{"id":2748,"date":"2011-09-08T16:15:45","date_gmt":"2011-09-08T13:15:45","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2748"},"modified":"2011-09-08T16:15:45","modified_gmt":"2011-09-08T13:15:45","slug":"esir-hipotezi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/esir-hipotezi\/","title":{"rendered":"Esir hipotezi"},"content":{"rendered":"<p>G\u00dcND\u00dcZLER\u0130 G\u00d6KY\u00dcZ\u00dcNDEK\u0130 MAV\u0130L\u0130K NEREDEN GEL\u0130R ? KARANLIK MAV\u0130L\u0130\u011eE HAK\u0130M GELD\u0130\u011e\u0130NDE ETRAFI AYDINLATAN O \u015eEYLER DE NEY\u0130NNES\u0130 ? PEK\u0130 YA ONLAR NASIL OLUYOR DA BO\u015eLUKTA TEPEM\u0130ZE D\u00dc\u015eMEDEN DURAB\u0130L\u0130YORLAR ? YOKSA YUKARILARDA BO\u015eLU\u011eU DOLDURAN B\u0130R \u015eEYLER M\u0130 VAR? <\/p>\n<p> \u0130nsano\u011flu varoldu\u011fundan bu yana i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 do\u011faya hayrand\u0131r. Do\u011fan\u0131n kusursuz i\u015fleyi\u015fi insanda merak uyand\u0131r\u0131r. Merakl\u0131 g\u00f6zlerle etraf\u0131n\u0131 seyreder ve \u00e7evresinde olup bitenleri anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Hele ba\u015f\u0131n\u0131 .\u015f\u00f6yle bir kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda, g\u00fcnd\u00fczleri g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn o b\u00fcy\u00fcleyici mavili\u011fi, geceleri karanl\u0131\u011f\u0131 ayd\u0131nlatan g\u00f6kteki esrarengiz cisimlerin o g\u00fczelim duru\u015flar\u0131 insan\u0131 her zaman ho\u015fnut etmi\u015ftir. \u0130lk insanlar g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc hayretle seyrederken d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131. G\u00fcnd\u00fczleri g\u00f6ky\u00fcz\u00fcndeki mavilik nereden gelir? Karanl\u0131k mavili\u011fe hakim geldi\u011finde etraf\u0131 ayd\u0131nlatan o \u015feyler de neyin nesi? Peki ya onlar nas\u0131l oluyor da bo\u015flukta tepemize d\u00fc\u015fmeden durabiliyorlar? Yoksa yukar\u0131larda bo\u015flu\u011fu dolduran bir \u015feyler mi var? <\/p>\n<p> Bizlerdeki bu ara\u015ft\u0131rma merak\u0131 beraberinde \u00f6\u011frenme ve bilme arzusunu getirir. Bunun sonucunda ise bilgi ortaya \u00e7\u0131kar. Tarih boyunca insanl\u0131k bilgisini s\u00fcrekli art\u0131rd\u0131 ve artt\u0131rmakt\u0131r. Bu art\u0131\u015f kimi zaman yava\u015f, kimi zaman h\u0131zl\u0131 oldu. \u00d6zellikle bilimsel y\u00f6ntemin olu\u015fturulmas\u0131, Galileo ve Newton&#8217;un tabiat olaylar\u0131na getirdikleri belirleyici yorumlar bilim tarihinin d\u00f6n\u00fcm noktalar\u0131ndan birisidir. Newton mekani\u011finin b\u00fct\u00fcn ha\u015fmetiyle belirdi\u011fi y\u00fczy\u0131lda bilimsel bilgiye giden yolun temel taslar\u0131 da belirlenmi\u015f oldu. Bunlar: ak\u0131lc\u0131l\u0131k, deneycilik ve nedenselliktir. Bilim adamlar\u0131 bu ta\u015flara basarak evrenin s\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. <\/p>\n<p>Madde ve Esir <\/p>\n<p>\u00c7\u00f6z\u00fclen s\u0131rlar\u0131n, daha do\u011frusu tahmin edici a\u00e7\u0131klamalar\u0131 yap\u0131lan olaylar\u0131n yan\u0131nda kurulan sistemde giderilemeyen eksiklikler de vard\u0131. Bunlardan biri de kainatta madde ile bo\u015fluk aras\u0131nda aklen olmas\u0131 savunulan bir \u00f6z\u00fcn bulunmas\u0131yd\u0131. Ger\u00e7ekten de maddeler d\u00fcnyas\u0131 olarak bildi\u011fimiz kainat i\u00e7inde m\u00fckemmel bir bo\u015fluk olabilece\u011fi pek akla yatk\u0131n bir d\u00fc\u015f\u00fcnce de\u011fildir. <\/p>\n<p> Modern