{"id":2996,"date":"2011-09-15T11:02:44","date_gmt":"2011-09-15T08:02:44","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=2996"},"modified":"2011-09-15T11:02:44","modified_gmt":"2011-09-15T08:02:44","slug":"fizik-terimleri-sozlugu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/fizik-terimleri-sozlugu\/","title":{"rendered":"Fizik Terimleri S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc"},"content":{"rendered":"<p>Adyabatik, Termodinamikte \u00e7al\u0131\u015fma ak\u0131\u015fkan\u0131nda \u0131s\u0131 ve k\u00fctle kayb\u0131n\u0131n veya kazanc\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 haldeki s\u00fcre\u00e7tir. Adyabatik bir ortam olu\u015fturabilmek i\u00e7in s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f alan\u0131n \u0131s\u0131 ve k\u00fctle ge\u00e7i\u015fine kar\u015f\u0131 tamam\u0131 ile yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f edilmi\u015f olmas\u0131 gereklidir. Adyabatik bir s\u00fcre\u00e7te \u0131s\u0131 ve k\u00fctle de\u011fi\u015fimi olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in toplam i\u00e7 enerji de\u011fi\u015fimi s\u0131f\u0131rd\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle tam bir yal\u0131t\u0131m vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin; bir pistonun bir gaz\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131 esnas\u0131nda, silindirin duvarlar\u0131n\u0131n tamamen yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 durumunda s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma i\u015fleminin adyabatik oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ama ger\u00e7ekte tamamen adyabatik bir sistem olu\u015fturmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Termodinamikte teorik olarak bu y\u00f6nde kabuller yap\u0131larak \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. atmosferde d\u00fc\u015fey adyabat ve yatay adyabat vard\u0131r.<\/p>\n<p>Aerodinamik; hareket eden kat\u0131 k\u00fctlelerin havayla etkile\u015fimlerini inceleyen bilim dal\u0131d\u0131r.<br \/>\n \u00d6zellikle u\u00e7aklar\u0131n, roketlerin ve f\u00fczelerin havadaki hareketlerini belirleyen ilkeleri a\u00e7\u0131klar. Ayr\u0131ca otomobillerin, h\u0131zl\u0131 trenlerin, gemilerin tasar\u0131m\u0131yla, k\u00f6pr\u00fclerin ve \u00e7ok y\u00fcksek yap\u0131lar\u0131n \u015fiddetli r\u00fczgara dayanabilecek bi\u00e7imde in\u015fa edilmeleriyle ilgilenir.<\/p>\n<p>Akustikoptik<br \/>\n I\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131malar\u0131 ile akustik dalgalar\u0131n etkile\u015fimini etkileyen bir fizik kolu.I\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131malar\u0131yla akustik dalgalar\u0131n etkile\u015fimi,baz\u0131 saydam s\u0131v\u0131 ve kat\u0131larda \u00f6zellikle y\u00fcksek ses\u00f6tesi frekanslarda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.Bu etkile\u015fimlerin etkileri s\u00f6zkonusu ortamlar\u0131n optik k\u0131r\u0131lma indisinin yerel kiplenimine ba\u011fl\u0131d\u0131r.Kiplenime yol a\u00e7an tepkime ses\u00f6tesi \u0131\u015f\u0131man\u0131n bu ortamlardan ge\u00e7i\u015fidir.B\u00f6ylece tek renkli d\u00fczlemsel bir ses\u00fcst\u00fc dalga,ses h\u0131z\u0131yla yol alan ve \u00fcst\u00fcnde bir optik \u0131\u015f\u0131man\u0131n k\u0131r\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek bir evre a\u011f\u0131 yarat\u0131r.Bu konudaki ara\u015ft\u0131rmalar bili\u015fimin optik uygulamas\u0131n\u0131b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde etkilemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ak\u00fcm\u00fclat\u00f6r<br \/>\n Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depo eden, istenildi\u011finde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, ak\u0131m toplar.<br \/>\n Ak\u00fcn\u00fcn g\u00f6revi mar\u015f motorunu, ate\u015fleme sistemini, do\u011fru ak\u0131mla \u00e7al\u0131\u015fan t\u00fcm devreleri, \u0131\u015f\u0131k ve al\u0131c\u0131lar\u0131 beslemektir. Benzinli motorlarda kullan\u0131lan 12 voltluk ak\u00fc, birbirine seri olarak ba\u011flanm\u0131\u015f alt\u0131 adet elemandan meydana gelmi\u015ftir. Genellikle her eleman i\u00e7erisinde, yine birbirlerine seri olarak ba\u011flanm\u0131\u015f 4 adet pozitif, 5 adet negatif y\u00fckl\u00fc plakalardan meydana gelir. Bu plakalar, kur\u015fun-antimuan ala\u015f\u0131m\u0131 petek \u00fczerine, aktif maddelerin s\u0131vanarak f\u0131r\u0131nlanmas\u0131ndan olu\u015fur. Pozitif plakalar aktif madde olarak, kur\u015fundioksit i\u00e7erir. Negatif plakalar aktif madde olarak, saf kur\u015fun i\u00e7erir. Bu t\u00fcr plakalar aras\u0131na, k\u0131sa devreyi \u00f6nlemek i\u00e7in plakalar\u0131 izole eden ay\u0131r\u0131c\u0131lar yerle\u015ftirilir. Ay\u0131r\u0131c\u0131lar, plakalar aras\u0131ndaki kimyasal tepkimeyi engellemeyecek \u015fekilde \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6zenekleri bulunan plastiklerden yap\u0131l\u0131r. Ak\u00fcn\u00fcn i\u00e7inde s\u00fclfirik asitle saf su kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 olan elektrolit konulur. Kar\u0131\u015f\u0131mda %39 asit, %61 su vard\u0131r. Elemanlar aras\u0131 seri k\u00f6pr\u00fclerle ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n \u00c7al\u0131\u015fma prensipleri ayn\u0131 olmakla beraber, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise ak\u00fcm\u00fclat\u00f6rler sadece ara\u00e7larda mar\u015f ama\u00e7l\u0131 olarak de\u011fil; elektrik enerjisinin depolanmas\u0131 ve gerekti\u011finde geri al\u0131nmas\u0131 \/ kullan\u0131lmas\u0131 ama\u00e7l\u0131 olarak da kullan\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6zellikle sabit \/ dura\u011fan yerlerde kullan\u0131lmak \u00fczere \u00fcretilen ak\u00fcm\u00fclat\u00f6rlerin i\u00e7 yap\u0131s\u0131, starter \/ mar\u015f ama\u00e7l\u0131 olanlara g\u00f6re b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131k ihtiva eder. Kesintisiz ve\/veya yedek enerji ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in bilinen en eski, kolay ve ekonomik y\u00f6ntemdir. Sabit tesis ak\u00fcm\u00fclat\u00f6rleri de kendi aralar\u0131nda alt gruplara ay\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayr\u0131ca likit bazda asit ihtiva edenler oldu\u011fu gibi, yeni jenerasyon vrla \/ agm ve gel teknolojisi \u00fcr\u00fcnlerde asit s\u0131v\u0131 bazda de\u011fildir. Bu sayede bak\u0131ma gereksinim duyulmadan kullan\u0131m ile cihaz i\u00e7i vb. kapal\u0131 yerlerde kullanma imk\u00e2n\u0131 gibi avantajlar\u0131 mevcuttur.<\/p>\n<p>Ak\u0131m \u015eiddeti<br \/>\n Ak\u0131m \u015fiddeti iletken telden birim zamanda (saniye olabilir) ge\u00e7en y\u00fck say\u0131s\u0131na denir. Atomda elektronlar hareketli oldu\u011fu i\u00e7in bu y\u00fckler elektronlard\u0131r.<br \/>\n Sembol\u00fc I harfidir, birimi A harfiyle g\u00f6sterilen Amperdir. <\/p>\n<p> Ak\u0131\u015fkanlar Dinami\u011fi, ak\u0131\u015fkanlar mekani\u011finin alt dallar\u0131ndan biridir. Hidrolik biliminin temel \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131ndand\u0131r. Hareket halindeki ak\u0131\u015fkanlar\u0131 konu alan bu bilim dal\u0131n\u0131n; hidrodinamik (su dinami\u011fi), aerodinamik (hava dinami\u011fi) gibi alt dallar\u0131 vard\u0131r. M\u00fchendislik uygulamalar\u0131nda yayg\u0131n kullan\u0131m alan\u0131na sahip bir bilim dal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ak\u0131\u015fkanlar Mekani\u011fi, ak\u0131\u015fkan olarak adland\u0131r\u0131lan maddelerin (genel olarak s\u0131v\u0131lar ve gazlar, bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda da baz\u0131 di\u011fer maddeler) fiziksel davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 inceleyen bilim dal\u0131d\u0131r.<br \/>\n Ba\u015fl\u0131ca Ak\u0131\u015fkan Stati\u011fi ve Ak\u0131\u015fkan Dinami\u011fi olmak \u00fczere ikiye ayr\u0131l\u0131r.<br \/>\n Ak\u0131\u015fkanlar mekani\u011fi bilimi temel m\u00fchendislik b\u00f6l\u00fcmlerinden olan hidrojeoloji, in\u015faat, makine ve kimya,tekstil m\u00fchendisliklerinde zorunlu olarak okutulur.Ak\u0131\u015fkanlar mekani\u011fi konular\u0131 basit bir boyut analizi ile baslayip vizkozite ard\u0131ndan s\u0131v\u0131 ve gaz bas\u0131n\u00e7lar\u0131n\u0131n incelenmesiyle devam eder. Bernoulli s\u00fcreklilik denklemleriye de\u011fi\u015fkenlerden bilinmeyenler bulunabilir. Navier-Stokes denklemleri yard\u0131m\u0131yla 3 boyutlu bas\u0131n\u00e7 gradyenlerine ula\u015f\u0131labilir. Bunlar olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k olduklar\u0131ndan genelde \u00e7\u00f6z\u00fcmlerinde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bilgisayarlar kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Alev, yanan bir madde ve onu oksitleyen bir maddenin y\u00fcksek derecede ekzotermik reaksiyona girmesi sonucu olu\u015fan di\u011fer bir tan\u0131mla yanan maddelerin \u0131\u015f\u0131kl\u0131 uzant\u0131s\u0131, ate\u015f par\u00e7as\u0131. Alevin, rengi ve s\u0131cakl\u0131k derecesi yakan ve yanan maddelerin t\u00fcr\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u00d6rnek olarak bir \u00e7akmak ve onun tutu\u015fturdu\u011fu mumun alevi ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Amorf Kat\u0131<br \/>\nAmorf kat\u0131 atomlar\u0131n kararl\u0131 bir kristal yap\u0131ya sahip olmad\u0131\u011f\u0131 kat\u0131lar i\u00e7in kullan\u0131lan terimdir. Cam gibi maddeler, polystyrene gibi polimerler, pamuk helva gibi yiyecekler ve ruj gibi makyaj malzemeleri amorf kat\u0131lara \u00f6rnek g\u00f6sterilebilir.<\/p>\n<p>Anl\u0131k H\u0131z hareket eden bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n, herhangi bir andaki h\u0131z\u0131d\u0131r.<br \/>\n H\u0131z s\u0131n\u0131rlamas\u0131 olan bir yolda, trafik kurallar\u0131na uymak i\u00e7in, arac\u0131n ani h\u0131z\u0131n\u0131n bilinmesi istenir. Ani h\u0131z\u0131 bulurken, ortalama h\u0131z form\u00fcl\u00fc (konumun zamana oran\u0131) kullan\u0131l\u0131r. Arac\u0131n g\u00f6stergesi, tekerleklerin devir say\u0131s\u0131na dayanarak ani h\u0131z\u0131 hesaplayabilir. Bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n ani h\u0131z\u0131n\u0131 hesaplarken, o par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n belirli bir zaman aral\u0131\u011f\u0131nda, konum-zaman grafi\u011fine ihtiya\u00e7 duyulur.h\u0131z=yol\/zaman<br \/>\n Konum-zaman grafi\u011finde, istenilen ana kar\u015f\u0131l\u0131k gelen konumun, grafi\u011fe te\u011fet olan do\u011frusunun, tanjant\u0131 anl\u0131k h\u0131z\u0131 verir. Ani h\u0131z, konum\/zaman oran\u0131n\u0131n, birim zaman\u0131n 0&#8217;a yakla\u015f\u0131rken ald\u0131\u011f\u0131 de\u011ferdir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle konumun, zamana t\u00fcrevidir.<\/p>\n<p>Anomalon, tanecik fizi\u011finde y\u00fcksek enerjili bir \u00e7ekirde\u011fin kat\u0131 bir hedefle (bir em\u00fclsiyon k\u00fctlesi ya da plastik tabakalar y\u0131\u011f\u0131n\u0131) \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 sonucu olu\u015fan atom \u00e7ekirde\u011fi par\u00e7ac\u0131klar\u0131d\u0131r.<br \/>\n Kuramsal olarak, \u00f6b\u00fcr par\u00e7ac\u0131klarla, bu t\u00fcr par\u00e7ac\u0131klar\u0131n normalde yapt\u0131klar\u0131na oranla \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 tepkimeye giren anomalonlar, varl\u0131klar\u0131 kuramsal olarak n\u00fckleer maddenin al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f a\u015famalar\u0131n\u0131 g\u00f6sterebildi\u011finden b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131rlar. Al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ftan farkl\u0131 bi\u00e7imlerde olabilirler; hatta kuark ve gluon bile\u015fenlerine b\u00f6l\u00fcnebilen n\u00f6tronlar ve protonlar i\u00e7erebilirler. ABD&#8217;de ve eski SSCB&#8217;de yap\u0131lm\u0131\u015f anomalon g\u00f6zlemlerinin sonu\u00e7lar\u0131 hen\u00fcs tart\u0131\u015fma konusudur.<\/p>\n<p>Atom saati, atomlar\u0131n rezonans frekanslar\u0131n\u0131 sayarak zaman\u0131 \u00f6l\u00e7en bir saat \u00e7e\u015fididir. 3 milyon y\u0131lda 1 saniye hata yapmalar\u0131n\u0131n ihtimali sadece %22,522dir.<br \/>\n \u0130lk atom saatleri, say\u0131m ekipmanlar\u0131 eklenmi\u015f MASER&#8217;lerdir. Bug\u00fcn\u00fcn en iyi atom saatleri, so\u011fuk atomlar ve atomik \u00e7e\u015fmelerle \u00e7al\u0131\u015fan, ileri fizik \u00fcr\u00fcn\u00fc aletlerdir. Ulusal standartlar enstit\u00fcleri, kullan\u0131lan MASER&#8217;lerin hata pay\u0131 olan g\u00fcnl\u00fck 10-9 saniyelik sapmayla \u00e7al\u0131\u015fan saatler kullan\u0131rlar. Atom saatleri devaml\u0131 ve istikrarl\u0131 bir zaman \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc standard\u0131 olan Uluslararas\u0131 Atomik Zaman\u0131 (International Atomic Time ,TAI) olu\u015ftururlar. Di\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcmler i\u00e7in, TAI&#8217;den elde edilen ancak gece ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn ge\u00e7i\u015fiyle senkronize edilen Koordine Evrensel Zaman (Coordinated Universal Time, UTC) kullan\u0131l\u0131r.<br \/>\n \u0130lk atom saati 1949&#8217;da ABD Ulusal Standartlar B\u00fcrosu&#8217;nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yap\u0131ld\u0131. \u0130lk isabetli atom saatiyse, sezyum-133 atomunun rezonans\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcyle 1955 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiltere Ulusal Fizik Laboratuvar\u0131nda Louis Essen taraf\u0131ndan yap\u0131ld\u0131.<br \/>\n A\u011fustos 2004&#8217;te NIST bilim adamlar\u0131, bilgisayar \u00e7ipi \u00f6l\u00e7e\u011finde ilk atom saatini tan\u0131tt\u0131lar.<br \/>\n Modern radyo saatleri atom saatlerini referans al\u0131rlar, ancak radyo saatleri ikincil ekipmanlar olduklar\u0131 i\u00e7in atom saatlerindeki kesinlikten yoksundurlar. Bu y\u00fczden y\u00fcksek kesinlik gerektiren bilimsel uygulamalarda kullan\u0131lmazlar. 2005 y\u0131l\u0131nda atom saati birazdaha gelistirildi<\/p>\n<p> Aubert Olay\u0131<br \/>\n Ba\u015f, karanl\u0131kta iyice e\u011fildi\u011fi (45\u00b0-95\u00b0) zaman, dikey do\u011frunun (g\u00f6r\u00fcn\u00fcr dikeylik) ba\u015f\u0131n e\u011fim y\u00f6n\u00fcnde yer de\u011fi\u015ftirdi\u011fi izlenimini b\u0131rakan alg\u0131lama olay\u0131d\u0131r. Bu olay, ilk defa Aubert taraf\u0131ndan belirtildi (1861). Sonra Witkin ve Asch taraf\u0131ndan sistemli \u015fekilde incelendi (1948). Bunlar, karanl\u0131kta duran, ba\u015f\u0131 e\u011fik bir ki\u015fiden \u0131\u015f\u0131kl\u0131 \u00e7ubu\u011fu dikey tutmas\u0131n\u0131 istediler. Witkin ile Asch, Aubert olay\u0131n\u0131n ancak a\u015f\u0131r\u0131 ba\u015f e\u011fimlerinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcler. E olay\u0131 28\u00b0-45\u00b0 aras\u0131nda olur. Olay ba\u015f\u0131n e\u011filmesinden ileri geliyor gibidir (t\u00fcm g\u00f6vdenin e\u011filmesi herhangi bir de\u011fi\u015fiklik do\u011furmaz). G\u00f6zlerin kendi etraf\u0131nda d\u00f6nmesinin de bunda pay\u0131 olsa gerek; bu durumda g\u00f6zler, ba\u015f\u0131n simetri ekseni ile a\u00e7\u0131 yapan \u0131\u015f\u0131kl\u0131 bir do\u011fruyu izlemek zorunda kal\u0131r. Denek sa\u011f yan\u0131na yatt\u0131\u011f\u0131 zaman, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr dikeylik, sa\u011fa do\u011fru 18\u00b0-25\u00b0 bir e\u011fim g\u00f6sterir. Bununla beraber Aubert olay\u0131 insandan insana b\u00fcy\u00fck fark g\u00f6sterir.<\/p>\n<p> Ayarlanabilir Kondansat\u00f6r<br \/>\n Kapasiteleri \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemlerle de\u011fi\u015ftirilebilen kondansat\u00f6rlere ayarlanabilir kondansat\u00f6r ad\u0131 verilir. Bu halleriyle ince ayar yapmaya imk\u00e2n tan\u0131rlar. Yandaki resim, devre \u00fczerinde ayarlanabilir kondansat\u00f6rlerin alabilece\u011fi simgelerdir. \u00dc\u00e7 \u00e7e\u015fit ayarlanabilir kondansat\u00f6rden bahsedilebilir.<br \/>\nVaryabl kondansat\u00f6r<br \/>\nTrimer kondansat\u00f6r<br \/>\nVarakt\u00f6r<\/p>\n<p>A\u00e7\u0131sal ivme, a\u00e7\u0131sal h\u0131z\u0131n birim zamandaki de\u011fi\u015fim oran\u0131 olarak tan\u0131mlan\u0131r. SI birim sistemindeki birimi: rad\/s2 (radyan b\u00f6l\u00fc saniye kare) dir ve genellikle Yunan harfi alfa () ile g\u00f6sterilir. A\u00e7\u0131sal ivmenin sabit de\u011ferleri i\u00e7in d\u00f6nen bir cisim d\u00f6nme hareket denklemlerine uyar: <\/p>\n<p> \u03c4 torku,I eylemsizlik momentini g\u00f6sterir.<br \/>\nA\u011f\u0131rl\u0131k, bir cisme uygulanan k\u00fctle \u00e7ekim kuvvetidir. Dinamometre ile \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. D\u00fcnya&#8217;da bir cismi ele al\u0131rsak y\u00fckse\u011fe \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131k\u00e7a a\u011f\u0131rl\u0131k azal\u0131r, kutuplara gidildik\u00e7e a\u011f\u0131rl\u0131k fazlala\u015f\u0131r, ekvatora gittik\u00e7e a\u011f\u0131rl\u0131k azal\u0131r, d\u00fcnyan\u0131n merkezine inildik\u00e7e a\u011f\u0131rl\u0131k azal\u0131r.A\u011f\u0131rl\u0131k birimi newton&#8217;dur ve k\u0131saca N ile g\u00f6sterilir.<br \/>\n Yatay bir taban \u00fczerine konan bir cismin, o taban \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 bas\u0131nca ya da bir noktaya as\u0131l\u0131 bir cismin, o noktaya uygulad\u0131\u011f\u0131 yer \u00e7ekimi kuvvetine verilen ad.<br \/>\n Bu bak\u0131mdan, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n y\u00f6n\u00fc, yer \u00e7ekimi kuvvetinin y\u00f6n\u00fcndedir. Bu da, cismin k\u00fctlesine ve o yerin ivmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130vme, yery\u00fcz\u00fcnde cismin bulundu\u011fu yere g\u00f6re de\u011fi\u015febildi\u011fine g\u00f6re, k\u00fctlesi sabit olan bir cismin mutlak a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131, k\u00fcre \u00fczerinde bulundu\u011fu yere g\u00f6re de\u011fi\u015febilir.<\/p>\n<p>A\u011f\u0131rl\u0131k Merkezi:<br \/>\n Bir cismin par\u00e7ac\u0131klar\u0131 \u00fczerine etki eden yer\u00e7ekimleri bile\u015fkesinin uygulama noktas\u0131na verilen ad. Bo\u015flu\u011fa b\u0131rak\u0131lan her cisim, yer\u00e7ekiminin etkisi alt\u0131nda kalarak d\u00fc\u015fer. Yer\u00e7ekimi, cismin yere d\u00fc\u015fmesini, dolay\u0131s\u0131yla bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 olmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Yer\u00e7ekimi kuvveti, k\u00fctlesi (m) olan bir nokta gibi tasarlanan cismin par\u00e7ac\u0131klar\u0131na ayr\u0131 ayr\u0131 etki yapar. Bir cismin a\u011f\u0131rl\u0131k merkezi, o cismin meydana gelmesini sa\u011flayan noktalar sisteminin, o noktada toplanm\u0131\u015f ve yer\u00e7ekimi kuvveti o noktaya etki ediyormu\u015f gibi olan halidir.