{"id":3668,"date":"2011-11-02T10:14:36","date_gmt":"2011-11-02T08:14:36","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=3668"},"modified":"2011-11-02T10:14:36","modified_gmt":"2011-11-02T08:14:36","slug":"asitlerbazlar-ve-ph","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/asitlerbazlar-ve-ph\/","title":{"rendered":"Asitler,Bazlar ve PH"},"content":{"rendered":"<p>a Asit<br \/>\nSuda \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcnce Hidrojen ( H ) \u00e7ikaran bilesiklerdir. Turnusol kagidini maviden kirmiziya \u00e7evirirler.tatlari eksidir. HCL (hidroklorik asit) , H2 SO4 (s\u00fclf\u00fcrik asit) inorganik asitlerdir.<br \/>\nYapilarinda karbon ve azot bulunduran asitler organik asitlerdir.<br \/>\nSu i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcnd\u00fcg\u00fc zaman H iyonu veren b\u00fct\u00fcn maddelere asit denir. Asitlerin iki ayiraci vardir;<br \/>\nfenol kirmizisi \u00ae sari,<br \/>\nmavi turnusol \u00ae kirmizi yaparlar.<br \/>\nb. Baz<br \/>\nSuda \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcnce (OH) iyonu \u00e7ikaran bilesiklerdir. Turnusol kagidini maviye \u00e7evirirler. NaOH (sodyum hidroksit) ve KOH (potasyum hidroksit) inorganik bazlardir. Yapilarinda karbon ve azot bulunduran bazlar organik bazlardir.<br \/>\nSu i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcnd\u00fcg\u00fc zaman OH iyonu veren b\u00fct\u00fcn maddelere baz denir.<br \/>\nBazlarin ayiraci, kirmizi turnusol \u00ae kirmizi yaparlar.<br \/>\nASIT-BAZ DENGESI:<br \/>\nAsit baz dengesi ortamin H iyonu yogunlugunun negatif logaritmasi asitligin, OH iyonunun negatif logaritmasi bazikligin derecesini verir. Bu deger pH ile g\u00f6sterilir. PH 7 n\u00f6tr, pH 7-0 arasi asitlik, pH7-14 arasi bazik \u00f6zellik artar.<br \/>\nPH degeri organizma i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemlidir. Biyokimyasal tepkimelerin ger\u00e7eklesmesi i\u00e7in pH degerinin belirli bir degerde sabit kalmasi gerekir. \u00d6r: insan kaninin pH\u2019i 7.4 t\u00fcr fakat bu deger 7 veya 7.8 e \u00e7ikarsa insan \u00f6l\u00fcr.<br \/>\nAsitlerin Ve Bazlarin \u00d6nemi:<br \/>\n\u2022 Canlida ger\u00e7eklesen reaksiyonlarin y\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fcs\u00fc enzimler belirli bir pH derecelerinde etkinlik g\u00f6sterirler. pH derecesindeki en k\u00fc\u00e7\u00fck degisiklik b\u00fcy\u00fck olumsuzluklar yaratabilir. Bu sebeple pH derecesinin sabit kalmasi gerekir. Bunun i\u00e7in insanda \u00f6zel yapilar bulunur.<br \/>\n\u2022 Asitlerle bazlarin birlesmesinden tuzlar olusur.<\/p>\n<p>Lipitler<br \/>\nLipitler (Ya\u011flar)<br \/>\nYa\u011f ve kolesterol gibi ya\u011f benzeri t\u00fcm maddelere lipit ad\u0131 verilir. Suda \u00e7\u00f6z\u00fcnmeyen lipitler aras\u0131nda eter, benzin, kloroform gibi ya\u011f \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fclerle eriyenlere ham lipit denir. Ham lipitlerin i\u00e7inde de\u011fi\u015fik kimyasal yap\u0131ya sahip; ya\u011flar, fosfolipitler, glikolipitler, steroidler ve mumlar gibi maddeler yer al\u0131r.