{"id":2519,"date":"2011-08-24T16:11:15","date_gmt":"2011-08-24T13:11:15","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2519"},"modified":"2011-08-24T16:11:15","modified_gmt":"2011-08-24T13:11:15","slug":"mikrobiyolojinin-tarihcesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/mikrobiyolojinin-tarihcesi\/","title":{"rendered":"Mikrobiyolojinin Tarih\u00e7esi"},"content":{"rendered":"<p>\u0130lk \u00c7a\u011flarda <\/p>\n<p>\u0130lk insanlar, hayat\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131, do\u011fa, do\u011fal olaylar (ya\u011fmur, kar, dolu, \u015fim\u015fek, y\u0131ld\u0131r\u0131m, g\u00f6k g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fc, zelzele, su ta\u015fk\u0131nlar\u0131, vs.), ay, d\u00fcnya, y\u0131ld\u0131zlar, g\u00fcne\u015f, bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar ve \u00f6l\u00fcm gibi kavramlar \u00fczerinde fazlaca durmu\u015flar, i\u00e7inde bulundu\u011fu veya yak\u0131n ili\u015fkide olduklar\u0131 toplumlar\u0131n t\u00f6relerineg\u00f6re baz\u0131 izahlar ve yorumlar yapm\u0131\u015flar ve bunlara inanm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00f6z\u00fcmleyemedikleri konularda, bunlar\u0131, insan veya do\u011fa \u00fcst\u00fc kuvvetlere, il\u00e2hlara, cinlere ve \u015feytanlara veya mucizelere ba\u011flam\u0131\u015flard\u0131r. Hastal\u0131klar ve \u00f6l\u00fcmlerin, tanr\u0131lar veya insan \u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan, yery\u00fcz\u00fcndeki k\u00f6t\u00fc ki\u015filere ceza olarak g\u00f6nderildi\u011fine inanm\u0131\u015flar ve bu inan\u00e7lar\u0131n\u0131 da y\u00fczy\u0131llar boyu devam ettirmi\u015flerdir. K\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden ve k\u00f6t\u00fc ruhlardan kurtulmak i\u00e7in, bu insan \u00fcst\u00fc kuvvetlere tap\u0131lmas\u0131, adak verilmesi korku ve sayg\u0131 duyulmas\u0131 ve dua edilmesi, o devirlere ait dinsel ki\u015filer taraf\u0131ndan s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde \u00f6\u011f\u00fctlenirdi.Bu ama\u00e7lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in, \u00f6zel yerler, tap\u0131naklar yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, tanr\u0131lar\u0131n gazab\u0131ndan korunmak i\u00e7in de \u00e7e\u015fitli hayvanlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra bazen insanlar da kurban edilirdi.<br \/>\nYap\u0131lan arkeolojik kaz\u0131larda, kaya tabakalar\u0131 aras\u0131nda bakteri fosillerine benzeyen olu\u015fumlara rastland\u0131\u011f\u0131 ve bunlar\u0131n milyonlarca y\u0131l \u00f6ncesine ait oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. Hatta, k\u00f6m\u00fcr tabakalar\u0131 i\u00e7inde bakteri fosillerinin bulundu\u011fu Renault taraf\u0131ndan da iddia edilmi\u015ftir. Permian tabakalar\u0131nda rastlan\u0131lan dinozorlar\u0131n hastal\u0131kl\u0131 kemiklerinin bakteriler taraf\u0131ndan meydana getirilmi\u015f olaca\u011f\u0131na kuvvetle bak\u0131lmaktad\u0131r. Dinozorlardan ayr\u0131 olarak, ma\u011fara ay\u0131lar\u0131 ve di\u011fer hayvanlar\u0131n fosillerindeki kemik bozukluklar\u0131 ve eosen devrine ait \u00fc\u00e7 t\u0131rnakl\u0131 atlarda tesad\u00fcf edilen di\u015f \u00e7\u00fcr\u00fcklerinin de mikrobial orijinli olabilecekleri ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\nMilattan \u00d6nce 8000-7000 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Mezopotamya b\u00f6lgesinde ya\u015fayan insanlar\u0131n hastal\u0131klar, \u00f6l\u00fcmler ve bunlar\u0131n nedenleri hakk\u0131ndaki bilgi ve g\u00f6r\u00fc\u015fleri yok denecek kadar azd\u0131. Bunlar\u0131n, insan \u00fcst\u00fc kuvvetler taraf\u0131ndan olu\u015fturulduklar\u0131na inan\u0131yorlar, bunlardan korkuyorlar ve bu duygular\u0131n\u0131 da sayg\u0131 ve tap\u0131nma tarz\u0131nda g\u00f6steriyorlard\u0131. Zamanla, halk, baz\u0131 bitki ve hayvanlar\u0131n zehirleyici nitelikte olduklar\u0131n\u0131 ve bir k\u0131s\u0131m bitkilerin de baz\u0131 hastal\u0131klara iyi geldi\u011fini \u00f6\u011frenmi\u015f ve b\u00f6ylece, yenecek veya yenmeyecek, bitki ve meyveleri belirlemi\u015fler ve hastal\u0131klar\u0131n sa\u011falt\u0131m\u0131nda kullan\u0131lacak olanlar\u0131 da saptam\u0131\u015flard\u0131r. \u0130lkel ya\u015fant\u0131n\u0131n h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bu d\u00f6nemde hayata, do\u011faya ve do\u011fal olaylara insan \u00fcst\u00fc kuvvetlerin hakim oldu\u011funa inan\u0131l\u0131rd\u0131.