<\/p>\n<p>Bant teorisi, bir kat\u0131daki elektronlar\u0131n davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 tan\u0131mlar. Bu teoriye g\u00f6re kat\u0131da elektronlar taraf\u0131ndan doldurulacak s\u00fcrekli enerji bantlar\u0131 ve elektronlar\u0131n bulunamayaca\u011f\u0131 enerji aral\u0131klar\u0131 bulunur. Teori elektriksel diren\u00e7 ve optik absorpsiyon gibi bir\u00e7ok olay\u0131 a\u00e7\u0131klamada b\u00fcy\u00fck yarar sa\u011flar.<br \/>\nBas\u0131n\u00e7 \u00d6l\u00e7\u00fcm\u00fc<br \/>\nBas\u0131n\u00e7 ve vakum&#8217;un \u00f6l\u00e7\u00fclmesi i\u00e7in \u00e7ok \u00e7e\u015fitli teknikler geli\u015ftirilmi\u015ftir. Bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc i\u00e7in kullan\u0131lan bu cihazlar, bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcm saati veya vakum \u00f6l\u00e7\u00fcm saati olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r.<br \/>\n Manometre, bir bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcm aletidir, genellikle atmosferik bas\u0131nca yak\u0131n bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcmleri i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Manometre terimi s\u0131k olarak, \u00f6zel s\u0131v\u0131 kolonlu hidrostatik cihazlar\u0131 ifade etmek i\u00e7in de kullan\u0131l\u0131r.<br \/>\nVakum \u00f6l\u00e7\u00fcm saati, vakum (vakum, iki alt kategoride incelenir: y\u00fcksek ve d\u00fc\u015f\u00fck vakum) i\u00e7indeki bas\u0131nc\u0131 \u00f6l\u00e7mek i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Vakum \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc i\u00e7in kullan\u0131lan tekniklerin bir\u00e7o\u011fu bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcm aral\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde uygulanabilirdir. Bundan dolay\u0131, farkl\u0131 tipteki bir \u00e7ok \u00f6l\u00e7\u00fcm cihaz\u0131 birle\u015ftirilerek, 10 mbar&#8217;dan 100000000000 mbar&#8217;a kadar olan bas\u0131nc\u0131 ayn\u0131 bas\u0131n\u00e7 \u00f6l\u00e7\u00fcm sistemi i\u00e7inde \u00f6l\u00e7mek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr<\/p>\n<p>Ba\u011f\u0131l nem, belli bir s\u0131cakl\u0131kta havadaki buharla\u015fma ve yo\u011funla\u015fma dengesine denir. \u00d6rne\u011fin, ba\u011f\u0131l nem %100 oldu\u011funda su, buhar\u0131yla dinamik dengede demektir. Ba\u011f\u0131l nem %100&#8217;den k\u00fc\u00e7\u00fck bir de\u011ferdeyse buharla\u015fma, b\u00fcy\u00fck bir de\u011ferdeyse yo\u011funla\u015fma daha fazlad\u0131r. Ba\u011f\u0131l nem \u00fclkemizde en fazla Karadeniz B\u00f6lgesi&#8217;nde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. &#8220;Ba\u011f\u0131l nem belli bir yerdeki hava k\u00fctlesinin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131na ve bas\u0131nc\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak ta\u015f\u0131yabilece\u011fi maksimum nemin y\u00fczde ka\u00e7\u0131 kadar neme (su buhar\u0131na) sahip oldu\u011funu ifade eden bir kavramd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Ba\u011f\u0131l dielektrik (yal\u0131tkanl\u0131k) sabiti, herhangi bir malzemenin dielektrik katsay\u0131s\u0131, bo\u015flu\u011fun dielektrik katsay\u0131s\u0131na g\u00f6re oranlan\u0131r ve ortaya \u00e7\u0131kan yeni katsay\u0131ya bu ad verilir.<br \/>\n Ba\u011f\u0131l dielektrik sabiti tamamen deneysel olarak elde edilir. Ayn\u0131 fiziksel ko\u015fullara sahip bir ortamda, ayn\u0131 iki metal plaka aras\u0131na ayn\u0131 uzakl\u0131k b\u0131rak\u0131l\u0131r. Plakalar aras\u0131na ayn\u0131 gerilim uyguland\u0131\u011f\u0131 zaman, \u00f6ncelikle yal\u0131tkan olarak vakum kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ald\u0131\u011f\u0131 kapasite bulunur, sonras\u0131nda yal\u0131tkan olarak farkl\u0131 bir malzeme kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ald\u0131\u011f\u0131 kapasiteyle oranlan\u0131r. K\u0131saca, vakumun yal\u0131tkanl\u0131\u011f\u0131 temel al\u0131narak di\u011fer malzemelerin yal\u0131tkanl\u0131\u011f\u0131 buna g\u00f6re k\u0131yaslan\u0131r. Bir yal\u0131tkan malzeme ba\u011f\u0131l dielektrik sabiti oran\u0131nda, vakuma g\u00f6re daha fazla y\u00fck depolar.<\/p>\n<p>Beta par\u00e7ac\u0131klar\u0131, potasyum-40 gibi baz\u0131 \u0131\u015f\u0131netkin \u00f6\u011feciksel \u00e7ekirdeklerden sal\u0131nan y\u00fcksek h\u0131zl\u0131 ve erkeli eksicik (elektron) veya art\u0131c\u0131klardan (pozitron) olu\u015fur. Sal\u0131nan bu par\u00e7ac\u0131klardan ayr\u0131ca beta \u0131\u015f\u0131n\u0131 denen y\u00fck\u00fcnle\u015ftiren bir \u0131\u015f\u0131n\u0131m olarak da s\u00f6z edilir. Beta par\u00e7ac\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fcretimine beta \u00e7\u00f6z\u00fcnmesi ad\u0131 verilir, eksicik ile art\u0131c\u0131k \u00fcretimine g\u00f6re, \u03b2\u2212 ve \u03b2+&#8217;dan s\u00f6z edilir.<\/p>\n<p> Alfa \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 helyum \u00e7ekirdeklerinden olu\u015fup, bir k\u00e2\u011f\u0131t sayfas\u0131 ile bile durduralabilir. Ancak beta \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 eksiciklerden olu\u015fur ve aluminyum ile durdurulabilir. Gama \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 ise son derece yo\u011fun \u00f6zdeklere bile i\u015fleyebilir.<\/p>\n<p> Betatron<\/p>\n<p>Betatronda par\u00e7ac\u0131k h\u0131zland\u0131k\u00e7a manyetik alanda art\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. B\u00f6ylece, dairesel yol her zaman ayn\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fckte kal\u0131r. Burada h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 elektrik alan manyetik alan taraf\u0131ndan olu\u015fturulmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ind\u00fcksiyon yasas\u0131na g\u00f6re zamanla de\u011fi\u015fen manyetik alan elektrik alan \u00fcretmektedir. Bu nedenle \u00f6zel bir h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 b\u00f6lge tasarlamaya gerek yoktur.\u00c7\u00fcnk\u00fc ind\u00fcksiyon yasas\u0131na g\u00f6re zamanla de\u011fi\u015fen manyetik alan elektrik alan \u00fcretmektedir.Bu nedenle \u00f6zel bir h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 b\u00f6lge tasarlamaya gerek yoktur.<\/p>\n<p>Bose-Einstein yo\u011funla\u015fmas\u0131 bozonlardan olu\u015fan maddelerin mutlak s\u0131f\u0131r s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131na \u00e7ok yak\u0131n de\u011ferlere kadar so\u011futulmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kan maddenin bir halidir. Bu s\u00fcperso\u011futulmu\u015f maddede atomlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu en d\u00fc\u015f\u00fck kuvantum durumlar\u0131na \u00e7\u00f6ker ve b\u00f6ylece makroskopik skalada kuvantum etkileri g\u00f6stermeye ba\u015flar.<br \/>\n Maddenin bu hali, Satyendra Nath Bose&#8217;un yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar \u00fczerine 1925&#8217;te Albert Einstein taraf\u0131ndan kuvantum mekani\u011finin bir sonucu olarak tahmin edilmi\u015fti. Yetmi\u015f y\u0131l sonra 1995te ilk yo\u011funla\u015fma Eric Cornell ve Carl Wieman taraf\u0131ndan Colorado \u00dcniversitesi NIST-JILA laboratuar\u0131nda rubidyum gaz\u0131n\u0131 170 nanoKelvin&#8217;e (nK) so\u011futarak elde edildi. Cornell, Wieman ve MIT&#8217;den Wolfgang Ketterle bu deneyle 2001 Nobel Fizik \u00d6d\u00fcl\u00fc payla\u015ft\u0131lar.<\/p>\n<p>Buz suyun donmu\u015f haline verilen add\u0131r. Oda ko\u015fullar\u0131nda 0 \u00b0C ve alt\u0131nda bulunur.<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fcte\u00e7, \u0130nce kenarl\u0131 mercek kullanarak cisimleri b\u00fcy\u00fctmeye yarayan ara\u00e7. B\u00fcyete\u00e7ler, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n k\u0131r\u0131lma \u00f6zelliklerinden yararlan\u0131rlar.\u00c7oklukla k\u00fc\u00e7\u00fck cisimleri daha b\u00fcy\u00fck g\u00f6rebilmek i\u00e7in, bu cisimlerle g\u00f6z aras\u0131na konan yak\u0131nsak mercek, pertav\u0131z. B\u00fcy\u00fcte\u00e7lerde odak uzakl\u0131klar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr. \u0130ncelenecek cisim b\u00fcy\u00fcte\u00e7 ile bunun odaklar\u0131ndan birisi aras\u0131na yerle\u015ftirilir; \u00f6b\u00fcr odak taraf\u0131na da g\u00f6zleyicinin g\u00f6z\u00fc gelir. B\u00f6ylece cismin zahir\u00ee, b\u00fcy\u00fck ve do\u011fru bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f olur.<\/p>\n<p>Casimir kuvveti, 1948&#8217;de ke\u015ffedilip ilk kez 1997&#8217;de \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bir kertenkelenin y\u00fczeye sadece tek bir parma\u011f\u0131n\u0131n ucuyla yap\u0131\u015fabilme becerisinde g\u00f6r\u00fclebilir.<\/p>\n<p>Coulomb kuvveti, atomlar aras\u0131ndaki tepkimelerde yer alan asal kuvvetlerden biridir. Coulomb kuvveti, &#8220;ayn\u0131 y\u00fckl\u00fc tanecikler aras\u0131nda itme kuvveti&#8221;, veya &#8220;z\u0131t y\u00fckl\u00fc tanecikler aras\u0131nda \u00e7ekme kuvveti&#8221; olarak tan\u0131mlanabilir. Frans\u0131z m\u00fchendis ve fizik\u00e7i Charles Augustin de Coulomb, 1780&#8217;lerde Fransa&#8217;da optik aletler, pusulalar ve benzeri gere\u00e7ler \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f ve m\u0131knat\u0131slanma konusundaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla dikkati \u00e7ekmi\u015ftir. Coulomb ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131na g\u00f6re, y\u00fcklerin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne ve aradaki uzakl\u0131\u011fa bak\u0131larak &#8220;kuvvetlerin \u015fiddetleri&#8221; bulunur.<\/p>\n<p>Dalga, bir fizik terimi olarak, uzay veya uzayzamanda yay\u0131lan ve s\u0131kl\u0131kla enerjinin ta\u015f\u0131nmas\u0131na yol a\u00e7an titre\u015fime verilen isimdir. Bununla birlikte g\u00fcnl\u00fck dilde farkl\u0131 anlamlarda kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca denizlerde olu\u015fan bir su vuruntusudur.Dalgalar bir yerden ba\u015fka bir yere uzan\u0131rlar. Titre\u015fimleri, periyodik (bir kemandaki nota sesi gibi) olabilece\u011fi gibi , periyodik olmayadabilir (bir patlama sesi gibi.) B\u00fct\u00fcn dalgalar \u015fu \u00f6zelliklere sahiptirler:<br \/>\nSal\u0131n\u0131m\u0131n \u015fiddeti genliktir.<br \/>\nSal\u0131n\u0131m ne kadar s\u0131kl\u0131kla oldu\u011fu frekanst\u0131r.<br \/>\nDalgan\u0131n maksimumlar\u0131 aras\u0131nda gitti\u011fi mesafe dalga boyudur.<br \/>\n Dalgalar bir materyalde belirlenmi\u015f bir h\u0131zda gittiklerinden, dalga frekans\u0131n\u0131 artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131zda, dalga boyu azal\u0131r. Matematiksel olarak, dalga h\u0131z\u0131 = frekans x dalga boyu, yani sabit dalga h\u0131z\u0131 i\u00e7in, frekans ve dalga boyu ters orant\u0131l\u0131d\u0131r. Dalgalar\u0131n en ilgin\u00e7 \u00f6zelliklerinden birisi, iki dalgan\u0131n birbirinin i\u00e7inden ge\u00e7erken etkilerinin birle\u015fmesidir. Bu olaya giri\u015fim denir.<\/p>\n<p>Dalgaboyu, bir dalga \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn tekrarlanan birimleri aras\u0131ndaki mesafedir. Yayg\u0131n olarak Yunanca lamda (\u03bb) harfi ile g\u00f6sterilmektedir. Dalgaboyu frekans ile ters orant\u0131l\u0131d\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla dalgaboyu uzad\u0131k\u00e7a frekans azal\u0131r.<br \/>\nDalgaboyu &#8211; frekans ili\u015fkisi;<br \/>\n Bu ili\u015fki a\u015fa\u011f\u0131daki form\u00fclle ifade edilebilir;<\/p>\n<p> Burada f frekans, v dalga h\u0131z\u0131, \u03bb ise dalgaboyu`nu sembolize eder.<\/p>\n<p>Deplasman (Denizcilik)<br \/>\n Y\u00fczen bir geminin ta\u015f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 suyun k\u00fctlesi. Yani geminin suyun alt\u0131nda kalan k\u0131sm\u0131n\u0131n hacmixsuyun \u00f6zk\u00fctlesi<br \/>\n F=mcisimxg , Fkald\u0131rma=Vbatanxds\u0131v\u0131xg (S\u0131v\u0131n\u0131n kald\u0131rma kuvveti cismi kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re kald\u0131rma kuvveti ile cismin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 birbirine e\u015fittir.)<\/p>\n<p> mcisimxg=Vbatanxds\u0131v\u0131xg (Gerekli sadele\u015ftirmeler yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda;<\/p>\n<p> Vbatanxds\u0131v\u0131=mcisim<br \/>\n Sonu\u00e7 olarak y\u00fczen cismin ta\u015f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 suyun k\u00fctlesi, cismin k\u00fctlesine e\u015fittir.<br \/>\n Not:Bu kural yaln\u0131zca y\u00fczen ve s\u0131v\u0131da ask\u0131da kalan cisimler i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Bu y\u00f6nten ile batan cisimlerin k\u00fctlesi \u00f6l\u00e7\u00fclemez.<\/p>\n<p>Depozisyon gazlar\u0131n kat\u0131lara d\u00f6n\u00fc\u015fmesidir. Depozisyonun tersine ise s\u00fcblimle\u015fme denir.<br \/>\n Depozisyonun bir \u00f6rne\u011fi ise, donma s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaki havada, su buhar\u0131n\u0131n \u00f6ncelikle s\u0131v\u0131 hale gelmeden do\u011frudan buz haline ge\u00e7mesi i\u015flemidir. Kar ve don bulutlarda b\u00f6yle olu\u015fur.<br \/>\n Fiziksel depozisyonun bir di\u011fer \u00f6rne\u011fi de fiziksel buhar depozisyonunun yapay i\u015flemidir, \u00e7e\u015fitli malzemelerin ince filmlerini \u00e7e\u015fitli y\u00fczeylerde biriktirmek de kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Dev magnetorezistans, kuvantum mekanik bir t\u00fcr magnetorezistans etkidir. De\u011fi\u015fken dalgal\u0131 ferromanyetik ve manyetik olmayan metalden ince film tabakalar\u0131nda incelenir.<\/p>\n<p>Dif\u00fczyon Bas\u0131nc\u0131<br \/>\n S\u0131cakl\u0131k sabit kald\u0131k\u00e7a bir gaz\u0131n bas\u0131nc\u0131, konsantrasyonu ile yani o gaz\u0131n birim hacimdeki molek\u00fcl say\u0131s\u0131 ile do\u011fru orant\u0131l\u0131d\u0131r. \u00d6yleyse kar\u0131\u015f\u0131k gazlardan olu\u015fan bir sistemde gaz molek\u00fcllerinin dif\u00fczyonu her gaz\u0131n k\u0131smi bas\u0131nc\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r ki buna dif\u00fczyon bas\u0131nc\u0131 denir. \u0130ki b\u00f6lge aras\u0131ndaki dif\u00fczyon bas\u0131nc\u0131 fark\u0131 her ne kadar b\u00fcy\u00fckse dif\u00fczyon o kadar s\u00fcratlidir.<\/p>\n<p>Diyamanyetik<br \/>\n Diyamanyetiklik, manyetik ters y\u00f6nelmesi olarak ifade edilebilir. Manyetik alan yay\u0131l\u0131m frekans\u0131na g\u00f6re molek\u00fcler \u00e7apta ters y\u00f6nlenme e\u011filimi g\u00f6sterirler. Bir m\u0131knat\u0131sa yakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kuzey kutbu g\u00f6ren maddenin yak\u0131n taraf\u0131 kuzey kutbu olarak y\u00f6nelecektir \u0130tkisel bir yap\u0131 olu\u015fmas\u0131na sebep olan bu maddeler yeni bir fenomendir. Su, bu yap\u0131ya sahip maddelerden biridir.<\/p>\n<p>Do\u011fru ak\u0131m (DC ya da s\u00fcrekli ak\u0131m) elektrik y\u00fcklerinin y\u00fcksek potansiyelden al\u00e7ak olana do\u011fru sabit olarak akmas\u0131d\u0131r. Tipik olarak kablo gibi bir iletkende, ya da yar\u0131iletkenler ve yal\u0131tkanlardan akabilir. Do\u011fru ak\u0131mda, elektrik y\u00fcklerinin ayn\u0131 y\u00f6nde ak\u0131\u015f\u0131, do\u011fru ak\u0131m\u0131 alternatif ak\u0131mdan ay\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p> Do\u011fru ak\u0131m zamanla kutbu de\u011fi\u015fmeyen ak\u0131m t\u00fcr\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Do\u011fru-Voltaj H\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131<br \/>\nEn basit par\u00e7ac\u0131k h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131, elektrotlar\u0131 aras\u0131nda, y\u00fcksek voltaj jenerat\u00f6r\u00fc ile \u00fcretilen sabit bir elektrik alan kullanmaktad\u0131r. Elektrotlardan birinde ayn\u0131 zamanda par\u00e7ac\u0131k kayna\u011f\u0131 da bulunmaktad\u0131r. Elektron demetleri i\u00e7in bu termo-iyonik katottur. Ba\u015fka bir DC ya da y\u00fcksek frekans kayna\u011f\u0131 kullan\u0131larak seyreltik gazlar\u0131n iyonla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla elde edilen protonlar, hafif ve a\u011f\u0131r iyonlar da h\u0131zland\u0131r\u0131labilmektedir. Bu \u015fekilde elde edilen par\u00e7ac\u0131klar elektrik alanla h\u0131zland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. H\u0131zland\u0131rma b\u00f6lgesi par\u00e7ac\u0131klar\u0131n gaz molek\u00fclleriyle \u00e7arp\u0131\u015f\u0131p enerji kaybetmelerini engellemek amac\u0131yla vakum alt\u0131nda tutulmaktad\u0131r. Par\u00e7ac\u0131k bu \u015fekilde ikinci elektroda kadar enerji kaybetmeden h\u0131zlan\u0131r. \u0130kinci elektrotu genelde par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n sabit h\u0131zla hareket etti\u011fi (elektrik alan\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131) bir b\u00f6lge takip eder. Par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n bu \u015fekilde h\u0131zland\u0131r\u0131lmas\u0131yla elde edilen enerji, teknolojik limitler nedeniyle olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnya k\u00fctlesi (M\u2295) k\u00fctlenin D\u00fcnya&#8217;n\u0131n toplam k\u00fctlesine e\u015fitlenmesi. 1 M\u2295 = 5.9742 \u00d7 1024 kg.<br \/>\n G\u00fcne\u015f Sistemi&#8217;ndeki d\u00f6rt yerbenzeri gezegen, Merk\u00fcr, Ven\u00fcs, D\u00fcnya ve Mars k\u00fctleleri s\u0131ras\u0131yla 0.055, 0.815, 1.000, ve 0.107 D\u00fcnya k\u00fctlesidir.<br \/>\n Bir D\u00fcnya k\u00fctlesi ilgili birimlere \u015fu \u015fekilde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir:<br \/>\n81.3 Ay k\u00fctlesi (ML)<br \/>\n0.003 15 J\u00fcpiter k\u00fctlesi (MJ)<br \/>\n0.000 003 003 G\u00fcne\u015f k\u00fctlesi (M\u2299)<br \/>\nD\u00fczg\u00fcn Dairesel Hareket<br \/>\n D\u00fczg\u00fcn do\u011frusal hareket bir cismin d\u00fcz bir yerde ilerlemesidir.. Bu cisme ivme kazand\u0131ran kuvvet merkezcil kuvvet olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Bu kuvvet ivmeyle ayn\u0131 y\u00f6nl\u00fc,yani merkeze do\u011frudur. Merkezcil kuvvetin y\u00f6n\u00fc s\u00fcrekli de\u011fi\u015fir ama b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc sabittir. Bu cismin h\u0131z vekt\u00f6r\u00fc, r yar\u0131\u00e7apl\u0131 daireye s\u00fcrekli te\u011fettir.D\u00fczg\u00fcn do\u011frusal hareket g\u00fcnl\u00fck hayatta \u00e7emberde dola\u015fan \u00e7ocuktur.