00f6rleri oldu\u011funu g\u00f6sterdi. Bunu, genetik bilgilerin kromozom ad\u0131 verilen yap\u0131lar \u00fczerinde ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 izledi. Watson ve Crick isimli iki ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131n\u0131n deoksiribon\u00fckleik asitin (DNA) yap\u0131s\u0131n\u0131 ke\u015ffetmesi, insan genom projesinin ge\u00e7ti\u011fimiz g\u00fcnlerde pop\u00fcler hale gelmesinden sadece yar\u0131m y\u00fczy\u0131l \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015fti ve bu dev bulu\u015f bug\u00fcnk\u00fc gen teknolojilerine olanak veren bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 olu\u015fturdu. 1970\u2019lerde DNA \u00fczerindeki belirli genlerin izole edilebildi\u011fi, bu genlerin kesilip bi\u00e7ildi\u011fi ve yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 genetik m\u00fchendisli\u011fi uygulamalar\u0131 ba\u015flad\u0131. 1980\u2019lere gelindi\u011finde gen tedavisi g\u00fcndeme geldi ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn genom ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 i\u00e7in daha ileri bir motivasyon olu\u015fturdu. Bir organizmay\u0131 olu\u015fturmak i\u00e7in gerekli bilgilerin topl&#8212;&#8211; genom denir. Bir di\u011fer tarifle, bir h\u00fccredeki genetik materyalin tamam\u0131 o organizman\u0131n genomunu olu\u015fturur. Yine di\u011fer bir tan\u0131mla genom, bir organizman\u0131n DNA\u2019s\u0131n\u0131n tamam\u0131 olup o organizman\u0131n ya\u015fam\u0131 boyunca t\u00fcm yap\u0131 ve aktivitelerini belirleyecektir. T\u00fcm bu tan\u0131mlar, genomun DNA materyalinden ibaret oldu\u011funu, her iki terimin de genetik materyali ifade etti\u011fini g\u00f6stermektedir. Bu materyal, s\u0131k\u0131 bir yumak halinde bi\u00e7imlenerek kromozom ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz silindirik yap\u0131lar\u0131 olu\u015fturur.<br \/>\n \u0130nsan genomunun toplam b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 milyar baz \u00e7iftidir. B\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ifade edebilmek i\u00e7in \u00f6rnek vermek gerekirse, insan genomundaki DNA dizilimi bir kitap olu\u015ftursayd\u0131 bin sayfal\u0131k bir ansiklopedinin iki y\u00fcz adet cildine s\u0131\u011fabilirdi. Bir di\u011fer \u00f6rnekle, DNA \u00fczerinde 1 milyon baz (megabaz) 1 megabaytl\u0131k bilgisayar data saklama alan\u0131na e\u015fit olup insan genomundaki toplam 3 milyar baz, 3 gigabaytl\u0131k bir haf\u0131zaya kar\u015f\u0131l\u0131k gelmektedir.<br \/>\n \u0130nsan h\u00fccrelerinde biri anneden di\u011feri babadan gelen 2 set kromozom vard\u0131r. Her sette 23 kromozom bulunur; bunlar\u0131n 22\u2019si otozom ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz (cinsiyet belirlemeyen) kromozomlar olup bir adet de seks kromozomu (X veya Y) mevcuttur. Di\u015fide bir \u00e7ift X, erkekte bir X, bir de Y kromozomu bulunur. Kromozomlar\u0131n yap\u0131s\u0131nda proteinler de vard\u0131r ve herbir kromozom yakla\u015f\u0131k 150 milyon baz \u00e7ifti b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcndedir. Kromozomlar \u00f6zel boyalar ile boyand\u0131\u011f\u0131nda \u0131\u015f\u0131k mikroskobu alt\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilirler; A, T, G, C miktarlar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak a\u00e7\u0131k veya koyu bantlar olu\u015ftururlar. Kromozomlar b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerine ve bantlar\u0131n durumuna g\u00f6re ay\u0131rt edilebilirler (karyotip analizi).