<br \/>\nSitoloji bakimindan lipidler h\u00fccrede serbest lipitler h\u00fccrede serbest lipit ve \u00f6rt\u00fcl\u00fc lipit olmak \u00fczere iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr. <\/p>\n<p>Organizmada lipidlerin oynadigi rol bulunduklari yer ve dagilislarina g\u00f6re degisiktir. Kimyasal ve fiziksel \u00f6zelliklerine <\/p>\n<p>g\u00f6re lipitler, basit lipitler, bilesik lipitler, streoitler ve yagda eriyen vitaminler gibi \u00e7esitli alt gruplara ayrilirlar<\/p>\n<p>Ekolojik ayak izi<\/p>\n<p>Doganin birer par\u00e7asi olarak insanlar, temel gereksinimlerini dogadan karsilarlar. Ancak, kentlerdeki yasam kimi zaman insanlari dogadan \u00f6yle uzaklastiriyor ki, temel gereksinimlerimizi karsilarken onu ne denli etkiledigimizi farkedemiyoruz. Oysa, herkesin d\u00fcnya \u00fczerinde g\u00fc\u00e7l\u00fc bir &#8220;etkisi&#8221; var. Insanlarin \u00fcretim ve t\u00fcketimleri sonucunda olusan bu etkilerin toplamina &#8220;ekolojik ayakizleri&#8221; deniyor. Ekolojik ayakizi, aslinda insanlarin yasayabilmeleri i\u00e7in gereken kaynaklarin \u00fcretimi ve atiklarin yok edilmesi i\u00e7in kullandiklari biyolojik alani g\u00f6steren bir \u00f6l\u00e7\u00fc. Yasam bi\u00e7imimizin bize kazandirdigi aliskanliklarla yaptigimiz pek \u00e7ok davranis, aslinda ayakizlerimizin b\u00fcy\u00fcmesine neden oluyor.<\/p>\n<p>Ekolojik ayakizi kavramini, ilk olarak Dr. Mathis Wackernagel, Prof. William Rees ve arkadaslari \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Onlarin amaci, insanin s\u00fcrekli dogadan alarak ve geriye atiklarini birakarak daha ne kadar s\u00fcre idare edebilecegini bulmakti. Bu sayede, geriye kalan dogal kaynaklarin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00f6grenilebilecegini ve doganin s\u00fcrekli t\u00fcketilmesini ve tahrip edilmesini \u00f6nleyecek \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretilebilecegini d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorlardi. B\u00f6ylece bir insanin atiklarinin yok edilmesi de dahil olmak \u00fczere, t\u00fcm gereksinimlerini karsilamak i\u00e7in kullandigi biyolojik alani \u00f6l\u00e7en bir ara\u00e7 gelistirdiler. Elde edilen \u00f6l\u00e7\u00fcye de ekolojik ayakizi deniyor. Ekolojik ayakizi, belirli bir toplumun t\u00fckettigi kaynaklarin \u00fcretimi ve atiklarinin yok edilmesi i\u00e7in gereken, kara ve su alanlarinin b\u00fcy\u00fckl\u00fcg\u00fcn\u00fc g\u00f6steriyor. Ayrica, farkli insan etkinliklerinin \u00e7evre \u00fczerindeki etkilerinin de anlasilmasini sagliyor. \u00dcstelik, bu ara\u00e7 sayesinde hangi \u00fclkenin, hangi kentin, hangi ailenin ya da hangi insanin ne kadar biyolojik alan kullandigi konusunda da bilgi elde etmek m\u00fcmk\u00fcn. Isin en ilgin\u00e7 ve \u00f6nemli yani da bu zaten. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ne kadar t\u00fckettigimizi ve t\u00fcketimlerimizin nelere yol a\u00e7tigini bilmenin, bilin\u00e7li t\u00fcketim aliskanliklari edinmemize ve t\u00fcketim konusunda se\u00e7im yaparken daha farkli d\u00fcs\u00fcnmemize neden olacagi kesin.