felsefenin kurucusu say\u0131lan Descartes, evrende olabilecek vakumu (bo\u015fluk) reddediyor, bunu maddenin ve mekan\u0131n manas\u0131na ters buluyordu. Ona g\u00f6re madde olmas\u0131 i\u00e7in uzan\u0131m (yer kaplama) \u015fartt\u0131r. Di\u011fer yandan, yer kaplayan bir madde olmadan da uzan\u0131m, mekanda olamaz. Bu nedenle evrende en k\u00fc\u00e7\u00fck bir bo\u015fluk yoktur, her yer su gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek bir maddeyle kapl\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p> Newton 1687&#8217;de belirledi\u011fi hareket kanunlar\u0131yla d\u00fcnya ve g\u00f6ky\u00fcz\u00fcndeki t\u00fcm cisimlerin hareketlerini de a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f oldu. Fakat bu hareketler mutlak manada nas\u0131l tespit edilebilirdi? Bir hareketi kesin bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in sabit bir referans noktas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Uzaydaki b\u00fct\u00fcn g\u00f6k cisimleri ise hareket halindedir. Bu sebeple uzayda referans noktas\u0131 olarak al\u0131nabilecek bir nokta yoktur. Uzayda sabit bir nokta bulamayan Newton, referans olarak uzay\u0131n kendisini se\u00e7ti. Yani hareketin arka plan\u0131nda dura\u011fan bir uzay\u0131n bulundu\u011funu benimsedi. Buna zaman\u0131 da ekleyerek mutlak zaman ve mekan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyle kendi sistemini tamamlam\u0131\u015f oldu. Daha sonralar\u0131 Newton&#8217;un referans uzay\u0131, takip\u00e7ileri taraf\u0131ndan \u0131\u015f\u0131k dalgalar\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu savunulan maddeyle doldurulacakt\u0131. <\/p>\n<p> Evreni doldurdu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bu maddeye &#8220;Esir&#8221; (Ether) dendi. &#8220;Ether veya aether kelimesi Grek\u00e7e g\u00f6\u011f\u00fcn mavili\u011fi anlam\u0131ndad\u0131r; Orta\u00e7a\u011f d\u00f6nemlerinde ise Aristo&#8217;nun g\u00f6ksel cisimleri maddile\u015f-tirdigini s\u00f6yledi\u011fi, element cevher \u00f6z ile ayn\u0131 manada kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131.&#8221;(1) <\/p>\n<p> Esirin bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarda g\u00fcndeme gelmesi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmaya ba\u015flamas\u0131yla olmu\u015ftur. <\/p>\n<p>I\u015f\u0131\u011f\u0131n Do\u011fas\u0131 <\/p>\n<p>I\u015f\u0131k, bilimadamlar\u0131n\u0131 her zaman cezbetti. Eskilerde filozof, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 do\u011fru bir \u015fekilde tan\u0131mlayabilmek i\u00e7in \u00e7ok u\u011fra\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyadaki hayat\u0131n temel unsurlar\u0131ndan biri de \u0131\u015f\u0131kt\u0131r. Yasam her\u015feyiyle \u0131\u015f\u0131\u011fa ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p> Bilimsel olarak a\u00e7\u0131klanmaya ba\u015flanmadan \u00f6nce, kaynaktan \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131klar halinde \u00e7\u0131karak g\u00f6zlemcinin g\u00f6z\u00fcne ula\u015fan ve g\u00f6ze \u00e7arpma sonucu meydana getirdi\u011fi uyar\u0131yla nesne ve olaylar\u0131n alg\u0131lanmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir \u0131\u015f\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncesi hakimdi. Newton temelde yukar\u0131dakiyle ayn\u0131 olan \u0131\u015f\u0131k tanecikleriyle \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n yans\u0131mas\u0131 ve k\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131 ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k modelini geli\u015ftirdi. 