{"id":3643,"date":"2011-11-01T16:06:54","date_gmt":"2011-11-01T14:06:54","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=3643"},"modified":"2011-11-01T16:06:54","modified_gmt":"2011-11-01T14:06:54","slug":"arkeobotanik","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/arkeobotanik\/","title":{"rendered":"Arkeobotanik"},"content":{"rendered":"<p>Bitkisel \u00fcr\u00fcnler, \u00d6nasya &#8216;da, her zaman ya\u015famsal bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r; \u00e7o\u011funlukla yiyecek olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131karken, yak\u0131t, in\u015faat malzemesi, ila\u00e7 gibi kimlikler de kazanm\u0131\u015ft\u0131r. End\u00fcstri \u00f6ncesi toplumlar\u0131n en \u00f6nemli ekonomik faaliyeti olan tar\u0131m, eski uygarl\u0131klar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda odak noktas\u0131 olmal\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p> Ge\u00e7mi\u015fteki bitkilerin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, halk\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funu olu\u015fturan k\u00f6yl\u00fclerin g\u00fcndelik ya\u015famlar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlataca\u011f\u0131 i\u00e7in de \u00f6nemlidir. ARKEOLOGLAR, 1960&#8217;lara kadar kaz\u0131lar\u0131n amac\u0131n\u0131n \u00f6n shy;celikle, sanat tarihi ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 ve yaz\u0131l\u0131 kaynaklar\u0131n bulunmas\u0131 oldu\u011funa inan\u0131p, hayvan ve bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131na \u00e7ok az ilgi g\u00f6sterdiler. 1960&#8217;lar\u0131n sonunda beliren Yeni Arkeoloji yakla\u015f\u0131m\u0131, arkeoloji prati\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan iki \u00f6nemli de\u011fi\u015fikli\u011fe yol a\u00e7t\u0131:<\/p>\n<p> Birincisi, eski insan topluluklar\u0131n\u0131n birbirleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olu\u015fumlar -sistem shy;ler- oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Bu sistem kapsam\u0131ndaki t\u00fcm unsurlar \u00f6nemlidir ve hi\u00e7bir yerle\u015fimin ya da tarih\u00ee olay\u0131n birbirinden soyutlanarak incelenmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, ikincisi ise, arkeolojik belgelerin elde edilmesi ve yorumlanmas\u0131n\u0131n da kendi i\u00e7inde sorgulanabilir ve tart\u0131\u015f\u0131labilir bir konu haline gelmesidir. Ge\u00e7mi\u015fin anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in beslenme bi\u00e7imi ile tar\u0131m\u0131n birbirini tamamlad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi, biyolojik kal\u0131nt\u0131lar\u0131n toplanmas\u0131, ger\u00e7ekten yo\u011fun bir ilgi uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Biyolojik kal\u0131nt\u0131lar \u00f6zenle toplanmaya ba\u015fland\u0131. Bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 suda y\u00fczd\u00fcrme y\u00f6ntemiyle toplama ve kemikler i\u00e7in kuru olarak elekten ge\u00e7irme gibi yeni teknikler geli\u015ftirildi ve bu teknikler, toprak, polen ve peyzaj tarihinin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Bu noktada, bitkisel kal\u0131nt\u0131lar \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren arkeobotanik\u00e7iler, arkeologlar\u0131n yan\u0131nda g\u00f6rev ald\u0131lar. Arazi, laboratuvar ve bilgisayar olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 alanda \u00e7al\u0131\u015fan arkeobotanik\u00e7ilerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 \u00f6nce arazide ba\u015flar. Arkeobotanik\u00e7iler, toprak par\u00e7alar\u0131n\u0131n bat\u0131p, i\u00e7indeki k\u00f6m\u00fcrle\u015fmi\u015f bitki art\u0131klar\u0131n\u0131n su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kmas\u0131 ve sonra s\u00fcz\u00fclerek ayr\u0131lmas\u0131 ilkesine dayanan, y\u00fczd\u00fcrme mekanizmalar\u0131n\u0131n kurulup, \u00f6rneklerin toplamas\u0131na dan\u0131\u015fmanl\u0131k ederler. \u00d6rnek toplama stratejisi, kal\u0131nt\u0131lar\u0131n do\u011fal yap\u0131s\u0131na ve b\u00f6lgedeki ara\u015ft\u0131rma konusuna uygun olarak geli\u015ftirilir.