<br \/>\nHangi \u00dclke Daha \u00c7ok &#8220;D\u00fcnya&#8221; Kullaniyor?<br \/>\nS\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirligin anlami, bug\u00fcnk\u00fc gereksinimlerimizi gelecek kusaklarinkini engellemeden karsilamak. Aslinda bir \u00e7esit &#8220;ayagi torunun yorganina g\u00f6re uzatma&#8221; durumu. Wackernagel ve Rees, 1997?de farkli \u00fclkelerin ekolojik ayakizlerini hesaplayarak bir rapor halinde yayimladilar. S\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirligin basarilmasinda bir baslangi\u00e7 yapmak i\u00e7in b\u00f6yle bir hesaplamanin yapilmasi zorunluydu. Bu raporda toplam 52 \u00fclkenin durumu incelenmisti ve bu \u00fclkeler d\u00fcnya toplam n\u00fcfusunun % 80?ini olusturuyordu. Sonu\u00e7 ger\u00e7ekten \u00e7arpiciydi. Kimi \u00fclkeler, paylarina d\u00fcsenin \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde bir biyolojik alan t\u00fcketiyordu. Bu ilk raporun yayimlanmasindan sonra, \u00fclkelerin ekolojik ayakizleriyle ilgili hesaplamalar sik sik yenilendi. En son bilgiler, D\u00fcnya Dogayi Koruma Vakfi?nin (WWF-World Wildlife Fund), Yasayan Gezegen 2002 Raporu?nda yer aliyor. Son verilere g\u00f6re, gezegenimizde kisi basina d\u00fcsen biyolojik olarak \u00fcretken alan 1,9 hektar. WWF?in raporuna g\u00f6re, sirasiyla Birlesik Arap Emirlikleri, ABD, Kanada, Yeni Zelanda, Finlandiya, Norve\u00e7&#8230; 8-10 hektar arasinda degisen rakamlarla ayakizleri en b\u00fcy\u00fck \u00fclkeler. Ancak, kisi basina 2 hektarin \u00fczerinde alan kullanan 50?den fazla \u00fclke var. T\u00fcrkiye?nin ekolojik ayakiziyse kisi basina yaklasik 2 hektar.<br \/>\nAyakizi en k\u00fc\u00e7\u00fck olan \u00fclkeler de Mozambik, Burundi, Banglades, Sierra Leone, Pakistan, Tacikistan, Gine-Bissau, Myanmar. Bu \u00fclkelerin ayakizlerinin b\u00fcy\u00fckl\u00fcg\u00fc 0,5 hektar civarinda. G\u00f6r\u00fcnen su ki, t\u00fcketim konusunda \u00fclkeler arasinda ciddi bir esitsizlik s\u00f6z konusu. Hem de t\u00fcketim aliskanliklarinin asiriya ka\u00e7masi, \u00fclkelerin ayakizlerinin daha b\u00fcy\u00fcmesine neden oldugu halde.<\/p>\n<p>Ekolojik Ayakizleri Nasil K\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcr?<\/p>\n<p>Birlesmis Milletlerin tahminlerine g\u00f6re, 2050 yilinda D\u00fcnya?nin n\u00fcfusu 9 milyar olacak. Bu durumda ekolojik ayakizlerinin, D\u00fcnya?nin biyolojik kapasitesini % 80-120 oraninda asmasi bekleniyor. Senaryolara g\u00f6re, s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir bir yasam i\u00e7in yaklasik iki D\u00fcnya daha gerekiyor. Ayakizi kavrami, ekolojik a\u00e7igin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fc de ortaya koyuyor. WWF?in 2002 Raporu?nda, ekolojik a\u00e7igin, devlet politikalarinin d\u00f6rt konuya agirlik vermesiyle azalabilecegi vurgulaniyor. Bunlardan biri, kaynaklarin daha dikkatli t\u00fcketilmesi; ayrica y\u00fcksek ve d\u00fcs\u00fck kazan\u00e7li \u00fclkeler arasindaki t\u00fcketim esitsizliginin ortadan kaldirilmasi. Ikincisi, mal ve hizmet \u00fcretimi i\u00e7in gereken kaynak yeterliliginin gelistirilmesi. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, n\u00fcfusun kontrol altinda tutulmasi ve sonuncusu, ekosistemlerin ve biyo\u00e7esitliligin korunmasi. Ama\u00e7, aslinda t\u00fcketimle biyolojik kapasiteyi dengelemek. Wackernagel ve Rees, aldigimiz kararlarin aslinda \u00e7ok \u00f6nemli oldugunu vurguluyorlar. Kentlerimizi nasil d\u00fczenledigimiz, altyapi sistemimiz, yasam bi\u00e7imimiz gibi konulari sorgulamaya hemen baslamak gerektigini d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc, &#8220;nedenler&#8221;in herhangi bir ekolojik etkiye yol a\u00e7masi \u00e7ok uzun bir s\u00fcrede ger\u00e7eklesiyor. Ayrica, insanlarin bulunduklari b\u00f6lgelerdeki dogal kaynaklarla idare edebilecekleri \u00e7\u00f6z\u00fcmlere y\u00f6nelmelerinin de zorunlu oldugunu d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorlar. Bunun nedeni, dogal kaynaklarin \u00e7ok uzak mesafeler katedilerek elde edilmesi halinde, ekolojik ayakizlerimizin daha da b\u00fcy\u00fcmesi. Alinan her karar, yapilan her davranis yalnizca bizi degil, baska \u00fclkeleri ve gelecek kusaklari da etkiliyor. \u00dcstelik de dogal kaynaklar olduk\u00e7a sinirli ve bu sinirlarin kapsadigi alan giderek daraliyor.<br \/>\nT\u00fcrkiye?nin durumuna gelince, biz simdilik sansli bir \u00fclke konumundayiz. Daha \u00e7ok kendi kaynaklarimizla kavrulabiliyor olmamiz olduk\u00e7a \u00f6nemli. Ancak, degisen t\u00fcketim aliskanliklarimiza ciddi bir bi\u00e7imde bir g\u00f6z atmamiz gerekiyor. Ayrica \u00fclkemizde ekolojik ayakizleri konusunda yapilmis kapsamli bir arastirma da hen\u00fcz yok. Bu konuda yapilmis tek \u00e7alisma, DHKD?nin &#8220;Dogadaki Ayakizlerimiz&#8221; adli kitabi. Kitapta ayakizlerimizi k\u00fc\u00e7\u00fcltmenin yollari anlatiliyor.<\/p>\n<p>Kendi Hesabinizi Yapin!<\/p>\n<p> Ekolojik ayakizi hesaplamalari yapilirken, iki temel ger\u00e7ekten yola \u00e7ikiliyor: Birincisi, t\u00fckettigimiz kaynaklarin ve \u00fcrettigimiz atiklarin izini s\u00fcrebilecegimiz; ikincisi de, bu kaynaklarin \u00fcretimi ve atiklarin yok edilmesi i\u00e7in gereken biyolojik alani \u00f6l\u00e7\u00fclendirebilecegimiz. B\u00f6ylece ekolojik ayakizi, \u00fclkelerin ne kadar &#8220;doga kullandigini&#8221; g\u00f6sterebiliyor. Insanlar, artik gezegenin her tarafindaki dogal kaynaklari kullanma olanagina sahipler. Bu nedenle biyolojik olarak \u00fcretken alan, kullanilabilecek alanlarin toplami alinarak hesaplaniyor. D\u00fcnya?da \u00fcretken alti farkli alan belirlenmis: Tarim alanlari, otlaklar, ormanlar, denizler, yapilasmis alanlar ve fosil enerjisi alanlari. 1999 verilerine g\u00f6re, bu alanlarin toplam b\u00fcy\u00fckl\u00fcg\u00fc, 11,4 milyar hektar. D\u00fcnya?daki toplam insan sayisiysa yaklasik 6 milyar. Bu durumda, kisi basina d\u00fcsen biyolojik \u00fcretken alan 1999 yili i\u00e7in yaklasik 1,9 hektar. Bu \u00f6l\u00e7\u00fc, \u00fclkeleri, insanlari, kentleri, k\u00f6yleri, isyerlerini, okullari vb. ekolojik ayakizi b\u00fcy\u00fckl\u00fcg\u00fc bakimindan karsilastirmada kolaylik sagliyor. Ayakizinin b\u00fcy\u00fckl\u00fcg\u00fc, bu sayinin altindaysa