{"id":3678,"date":"2011-11-02T10:42:40","date_gmt":"2011-11-02T08:42:40","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=3678"},"modified":"2011-11-02T10:42:40","modified_gmt":"2011-11-02T08:42:40","slug":"dokular-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/dokular-2\/","title":{"rendered":"Dokular"},"content":{"rendered":"<p>Epidermis:<br \/>\nBitkinin gen\u00e7 b\u00f6lgelerinin ve yapraklar\u0131n\u0131n \u00fczerini \u00f6rten tek tabakal\u0131 bir dokudur.\u00dczerinde kutikula tabakas\u0131 vard\u0131r.Bu tabaka kurak b\u00f6lge bitkilerinde su kayb\u0131n\u0131 \u00f6nler.Epidremis h\u00fccreleri fakl\u0131la\u015farak t\u00fcyleri ve stomalar\u0131 olu\u015fturur.<br \/>\nStomalar yapra\u011f\u0131n alt y\u00fczeyinde bulunur. Bitkinin gaz al\u0131\u015fveri\u015fini ve terleme yoluyla yap\u0131s\u0131ndaki su miktar\u0131n\u0131 d\u00fczenler.<br \/>\nMantar doku: <\/p>\n<p> epidermis h\u00fccrelerinin veya parenkima h\u00fccrelerinin sonradan b\u00f6l\u00fcnme yetene\u011fi kazanan sekonder meristem dokudan, yani \u201cmantar kam-biyum\u201dundan olu\u015fur. Mantar kambiyumuna \u201cfel-logen\u201d ad\u0131 verilir. Mantar dokusu, epidermis gibi bitki organlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f y\u00fczeyini kaplar. Epidermisten farkl\u0131 olarak, bir\u00e7ok h\u00fccre tabakas\u0131ndan meydana gelmi\u015ftir. Bu dokuda, h\u00fccreler aras\u0131nda bo\u015fluk bulunmaz. H\u00fccreleri genelde basit, yass\u0131, d\u00f6rt veya alt\u0131 y\u00fczl\u00fc prizma \u015feklindedir. Ya\u015flanm\u0131\u015f mantar h\u00fccreleri ise \u00f6l\u00fc, i\u00e7leri hava ile dolu ve ge\u00e7itleri olmayan h\u00fccrelerden olu\u015fur <\/p>\n<p> Mantar doku, bitkiyi s\u0131cak, so\u011fuk, mekanik etkilerden korudu\u011fu gibi su ve gaz kayb\u0131n\u0131 da engeller.Mantar doku su ve besin maddelerinin ge\u00e7i\u015fine engel oldu\u011fundan yapra\u011f\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcne ve r\u00fczgar\u0131n etkisiyle mantarla\u015fm\u0131\u015f b\u00f6lgeden kopup d\u00fc\u015fmesine neden olur. Ayr\u0131ca yaprak d\u00f6k\u00fcm\u00fcnde, s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n d\u00fc\u015fmesi ve \u0131\u015f\u0131k \u015fiddetinin azalmas\u0131 rol oynar. Yine baz\u0131 a\u011fa\u00e7lar\u0131n g\u00f6vdelerinde kabuk par\u00e7alar\u0131n pullar halinde kopup d\u00f6k\u00fclmesine y\u00fczeyden uzak b\u00f6lgelerde olu\u015fan mantar doku sebep olur<br \/>\nKemik h\u00fccreleri (osteosit) ve ara maddeden meydana gelmi\u015ftir. Ara madde osein ad\u0131 verilen protein yap\u0131da organik bir madde ile Ca, Mg gibi minerallerden olu\u015fur. Mineral i\u00e7eri\u011finden dolay\u0131 v\u00fccudun en sert dokusudur. Kemik dokunun dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ara maddenin kire\u00e7 bile\u015fikleriyle \u00f6zel yap\u0131s\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Sinir ve damarlar\u0131n girip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 havers ve volkman kanallar\u0131na sahiptir. Kaslar\u0131n tutunma b\u00f6lgelerini olu\u015fturarak harekete yard\u0131mc\u0131 olmalar\u0131n\u0131n yan\u0131nda mineral deposudurlar. Ayr\u0131ca hayati organlar\u0131 koruma g\u00f6revi de vard\u0131r.