{"id":2553,"date":"2011-08-25T09:58:26","date_gmt":"2011-08-25T06:58:26","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2553"},"modified":"2011-08-25T09:58:26","modified_gmt":"2011-08-25T06:58:26","slug":"toksikolojinin-tarihcesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/toksikolojinin-tarihcesi\/","title":{"rendered":"Toksikoloji&#8217;nin tarih\u00e7esi"},"content":{"rendered":"<p>ESK\u0130 \u00c7A\u011eLAR<br \/>\n\u201cZehir\u201d s\u00f6zc\u00fcg\u00fc ise Ingiliz literat\u00fcr\u00fcnde ilk kez M.\u00f6. 1230 yilinda \u00f6l\u00fcmc\u00fcl maddelerden hazirlanan ila\u00e7 ve iksir olarak tanimlanmasina karsin zehir ve zehirlenmenin tarih\u00e7esi binlerce yil \u00f6ncesine dayanmaktadir. Y\u00fczyillar boyu, Romalilar zamanindaki politik suikastlerden \u00e7agdas \u00e7evre sagligina kadar zehirler insanligin tarihinde \u00f6nemli rol oynamistir.<\/p>\n<p>En eski zehirler avlanmada, savasta ve idam cezalarinin infazinda kullanilan bitki ekstreleri, hayvan zehirleri ve minerallerdi. M.\u00f6. 1500 yillarinda yazilan Ebers Papir\u00fcslerinde arsenik, antimon, kursun, opium, mandrake, hemlock (baldiran), akonitin ve siyanojenik glikozidlerden s\u00f6zedilmektedir. Bu zehirlerin mistik \u00f6zellikleri olduguna inaniliyor ve bos hurafe ve batil inan\u00e7lar i\u00e7inde yer aliyordu. Socrates\u2019in baldiran otu zehiri (poison hemlock) ile zehirlenerek \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fcg\u00fc bildirilmektedir .<\/p>\n<p>Zehirlerin tanimlanmasi ve siniflandirilmasi \u00e7abalarinin baslangici Yunanlilar ve Romalilar zamaninda olmustur. Buna g\u00f6re zehirler yavas etki edenler (arsenik gibi) ve hizli etki edenler (striknin gibi) olarak siniflandirilmislardir. Roma Imparatoru Nero\u2019nun maiyetinde bulunan Yunanli bilim adami Dioscorides (M.S. 40-80) Materia Medica\u2019da zehirleri kaynaklarina g\u00f6re hayvan zehirleri, bitki zehirleri ve mineral zehirler olarak siniflandirmistir. <\/p>\n<p>Zehirleme tarihin eski \u00e7aglarinda da kullaniliyordu. Locusta zamanin k\u00f6t\u00fc \u00fcnl\u00fc zehirleyicilerindendi. Roma Imparatoru Nero\u2019nun annesi Agrippina tarafindan kiralanarak Nero\u2019yu imparator yapmak amaciyla Nero\u2019un \u00fcvey babasi Claudius\u2019u en zehirli mantarlardan biri olan Amanita phalloides\u2019le ve \u00fcvey kardesi Britanicus\u2019u siyanojenik maddelerle zehirledi. Kleopatra\u2019nin (M.\u00f6. 69-30) kobra yilaninin zehiriyle intihar girisiminde bulundugu ve \u00f6ld\u00fcg\u00fc bildirilmektedir. <\/p>\n<p>Yunanlilar ve Romalilar zamaninda zehirlerin taninmasi, siniflandirmasi ve kullanimi ile birlikte antidot gelistirilmesi i\u00e7in yogun bir \u00e7aba i\u00e7ine girilmistir. Bu d\u00f6nemde bulunan \u201cmoli\u201d olarak bilinen en eski antidot datura stromonium gibi zehirli bitkilere karsi kullanilan Galanthus nivalis bitkisidir. Yunanlilar alexipharmacia veya theriac adini verdikleri ve zehire karsi koruyan anlamina gelen evrensel antidotu tanimlamislardir. Bu