<br \/>\n Form\u00fclsel olarak ifadesi \u2192 mv\u00b2\/r<br \/>\n A\u00e7\u0131sal h\u0131z cinsinden \u2192 mw\u00b2r dir.<br \/>\n \u00c7evremizde dairesel bir y\u00f6r\u00fcnge etraf\u0131nda d\u00f6nen bir\u00e7ok cisim vard\u0131r.Otomobillerin tekerleklerinin d\u00f6nmesi, di\u015fli \u00e7arklar\u0131n d\u00f6nmesi,elektronlar\u0131n \u00e7ekirdek etraf\u0131nda d\u00f6nmesi, gezegenlerin kendi etraflar\u0131nda d\u00f6nmesi ve buna benzer bir\u00e7ok dairesel harekete \u00f6rnek verilebilir.<br \/>\n Dairesel bir y\u00f6r\u00fcngede e\u015fit zaman aral\u0131klar\u0131nda e\u015fit yol alan hareketlinin hareketine, d\u00fczg\u00fcn dairesel hareket denir.Dairesel hareket,sabit ve h\u0131z vekt\u00f6r\u00fcne dik ve s\u00fcrekli uygulanan kuvvet sayesinde olur.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fck s\u0131cakl\u0131klar fizi\u011fi ya da kiyojeni; oksijenin yo\u011funla\u015fma s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 -183\u00b0C ile mutlak s\u0131f\u0131r -273\u00b0C aras\u0131ndaki \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fck s\u0131cakl\u0131klar\u0131n elde edilmesi, denetlenmesi ve kullan\u0131lmas\u0131 ile ilgilenen fizik dal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>E = mc2, fizikte k\u00fctle-enerji e\u015fitli\u011finin temel form\u00fcld\u00fcr.<br \/>\n Bu form\u00fcl, hangi formda olursa olsun enerji ile k\u00fctle aras\u0131nda ili\u015fki kurar. Bu form\u00fclde bo\u015fluktaki (vakumlanm\u0131\u015f ortam) \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n karesi, k\u00fctle birimlerinden enerji birimlerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm katsay\u0131s\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Form\u00fcl\u00fc bir c\u00fcmlede anlatmam\u0131z gerekirse: K\u00fctlenin, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme katsay\u0131s\u0131 olan \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n karesi ile \u00e7arp\u0131larak d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sonras\u0131 \u00e7\u0131kacak enerjinin hesaplanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>EXAFS, \u0130ngilizce&#8217;den Extended X-ray Absorption Fine Structure, X \u0131\u015f\u0131n\u0131 enerjisinin de\u011fi\u015fikli\u011fine ba\u011fl\u0131 olarak so\u011furulmas\u0131nda olu\u015fan dalgalanmalar\u0131 inceleyerek, so\u011furmay\u0131 yapan atomun etraf\u0131ndaki ba\u011f yap\u0131s\u0131n\u0131 incelemeye yarayan deneysel bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p>Ekonofizik; fizik\u00e7iler taraf\u0131ndan geli\u015ftirilmi\u015f kuram ve y\u00f6ntemleri ekonomi problemlerini \u00e7\u00f6zmekte kullanan ve uygulayan bir interdisipliner ara\u015ft\u0131rma alan\u0131d\u0131r. Finansal (mal\u00ee) piyasalar\u0131n incelenmesindeki kullan\u0131m\u0131 ve uygulama alan\u0131 zaman zaman istatistik\u00ee finans olarak da adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki bu isimde k\u00f6keni olan istatistik\u00ee fizik dal\u0131na g\u00f6nderme vard\u0131r.<br \/>\n Ekonofizikte kullan\u0131lan temel ara\u00e7lar, s\u0131kl\u0131kla istatistik\u00ee fizikten al\u0131nan, olas\u0131l\u0131k ve istatik y\u00f6ntemleridir. Ekonomide uygulama alan\u0131 bulmu\u015f fizik alanlar\u0131na \u00f6rnek vermek gerekirse: perkolasyon modelleri, kaotik modeller&#8230; Bunlara ek olarak, matematiksel karma\u015f\u0131kl\u0131k teorisi ve bilgi teorisini kullanmaya y\u00f6nelik ad\u0131mlar da at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n Ekonomik fenomenlerin, heterojen ajanlar aras\u0131ndaki etkile\u015fimlerin sonucu olmas\u0131 hasebiyle, bir\u00e7ok partik\u00fcl\u00fcn etkile\u015fim i\u00e7erisinde oldu\u011fu istatistik\u00ee mekanik ile aras\u0131nda belirli bir analoji bulunmaktad\u0131r; bununla birlikte, elbette, insanlar ile partik\u00fcllerin \u00f6zelliklerinin birbirinden \u00e7ok \u00f6nemli bi\u00e7imde farkl\u0131 oldu\u011fu da ilgili ara\u015ft\u0131rmalarda g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Elastisite mod\u00fcl\u00fc, malzemenin dayan\u0131m\u0131n\u0131n (mukavemetinin) \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Kimi kaynaklarda Young mod\u00fcl\u00fc olarak da ge\u00e7er.<br \/>\n Elastik deformasyondaki birim uzama ile normal gerilme (\u00e7ekme ya da basma gerilmesi) aras\u0131ndaki do\u011frusal ili\u015fkinin bir sonucu olup bir birim uzama ba\u015f\u0131na gerilme olarak tan\u0131mlan\u0131r. Elastisite mod\u00fcl\u00fcn\u00fcn birimi N\/m2&#8217;dir. \u00d6rne\u011fin, yap\u0131 \u00e7eli\u011fi i\u00e7in elastisite mod\u00fcl\u00fc E\u00e7elik=2\u00d71011 N\/m2, al\u00fcminyum i\u00e7in Eal\u00fcminyum=7\u00d71010 N\/m2&#8217;dir.<br \/>\n Birim uzama ile normal gerilme (\u00e7ekme ya da basma gerilmesi) aras\u0131ndaki do\u011frusal ili\u015fki \u015f\u00f6yle tan\u0131mlanabilir:<br \/>\n Elastisite Mod\u00fcl\u00fc (E) =Normal Gerilme (\u03c3) \/ Birim Uzama (\u03b5)<\/p>\n<p>Elektriksel Alan; K\u0131v\u0131l alan, elektriksel alan veya elektrik alan\u0131, elektriksel y\u00fck\u00fc \u00e7evreleyen uzay\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi olup, i\u00e7erisinde bulunan y\u00fckl\u00fc nesnelere elektriksel g\u00fc\u00e7 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile etki eder.<\/p>\n<p>Elektromotor kuvvet, elektrik geriliminin e\u015f anlaml\u0131s\u0131 yani, elektronlar\u0131 hareket ettiren kuvvettir. Elektriksel olaylar sonucu ortaya \u00e7\u0131kan kuvvet.<\/p>\n<p>Elektrom\u0131knat\u0131s<br \/>\nHam demir \u00e7ubuk etraf\u0131na sar\u0131lm\u0131\u015f ge\u00e7irgen bir sarg\u0131 (selenoit) dan elektrik ak\u0131m\u0131 ge\u00e7mesi halinde meydana gelirler. <\/p>\n<p> Elektrostatik<br \/>\nElectrostatik duran veya \u00e7ok yava\u015f hareket eden elektrik y\u00fcklerini inceleyen bir bilim dal\u0131d\u0131r.<br \/>\n eski devirlerden beridir bilinen kehribar gibi baz\u0131 maddelerin s\u00fcrt\u00fcnmeden sonra baz\u0131 hafif maddeleri \u00e7ekti\u011fi bilinirdi. Yunanca kehribar(amber,elektron),) elektrik kelimesinin kayna\u011f\u0131d\u0131r. Elektrostatik elektrik y\u00fcklerinin bir birine kuvvet uygulamas\u0131yla do\u011far ve Coulomb yasas\u0131 ve Gauss yasas\u0131 ile incelenir. Elektrostatiksel olarak olu\u015fturulan kuvvet zay\u0131f olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclse de, hidrojen atomundaki elektron ile proton aras\u0131ndaki elektrostatik kuvvet yer\u00e7ekimi ile hidrojen aras\u0131ndaki kuvvetin b\u00fcy\u00fckl\u00fck olarak 40 kat\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Enerjinin Korunumu<br \/>\n Enerjinin korunumu fizikte, yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f bir sistemdeki enerjinin toplam miktar\u0131n\u0131n sabit kalmas\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re enerji kaybolamaz ancak \u015feklini de\u011fi\u015ftirebilir. \u00d6rne\u011fin, lamban\u0131n yanmas\u0131yla elektrik enerjisi kinetik enerji olarak farkl\u0131 bir forma b\u00fcr\u00fcn\u00fcr. Termodinami\u011fin birinci yasas\u0131 termodinamik sistemler i\u00e7in enerji korunumundan bahseder.<br \/>\n K\u0131saca korunum yasas\u0131 enerjinin yoktan var edilemeyece\u011fini ve tamamen yok edilemeyece\u011fini ancak ba\u015fka \u015fekillere d\u00f6n\u00fc\u015febilece\u011fini s\u00f6yler.<\/p>\n<p>Eylemsizlik kuvveti, cisimlere etkiyen kuvvet. Eylemsizlik kuvveti sistemin ivmesiyle z\u0131t y\u00f6nde olu\u015fur.<br \/>\n Eylemsizlik kuvveti yoktan var edilemez.Var olan enerjiyi cisim yine kendi halini yani hareketsiz haline d\u00f6nmek i\u00e7in kendi hareket y\u00f6n\u00fcne z\u0131t bir kuvvet olu\u015fturup kullan\u0131r&#8230; evrende madde her zaman ilk hareketlerini korumak ister, yani duruyorsa durmak hareket halindeyse o h\u0131zda hareke devam etmek ister. cisme bir kuvvet uyguland\u0131\u011f\u0131nda cisim harekete ters y\u00f6nde cevap vererek ilk halini korumak isteyecektir. i\u015fte bu kuvvet eylemsizlik kuvvetidir.<br \/>\n Bir cisme uygulanan hi\u00e7bir kuvvet yoksa ya da cisme uygulana kuvvetlerin bile\u015fkesi 0 ise cisim ya hareketsiz kal\u0131r ya da d\u00fczg\u00fcn do\u011frusal hareket yapar.\u00d6rne\u011fin s\u0131ra \u00fczerinde duran bir kitaba d\u0131\u015far\u0131dan bir kuvvet uygulanmad\u0131k\u00e7a sonsuza kadar b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerde kal\u0131r.Ba\u015fka bir cisme e\u015fit b\u00fcy\u00fckl\u00fckte z\u0131t y\u00f6nde iki kuvvet uygulan\u0131rsa kuvvetler birbirini yok edece\u011finden cisim hareket etmez.S\u00fcrt\u00fcnmesiz bir ortamda bir misketi harekete ge\u00e7irdi\u011fimizde misket d\u00fczg\u00fcn do\u011frusal hareket yapar.<br \/>\n Duran bir otob\u00fcste ayaktaki yolcular\u0131n haberi olmadan otob\u00fcs aniden hareket ederse yolcular arkaya do\u011fru itilir.Hareket halindeki bir otob\u00fcs\u00fcn aniden fren yapmas\u0131 sonunda ayaktaki ve oturan yolcular\u0131n \u00f6ne f\u0131rlamalar\u0131 yolcular\u0131n bulunduklar\u0131n durumlar\u0131 korumak istemelerinden kaynaklan\u0131er.Trafik kazalar\u0131nda arabalar\u0131n \u00f6n koltuklar\u0131nda oturanlar\u0131n ani fren sonunda kafalar\u0131n\u0131 cama \u00e7arpmamalar\u0131 i\u00e7in emniyet kemeri takmalar\u0131 zorunludu.Duran bir cismi herhangi bir kuvvet etkilemedik\u00e7e s\u00fcrekli durur.Hareket halindeki bir cismi hareketini engelleyecek bir kuvvet etki etmedik\u00e7e hareketine devam eder .Bu \u00f6zelli\u011fe eylemsizlik denir.<\/p>\n<p> Eylemsizlik Momenti<br \/>\nEylemsizlik momenti veya atalet momenti (SI birimi kilogram metrekare &#8211; kg m\u00b2), d\u00f6nme hareketi yapan bir cismin d\u00f6nme eylemsizli\u011fidir.<\/p>\n<p> Filaman<br \/>\n Lambalarda \u0131s\u0131nmay\u0131 sa\u011flayan par\u00e7ad\u0131r. Bu \u0131s\u0131nma sayesinde elektronlar diotlar aras\u0131ndaki h\u0131zlanma sa\u011flanarak sinyallerin y\u00fckseltilmesi sa\u011flan\u0131r. Filaman tungsten ad\u0131 verilen metalden yap\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Fizik felsefesi, modern fizi\u011fin temelinde yatan felsefi sorular\u0131n, madde ve enerjinin etkile\u015fimini inceleyen felsefe dal\u0131d\u0131r.<br \/>\n Ba\u015fl\u0131ca sorular\u0131, uzam, zaman ve par\u00e7ac\u0131klar ile ilgilidir. Ayr\u0131ca evrenbilim, kuantum mekani\u011fi, istatistiksel mekanik, etki ve tepki, determinizm, ve fizik kanunlar\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131 da ilgi alan\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle 20. y\u00fczy\u0131lda kuantum kuram\u0131n\u0131n geli\u015fmesiyle evrenin do\u011fas\u0131n\u0131n belirlenirci mi yoksa belirlenemezci mi oldu\u011fu \u00e7ok\u00e7a tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r.Fizik gibi kat\u0131 bir bilim2in Felsefeyle birlikte an\u0131lmas\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 gelebilr.oysa d\u0131\u015f d\u00fcnyam\u0131z\u0131n temel kavramlar\u0131 bulan\u0131kt\u0131r ve tan\u0131mlar\u0131 g\u00fc\u00e7t\u00fcr.Mekan, zaman, madde, enerji gibi&#8230;<br \/>\n G\u00fcn\u00fcm\u00fczde fizik felsefesi, bilim felsefesinin en etkin koludur.<\/p>\n<p>Fizik sabitleri, evrenin her yerinde ayn\u0131 oldu\u011fu varsay\u0131lan ve zaman boyunca de\u011fi\u015fmez olan sabitler. Sabit bir say\u0131dan ibaret olan matematik sabitlerinden farkl\u0131 olarak fiziksel bir \u00f6l\u00e7\u00fc birimini i\u00e7erirler. En \u00e7ok bilinen fizik sabitleri aras\u0131nda yer\u00e7ekimi sabiti G, Planck sabiti h, \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131 c say\u0131labilir.<\/p>\n<p>Fotonik, (\u0130ngilizce; photonics) bir fiziksel par\u00e7ac\u0131k olan elektronun belirli \u00e7er\u00e7evedeki uygulama\/kullan\u0131m alan\u0131na elektronik denildi\u011fi gibi, yine elektromanyetik radyasyonun partik\u00fcler karakter sergiledi\u011fi i\u00e7in bir par\u00e7ac\u0131k olarak ele al\u0131nan kuantumu yani fotonunun belirli \u00e7er\u00e7evedeki kullan\u0131m\/uygulama alanlar\u0131n\u0131n teorik zeminine verilen isim.<\/p>\n<p>Gal<br \/>\nGalileo. cgs birim sisteminde ivme birimi. 1 cm \/ s2 ye e\u015fittir.<\/p>\n<p>Gama \u0131\u015f\u0131n\u0131, gama-\u0131\u015f\u0131n\u0131 veya gamma \u0131\u015f\u0131mas\u0131 (simge:\u03b3), \u00f6\u011fecik alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n etkile\u015fimden kaynaklanan, belirli bir titre\u015fim say\u0131s\u0131na sahip elektrom\u0131knat\u0131ssal \u0131\u015f\u0131n\u0131md\u0131r; genelde uzayda ger\u00e7ekle\u015fen \u00e7ekirdeksel tepkimelerin sonucunda \u00fcretilirler.<br \/>\n Bu \u0131\u015f\u0131nlar atom \u00e7ekirde\u011finin enerji seviyelerindeki farkl\u0131l\u0131klardan meydana gelir. \u00c7ekirdek bir alfa veya bir beta par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u0131kartt\u0131ktan sonra genellikle kararl\u0131 bir durumda olmaz. Fazla kalan \u00e7ekirdek enerjisi bir elektromanyetik radyasyon halinde yay\u0131nlan\u0131r. Gama \u0131\u015f\u0131nlar\u0131, beta \u0131\u015f\u0131nlar\u0131ndan daha y\u00fcksek enerjili ve dolay\u0131s\u0131yla daha girici (n\u00fcfuz edici) \u0131\u015f\u0131nlard\u0131r. g ile sembolize edilirler.<br \/>\n Gama \u0131\u015f\u0131nlar\u0131, di\u011fer elektrom\u0131knat\u0131ssal \u0131\u015f\u0131nlar aras\u0131nda, en y\u00fcksek titre\u015fim say\u0131s\u0131na ve en d\u00fc\u015f\u00fck dalga boyuna sahiptirler. Ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 erke d\u00fczeyi nedeniyle ya\u015fayan h\u00fccrelere \u00f6nemli zarar verirler. Gama ve x \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n, alfa ve beta par\u00e7ac\u0131klar\u0131na g\u00f6re madde i\u00e7ine n\u00fcfuz etme kabiliyetleri \u00e7ok daha fazla, iyonla\u015fmaya sebep olma etkileri ise \u00e7ok daha azd\u0131r. \u0130yonize etme g\u00fcc\u00fcn\u00fcn daha d\u00fc\u015f\u00fck olmas\u0131, onun kal\u0131n cisimlerden kolayca ge\u00e7mesini sa\u011flar. Gamma \u0131\u015f\u0131n\u0131, birka\u00e7 santimetre kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndaki kur\u015fun tu\u011flalarla ve sadece belli bir k\u0131sm\u0131 durdurulabilir. Madde i\u00e7erisinden ge\u00e7erken \u00fcstel bir fonksiyon \u015feklinde bir \u015fiddet azalmas\u0131na u\u011frarlar. Y\u00fcks\u00fcz olduklar\u0131ndan elektrik ve manyetik alanda sapma g\u00f6stermezler.<\/p>\n<p>Gauss yasas\u0131, ba\u015fl\u0131ca fizik (do\u011fabilim) ve matematiksel \u00e7\u00f6z\u00fcmleme alanlar\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Elektrik ba\u011flam\u0131nda, bu yasa kapal\u0131 bir y\u00fczeyin d\u0131\u015f\u0131na akan elektriksel ak\u0131 ile, y\u00fczey i\u00e7erisinde kalan elektriksel y\u00fck aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131nt\u0131y\u0131 tan\u0131mlar. Elektrik ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmay\u0131p ters kare k\u00f6k yasas\u0131n\u0131n etkin oldu\u011fu her duruma uygulanabilir. \u00d6rne\u011fin, yer\u00e7ekimsel g\u00fc\u00e7ler s\u00f6z konusu oldu mu, benzer bi\u00e7imde y\u00fczey i\u00e7erindeki k\u00fctle ile d\u0131\u015fa akan yer\u00e7ekimsel ak\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131nt\u0131y\u0131 tan\u0131mlar. Elektrom\u0131knat\u0131sl\u0131k kuram\u0131n\u0131n taban\u0131n\u0131 olu\u015fturan d\u00f6rt denklemden biridir.<\/p>\n<p>Genlik Kipleme<\/p>\n<p> Halk bad\u0131 26.965-27.405, hava band\u0131 ve radyo yay\u0131nlar\u0131nda (orta dalga) (mw) kullan\u0131lan mod\u00fclasyon t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Giri\u015fim (enterferans) oran\u0131 FM e g\u00f6re \u00e7ok daha fazlad\u0131r. Mod\u00fclasyon \u015fiddeti artt\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bu oran daha da artar. Eski bir teknik olmas\u0131na ra\u011fmen kullan\u0131mdad\u0131r.<\/p>\n<p>Girdap, bir ak\u0131\u015fkan\u0131n d\u00f6nme veya t\u00fcrb\u00fclansl\u0131 hareketidir. Bir ak\u0131\u015fkan\u0131n bir merkez etraf\u0131nda h\u0131zl\u0131ca d\u00f6nme hareketine girdap denir. Ak\u0131\u015fkan\u0131n h\u0131z\u0131 ve d\u00f6nme oran\u0131 merkezde en h\u0131zl\u0131yken merkezden uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a bu durum de\u011fi\u015fir ve yava\u015flamaya do\u011fru gider.<br \/>\n Bernoulli Kanununa uygun olarak, h\u0131zla ters orant\u0131l\u0131 olarak merkezdeki ak\u0131\u015fkan bas\u0131nc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr ve merkezden uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a artar.<\/p>\n<p>Gram (sembol g), bir k\u00fctle birimidir. D\u00fcnyaca kabul edilen Uluslararas\u0131 Birim Sistemi&#8217;nde k\u00fctle birimi olarak kabul edilen kg (kilogram)&#8217;\u0131n binde birine Gram (Fr.; gramme) denir. C.G.S. Birim Sistemi&#8217;nde temel k\u00fctle birimi Gram&#8217;d\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u0131\u015f\u0131k veya g\u00f6r\u00fcn\u00fcr izge, elektromanyetik tayf\u0131n insan g\u00f6z\u00fc taraf\u0131ndan saptanabilen aral\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu dalgaboyu aral\u0131\u011f\u0131na k\u0131saca g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u0131\u015f\u0131k veya sadece \u0131\u015f\u0131k da denmektedir. Aral\u0131\u011f\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 tam olarak belirlenmemi\u015f olmakla birlikte, ortalama bir insan, 400 ile 700 nm aras\u0131ndaki dalgaboylar\u0131n\u0131 saptayabilir. Titre\u015fim say\u0131s\u0131 olarak, bu aral\u0131k 450-750 terahertze e\u015fde\u011ferdir.<\/p>\n<p>G\u00fc\u00e7<br \/>\n Birim zamanda yap\u0131lan i\u015f miktar\u0131 Enerji, i\u015f yapabilme kabiliyeti, kapasitesi; g\u00fc\u00e7 ise, belli bir i\u015fi yapman\u0131n h\u0131z\u0131d\u0131r. Birimi Erg\/s veya Newton.metre\/saniye=Joule\/s (J\/s)dir. Yayg\u0131n olan g\u00fc\u00e7 birimleri ise, Watt  ve beygir g\u00fcc\u00fc (Buhar Beygiri, BG, BB, PS, CV)&#8217;d\u00fcr.