<br \/>\n \u00c7e\u015fitli kromozom anormallikleri (eksik veya fazla kopyalar, k\u0131r\u0131klar ve yeniden birle\u015fimler) birtak\u0131m hastal\u0131klara neden olur. \u00d6rne\u011fin Down\u2019s sendromu olarak bilinen hastal\u0131kta 21. kromozom 3 kopyad\u0131r. Genetik yap\u0131da meydana gelen de\u011fi\u015fimlere mutasyon ad\u0131 verilmektedir ve ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa ge\u00e7en (kal\u0131tsal) hastal\u0131klar mutasyonlardan kaynaklanmaktad\u0131r (orak h\u00fccre anemisi, kistik fibroz, \u00e7e\u015fitli kanser t\u00fcrleri, zeka gerilikleri, ak\u0131l hastal\u0131klar\u0131, vb.). Mutasyonlar, kromozom seviyesinde, b\u00fcy\u00fck DNA par\u00e7alar\u0131n\u0131 i\u00e7erecek \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fi gibi, mevcut DNA diziliminde tek bir n\u00fckleotidin de\u011fi\u015fmesini de i\u00e7erebilir; \u00f6rne\u011fin orak h\u00fccre anemisi, kistik fibroz, meme kanseri, eldeki parma\u011f\u0131n ayak parma\u011f\u0131na benzemesi ve boy da dahil \u00e7e\u015fitli morfolojik \u00f6zellikler tek bir n\u00fckleotid de\u011fi\u015fiminin sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p> Genetik alan\u0131ndaki geli\u015fmeler<br \/>\n DNA&#8217;n\u0131n kullan\u0131labilece\u011fi alanlar\u0131n say\u0131s\u0131 giderek artmaktad\u0131r. T\u0131p bilimlerinde; kal\u0131t\u0131m seklinin saptanmas\u0131, hastal\u0131kl\u0131 bir genin tedavi edilmesi, a\u015f\u0131lar kullan\u0131larak hastal\u0131\u011f\u0131n engellenmesi gibi alanlarda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi adli t\u0131p alan\u0131nda \u00e7ok geni\u015f uygulamalar bulmakta ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde DNA taramas\u0131 ile su\u00e7lular\u0131n yakalanmas\u0131 ba\u015far\u0131yla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmektedir. Tar\u0131m alan\u0131nda, bitkilerin genetik yap\u0131lar\u0131nda de\u011fi\u015fiklikler yap\u0131larak bitkilerin toprak zararl\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 dayan\u0131kl\u0131 hale getirilmeleri veya daha kaliteli ve fazla \u00fcr\u00fcn al\u0131nmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn hale gelmi\u015ftir. Bioremediasyon konusunda da yine genetik yap\u0131lar\u0131 de\u011fi\u015ftirilmi\u015f bitki ya da b\u00f6cekler \u00fcretilerek do\u011fa ve insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in zararl\u0131 olan maddelerin yok edilmesi yoluna gidilmektedir.<br \/>\n Bilim adamlar\u0131nca, insan gen haritas\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 2000, t\u00fcm zamanlar\u0131n bilimde en \u00f6nemli y\u0131l\u0131 olarak nitelendirilmektedir. T\u0131p alan\u0131nda bir\u00e7ok hastal\u0131\u011f\u0131 \u00f6nleyebilecek yeni ila\u00e7lara \u0131\u015f\u0131k tutacak gen haritas\u0131 sayesinde insan \u00f6mr\u00fcn\u00fcn de uzayabilece\u011fi a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Bilimsel bir maraton \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla insan DNA&#8217;s\u0131n\u0131n \u015fifresinin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen zamandan iki y\u0131l \u00f6nce bitirilerek b\u00fcy\u00fck heyecan yaratm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan Gen Projesi Ba\u015fkan\u0131, Francis Collinsve Gelera Genomics kurulu\u015funun y\u00f6neticisi Craig Venter&#8217;in, insan DNA haritas\u0131n\u0131n tamamland\u0131\u011f\u0131yla ilgili a\u00e7\u0131klamas\u0131 t\u00fcm d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck yank\u0131 uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Genetik ile ilgili ger\u00e7ekle\u015ftirilen bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar ve t\u0131p alan\u0131ndaki yeniliklere bitkinin genetik \u015fifresinin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, ya\u015flanmaya neden olan genin bulunmas\u0131, ya\u015fam\u0131n uzamas\u0131 \u00f6rnek olarak verilebilir.