<\/p>\n<p> Arkeobotanik\u00e7iler, y\u00fczd\u00fcrme i\u015fleminde g\u00f6rev almam\u0131\u015flarsa, y\u00f6re floras\u0131 konusunda ara\u015ft\u0131rma y\u00fcr\u00fct\u00fcp, k\u00f6yl\u00fclerle konu\u015farak, y\u00f6resel \u00fcr\u00fcnler ve yabani g\u0131dalar konusunda bilgi edinirler. Laboratuvarda ise stereoskopik mikroskop yard\u0131m\u0131yla, zaman alan bir destek \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr. K\u00f6m\u00fcr ve tohum gibi \u00e7e\u015fitli tiplerde bitki i\u00e7eren \u00f6rnekler, dik shy;katle ayr\u0131larak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131r. Tohum t\u00fcrlerinin belirlenmesi, tan\u0131nmayan eski tohumlar\u0131n, referans olarak kullan\u0131lan dikkatle s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f g\u00fcn\u00fcm\u00fcz tohumlar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gibi basit bir ilkeye dayan\u0131r. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma i\u015flemi bittikten sonra, isimlendirilen ve say\u0131m\u0131 yap\u0131lan tohumlarla ilgili sonu\u00e7lar bilgisayara ge\u00e7irilir ve yorumlama i\u015flemi ba\u015flar. B\u00fct\u00fcn bu tohumlar\u0131n, eski insanlar\u0131n ya\u015fam\u0131ndaki anlam\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 arkeobotanik\u00e7ilerin i\u015flerinin en zevkli b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Tohumlar Ne Anlama Geliyor? Yang\u0131n ge\u00e7irmi\u015f tabakalardan ele ge\u00e7en kal\u0131nt\u0131lar \u00e7o\u011funlukla depolanmak i\u00e7in temizlenmi\u015f \u00fcr\u00fcnlerden; \u00f6rne\u011fin siloda saklanan bu\u011fday tanelerinden ya da k\u00fcplere konmu\u015f mercimeklerden olu\u015fuyor. Yanm\u0131\u015f tabakalar, k\u00fcller ya da dam \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcleri aras\u0131ndaki kal\u0131nt\u0131lar\u0131 kaydetmek ve yorumlamak, zaman zaman zorlu bir s\u00fcre\u00e7 gerektirir. \u00d6rne\u011fin M.\u00d6. 6. y\u00fczy\u0131lda, Sardes&#8217;de Pers istilas\u0131 s\u0131ras\u0131nda yanm\u0131\u015f bir odada yedi arpa, iki ekmeklik bu\u011fday ve bir nohut y\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulundu. \u00c7o\u011fu zaman tohumlar k\u00fcplerde depo edilmi\u015f olarak bulunur. \u00c7uvallarda depolanm\u0131\u015fsa, \u00e7uval yang\u0131na dayanamad\u0131\u011f\u0131ndan, tohumlar bu yanm\u0131\u015f odada oldu\u011fu gibi, zemine y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f bir halde kal\u0131r. Duvar\u0131n dibinde bulunan sar\u0131msaklar\u0131n ise duvarda as\u0131l\u0131 olan kab\u0131ndan d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc san\u0131l\u0131yor. Buluntulardan arpan\u0131n, b\u00f6lge insan\u0131n\u0131n beslenme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda \u00f6nemli bir yer tuttu\u011fu ve di\u011fer tah\u0131llar\u0131n g\u00f6reli olarak daha az t\u00fcketildi\u011fi sonucuna var\u0131yoruz. Ne var ki bu kal\u0131nt\u0131lar bir odada, bir g\u00fcnde bulunanlar\u0131n anl\u0131k bir foto\u011fraf\u0131d\u0131r ve genelleme yapmak i\u00e7in uygun olmayabilir.<\/p>\n<p> \u00d6te yandan ocak, \u00e7\u00f6p y\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00e7ukurlardan elde edilen y\u00fczd\u00fcrme \u00f6rnekleri, bit shy;kisel \u00fcr\u00fcnlerin kullan\u0131m\u0131 konusunda daha kapsaml\u0131 bir a\u00e7\u0131klama getirir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kal\u0131nt\u0131lardaki k\u00fcller, genellikle bir\u00e7ok etkinli\u011fin sonucu olarak birikir. Sardes kenti, yang\u0131n tabakalar\u0131 aras\u0131nda koruna gelmi\u015f tohum k\u00fcmelerinin nas\u0131l de\u011fi\u015fik ve tamamlay\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar verebilece\u011fini g\u00f6steren iyi bir \u00f6rnektir. Yang\u0131n tabakalar\u0131n\u0131n yan\u0131ndaki bir dizi yanmam\u0131\u015f katlardan y\u00fczd\u00fcrme y\u00f6ntemi ile al\u0131nan \u00f6rneklerin t\u00fcm\u00fcnde arpa bulundu\u011fu, bu\u011fday\u0131n ise sadece \u00f6rneklerin %60&#8217;\u0131nda mevcut oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu bulgular arpan\u0131n o d\u00f6nemdeki \u00f6nemini