1678&#8217;de Christan Huygens, yans\u0131ma ve k\u0131r\u0131lma olaylar\u0131n\u0131 \u0131\u015f\u0131k dalgalar\u0131yla a\u00e7\u0131klamay\u0131 basard\u0131. B\u00f6ylece par\u00e7ac\u0131k teorisinin kar\u015f\u0131s\u0131na dalga modeli ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Fakat dalga modelinde baz\u0131 zorluklar vard\u0131. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda maddi bir ortam \u015fartt\u0131r. \u00d6rne\u011fin su dalgalar\u0131 suyun bulundu\u011fu bir yerde olu\u015fabilir, ses dalgalar\u0131 ise havan\u0131n bulundu\u011fu bir ortamda yay\u0131labilir vb. Durum b\u00f6yle olunca \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bir ortama olan ihtiyac\u0131 mant\u0131ken beliriyordu. Fakat G\u00fcne\u015f&#8217;ten bize gelen \u0131\u015f\u0131nlar bo\u015f uzay\u0131 kat ederek d\u00fcnyam\u0131za ula\u015fmaktad\u0131r. Bu durum ise dalgalarla a\u00e7\u0131klanamazd\u0131. Huygens teorisinden vazge\u00e7emedi, sistemindeki zorlu\u011fu da \u0131\u015f\u0131k esiriyle giderdi. B\u00fct\u00fcn evreni dolduran, saydam bir ortam olarak esirin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ediyor ve \u0131\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n esirde: dalgalanmalar oldu\u011funu savunuyordu. Bu varsay\u0131mla dalga modelinin en b\u00fcy\u00fck sorunu, zihinse. olarak giderilmi\u015f oldu. Fakat Newton&#8217;lu tanecik modelinin kars\u0131s\u0131nda dalga teorisi pek taraftar toplayamad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilim, Newton&#8217;la \u00f6zde\u015fle\u015ftirildi\u011finden fizik\u00e7iler par\u00e7ac\u0131k teorisinden \u015f\u00fcphe etmiyorlard\u0131. <\/p>\n<p> Newton esiri t\u00fcm\u00fcyle reddetmiyordu. Bo\u015f olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen uzayda g\u00f6k cisimlerinin hareketlerini k\u0131s\u0131tlamayacak kadar az yo\u011funlu\u011fa sahip maddecikler olabilece\u011fin, ihtimal dahilinde g\u00f6r\u00fcyordu. Ama \u0131\u015f\u0131k i\u00e7in par\u00e7ac\u0131k teorisine inanc\u0131 tamd\u0131. <\/p>\n<p> 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda durun: tersine d\u00f6nd\u00fc.Homas Young, giri\u015fim olay\u0131n\u0131n dalga modeliyle uygunlu\u011funu g\u00f6sterdi. Fakat par\u00e7ac\u0131k modeli giri\u015fim olay\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayam\u0131yordu. Giri\u015fim ve k\u0131r\u0131n\u0131m\u0131 dalga teorisiyle ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klayan ise Frans\u0131z fizik\u00e7i Augustin Fresnel oldu. 1850&#8217;de Jean Fouceult \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n s\u0131v\u0131lardaki h\u0131z\u0131n\u0131n havadakinden az oldu\u011funu g\u00f6sterdi. Bu olay dalga modeliyle do\u011fru bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klanabilirken tanecik teorisine g\u00f6re \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131n\u0131n artmas\u0131 gerekiyordu. Bu geli\u015fmeler neticesinde \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n do\u011fas\u0131 dalgalarla a\u00e7\u0131klanmaya ba\u015flad\u0131. <\/p>\n<p> Mekanikte b\u00fcy\u00fck ba\u015far\u0131lar elde eden fizik\u00e7iler 1750 y\u0131l\u0131yla birlikte elektrik ve ma\u011fnetizma konular\u0131na y\u00f6neldiler. \u0130lk defa Benjamin Franklin y\u00fck ve y\u00fck etkile\u015fimlerin tan\u0131mlad\u0131. Y\u00fckler aras\u0131ndaki bu etkile\u015fmeyi mekanikteki k\u00fctle-\u00e7ekim form\u00fcl\u00fcne bire bir e\u015fle\u015febilen bir ifadeyle kanunla\u015ft\u0131ran Charles Coulomb olmu\u015ftur. Coulomb&#8217;u Gauss, Volta Amper, Lo-rentz, Bio, Savart, Faraday ve Maxwell takip etti. Elektriksel olaylarla birlikte manyetik olaylar da a\u00e7\u0131kland\u0131 ve aralar\u0131ndaki ili\u015fki form\u00fclle\u015ftirildi. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n, son yar\u0131s\u0131nda. Maxwell&#8217;in optik ve elektrik kanunlar\u0131n\u0131 birle\u015ftiren elektromanyetik dalgalar teorisi. \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n asl\u0131nda elektromanyetik sal\u0131n\u0131mlar oldu\u011funu ortaya koydu. <\/p>\n<p> Maxwell esiri elektromanyetik \u0131\u015f\u0131k teorisinin i\u00e7ine yerle\u015ftirmeyi ihmal etmedi. O zaman i\u00e7in, esirsiz magnetizma. hele \u0131\u015f\u0131k dalgalar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Ama esir eski konumunu yitirmeye ba\u015flad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc esirsiz bir Maxwell teorisi de \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya yetiyordu. <\/p>\n<p> Bundan sonra fizik\u00e7iler esirin mekanik tesirlerini tespit etmek i\u00e7in \u00e7e\u015fitli deneylere giri\u015ftiler. Ama bir t\u00fcrl\u00fc deneylerle esire destek bulam\u0131yorlard\u0131. En son teknoloji ile olu\u015fturulan vakum t\u00fcplerinde bile \u0131\u015f\u0131k ilerleyebiliyordu. Fizik\u00e7iler bu deneylerden esirin yoklu\u011fundan \u00e7ok ba\u015fka bir \u015fekilde olabilece\u011fi sonucunu \u00e7\u0131kard\u0131lar. Bunlardan biri de esirin elastiki olabilece\u011fi fikriydi. Ama bu seferde g\u00f6k cisimlerinin bu manadaki bir esir i\u00e7indeki hareketi tam manas\u0131yla a\u00e7\u0131klanam\u0131yordu. Ba\u015fka bir \u00f6neri ise d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclenin aksine esirin maddesel de\u011fil maddenin esir ba\u011flam\u0131nda bir yap\u0131ya sahip olabilece\u011fiydi. Bu ve benzeri spek\u00fclasyonlar bilimsel olmaktan \u00e7ok metafizikseldi. <\/p>\n<p> Bu konuda \u0130ngiliz astronom Sir James Jeans \u015f\u00f6yle diyor &#8220;Bir m\u0131knat\u0131s\u0131n bir \u00e7elik \u00e7ubu\u011fu \u00e7ekmesi ya da arz\u0131n d\u00fc\u015fen elmay\u0131 \u00e7ekmesi gibi mekanik etkiyi ta\u015f\u0131yacak materyal bulunmad\u0131\u011f\u0131 takdirde, her taraf\u0131 istila eden bir esir fikrine saplanmaktan ba\u015fka \u00e7are kalmaz ve esir iptilas\u0131 ilmi istila etmi\u015ftir denilebilir.\u201d(2) <\/p>\n<p>Michelson-Morley Deneyi <\/p>\n<p>Bilimadamlar\u0131 b\u00fct\u00fcn uzay\u0131 dolduran esirin hareketsiz oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. D\u00fcnyam\u0131z evreni kaplayan esir i\u00e7inde sanki su dolu bir kavanozdaki bir bilyeye benzetilebilir. Bilyemizi hareket ettirdi\u011fimiz zaman suda bir dalgalanma olur. Ayn\u0131 \u015fekilde g\u00f6k cisimlerinin hareketlerinden dolay\u0131 esirde dalgalanmalar olmas\u0131 gerekir. Bu dalgalanmalar y\u00fcz\u00fcnden \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131nda de\u011fi\u015fmeler meydana gelmelidir. Fakat yap\u0131lan deneylerde \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131, daha \u00f6nceleri bulunan h\u0131zla (300.000 km\/s) ayn\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor. <\/p>\n<p> Esirin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 deneysel olarak ispatlamak i\u00e7in yap\u0131lan