<br \/>\n K\u0131k\u0131rdak Doku:<br \/>\nEmbriyonun mezoderm tabakas\u0131ndan meydana gelmi\u015ftir. Yaln\u0131z omurgal\u0131 hayvanlarda bulunur. K\u00f6pek bal\u0131klar\u0131 ve vatozlar\u0131n t\u00fcm iskeleti k\u0131k\u0131rdaktan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer omurgal\u0131larda ise iskelet embriyonik d\u00f6nemde k\u0131k\u0131rdak olup zamanla minerallerin birikmesiyle kemikle\u015fir. Yaln\u0131z eklemlerde ve kaburga u\u00e7lar\u0131nda canl\u0131n\u0131n hayat\u0131 boyunca k\u0131k\u0131rdak olarak kal\u0131r. V\u00fccudun esnek destek dokusunu olu\u015fturur. K\u0131k\u0131rdak yap\u0131daki iskeletin k\u0131s\u0131mlar\u0131 birbirleriyle eklem yapabilirler ve \u00fczerine \u00e7izgili kaslar ba\u011flanabilir. Kan damar\u0131 i\u00e7ermedi\u011finden oksijen t\u00fcketimi d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>K\u0131k\u0131rdak doku h\u00fccreler ve h\u00fccreler aras\u0131 esas maddeden olu\u015fur. H\u00fccreler aras\u0131 esas madde; Kollajen fibriller, elastik fibriller ve dokuya sertlik veren kondrin maddesinden ibarettir. Kondrin, yumu\u015fak albumin niteli\u011findeki kondromusin ile organik kondrin s\u00fclf\u00fcrik asit (Kondroyitin s\u00fclfat) bile\u015fi\u011finden olu\u015fur. K\u0131k\u0131rdak doku h\u00fccrelerine kondrosit denir. T\u00fcre g\u00f6re h\u00fccreler bir veya daha fazla nukleus i\u00e7erirler. K\u0131k\u0131rdak h\u00fccreleri \u00e7ok miktarda su i\u00e7erirler. Kondrositler lak\u00fcnlerde tek tek ya da gruplar halinde bulunurlar. H\u00fccreler aras\u0131ndaki temel madde ayn\u0131 kalmas\u0131na kar\u015f\u0131n i\u00e7erdikleri fibrillerin \u00e7e\u015fidine, d\u00fczen ve miktar\u0131na g\u00f6re farkl\u0131 t\u00fcrleri bulunur.<\/p>\n<p>1. Hiyalin k\u0131k\u0131rdak: H\u00fccreler aras\u0131 esas madde homojen, \u015feffaf ve cams\u0131 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcmdedir. Kollajen fibriller bulunur. Bas\u0131nca kar\u015f\u0131 dayan\u0131kl\u0131d\u0131r. Doku h\u00fccreleri dif\u00fczyonla beslenir. H\u00fccrelerinin olu\u015fturdu\u011fu gruplara kondron denir. Kemikle\u015fme ve dejenerasyon olaylar\u0131 bol miktarda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Embriyo iskeletinde, yeti\u015fkinlerde kaburgalar\u0131n omurgaya ba\u011fland\u0131klar\u0131 yerlerde, eklemlerde, burunda, trakede, bron\u015flarda ve k\u00f6pek bal\u0131klar\u0131n\u0131n iskeletinde bulunur.<br \/>\n2. Elastik k\u0131k\u0131rdak: Rengi sar\u0131mt\u0131rak olup, b\u00fck\u00fclebilme \u00f6zelli\u011fine sahiptir. Elastik fibriller bolca bulunur ve dokudaki h\u00fccreler kondron olu\u015fturmazlar. Ya tek tek da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r ya da iki k\u0131k\u0131rdak h\u00fccresi yan yana bulunur. Kollajen lifler h\u00fccrelerin etraf\u0131n\u0131 ku\u015fat\u0131r. Kemikle\u015fme, kire\u00e7lenme ve dejeneratif olaylar g\u00f6r\u00fclmez. Kulakta, k\u00fc\u00e7\u00fck bron\u015flarda ve epiglottisde bulunur.<br \/>\n3. Fibr\u00f6z k\u0131k\u0131rdak: Kollajen lifler bolca bulunur. H\u00fccreler ve kondronlar seyrek olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcrler. Grimsi ve fibrilli bir yap\u0131dad\u0131rlar. Bas\u0131n\u00e7 ve \u00e7ekmeye kar\u015f\u0131 \u00e7ok dayan\u0131kl\u0131d\u0131rlar. Omurlar aras\u0131 disklerde, g\u00f6zde ve k\u00f6pr\u00fcc\u00fck kemi\u011finin oynar b\u00f6lgelerinde bulunur.