do\u011frulamaktad\u0131r. Yang\u0131n tabakalar\u0131nda g\u00f6r\u00fclmeyen, fakat y\u00fczd\u00fcrme i\u015flemiyle elde edilen, akdar\u0131, adi m\u00fcrd\u00fcm\u00fck, bur\u00e7ak, \u00fcz\u00fcm, badem ve keten gibi \u00fcr\u00fcnler vard\u0131r. Bu incelemede sarm\u0131sa\u011fa rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r. Otlar ve baharatlar k\u00fc\u00e7\u00fck miktarlarda kullan\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in, arkeolojik kay\u0131tlarda adlar\u0131 ender olarak ge\u00e7er. Bu tip bitkilere gemi kal\u0131nt\u0131lar\u0131 gibi istisnai ortamlarda s\u0131kl\u0131kla rastlan\u0131r. \u00c7\u00f6mlek par\u00e7alar\u0131 veya sikkelerin aksine, d\u00f6nemini yans\u0131tan kan\u0131tlar ta\u015f\u0131mayan bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n ya\u015f\u0131, dikkatli stratigraf\u0131k kaz\u0131larla belirlenmelidir. Tar\u0131m\u0131n K\u00f6keni Tar\u0131m\u0131n geli\u015fmesi, h\u0131zl\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, tar\u0131m k\u00f6ylerinin yay\u0131lmas\u0131 gibi sonu\u00e7lar do\u011fururken, Mezopotamya&#8217;da ilk okuryazar uygarl\u0131klar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Yak\u0131n zamana kadar, bu dikkate de\u011fer bulu\u015fu ayd\u0131nlatan az say\u0131da kan\u0131t vard\u0131. Tar\u0131m \u00f6ncesi ve erken d\u00f6nem tar\u0131m yerle\u015fimlerinde, bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n ve kemiklerin toplanmas\u0131 olduk\u00e7a zordur. Erken d\u00f6nem tar\u0131m uygulamalar\u0131 ile avc\u0131 toplay\u0131c\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerin anla\u015f\u0131lmas\u0131, birbirini tamamlayan \u00e7al\u0131\u015fmalard\u0131r. Botanik\u00e7iler, bu\u011fday, arpa, mercimek ve nohut gibi \u00fcr\u00fcnlerin yabani atalar\u0131n\u0131n sadece \u00d6nasya&#8217;da yeti\u015fti\u011fini kan\u0131tlad\u0131lar; bu \u00fcr\u00fcnlerin burada se\u00e7ilerek k\u00fclt\u00fcr formuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar.<\/p>\n<p> Arkeologlar, kaz\u0131lardan \u00e7\u0131kan \u00f6rneklere radyokarbon testi uygulayarak, \u00d6nasya&#8217;daki Neolitik \u00c7a\u011f\u0131 k\u00f6yl\u00fclerinin 10.000 y\u0131l \u00f6nce \u00e7ift\u00e7ilik yapt\u0131klar\u0131n\u0131 kan\u0131tlad\u0131lar. \u00dcst Paleolitik insan, \u00e7evresinde buldu\u011fu yabani bitkileri toplayarak ve yabani hayvanlar\u0131 avlayarak besleniyordu. Dicle nehrinin kolu \u00fczerinde bulunan Hallan \u00c7emi&#8217;de civardaki me\u015fe ormanlar\u0131ndan yabani badem, yabani baklagiller, antep f\u0131st\u0131\u011f\u0131 gibi \u00fcr\u00fcnleri toplayarak beslenen insanlar\u0131n beslenme sisteminde, sivri saz (Scirpus maritimus) ve yalanc\u0131 sarma\u015f\u0131k da (Polygonum) bulunuyordu. Ayr\u0131ca, belki de ba\u015far\u0131s\u0131z bir ya\u011f \u00e7\u0131karma i\u015fleminin kal\u0131nt\u0131s\u0131 olan, kal\u0131n bir tabaka k\u00f6m\u00fcrle\u015fmi\u015f yabani horoz ibi\u011fi \u00e7i\u00e7e\u011fi meyveleri (Gundelia tournefortii) bulundu. Kuzey Suriye ve \u0130rak&#8217;ta yer alan Abu Hureyra ve M&#8217;lefaat yerle\u015fimlerindeki iyi in\u015fa edilmi\u015f ve b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla y\u0131l boyunca kullan\u0131lm\u0131\u015f olan avc\u0131 toplay\u0131c\u0131 k\u00f6ylerde, step ormanlar\u0131n\u0131n i\u00e7inde yer alan az say\u0131da orman bitkisi kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fcy\u00fck miktarlarda yabani tah\u0131l, bakliyat ve menengi\u00e7 (Pistacia) de di\u011fer \u00e7e\u015fitlerin yan\u0131s\u0131ra toplan\u0131yordu. 