<\/p>\n<p>Hal denklemi, fizik ve termodinamikte (\u0131s\u0131ldevinge) hal de\u011fi\u015fkenleri aras\u0131ndaki bir ili\u015fkidir. Daha spesifik olarak hal denklemi belirli fiziksel ko\u015fullar alt\u0131nda bir maddenin halini belirten termodinamik bir denklemdir. Maddenin s\u0131cakl\u0131k, bas\u0131n\u00e7, hacim ve i\u00e7 enerjisiyle alakal\u0131 iki veya daha fazla hal fonksiyonu aras\u0131nda ba\u011f kuran yap\u0131c\u0131 bir denklemdir. Hal denklemleri s\u0131v\u0131lar\u0131n, s\u0131v\u0131 kar\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n, kat\u0131lar\u0131n ve hatta y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7lerini a\u00e7\u0131klamada dakullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Hal Fonksiyonu<br \/>\n Termodinamikte, hal fonksiyonu maddenin bulundu\u011fu hale nas\u0131l ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011fil maddenin o andaki hali ile ilgili olan bir \u00f6zelliktir. Bir hal fonksiyonu sistemin denge halini a\u00e7\u0131klar. \u00d6rne\u011fin, i\u00e7 enerji, entalpi, entropi hal de\u011ferleridir \u00e7\u00fcnk\u00fc termodinamik sistemlerde de\u011ferlenebilir olarak bir denge a\u00e7\u0131klarlar. Ayn\u0131 zamanda mekanik i\u015f ve \u0131s\u0131 y\u00f6ntem de\u011ferleridir \u00e7\u00fcnk\u00fc de\u011ferlenebilir olarak termodinamik sistemlerde denge sistemleri aras\u0131nda ge\u00e7i\u015fleri a\u00e7\u0131klarlar.<\/p>\n<p>Hall Etkisi<\/p>\n<p> Manyetik alan i\u00e7erisinde bulunan ve \u00fczerinden ak\u0131m ge\u00e7en bir iletken boyunca gerilim (Hall gerilimi) olu\u015fmas\u0131 olay\u0131na Hall etkisi denilmektedir. 1879&#8217;da Edwin Hall taraf\u0131ndan ke\u015ffedilmi\u015ftir. Gerilimin do\u011frultusu iletkenden ge\u00e7en ak\u0131m\u0131n ve manyetik alan\u0131n y\u00f6n\u00fcne diktir. Hall katsay\u0131s\u0131, ind\u00fcklenen elektrik alan\u0131n ak\u0131m yo\u011funlu\u011fu ve manyetik alan\u0131n \u00e7arp\u0131m\u0131na oran\u0131 olarak tan\u0131mlan\u0131r. Bu katsay\u0131 iletkenin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 malzemenin karakteristik bir \u00f6zelli\u011fidir ve de\u011feri ak\u0131ma katk\u0131da bulunan y\u00fck ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n tipi, say\u0131s\u0131 ve \u00f6zelliklerine ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Harmonik Hareket<br \/>\n Klasik Mekanikte, periyodik hareketler denge konumlar\u0131ndan ayr\u0131ld\u0131klar\u0131nda, Hooke kanununa g\u00f6re x yer de\u011fi\u015ftirmeye ba\u011f\u0131l, denge konumuna do\u011fru bir F kuvveti uygulayan sistemlerdir.<br \/>\n k burada k pozitif bir sabittir.<\/p>\n<p>Hund Kurallar\u0131<br \/>\n E\u015f enerjili bo\u015f bir orbital varken bir elektronlu orbitale 2. bir elektron giremez.Buna;Hund kural\u0131 denir.<br \/>\nTerimler spin kuantum say\u0131s\u0131 s&#8217;nin de\u011ferlerine g\u00f6re s\u0131ralan\u0131rlar.s&#8217;si b\u00fcy\u00fck olan terim daha kararl\u0131d\u0131r.Kararl\u0131l\u0131k s ile ayn\u0131 y\u00f6nde de\u011fi\u015fir.Buna g\u00f6re taban enerji seviyesinin \u00e7ok katl\u0131l\u0131\u011f\u0131(2s+1) daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.Spin say\u0131lar\u0131  veya<br \/>\n olmak zorundad\u0131r.<br \/>\nVerilen bir s de\u011feri i\u00e7in \u00e7e\u015fitl l de\u011ferleris\u00f6z konusu oldu\u011funda l&#8217;si b\u00fcy\u00fck olan seviye daha kararl\u0131d\u0131r.<br \/>\nVerilen bir s ve l \u00e7ifti i\u00e7in elektron alt kabu\u011fu yar\u0131dan az dolu ise j&#8217;si en k\u00fc\u00e7\u00fck olan seviye daha kararl\u0131 olup;yar\u0131dan fazla dolu ise j&#8217;si b\u00fcy\u00fck olan seviye en kararl\u0131d\u0131r.Yar\u0131 dolu alt kabuklar ise yar\u0131dan fazla dolular gibi i\u015flem g\u00f6r\u00fcrler.<br \/>\nHuygens\u2013Fresnel prensibi Hollandal\u0131 fizik\u00e7i Christiaan Huygens ve Frens\u0131z fizik\u00e7i Augustin-Jean Fresnel&#8217;dan ad\u0131n\u0131 alan dalga yay\u0131l\u0131m\u0131 ile ilgili konuda ge\u00e7erli ilkedir.<br \/>\n I\u015f\u0131\u011f\u0131 dalga olarak tan\u0131mlayan Huygens, dalgan\u0131n ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 her noktan\u0131n yeni bir dalga kayna\u011f\u0131 gibi davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve yar\u0131m k\u00fcre y\u00fczeyli dalgalar yayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. Bu yar\u0131m k\u00fcre y\u00fczeyli dalgalar\u0131n zarf\u0131 dalga cephesini, zarfa dik olarak \u00e7izilen do\u011frultu da dalgan\u0131n ilerleme y\u00f6n\u00fcn\u00fc vermektedir.<\/p>\n<p>I\u015f\u0131\u011f\u0131n iki y\u00f6nl\u00fc yans\u0131tma da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 fonksiyonu (BRDF:The Bidirectional Reflectance Distribution Function), \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n belli bir y\u00fczeyle etkile\u015fimini anlatan basit bir modeldir.<br \/>\n I\u015f\u0131k etkile\u015fimi genellikle dif\u00fcze yans\u0131tma (diffuse reflection) ve spek\u00fcler yans\u0131tma gibi daha basit modellerle yak\u0131nsama yoluyla bulunur. Bu modeller de BRDF olabilir.<\/p>\n<p>Jeans karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 y\u0131ld\u0131zlararas\u0131 gaz bulutlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ve ard\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015fen y\u0131ld\u0131z olu\u015fumunun nedenidir.<br \/>\n Bu karars\u0131zl\u0131k, k\u00fctle ile dolu bir b\u00f6lgenin, i\u00e7 gaz bas\u0131nc\u0131 k\u00fctle\u00e7ekimsel \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc engelleyecek kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Genel olarak, s\u00f6z konusu gaz bulutunun karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131, gaz bas\u0131nc\u0131na oranla k\u00fctlesinin \u00e7ok y\u00fcksek veya s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu durumlarda ger\u00e7ekle\u015fir.<\/p>\n<p>Jiroskop, (\u0130ngilizce: Gyroscope, Gyro) veya Yalpal\u0131k, Cayroskop, Cayro, y\u00f6n \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc veya ayarlamas\u0131nda kullan\u0131lan, a\u00e7\u0131sal dengenin korunmas\u0131 ilkesiyle \u00e7al\u0131\u015fan bir alet. Jiroskopik hareketin temeli fizik kurallar\u0131na ve merkezka\u00e7 ilkesine dayal\u0131d\u0131r.<br \/>\n Jiroskop olarak bilinen alet ilk olarak 1817\u2019de J. Bohnenberger taraf\u0131ndan icat edilmi\u015ftir ve jiroskop ad\u0131 1852\u2019de D\u00fcnya&#8217;n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f hareketini incelemek \u00fczere yapt\u0131\u011f\u0131 deneyler s\u0131ras\u0131nda J. Foucault taraf\u0131ndan verilmi\u015ftir. Bir jiroskop presesyon ve nutasyon olarak bilinen hareketleri de i\u00e7ine alan \u00e7e\u015fitli hareketler yapar. G\u00fcnl\u00fck hayatta, u\u00e7ak ve gemilerde y\u00f6n bulmak i\u00e7in, uzay teleskoplar\u0131nda y\u00f6r\u00fcnge kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayabilmek i\u00e7in yayg\u0131n olarak jiroskoplardan yararlan\u0131lmaktad\u0131r.<br \/>\n Bisiklete binen herkes, bir bisiklet h\u0131zl\u0131 gitti\u011fi vakit dengeyi sa\u011flaman\u0131n, yava\u015f gitti\u011fi vaktinkine g\u00f6re \u00e7ok daha kolay oldu\u011funu bilir. Bir topa\u00e7, d\u00f6nme h\u0131z\u0131 b\u00fcy\u00fckse, dik kalarak d\u00f6nmeye devam eder, fakat yava\u015flad\u0131k\u00e7a yana yatmaya ba\u015flar ve sonunda devrilir. Bu \u00f6rneklerin her ikisinde de, karars\u0131z olan (yani kolayca d\u00fc\u015febilecek olan) cisimler, yeter h\u0131zla hareket halinde olduklar\u0131 vakit dik durabilmektedir.<br \/>\n Bunlarda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, bir defa bir d\u00fczlemde d\u00f6nmeye ba\u015flat\u0131lan bir cismin o d\u00fczlemde d\u00f6nmeye devam etmesi \u00f6zelli\u011finden jiropusularda ve denizcilik ile havac\u0131l\u0131kta kullan\u0131lan ba\u015fka \u00e7e\u015fitli seyir yard\u0131mc\u0131lar\u0131nda faydalan\u0131l\u0131r. Bu \u00f6zellik, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 \u00e7evresine yak\u0131n toplanm\u0131\u015f bulunan tekerleklerde daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu cins a\u011f\u0131r tekerleklerin hepsine jiroskop denir.<\/p>\n<p> Bir jiroskop&#8217;un yap\u0131s\u0131<\/p>\n<p> Jirospop&#8217;un \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131<\/p>\n<p>Kal\u0131n kenerl\u0131 mercek gelen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 da\u011f\u0131tarak yans\u0131t\u0131r. I\u015f\u0131nlar\u0131n devam\u0131n\u0131 arkaya do\u011fru \u00e7izersek odak noktas\u0131n\u0131 buluruz. Mercek ile odak noktas\u0131 aras\u0131na odak uzakl\u0131\u011f\u0131 denir. Ger\u00e7ek g\u00f6steriminde u\u00e7lar kal\u0131nd\u0131r g\u00f6bek b\u00f6lgesi incedir. Sembolik g\u00f6sterimde ise bir \u00e7izgi \u00e7izilir ve *>* i\u015faretinin saat y\u00f6n\u00fcnde 90 derece d\u00f6nd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, o yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7izginin \u00fczerine konur. B\u00f6ylece kal\u0131n kenerl\u0131 merce\u011fin sembolik g\u00f6sterimini elde etmi\u015f oluruz.<br \/>\n Miyop tedavisinde kuLLan\u0131Lan g\u00f6zL\u00fckLerde bu mercek kuLLan\u0131L\u0131r.<br \/>\n Kal\u0131n kenarl\u0131 mercekler kenarlar\u0131 g\u00f6vdesine g\u00f6re kal\u0131n olan merceklerdir.<br \/>\nKal\u0131n kenarl\u0131 merce\u011fin di\u011fer bir ismi de \u0131raksak mercektir<br \/>\nKanat profili, Bernoulli prensibine g\u00f6re h\u0131z\u0131 artan havan\u0131n bas\u0131nc\u0131 d\u00fc\u015fer ve bir cismin birbirine z\u0131t iki y\u00fczeyinde farkl\u0131 h\u0131zlarda hareket eden hava bas\u0131n\u00e7 fark\u0131 olu\u015fturarak aerodinamik kuvvet olu\u015fturur.<br \/>\n U\u00e7aklar, Bernoulli prensibinden kaynaklanan bu aerodinamik kuvvet sayesinde havada tutunabilirler. Bu kuvveti sa\u011flama g\u00f6revi kanatlara aittir. Kanatlar \u00f6yle \u015fekilde tasarlanm\u0131\u015flard\u0131r ki, iki ak\u0131\u015fkan aras\u0131nda bas\u0131n\u00e7 fark\u0131 yaratarak bu aerodinamik kuvvetin m\u00fcsebbibi olurlar.<br \/>\n Kanat profili, ak\u0131\u015fkan\u0131n \u00fczerinden ge\u00e7ti\u011fi kanad\u0131n 2 boyutlu (yandan) g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcd\u00fcr.<br \/>\n \u015eekilde de g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, kanad\u0131n kamburluklu olan \u00fcst k\u0131sm\u0131nda ak\u0131\u015fkan\u0131n katetmesi gereken yol, alt k\u0131sm\u0131ndan daha fazlad\u0131r. Bu sebeple \u00fcstteki ak\u0131\u015fkan daha h\u0131zl\u0131 hareket eder ve ak\u0131\u015fkan\u0131n bas\u0131nc\u0131 alt y\u00fczeye g\u00f6re d\u00fc\u015fer. Bu da aerodinamik kuvveti (ta\u015f\u0131may\u0131) olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Kaos kuram\u0131, kaos teorisi veya karga\u015fa kuram\u0131; yap\u0131sal olarak bir fizik teorisi ya da matematiksel bir t\u00fcmevar\u0131m de\u011fil, fiziksel ger\u00e7eklik par\u00e7alar\u0131n\u0131n bir b\u00fct\u00fcn olarak e\u011filimini a\u00e7\u0131klamaya yarayan bir y\u00f6ntemdir.<br \/>\n Bir sigara duman\u0131n\u0131n havada yapt\u0131\u011f\u0131 \u015fekiller tamamen d\u00fczensiz ve ba\u011f\u0131ms\u0131z rastlant\u0131lar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak bir teorik fizik\u00e7i duman\u0131n bu dinami\u011finin asl\u0131nda ortamdaki bir\u00e7ok parametre ve etken ile belirlendi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Bu girdiler o kadar \u00e7oktur ve o kadar de\u011fi\u015fkendir ki incelemek ve net bir kan\u0131ya varmak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Parametrelerin bu denli de\u011fi\u015fken olmas\u0131 asl\u0131nda o parametrelerin de bir \u00e7\u0131kt\u0131 olmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Duman\u0131n hareketine neden olan hafif bir hava ak\u0131m\u0131 asl\u0131nda odan\u0131n ba\u015fka yerindeki bir s\u0131cakl\u0131k de\u011fi\u015fikli\u011fi ve bas\u0131n\u00e7 fark\u0131n\u0131n neden oldu\u011fu bir harekettir. Ayr\u0131ca duman\u0131n dinami\u011fini etkileyen girdiler birbirlerine ba\u011fl\u0131 olabilirler ki bu durumu tam anlam\u0131yla i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz h\u00e2le sokar. Sigara duman\u0131 \u00f6rne\u011fine geri d\u00f6nersek, hava ak\u0131m\u0131n\u0131n yaln\u0131zca s\u0131cakl\u0131k de\u011fi\u015fiminden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 farz edelim (ki pratikte bu milyonlarca etkenden biridir). S\u0131cakl\u0131k de\u011fi\u015fimi ortamda bas\u0131n\u00e7 fark\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131ndan hava ak\u0131m\u0131n\u0131 etkiler. Ancak olu\u015fan hava ak\u0131m\u0131 s\u0131cakl\u0131kta tekrar de\u011fi\u015fimlere neden olaca\u011f\u0131ndan farkl\u0131 girdilerle tekrar bir fonksiyon olu\u015fturur ve bu de\u011fi\u015fim sonsuza kadar devam eder. Bir\u00e7ok farkl\u0131 girdinin s\u00fcrekli de\u011fi\u015ferek fiziksel de\u011fi\u015fimler ve farkl\u0131 d\u00fczenler yaratmas\u0131 ve bu d\u00fczenlerin yine kendisini etkilemesi insan zekas\u0131n\u0131n ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki g\u00f6zlem ve bilimsel tahmin yeteneklerinin \u00e7ok \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131ndan dolay\u0131 kaos olarak nitelendirilir. Oysa t\u00fcm bu de\u011fi\u015fimlere neden olan fiziksel yasalara ve matematiksel a\u00e7\u0131klamalara hakimiz. \u0130\u015fte bu noktada kar\u015f\u0131m\u0131za d\u00fczen ve anar\u015finin asl\u0131nda birbirine ne kadar s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya sar\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. Fiziksel yasalar ne kadar basit olursa olsun sonu\u00e7 o kadar rastlant\u0131sal ve karma\u015fa doludur.<br \/>\n Say\u0131sal bilgisayarlar\u0131n ve onlar\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131n\u0131 \u00e7ok kolay g\u00f6r\u00fclebilir h\u00e2le getiren ekranlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla geli\u015fti ve son on y\u0131l i\u00e7inde pop\u00fclerlik kazand\u0131. Ancak kaotik davran\u0131\u015f g\u00f6steren sistemlerde kestirim yapman\u0131n imk\u00e2ns\u0131zl\u0131\u011f\u0131 bu pop\u00fcler g\u00f6r\u00fcnt\u00fcyle birle\u015fince, bilim adamlar\u0131 konuya olduk\u00e7a ku\u015fkucu bir g\u00f6zle bakmaya ba\u015flad\u0131lar. Fakat son y\u0131llarda kaos teorisinin ve onun bir uzant\u0131s\u0131 olan fraktal geometrinin, borsadan meteorolojiye, ileti\u015fimden t\u0131bba, kimyadan mekani\u011fe kadar uzanan \u00e7ok farkl\u0131 dallarda \u00f6nemli kullan\u0131m alanlar\u0131 bulmas\u0131 ile bu ku\u015fkular giderek yok olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Kapasitif<br \/>\n Elektrik devreleri omik, kapasitif, end\u00fcktif \u00f6zellik g\u00f6sterir.<br \/>\n E\u011fer bir devreye AC (alternatif gerilim) uyguland\u0131\u011f\u0131nda devreden ge\u00e7en ak\u0131m;<br \/>\n Uygulanan gerilimle ayn\u0131 fazda ise devre omik davran\u0131yor demektir. Gerilimden daha onde ise devre kapasitif davran\u0131yor demektir. Gerilimden daha geride ise devre end\u00fcktif davran\u0131yor demektir.<br \/>\n Bir devrenin kapasitif davranmas\u0131 devre i\u00e7indeki bask\u0131n eleman\u0131n konsansator oldu\u011fu anlam\u0131na gelir.<br \/>\n Bir devrenin end\u00fcktif davranmas\u0131 devre i\u00e7indeki bask\u0131n eleman\u0131n bobin (end\u00fcktans) oldu\u011fu anlam\u0131na gelir.<br \/>\n Bir devre omik davran\u0131yorsa devre diren\u00e7 eleman\u0131ndan olu\u015fmu\u015f ya da dirence ilave olarak end\u00fcktif ve kapasitif elamanlar i\u00e7eriyor fakat ilgilenilen frekansda e\u015flenik empedans g\u00f6stermi\u015fler demektir.<br \/>\n Bobinler devreyi end\u00fcktif hale getirirken kondansat\u00f6rler devreyi kapasitif hale getirir.<br \/>\n E\u011fer devrede bobin ve kondansat\u00f6r bir arada varsa devrenin end\u00fcktif mi yoksa kapasitif mi davranaca\u011f\u0131n\u0131 devreyi besleyen gerilimin frekans\u0131 belirler.<br \/>\n Frekans ve end\u00fcktans de\u011feri bobinin reaktans\u0131n\u0131 belirler. Frekans ve kapasitans de\u011feri kondansat\u00f6r\u00fcn reaktans\u0131n\u0131 belirler.<\/p>\n<p>Karanl\u0131k Enerji<br \/>\n Bilinen fizik kurallar\u0131na g\u00f6re, herhangi bir \u015fekilde hareketlendirilen bir \u015fey ya zamanla h\u0131z\u0131 azalarak durur ya da hi\u00e7 bir enerji kayb\u0131 yoksa ayn\u0131 h\u0131zla hareketine devam eder. \u00d6rne\u011fin elimize bir cisim al\u0131p f\u0131rlat\u0131rsak mutlaka h\u0131z\u0131 azal\u0131r ve durur, \u00e7\u00fcnk\u00fc D\u00fcnya&#8217;da s\u00fcrt\u00fcnmeden dolay\u0131 enerji kayb\u0131 olur. E\u011fer yer\u00e7ekimsiz ve havas\u0131z bir ortamda (uzayda) ayn\u0131 cismi atarsak kar\u015f\u0131s\u0131na bir engel \u00e7\u0131kana kadar hareket eder. Evren ise bahsedilen fizik kurallar\u0131 aksine Big bang&#8217;den beri geni\u015flemektedir ve zamanla evrenin geni\u015fleme h\u0131z\u0131 da artmaktad\u0131r.<br \/>\n Bilim adamlar\u0131 bunu ke\u015ffettiklerinde bu h\u0131z\u0131 art\u0131ran bir enerji olmas\u0131 gerekti\u011fine karar verdiler. Bu enerji &#8220;karanl\u0131k enerji&#8221; olarak adland\u0131r\u0131ld\u0131. Karanl\u0131k enerjiden ilk bahseden bilim adam\u0131 &#8220;Alan Guth&#8221; evrenin b\u00fcy\u00fck patlamadan sonra ani geni\u015flemesini gizemli bir karanl\u0131k enerjinin varl\u0131\u011f\u0131na dayand\u0131rd\u0131 (1980). Daha sonra &#8220;Saul Perlmutter ve Brian Schmidt&#8221; adl\u0131 iki bilim adam\u0131 g\u00f6zlemleri sonucu evrenin geni\u015fleme h\u0131z\u0131n\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 ve bunun uzay\u0131n bir t\u00fcr i\u00e7sel gerilimi diyebilece\u011fimiz karanl\u0131k enerji oldu\u011funundan bahsettiler(1998). Tam olarak \u00e7\u00f6z\u00fclemeyen Karanl\u0131k Enerji hakk\u0131nda ara\u015ft\u0131rmalar hala s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Kat\u0131<br \/>\n Maddenin, atomlar\u0131 aras\u0131ndaki bo\u015flu\u011fun en az oldu\u011fu halidir. &#8220;Kat\u0131&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lan bu haldeki maddelerin k\u00fctlesi, hacmi ve \u015fekli belirlidir. Bir d\u0131\u015f etkiye maruz kalmad\u0131k\u00e7a de\u011fi\u015fmez. S\u0131v\u0131lar\u0131n aksine kat\u0131lar ak\u0131\u015fkan de\u011fildir. Fiziksel yollarla, di\u011fer \u00fc\u00e7 hal olan s\u0131v\u0131, gaz ve plazmaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilirler. Alt\u0131n demir gibi madenler kat\u0131 maddelere \u00f6rnektir. Ayr\u0131ca kat\u0131 maddeler atomlar\u0131n\u0131n en yava\u015f hareket edebildi\u011fi haldir.