<\/p>\n<p> Kan DoKu:<br \/>\nH\u00fccreler aras\u0131 maddesi s\u0131v\u0131 olan mezen\u015fim k\u00f6kenli bir dokudur. H\u00fccreleri alyuvar, akyuvar ve plateletlerdir. Erkeklerde ortalama 5-6 kad\u0131nlarda 4-5 litre kan bulunur. Bunun % 45\u2032i h\u00fccreler % 55\u2032i plazmad\u0131r. \u00d6zg\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 1,045 ile 1,065 aras\u0131nda de\u011fi\u015fir. A\u015f\u0131r\u0131 su kayd\u0131nda plazma oran\u0131 bir miktar azalabilece\u011fi gibi su i\u00e7ildi\u011finde belirli bir oranda artabilmektedir. Ancak \u00f6zellikle hipotalamusun kontrol\u00fcndeki homeostasi ortalama de\u011feri koruma e\u011filimindedir. Kan\u0131n ortalama pH\u2019\u0131 7,4\u2032t\u00fcr. Genellikle bu de\u011fer \u00e7ok dar s\u0131n\u0131rlarda tutulur. (7,35-7,45) pH\u2019\u0131n 7\u2032nin alt\u0131na veya 7,8\u2032in \u00fczerine \u00e7\u0131kmas\u0131 ki\u015finin birka\u00e7 dakika i\u00e7erisinde \u00f6lmesine yol a\u00e7abilir.<\/p>\n<p>Kan\u0131n g\u00f6revleri:<br \/>\n1. Oksijen, karbondioksit, besin maddeleri, hormonlar ve metabolik at\u0131klar\u0131 ta\u015f\u0131r.<br \/>\n2. V\u00fccudun elektrolit bile\u015fimini ve pH dengesini ayarlar.<br \/>\n3. P\u0131ht\u0131la\u015farak v\u00fccudun kan kaybetmesini \u00f6nler<br \/>\n4. Zehir ve patojenlere kar\u015f\u0131 koruyuculuk yapar<br \/>\n5. V\u00fccut \u0131s\u0131s\u0131n\u0131n sabit kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flar<\/p>\n<p>Kan\u0131n bile\u015fenleri<br \/>\nPlazma: \u00d6nemli bir k\u0131sm\u0131 sudur. Protein k\u0131sm\u0131n\u0131n en \u00f6nemli eleman\u0131 karaci\u011ferde sentezlenen albumindir. Albuminlerin ba\u015fl\u0131ca g\u00f6revi kan hacmini ve bas\u0131nc\u0131n\u0131 ayarlayan su tutulmas\u0131n\u0131 desteklemektir (Osmotik olarak). E\u011fer albumin seviyesi azalacak olursa su dokularda birikir ve \u00f6dem olu\u015fur. (Protein eksikli\u011finde \u00f6dem olu\u015fmas\u0131n\u0131n nedeni\u2026) Ayr\u0131ca hormonlar ve daha bir\u00e7ok maddeyi ba\u011flayarak plazmada ta\u015f\u0131nmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<br \/>\nAlbuminden ba\u015fka yine karaci\u011ferde sentezlenen baz\u0131 glob\u00fcler proteinler kolesterol\u00fcn ta\u015f\u0131nmas\u0131nda g\u00f6rev al\u0131rlar. (HDL ve LDL) di\u011fer bir grup glob\u00fcler protein ise immunoglob\u00fclinler denilen antikorlard\u0131r. Bunlar savunma h\u00fccreleri taraf\u0131ndan sentezlenirler.<br \/>\nKaraci\u011ferde sentezlenen fibrinojen kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131nda g\u00f6revli bir di\u011fer protein eleman\u0131d\u0131r. Fibrinojen gibi p\u0131ht\u0131la\u015fma proteinleri uzakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda geriye kalan s\u0131v\u0131ya serum denir.<br \/>\nPlazmada elektrolit olarak i\u015f g\u00f6ren bir\u00e7ok mineral bulunur. T\u00fcm organik bile\u015fiklerin monomerleri de plazman\u0131n bile\u015fenlerindendir. Ayr\u0131ca at\u0131klar da kan plazmas\u0131nda ta\u015f\u0131nmaktad\u0131r.<br \/>\nPlazmada bulunan bikarbonat (HCO3-) pH de\u011fi\u015fimine kar\u015f\u0131 \u00f6nemli tampon \u00e7\u00f6zeltidir.<\/p>\n<p>H\u00fccreler:<br \/>\nAlyuvarlar (Eritrositler, k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccreleri \u2013 RBC): Kan h\u00fccrelerinin yakla\u015f\u0131k %99\u2032u alyuvard\u0131r. 1 mm3 kanda ortalama 5 milyon alyuvar bulunur. (Erkeklerde kandaki alyuvar oran\u0131 kad\u0131nlardan biraz daha y\u00fcksektir) Embriyonik d\u00f6nemde dalak, lenf ve karaci\u011ferde \u00fcretilirler. Yine hamileli\u011fin son aylar\u0131nda kemik ili\u011fi de eritrosit \u00fcretmeye ba\u015flar. Ancak yeti\u015fkinlerde eritrositler \u00f6zellikle k\u0131rm\u0131z\u0131 kemik ili\u011finde \u00fcretilirler. Olgun eritrositlerde \u00e7ekirdek ve organel bulunmaz. Bu nedenle \u00f6m\u00fcrleri de k\u0131sad\u0131r.