<br \/>\n Bitkinin genetik \u015fifresinin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi i\u00e7in yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar sonucunda k\u00fc\u00e7\u00fck bir bitki \u00e7e\u015fidinin b\u00fct\u00fcn kal\u0131tsal \u015fifreleri ilk kez \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc. Nature dergisinin son say\u0131s\u0131nda \u00e7\u0131kan makaleye g\u00f6re, 6 y\u0131ld\u0131r s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen uluslararas\u0131 i\u015fbirli\u011fi sayesinde Arabidopsis Thalania ad\u0131 verilen bitkinin b\u00fct\u00fcn gen \u015fifreleri \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc.<br \/>\n Chicago&#8217;daki Illinois \u00dcniversitesi \u0130nsan Genleri Enstit\u00fcs\u00fc bilim adamlar\u0131, saptanan genin insanlarda ileri ya\u015flarda bir\u00e7ok hastal\u0131ktan sorumlu oldu\u011fu a\u00e7\u0131kland\u0131. California \u00dcniversitesi&#8217;nden yap\u0131lan bir a\u00e7\u0131klama da insan h\u00fccrelerinde bulunan telomerase enzimine kar\u015f\u0131 geli\u015ftirilen bir a\u015f\u0131n\u0131n, ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemini harekete ge\u00e7irerek, kanser h\u00fccrelerini yok etti\u011fi \u00f6ne s\u00fcr\u00fcld\u00fc.<br \/>\n Amerikal\u0131 bilim adamlar\u0131, canl\u0131larda \u00f6mr\u00fcn ila\u00e7la uzat\u0131labilece\u011fi yolunda ilk kez bilimsel bir kan\u0131t elde edildi\u011fini a\u00e7\u0131klad\u0131. California merkezli Eukarion firmas\u0131 ve Buck Enstit\u00fcs\u00fc bilim adamlar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalarda insan \u00f6mr\u00fcn\u00fc y\u00fczde 50 uzatabilecek bir ila\u00e7 laboratuvar denemelerinde olumlu sonu\u00e7 verdi.<br \/>\n Genetik \u015fifrenin \u00e7\u00f6z\u00fclmesinde kullan\u0131lan mikro robot tekni\u011fi sayesinde amino asitlerin birle\u015fimi ile olu\u015fan 10 bin proteinin ayn\u0131 anda incelenebildi\u011fi a\u00e7\u0131kland\u0131. V\u00fccudumuzun t\u00fcm s\u0131rlar\u0131n\u0131n gizli oldu\u011fu proteinlerin s\u0131rr\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclmesiyle, hastal\u0131klar\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131yacak ila\u00e7lar\u0131n g\u00fcndeme gelece\u011fi belirtildi. <\/p>\n<p> D\u00fcnyada Geneti\u011fin Geli\u015fimi<br \/>\n 1900 y\u0131llarda Mendelin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n yeniden ke\u015ffinden sonra genin do\u011fas\u0131 hakk\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir bilgi patlama olmu\u015ftur. Biyoloji alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan bilim adamlar\u0131, h\u00fccredeki \u00e7ekirdek ve kromozomun \u00f6nemi \u00fczerinde durdular. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6zlemlerde, kromozomlar yumurta ve polen\/spermi olu\u015fturmak \u00fczere mayoz esnas\u0131nda say\u0131s\u0131n\u0131 yar\u0131ya indiriyor ve sadece b\u00f6l\u00fcnme s\u0131ras\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Bu sebeple DNA molek\u00fcllerinin nas\u0131l faaliyete ge\u00e7erek organizmalar\u0131 \u00fcrettiklerini anlamak i\u00e7in bir\u00e7ok \u00e7aba sarf edildi. Amerikal\u0131 James Watson ve \u0130ngiliz Francis Crick birka\u00e7 biyolog ara\u015ft\u0131rmac\u0131yla 1953 y\u0131l\u0131nda DNA n\u0131n \u00e7ift heliks