antidotun i\u00e7inde yabani kekik, maydanoz, rezene, meru ve anmi vardi. Romalilar d\u00f6neminde en iyi antidot olarak bilinen \u201cmitridatum\u201d \u00f6r\u00fcmcek, yilan, akrep ve diger deniz canlilarinin isirma\/sokmalari ve diger zehirli maddelere karsi koruyucu olarak biliniyordu. Pontus krali Mithridates bu karisimi her g\u00fcn i\u00e7iyordu. Hatta Mithridates\u2019in intihar girisimlerinin bu antidotu kullanmasi nedeniyle basarisiz oldugu ve kendisini kili\u00e7la \u00f6ld\u00fcrmesi i\u00e7in bir asker kiraladigi s\u00f6ylenmektedir. Mithridates\u2019den sonra Roma imparatoru Nero\u2019nun doktoru Andromachus\u2019un hazirladigi \u201cgalen\u201d olarak bilinen antidot zehirli yilan eti, ada sogani, opium alkaloidleri gibi 73 maddeden olusuyordu. Bu antidot hem profilaktik hem de tedavi ama\u00e7li olarak kullaniliyordu. Daha sonra Damocrates, Nicolaus, amando, Arnould ve Abano gibi \u00fcnl\u00fc hekimler \u00e7esitli antidotlar hazirladilar. Antidot hazirlayan \u00fcnl\u00fc merkezler arasinda Kahire, Venedik, Floransa, Cenova ve Istanbul vardi. Bu antidotlar ancak tip profes\u00f6rlerinin denetiminde universitelerde hazirlanabiliyordu. Antidot olarak kullanilan bu karisimlarin etkinlikleri ve etki mekanizmalari bilimsel olarak a\u00e7iklanamadigi halde 19- 20. y\u00fczyil baslarina kadar yapimlari devam etti. M.\u00f6. 5. y\u00fczyilda adsorban bir ajan olan \u201cterra siligata\u201d evrensel antidot olarak sunuldu. Yunan adalarinda bulunan \u00f6zel bir tepeden alinan kirmizi \u00e7amur halindeki bu antidot ke\u00e7i kaniyla karistirilarak hazirlaniyordu.<\/p>\n<p>Iki \u00fcnl\u00fc Bizans imparatoru Julian Apostate (M.S.331-363) ve Jovian (M.S. 334-364)\u2019in mangala konulan k\u00f6m\u00fcr\u00fcn \u00e7ikardigi karbonmonoksid gazindan zehirlendikleri ve Julian Apostate\u2019in hafif zehirlenme sonucu iyilestigi, Jovian\u2019in ise \u00f6ld\u00fcg\u00fc bildirilmektedir .<\/p>\n<p>ORTA\u00c7A\u011e<br \/>\nR\u00f6nensanstan \u00f6nce 1198 yilinda Maimonides b\u00f6cek, yilan ve k\u00f6pek isiriklarina bagli zehirlenmelerin tedavisini i\u00e7eren bir kitap yazdi. Kitabinda biyoyararlanimdan ve s\u00fct ve yagin barsaklardan emilimi azalttigindan s\u00f6zediyordu. Orta\u00e7ag simyagerlerinin (M.S. 1200) evrensel antidotu kesfetmeye \u00e7alisirken mayali \u00fcr\u00fcnlerinin distilasyonunu \u00f6grendikleri ve % 60 alkol i\u00e7eren alkoll\u00fc i\u00e7ecegi bulduklari s\u00f6ylenmektedir. Paraselsus (1493-1541) \u201cT\u00fcm maddeler zehirdir. <\/p>\n<p>Ilaci zehirden ayiran dozudur.