(Ortalama 120 g\u00fcn). Mitokondrileri olmad\u0131\u011f\u0131ndan enerji ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 oksijensiz solunumla kar\u015f\u0131larlar. Zarlar\u0131nda bulunan hemoglobinleri ile oksijen ta\u015f\u0131rlar. Hemoglobin demir i\u00e7eren glob\u00fcler bir proteindir. (Demir kan\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 renginin sorumlusudur).<br \/>\nEritrositlerin yap\u0131m\u0131 yakla\u015f\u0131k %90\u2032\u0131 b\u00f6brek %10\u2032u karaci\u011ferde sentezlenen eritropoetin hormonunun kontrol\u00fc alt\u0131ndad\u0131r. Bu hormon oksijen eksikli\u011fine ba\u011fl\u0131 olarak eritrosit yap\u0131m\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r, oksijenlenme y\u00fcksek oldu\u011funda ise azalt\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Akyuvarlar (L\u00f6kositler, Beyaz kan h\u00fccreleri, WBC): savunma h\u00fccreleridir. Eritrositlerle k\u0131yasland\u0131klar\u0131nda daha komplekstirler. Protein sentezleyebilir, anabolik ve katabolik reaksiyonlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirebilirler. Normal yeti\u015fkin kan\u0131n\u0131n 1 mm3 \u2018\u00fcnde 4-11 bin aras\u0131nda akyuvar bulunur. Bu say\u0131 yeni do\u011fanda ve \u00e7ocuklarda olduk\u00e7a y\u00fcksektir. Ayr\u0131ca enfeksiyon s\u0131ras\u0131nda akyuvar say\u0131s\u0131 25 bine kadar y\u00fckselebilmektedir. Baz\u0131lar\u0131 alyuvarlar gibi kemik ili\u011finde baz\u0131lar\u0131 da lenf d\u00fc\u011f\u00fcmleri, dalak ve bademcik gibi organlarda \u00fcretilir. Granulositler ve agranulositler olmak \u00fczere iki b\u00fcy\u00fck grupta incelenirler.<br \/>\nGranulositler: Sitoplazmalar\u0131nda gran\u00fcller bulunan \u00e7ekirdekleri loblu akyuvarlard\u0131r. L\u00f6kositlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu bu guruptand\u0131r. Boyanma \u00f6zellikleri farkl\u0131 olan \u00fc\u00e7 tipi vard\u0131r.<br \/>\n1. N\u00f6trofil: L\u00f6kositlerin yakla\u015f\u0131k %50-70\u2032i bu tiptir. Mikroorganizmalar\u0131 veya yabanc\u0131 maddeleri fagositozla yok ederler. Sitoplazmalar\u0131ndaki gran\u00fcller mikroorganizmalar\u0131 sindiren enzimlere sahip olan enzim paketleridir. Enfeksiyon b\u00f6lgesinden salg\u0131lanan kimyasallar n\u00f6trofil, monosit ve makrofaj gibi l\u00f6kositleri kendilerine \u00e7ekerler.<br \/>\n2. Eozinofil (asidofil): Asidik boyalarla boyand\u0131klar\u0131ndan bu ad\u0131 alm\u0131\u015flard\u0131r. N\u00f6tofiller gibi ameboid hareketlerle fagositoz yaparlar. L\u00f6kositler i\u00e7erisindeki oran\u0131 %2-4 aras\u0131ndad\u0131r. Baz\u0131 parazitik ve alerjik reaksiyonlarda say\u0131lar\u0131 artar.<br \/>\n3. Bazofil: l\u00f6kositler aras\u0131nda miktar olarak en az olan tiptir. Ba\u011f dokusunun mast h\u00fccrelerine benzerler. \u00d6zellikle histamin ve heparin salg\u0131larlar. Heyecanl\u0131 bir durumda insan y\u00fcz\u00fcn\u00fcn k\u0131zarmas\u0131 bazofillerin salg\u0131lad\u0131klar\u0131 histaminlerin geni\u015fletti\u011fi damarlarda kan ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n artmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar. Ayr\u0131ca parazitlere kar\u015f\u0131 savunma g\u00f6revleri de vard\u0131r.<br \/>\nAgranulositler: sitoplazmalar\u0131nda sadece birka\u00e7 lizozom gran\u00fcl\u00fc vard\u0131r.