yap\u0131s\u0131n\u0131 incelediler. DNA kavram\u0131 ya\u015fam\u0131n geleneksel dili oldu\u011fu bakterilerde, mantarlarda, bitki ve hayvanlarda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarla ortaya konuldu. Ya\u015fayan organizmalar aras\u0131nda yer alan bu ili\u015fki biyoteknoloji ve genetik m\u00fchendislik biliminin geli\u015fimine neden olmu\u015ftur. M\u00fchendislik teknolojisi, bitki ve hayvanlar\u0131 geli\u015ftirmek i\u00e7in ya\u015fayan di\u011fer organizmalar\u0131 ve canl\u0131lar\u0131n k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r. 1970 y\u0131llar\u0131nda, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar DNA&#8217;n\u0131n bir canl\u0131dan kesilerek di\u011fer canl\u0131ya yerle\u015ftirebileceklerini b\u00f6ylece rekombinant DNA teknolojisini buldular. Bu \u015fekilde ins\u00fclin, hormon, interferon ve TPA (doku plasminogen aktifle\u015ftirici) gibi ila\u00e7lar\u0131 t\u0131p d\u00fcnyas\u0131na sundular. \u0130nsan gen terapisi y\u00f6ntemiyle genleri hasarl\u0131 olan veya eksik olan fertlere gen nakli ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015ftir. \u00dcreme teknolojisinin geli\u015fimiyle \u00fcremenin art\u0131r\u0131lmas\u0131na \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan \u00fcreme teknolojiyle u\u011fra\u015fan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar insan embriyosunu in vitro ko\u015fullarda elde etti ve daha sonra kullan\u0131lmak \u00fczere dondurdular. Anne ebeveynler kendilerine ait olmayan genetik d\u00f6ller vermi\u015flerdir. 1993 de, l, George \u00dcniversitesinde \u00e7al\u0131\u015fmakta olan Dr Robert Stillman ve Jerry Hall insan embiryosunu klonlad\u0131 ve 6 g\u00fcn bunlar\u0131 ya\u015fatmay\u0131 ba\u015fard\u0131.<br \/>\n Klonlama ya da genetik olarak benzer organizman\u0131n \u00fcretimi ilk kez havu\u00e7 bitkisinde ba\u015far\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Klonlama i\u015fleminde havu\u00e7 k\u00f6k h\u00fccreleri yeni bitki olu\u015fturmak \u00fczere kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bitki klonlama teknolojisindeki bu ba\u015far\u0131lar 1952 de kurba\u011falardaki klonlamaya kadar devam etmi\u015ftir. 1970 lerde fare, 1973 de s\u0131\u011f\u0131r ve 1979 da koyun klonlamas\u0131 olmu\u015ftur. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar, h\u0131zl\u0131 \u00e7o\u011falan iyi bir s\u00fcr\u00fc daha iyi s\u00fct \u00fcretimi amac\u0131yla insanl\u0131k yarar\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015ftir. Gen teknolojisiyle biyoteknolojideki ilerlemeler zararl\u0131lara ve so\u011fu\u011fa dayan\u0131kl\u0131 bitki t\u00fcrleri, daha \u00e7ok \u00fcreyebilen ve geli\u015fkin \u00e7iftlik hayvanlar\u0131 \u00fcretimine ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015ftur. Genetik olarak farkl\u0131 domates t\u00fcrleri, rafta kalma s\u00fcresi uzun olan varyetelerin geli\u015fmesini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r.1990 y\u0131llar\u0131nda Amerikada daha da ileri gidilerek \u0130nsan Genom Projesi g\u00fcndeme getirilmi\u015f ve insan genlerinin t\u00fcm haritas\u0131n\u0131n yap\u0131lmas\u0131 planlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu projenin yakla\u015f\u0131k de\u011feri y\u0131lda 200 milyon dolar olup 2005 y\u0131l\u0131nda bitirilmesi planlanmaktad\u0131r. Cystic fibrosis, orak \u015fekilli h\u00fccre anemisi ve Huntingon&#8217;s chorea gibi bir\u00e7ok hastal\u0131k i\u00e7in DNA kodlar\u0131 kromozomlarda yer alan \u00f6zel b\u00f6lgelerde kodlanm\u0131\u015f oldu\u011fu bu sayede bulunmu\u015ftur.