\u201d diyerek zehirlenmelerde doz kavramini getirdi. Bug\u00fcn de b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ge\u00e7erli olan bu tanimdan kimyasal maddelere yanitlarin arastirilmasi gerektigi, bir kimyasal maddenin terap\u00f6tik ve toksik etkilerin arasinda farklilik oldugu ve bu etkilerin doza bagli olarak ortaya \u00e7iktigi sonu\u00e7lari \u00e7ikarilmistir. Paraselsus bu tanimlamayi yaptiktan sonra sifilizin tedavi se\u00e7enekleri arasinda civanin kullaniminin \u00f6nc\u00fcl\u00fcg\u00fcn\u00fc yapmistir. <\/p>\n<p>R\u00f6nesansin ilk yillarinda Italyanlar zehirlenmeyi bir sanat haline getirdiler. Zehirleyiciler politikanin \u00f6nemli birer par\u00e7asi haline geldiler. Venedik\u2019te bir zehirleme servisi insanlari zehirlemek i\u00e7in kiralaniyordu. Floransa\u2019nin il meclisi kayitlari da zehirlerin politikada kullaniminin kanitlarini i\u00e7ermektedir. Yine bu d\u00f6nemde Madam Giulia Toffana \u201caqua toffana\u201d adini verdigi arsenik i\u00e7eren kozmetik \u00fcr\u00fcnle 600\u2019den fazla kisinin \u00f6l\u00fcm\u00fcne neden oldugu gerek\u00e7esiyle 1719\u2019da idam edildi. Borgia ailesi de arsenik ve fosfordan olusan zehir karisimiyla krallarin \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sorumlu tutuldular. Onaltinci y\u00fczyilin sonlarinda Fransa\u2019da II. Henri\u2019nin karisi olan Catherine de Medici Italyan zehirlenme tekniklerini Fransizlara tanitti. Zayif, hasta ve su\u00e7lulari kullandigi deneylerinde zehirin etki yeri, zamani, klinik bulgular ve etkinligi hakkinda arastirmalar yapti. Yine Fransa\u2019da Marchioness de Brinvilliers civa biklor\u00fcr, arsenik, kursun, bakir s\u00fclfat ve antimon gibi zehirleri hastanede yatan hastalarda denedi. Bir falci ve b\u00fcy\u00fcc\u00fc olan Catherine Deshayes ise 2000\u2019den fazla sayida 0-1 yas arasindaki \u00e7ocugu \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Ayrica arsenik, akonit, belladon ve opiumdan olusan zehiri kocalarindan kurtulmak isteyen kadinlara sattigi bildirilmektedir. <\/p>\n<p>Paraselsus tarafindan yazilan \u201cMadenci Hastaligi ve Madencilerin Diger Hastaliklari\u201d baslikli kitapta metallere bagli mesleki toksik etkiler tanimlandi. Ayrica Bernardo Ramazzini tarafindan yazilan kitapta (1700) mesleki toksikolojinin standartlari kondu.<\/p>\n<p>18.-19. Y\u00fczyil gelismeleri<br \/>\nToksikolojinin farkli bir bilim dali olarak gelisiminin temelleri 18. ve 19. y\u00fczyilda atilmistir. Zehirlere mistik yaklasimin yerini bilimsel ve ger\u00e7ek\u00e7i yaklasim almistir. Zehirlerin saptanmasi, ila\u00e7 ve kimyasal maddelerin toksik etkilerinin hayvanlarda arastirilmasi \u00e7alismalari baslamistir. End\u00fcstrilesme sonucu olusan istenmeyen etkiler, isyeri ve evde kaza sonucu olusan zehirlenmelere dikkat \u00e7ekilmistir. Gastrointestinal dekontaminasyon y\u00f6ntemleri ile ilgili deneysel arastirmalar baslamistir. <\/p>\n<p>Analitik Toksikolojinin Gelisimi<br \/>\nToksikolojiyi klinik tip ve farmakolojiden ayri bir bilim dali olarak olarak tanimlayan Fransiz hekim Bonavature Orfila (1787-1853) modern toksikolojinin babasi olarak bilinmektedir. Ayni zamanda adli eksper olan Orfila zehirlenmenin kimyasal analiz ve otopsinin materyalinin \u00f6nemli kanitlar oldugunu savunuyordu. Zehirleri astrenjanlar, korozivler, akridler, septikler, uyusturucular ve narkotikler olarak siniflandirdigi Traite des Poisons (1814) adli eseri deneysel ve adli toksikolojinin temeli sayilmaktadir. Toksikoloji ile ilgili diger yayinlar bu kitabi izlemistir.