<br \/>\n1. Monosit: En b\u00fcy\u00fck kan h\u00fccresidir. L\u00f6kositler aras\u0131ndaki oran\u0131 %2-8 kadard\u0131r. Kemik ili\u011finde \u00fcretildikten sonra kan dola\u015f\u0131m\u0131nda k\u0131sa bir s\u00fcre kal\u0131p dokulara ge\u00e7ere doku makrofajlar\u0131n\u0131 olu\u015ftururlar. Makrofajlar b\u00fcy\u00fck yap\u0131lar\u0131 sindirebilme \u00f6zelli\u011fine sahiptirler. \u015eayet cisim bir makrofaj i\u00e7in b\u00fcy\u00fckse birka\u00e7 makrofaj bir araya gelerek fagositik dev h\u00fccreyi olu\u015ftururlar.<br \/>\n2. Lenfosit: L\u00f6kositlerin yakla\u015f\u0131k %20-30\u2032unu olu\u015ftururlar. \u00c7o\u011fu v\u00fccut dokular\u0131nda \u00f6zellikle lenf d\u00fc\u011f\u00fcmlerinde, dalak, timus, bademcikler, adenoidler (geniz eti gibi) ve sindirim sisteminin lenfoid dokular\u0131nda bulunurlar. Baz\u0131lar\u0131 kan ve dokular aras\u0131nda dola\u015farak y\u0131llarca ya\u015fayabilir (Haf\u0131za h\u00fccreleri gibi). Di\u011fer l\u00f6kositlerden en \u00f6nemli farklar\u0131 fagositoz yapamamalar\u0131d\u0131r. T ve B h\u00fccreleri olmak \u00fczere iki tipi vard\u0131r. B lenfositler kemik ili\u011finde olu\u015furlar ve lenfoid dokularda toplan\u0131rlar. T lenfositler ise timusta aktifle\u015firler. B h\u00fccreleri gerekti\u011finde plazma h\u00fccrelerine d\u00f6n\u00fc\u015ferek antikor (antibadi) \u00fcretirler.<\/p>\n<p>Kan pulcuklar\u0131 (Plateletler, Trombositler): kan p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131nda g\u00f6revlidirler. Memeli olmayan omurgal\u0131larda \u00e7ekirde\u011fi olan h\u00fccreler olmalar\u0131na ra\u011fmen memelilerde h\u00fccreden \u00e7ok h\u00fccre par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131ndan platelet terimi daha uygundur. 1 mm3 kanda ortalama 350 bin kadar bulunur. N\u00fckleuslar\u0131 olmamas\u0131na ra\u011fmen metabolizmalar\u0131 vard\u0131r. \u00d6m\u00fcrleri yakla\u015f\u0131k 5-12 g\u00fcn kadard\u0131r. Kemik ili\u011finde \u00fcretilirler. Trombositler birbirlerine ve kollajen fibrillere ba\u011flanarak p\u0131ht\u0131 olu\u015fumunda rol oynarlar. Trombositlerin salg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 serotonin gran\u00fclleri kesilmi\u015f veya yaralanm\u0131\u015f damarlar\u0131 daraltarak kanamay\u0131 azalt\u0131r. E\u011fer kesilme veya hasar k\u00fc\u00e7\u00fckse genellikle bu tepki kanamay\u0131 durdurmak i\u00e7in yeterlidir. Damar b\u00fcy\u00fckse trombosit t\u0131kac\u0131 yetersiz kal\u0131r ve kan p\u0131ht\u0131la\u015fma mekanizmas\u0131 devreye girer.<br \/>\n Ba\u011f DoKu:<br \/>\nEmbriyonun mezen\u015fim h\u00fccrelerinden; ba\u011f, destek, kas dokusu ile v\u00fccut s\u0131v\u0131s\u0131n\u0131n ve kan\u0131n serbest h\u00fccreleri meydana gelir. Mezen\u015fim a\u011f \u015feklinde birbirine ba\u011flanm\u0131\u015f h\u00fccrelerden olu\u015fmu\u015f bir yap\u0131dad\u0131r. Mezen\u015fim h\u00fccreleri aras\u0131nda bulunan en \u00f6nemli mukopolisakkaritler hiyaluronik asit, kondriyitin s\u00fclfat ve heparindir. Ba\u011f dokusu canl\u0131 h\u00fccrelerden ve canl\u0131 olmayan h\u00fccreler aras\u0131 esas maddeden yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>G\u00f6revleri;<br \/>\n&#8211; Mekanik desteklik sa\u011flar<br \/>\n&#8211; K\u0131lcal damarlar ile kan aras\u0131nda dif\u00fczyona elveri\u015fli bir ara ortam olu\u015fturarak h\u00fccrelerin beslenme ve metabolizma olaylar\u0131n\u0131 sa\u011flar<br \/>\n&#8211; V\u00fccut savunmas\u0131nda etkili rol oynar<br \/>\n&#8211; Dokular\u0131n tamirini ve rejenerasyonunu sa\u011flar.<br \/>\n&#8211; Kan damar\u0131 ve sinirler bu doku i\u00e7erisinde v\u00fccudun her taraf\u0131na yay\u0131lmas\u0131na imkan sa\u011flar<br \/>\n\u015eeklinde say\u0131labilir.