deneylerin en \u00e7ok ses getireni Michelson-Morley deneyi oldu. Albert Michelson ve Edward Morley 1887 y\u0131l\u0131nda esirin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlamak i\u00e7in deneylerini ger\u00e7ekle\u015ftirdiler. D\u00fc\u015f\u00fcnceleri ise \u015fuydu: Denizde giden bir gemide elimizi denize soksak bir ak\u0131nt\u0131, diren\u00e7 hissederiz. Ayn\u0131 \u015fekilde G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki y\u00f6r\u00fcngesinde ilerleyen d\u00fcnyam\u0131z hareketsiz esirde bir ak\u0131ma sebep olacakt\u0131r. Bu ak\u0131mda d\u00fcnyan\u0131n hareket y\u00f6n\u00fcnde g\u00f6nderilen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 geciktirecektir. Bu gecikmenin tespit edilmesiyle esirin varl\u0131\u011f\u0131 deneysel olarak kan\u0131tlanm\u0131\u015f olacakt\u0131. <\/p>\n<p> Interferometre adl\u0131 bir ayg\u0131tla ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri deneyde \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kan \u0131\u015f\u0131nlar,45 derecelik a\u00e7\u0131yla duran yar\u0131 g\u00fcm\u00fc\u015flenmi\u015f ayna taraf\u0131ndan ikiye ayr\u0131l\u0131yor. Bu iki \u0131\u015f\u0131n\u0131n biri d\u00fcnyan\u0131n hareketi y\u00f6n\u00fcnde, di\u011feri bu do\u011frultuya dik bir y\u00f6nde ilerliyor. Daha sonra bu iki \u0131\u015f\u0131n yar\u0131 g\u00fcm\u00fc\u015flenmi\u015f aynadan e\u015fit uzakl\u0131ktaki \u00d6zde\u015f aynalardan yans\u0131yarak geri d\u00f6n\u00fcyorlar. D\u00fcnyam\u0131z g\u00fcne\u015f etraf\u0131nda ortalama 30 km\/s h\u0131zla yol ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in d\u00fcnyan\u0131n hareket y\u00f6n\u00fcnde g\u00f6nderilen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131 (300.000-30) 299.970 km\/s olarak \u00f6l\u00e7\u00fclmesi gerekiyordu. Dik do\u011frultuda g\u00f6nderilen \u0131\u015f\u0131n ise esir ak\u0131m\u0131ndan etkilenmez. Sonu\u00e7ta iki \u0131\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n h\u0131zlan aras\u0131nda \u00e7ok az bile olsa bir fark\u0131n olmas\u0131 gerekir. Fakat deney sonunda beklenen olmad\u0131. \u00c7ok hassas aietler kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde bir fark tespit edilemedi. Deney tekrarland\u0131. G\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015fik saatlerinde, y\u0131l\u0131n farkl\u0131 mevsimlerinde dahi sonu\u00e7 de\u011fi\u015fmedi. I\u015f\u0131k h\u0131z\u0131nda en ufak bir sapma g\u00f6zlenemedi. <\/p>\n<p> Deneyin sonucuna g\u00f6re: esirin varl\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe edilmedi\u011finde ya d\u00fcnya hareket etmiyordu ya da esir d\u00fcnya ile birlikte ayn\u0131 hareketi yap\u0131yordu. Tabiki d\u00fcnyan\u0131n hareketinden \u015f\u00fcphe edilemezdi. Esirin, belirli bir gezegenin hareketini izledi\u011fine inanmak da pek tatminkar de\u011fildi. Michelson esiri tespit etmek i\u00e7in ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131 uzun y\u0131llar s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. <\/p>\n<p> Michelson -Morley deneyinin beklenmeyen sonucu bilim adamlar\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irdi. Lorentz ve Fitzgerald, hareketli cisimlerin h\u0131zlar\u0131yla do\u011fru orant\u0131l\u0131 bir \u015fekilde boylar\u0131n\u0131n k\u0131sald\u0131\u011f\u0131n\u0131 matematiksel olarak g\u00f6sterdiler. Buna g\u00f6re interferometre ayg\u0131t\u0131nda d\u00fcnyan\u0131n hareket y\u00f6n\u00fcnde ilerleyen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 yolun da k\u0131salmas\u0131 gerekir. Bu k\u0131salma hesaba kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ise h\u0131zlar\u0131n birbirine e\u015fit \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc. B\u00f6ylece esir varolmamaktan kurtuldu. Ama bu seferde deneysel olarak ortaya konmas\u0131 imkans\u0131z hale geldi. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fcz\u00fclme, bir sigorta g\u00f6revi yapar gibi \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesine izin vermiyor, sanki evren esirin belirlenmesini istemiyordu. <\/p>\n<p> Bu son geli\u015fmelerle fizik\u00e7iler ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ihtilafa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Kimileri esirin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunurken kimileri de hi\u00e7 bir fayda sa\u011flamayan bu hipotezin terk edilmesi gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Ama fizi\u011fin o g\u00fcnk\u00fc yap\u0131s\u0131yla esir hakk\u0131nda do\u011fruyu bulmak pek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6z\u00fckm\u00fcyordu. <\/p>\n<p>Modern Fizik ve Esir <\/p>\n<p>Lorentz d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri fizikte yeni bir \u015feylerin habercisiydi. Y\u0131l 1905&#8217;e geldi\u011finde hi\u00e7 beklenmeyen biri fizi\u011fin temellerini sarsmaya ba\u015flad\u0131. Bu ki\u015fi Albert Einstein&#8217;d\u0131. \u0130lk \u00f6nce &#8220;Hareketli Cisimlerin Elektrodinami\u011fi \u00dczerine&#8221; ve daha sonra da &#8220;\u00d6zel ve Gene! G\u00f6relilik Teorisi&#8221; ile bilim tarihinde bir devrim ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Klasik fizi\u011fin mutlak uzay ve mutlak zaman fikri art\u0131k tarihe kar\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Einstein, mutlak zaman ve mutlak uzay olmayaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6sterdi. Cismin h\u0131z\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak bir mekan ve zaman\u0131 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini ortaya koydu. Buna g\u00f6re; evrende hi\u00e7bir ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 hareket yoktur, her cisim kendi h\u0131z\u0131na ba\u011fl\u0131 bir mekanda ve zamanda hayat s\u00fcrmektedir. Bunlar\u0131n bir sonucu olarak da mutlak referans \u00e7er\u00e7evesi, mutlak dura\u011fanl\u0131k ve mutlak hareket kavramlar\u0131n\u0131n yersiz oldu\u011funu belirtti. Ayr\u0131ca esir kavram\u0131n\u0131n da l\u00fczumsuz oldu\u011funu s\u00f6yledi. Esir yoktur demiyordu. Sadece tespit edilebilir hi\u00e7 bir sonucu olmayan esirin gereksizli\u011fini vurguluyordu. <\/p>\n<p> Einstein ile de\u011fi\u015fen zaman ve mekan anlay\u0131\u015f\u0131, esire duyulan gereksinimi ortadan kald\u0131rd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Einstein&#8217;\u0131n sisteminde b\u00f6yle bir hipoteze gerek yoktur. Zaten yap\u0131lan deneyler de bunu do\u011frulam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Bilim ve Metod <\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir dalga olman\u0131n gere\u011fi olarak \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda maddesel ortama olan ihtiyac\u0131n\u0131 g\u00f6rmek ve bunu ara\u015ft\u0131rmak bilimseldir. Ama yap\u0131lan onca \u00e7al\u0131\u015fma sonucunda bir t\u00fcrl\u00fc tespit edilemeyen bir tezin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmak bilimin metoduna ters