10.000 y\u0131l \u00f6nce, Bereketli Hilal&#8217;in \u00fczerinde ya\u015fayan avc\u0131 toplay\u0131c\u0131lar tah\u0131llar\u0131n atas\u0131 olan baz\u0131 yabani tohumlar\u0131 ekmeye ba\u015flad\u0131lar. Toplanarak ekilen bu tohumlar, daha \u00e7ok ya\u015fama \u015fans\u0131 bularak k\u00fclt\u00fcr tohumlar\u0131 haline geldiler. Ve zamanla bu \u00fcr\u00fcnler, insan m\u00fcdahalesi olmadan tohumlar\u0131n\u0131 da\u011f\u0131tma yetene\u011fini kaybettiler. \u00c7\u00fcnk\u00fc art\u0131k tohumlar, olgunluk d\u00f6neminde da\u011f\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lmak yerine, ba\u015fa\u011f\u0131n \u00fczerinde kal\u0131yordu. Bu de\u011fi\u015fimin \u00e7ift\u00e7iler i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir avantaj oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Tar\u0131m\u0131n ilk kez tam olarak \u00d6nasya&#8217;n\u0131n hangi kesiminde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 h\u00e2l\u00e2 net olarak bilinemiyor. Bug\u00fcnk\u00fc tah\u0131llar\u0131n yabani atalar\u0131n\u0131 olu\u015fturan bitkilere, Bereketli Hilal&#8217;in hemen hemen b\u00fct\u00fcn Neolitik yerle\u015fimlerinde rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Arpa, mercimek ve bezelyenin yabani atalar\u0131 b\u00fct\u00fcn bu b\u00f6lgeye yay\u0131lm\u0131\u015fken, yabani \u00e7atal siyez bu\u011fday\u0131 (Triticum diccoum) yayg\u0131n olarak Do\u011fu Akdeniz&#8217;de, yabani kapl\u0131ca bu\u011fday\u0131 (Triti shy;cum monococcum) daha \u00e7ok G\u00fcney Anadolu ve \u00e7evresinde, yabani nohut ise G\u00fcneydo\u011fu Anadolu&#8217;da dar bir b\u00f6lgede g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p> Tar\u0131m tekniklerinin b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla \u00e7ok \u00e7abuk yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcnk\u00fc tah\u0131llar\u0131n, Neolitik atalar\u0131m olu\u015fturmak \u00fczere se\u00e7ilerek k\u00fclt\u00fcr formlar\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen tohumlar\u0131n de\u011fi\u015fik alanlardan topland\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, tar\u0131m\u0131n, nerede ve ne kadar geni\u015f bir alanda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131n, hi\u00e7bir zaman tam olarak anla\u015f\u0131lamamas\u0131na neden oluyor. Avc\u0131 toplay\u0131c\u0131lar\u0131n, neden \u00e7ift\u00e7ilik yapmaya ba\u015flad\u0131klar\u0131 \u00f6nemli bir sorudur. \u00c7ift\u00e7ili\u011fin ba\u015flamas\u0131ndan 2000 y\u0131l \u00f6nce, Buzul \u00c7a\u011f\u0131&#8217;n\u0131n sona ermesiyle d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde \u00e7evresel de\u011fi\u015fiklikler olmu\u015ftur. Polen diyagramlar\u0131, ormanlar\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fczden daha nemli ve \u0131l\u0131man bir iklim sayesinde Anadolu&#8217;nun steplerine kadar yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Bu \u00e7evresel de\u011fi\u015fimlerin sonucu olarak geli\u015fen, avc\u0131 toplay\u0131c\u0131 ya\u015famdaki n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fen artan yiyecek gereksinimi, ilk tar\u0131msal denemelerin yap\u0131lmas\u0131na neden olmu\u015ftur. Ancak bu a\u015faman\u0131n daha iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131 konusunda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan en \u00f6nemli engel, bu evreye ait bilinen yerle\u015fim say\u0131s\u0131n\u0131n azl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Anadolu&#8217;da sadece iki tane, hemen Neolitik \u00f6ncesi d\u00f6neme tarihlenen yerle\u015fimde kaz\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (P\u0131narba\u015f\u0131 ve Hallan \u00c7emi). Ayn\u0131 durum Erken Neolitik i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Erken Neolitik D\u00f6nem bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131, sadece M.\u00d6. 7500-6000 y\u0131llar\u0131nda \u00e7ift\u00e7ili\u011fin g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00c7ay\u00f6n\u00fc&#8217;nde bulundu. Arkeobotani\u011fin Hammaddeleri Toplanma ve yorumlama stratejileri tamamen farkl\u0131 olan iki grubu \u015f\u00f6yle tan\u0131mlayabiliriz. Makro Kal\u0131nt\u0131lar; tohumlar ve tahta par\u00e7alar\u0131 gibi \u00e7\u0131plak g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilecek kadar b\u00fcy\u00fck olan bitkisel kal\u0131nt\u0131lard\u0131r. Bir\u00e7ok \u00d6nasya \u00fclkesinde oldu\u011fu gibi \u00e7\u00f6l\u00fcms\u00fc kurak b\u00f6lgelerde, bitkisel kal\u0131nt\u0131lar di\u011fer arkeolojik kal\u0131nt\u0131lar\u0131n i\u00e7inde korunabilirler. K\u0131\u015flar\u0131n nemli ge\u00e7ti\u011fi T\u00fcrkiye&#8217;de ise, bitkiler hayvanlar taraf\u0131ndan yenmekten kurtulabilselerbile \u00e7\u00fcr\u00fcrler.