<\/p>\n<p>Ba\u011f dokusunun h\u00fccreleri:<br \/>\n1. Fibroblastlar: Ba\u011f dokusunun esas h\u00fccreleridir. Ba\u011f dokusu ipliklerini ve ara maddeyi sentezlerler. Ba\u011f dokusunun yenilenmesini ve kollajen fibrillerin olu\u015fumunu sa\u011flar. Kemikle\u015fme s\u0131ras\u0131nda osteositlere d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. \u00d6zel hallerde ve enfeksiyon durumunda fagositoz yapar.<br \/>\n2. Makrofajlar: Fibroblastlardan sonra en \u00e7ok bulunan d\u00fczensiz \u015fekilli h\u00fccrelerdir. V\u00fccuda giren yabanc\u0131 cisimleri ve mikroorganizmalar\u0131 fagosite etme yetenekleri vard\u0131r. V\u00fccutta \u00f6lm\u00fc\u015f h\u00fccreler de makrofajlar taraf\u0131ndan temizlenir. Normalde hareketsiz olmalar\u0131na kar\u015f\u0131n herhangi bir enfeksiyonda ameboid hareketlerde enfeksiyonun oldu\u011fu b\u00f6lgeye giderek v\u00fccut savunmas\u0131na kat\u0131l\u0131rlar. Lenf d\u00fc\u011f\u00fcmleri, karaci\u011fer, kemik ili\u011fi, b\u00f6brek ve akci\u011ferlerde s\u0131k rastlan\u0131r.<br \/>\n3. Pigment h\u00fccreleri: Sitoplazmalar\u0131nda melanin pigmenti bulunur ve ba\u011f dokusunun serbest h\u00fccreleridir. G\u00f6z\u00fcn damar tabakas\u0131nda, g\u00f6z kapa\u011f\u0131nda ve \u00fcreme organlar\u0131nda bulunur.<br \/>\n4. Mast h\u00fccreleri: Bu h\u00fccreler heparin salg\u0131layarak kan\u0131n damar i\u00e7erisinde p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 \u00f6nlerler. Histamin i\u00e7erdiklerinden dolay\u0131 iltihapla\u015fmay\u0131 engellerler. (Histamin k\u0131lcal damarlar\u0131n ge\u00e7irgenli\u011fini artt\u0131r\u0131r.) Ayr\u0131ca mukopolisakkaritlerin yap\u0131m\u0131na da kat\u0131l\u0131rlar.<br \/>\n5. Plazma h\u00fccreleri: Antikor salg\u0131layan ba\u011f dokusu elemanlar\u0131d\u0131r. Kemik ili\u011finde, lenfatik organlarda, gev\u015fek ba\u011f dokusunda, dalak, b\u00f6brek ve karaci\u011ferde bulunurlar.<br \/>\nH\u00fccreler aras\u0131 esas madde:<br \/>\n1. Kollajen fibriller (beyaz fibriller) : Yan yana gelerek demetler olu\u015ftururlar. Bu demetler yap\u0131\u015fkan bir maddeyle birbirlerine tutunmu\u015f halde bulunurlar. \u00c7ekilmelere kar\u015f\u0131 \u00e7ok dayan\u0131kl\u0131 olup ancak %5 kadar uzayabilirler. Bulunduklar\u0131 organ\u0131n g\u00f6revine g\u00f6re d\u00fczenlenirler. \u00d6rne\u011fin ba\u011f\u0131rsaklarda ince ve dall\u0131yken tendonlarda kal\u0131nd\u0131rlar.<br \/>\n2. Elastik fibriller (sar\u0131 fibriller) : Enine bantla\u015fma g\u00f6stermeyen ince fibrillerden meydana gelmi\u015flerdir. %100 \u2013 140 oran\u0131nda uzayabilirler. Esas maddelerini elastin ad\u0131 verilen bir protein olu\u015fturur. \u00d6rne\u011fin alveollerin duvarlar\u0131nda ince dallara ayr\u0131larak bir a\u011f olu\u015fturmu\u015flard\u0131r. Damar duvarlar\u0131nda da bulunurlar.<br \/>\n3. Retik\u00fcler fibriller: Genellikle retik\u00fcler ba\u011f dokuda bulunurlar. Dokunun \u00e7e\u015fitli yerlerinde ince ipliksi a\u011flar olu\u015ftururlar. \u00d6zellikle epitel ve ba\u011f doku aras\u0131ndaki bazal membranda oldu\u011fu gibi ba\u011f doku ve di\u011fer dokular\u0131n birbirleriyle birle\u015ftikleri k\u0131s\u0131mlarda bulunduklar\u0131ndan \u00f6nemlidirler. Ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k organlar\u0131nda ve kan damarlar\u0131nda bol bulunurlar.