<br \/>\n Maddenin \u00fc\u00e7 temel h\u00e2linden biri. Gaz ya da s\u0131v\u0131 h\u00e2ldeki madde kat\u0131 h\u00e2le d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken maddeyi olu\u015fturan atomlar daha d\u00fczenli bir \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131ya ge\u00e7er ve atomlar\u0131n enerjisi azal\u0131r. Kat\u0131 durumdaki bir maddenin atomlar\u0131 aras\u0131ndaki bo\u015fluk azal\u0131r. Bu nedenle aralar\u0131ndaki \u00e7ekim kuvveti de artar. Kat\u0131 maddelerin bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirebilmesi i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131dan bir kuvvetin etki etmesi gerekir. Maddenin bu kuvvete g\u00f6sterece\u011fi direni\u015f, onun dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Her maddeye g\u00f6re de\u011fi\u015fen bu dayan\u0131kl\u0131l\u0131k belli katsay\u0131larla g\u00f6sterilir. Maddenin dayan\u0131kl\u0131l\u0131k \u00f6zelliklerini mekanik bilimi inceler. Kat\u0131dan s\u0131v\u0131ya, s\u0131v\u0131dan gaza d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken \u0131s\u0131 verir, tam tersi gazdan s\u0131v\u0131ya, s\u0131v\u0131dan kat\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken \u0131s\u0131 al\u0131r. Is\u0131lar\u0131n donmas\u0131 ve sert bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm almas\u0131na denir. Ayr\u0131ca i\u00e7ine hava almayan kat\u0131lar s\u0131k\u0131\u015fmazlar.<\/p>\n<p>Kat\u0131 Cisim Dinami\u011fi<br \/>\n Kat\u0131 bir madde durumundan dolay\u0131 bir enerjiye sahiptir.<br \/>\n Kat\u0131lar kendilerine uygulanan kuvveti, molek\u00fcl ba\u011flar\u0131ndan s\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan ve titre\u015fim yoluyla iletim \u00f6zelli\u011finden dolay\u0131 aynen iletiler. newtonun prens**** g\u00f6re kat\u0131 bir maddeye bir kuvvet uygularsak ya konumunu oldu\u011fu gibi korur ya da h\u0131z kazan\u0131r.<br \/>\n Bilindi\u011fi gibi yery\u00fcz\u00fcnde bir s\u00fcrt\u00fcnme kuvveti vard\u0131r. E\u011fer bu kuvvet olmasayd\u0131 harekete sahip bir cisim ya s\u00fcrekli olarak h\u0131z kazanacak ya da kendi h\u0131z\u0131n\u0131 hep koruyacak, yani duramayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Kaynama noktas\u0131, s\u0131v\u0131n\u0131n buhar bas\u0131nc\u0131n\u0131n d\u0131\u015f bas\u0131nca e\u015fit oldu\u011fu andaki s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Kilogram (sembol\u00fc kg) Uluslararas\u0131 Birimler Sistemi&#8217;nde (SI, Frans\u0131zca Le Syst\u00e8me International d\u2019Unit\u00e9s &#8216;den k\u0131saltma) k\u00fctlenin temel birimidir. Kilogram, Uluslararas\u0131 Kilogram Prototipi&#8217;nin k\u00fctlesine e\u015fit olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r, bu da bir litre suyun k\u00fctlesine nerdeyse e\u015fittir. Ad\u0131nda bir SI \u00f6neki (k) i\u00e7eren tek SI temel birimidir. Ayr\u0131ca, farkl\u0131 laboratuvarlarda \u00f6l\u00e7\u00fclebilecek temel fiziksel bir \u00f6zellik yerine, insan yap\u0131m\u0131 bir cisme dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f tek SI birimidir.<br \/>\n 1889 y\u0131l\u0131nda sabit bir etalon k\u00fctle olarak kabul edilmeden \u00f6nce kg, +4\u00b0C de 1 dm\u00b3 saf suyun k\u00fctlesi olarak tarif edilirdi. Ayn\u0131 y\u0131lFransa&#8217;n\u0131n ba\u015f\u015fehri Paris&#8217;teki Milletleraras\u0131 A\u011f\u0131rl\u0131klar ve \u00d6l\u00e7\u00fcler B\u00fcrosu&#8217;nda bulunan iridyum ve platinden yap\u0131lm\u0131\u015f, 39 mm \u00e7ap\u0131nda ve 39 mm y\u00fcksekli\u011finde silindir \u015feklindeki etalon cismin k\u00fctlesine e\u015fit kabul edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kinetik teori veya gazlar\u0131n kinetik teorisi gazlar\u0131n bas\u0131n\u00e7, s\u0131cakl\u0131k, hacim gibi makroskopik \u00f6zelliklerini molek\u00fcler bile\u015fim ve hareketlerine ba\u011fl\u0131 olarak a\u00e7\u0131klayan teoridir. Esas olarak, teori Isaac Newton&#8217;un kan\u0131s\u0131n\u0131n tersine bas\u0131nc\u0131n molek\u00fcller aras\u0131 statik itmeden kaynaklanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun yerine belli h\u0131zlarda hareket eden molek\u00fcller aras\u0131 \u00e7arp\u0131\u015fmalardan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Kinetik teori ayn\u0131 zamanda kinetik-molek\u00fcler teori veya \u00e7arp\u0131\u015fma teorisi olarak da bilinir.<\/p>\n<p>Komplians veya compliance<br \/>\n Birim basin\u00e7 degisikliginin sebep oldugu hac\u0131m degisikligidir. Form\u00fcl: hacim de\u011fi\u015fimi\/bas\u0131n\u00e7 de\u011fi\u015fimi. \u0130\u00e7i bo\u015f olan organlar\u0131n (\u00f6rn: akci\u011fer, damarlar) bas\u0131n\u00e7 hacim oranlar\u0131nda kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Kristal Kafes<br \/>\n Bir kat\u0131n\u0131n atomlar\u0131 ya da iyonlar\u0131 kendini \u00fc\u00e7 boyutta yineleyen bir \u00f6r\u00fcnt\u00fc i\u00e7inde dizilmi\u015fse, olu\u015fturduklar\u0131 yap\u0131ya kristalli yap\u0131, kat\u0131ya kristalli kat\u0131 ya da kristalli malzeme ad\u0131 verilir. Kristalli malzemelere \u00f6rnek olarak metalleri, ala\u015f\u0131mlar\u0131 ve baz\u0131 seramik malzemeleri g\u00f6sterilebilir.<br \/>\n Kristalli kat\u0131larda atomlar\u0131n dizilimi, \u00fc\u00e7 boyuttaki bir \u00e7izgiler a\u011f\u0131n\u0131n kesi\u015fme noktalar\u0131na atomlar yerle\u015ftirilerek g\u00f6sterilir. Bu \u00e7izgiler a\u011f\u0131na uzay kafesi ad\u0131 verilir ve noktalar\u0131n \u00fc\u00e7 boyutta sonsuz dizilimi olarak tan\u0131mlanabilir. Bir uzay kafesinde her noktan\u0131n benzer bir \u00e7evresi vard\u0131r.<br \/>\n Kusursuz bir kristalde, kristal kafesinde herhangi bir noktan\u0131n \u00e7evresindeki kafes noktalar\u0131 k\u00fcmesi, di\u011fer bir noktan\u0131n \u00e7evresindeki kafes noktalar\u0131 k\u00fcmesiyle ayn\u0131d\u0131r. Birim h\u00fccrenin boyutu ve bi\u00e7imi, birim h\u00fccrenin bir k\u00f6\u015fesinden \u00e7\u0131kan \u00fc\u00e7 kafes vekt\u00f6r\u00fc a, b ve c eksenel uzunluklar\u0131 ve eksenler aras\u0131ndaki \u03b1, \u03b2 ve a\u00e7\u0131lar\u0131 birim h\u00fccrenin kafes sabitleridir.<\/p>\n<p>Kristal yap\u0131, Mineraloji ve kristalografide, bir kristaldeki tektip olan atom yerle\u015fimlerine verilen isim.<\/p>\n<p>Kuantum k\u00fctle\u00e7ekimi kuramsal fizi\u011fin bir dal\u0131 olup, do\u011fan\u0131n temel kuvvetlerinden \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc (elektromanyetizm ve etkile\u015fimleri) tan\u0131mlayan kuantum mekani\u011fi ile d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc temel kuvveti k\u00fctle\u00e7ekimin kuram\u0131 olan genel g\u00f6relili\u011fi birle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<br \/>\n Bu birle\u015ftirmede kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin \u00e7o\u011fu evrenin i\u015fleyi\u015fi hakk\u0131ndaki bu teorilerin birbirlerinden t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 kabullerinden do\u011fmaktad\u0131r. Bir ba\u015fka g\u00fc\u00e7l\u00fck de kuantum mekani\u011finin ve genel g\u00f6relilik kuram\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Kuantum mekani\u011findeki enerji ve ko\u015fullar halihaz\u0131rdaki teknolojimiz i\u00e7in ula\u015f\u0131lamaz durumdad\u0131r. \u015eimdilik hi\u00e7bir deneysel g\u00f6zlem bunlar\u0131n birle\u015ftirilme tarz\u0131na ili\u015fkin bir veri sa\u011flayabilmi\u015f de\u011fildir. K\u0131saca kuantum k\u00fctle\u00e7ekimi i\u00e7in elektromanyetizmi ve k\u00fctle\u00e7ekimi birle\u015ftiren genel g\u00f6relilik ve kuantum vakumsal alan denklemlerinin birbirine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilece\u011fi bir sabite de\u011feri veya bir ara de\u011fer hen\u00fcz bulunamam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n Genel g\u00f6relilik kuram\u0131 k\u00fctle\u00e7ekimi maddenin yer de\u011fi\u015ftirmesiyle yar\u0131\u00e7ap\u0131 de\u011fi\u015fen bir uzay-zaman e\u011frili\u011fi olarak ele al\u0131rken, kuantum mekani\u011fi ise newton mekani\u011finin ya da \u00f6zel g\u00f6relili\u011finin d\u00fcz uzay-zaman\u0131nda kullan\u0131lan farkl\u0131 g\u00fc\u00e7lerin arac\u0131l\u0131k par\u00e7ac\u0131klar\u0131 \u00fczerine kuruludur.<br \/>\n Kuantum k\u00fctle\u00e7ekimi teorileri bildi\u011fimiz uzay-zaman kavramlar\u0131n\u0131n ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 &#8220;kuantum dalgalanmalar\u0131&#8221;n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. Solucan deliklerine ve zaman yolculu\u011funa ili\u015fkin meseleler kuantum k\u00fctle\u00e7ekimi tam olarak anla\u015f\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece yan\u0131ts\u0131z kalmaya mahkumdur.<\/p>\n<p>K\u00fcresel iklim, bug\u00fcne kadar tam a\u00e7\u0131kl\u0131k getirilmemi\u015f bir kavramd\u0131r, ancak temelde d\u00fcnya atmosferinin ve gezegen y\u00fczeyinin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn ortalama \u0131s\u0131, ya\u011fmur, yel a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve benzer niteliklerini ifade etmesi ama\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu anlat\u0131m, iklim de\u011fi\u015fkenli\u011fini genelde a\u00e7\u0131klamak ister, yani hava durumunun ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 ve yerel iklimleri hesaba katmaz.<br \/>\n K\u00fcresel iklim ba\u011flam\u0131nda &#8220;buz \u00e7a\u011f\u0131&#8221; \u00f6nemli bir kavramd\u0131r. K\u00fcresel iklimde bir\u00e7ok olu\u015fumun g\u00f6kbilimsel nedenleri oldu\u011fu bug\u00fcn bilinmektedir. Son zamanlarda, insano\u011flunun yery\u00fcz\u00fcnde yapt\u0131klar\u0131n\u0131n da, k\u00fcresel iklimi etkiledi\u011fi \u00fczerine varsay\u0131mlar ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fctle, bir cismin \u00f6z\u00fcndeki niceliklerin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Ayr\u0131ca nesnenin hareket etmeye kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi diren\u00e7 olarak da adland\u0131r\u0131labilir. K\u00fctlesi b\u00fcy\u00fck olan nesneye ayn\u0131 kuvvet uyguland\u0131\u011f\u0131nda h\u0131zlanmas\u0131 daha d\u00fc\u015f\u00fck olur. Di\u011fer bir deyi\u015fle k\u00fctlesi b\u00fcy\u00fck olan daha b\u00fcy\u00fck eylemsizli\u011fe sahiptir. G\u00fcnl\u00fck kullan\u0131mda k\u00fctle genellikle a\u011f\u0131rl\u0131k ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. K\u00fctle bulundu\u011fu ortam\u0131n yer\u00e7ekimine g\u00f6re de\u011fi\u015fmez bir de\u011ferdir.<\/p>\n<p>K\u0131r\u0131n\u0131m, [Frans\u0131zca, difraksiyon (diffraction)] s\u00f6z\u00fc fizikte &#8220;I\u015f\u0131k, ses ve radyoelektrik dalgalar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 engelleri dolanarak ge\u00e7mesi.&#8221; anlam\u0131nda kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u0131v\u0131lc\u0131m, yanmakta olan bir maddeden s\u0131\u00e7rayan k\u00fc\u00e7\u00fck ate\u015f par\u00e7as\u0131, alev anlamlar\u0131na gelir.<br \/>\nElektriksel anlam: Birikmi\u015f olan durgun (statik) y\u00fck\u00fcn bir \u015fekilde \u00f6n\u00fcndeki engeli zorlay\u0131p delmesi ve bir yolu takip ederek h\u0131zla bo\u015falmas\u0131 durumuna verilen isim. K\u0131v\u0131lc\u0131m, s\u00fcrekli veya anl\u0131k y\u00fck bo\u015falmas\u0131 anlam\u0131na gelebilece\u011fi gibi, kablolardaki korona bo\u015falmalar\u0131n\u0131 anlatmada da kullan\u0131labilir.<\/p>\n<p>Lorentz yasas\u0131: Hareket halindeki y\u00fck ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131 m\u0131knat\u0131ssal alana maruz kald\u0131klar\u0131nda y\u00f6nlerinden saparlar.<\/p>\n<p>Malzeme<br \/>\n Kullan\u0131labilir cisimler yapmak amac\u0131 ile do\u011fal ya da yapay olarak \u00fcretilmi\u015f maddelere malzeme denir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bir\u00e7ok malzeme \u00e7e\u015fidi bulunmaktad\u0131r, bunlar \u015f\u00f6yle grupland\u0131r\u0131labilir.<\/p>\n<p>M\u0131knat\u0131ssal veya manyetik alan, bir m\u0131knat\u0131s\u0131n m\u0131knat\u0131ssal \u00f6zelliklerini g\u00f6sterebildi\u011fi aland\u0131r. M\u0131knat\u0131s\u0131n \u00e7evresinde olu\u015fan \u00e7izgilere de, m\u0131knat\u0131s\u0131n o b\u00f6lgede olu\u015fturdu\u011fu manyetik alan \u00e7izgileri denir. Manyetik alan \u00e7izgilerinin y\u00f6n\u00fc Kuzeyden ( L) G\u00fcneye do\u011frudur.<\/p>\n<p> Manyetik Alan Yo\u011funlu\u011fu<br \/>\n Birim y\u00fczeydeki manyetik alan miktar\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re, manyetik alan birimi Weber ise manyetik alan yo\u011funlu\u011funun birimi de Weber \/ m\u00b2 olmal\u0131d\u0131r. Manyetik alan yo\u011funlu\u011funa, manyetik ind\u00fcksiyon ad\u0131 da verilir.<\/p>\n<p>Manyeto optik tuzak (k\u0131saca MOT), y\u00fcks\u00fcz atomlar\u0131 yakla\u015f\u0131k mutlak s\u0131f\u0131r noktas\u0131na kadar so\u011futan ve onlar\u0131 manyetik alan ve dairesel olarak kutuplanm\u0131\u015f lazer \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 ile kesin bir yerde tuzaklayan bir alettir. Y\u00fckl\u00fc par\u00e7ac\u0131klar i\u00e7in manyetik ve elektrik alanlar\u0131n kombinasyonu ile Penning tuza\u011f\u0131 ya da Paul tuza\u011f\u0131 kullan\u0131l\u0131r, ancak bu tuzaklar n\u00f6tr atomlar i\u00e7in kullan\u0131lamaz. Manyeto optik tuzakta n\u00f6tr atomlar (y\u00fcklenmemi\u015f) so\u011futulabilir ve optik g\u00fc\u00e7 ya da lazer \u0131\u015f\u0131n\u0131 kullan\u0131larak depolanabilir. Sodyum atomlar\u0131 i\u00e7in tipik bir MOT atomlar\u0131 300 \u03bcK ya da mutlak s\u0131f\u0131r\u0131n 0.0003 derce yukar\u0131s\u0131na kadar so\u011futur.<\/p>\n<p> Maxwell-Boltzmann da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 fizik ve kimya uygulamalar\u0131nda ge\u00e7erli bir olas\u0131l\u0131k da\u011f\u0131l\u0131m\u0131d\u0131r. En yayg\u0131n uygulamalar\u0131 istatiksel mekanik alan\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Is\u0131y\u0131 herhangi bir (k\u00fctleli) fiziksel sistemde molek\u00fcllerin, atomlar\u0131n hareketleri olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Metrekare b\u00f6l\u00fc saniye, uzakl\u0131k ya da yer de\u011fi\u015ftirmenin karesinin saniyeye b\u00f6l\u00fcnmesiyle elde edilen ve a\u00e7\u0131sal momentumu simgeleyen bir SI birimidir. Birim; m\u00b2\/s, m\u00b2\u00b7s\u22121 ve m\u00b2s\u22121 olarak da yaz\u0131labilir. &#8220;Metre b\u00f6l\u00fc saniye x metre&#8221; bi\u00e7imindeki yaz\u0131m, bir nesnenin belirli bir konuma g\u00f6re momentumunu belirtti\u011finden daha anla\u015f\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Michelson\u2013Morley deneyi, fizik tarihinin en \u00f6nemli ve \u00fcnl\u00fc deneylerinden biridir. 1887&#8217;de Albert Michelson ve Edward Morley taraf\u0131ndan Case Western Reserve University&#8217;de yap\u0131lan deney genel olarak eter teorisine kar\u015f\u0131 en b\u00fcy\u00fck kan\u0131t olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Albert Michelson \u00f6zellikle bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 i\u00e7in 1907&#8217;de Nobel Fizik \u00d6d\u00fcl\u00fc&#8217;n\u00fc ald\u0131.<\/p>\n<p> Mikrodalga<br \/>\n Mikrodalga frekanslar\u0131 genel olarak 300-300.000 MHz frekans aral\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapsar. Mikrodalgalar elektromanyetik dalga olarak yay\u0131l\u0131rlar, radarlarda, mikrodalga f\u0131r\u0131nlar\u0131nda, cep telefonlar\u0131nda, kablosuz Internet eri\u015fiminde, Bluetooth kulakl\u0131klarda, ma\u011faza g\u00fcvenlik sistemlerinde, mikrodalga frekanslar\u0131 kullan\u0131l\u0131r. &#8220;Mikrodalga&#8221; s\u00f6z\u00fc elektromanyetik dalgan\u0131n dalga boyunun 1 metreden k\u0131sa oldu\u011fu frekanslar\u0131 tan\u0131mlar. Dalga boyunun 1 cm&#8217;den k\u0131sa oldu\u011fu frekanslara (30-300 GHz aral\u0131\u011f\u0131) &#8220;milimetrik&#8221; dalga ismi de verilir. Dalga boyunun 1 mm&#8217;den k\u0131sa oldu\u011fu frekanslara (300-3000 GHz) &#8220;submilimetrik&#8221; dalga ismi verilir.<\/p>\n<p>Molek\u00fcl kimyada genel olarak en az iki atomun de\u011fi\u015fik durumlar\u0131nda beraber durmas\u0131yla olu\u015fan, b\u00fct\u00fcn \u015fekline denir. Genel olarak bir molek\u00fcl, saf kimyasal maddenin kendi ba\u015f\u0131na b\u00fct\u00fcn kimyasal bile\u015fimini ve \u00f6zelliklerini ta\u015fiyan en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7as\u0131d\u0131r. Baz\u0131 kat\u0131 ve s\u0131v\u0131 kimyasal maddelerde (\u00f6rne\u011fin; metaller, eriyik durumundaki tuzlar, kristaller, vb) bu tan\u0131m her zaman ge\u00e7erli de\u011fildir ve b\u00f6yle kimyasal maddelerin farkedilebilir melek\u00fcllerden de\u011fil atomlardan olu\u015ftu\u011fu s\u00f6ylenmelidir. Molek\u00fcler fizikte ise bir molek\u00fcl, iki ya da daha fazla atomdan olu\u015fan, yeterli d\u00fczeyde de\u011fi\u015fmez, elektriksel olarak n\u00f6tr bir olu\u015f bi\u00e7imidir. Tekatomlu molek\u00fcl genel d\u00fc\u015f\u00fcncesi, asal gazlardaki gibi tek atomlu molek\u00fcller, neredeyse tek ba\u015f\u0131na gazlar\u0131n kinetik teorisinde a\u00e7\u0131klamada kullan\u0131l\u0131r. \u00c7ok atomlu iyonlar bazen i\u015fe yarar bir \u015fekilde elektirksel olarak y\u00fcklenmi\u015f molek\u00fcller \u015feklinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirler.<br \/>\n Hidrojen ve oksijen elementlerinde oldu\u011fu gibi atomlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu atom k\u00fcmesi molek\u00fcl olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Atom ve molek\u00fcl maddelerin \u00f6zelli\u011fini ta\u015f\u0131yan en k\u00fc\u00e7\u00fck birimdir. Y\u00fczden fazla \u00e7e\u015fit atom vard\u0131r. Baz\u0131 molek\u00fcller tek \u00e7e\u015fit atomdan olu\u015furken,baz\u0131 molek\u00fcller farkl\u0131 \u00e7e\u015fit atomlar i\u00e7erebilir.<\/p>\n<p> Mor\u00f6tesi<br \/>\n Elektromenyetik \u0131\u015f\u0131n\u0131m, dalga boyuna g\u00f6re \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flara ayr\u0131l\u0131r. Bunlar, en uzun dalga boyundan en k\u0131sas\u0131na do\u011fru radyo, mikrodalga, k\u0131z\u0131l\u00f6tesi, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, mor\u00f6tesi X-\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve gama \u0131\u015f\u0131n\u0131mlar\u0131d\u0131r. Dalga boyu artt\u0131k\u00e7a, \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131n enerjisi de artar.