<\/p>\n<p> Botanik kal\u0131nt\u0131lar biyolojik olarak \u00e7\u00fcr\u00fcyemeyen art\u0131klardan olu\u015fur. K\u00f6m\u00fcrle\u015fme ise korunmak i\u00e7in en iyi yoldur. Ate\u015fle temas eden tohumlar, odunlar ya da di\u011fer bitki par\u00e7alan \u00e7o\u011fu zaman yanarak k\u00fcl olur, tamamen yanmayanlar ise k\u00f6m\u00fcrle\u015fir. \u00c7o\u011funlu\u011fu karbondan olu\u015fan bu k\u00f6m\u00fcrlerin i\u00e7inde ba\u015fka organik maddeler de bulunabilir. K\u00f6m\u00fcrle\u015fmi\u015f bir tohumdan lipid ve DNA&#8217;n\u0131n ayr\u0131labilmi\u015f olmas\u0131 bu bilgiyi do\u011fruluyor. Hayvanlar\u0131n otlamas\u0131yla, sindirim sistemlerine ge\u00e7en tohumlar do\u011fal olarak d\u0131\u015fk\u0131lar\u0131nda da bulunur. D\u0131\u015fk\u0131lar\u0131n yak\u0131lmas\u0131yla bu tohumlar arkeolojik kay\u0131tlara k\u00f6m\u00fcrle\u015fmi\u015f kal\u0131nt\u0131lar olarak ge\u00e7erler. \u00c7e\u015fitli tohumlar\u0131n bir arada bulundu\u011fu g\u00fcbreler ilgin\u00e7 arkeobotanik \u00f6rnekler olu\u015ftururlar. Mikro Kal\u0131nt\u0131lar, Polenler, sporlar, fitolitler(phytolithler) mikroskopta incelenmesi gereken k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131klard\u0131r. Genellikle r\u00fczgar veya b\u00f6cekler taraf\u0131ndan ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan bu mikro par\u00e7ac\u0131klar, kal\u0131n d\u0131\u015f kabuklan nedeniyle g\u00f6l yataklar\u0131 ya da batakl\u0131klar gibi anaerobik ko\u015fullarda \u00e7\u00fcr\u00fcmeye kar\u015f\u0131 diren\u00e7li olurlar. B\u00f6lgenin bitki \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fcn tan\u0131mlanmas\u0131nda \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131 ta\u015f\u0131yan polenlere, arkeolojik kal\u0131nt\u0131larda genellikle rastlanmaz. \u00c7e\u015fitli bitki h\u00fccrelerinde bulunan silisli bir yap\u0131 olan f\u0131tolit ise bitkilerin \u00e7\u00fcr\u00fcmesinden sonra arkeolojik toprakta birikir ve laboratuvarda ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131labilir.<\/p>\n<p> Fitolit analizleri, daha yeni bir teknik olmas\u0131na ra\u011fmen bitkilerin tan\u0131nmas\u0131 ve sonu\u00e7lar\u0131n mikromorfoloji \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla birle\u015fmesiyle arkeolojik verileri tamaml\u0131vor. De\u011fi\u015fen \u00dcr\u00fcn, De\u011fi\u015fen K\u00fclt\u00fcr ister \u00d6nasya&#8217;da, ister Kuzey Amerika bozk\u0131rlar\u0131nda olsun, hangi \u00fcr\u00fcn\u00fcn, nas\u0131l yeti\u015ftirilece\u011fini, t\u00fcketiciye veya merkezi h\u00fck\u00fcmete ba\u011fl\u0131 olan piyasa belirler. \u00dcr\u00fcn\u00fcn se\u00e7ilmesi hi\u00e7bir zaman \u015fansa b\u0131rak\u0131lmaz. Ancak bu yakla\u015f\u0131m, arkeolojik bitki kal\u0131nt\u0131lar\u0131na nas\u0131l uygulan\u0131r? Bu durumda kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131, incelemek i\u00e7in g\u00fczel \u00f6rneklerdir. Kavuzlar\u0131 ve bu eski hububatlar\u0131n di\u011fer bu\u011fdaylardan ayr\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan kal\u0131n kabuklan, depolanma s\u0131ras\u0131nda \u00fcr\u00fcn\u00fc vebadan korur. Erken \u00e7ift\u00e7ilik d\u00f6neminde \u00f6ncelikle kullan\u0131lan kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131, bat\u0131da Britanya Adas\u0131&#8217;na, do\u011fuda ise Hindistan&#8217;a kadar yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ekimi baz\u0131 y\u00fcksek da\u011flar d\u0131\u015f\u0131nda olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye&#8217;de bulunan arkeobotanik kan\u0131tlar, kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131n\u0131n M.\u00d6. 