<\/p>\n<p>Ba\u011f dokusu \u00e7e\u015fitleri:<br \/>\n1. Mukoz ba\u011f dokusu: H\u00fccreler aras\u0131 esas madde yumu\u015fak, mukoz, jelimsi k\u0131vamda bir maddedir. Bu ara maddede fibriller de bulunur. Sabit h\u00fccreleri fibroblastlard\u0131r.<br \/>\n2. Gev\u015fek ba\u011f dokusu: \u0130nsanda geni\u015f bir alana yay\u0131l\u0131rlar. H\u00fccreler ve fibrillerden yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Genellikle organlar\u0131nda stromalar\u0131nda bulunur. Doku ve organlara desteklik sa\u011flar. \u0130\u00e7erdi\u011fi bol miktarda damarla organlar\u0131n beslenmesi ve korunmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynar. Organlarda damar ve sinirler boyunca, bunlar\u0131n aralar\u0131n\u0131 dolduracak \u015fekilde yay\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Kar\u0131n bo\u015flu\u011fu ve kalbi astarlayan zarlar\u0131 olu\u015fturur. \u0130\u00e7 organlar\u0131 bulunduklar\u0131 yerde tutan ya da bunlar\u0131n \u00e7e\u015fitli k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 birbirine ba\u011flayan ve mezenter olarak adland\u0131r\u0131lan zarlar\u0131 olu\u015fturur. Bu dokunun sabit h\u00fccreleri fibroblastlard\u0131r. Serbest olarak mas h\u00fccreleri, plazma, ya\u011f ve gezici h\u00fccreler bulunur. H\u00fccreler aras\u0131 esas maddede doku s\u0131v\u0131s\u0131 \u00e7oktur.<br \/>\n3. S\u0131k\u0131 ba\u011f dokusu: Genel karakteri liflerin h\u00fccrelere oranla daha s\u0131k bulunmas\u0131d\u0131r. Ara madde azd\u0131r. Kollajen lifler s\u0131k\u0131 demetler olu\u015fturur ve fibroblastlar bulunur. Bulundu\u011fu yerde bas\u0131n\u00e7 ve gerilmeye kar\u015f\u0131 dayan\u0131kl\u0131l\u0131k sa\u011flar. Genellikle derinin corneum (dermis) tabakas\u0131nda, beyin zar\u0131nda, kaslar\u0131 kemiklere ba\u011flayan tendonlarda, kemikleri eklem b\u00f6lgelerinde birbirine ba\u011flayan ligamentlerde b\u00f6brek ve dala\u011f\u0131n kaps\u00fcllerinde, testis ve ovaryumun tunica b\u00f6lgesinde bulunur.<br \/>\n4. Elastik doku: Elastik fibriller bol bulunur. Gerilme ve tekrar eski haline d\u00f6nme g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. H\u00fccre olarak fiboristler bulunur.<br \/>\n5. Ya\u011f doku: Ya\u011f sentezi yapan h\u00fccrelere lipoblast denir. \u0130lk \u00f6nce h\u00fccrenin i\u00e7inde k\u00fc\u00e7\u00fck bir ya\u011f damlac\u0131\u011f\u0131 olu\u015fur. Bu ya\u011f damlac\u0131\u011f\u0131 daha sonra olu\u015fan ya\u011f damlac\u0131klar\u0131 ile birle\u015ferek daha b\u00fcy\u00fck bir ya\u011f damlac\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Sitoplazma bu ya\u011f damlac\u0131\u011f\u0131 etraf\u0131nda ince bir tabaka olarak kal\u0131r. \u0130nsanda 40 ya\u015f\u0131na kadar ya\u011f miktar\u0131 en y\u00fcksek \u00f6l\u00e7\u00fclere ula\u015f\u0131r ve daha sonra azalma g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Ya\u011f dokunun g\u00f6revleri:<br \/>\n&#8211; Yedek besin olarak depo edilmesi<br \/>\n&#8211; Organlar\u0131n ve v\u00fccut par\u00e7alar\u0131n\u0131n birbirine kar\u015f\u0131 kayganl\u0131\u011f\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131<br \/>\n&#8211; Bir\u00e7ok mekanik etkiyi tamponlamas\u0131<br \/>\n&#8211; \u00d6zellikle suda ya\u015fayan memelilerde \u0131s\u0131n\u0131n korunmas\u0131<br \/>\n&#8211; Derinin kurumas\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesi<br \/>\n&#8211; K\u0131\u015f uykusuna yatan hayvanlarda metabolik su olu\u015fumunu sa\u011flamas\u0131<\/p>\n<p>6. Retik\u00fcler ba\u011f doku: Diktiyosit denilene retikulum h\u00fccrelerinden olu\u015fur. Lenf