<br \/>\nMor\u00f6tesi \u0131\u015f\u0131n\u0131m, dalga boyu 10 ile 400 nm aras\u0131ndaki \u0131\u015f\u0131n\u0131ma denir. G\u00f6z\u00fcm\u00fcz, 40 ile 70 nm dalga boylar\u0131 aras\u0131na duyarl\u0131d\u0131r ve bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 alg\u0131layamaz. G\u00f6rebildi\u011fimiz en k\u00fc\u00e7\u00fck dalga boylu \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 mor olarak alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, bundan daha k\u00fc\u00e7\u00fck dalgaboyuna sahip olan \u0131\u015f\u0131n\u0131ma &#8220;mor\u00f6tesi \u0131\u015f\u0131n\u0131m&#8221; ad\u0131 verilir.<br \/>\n I\u015f\u0131kta oldu\u011fu gibi, M.\u00d6. \u0131\u015f\u0131mada da, dalga boyu nanometre (nm) olarak tan\u0131mlan\u0131r. 1 metrenin bir milyarda biridir.<\/p>\n<p>M\u0131knat\u0131s, manyetik alan \u00fcreten nesne veya malzemedir. Demir, nikel, kobalt gibi baz\u0131 metalleri \u00e7eker, bak\u0131r ve al\u00fcminyum gibi baz\u0131 metallere ve metal olmayan malzemelere etki etmez.<br \/>\n M\u0131knat\u0131sl\u0131k etkisi, malzemelerde iki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 u\u00e7ta toplan\u0131r. Bu iki uca m\u0131knat\u0131s\u0131n kuzey ve g\u00fcney kutubu ismi verilir. \u0130ki m\u0131knat\u0131s\u0131n e\u015f kutuplar\u0131 birbirini iterken, z\u0131t kutuplar\u0131 birbirini \u00e7eker.<\/p>\n<p>Nedensellik sebep ve sonu\u00e7lar aras\u0131 ili\u015fkileri a\u00e7\u0131klar, -\u00f6zellikle fizik i\u00e7in- t\u00fcm pozitif bilimler i\u00e7in esansiyeldir. Ayn\u0131 zamanda felsefe, bilgisayar bilimleri, ve istatistik perspektifleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan da bak\u0131labilir.<\/p>\n<p>Newton&#8217;un be\u015fi\u011fi, ad\u0131n\u0131 Isaac Newton&#8217;tan alan, momentumun korunumunun incelendi\u011fi ve basit sarka\u00e7lar\u0131n yanyana ba\u011flanmas\u0131 ile olu\u015fan \u00e7oklu sarka\u00e7t\u0131r.<br \/>\n Animasyonlu resimde de g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi, tipik bir Newton&#8217;un be\u015fi\u011fi, basit bir fizik kanuna g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Toplar, tek bir \u00e7izgide hareket ederler. Ayn\u0131 hizada ve bir sarka\u00e7ta yer alan bir ka\u00e7 toptan meydana geen be\u015fikte, bir top kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda topa bir enerji y\u00fcklenir. Kald\u0131r\u0131lan top, di\u011fer topa de\u011fece\u011fi s\u0131rada bu enerji, kinetik enerjiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Birinci top, ikinci topa de\u011fdi\u011finde momentumu, bu topa ge\u00e7er. Bu \u015fekilde en son topa kadar ge\u00e7er. Son top ald\u0131\u011f\u0131 momentum transferi sonucu havaya kalkar ve ayn\u0131 \u015fekilde olu\u015fan momentum transferi, bu defa sondan ba\u015flayarak ilk topa do\u011fru gider.<\/p>\n<p>Nobel Fizik \u00d6d\u00fcl\u00fc, fizik dal\u0131nda al\u0131nabilecek en y\u00fcksek \u00f6d\u00fcllerden biri olup, her y\u0131l Alfred Nobel&#8217;in \u00f6l\u00fcm g\u00fcn\u00fc olan 10 Aral\u0131k&#8217;ta verilir.<br \/>\nN\u00f6tron I\u015f\u0131mas\u0131<\/p>\n<p> Radyoaktif \u00e7ekirdekten n\u00f6tron yay\u0131lmas\u0131d\u0131r.Bu yolla \u00e7ekirde\u011finde n\u00f6tronu fazla olan \u00e7ekirdek N\u00f6tron \/ Proton say\u0131s\u0131n\u0131 1 &#8216; e yakla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.B\u00f6ylece kararl\u0131 bir yap\u0131 kazan\u0131r.Bu \u0131\u015f\u0131mayla Atom Numaras\u0131 (Proton) de\u011fi\u015fmez , N\u00f6tron Say\u0131s\u0131 1 azal\u0131r.<\/p>\n<p>N\u00fckleer izomer, n\u00fckleonlar\u0131ndan birinin veya daha fazlas\u0131n\u0131n uyar\u0131lmas\u0131 sonucu yar\u0131 kararl\u0131 duruma ge\u00e7en atom \u00e7ekirde\u011fidir. Bir n\u00fckleer izomer uyar\u0131lmam\u0131\u015f \u00e7ekirde\u011fe g\u00f6re daha y\u00fcksek enerji seviyesi i\u015fgal eder. N\u00fckleer izomer sonunda sahip oldu\u011fu ekstra enerjiyi serbest b\u0131rakarak tekrar temel enerji seviyesine geri d\u00f6ner.<br \/>\nYar\u0131 N\u00fckleer \u0130zomer, n\u00fckleer f\u00fczyon veya di\u011fer n\u00fckleer reaksiyonlar sayesinde olu\u015furlar. Olu\u015fan \u00e7ekirde\u011fin varl\u0131\u011f\u0131 uyar\u0131lm\u0131\u015f durumda ba\u015flar, bir veya iki gama \u0131\u015f\u0131n\u0131 yayarak uyar\u0131lm\u0131\u015f durumdan \u00e7\u0131kar. Bu olay bir pikosaniyeden daha k\u0131sa bir zamanda ger\u00e7ekle\u015fir.<br \/>\nBelirli izotoplar\u0131n yar\u0131 kararl\u0131 izomerleri genellikle &#8220;m&#8221; tak\u0131s\u0131 ile g\u00f6sterilirler (ya da birden fazla izomerli izotopun durumuna g\u00f6re 2m, 3m&#8230; g\u00f6sterimleri yap\u0131l\u0131r.)<\/p>\n<p>Olas\u0131l\u0131k dalgas\u0131 veya de Broglie dalgas\u0131, ne elektromanyetik ne de mekanik dalgad\u0131r. Par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n belirli bir anda, bir konumda bulunma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 veren dalgad\u0131r. Par\u00e7ac\u0131\u011fa e\u015flik eden dalga paketleri olarak yay\u0131l\u0131rlar ve grup h\u0131z\u0131 ile hareket ederler. Vg=dW\/dk (Grup H\u0131z\u0131)<br \/>\n Birinci derecede Broglie denklemi ile par\u00e7ac\u0131k momentumu hesab\u0131:<\/p>\n<p>Parazit s\u00fcr\u00fckleme, viskoz ak\u0131\u015f i\u00e7erisinde yer alan ve ak\u0131\u015fa maruz kalan cisme kendi varl\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklanarak etkiyen s\u00fcr\u00fckleme kuvvetine verilen isimdir.<br \/>\n Parazit s\u00fcr\u00fckleme; ak\u0131\u015fkan eleman\u0131 ile cisim aras\u0131ndaki s\u00fcrt\u00fcnmeden kaynaklan\u0131r. S\u00fcrt\u00fcnmeli ak\u0131\u015flarca cisim ak\u0131m \u00f6n\u00fcnde bir set olu\u015fturur. Ak\u0131m; bu seti a\u015fmak i\u00e7in cismin etraf\u0131ndan dolan\u0131r. Bu dolanma etraf\u0131nda y\u00fczeyde kayan ak\u0131\u015fkan ile cisim aras\u0131ndaki s\u00fcrt\u00fcnme kuvveti cismi ak\u0131m y\u00f6n\u00fcnde s\u00fcr\u00fcklemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Ayr\u0131ca ak\u0131\u015fkan\u0131n ataletinin de cisme ak\u0131\u015f y\u00f6n\u00fcnde bir kuvvet uygulamas\u0131 s\u00f6z konusudur. Bu kuvvetlerin bile\u015fkesi, cismi ak\u0131\u015f y\u00f6n\u00fcnde hareket etmeye zorlayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Periyot iki s\u0131k\u0131\u015fma veya iki gev\u015feme b\u00f6lgesi aras\u0131ndaki zaman s\u00fcresine ya da bir titre\u015fim i\u00e7in ge\u00e7en s\u00fcreye denir. Birimi saniyedir. Frekansla ters orant\u0131l\u0131d\u0131r. E\u015fit zaman aral\u0131klar\u0131nda yinelenen harekettir.<\/p>\n<p>Planck Uzunlu\u011fu<br \/>\n Kuantum kuram\u0131n\u0131n temel uzunluk birimi Planck uzunlu\u011fudur. 1900 y\u0131l\u0131nda Max Planck enerjinin kuanta ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi temel birimlerden olu\u015ftu\u011funu ke\u015ffetti ve bu kuantum kuram\u0131n\u0131 ba\u015flatt\u0131. Buna g\u00f6re zaman ve uzay, sonsuza kadar b\u00f6l\u00fcnemez. Bu uzunluk, Bir milimetrenin 10^-35 te biri kadard\u0131r ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bir Planck zaman\u0131nda kat etti\u011fi yola e\u015fittir. Bir metre, 100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 tane planck uzunlu\u011funa e\u015fittir.<\/p>\n<p>Plazma lambas\u0131 Nikola Tesla taraf\u0131ndan y\u00fcksek voltaj olgusunu ara\u015ft\u0131rmak amac\u0131yla i\u00e7i bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f cam t\u00fcplerde yapt\u0131\u011f\u0131 y\u00fcksek frekans elektrik ak\u0131m\u0131 deneyleri sonucunda icat edilmi\u015ftir. Tesla bu icad\u0131n\u0131 &#8220;soy gaz de\u015farj t\u00fcp\u00fc&#8221; olarak adland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Plummer modeli, dinamik sistemlerde par\u00e7a\u00e7\u0131klar\u0131n h\u0131z ve konumlar\u0131n\u0131n da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 tan\u0131mlamakta kullan\u0131lan bir modeldir. \u0130lk defa H.C. Plummer (1911) taraf\u0131ndan k\u00fcresel k\u00fcmelerin g\u00f6zlemlerini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle onun ismiyle an\u0131lagelmektedir.<br \/>\n Plummer modeli i\u00e7in yo\u011funluk da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 \u015fu bi\u00e7imdedir:<\/p>\n<p> Bu ifadede M toplam k\u00fctleyi, b ise Plummer yar\u0131\u00e7ap\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Bu yo\u011funluk da\u011f\u0131l\u0131m\u0131na, a\u015fa\u011f\u0131daki potansiyel kar\u015f\u0131l\u0131k gelir<\/p>\n<p> Bu ifadede de, G Newton&#8217;un yer\u00e7ekimi sabitidir.<\/p>\n<p>Poyting vekt\u00f6r\u00fc bir elektromanyetik alan\u0131n enerji ak\u0131s\u0131n\u0131 tan\u0131mlar. Ad\u0131n\u0131, mucidi olan John Henry Poynting&#8217;den al\u0131r.<br \/>\n cgs birim sisteminde poynting vekt\u00f6r\u00fc \u015f\u00f6yle tan\u0131mlan\u0131r:<\/p>\n<p> Burda c \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131,  manyetik alan,  ise elektrik aland\u0131r. MKS birim sisteminde ise:<\/p>\n<p> Burda da \u03bc0 uzay bo\u015flu\u011funun ge\u00e7irgenli\u011fidir.<\/p>\n<p>Purkine Kaymas\u0131<br \/>\n G\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u0131\u015f\u0131k, mavi ve ye\u015fil renklerin, k\u0131rm\u0131z\u0131dan daha parlak alg\u0131lanmas\u0131na neden olur. Bu etkiye Purkine Kaymas\u0131 denir.<\/p>\n<p>Reaktans, kondansat\u00f6r ve end\u00fcktans gibi matematiksel analizlerinde t\u00fcrev ifadesi i\u00e7eren elemanlar\u0131n AC gerilime kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdikleri diren\u00e7tir.<br \/>\n Reaktans, saf omik direncin ak\u0131m ak\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi tepkiden daha farkl\u0131d\u0131r ve empedans\u0131n sanal k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Empedans a\u015fa\u011f\u0131daki gibi yaz\u0131labilirken, empedans\u0131n iki k\u0131sm\u0131n\u0131n ismi \u015f\u00f6yledir.<\/p>\n<p>Rezonans (Fizik)<br \/>\n Periyodik bir kuvvetin d\u00fcrt\u00fcs\u00fc alt\u0131ndaki bir sistem, sal\u0131n\u0131mlar sergiler ve e\u011fer d\u00fcrt\u00fc frekans\u0131 sistemin do\u011fal frekans\u0131na e\u015fit ise, bu sal\u0131n\u0131mlar\u0131n genli\u011fi s\u0131n\u0131rs\u0131z artma e\u011filimine girer. Sonu\u00e7 olarak sistem, belli bir genlikten sonra b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc veya bulundu\u011fu durumu koruyamaz ve da\u011f\u0131l\u0131r veya bozunur. Buna rezonans denir.<br \/>\n Do\u011frusal sistemlerde rezonansa girme \u015fart\u0131, sal\u0131n\u0131m genli\u011finin, uygulanan kuvvetle do\u011fru orant\u0131l\u0131 olmas\u0131nda yatar. E\u011fer uygulanan kuvvetin frekans\u0131 sistemin do\u011fal frekans\u0131na e\u015fitse rezonans ger\u00e7ekle\u015fir. Do\u011fal frekansa bir \u00f6rnek olarak yay\u0131 ele alal\u0131m. Bildi\u011finiz gibi bir yay\u0131n, uzama veya k\u0131salmaya kar\u015f\u0131 uygulad\u0131\u011f\u0131 kuvvet, denge konumundan uzakla\u015fma mesafesine ba\u011fl\u0131 olup bu uzakla\u015fmaya ters y\u00f6ndedir: m(d2x\/d2t)=-kx veya d2x\/d2t=-(k\/m)x. Burada (k\/m) do\u011fal frekans\u0131n karesidir. Yani do\u011fal frekans yay\u0131n k\u00fctlesi ve esneklik katsay\u0131s\u0131 taraf\u0131ndan belirlenir. Do\u011fal frekans genel olarak sistemin fiziksel \u00f6zelliklerine ba\u011fl\u0131d\u0131r.<br \/>\n Kum da rezonansa girebilir. \u00d6rne\u011fin birbirinin \u00fczerine oturmu\u015f, aralar\u0131 su dolu kum taneciklerinden olu\u015fmu\u015f bir zemin d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Bir depremin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 periyodik kuvvetler alt\u0131nda bu kum tanecikleri, sal\u0131n\u0131mlar\u0131 s\u0131ras\u0131nda bir asamadan sonra birbirlerinin \u00fczerinden kayarak, ara bo\u015fluklara yerle\u015febilir ve sonu\u00e7 olarak, ara bo\u015fluklar\u0131 daha az olan bir kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015febilir. Bu durumda tabii, daha \u00f6nceki bo\u015fluklar\u0131 dolduran suyun bir k\u0131smi yukar\u0131 \u00e7\u0131kar ve kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n \u00fczerini kaplar. B\u00f6yle bir zemine oturtulmu\u015f binalar, s\u00f6z konusu depreme kars\u0131 dayan\u0131kl\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f ve hi\u00e7bir hasar g\u00f6rmemi\u015f olsalar dahi; olduklar\u0131 gibi yanlara, \u00f6ne veya arkaya do\u011fru yatabilirler.<br \/>\n Ayr\u0131ca rezonans, molek\u00fcllerin alev veya elektrik d\u00fczenekleri ile serbest atomlar\u0131n ayr\u0131\u015fmas\u0131 ve bu serbest atomlar\u0131n bir \u00fcst seviyeye \u00e7\u0131karak 10-8 saniye orada kalmas\u0131 ve kazand\u0131\u011f\u0131 enerjiyi geri vererek temek haline d\u00f6nmesi s\u0131ras\u0131nda atomun kendine has yayd\u0131\u011f\u0131 \u0131\u015f\u0131na rezonans \u0131\u015f\u0131n denir.<br \/>\nElektriksel olarak rezonans:<br \/>\n iki \u00e7e\u015fit enerji depo eden elemana sahip (genelde L ve C) frekans se\u00e7ici \u00f6zellikte devrelerdir. Ba\u011flan\u0131\u015f bi\u00e7imine g\u00f6re seri veya paralel rezonans devresi olabilirler. Bu devrelerde kapasite ve end\u00fcktans \u00f6yle de\u011fer alm\u0131\u015flard\u0131r ki ak\u0131m ve gerilim ayn\u0131 fazdad\u0131r. Ayn\u0131 anda s\u0131f\u0131r olur ayn\u0131 anda tepe noktas\u0131na ula\u015f\u0131r (hemen hemen). \u0130\u015fte bu kapasitenin ak\u0131m\u0131 gerilimde \u00f6ne g\u00f6t\u00fcrmesi ve end\u00fcktans\u0131n ak\u0131m\u0131 geri b\u0131rakmas\u0131 durumlar\u0131 L ve C de\u011ferleri ayarlanarak yok edilmi\u015f ak\u0131m ve gerilimin ayn\u0131 fazda oldu\u011fu devrelere rezonans devresi denir. Bu devrelerdeki y\u00fck R L C &#8216;den olu\u015fur.<\/p>\n<p>Sarka\u00e7, bir ipin bir ucuna rahatlikla sallanabilecek sekilde baglanilan bir kutle ile olusturulan duzenektir. Duzenek yer\u00e7ekim kuvveti yuzunden denge konumunu muhafaza etmeye meyillidir. Kutle denge konumundan alindiginda yercekimi kuvveti tarafindan denge noktasina getirilmek uzere hizlandirilacaktir ve bu da denge noktasi etrafinda bir sal\u0131n\u0131ma yol acar.<\/p>\n<p> Sa\u011f El Kural\u0131<br \/>\n ki vekt\u00f6r\u00fcn vekt\u00f6rel \u00e7arp\u0131m\u0131 sonucundaki sonu\u00e7 vekt\u00f6r\u00fcn\u00fcn y\u00f6n\u00fcn\u00fc belirlemeye yarayan bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p> \u00d6rne\u011fin b\u00f6yle bir vekt\u00f6rel \u00e7arp\u0131mda, sa\u011f elinizin d\u00f6rt parma\u011f\u0131n\u0131  vekt\u00f6r\u00fc y\u00f6n\u00fcnde tutup  vekt\u00f6r\u00fcne do\u011fru k\u0131v\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131zda ba\u015f parma\u011f\u0131n\u0131z  vekt\u00f6r\u00fcn\u00fcn y\u00f6n\u00fcn\u00fc verecektir.<\/p>\n<p> Schumann Rezonans\u0131<br \/>\n 1952&#8217;de fizik\u00e7i Winfried Otto Schumann taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klanan, yery\u00fcz\u00fc ile iyonosfer tabakas\u0131 aras\u0131nda meydana gelen do\u011fal titre\u015fime verilen isimdir. K\u00fcresel elektro manyetik bir alan\u0131n olu\u015fmas\u0131 ve bu alan b\u00fcnyesindeki titre\u015fimsel veriye ili\u015fkindir.<br \/>\n G\u00fcne\u015ften gelen \u0131\u015f\u0131nlar, y\u0131ld\u0131r\u0131m ve buna benzer elektrik ak\u0131mlar\u0131 ile yery\u00fcz\u00fcne aktar\u0131lan, atmosfer i\u00e7erisinde bulunan elektiriksel g\u00fc\u00e7 ile tetiklenen enerjiye ba\u011fl\u0131 titre\u015fim. Schumann rezonans alan\u0131n\u0131n frekans\u0131 7.83, 14.3, 20.8, 27.3, 33.8 hertz aral\u0131klar\u0131na sahiptir. Yani yery\u00fcz\u00fc ile iyonosfer tabakas\u0131 aras\u0131ndaki bo\u015fluk, 7.8, 14.3, 20.8, 27.3 ve 33.8 Hz aral\u0131klar\u0131nda titre\u015fen elektro manyetik alanlar halindedir.<\/p>\n<p>Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131, her k\u00fctle ile ili\u015fkilendirilen karakteristik bir yar\u0131\u00e7apt\u0131r. Verilen bir k\u00fctle bu yar\u0131\u00e7apa kadar s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rsa bilinen hi\u00e7bir kuvvet onun uzay zaman tekilli\u011fine \u00e7\u00f6kmesini engelleyemez. Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131 terimi fizikte ve astronomide \u00f6zellikle de k\u00fctle\u00e7ekim ve genel g\u00f6relilik teorilerinde kullan\u0131l\u0131r.<br \/>\n Cisimlerin Schwarzschild yar\u0131\u00e7aplar\u0131 k\u00fctleleriyle do\u011fru orant\u0131l\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re D\u00fcnya&#8217;n\u0131n Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131 sadece 9mm iken G\u00fcne\u015f&#8217;inki yakla\u015f\u0131k olarak 3km&#8217;dir.<br \/>\n Bir cisim Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131ndan daha k\u00fc\u00e7\u00fckse kara delik olarak isimlendirilir. D\u00f6nmeyen bir cisim i\u00e7in Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131nda bulunan y\u00fczey olay ufku i\u015flevini g\u00f6r\u00fcr. Ne \u0131\u015f\u0131k ne de di\u011fer par\u00e7ac\u0131klar bu y\u00fczey i\u00e7erisindeki b\u00f6lgeden ka\u00e7amaz bu y\u00fczden bu cisimler karadelik olarak isimlendirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p> burada;<br \/>\nrs Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131, G gravitasyon sabiti, m cismin k\u00fctlesi, ve c \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131d\u0131r. G\u00fcne\u015f k\u00fctlesine sahip bir kara delik i\u00e7in Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131 2.96 km&#8217;dir ve herhangi bir kara delik i\u00e7in Schwarzschild yar\u0131\u00e7ap\u0131  km. ile hesaplan\u0131r<\/p>\n<p>Serap, Atmosferde \u0131\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131lmas\u0131ndan do\u011fan ve \u00e7\u00f6llerde kolayl\u0131kla g\u00f6zlemi yap\u0131labilen optik yan\u0131lma, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su y\u00fczeyinden yans\u0131yormu\u015f gibi, cisimle birlikte ters g\u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn olu\u015fumu, \u0131lg\u0131m, yalg\u0131n, pusar\u0131k. Atmosferin homojen olmayan seviyelerinden ge\u00e7en \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n k\u0131r\u0131lmas\u0131ndan kaynaklanan optik ill\u00fczyonlard\u0131r.<\/p>\n<p>Serbest Elektron Modeli<br \/>\n Kat\u0131 hal fizi\u011finde serbest elektron modeli kat\u0131 metalin kristal yap\u0131s\u0131ndaki de\u011ferlik elektronlar\u0131n davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n temel modelidir. \u00d6zellikle Arnold Sommerfeld taraf\u0131ndan geli\u015ftirildi<\/p>\n<p>Ses, atmosferde kula\u011f\u0131m\u0131z taraf\u0131ndan alg\u0131lanabilen periyodik bas\u0131n\u00e7 de\u011fi\u015fimleridir. Fiziksel boyutta ses, hava kat\u0131 s\u0131v\u0131 veya gaz ortamlarda olu\u015fan basit bir mekanik d\u00fczensizliktir. Bir maddedeki molek\u00fcllerin titre\u015fmesi sonucunda olu\u015fur.