3000 y\u0131l \u00f6ncesine kadar makarnal\u0131k ve ekmeklik bu\u011fday ile arpa gibi di\u011fer tah\u0131llar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra yeti\u015ftirilmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6sterir. Daha sonra Erken Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131&#8217;nda, kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131, G\u00fcneydo\u011fu Anadolu&#8217;nun arkeolojik kay\u0131tlar\u0131ndan aniden silinmi\u015f ve asla tekrar ortaya \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu durumun ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131nda g\u00f6rev alan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n yolu Karadeniz da\u011flar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131n\u0131n h\u00e2l\u00e2 az miktarda yeti\u015ftirildi\u011fi k\u00f6ylerden birka\u00e7\u0131 Kuzey Anadolu&#8217;daki nemli Karadeniz da\u011flar\u0131ndad\u0131r. Buralarda \u00e7ift\u00e7ilerle yap\u0131lan konu\u015fmalardan, kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131n\u0131n neni\u0131li ve s\u0131cak yazlarda geli\u015fen mantar hastal\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131 dayan\u0131kl\u0131 olmas\u0131 nedeniyle tercih edildi\u011fini \u00f6\u011freniyoruz. Kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131n\u0131n y\u00fcksek kaliteli tavuk yemi ve bulgur olarak da \u00e7ok de\u011ferli olmas\u0131na ra\u011fmen, ekim alanlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla azal\u0131yor. G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki bu h\u0131zl\u0131 azalma ile Erken Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131 ndaki azalma aras\u0131nda bir paralellik olabilir mi? sorusu akla geliyor. K\u00f6yl\u00fcler bu konuda ipucu olabilecek \u015fu bilgileri verdiler: \u00d6ncelikle verimi d\u00fc\u015f\u00fck olan kapl\u0131ca ve \u00e7atal siyez bu\u011fdaylar\u0131n\u0131 devlet desteklemiyor. Bu\u011fday t\u00fcccarlar\u0131n\u0131n ekmeklik bu\u011fday al\u0131rken, bu bu\u011fdaylar gibi az\u0131nl\u0131klarla ilgilenmemeleri ise ba\u015fka bir neden&#8230; G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, Karadeniz da\u011flar\u0131ndaki ekim alanlar\u0131nda ya\u015fayamayan ve hastal\u0131klara kar\u015f\u0131 daha az diren\u00e7li olan ekmeklik bu\u011fday, modern piyasa ekonomisine daha iyi uyum sa\u011flam\u0131\u015f.<\/p>\n<p> Erken Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131&#8217;na d\u00f6nersek, G\u00fcneydo\u011fu Anadolu&#8217;da bu \u00e7a\u011f\u0131n en belirgin \u00f6zellikleri, yerle\u015fim yo\u011funlu\u011fundaki art\u0131\u015f ve araziye yay\u0131lm\u0131\u015f k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00f6ylerden kasabalar\u0131n \u00e7evresine kurulan k\u00f6ylerle birlikte daha hiyerar\u015fik bir d\u00fczene ge\u00e7i\u015f olarak \u00f6zetlenebilir. Bu de\u011fi\u015fimin tar\u0131ma yans\u0131yan etkisi i\u00e7in ortaya at\u0131lan en ak\u0131lc\u0131 teori k\u0131saca \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir: \u00c7o\u011falan \u015fehirli n\u00fcfusun artan ihtiya\u00e7lar\u0131, \u00e7ift\u00e7ileri, ekmeklik ve makarnal\u0131k bu\u011fdaylar gibi g\u00fcbrelemeye ba\u011fl\u0131 olarak verimi artan ve hasat sonras\u0131 kolay i\u015flenebilen \u00fcr\u00fcnler yeti\u015ftirmeye y\u00f6neltmi\u015ftir. Bu iddia, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00e7e\u015fitli bu\u011fday t\u00fcrlerinin, \u00e7e\u015fitli g\u00fcbrelerle deneysel ekimi yap\u0131larak test ediliyor. Ege ba\u011flant\u0131lar\u0131yla birlikte Bat\u0131 Anadolu&#8217;daki ve al\u00e7ak b\u00f6lgelerdeki eski \u00e7ift\u00e7ilik hakk\u0131nda ne kadar \u00e7ok \u015fey \u00f6\u011frenebilirsek, eski tar\u0131m y\u00f6ntemlerinde de daha fazla \u00e7e\u015fitlilik bulmay\u0131 umabiliriz. Tar\u0131m tekniklerindeki \u00e7e\u015fitlilik beslenme al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 i\u00e7in de s\u00f6z konusudur. T\u00fcrkiye&#8217;deki en yayg\u0131n arkeobotanik kal\u0131nt\u0131 olan arpay\u0131 hayvan yemi ya da malt yap\u0131m\u0131 i\u00e7in kullan\u0131yoruz; ama arpan\u0131n ge\u00e7mi\u015fte insan hayat\u0131nda \u00f6nemli bir besin olarak yer ald\u0131\u011f\u0131na dair arkeolojik kan\u0131tlar var. Sardes ve Gordion da bulunan, M.\u00d6. 