d\u00fc\u011f\u00fcmlerinde, dalakta, karaci\u011ferde, timusta, ba\u011f\u0131rsaktaki payer plaklar\u0131nda, ku\u015flar\u0131n Bursa Fabricus\u2019unda ve kemiklerdeki sar\u0131 kemik ili\u011finde bulunur. Dallanm\u0131\u015f kollar\u0131 olan gev\u015fek yap\u0131l\u0131 h\u00fccrelerden olu\u015fmu\u015ftur. H\u00fccreler k\u0131smen retik\u00fcler lifler ile \u00e7evrilmi\u015ftir. Retikulum h\u00fccreleri, fagositoz yapabilme, kan ve lenf i\u00e7erisinde bulunan yabanc\u0131 cisimleri, parazitleri yakalama, baz\u0131 metabolizma \u00fcr\u00fcnlerini ve ya\u011flar\u0131 depolama \u00f6zelli\u011fine sahiptir. Karaci\u011ferde bulunan y\u0131ld\u0131z \u015feklindeki kupfer h\u00fccreleriyle birlikte retikuloendoteliyal sistemi olu\u015ftururlar. Bu sistem depo etmek, antikor \u00e7\u0131karmak ve fagositoz yapmak suretiyle v\u00fccudu yabanc\u0131 maddelere kar\u015f\u0131 korur. Ayr\u0131ca ya\u015flanm\u0131\u015f alyuvarlar\u0131n par\u00e7alanmas\u0131ndan da sorumludurlar. Toksik ya da mekanik etkilerle uyar\u0131lan histiyositler ve makrofajlar amipsi hareketlerle uyar\u0131n\u0131n geldi\u011fi b\u00f6lgeye giderek buradaki mikroorganizmalar\u0131 ve yabanc\u0131 maddeleri fagositoz ederler.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Epidermis: Bitkinin gen\u00e7 b\u00f6lgelerinin ve yapraklar\u0131n\u0131n \u00fczerini \u00f6rten tek tabakal\u0131 bir dokudur.\u00dczerinde kutikula tabakas\u0131 vard\u0131r.Bu tabaka kurak b\u00f6lge bitkilerinde su kayb\u0131n\u0131 \u00f6nler.Epidremis h\u00fccreleri fakl\u0131la\u015farak t\u00fcyleri ve stomalar\u0131 olu\u015fturur. Stomalar yapra\u011f\u0131n alt y\u00fczeyinde bulunur. Bitkinin gaz al\u0131\u015fveri\u015fini ve terleme yoluyla yap\u0131s\u0131ndaki su miktar\u0131n\u0131 d\u00fczenler. Mantar doku: epidermis h\u00fccrelerinin veya parenkima h\u00fccrelerinin sonradan b\u00f6l\u00fcnme yetene\u011fi kazanan sekonder &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[2461,5790,2458,2591,7940,950,2462,2589,8412,8409,8401,4472,5880,2457,5792,8402,8411,2522,2594,8406,8404,8403,2338,8399,2592,2459,6201,8400,7941,2460,8407,8398,2334,2466,8405,8410,7938,2164,6015,8408,8414,5884,2463,8413],"class_list":["post-3678","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-akyuvarlar","tag-albumin","tag-alyuvarlar","tag-bag-doku","tag-bazofil","tag-besin-maddeleri","tag-beyaz-kan-hucreleri","tag-dokular","tag-elastik-doku","tag-elastik-fibriller","tag-elastik-kikirdak","tag-elektrolit","tag-epidermis","tag-eritrositler","tag-fibrinojen","tag-fibroz-kikirdak","tag-gevsek-bag-dokusu","tag-hormonlar","tag-kan-doku","tag-kan-pulcuklari","tag-kanin-bilesenleri","tag-kanin-gorevleri","tag-karbondioksit","tag-kemik-hucreleri","tag-kikirdak-doku","tag-kirmizi-kan-hucreleri","tag-kolesterol","tag-kollajen-fibriller","tag-lenfosit","tag-lokositler","tag-makrofajlar","tag-mantar-doku","tag-mast-hucreleri","tag-mitokondri","tag-monosit","tag-mukoz-bag-dokusu","tag-notrofil","tag-oksijen","tag-osteosit","tag-pigment-hucreleri","tag-retikuler-bag-doku","tag-stoma","tag-trombositler","tag-yag-dokunun-gorevleri"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3678","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3678"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3678\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3678"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3678"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3678"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}