<br \/>\nEski M\u0131s\u0131rl\u0131lar d\u00f6neminde (M\u00d6. 3400-2450), ya\u011fmur sular\u0131n\u0131 toplamak ve la\u011f\u0131m sular\u0131n\u0131 ak\u0131tmak i\u00e7in kanallar, arklar ve borular yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Eski krall\u0131k devresinde ba\u015flayan bu t\u00fcr \u00e7al\u0131\u015fmalara yeni krall\u0131klar d\u00f6neminde de (M\u00d6. 1580-1200) devam edildi\u011fine rastlan\u0131lmaktad\u0131r. Bu tarihlerde baz\u0131 sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131n\u0131n konuldu\u011fu ve bunlara titizlikle uyuldu\u011fu papir\u00fcslerden anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. En eski papir\u00fcs olan Kuhn papir\u00fcs &#8216;\u00fcnde (M\u00d6. 1900) k\u00f6peklerdeki paraziter hastal\u0131klardan ve muhtemelen, s\u0131\u011f\u0131rlardaki s\u0131\u011f\u0131r vebas\u0131ndan bahsedilmektedir. Bunlar\u0131n sa\u011falt\u0131m\u0131 i\u00e7in hayvanlar\u0131n kendi hallerine b\u0131rak\u0131lmas\u0131 ve t\u00fcts\u00fc edilmeleri \u00f6nerilmektedir. Smith papir\u00fcs &#8216;\u00fcnde (M\u00d6.1700) yaralar\u0131n sa\u011falt\u0131m\u0131nda taze etin, ve hemorajilerde koterizasyonun kullan\u0131labilece\u011fine dair bilgiler bulunmaktad\u0131r. Bu papirus, o devirlere ait baz\u0131 \u00f6nemli t\u0131bbi bilgiler de vermektedir. Ebers papir\u00fcs &#8216;\u00fcnde (M\u00d6. 1550), hastal\u0131klar\u0131n esas nedenlerinin \u015feytanlar oldu\u011fu ve hastal\u0131klar\u0131n ancak sihir ve dualarla giderilebilece\u011fi belirtilmektedir. Baz\u0131 hastal\u0131klar\u0131n tedavisinde sinek ve timsah pisliklerinin ve farelerin yararl\u0131 olaca\u011f\u0131na da inan\u0131l\u0131yordu. Hayat solu\u011funun da sa\u011f kulaktan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zannediliyordu. Heredot &#8216;un eserlerinde, M\u0131s\u0131rl\u0131lar\u0131n tuzu antiseptik olarak kulland\u0131klar\u0131 belirtilmektedir. Elliot Smith taraf\u0131ndan bulunan ve M\u00d6. 1000 y\u0131l\u0131na ait oldu\u011fu san\u0131lan mumyalarda spinal t\u00fcberkulozise rastland\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nEski Yunanl\u0131lar d\u00f6nemi M\u00d6. 3400 y\u0131llar\u0131na kadar uzanmaktad\u0131r. Ancak, bu periyoda ait bilgiler pek yeterli de\u011fildir. M\u00d6. 1850-1400 y\u0131llar\u0131nda baz\u0131 sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131n\u0131n konuldu\u011fu, ventilasyona dikkat edildi\u011fi, ark ve kanallar\u0131n a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131, mabetlerin ve yerle\u015fim yerlerinin kaynak su ve a\u011fa\u00e7l\u0131k yerlerde kurulmas\u0131na \u00f6zen g\u00f6sterildi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Tababet ve tedavinin kurucusu veya babas\u0131 say\u0131lan Hipokrat (Hippocrates, M\u00d6. 460-377), halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 ve hastal\u0131klar\u0131 konusunda 7 cilt kitap yazm\u0131\u015f ve bunlarda s\u0131tma, lekeli humma, \u00e7i\u00e7ek, veba, sara ve akci\u011fer veremine ait bilgilere yer vermi\u015ftir. T\u0131p alan\u0131na deneysel y\u00f6ntem, g\u00f6zlem ve ara\u015ft\u0131rma prensiplerini getirmi\u015f olan Hipokrat, hastal\u0131klar\u0131 v\u00fcc\u00fcdun vital s\u0131v\u0131lar\u0131ndaki bozukluklara ba\u011flam\u0131\u015f ve hastal\u0131klar\u0131 akut, kronik, epidemik ve endemik olarak s\u0131n\u0131fland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca, yaralar\u0131n