d\u00fc\u015fmektedir. <\/p>\n<p> \u00c7\u00fcnk\u00fc fizikte do\u011frulanamayar. hipotezlere yer yoktur. Bu durumda yap\u0131lmas\u0131 gereken uzay\u0131n dalgalan ileten bir \u00f6zelli\u011fi oldu\u011funu kabul etmek ve bundan sonraki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi bu kabul \u00fczerine bina etmektir. <\/p>\n<p> Einstein&#8217;\u0131n deyimiyle fiziksel t\u00f6zler ailesinin ha\u015far\u0131 \u00e7ocu\u011fu, gereksizli\u011fini korudu\u011fu s\u00fcrece ilgimizin uza\u011f\u0131nda kalacakt\u0131r. Uzayda dola\u015fan \u00e7e\u015fitli \u0131\u015f\u0131nlar olabilir w bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ama bunlar maddesel etkile\u015fmelerde rol almad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece esir tan\u0131m\u0131ndan \u00e7ok uzaktad\u0131rlar. <\/p>\n<p> I\u015f\u0131\u011f\u0131n ser\u00fcveni bununla bitmedi Fotoelektrik olayla birlikte geni\u015flemi\u015f bir par\u00e7ac\u0131k teorisi kadar g\u00fcndeme geldi. Bu ve bundan sonraki geli\u015fmelerle art\u0131k \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 iki teoriden biriyle tam olarak a\u00e7\u0131klayabilmek imkans\u0131zla\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0131\u015f\u0131k bazen tanecik bazen de dalga \u00d6zelli\u011fi g\u00f6steriyordu. Bu durumda fizik\u00e7iler en uygun kabul\u00fc yapt\u0131lar. &#8220;I\u015f\u0131k hem tanecik hem de dalga \u00f6zelli\u011fine sahiptir.&#8221;dediler. I\u015f\u0131\u011f\u0131n bu ikili do\u011fas\u0131, fizik\u00e7ileri mikroskobik aleme ta\u015f\u0131yacakt\u0131. <\/p>\n<p> 18.y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131yla ba\u015flayan fizikteki evrim, bilimin metodunda bir geni\u015fleme meydana getirdi. Ayr\u0131ca fizik, sabit bir sistem anlay\u0131\u015f\u0131ndan ve gereksiz hipotezlerden kurtuldu. Bilim, bu yeni metodun rehberli\u011finde makroskobik ve mikroskobik evrenlerin derinliklerinde kendisiyle olan yar\u0131\u015f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u00dcND\u00dcZLER\u0130 G\u00d6KY\u00dcZ\u00dcNDEK\u0130 MAV\u0130L\u0130K NEREDEN GEL\u0130R ? KARANLIK MAV\u0130L\u0130\u011eE HAK\u0130M GELD\u0130\u011e\u0130NDE ETRAFI AYDINLATAN O \u015eEYLER DE NEY\u0130NNES\u0130 ? PEK\u0130 YA ONLAR NASIL OLUYOR DA BO\u015eLUKTA TEPEM\u0130ZE D\u00dc\u015eMEDEN DURAB\u0130L\u0130YORLAR ? YOKSA YUKARILARDA BO\u015eLU\u011eU DOLDURAN B\u0130R \u015eEYLER M\u0130 VAR? \u0130nsano\u011flu varoldu\u011fundan bu yana i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 do\u011faya hayrand\u0131r. Do\u011fan\u0131n kusursuz i\u015fleyi\u015fi insanda merak uyand\u0131r\u0131r. Merakl\u0131 g\u00f6zlerle etraf\u0131n\u0131 seyreder ve &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[6777,6774,6772,6776,6773,3435,6775,5623,6722,2160],"class_list":["post-2748","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-bilim-ve-metod","tag-elektromanyetik-dalgalar-teorisi","tag-esir-hipotezi","tag-interferometre","tag-isigin-dogasi","tag-madde","tag-michelson-morley-deneyi","tag-mikroskob","tag-modern-fizik","tag-newton"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2748","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2748"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2748\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2748"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2748"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2748"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}