<\/p>\n<p>Zamanin en \u00e7ok kullanilan zehiri arsenigin analizi ile ilgili arastirmalar analitik toksikolojinin temelini olusturmustur. Toksik etki mekanizmalarina y\u00f6nelik arastirmalar Fransa ve Almanya\u2019da yogunlasmistir. Froncois Magendie (1783-1855) emetin, striknin ve siyan\u00fcr\u00fcn etki mekanizmalarini arastirmis, \u00f6grencisi Claud Bernard (1813-1878) ise karbonmonoksid ve k\u00fcrarin etki mekanizmalarinin anlasilmasi i\u00e7in \u00f6nemli arastirmalar yapmislardir. Louis lewin (1850-1929) ila\u00e7larin farmakolojik ve toksikolojik mekanizmalari arasindaki farkliligi ilk olarak vurgulayan bilim adamidir. <\/p>\n<p>Gastrointestinal Dekontaminasyonda Yenilikler<br \/>\nAmerikali cerrah Philip Physick (1768-1837) ve Fransiz cerrah Baron Guillaume Dupuytren toksinlerin v\u00fccut disina \u00e7ikarilmasinda mide lavajini ilk \u00f6neren bilim adamlaridir. Physick konyagi irritan sivi olarak kullanarak opium asiri doz aliminda ikizlerin midesini yikamistir. Dupuytren ise fleksibl bir t\u00fcbe bagli genis bir enjekt\u00f6r yardimiyla mideye sicak su verip zehirli suyu geri almistir. Ingiliz cerrah Jukes de 600 g opium tent\u00fcr\u00fcn\u00fc i\u00e7tikten sonra 62.5 cm uzunlugunda, 1.25 cm kalinliginda t\u00fcple midesini yikamistir. Kendinde uyguladigi bu deney basari ile sonu\u00e7lanmistir. <\/p>\n<p>Aktif k\u00f6m\u00fcr\u00fcn adsorbe edici etkisi Scheele (1773) ve Lowitz (1785) tarafindan tanimlanmasina karsin antraks, klorozis, vertigo ve epilepsi tedavisinde kullanimi Yunan ve Romalilar d\u00f6nemine uzanmaktadir. Antidot olarak kullanimina iliskin ilk veriler Fransa\u2019da 19. y\u00fczyilda elde edilmistir. Fransiz kimyaci Bertrand 1813\u2019te aktif k\u00f6m\u00fcrle karistirilmis 5 g arsenigi i\u00e7ip yasamini s\u00fcrd\u00fcrerek aktif k\u00f6m\u00fcr\u00fcn antidot olarak etkinligini g\u00f6stermistir. Bu olaydan 18 yil sonra Fransiz eczaci Touery strikninin letal dozunun 10 kati ile karistirilmis 15 g aktif k\u00f6m\u00fcr\u00fc i\u00e7erek yasamini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fcst\u00fcr. 1840 larda Garrod \u00e7esitli hayvan modellerinde aktif k\u00f6m\u00fcr\u00fcn etkinligini kontroll\u00fc arastirmalarla g\u00f6stermistir. Garrod ayrica aktif k\u00f6m\u00fcr\/toksin oraninin \u00f6nemini ve erken d\u00f6nemde aktif k\u00f6m\u00fcr uygulamasinin etkinligini de g\u00f6stermistir. Insanlarda ilk aktif k\u00f6m\u00fcr etkinlik \u00e7alismalari 1848\u2019de Rand tarafindan yapilmistir. Olumlu arastirma sonu\u00e7larina karsin aktif k\u00f6m\u00fcr\u00fcn gastrointestinal dekontaminasyonda kullanima girmesi ise 1960\u2019larda olmustur. <\/p>\n<p>Toksikologlarin en \u00f6nemli \u00e7alismalarindan biri 1940\u2019da kimyasal karsinojenlerin ortaya \u00e7ikarilmasidir. Miller endoplazmik retikulumda karma fonksiyonlu oksidazlari tanimlamis ve sitokrom p450 oksidaz enzimleri \u00fczerindeki arastirmalar baslamistir. 