sa\u011falt\u0131m\u0131nda kaynat\u0131lm\u0131\u015f su ile irrigasyonu, operat\u00f6rlerinin ellerini ve t\u0131rnaklar\u0131n\u0131 temizlemelerini, yaralar\u0131n etraf\u0131na baz\u0131 ila\u00e7lar\u0131n s\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fini de vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Bilgin,hastal\u0131klar\u0131n topraktan \u00e7\u0131kan fena hava ile su, y\u0131ld\u0131z, r\u00fczgarlar\u0131n y\u00f6n\u00fc ve mevsimlerin etkisiyle olu\u015ftu\u011funa da inanm\u0131\u015ft\u0131r (miasmatik teori). Hipokrat, ayn\u0131 zamanda, 4 element (ate\u015f, hava, su, toprak), 4 kalite (s\u0131cak, so\u011fuk, nem, kuru) ve v\u00fccudun 4 s\u0131v\u0131s\u0131 (kan, mukus, sar\u0131 safra, siyah safra) \u00fczerinde de bilgiler vermi\u015f, bunlar\u0131 ve birbirleri ile olan ili\u015fkilerini a\u00e7\u0131klayan g\u00f6r\u00fc\u015fler getirmi\u015ftir. Senenin \u00e7e\u015fitli mevsimlerinde \u0131s\u0131n\u0131n ve nemin de\u011fi\u015fmesinin hastal\u0131klar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda \u00f6nemli rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da savunmu\u015ftur. Aristo (Aristoteles, M\u00d6. 384-322), veba, lepra, verem, trahom ve uyuz hastal\u0131klar\u0131 ve bunlar\u0131n bula\u015fma tarzlar\u0131 hakk\u0131nda baz\u0131 a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bilgiler vermi\u015ftir. Ayr\u0131ca, temasla bula\u015fmaya da dikkati \u00e7ekmi\u015f ve vebal\u0131 hastalar\u0131n soluk havas\u0131n\u0131n bula\u015f\u0131c\u0131oldu\u011funu da belirtmi\u015ftir. Empedokles (Empedocles, M\u00d6. 450-?), Sicilya&#8217;da batakl\u0131klar\u0131n kurutulmas\u0131n\u0131n malaryay\u0131 kontrol alt\u0131na alaca\u011f\u0131na de\u011finmi\u015f ve malarya ile batakl\u0131klar aras\u0131nda bir ili\u015fkinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemi\u015ftir. Aristofan (Aristophanes, M\u00d6. 422-385) malarya ve bula\u015fmas\u0131 hakk\u0131nda bilgiler vermi\u015ftir. Zamanla, miasmatik g\u00f6r\u00fc\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f, yerini v\u00fccuttaki do\u011fal delikler (porlar) teorisine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun taraftarlar\u0131 aras\u0131nda, Esk\u00fclap (Esclepiades, M\u00d6. 124), Temison (Themison, M\u00d6. 143-23) ve Tesalus,(Thesallus, MS. 60) gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler bulunmaktad\u0131r. Bu bilginler aras\u0131nda da baz\u0131 farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerin olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, genelde birle\u015ftikleri ortak nokta, v\u00fccudun do\u011fal delikleri aras\u0131ndaki uyumun de\u011fi\u015fmesinin hastal\u0131k ve \u00f6l\u00fcmlerin nedeni olaca\u011f\u0131d\u0131r. Galen (Gallenos, MS. 120-200), hastal\u0131klar\u0131n nedenleri hakk\u0131nda daha ziyade, miasmatik g\u00f6r\u00fc\u015fe kat\u0131lm\u0131\u015f ve desteklemi\u015ftir. Bilgin, Hipokrat &#8216;\u0131n 4 s\u0131v\u0131 teorisini kabul etmekte, s\u0131v\u0131lar\u0131n azalmas\u0131 veya artmas\u0131n\u0131 hastal\u0131klar\u0131n nedeni olarak g\u00f6stermekteydi. Galen, g\u00f6zlemlerine g\u00f6re, \u015fah\u0131slar\u0131 4 gruba (kanl\u0131, flegmatik, safral\u0131 ve melankolik) ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Galen, ayn\u0131 zamanda, kan alman\u0131n baz\u0131 hastal\u0131klar\u0131n sa\u011falt\u0131m\u0131 i\u00e7in yararl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\nAnadolu&#8217;da b\u00fcy\u00fck bir imparatorluk kuran Hititler (Etiler, M\u00d6. 2000) hastal\u0131klar\u0131n ilahi kuvvetler taraf\u0131ndan olu\u015fturuldu\u011funa inan\u0131rlard\u0131.<br \/>\nRomal\u0131lar d\u00f6neminde, su ve la\u011f\u0131m kanallar\u0131n\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131, temiz g\u0131da ve i\u00e7me suyuna \u00f6nem verildi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<br \/>\nEski \u0130braniler (M\u00d6. 