<br \/>\n Ses veren her madde bir ses kayna\u011f\u0131d\u0131r. Ses kaynaktan ald\u0131\u011f\u0131 enerjilerle titre\u015ferek yay\u0131l\u0131rlar. Titre\u015fen cisimler esnek olup sesi olu\u015fturur. Esnek olan cisimler ses dalgalar\u0131 meydana getirebilir ve ses dalgalar\u0131n\u0131 iletebilir. Ses mekanik dalga oldu\u011fu i\u00e7in yay\u0131lmas\u0131 i\u00e7in bir ortama ihtiya\u00e7 duymaktad\u0131r. Ses dalgalar\u0131 ortamlarda s\u0131k\u0131\u015fma ve genle\u015fme \u015feklinde boyuna ilerleyen dalgalard\u0131r. Ses dalgalar\u0131n\u0131n bas\u0131nc\u0131 olup giri\u015fim sunucu vuru olu\u015ftururlar.<br \/>\n Sesin bir frekans\u0131, boyu, periyodu ve h\u0131z\u0131 bulunmaktad\u0131r. Bir saniye i\u00e7erisindeki titre\u015fim say\u0131s\u0131na sesin frekans\u0131 denir. Birimi ise Hertz (Hz)dir. Dalga boyu, bir ses dalgas\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in sesin ald\u0131\u011f\u0131 yoldur. Sesin h\u0131z\u0131 normal ko\u015fullarda; havada 340, tahtada 4000-6000, suda 3000-5000, \u00e7elikte ise 8000 m\/s dir.Ses bo\u015flukta yay\u0131lmaz.\u00c7\u00fcnk\u00fc:titre\u015fen bir cismin s\u0131k\u0131\u015f\u0131p genle\u015fmesine yol a\u00e7abilecek atom ya da molek\u00fcl gibi tanecikler yoktur. Ancak uzay bo\u015fuk de\u011fildir.<\/p>\n<p>Sicim Kuram\u0131, fizi\u011fin temel modellerinden biridir. Yap\u0131 ta\u015f\u0131 olarak Standart modelde kullan\u0131lan boyutsuz noktalar yerine tek boyutlu uzan\u0131ma sahip sicimler kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bu temel yakla\u015f\u0131m farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, par\u00e7ac\u0131klar\u0131 noktalar olarak tasvir eden modellerde kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan baz\u0131 problemlerden sak\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r.<br \/>\n Kuramdaki temel fikir, ger\u00e7ekli\u011fin esas bile\u015fenlerinin rezonans frekanslar\u0131nda titre\u015fen ve Planck uzunlu\u011funda olan (10-35 mm civar\u0131) sicimler oldu\u011fudur.<br \/>\n Sicim denilen yap\u0131 ta\u015flar\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlememiz neredeyse imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011fu ve dolay\u0131s\u0131yla bu teori b\u00fcy\u00fck ihtimalle hi\u00e7bir zaman test edilemeyece\u011fi i\u00e7in \u015fu an fizik\u00e7ilerin en \u00e7ok tart\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 konulardan biri de, bu kuram\u0131n, fiziksel bir kuram m\u0131 yoksa yaln\u0131zca felsefi bir teori mi oldu\u011fudur.<br \/>\n Sicim teoremi 6 yeni boyut daha \u00f6nerirler fakat bu boyutlar\u0131 standart anlamdaki mekan ve zaman boyutlar\u0131 de\u011fil bunlara ba\u011fl\u0131 alt boyutlar gibi tan\u0131mlarlar mesela \u00e7ok ince bir tel d\u00fc\u015f\u00fcnelim 2 mm kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131nda bu tel uzaktan bak\u0131l\u0131nca bizim i\u00e7in tek boyutlu bir do\u011frudur di\u011fer boyutlar\u0131 bizim i\u00e7in yok gibidir fakat bu telin \u00fczerinde hareket eden bir kar\u0131nca i\u00e7in telin \u00fczerinde sa\u011fa ve sola gidip tur at\u0131labilir ve o y\u00f6nlerde de boyut vard\u0131r.\u0130\u015fte o boyutlar ancak o seviyeye inince anlam kazan\u0131r ve her zaman g\u00f6z\u00fckmezler.Membranlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu par\u00e7ac\u0131klar\u0131nda \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck y\u00fczeyler oldu\u011fu ve onlar\u0131n seviyesine inince anla\u015f\u0131labilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyor.Bu y\u00fczeyler farkl\u0131 titre\u015fimlerle farkl\u0131 atom alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131 olu\u015ftururlar ve bu atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klarda birle\u015ferek atomlar\u0131 olu\u015fturuyor.<br \/>\n Atomun temel yap\u0131ta\u015flar\u0131 olan proton ve elektron asl\u0131nda kendsini olu\u015fturan alt par\u00e7ac\u0131klardan olu\u015fmaktad\u0131r.Bu parcac\u0131klar h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 ve \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 labaratuarlarda yap\u0131lan deneylerle bulunmu\u015flard\u0131r fakat bu par\u00e7ac\u0131klar\u0131n alt\u0131nda hangi par\u00e7ac\u0131klar bulunmaktad\u0131r bunlar\u0131n yap\u0131 ta\u015f\u0131 nedir sorusuna cevap verilememktedir.\u0130\u015fte bu par\u00e7ac\u0131klar\u0131 birbirinden farkl\u0131 k\u0131lan sicim teorisine g\u00f6re 6 farkl\u0131 boyut i\u00e7eren ve de\u011fi\u015fik titre\u015fimleriyle sicimsi par\u00e7ac\u0131klard\u0131r.Bu sicimler bir frekans ta titre\u015fip protonu ba\u015fka frekansta titre\u015fip elektronu olu\u015ftuturlar.<br \/>\n \u015eu anda evreni a\u00e7\u0131klayan iki fizik teorisi var diyebiliriz: Birincisi, y\u0131ld\u0131zlar, galaksiler gibi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck boyutlu maddeleri a\u00e7\u0131klayabilen, Einstein&#8217;\u0131n g\u00f6relilik teorisi, ikincisi ise atomlar gibi \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck boyuttaki maddeleri a\u00e7\u0131klayabilen kuantum mekani\u011fi. Bu iki teorinin ikisi de ayn\u0131 evreni a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, ikisini bir teoride birle\u015ftirmek ve evreni b\u00fct\u00fcn\u00fcyle anlamak m\u00fcmk\u00fcn olmal\u0131. Ancak bu bug\u00fcne kadar ba\u015far\u0131labilmi\u015f de\u011fil. E\u011fer sicim kuram\u0131 do\u011fru ise bu iki teori birle\u015ftirilmi\u015f olacak ve bu birle\u015fim, \u015fimdiden bilim tarihinin en b\u00fcy\u00fck ad\u0131m\u0131 olarak kabul ediliyor.<br \/>\n Sicim teoremi asl\u0131nda son geli\u015fmeler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda membran teoremi olarak an\u0131l\u0131yor, par\u00e7ac\u0131klar\u0131n sicim de\u011filde bir membran gibi oldu\u011fu ve farkl\u0131 boyutlarda b\u00fcz\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyor.Membran-M diye de adland\u0131rl\u0131yor.<br \/>\n Bir\u00e7ok fizik\u00e7i ispatlanabilir bir teori olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu teoriyi benimsemiyorlar.\u00c7\u00fcnk\u00fc bahsedilen sicim membran par\u00e7ac\u0131klar\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck dalga boyundan bile k\u00fc\u00e7\u00fck oldu\u011fundan g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil ve ba\u015fka bir ispat yoluda hen\u00fcz bulunabilmi\u015f de\u011fil.<\/p>\n<p>Solucandeli\u011fi asl\u0131nda uzayzaman\u0131n temelde uzay ve zamanda bir k\u0131sayol olan kuramsal topolojik bir vasf\u0131d\u0131r. Genel olarak beyaz delikler ve kara delikler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131ya solucan deli\u011fi denmektedir. Bir solucandeli\u011finin bir bo\u011faza ba\u011fl\u0131 en az iki a\u011fz\u0131 vard\u0131r. E\u011fer solucandeli\u011fi ge\u00e7ilebilir ise madde solucandeli\u011finde bir a\u011f\u0131zdan di\u011ferine bo\u011fazdan ge\u00e7erek ula\u015fabilir.<\/p>\n<p> Solucandeli\u011fi ismi fenomeni a\u00e7\u0131klamakta kullan\u0131lan bir analojiden gelir. E\u011fer bir solucan bir elman\u0131n \u00fczerinde seyahat ediyorsa, t\u00fcm elman\u0131n etraf\u0131n\u0131 dola\u015fmak yerine i\u00e7inden ge\u00e7erek bir kestirme yol bulmu\u015f olur.<\/p>\n<p>Su buhar\u0131 suyun gaz halidir.<br \/>\n Su her s\u0131cakl\u0131kta buharla\u015fabildi\u011fi i\u00e7in havada her zaman su buhar\u0131 bulunur. Buharla\u015fma su y\u00fczeyinden meydana gelir. Suyun su buhar\u0131 haline gelmesine buharla\u015fma, su buhar\u0131n\u0131n tekrar su haline gelmesine de yo\u011funla\u015fma denir. Atmosferde bulunan su buhar\u0131 ani yo\u011funla\u015fmalar ya\u015farsa ya\u011fmur ya\u011far, yo\u011funla\u015fma ortam\u0131 aniden ve a\u015f\u0131r\u0131 so\u011fursa su buhar\u0131 direkt yo\u011funla\u015fma olmadan kat\u0131 hale ge\u00e7er.<\/p>\n<p>Su d\u00f6ng\u00fcs\u00fc, erkenin korunumu yasas\u0131 gibi, yery\u00fcz\u00fcndeki su kaynaklar\u0131n\u0131n artmaz veya eksilmezli\u011fini ifade eden bir terimdir. yery\u00fcz\u00fcndeki su kaynaklar\u0131n\u0131 okyanuslar, denizler, g\u00f6ller ve yer alt\u0131 sular\u0131 olu\u015fturur. D\u00fcnya&#8217;daki su hareket eder, bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirir, bitkiler ve hayvanlar taraf\u0131ndan kullan\u0131l\u0131r, fakat ger\u00e7ekte asla yok olmaz ve buna su d\u00f6ng\u00fcs\u00fc (hidroloji d\u00f6ng\u00fcs\u00fc) denir.<br \/>\n Su D\u00f6ng\u00fcs\u00fc<br \/>\n Su, ya\u015fam kayna\u011f\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 su olu\u015fturur. Yery\u00fcz\u00fcndeki su miktar\u0131n\u0131n yakla\u015f\u0131k % 5\u2019 i tatl\u0131 sulard\u0131r. G\u00fcne\u015f enerjisinin \u0131s\u0131tmas\u0131yla, \u00e7e\u015fitli kaynaklardan atmosfere \u00e7\u0131kan su buhar\u0131; ya\u011fmur, kar, dolu gibi ya\u011f\u0131\u015f bi\u00e7imleriyle yeniden yer y\u00fcz\u00fcne d\u00f6ner. Bu suyun bir miktar\u0131 yer alt\u0131 sular\u0131na kar\u0131\u015f\u0131rken, daha b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131, g\u00f6l ve deniz gibi kaynaklarda birikir. Su d\u00f6ng\u00fcs\u00fc de, \u00f6teki t\u00fcm d\u00f6ng\u00fcler gibi s\u00fcreklidir. Bitkiler terleme ile su d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne kat\u0131l\u0131r. Yer yery\u00fcz\u00fcndeki b\u00fct\u00fcn sular kat\u0131lmaktad\u0131r. S\u00f6z gelimi, denizlerden buharla\u015fan su, ya\u011f\u0131\u015f olarak yer y\u00fcz\u00fcne d\u00f6nmekte, bir k\u0131sm\u0131 y\u00fczeysel sularda birikip, bir k\u0131sm\u0131 da yer alt\u0131 sular\u0131na kar\u0131\u015fmaktad\u0131r.Yer alt\u0131 sular\u0131n\u0131n son toplanma yeri ise deniz ve okyanuslard\u0131r. Burada toplanan sular, su d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne devam eder ( uzun su devri ). Deniz ve okyanuslardan buharla\u015fan suyun karalara ge\u00e7meden tekrar ya\u011fmur, kar, dolu bi\u00e7iminde deniz ve okyanuslara ge\u00e7mesine ise k\u0131sa su devri denir.<\/p>\n<p>S\u00fcper \u0130letken<br \/>\n 1986&#8217;da George Bednorz, kay\u0131p olmaks\u0131z\u0131n enerjiyi transfer edebilen bir madde geli\u015ftirdi. B\u00f6ylece s\u00fcper iletken kavram\u0131 hayat\u0131m\u0131za girmi\u015f oldu. S\u00fcper iletkenler, bilgi \u00e7a\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemli bir geli\u015fmedir. S\u0131radan bir bak\u0131r telden iletildi\u011finde enerjinin yakla\u015f\u0131k % 40&#8217;\u0131 kaybolmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu y\u00fczden s\u00fcper iletkenler insanl\u0131\u011f\u0131n enerjiyi do\u011fru ve verimli kullanabilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemlidir. S\u00fcper iletken bir fen konusudur. Elektrikte, diren\u00e7 \u00fcst\u00fc bir kavramd\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00fcpersicim kuram\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131 ve temel kuvvetleri \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck s\u00fcpersimetrik sicimlerin titre\u015fimleri \u015feklinde modelleyerek onlar\u0131 tek bir kuramda anlatmay\u0131 ama\u00e7layan bir denemedir. Kuram, kuantum k\u00fctle\u00e7ekim kuramlar\u0131 aras\u0131nda en umut verici olanlardan biri olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. S\u00fcpersicim kuram\u0131, s\u00fcpersimetrik sicim kuram\u0131 i\u00e7in bir stenodur \u00e7\u00fcnk\u00fc bozonik sicim kuram\u0131ndan farkl\u0131 olarak o sicim kuram\u0131n\u0131n fermiyonlar\u0131 ve s\u00fcpersimetriyi birle\u015ftiren bir versiyonudur.<\/p>\n<p>Temel Y\u00fck, herhangi bir atom i\u00e7erisinde tek bir proton veya elektron taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131nan elektrik y\u00fck\u00fcn\u00fc ifade eden sabittir. Simgesi k\u00fc\u00e7\u00fck e harfidir. CODATA taraf\u0131ndan hesaplanan de\u011feri coulomb cinsinden 1.602 176 487 \u00d7 10-19 C, statcoulomb cinsinden ise 4.803 204 273 \u00d7 10-10 statC&#8217;dur. Burada 1 statC = 0.1 **\/c \u2248 3.33564\u00d710\u221210 C&#8217;ye e\u015fittir.<\/p>\n<p>Fizikte terhertz \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 300 gigahertz ile 3 terahertz aras\u0131nda dalgaboyuna sahip elektromanyetik \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 tan\u0131mlamak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Tersinmezlik<br \/>\n Termodinamikte, geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclemez olan i\u015flemlere tersinmez denir. Bu termodinamik perspektifinden t\u00fcm do\u011fal i\u015flemler tersinmezdir. Bu olgu termodinamik sistemde etkilenen molek\u00fcller ba\u015fka bir termodinamik sisteme aktar\u0131lsa bile atom ve molek\u00fcllerin dizili\u015f ve d\u00fczenlerinin mutlaka birbirinden farkl\u0131 olmas\u0131 nedeniyle olu\u015fmaktad\u0131r. Belirli bir miktarda &#8220;d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm enerjisi&#8221;,&#8221;\u00e7al\u0131\u015fan cisim&#8221; molek\u00fclleri bir halden ba\u015fka bir hale ge\u00e7erken birbirleri \u00fczerinde i\u015f yapt\u0131klar\u0131 i\u00e7in harcanmal\u0131d\u0131r. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm esnas\u0131nda belirli bir miktar \u0131s\u0131 enerjisi molek\u00fcl-i\u00e7i s\u00fcrt\u00fcnme ve \u00e7arp\u0131\u015fmalar nedeniyle kaybedilecek veya da\u011f\u0131lacakt\u0131r. Bu enerji i\u015flem ters \u00e7evirildi\u011finde geri kazan\u0131labilir olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Tokamak, plazman\u0131n kapal\u0131 manyetik alan b\u00f6lgesi i\u00e7inde hapsedilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir plazma tutucu sistemdir. Plazma \u00e7ok s\u0131cak bir madde oldu\u011fundan plazman\u0131n tutulabilmesi i\u00e7in manyetik alandan faydalan\u0131l\u0131r. Tokamak da bu sistemlerden biridir.<br \/>\n Tokamak, Rus\u00e7a&#8217;da &#8220;\u0442\u043e\u0440\u043e\u0438\u0434\u0430\u043b\u044c\u043d\u0430\u044f \u043a\u0430\u043c\u0435\u0440\u0430 \u0432 \u043c\u0430\u0433\u043d\u0438\u0442\u043d\u044b\u0445 \u043a\u0430\u0442\u0443\u0448\u043a\u0430\u0445&#8221; (toroidal odadaki manyetik sarmallar) s\u00f6z \u00f6be\u011finin k\u0131salt\u0131lm\u0131\u015f halidir. 1950lerde Sovyet fizik\u00e7iler Igor Yevgenyevich Tamm ve Andrei Sakharov taraf\u0131ndan bulunmu\u015ftur.<br \/>\n Tokamak plazmay\u0131 hapsetmek i\u00e7in toroidal manyetik alan \u00fcreten bir makinedir. Manyetik hapsetme yapan cihaz t\u00fcrlerinden bir tanesi olup f\u00fczyon enerjisi \u00fcretmeye g\u00fc\u00e7l\u00fc bir adayd\u0131r.<\/p>\n<p>Uzayzaman, uzay ile zaman\u0131 &#8220;uzay-zaman s\u00fcreklili\u011fi&#8221; ad\u0131 verilen yap\u0131da birle\u015ftiren matematik modeli. \u00d6klit\u00e7i yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re evren uzay\u0131n \u00fc\u00e7 boyutu ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc boyutu olu\u015fturan zamandan olu\u015fur. Fizik\u00e7iler, uzay ve zaman kavramlar\u0131n\u0131 tek bir \u00e7at\u0131 alt\u0131nda birle\u015ftirmek yoluyla, karma\u015f\u0131k fizik teorilerini \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde basitle\u015ftirmeyi ve evrenin i\u015fleyi\u015fini s\u00fcpergalaktik (Fiziksel Kozmoloji) ve altatomik (atom alt\u0131, bkz. Kuantum Fizi\u011fi) seviyelerde daha basit ve ortak bir dilde a\u00e7\u0131klamay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\n Klasik mekanikte, \u00d6klid uzay\u0131 kullan\u0131m\u0131, uzay-zaman\u0131 kendine mal etmek yerine, &#8220;zaman&#8221;\u0131 g\u00f6zlemcinin hareket durumundan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak evrensel ve de\u011fi\u015fmez gibi kabul edip ele al\u0131r. G\u00f6relili\u011fe dayal\u0131 ba\u011flamda ise &#8220;zaman&#8221;, uzay\u0131n \u00fc\u00e7 boyutundan ayr\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez; \u00e7\u00fcnk\u00fc bir objenin vekt\u00f6rel h\u0131z\u0131, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131 ve bir de g\u00fc\u00e7l\u00fc yer\u00e7ekimsel alanlar\u0131n g\u00fcc\u00fc ile ili\u015fkilidir. Bu yer\u00e7ekimsel alanlar zaman\u0131n ilerleyi\u015fini yava\u015flatabilir, ve bir o kadar da ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r g\u00f6zlemcinin hareket durumuna. Bu nedenle de evrensel de\u011fildir.<br \/>\n Evrensel dedi\u011fimiz, bir olgunun evrenin her k\u00f6\u015fesinde do\u011fru ve de\u011fi\u015fmez olmas\u0131d\u0131r. Ancak Albert Einstein&#8217;\u0131n kurdu\u011fu &#8220;G\u00f6recelik Kuram\u0131&#8221;na g\u00f6re zaman evrenin her k\u00f6\u015fesinde ayn\u0131 de\u011fildir ve g\u00f6zlemciye g\u00f6re de\u011fi\u015fir, g\u00f6recelidir. \u00d6rne\u011fin, k\u00fctle uzay-zamanda e\u011frilikler yarat\u0131r. Burada zaman b\u00fck\u00fcl\u00fcr ve bu e\u011fride bulunan bir g\u00f6zlemciye g\u00f6re, d\u0131\u015far\u0131da duran bir ba\u015fka g\u00f6zlemciden zaman daha yava\u015f akar. \u0130\u015fte &#8220;zaman&#8221; burada evrensel de\u011fildir.<br \/>\n Bu b\u00fck\u00fclmeyi \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klayabiliriz: D\u00fcz bir yatak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. Bu yata\u011f\u0131n \u00fczerine gergin bir \u00e7ar\u015faf serin, hi\u00e7 k\u0131r\u0131\u015f\u0131kl\u0131k olmas\u0131n. \u0130\u015fte bu d\u00fcmd\u00fcz \u00e7ar\u015faf iki boyutla tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z uzay-zaman d\u00fczlemi olsun. \u015eimdi bu d\u00fczleme bir gezegeni simgeleyen demir bir bilye koyun. Bilye yata\u011fa biraz g\u00f6m\u00fcl\u00fcp bir g\u00f6\u00e7\u00fck yaratarak \u00e7ar\u015faf\u0131 da b\u00fckecektir. \u0130\u015fte zaman da bu \u015fekilde demir bilye ile simgeledi\u011fimiz k\u00fctle yard\u0131m\u0131yla b\u00fck\u00fclebilir. K\u00fctlenin art\u0131\u015f\u0131, uzay-zaman d\u00fczlemini b\u00fck\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc artt\u0131r\u0131r. K\u00fctle artt\u0131k\u00e7a g\u00f6\u00e7\u00fck de artar. E\u011fer k\u00fctle \u00f6l\u00e7\u00fclemeyecek boyutlarda a\u015f\u0131r\u0131 y\u00fcksek olursa uzay-zaman d\u00fczlemi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 bile hapsedecek kadar g\u00f6\u00e7ecektir. \u0130\u015fte bu g\u00f6\u00e7\u00fck karadelik olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. E\u011fim \u00e7ok oldu\u011fu i\u00e7in \u0131\u015f\u0131k karadelikten girer ama geri \u00e7\u0131kmaz. Baz\u0131 teorilere g\u00f6re bu i\u00e7eri giren \u0131\u015f\u0131k evrenin ba\u015fka bir noktas\u0131ndan geri \u00e7\u0131kar. Bu teorilerde karadelikler dipsiz kuyular de\u011fillerdir, iki ucu a\u00e7\u0131k bir boru gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>X-\u0131\u015f\u0131nlar\u0131 ya da R\u00f6ntgen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131, dalgaboyu 10 ile 0,01 nm olan elektromanyetik dalgalard\u0131r. 30 ile 30.000 PHz (1015 hertz) aral\u0131\u011f\u0131ndaki titre\u015fim say\u0131s\u0131 aral\u0131\u011f\u0131na e\u015fde\u011ferdir. X \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 \u00f6zellikle t\u0131pta tan\u0131sal ama\u00e7larla kullan\u0131lmaktad\u0131rlar. Y\u00fck\u00fcnle\u015ftirici \u0131\u015f\u0131n\u0131m s\u0131n\u0131f\u0131na dahil olduklar\u0131ndan zararl\u0131 olabilirler. 