500 y\u0131llar\u0131na ait yang\u0131n ge\u00e7irmi\u015f odalar\u0131n k\u00fclleri aras\u0131nda, arpa kabuklar\u0131yla dolu \u00e7\u00f6mleklere rastlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar arpa tanelerinin ay\u0131klanmas\u0131ndan arta kalan kabuklard\u0131r. Bu zahmetli kabuk \u00e7\u0131karma i\u015fi sadece insanlar\u0131n t\u00fcketimi i\u00e7indir, hayvan yemi olarak kullan\u0131lan arpalara bu ay\u0131klama i\u015flemi yap\u0131lmaz. Eski yaz\u0131tlar\u0131n yorumlanmas\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kan ortak kan\u0131, insan besini olarak arpan\u0131n, bu\u011fday kadar \u00f6nemli oldu\u011fudur.<\/p>\n<p> G\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrkiye&#8217;sinde nadiren insan besini olarak kullan\u0131lan arpan\u0131n, besin olarak ge\u00e7mi\u015fteki \u00f6nemini ne zaman kaybetti\u011fi merak konusudur. Uzmanlar, benzer iki durumdan bahsediyorlar. Anadolu&#8217;da hayvan yemi olarak yeti\u015ftirilen bur\u00e7ak ve ac\u0131 bakla, zehir i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in insan besini olarak kullan\u0131lm\u0131yor. Ancak her iki \u00fcr\u00fcn\u00fcn de neolitik d\u00f6nem ve sonras\u0131na ait arkeobotanik \u00f6rnekleri bol miktarda bulunuyor. Bu iki \u00fcr\u00fcne mutfak alanlar\u0131nda rastlanm\u0131\u015f olmas\u0131, besin maddesi olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcyor. Ac\u0131 bakla ve bur\u00e7ak yeterince pi\u015firildi\u011finde ve kar\u0131\u015f\u0131k bir beslenme bi\u00e7iminin par\u00e7as\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda yararl\u0131 birer besin oluyorlar. Bu \u00f6rneklerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn g\u0131da maddeleri hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi ge\u00e7mi\u015fe uyarlarken, dikkatli olmam\u0131z gerekti\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Arkeoloji ve Yazl\u0131 Kaynaklar Tarihi d\u00f6nemlerle ilgili ara\u015ft\u0131rma yapan arkeologlar\u0131n, ihtiya\u00e7 duyduklar\u0131 b\u00fct\u00fcn bilgilere, bulduklar\u0131 yaz\u0131l\u0131 kaynaklarla ula\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnme e\u011filimleri vard\u0131r. Bu e\u011filim, Ge\u00e7 Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131 ve sonras\u0131na ait arkeobotanik veya zooarkeolojik verilerin ger\u00e7ekten \u00f6nemsenmemesine sebep olmu\u015ftur. Ne yaz\u0131k ki, yaz\u0131l\u0131 belgeler, tar\u0131m ekonomisinin dinami\u011fini anlamam\u0131z i\u00e7in yeterli bilgiyi nadiren i\u00e7ermektedirler. Ayr\u0131ca tar\u0131m \u00fcr\u00fcnlerine ait terimlerin \u00e7evirisi de olduk\u00e7a sorunludur. \u00d6rne\u011fin, Bo\u011fazk\u00f6y&#8217;den \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f Hitit d\u00f6nemine ait on binlerce tabletin hemen hepsi diplomasi, hukuk, din veya mitoloji ile ilgili ayr\u0131nt\u0131lar i\u00e7erirler. Yaz\u0131lar\u0131 tamamen anlam\u0131\u015f olsak da, bu tabletlerden Hitit tar\u0131m\u0131 hakk\u0131nda nitelikli bilgiler edinemeyiz. Hitit\u00e7edeki \u00fcr\u00fcn terimleri bug\u00fcne kadar tam olarak anla\u015f\u0131lmasa da dilbilimciler, S\u00fcmer terimlerinin Hititler taraf\u0131ndan ayn\u0131 anlamda fakat k\u0131salt\u0131lm\u0131\u015f olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsaym\u0131\u015flard\u0131r. Orijinal Mezopotamya metinlerinde ve ayn\u0131 anlamda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131lan Hitit metinlerinde s\u0131kl\u0131kla kullan\u0131lan ZIZ terimi dilimize \u00e7atal siyez bu\u011fday\u0131 olarak terc\u00fcme edilir. Hoffner, Ge\u00e7 Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131&#8217;nda \u00e7atal siyez bu\u011fday\u0131na ait verilerin azald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren arkeobotanik verilere dayanarak ZIZ in asl\u0131nda ekmeklik bu\u011fday ya da bu\u011fday i\u00e7in kullan\u0131lan genel bir terim oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kaman Kaleh\u00f6y\u00fck&#8217;te bulunan arkeobotanik veri analizleri, \u00e7atal siyez bu\u011fday\u0131n\u0131n sadece az miktarlarda bulundu\u011funu do\u011fruluyor. Ekmeklik