1500), Babilliler\u2019in hastal\u0131klar\u0131n nedenleri ve \u00f6l\u00fcmler hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015flerini, genellikle, benimsemi\u015flerdi. Bu d\u00f6nemde, hastal\u0131klardan korunmak i\u00e7in baz\u0131 kurallar\u0131n konuldu\u011fu ve adli t\u0131bba ait de baz\u0131 esaslar\u0131n saptand\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r. Ancak, \u0130braniler aras\u0131nda, hastal\u0131klar\u0131n g\u00fcnahk\u00e2r insanlara, il\u00e2hi kuvvetler taraf\u0131ndan g\u00f6nderildi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc yayg\u0131nd\u0131. Liviticus &#8216;un kitab\u0131nda, do\u011fumdan sonra kad\u0131nlar\u0131n \u00e7ok iyi temizlenmeleri gerekti\u011fine, menstrasyon hijyenine, bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klardan korunmaya, temiz olmayan e\u015fyalara dokunmamaya, izolasyon ve dezenfeksiyonun baz\u0131 hastal\u0131klar\u0131n (veba, uyuz, antraks, sara, trahom, verem, frengi) kontrol\u00fcnde gerekli oldu\u011funa dair baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalar bulunmaktad\u0131r. Bu d\u00f6nemde, difteri, lepra, gonore ve diare bilinmekteydi. Musa peygamber (M\u00d6. 1300), zaman\u0131nda baz\u0131 sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131 konulmu\u015fsa da, bunlara sonradan uyulmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00f6nemde, \u00f6zellikle, g\u0131da hijyenine \u00f6nem verilmi\u015f, domuz eti, \u00f6lm\u00fc\u015f hayvan\u0131n eti, deniz kabuklu hayvanlar\u0131n eti, kan ve ya\u011f\u0131n yenmemesi \u00f6\u011f\u00fctlenmi\u015ftir.<br \/>\nHindular (M\u00d6. 1500) d\u00f6neminde, Sanskrit&#8217;ler de, hastal\u0131klar\u0131n nedenleri olarak \u015feytanlar, cinler ve b\u00fcy\u00fcc\u00fcler g\u00f6sterilmektedir. B\u00fcy\u00fck kral Asoka (M\u00d6. 269-232) zaman\u0131nda hayvan hastanelerinin kuruldu\u011fu ve tarihi yaz\u0131larda tedavi ile ili\u015fkili baz\u0131 bilgilerin bulundu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Hindistan ve Seylan&#8217;da MS. 368&#8217;de, hastanelerin kuruldu\u011fu belirtilmektedir. Sustrata (MS. 500) do\u011fal ve do\u011fa \u00fcst\u00fc olarak 120 hastal\u0131k bildirilmi\u015ftir. Bu d\u00f6nemde, malaryan\u0131n sinekler taraf\u0131ndan bula\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bilinmekte ve farelerin de vebadan \u00f6ld\u00fcklerinde evlerin terk edilmesi gere\u011fine dikkat \u00e7ekilmektedir. Sustrata, bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra, \u00e7ocuk bak\u0131m ve hijyenine ait bilgiler de vermektedir. Sacteya adl\u0131 sanskritte de insanlar\u0131 \u00e7i\u00e7e\u011fe kar\u015f\u0131 a\u015f\u0131lamada kullan\u0131lan y\u00f6ntemler bildirilmektedir.<br \/>\nEski \u00c7in Medeniyeti (M\u00d6. 3000-2000) d\u00f6neminde yaz\u0131lan &#8220;Materia Medika&#8221; adl\u0131 kitapta kan dola\u015f\u0131m\u0131na ait bilgiler verilmekte, dola\u015f\u0131m\u0131n kan\u0131n kontrol\u00fcnde yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kan\u0131n s\u00fcrekli ve g\u00fcnde bir defa dola\u015ft\u0131\u011f\u0131 bildirilmektedir. Ayr\u0131ca, kitapta, akupunktur ve nab\u0131z hakk\u0131nda da baz\u0131 bilgilere yer verilmi\u015ftir. Bu d\u00f6nemde, \u00c7in&#8217;de frengi, gonore ve \u00e7i\u00e7ek hastal\u0131klar\u0131 bilinmekte ve bunlara kar\u015f\u0131 baz\u0131 \u00f6nlemlerin de al\u0131nmakta oldu\u011fu belirtilmektedir. Milattan Sonra 2. as\u0131rda ha\u015fha\u015f\u0131n a\u011fr\u0131 kesici olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 da zannedilmektedir. Wong Too (MS. 752), insan ve hayvanlarda rastlan\u0131lan hastal\u0131klar ve bunlar\u0131n sa\u011falt\u0131m y\u00f6ntemlerini &#8220;D\u0131\u015f Alemlerin S\u0131rlar\u0131&#8221; adl\u0131 eserinde 40 b\u00f6l\u00fcml\u00fck bir yaz\u0131da toplam\u0131\u015ft\u0131r. Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs (M\u00d6. 