<br \/>\n Bununla beraber biyoteknolojinin h\u0131zl\u0131 geli\u015fimi beraberinde bir\u00e7ok problemide ortaya koymu\u015ftur. Bilimsel tart\u0131\u015fmalar ahlaki ve geleneksel sorular yeni geli\u015fmelerle ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle genetik bilimi konusunda herkesin bilgiye ihtiyac\u0131 bulunmaktad\u0131r. <\/p>\n<p> T\u00fcrkiye&#8217;de Geneti\u011fin Geli\u015fimi;<br \/>\n Genetik bilimi, T\u00fcrkiye&#8217;de geli\u015fimi olduk\u00e7a yenidir. \u00c7al\u0131\u015fmalar, 1950 y\u0131llar\u0131nda sonra sitogenetik, biyometri, populasyon geneti\u011fi, mutasyon geneti\u011fi alan\u0131nda ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. !978 y\u0131llar\u0131nda gentik sahas\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fanlar biraraya gelmek i\u00e7in faaliyetlerde bulunmu\u015flar ancak faaliyet devam etmemi\u015ftir. \u00c7al\u0131\u015fmalar T\u00dcB\u0130TAK deste\u011fiyle s\u00fcrmekte olup, \u00dcniversitelerde d\u0131\u015f \u00fclkelere g\u00f6revlendirilen elemanlar\u0131n 1985 y\u0131llar\u0131ndan sonra d\u00f6nerek yeni teknikleri uygulamalar\u0131yla sitegenetik &#038; molek\u00fcler genetik sahas\u0131nda ilerlemeler olmu\u015ftur. Bu arada \u00dcniversiteler kendi b\u00fcnyelerinde merkez laboratuvarlar\u0131 kurma yoluna gitmi\u015flerdir. \u0130stanbul \u00dcniversitesinde B\u0130YOGEM ve Atat\u00fcrk \u00dcniversitesindeki Biyoteknoloji Merkezi buna \u00f6rnektir. Son zamanlarda RFLP, RAPD, PCR, in-situ melezleme, \u0131sozyme, PAGE gibi metodlar DNA ve proteinler \u00fczerinde uygulanmaktad\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmalarda yeni tekniklerin bulunmas\u0131ndan ziyade metodlar\u0131n prati\u011fe uygulanmas\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131k kazanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7e\u015fitli alanlarda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar eldeki bilgilere g\u00f6re a\u015fa\u011f\u0131da tarih, isim ve konu s\u0131ras\u0131na g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130nsanlar \u00e7evreleriyle ilgilenmeye ba\u015flad\u0131ktan sonra her d\u00f6l\u00fcn daima atas\u0131na benzedi\u011fini g\u00f6zlemi\u015flerdir. Bir \u00e7ocu\u011fun baz\u0131 halleri, davran\u0131\u015flar\u0131, yetenekleri anne ve babas\u0131na benzer. Bir bireyin kendi ata d\u00f6l\u00fcne benzeme e\u011filimine soya\u00e7ekim (kal\u0131t\u0131m) denir. Yani anne, baba ve yavru aras\u0131ndaki benzerlik ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131n nedeni ile bu \u00f6zelliklerin nesilden nesile ge\u00e7i\u015fini inceleyen bilim dal\u0131na genetik denir. Genel olarak b\u00fct\u00fcn &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[5607,6159,6160,2464,2577,3321,6161,6158,3326,6055,5710,2576,6162,2470,3451,5967,2778],"class_list":["post-2442","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-adaptasyon","tag-alel-gen","tag-cok-alellik","tag-deoksiribonukleik-asit","tag-fenotip","tag-gen","tag-genetik-materyal","tag-genetik-nedir","tag-genotip","tag-heterozigot","tag-homolog","tag-kalitim","tag-karyotip","tag-kromozom","tag-mutasyon","tag-nukleotid","tag-radyasyon"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2442","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2442"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2442\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2442"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2442"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2442"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}