bu\u011fday, Hoffner&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcncesini do\u011frularcas\u0131na, en fazla bulunan bu\u011fdayd\u0131r. Hitit yaz\u0131tlar\u0131 tar\u0131m teknikleri ve bitkisel \u00fcr\u00fcnler hakk\u0131nda ilgin\u00e7 bilgiler i\u00e7ermekle beraber arkeobotanik bilgilerle desteklenerek kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p> Klasik \u00c7a\u011f ve Orta\u00e7a\u011f i\u00e7in de tamamen ayn\u0131 durum ge\u00e7erlidir. Anadolu&#8217;ya yeni \u00fcr\u00fcnlerin geldi\u011fi ve \u00f6nemli tar\u0131msal geli\u015fmelerin oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r, ancak bu konuda tarihi belgeler yetersizdir. Ba\u015fta Anadolu olmak \u00fczere, Onasya&#8217;daki arkeobotanik ara\u015ft\u0131rmalar hen\u00fcz ba\u015flang\u0131\u00e7 a\u015famas\u0131ndad\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde say\u0131ca az ama her ge\u00e7en g\u00fcn artmakta olan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, arazide h\u00e2l\u00e2 tohum t\u00fcrlerinin belirlenmesine ve yorumlanmas\u0131na yarayacak sorular konusunda temel teknikler \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar. Az say\u0131da ama olduk\u00e7a \u00f6nemli olan, tohum konulu toplant\u0131lar yap\u0131l\u0131yor. T\u00fcrkiye&#8217;de seri halinde y\u00fcr\u00fct\u00fclen kaz\u0131larda, geni\u015f \u00e7apl\u0131 bitki ve hayvan kal\u0131nt\u0131lar\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 yap\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6rnek toplama stratejisi geli\u015ftirmek, modern floran\u0131n tan\u0131nmas\u0131, tohumlan mikroskopta tan\u0131mlamak ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00e7ift\u00e7ileriyle etnografya \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 yapmak, arkeobotanik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n temelini olu\u015fturur ve arkeologlar\u0131 do\u011fru sorulara y\u00f6neltir. Bir kaz\u0131dan yeni \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f her bitki kal\u0131nt\u0131s\u0131 yeni ke\u015fiflere yol a\u00e7abiliyor. Arkeobotanik, ister tar\u0131m\u0131n hen\u00fcz ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 tarih\u00f6ncesi d\u00f6nemler olsun, ister yaz\u0131n\u0131n bulundu\u011fu d\u00f6nemler olsun, insano\u011flunun ge\u00e7mi\u015fine \u0131\u015f\u0131k tutabiliyor.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bitkisel \u00fcr\u00fcnler, \u00d6nasya &#8216;da, her zaman ya\u015famsal bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r; \u00e7o\u011funlukla yiyecek olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131karken, yak\u0131t, in\u015faat malzemesi, ila\u00e7 gibi kimlikler de kazanm\u0131\u015ft\u0131r. End\u00fcstri \u00f6ncesi toplumlar\u0131n en \u00f6nemli ekonomik faaliyeti olan tar\u0131m, eski uygarl\u0131klar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda odak noktas\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Ge\u00e7mi\u015fteki bitkilerin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, halk\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funu olu\u015fturan k\u00f6yl\u00fclerin g\u00fcndelik ya\u015famlar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlataca\u011f\u0131 i\u00e7in de \u00f6nemlidir. ARKEOLOGLAR, 1960&#8217;lara kadar kaz\u0131lar\u0131n &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[8310,8313,5293,8311,8314,5462,8315,8317,8312,8316],"class_list":["post-3643","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-arkeobotanik","tag-arkeolog","tag-arkeoloji","tag-biyolojik-kalintilar","tag-fitolit-analiz","tag-laboratuvar","tag-mikromorfoloji","tag-mitoloji","tag-stereoskopik-mikroskop","tag-zooarkeoloji"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3643","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3643"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3643\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3643"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3643"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3643"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}