571-479) d\u00f6neminde kuduzun tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve baz\u0131 \u00f6nlemlerin al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Eski \u00c7in d\u00f6neminde, hastal\u0131klar\u0131n nedeni olarak, erkek ve olumsuz unsur olan Yang ile di\u015fi ve olumlu \u00f6\u011fe olan Yu &#8216;nun aras\u0131ndaki d\u00fczenin bozulmas\u0131na ba\u011flanmaktad\u0131r.<br \/>\nMilattan \u00f6nceki d\u00f6nemlere ait olan Eski Japonya&#8217;da, hastal\u0131klar\u0131n ilahi kuvvetler taraf\u0131ndan insanlara ve hayvanlara g\u00f6nderildi\u011fine inan\u0131l\u0131r ve baz\u0131 sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131na da dikkat edilirdi.<br \/>\nEski \u0130ran&#8217;da, hastal\u0131klar\u0131n nedenleri ilahi ve b\u00fcy\u00fcsel kuvvetlere ba\u011flanmaktad\u0131r.Zerd\u00fc\u015ft dinini temsil eden Avesta adl\u0131 kitapta hastal\u0131klara, hekimlere ve sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131na ait b\u00f6l\u00fcmler bulunmaktad\u0131r. \u0130yilik tanr\u0131s\u0131 olan Ahura Mazda ve karanl\u0131klar\u0131n ruhu (\u015feytan) Ahirman kabul edilir ve bunlara sayg\u0131 g\u00f6sterilir ve dualar edilirdi.<br \/>\nBabil d\u00f6neminde (M\u00d6. 768-626), sa\u011fl\u0131k kurallar\u0131na dikkat edildi\u011fi, hastal\u0131klar\u0131 \u00f6nlemek ve sa\u011faltmak i\u00e7in baz\u0131 ila\u00e7lar\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131, bu konulara de\u011finen 800&#8217;den fazla tabletten anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Hastalar\u0131 tedavide, ayin ve dualar edilir ve b\u00fcy\u00fcler kullan\u0131l\u0131rd\u0131. Zincir vurmak ve kam\u00e7\u0131lamak da dahil olmak \u00fczere, insanlar\u0131n i\u00e7indeki \u015feytan ve k\u00f6t\u00fc ruhlar\u0131 \u00e7\u0131karmak ve atmak i\u00e7in 50&#8217;ye yak\u0131n \u00e7are belirtilmekteydi. Hastalanan \u015fah\u0131slar\u0131n cinlere ve \u015feytanlara yakalanmas\u0131 tarz\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrd\u00fc. Bu d\u00f6nemde, lepran\u0131n bilindi\u011fi, bula\u015f\u0131c\u0131 oldu\u011fu ve hasta ki\u015filerin ayr\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fine de inan\u0131l\u0131rd\u0131.<br \/>\nMilattan \u00f6nceki T\u00fcrklerde, insan ve hayvanlardaki hastal\u0131klara ve jeolojik ve meteorolojik olaylar ile fena ruhlar\u0131n (Erklik) yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131na inan\u0131l\u0131rd\u0131. \u0130yi ruhlar ise insan ve hayvanlar\u0131 korurlard\u0131. \u00dclgen en b\u00fcy\u00fck tanr\u0131y\u0131, Erklik de k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri temsil ederdi. \u015eamanlar, k\u00f6t\u00fc ruhlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 fenal\u0131klar\u0131 ve hastal\u0131klar\u0131 \u00f6nlerlerdi. Ruhlara inanma temeli \u00fczerine kurulan \u015eamanizm&#8217;de \u015famanlar (ruhlarla ili\u015fki kurabilen dinsel ki\u015filer), hastalar\u0131 iyi etmek i\u00e7in \u00e7e\u015fitli dualar okur, danslar yapar ve e\u015fyalar\u0131 ate\u015ften ge\u00e7irirlerdi.<br \/>\nM\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k d\u00f6neminde, insan ve hayvan hastal\u0131klar\u0131 hakk\u0131nda bir \u00e7ok yaz\u0131lar yaz\u0131lm\u0131\u015f ve g\u00f6zlemler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk hastanenin \u015eam&#8217;da MS. 707&#8217;de kurulmu\u015f oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u011fdat&#8217;da ya\u015fam\u0131\u015f olan Ebubekir Mehmet bin Zekeria El Razi (MS. 854-925), yazd\u0131\u011f\u0131 &#8220;T\u0131p Ansiklopedisi&#8217;nde&#8221; \u00e7i\u00e7ek ile k\u0131zam\u0131k hastal\u0131klar\u0131n\u0131 tan\u0131mlam\u0131\u015f ve bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar\u0131n fermentasyona benzedi\u011fini bildirmi\u015ftir. Buharal\u0131 \u0130bni Sina (Avicenna, MS. 980-1038), bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyen kurt\u00e7uklardan