1947\u2019de Williams\u2019in yayinladigi \u201cDetoksikasyon Mekanizmalari\u201d toksinlerin detoksikasyonunda rol oynayan \u00e7ok sayida mekanizmayi a\u00e7iklamistir. 1955\u2019te Amerika Birlesik Devletlerinde Besin ve Gida Kurulusu (FDA) besin, ila\u00e7 ve kozmetiklerin g\u00fcvenligini saglamak i\u00e7in toksikoloji ve g\u00fcvenlik degerlendirme programini yasallastirmistir. 1959\u2019da Du Bois ve Geilling ilk toksikoloji kitabini yayinlamistir. 1960 yilindaki \u201ctalidomid faciasi\u201d ila\u00e7larda toksikolojik arastirmalarin \u00f6nemini \u00f6n plana \u00e7ikarmistir. 1970\u2019lerden sonra \u00e7evre kirleticiler toksikoloji i\u00e7inde \u00f6n plana \u00e7ikmis ve Amerika Birlesik Devletlerinde bir \u00e7evre yasasiyla toksik maddelerle savas baslatilmistir.<\/p>\n<p>TARIHTE \u00d6NEMLI TOKSIKOLOJIK FELAKETLER<br \/>\n\u00f6zellikle son y\u00fczyillarda toksin ve potensiyel toksin sayisi hizla arttigindan toksik felaketler giderek yayginlasmaktadir. Savaslarda ve ter\u00f6rist eylemlerde biyolojik ve kimyasal silah kullanimi bunlarin arasindadir.Tarihte yer alan \u00f6nemli toksikolojik felaketler tabloda \u00f6zetlenmistir.<\/p>\n<p>SONU\u00c7<br \/>\n\u00c7agimizin \u00f6nemli zehirleri ge\u00e7mistekine g\u00f6re degisse de toksik maddeler yasamimiz ve sagligimizi tehdit etmeye devam etmektedir. End\u00fcstri ve teknolojinin gelisimiyle karsimiza \u00e7ikan \u00e7evresel toksinler bundan sonrasi i\u00e7in de \u00f6nemi yadsinamayacak tehlikeler olarak insanoglunun karsisinda duracaktir. Insanoglu tarihinden ders aldigi s\u00fcrece gelecege daha g\u00fcvenli bakacak ve olasi tehlikelere hazir olacaktir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>ESK\u0130 \u00c7A\u011eLAR \u201cZehir\u201d s\u00f6zc\u00fcg\u00fc ise Ingiliz literat\u00fcr\u00fcnde ilk kez M.\u00f6. 1230 yilinda \u00f6l\u00fcmc\u00fcl maddelerden hazirlanan ila\u00e7 ve iksir olarak tanimlanmasina karsin zehir ve zehirlenmenin tarih\u00e7esi binlerce yil \u00f6ncesine dayanmaktadir. Y\u00fczyillar boyu, Romalilar zamanindaki politik suikastlerden \u00e7agdas \u00e7evre sagligina kadar zehirler insanligin tarihinde \u00f6nemli rol oynamistir. En eski zehirler avlanmada, savasta ve idam cezalarinin infazinda kullanilan &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[6359,4840,2277,6358,2259,6357,6356,6360,6354,6355],"class_list":["post-2553","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-amanita-phalloides","tag-antimon","tag-arsenik","tag-hemlock","tag-kursun","tag-mandrake","tag-opium","tag-ronensans","tag-toksikolojinin-tarihcesi","tag-zehir"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2553","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2553"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2553\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2553"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2553"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2553"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}