1895&#8217;de Wilhelm R\u00f6ntgen taraf\u0131ndan bulundu\u011fundan s\u0131k\u00e7a R\u00f6ntgen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131ndan s\u00f6z edilir. R\u00f6ntgen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 opak maddelerden ge\u00e7ebilir. Buna insan \u00f6rnek olabilir.Wilhem R\u00f6ntgen X \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131 tesad\u00fcfen bir deney yaparken bulmu\u015ftur.<br \/>\n R\u00f6ntgen I\u015f\u0131nlar\u0131 I\u015f\u0131\u011fa benzeyen fakat g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyen, olduk\u00e7a delici \u00f6zellikli bir radyasyon (\u015fua). R\u00f6ntgen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131na X \u0131\u015f\u0131n\u0131 da denir. X \u0131\u015f\u0131n\u0131 tabirini ilk olarak bu \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 ke\u015ffeden fakat \u00f6zelliklerini tam bulamayan Wilhelm Conrad R\u00f6ntgen, \u201cbilinmeyen\u201d manas\u0131nda kullanm\u0131\u015ft\u0131r. R\u00f6ntgen \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n elektromanyetik radyasyon spektrumunun bir k\u0131sm\u0131 oldu\u011fu, bug\u00fcn art\u0131k bilinmektedir. Bu \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n dalga boyu 10-7 ile 10-11 cm aras\u0131ndad\u0131r. Dalga boyu g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nkinden k\u0131sad\u0131r.<\/p>\n<p>Yans\u0131ma, homojen bir ortam i\u00e7erisinde \u0131\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n yans\u0131t\u0131c\u0131 bir y\u00fczeye \u00e7arparak y\u00f6n ve do\u011frultu de\u011fi\u015ftirip geldi\u011fi ortama geri d\u00f6nmesi olay\u0131na denir. Yans\u0131man\u0131n genel \u00f6rnekleri \u0131\u015f\u0131k, ses ve su dalgalar\u0131d\u0131r. D\u00fczlem aynalarda yans\u0131ma, saydam ortamda hareket eden \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n herhangi bir y\u00fczeye \u00e7arp\u0131p geri d\u00f6nmesi olay\u0131d\u0131r. Yans\u0131ma olay\u0131nda \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131, frekans\u0131, rengi yani hi\u00e7bir \u00f6zelli\u011fi de\u011fi\u015fmez. Sadece hareket y\u00f6n\u00fc de\u011fi\u015fir.<\/p>\n<p>Yar\u0131 kararl\u0131l\u0131k, hassas denge durumunu tan\u0131mlayan genel bilimsel bir kavramd\u0131r. Dengede (zamanla de\u011fi\u015fmeyen durumda) olupta zay\u0131f bir etkile\u015fimle daha d\u00fc\u015f\u00fck bir enerji seviyesine ge\u00e7meye yatk\u0131n olan sistem yar\u0131 kararl\u0131 durumdad\u0131r. \u00d6rne\u011fin oda s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131nda elmas yar\u0131 kararl\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc elmas\u0131n kararl\u0131 durumu grafite d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm son derece yava\u015ft\u0131r. Daha y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131klarda elmaslar\u0131n grafite d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm oran\u0131 artar.<br \/>\n Neredeyse her sistem yar\u0131 kararl\u0131l\u0131k g\u00f6sterebilir, ancak bu zay\u0131f etkile\u015fme g\u00f6steren par\u00e7ac\u0131klarda daha yayg\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>Yer de\u011fi\u015ftirme, hareket eden bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n konumundaki de\u011fi\u015fmesidirdir. Par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n harekete ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 konum ile, belirli bir zaman sonra bulundu\u011fu konum aras\u0131nda, son konum y\u00f6n\u00fcnde, do\u011frusal bir vekt\u00f6rd\u00fcr.<br \/>\n Yer de\u011fi\u015ftirme = Son Konum &#8211; Ba\u015flang\u0131\u00e7 Konumu<br \/>\n Al\u0131nan ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131na g\u00f6re yerde\u011fi\u015ftirme art\u0131 (+) veya eksi (-) olabilir.<br \/>\n Yerde\u011fi\u015ftirme, al\u0131nan yol ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamal\u0131d\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n etraf\u0131nda bir tur att\u0131ktan sonra ba\u015flang\u0131\u00e7 konumuna geri d\u00f6nen bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 yol binlerce kilometre olmas\u0131na ra\u011fmen, yerde\u011fi\u015ftirmesi s\u0131f\u0131rd\u0131r.<\/p>\n<p>Young katsay\u0131s\u0131 , kat\u0131 fizi\u011finde bir kat\u0131n\u0131n sertli\u011fini \u00f6l\u00e7mede kullan\u0131lan bir birimdir. Ayn\u0131 zamanda elastikiyet katsay\u0131s\u0131,gerilme katsay\u0131s\u0131 (hacim katsay\u0131s\u0131 ve kopma katsay\u0131lar\u0131 farkl\u0131 elastik katsay\u0131lar\u0131d\u0131r) olarak da bilinir.Farkl\u0131 zorlanmalara ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fen farkl\u0131 gerilmelerin oran\u0131 olarak tan\u0131mlan\u0131r. Bu maddenin bir \u00f6rne\u011fi \u00fczerinde yap\u0131lan gerilme testleri sonucunda \u00e7\u0131kar\u0131lan gerilme-zorlanma grafi\u011fine baz al\u0131narak karar verilen bir olgudur.<\/p>\n<p> Yo\u011funla\u015fma Bulutu<br \/>\n Nispeten nemli bir atmosferdeki n\u00fckleer (veya atomik) patlamay\u0131 takiben ate\u015f topunu ge\u00e7i\u015fi olarak \u00e7evreleyen \u00e7ok ince su damlac\u0131klar\u0131ndan duman veya sis. Patlaman\u0131n negatif safhas\u0131ndaki hava geni\u015flemesi \u0131s\u0131n\u0131n azald\u0131\u011f\u0131 patlama sonu\u00e7lar\u0131nda dalgalanmakta, bu nedenle havadaki mevcut su buhar\u0131n\u0131n yo\u011funla\u015fmas\u0131 olu\u015fmakta ve bir bulut te\u015fkil etmektedir. Bulut, bas\u0131nc\u0131n normale d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc ve hava s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tekrar y\u00fckseldi\u011fi zaman hemen ortadan kalkmaktad\u0131r. Bu olgu, Wilson bulut k\u00fcmesinde Fizik\u00e7iler taraf\u0131ndan kullan\u0131lana benzerdir ve bazen bulut k\u00fcme etkisi olarak an\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p> Y\u00fckl\u00fc Par\u00e7ac\u0131klar<br \/>\n Pozitif ve negatif elektrik y\u00fck miktar\u0131n\u0131n dengede olmad\u0131\u011f\u0131 par\u00e7ac\u0131klara denir. E\u011fer pozitif y\u00fckler daha fazlaysa par\u00e7ac\u0131k art\u0131 y\u00fckl\u00fc, negatif y\u00fckler daha fazlaysa par\u00e7ac\u0131k eksi y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Bu iki y\u00fck\u00fcn birbirine e\u015fit olmas\u0131 durumunda par\u00e7ac\u0131k y\u00fcks\u00fcz veya n\u00f6trd\u00fcr.<br \/>\n Asl\u0131nda do\u011fada b\u00fct\u00fcn par\u00e7ac\u0131klar (atom ve molek\u00fcller) e\u015fit say\u0131da proton (art\u0131 y\u00fckl\u00fc temel par\u00e7ac\u0131k) ve elektron (eksi y\u00fckl\u00fc temel par\u00e7ac\u0131k) i\u00e7erirler. Bu nedenle do\u011fal olan, par\u00e7ac\u0131klar\u0131n y\u00fcks\u00fcz olmas\u0131d\u0131r. S\u00fcrt\u00fcnme gibi \u00e7e\u015fitli nedenlerle par\u00e7ac\u0131klar elektron alabilir veya kaybedebilir. Proton say\u0131s\u0131 ise (n\u00fckleer de\u011fi\u015fimler d\u0131\u015f\u0131nda) sabittir, de\u011fi\u015fmez. Elektron alan par\u00e7ac\u0131k eksi y\u00fcklenirken, elektron kaybeden par\u00e7ac\u0131k art\u0131 y\u00fcklenir. Dolay\u0131s\u0131yla par\u00e7ac\u0131klar\u0131n y\u00fckleri sahip olduklar\u0131 elektron say\u0131s\u0131yla do\u011frudan ili\u015fkilidir.<br \/>\n Bir ba\u015fka deyi\u015fle; protonlar atom \u00e7ekirde\u011finde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc n\u00fckleer kuvvetlerle birbirine ba\u011fl\u0131 tutulmaktad\u0131r. Bir atomun proton kaybetmesi veya kazanmas\u0131 \u00e7ok zordur. Atom \u00e7ekirde\u011finin etraf\u0131nda k\u00fcmelenen elektronlar ise atomlar taraf\u0131ndan kolayl\u0131kla kaybedilebilir veya kazan\u0131labilir. \u00d6rne\u011fin masan\u0131z\u0131n y\u00fczeyindeki atomlar\u0131n d\u0131\u015f y\u00f6r\u00fcngelerinde gezinen (y\u00fcksek enerji seviyesindeki) elektronlar\u0131 elinizle s\u00fcp\u00fcrebilirsiniz. Bu durumda ya masan\u0131z elektron kaybederken eliniz elektron kazanacak, ya da tam tersi olacakt\u0131r. \u0130ki durumda da bir taraf pozitif y\u00fcklenirken, di\u011fer taraf negatif y\u00fcklenecektir.<br \/>\n Y\u00fckl\u00fc par\u00e7ac\u0131klar\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131 Coulomb Kanunu ile incelenir.<\/p>\n<p>Y\u00fczey K\u00fctle\u00e7ekimi<br \/>\n Bir g\u00f6kcisminin (gezegen, y\u0131ld\u0131z vb) y\u00fczeysel k\u00fctle\u00e7ekimi, y\u00fczeyinde etkili olan k\u00fctle\u00e7ekim h\u0131zland\u0131rmas\u0131d\u0131r. Y\u00fczeysel k\u00fctle\u00e7ekim s\u00f6z konusu nesnenin k\u00fctle ve \u00e7ap\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. S\u0131k\u00e7a Yer&#8217;inkine oranla belirtilmektedir.<\/p>\n<p>Y\u00fczey Sertle\u015ftirme<br \/>\nEnd\u00fcksiyonla y\u00fczey sertle\u015ftirme par\u00e7an\u0131n tamam\u0131nda sertlik istenmedi\u011fi durumlarda kullan\u0131lan bir \u0131s\u0131l i\u015flem t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. \u0130nd\u00fcksiyon y\u00fczey sertle\u015ftirmede, par\u00e7a teknik resmine g\u00f6re sertlik istenen b\u00f6lgeler elektriksel manyetik alan ile h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde sertle\u015ftirme s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r ve ani olarak so\u011futulurlar. So\u011futma ortam\u0131 olarak genellikle su kullan\u0131l\u0131r. Bu sayede par\u00e7alar\u0131n istenen b\u00f6lgeleri sertle\u015ftirilirken di\u011fer b\u00f6lgeler ise yumu\u015fak kal\u0131r.<\/p>\n<p>Zaman, \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f veya \u00f6l\u00e7\u00fclebilen bir d\u00f6nem, uzaysal boyutu olmayan bir kontinyum.[1] Zaman kavram\u0131, tarih boyunca felsefenin ilgi alanlar\u0131ndan biri olmas\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra matematik ve bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n da \u00f6nemli malzemelerinden biridir.Tarih boyunca \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir konudur. Son olarak Albert Einstein&#8217;in tarifiyle son bulmu\u015f ifade \u015fu an i\u00e7in en ge\u00e7erli teoremdir. \u0130\u00e7inde oldu\u011fumuz 3 mekan ve 1 zaman boyutlu uzay-zaman\u0131n, soyut olan boyutu olarak da kabul edilir. Zaman olgusu fizikte &#8216;t'(yani ingilizce time) harfiyle tan\u0131mlan\u0131r. Zaman\u0131n objektif olarak var olup olmad\u0131\u011f\u0131, fizi\u011fin en \u00f6nemli ve \u00e7\u00f6z\u00fclemeyen konular\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda gelir. Planck zaman\u0131 denilen saniyenin 10 \u00fczeri 43&#8217;de birinden daha k\u0131sa olan s\u00fcre, fizik\u00e7ilerce i\u00e7inde bulundu\u011fumuz 3+1 boyutlu uzay\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131 ve kara delik ortam\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak kabul edilir. T\u0131pk\u0131 \u0131\u015f\u0131k gibi b\u00fck\u00fclebilece\u011fi varsay\u0131lmaktad\u0131r. Bu y\u00fczden zaman i\u00e7i yolculu\u011fun m\u00fcmk\u00fcn olup olmad\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok bilim adam\u0131 taraf\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Zaman\u0131n ak\u0131p akmad\u0131\u011f\u0131 veya hangi y\u00f6nde akt\u0131\u011f\u0131 da ayn\u0131 \u015fekilde fizi\u011fin en tart\u0131\u015fmal\u0131 konulardand\u0131r.<\/p>\n<p>Zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f Uranyum, yap\u0131s\u0131ndaki radyoaktif Uranyum-235 izotoplar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 kaybetmi\u015f uranyuma denir. Zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f Uranyum, atom silah\u0131 veya atom enerjisi santrali i\u00e7in yak\u0131t \u00fcretmek amac\u0131yla uranyum zenginle\u015ftirilmesi s\u0131ras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan bir yan \u00fcr\u00fcnd\u00fcr. \u00d6zk\u00fctlesi ve dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok y\u00fcksek oldu\u011fundan silah sanayiide, \u00f6zellikle mermi ve z\u0131rh yap\u0131m\u0131nda, kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7ekirdek fizi\u011fi veya n\u00fckleer fizik fizi\u011fin atomun \u00e7ekirde\u011fini inceleyen dal\u0131d\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca 3 amac\u0131 vard\u0131r, temel par\u00e7ac\u0131klar\u0131 (proton ve n\u00f6tron) ve etkile\u015fimlerini incelemek, \u00e7ekirdek \u00f6zelliklerini s\u0131n\u0131fland\u0131rmak, de\u011ferlendirmektir ve teknolojik geli\u015fmeler sa\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zhacim, birim k\u00fctlenin hacmidir. Maddenin ay\u0131rt edici \u00f6zelliklerindendir. \u00d6zhacim ayn\u0131 zamanda \u00f6zk\u00fctle ile ters orant\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zk\u00fctle veya yo\u011funluk (Eski Dil: Kesafet); fizikte, belirli s\u0131cakl\u0131k ve bas\u0131n\u00e7 alt\u0131nda birim hacimdeki madde miktar\u0131d\u0131r.<br \/>\n \u00d6zk\u00fctle, maddenin karakteristik \u00f6zelli\u011fi olmas\u0131na ra\u011fmen yaln\u0131z \u00f6z k\u00fctlesi bilinen bir maddenin hangi madde oldu\u011fu anla\u015f\u0131lamayabilir. Bir maddenin hangi madde oldu\u011funun anla\u015f\u0131labilmesi i\u00e7in birden fazla ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011finin incelenmesi gerekir.<br \/>\n Sabit bas\u0131n\u00e7 ve s\u0131cakl\u0131k alt\u0131nda; K\u00fctlesi artan bir maddenin hacmi de artar dolay\u0131s\u0131yla, hacimle k\u00fctle do\u011fru orant\u0131l\u0131 de\u011fi\u015fti\u011fi i\u00e7in \u00f6z k\u00fctle de\u011fi\u015fmez.<\/p>\n<p>\u0130yonosfer<\/p>\n<p> Atmosferin elektromanyetik dalgalar\u0131 yans\u0131tacak miktarda iyonlar\u0131n ve serbest elektronlar\u0131n bulundu\u011fu 70 km ile 500 km lik k\u0131sm\u0131. 2. Arz atmosferinin d\u0131\u015f bir ku\u015fa\u011f\u0131. G\u00fcne\u015ften veya y\u0131ld\u0131zlararas\u0131 uzaydan gelen \u0131\u015f\u0131malar, burada atmosfer gazlar\u0131n\u0131n atom ve molek\u00fcllerini iyonlar veya elektrikle harekete getirir. \u0130yonosferin y\u00fcksekli\u011fi zamana ve mevsime g\u00f6re de\u011fi\u015fir fakat s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n 25 ila 50 mil aras\u0131nda oldu\u011fu kabul edilir. I\u015f\u0131ma ve yans\u0131tma \u00f6zelliklerine g\u00f6re \u00e7e\u015fitli tabakalara ayr\u0131l\u0131r. Karakteristik bir olay, baz\u0131 radyo dalgalar\u0131n\u0131 yans\u0131tmas\u0131d\u0131r. Bu katmanda gazlar iyon halinde bulunur. Bu y\u00fczden radyo dalgalar\u0131 \u00e7ok iyi iletilir. S\u0131cakl\u0131k y\u00fcksektir, ancak gazlar \u00e7ok seyrek oldu\u011fu i\u00e7in s\u0131radan bir termometreyle \u00f6l\u00e7\u00fclen s\u0131cakl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015eamand\u0131ra, genellikle suyun kald\u0131rma kuvveti ve \u00fczerinde y\u00fczerlik yetene\u011fi olan bir cismin kullan\u0131lmas\u0131 prensibine dayan\u0131r. Kaynaktan gelen suyu durdurma ve harekete ge\u00e7irme d\u00fczene\u011fidir.<br \/>\n \u015eamand\u0131ra sistemi, mekanik sistemlerin g\u00fcnl\u00fck hayatta kullan\u0131lan belki en prati\u011fi olup, su deposu, rezervuar gibi s\u0131v\u0131 depolamaya ve ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 y\u00f6netmeye yarayan her yerde s\u0131kl\u0131kla kullan\u0131lan bir mekanizmad\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eekil De\u011fi\u015ftirme<br \/>\n M\u00fchendislik mekani\u011finde cisimlerin uygulanan kuvvetler neticesinde \u015fekillerinin de\u011fi\u015fmesi anlam\u0131na gelir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Adyabatik, Termodinamikte \u00e7al\u0131\u015fma ak\u0131\u015fkan\u0131nda \u0131s\u0131 ve k\u00fctle kayb\u0131n\u0131n veya kazanc\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 haldeki s\u00fcre\u00e7tir. Adyabatik bir ortam olu\u015fturabilmek i\u00e7in s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f alan\u0131n \u0131s\u0131 ve k\u00fctle ge\u00e7i\u015fine kar\u015f\u0131 tamam\u0131 ile yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f edilmi\u015f olmas\u0131 gereklidir. Adyabatik bir s\u00fcre\u00e7te \u0131s\u0131 ve k\u00fctle de\u011fi\u015fimi olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in toplam i\u00e7 enerji de\u011fi\u015fimi s\u0131f\u0131rd\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle tam bir yal\u0131t\u0131m vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin; bir pistonun &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[5494,7167,7168,6814,7166,2796,7170,3693,7171,7172,7173,7174,7178,7159,2134,3577,7165,3511,7176,7169,6983,7046,7177,7175,2139,2138,2758,7179],"class_list":["post-2996","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-aerodinamik","tag-akiskanlar-dinamigi","tag-akiskanlar-mekanigi","tag-akumulator","tag-akustikoptik","tag-atmosfer","tag-aubert-olayi","tag-bagil-nem","tag-betatron","tag-difuzyon-basinci","tag-diyamanyetik","tag-ekonofizik","tag-elektromenyetik-isin","tag-elektromiknatis","tag-elektron","tag-emulsiyon","tag-fizik-terimleri-sozlugu","tag-galileo","tag-harmonik-hareket","tag-hidrojeoloji","tag-kondansator","tag-manyetik-alan","tag-mikrodalga","tag-moment","tag-notron","tag-proton","tag-radyoaktif","tag-rezonans"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2996","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2996"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2996\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2996"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2996"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2996"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}