ileri geldi\u011fini ve korunmak i\u00e7in temizli\u011fin \u00f6nemli oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca, yazd\u0131\u011f\u0131 kitaplarda, baz\u0131 hastal\u0131klar\u0131 da (pl\u00f6rizi, verem, deri ve z\u00fchrevi hastal\u0131klar) tan\u0131mlam\u0131\u015f ve korunmak i\u00e7in de baz\u0131 ila\u00e7 adlar\u0131n\u0131 vermi\u015ftir. Abu Marvan \u0130bn Zuhr (MS. 1094-1162), t\u0131p konusunda 6 cilt kitap yazm\u0131\u015f ve bir\u00e7ok hastal\u0131klar\u0131 da (mediastinal t\u00fcmor, perikarditis, t\u00fcberkulozis, uyuz, vs.) tarif etmi\u015ftir. Ak \u015eemsettin (MS. 1453), kitab\u0131nda malaryan\u0131n ayn\u0131 bir bitki tohumu gibi, g\u00f6r\u00fclmeyen bir etkeni oldu\u011funu ve v\u00fccuda girdikten sonra \u00fcredi\u011fini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nOrta \u00c7a\u011fda<br \/>\nOrta \u00c7a\u011f d\u00f6neminde de Hipokrat ve Galen&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015fleri kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f ve fazlaca taraftar toplam\u0131\u015ft\u0131r. Roger ve Roland (11. ve 12.as\u0131rlar aras\u0131nda) Salorno&#8217;da kurulan ilk ba\u011f\u0131ms\u0131z medikal okulda \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar, kanseri tan\u0131mlam\u0131\u015flar, paraziter hastal\u0131klarda c\u0131val\u0131 bile\u015fikleri kullanm\u0131\u015flar ve irinin yaran\u0131n i\u00e7inde meydana geldi\u011fini bildirmi\u015flerdir. Orta \u00c7a\u011f d\u00f6neminde, veba, lepra, erisipel, kolera, terleme hastal\u0131\u011f\u0131 (muhtemelen influenza) ve frengigibi hastal\u0131klar olduk\u00e7a fazla yayg\u0131nd\u0131. Milyondan fazla insan\u0131n bu hastal\u0131klardan \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Venetian H\u00fck\u00fcmeti, infekte gemileri limanlara sokmamak i\u00e7in baz\u0131 karantina \u00f6nlemleri alm\u0131\u015f ve bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 \u00f6rg\u00fct\u00fc kurmu\u015ftur (1348). Boccacio (1313-1375), yazd\u0131\u011f\u0131 Dekameron (decameron) adl\u0131 eserinde, \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc ve yayg\u0131n olan veban\u0131n bula\u015fmas\u0131 hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgiler vermi\u015ftir. Bu d\u00f6nemde, sirke antiseptik olarak tavsiye ediliyordu.<br \/>\nR\u00f6nesans D\u00f6neminde<br \/>\nR\u00f6nesans D\u00f6neminde (1453-1600), bilimde ve \u00f6zellikle t\u0131p alan\u0131nda yeni geli\u015fmeler meydana gelmi\u015ftir. Hastal\u0131klar\u0131n nedenleri olarak g\u00f6sterilen ilahi ve insan\u00fcst\u00fc kuvvetlere inan\u0131\u015fa ve miasmatik g\u00f6r\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Deneylere, g\u00f6zlemlere ve bu tarzdaki ara\u015ft\u0131rmalara \u00f6nem verildi.Paracelcus (1493-1541), hastal\u0131klar\u0131 5 esas nedene (kozmik, g\u0131dalardaki zehirler, ay ve y\u0131ld\u0131zlar taraf\u0131ndan kontrol edilen do\u011fal olaylar, ruh ve \u015feytanlar, ilahi nedenler) ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7i\u00e7ek, tifo, k\u0131zam\u0131k gibi hastal\u0131klar 1493-1553 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda olduk\u00e7a yayg\u0131n ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc seyretmekteydi. Fracastorius (1478-1553), yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131 kitab\u0131nda (1546), bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar\u0131n jermler (Seminaria morbi) taraf\u0131ndan sa\u011flamlara nakledildi\u011fi, bula\u015fmada direkt temas, hastalar\u0131n e\u015fyas\u0131 ve havan\u0131n \u00f6nemli oldu\u011fu \u00fczerinde durmu\u015ftur. B\u00f6ylece, ilk defa jerm teorisi ortaya at\u0131lm\u0131\u015f ve bula\u015fmada da canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n (Contagium vivum) rol alabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fracastorius, ayr\u0131ca, veba, frengi, tifo ve hayvanlardaki \u015fap