dogal kaynaklar \u00fczerinde hen\u00fcz baski olmadigi; tersi durumdaysa tehlike \u00e7anlarinin \u00e7aldigi d\u00fcs\u00fcn\u00fcl\u00fcyor. Ayrica, her \u00fclkenin ayakizini kendi biyolojik kapasitesiyle de karsilastirmak, geriye ne kaldigini g\u00f6rebilmek a\u00e7isindan yararli. Kimi \u00fclkeler, sahip olduklarindan daha \u00e7ok miktarda dogal kaynak kullaniyor; bu durumda, bu \u00fclkelerin dogal kaynaklari bakimindan &#8220;ekolojik a\u00e7ik&#8221; olusuyor.<\/p>\n<p> Ekolojik ayakizi hesaplamasi, ger\u00e7ekten \u00e7ok karmasik ve ayrintili bir \u00e7alisma gerektiriyor. Hesaplama, en basit bi\u00e7imiyle s\u00f6yle: <\/p>\n<p>Ekolojik Ayakizi=T\u00fcketim x \u00dcretim Alani x N\u00fcfus<br \/>\n T\u00fcketim, bir mali ne kadar kullandigimizin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc. T\u00fcketilen etin kilogram olarak agirligi, kullanilan elektrigin jul olarak degeri, t\u00fcketilen kerestenin ton olarak agirligi gibi. T\u00fcketim, yiyecek, barinak, ulasim, t\u00fcketim mallari ve hizmetleri gibi farkli gruplar i\u00e7in ayri ayri hesaplaniyor. Yiyecek ve kereste gibi ihra\u00e7 ya da ithal edilen mallar i\u00e7inse t\u00fcketimin hesaplanisinda \u00f6zel bir form\u00fclden yararlaniliyor.<\/p>\n<p>T\u00fcketim = Yurti\u00e7i \u00dcretim + Ithalat &#8211; Ihracat <\/p>\n<p> Ekolojik ayakizi form\u00fcl\u00fcnde yer alan \u00fcretim alaniysa, belli bir miktarda t\u00fcketimin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir bi\u00e7imde karsilanmasi i\u00e7in gereken alani g\u00f6steren \u00f6l\u00e7\u00fc. \u00d6rnegin, 1 d\u00f6n\u00fcm arazide 2300 kg havu\u00e7 yetisiyorsa, havu\u00e7 i\u00e7in \u00fcretim alani 2.300 kg\/d\u00f6n\u00fcm?d\u00fcr.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>a Asit Suda \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcnce Hidrojen ( H ) \u00e7ikaran bilesiklerdir. Turnusol kagidini maviden kirmiziya \u00e7evirirler.tatlari eksidir. HCL (hidroklorik asit) , H2 SO4 (s\u00fclf\u00fcrik asit) inorganik asitlerdir. Yapilarinda karbon ve azot bulunduran asitler organik asitlerdir. Su i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcnd\u00fcg\u00fc zaman H iyonu veren b\u00fct\u00fcn maddelere asit denir. Asitlerin iki ayiraci vardir; fenol kirmizisi \u00ae sari, mavi turnusol &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[2262,8349,8352,8350,2136,8351,4457,5648,2178,4713],"class_list":["post-3668","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-asitler","tag-bazlar-ve-ph","tag-ekolojik-ayak-izi","tag-fenol-kirmizisi","tag-hidrojen","tag-kirmizi-turnusol","tag-kloroform","tag-lipitler","tag-sodyum-hidroksit","tag-sulfurik-asit"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3668","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3668"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3668\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3668"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3668"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3668"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}