hastal\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde de baz\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bir \u015fah\u0131sdan di\u011ferine ge\u00e7en hastal\u0131klar\u0131n, o \u015fah\u0131sda da ayn\u0131 veya benzer hastal\u0131k tablosu olu\u015fturdu\u011fu, Fracastorius&#8217;un g\u00f6zlemleri aras\u0131nda yer almaktad\u0131r. Von Plenciz (1762), Fracastorius&#8217;un g\u00f6r\u00fc\u015flerini benimseyerek, hastal\u0131klar\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclemeyen k\u00fc\u00e7\u00fck canl\u0131lar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile bula\u015fabilece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\nMikroskobun Geli\u015ftirilmesi<br \/>\nMikroskoplar\u0131n temelini olu\u015fturan ilk basit b\u00fcy\u00fctecin Roger Bacon (1214-1294) taraf\u0131ndan yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve baz\u0131 objelerin incelendi\u011fi bilinmektedir. Hollandal\u0131 bir g\u00f6zl\u00fck\u00e7\u00fc olan Zacharias Janssen 1590 y\u0131l\u0131nda, iki mercekten olu\u015fan basit bir b\u00fcy\u00fcte\u00e7 yaparak, baz\u0131 objeleri 50x ve 100x b\u00fcy\u00fctebilmi\u015ftir. Cornelius Drebbel ve Hans&#8217;\u0131n da, 1590-1610 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda benzer tarzda baz\u0131 b\u00fcy\u00fctme aletleri geli\u015ftirdikleri a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Galileo Galilei (1564-1642), 1610 y\u0131l\u0131nda, \u0130talya&#8217;da, bir t\u00fcp i\u00e7ine yerle\u015ftirdi\u011fi bir seri mercekle, daha fazla b\u00fcy\u00fctme g\u00fcc\u00fc elde etmi\u015ftir. Kepler, 1611&#8217;de, iki mercekten olu\u015fan bir b\u00fcy\u00fctme aleti geli\u015ftirmi\u015ftir. Petrus Borellus (1620-1689), yapt\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fcte\u00e7le uzaklar\u0131 daha iyi g\u00f6rebildi\u011fini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Robert Hooke (1635-1703) ve Nehemiah Grew geli\u015ftirdikleri b\u00fcy\u00fctme aletleri ile (200x) baz\u0131 objeleri ve bitkileri incelediklerini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Hooke, 1665&#8217;de, yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 Micrographia adl\u0131 eserinde y\u00fcksekorganizmalar\u0131n ve flament\u00f6z mantarlar\u0131n mikroskobik g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini \u00e7izmi\u015f ve bunlar hakk\u0131nda bilgiler vermi\u015ftir. Athanasius Kircher (1602-1680), 32 defa b\u00fcy\u00fctebilen aleti yard\u0131m\u0131 ile vebal\u0131 hastalar\u0131n kan\u0131nda baz\u0131 kurt\u00e7uklar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc iddia etmi\u015ftir. Histolojinin kurucusu olarak tan\u0131nan \u0130talyan bilgin Marcello Malpighi (1628-1694), basit bir mikroskop yard\u0131m\u0131 ile akci\u011fer dokusunu incelemi\u015ftir. Jan Swanmmerdan 1658&#8217;de, alyuvarlar\u0131 mikroskopla incelemi\u015ftir. Pierre Borrel (1620-1671), bakterileri g\u00f6rebildi\u011fini iddia etmi\u015ftir.<br \/>\nHollandal\u0131 bir t\u00fcccar ve amat\u00f6r bir mercek yap\u0131mc\u0131s\u0131 olan Antony van Leeuwenhoek (1632-1723), 200 defadan fazla b\u00fcy\u00fctebilen ve iki metal aras\u0131na yerle\u015ftirilmi\u015f bikonveks mercekten olu\u015fan b\u00fcy\u00fctme aleti ile yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli incelemelerde mikroskobik canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131n\u0131 bulmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle kendisine mikrobiyolojinin kurucusu g\u00f6z\u00fc ile bak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yapt\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar aras\u0131nda, kanal ve ark sular\u0131nda protozoa, bir gece bekletilmi\u015f ya\u011fmur sular\u0131nda bakteri, di\u015f kiri, biber dekoksiyonu, mantar,yaprak, salamander kuyruk kan dola\u015f\u0131m\u0131, seminal s\u0131v\u0131, idrar, gaita, vs., materyaller, esas konusunu olu\u015fturmu\u015ftur. \u0130lk bakterileri 1676 y\u0131l\u0131nda g\u00f6rerek, \u015fekil ve hareketlerini izlemi\u015f ve \u015fekillerini \u00e7izerek bu konuda haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 200&#8217;den fazla mektubunu Londra&#8217;daki &#8220;Phylosophical Transaction of the Royal Society&#8221; ye g\u00f6ndermi\u015f ve \u0130ngilizce olarak yay\u0131mlanmas\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu mektuplar\u0131nda, \u00f6zellikle, di\u015f kiri ve biber infusyonundan yapt\u0131\u011f\u0131 muayenelerde milyonlarca k\u00fc\u00e7\u00fck canl\u0131ya (hayvanc\u0131klara, animaculate) rastlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da belirtmi\u015ftir. Ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, ayn\u0131 zamanda, bakterileri y\u00fcksek \u0131s\u0131da tuttu\u011funda veya sirke ile muamele etti\u011finde \u00f6ld\u00fcklerini de belirtmi\u015ftir.<br \/>\nHuygens, 1684&#8217;de, iki mercekli ok\u00fcleri geli\u015ftirmi\u015ftir. Chester Moor Hall ve John Dalland, 1773&#8217;de, birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, dispersiyonu d\u00fczelten mercekler geli\u015ftirdiklerini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. J.N. Lieberk\u00fchn, 1739&#8217;da, A. van Leeuwenhoek&#8217;in mikroskobunu daha da geli\u015ftirmi\u015ftir. Chevalier, 1824&#8217;de, mikroskopta bir\u00e7ok mercekleri bir araya getirerek ba\u015far\u0131l\u0131 olarak kullanm\u0131\u015ft\u0131r. J.J. Lister, 1830&#8217;da, modern mikroskobun prensiplerini koymu\u015ftur. Ernest Abbe (1840-1905), 1870&#8217;de, akromatik objektif ve kondansat\u00f6r\u00fc yapm\u0131\u015f ve kullanm\u0131\u015ft\u0131r. A. Abbe ve Carl Zeiss (1816-1866), apokromatik mercek sistemini bulmu\u015flard\u0131r. Andrew Ross (1798-1853), 1843&#8217;de binok\u00fcler mikroskobu yapm\u0131\u015ft\u0131r. J.J. Woodvard, 1883-1884&#8217;de, mikroskop yard\u0131m\u0131 ile foto\u011fraf \u00e7ekmeyi, Heimstadt, Carl Reichert (1851-1922) ve Lehmenn, ilk olarak fluoresans mikroskobu yapmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015flard\u0131r.Louis de Broglie elektron mikroskobun esas\u0131n\u0131 bulmu\u015ftur. Max Knoll ve Ernst Ruska ilk elektron mikroskubu yapm\u0131\u015flard\u0131r (1933).<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130lk \u00c7a\u011flarda \u0130lk insanlar, hayat\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131, do\u011fa, do\u011fal olaylar (ya\u011fmur, kar, dolu, \u015fim\u015fek, y\u0131ld\u0131r\u0131m, g\u00f6k g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fc, zelzele, su ta\u015fk\u0131nlar\u0131, vs.), ay, d\u00fcnya, y\u0131ld\u0131zlar, g\u00fcne\u015f, bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar ve \u00f6l\u00fcm gibi kavramlar \u00fczerinde fazlaca durmu\u015flar, i\u00e7inde bulundu\u011fu veya yak\u0131n ili\u015fkide olduklar\u0131 toplumlar\u0131n t\u00f6relerineg\u00f6re baz\u0131 izahlar ve yorumlar yapm\u0131\u015flar ve bunlara inanm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00f6z\u00fcmleyemedikleri konularda, bunlar\u0131, insan veya do\u011fa &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[5293,6289,2861,2450,6290,6285,3350,6286,6291,6287,6288,6292,6293],"class_list":["post-2519","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-arkeoloji","tag-avicenna","tag-fosiller","tag-kan","tag-mediastinal-tumor","tag-mikrobiyolojinin-tarihcesi","tag-mikroskop","tag-mukus","tag-perikarditis","tag-sari-safra","tag-siyah-safra","tag-tuberkulozis","tag-uyuz"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2519","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2519"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2519\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2519"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2519"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2519"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}