{"id":3742,"date":"2011-11-15T19:16:57","date_gmt":"2011-11-15T17:16:57","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=3742"},"modified":"2011-11-15T19:16:57","modified_gmt":"2011-11-15T17:16:57","slug":"ekosistem-3","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/ekosistem-3\/","title":{"rendered":"Ekosistem"},"content":{"rendered":"<p>Ekosistem<br \/>\n Canl\u0131 organizmalarla cans\u0131z \u00e7evre elementleri birbiriyle s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak madde al\u0131\u015fveri\u015fi yapacak bi\u00e7imde birbirlerine etki yapan canl\u0131 organizmalarla, cans\u0131z maddelerin bulundu\u011fu herhangi bir do\u011fa par\u00e7as\u0131 bir ekosistemdir. Ekosistem yakla\u015f\u0131m\u0131, bireysel organizmalar ya da topluluklardan \u00e7ok t\u00fcm alan\u0131n i\u015flevlerinin nas\u0131l oldu\u011fuyla ilgilenir. Bir alandaki canl\u0131 organizmalar ve cans\u0131z \u00e7evreleriyle olan ili\u015fkilerine bakar. Bir ekosistem, temel olarak abiyotik maddeler, \u00fcreticiler, t\u00fcketiciler ve ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lardan olu\u015fur. Ekosistemlerde ya\u015fam, enerji ak\u0131\u015f\u0131 ve besin d\u00f6ng\u00fcleriyle s\u00fcrer. A\u00e7\u0131k bir sistem olan ekosistemde, enerji ve besin giri\u015f-\u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 s\u00fcreklidir.<\/p>\n<p> BESLENME \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER\u0130<br \/>\n Bir ekosistemde, enerjinin ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131 organizmalar dizisine besin zinciri denir. Besin zinciri, g\u00fcne\u015ften gelen enerjinin fotosentez yoluyla kullan\u0131lmas\u0131yla ba\u015flar. Bunlara \u00fcreticiler denir. \u00dcreticiler ot\u00e7ullar taraf\u0131ndan, ot\u00e7ullar da et\u00e7iller taraf\u0131ndan yenir. Baz\u0131 t\u00fcrler hem bitkiler hem de hayvanlarla beslenir. Bunlara hep\u00e7il denir. Besin zincirindeki her bir beslenme basama\u011f\u0131 trofik d\u00fczey olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Yani, t\u00fcm \u00fcreticiler birlikte birinci trofik d\u00fczeyi, t\u00fcm ot\u00e7ullar ikinci trofik d\u00fczeyi ve t\u00fcm et\u00e7iller \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc trofik d\u00fczeyi olu\u015ftururlar. Beslenme ili\u015fkileri, \u00e7o\u011funlukla bundan daha karma\u015f\u0131k bir yap\u0131dad\u0131r. Yani, karma\u015f\u0131k olarak birbirine ge\u00e7mi\u015f pek \u00e7ok besin zinciri bulunur. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcne besin a\u011f\u0131 denir.\u00c7o\u011fu ekosistemde, ba\u015fl\u0131ca iki besin a\u011f\u0131 bulunur. Otlayan (grazing food web) besin a\u011f\u0131, herbivorlar\u0131 ve daha yukar\u0131da yer alan beslenme d\u00fczeylerini kapsar. Detritus besin a\u011f\u0131 da, at\u0131k \u00fcr\u00fcnler ya da \u00f6l\u00fc dokularla beslenen organizmalar\u0131 ve bunlarla beslenen daha \u00fcstteki d\u00fczeyleri kapsar.<\/p>\n<p> ENERJ\u0130 AKI\u015eI<\/p>\n<p> Canl\u0131lar aras\u0131nda enerji ak\u0131\u015f\u0131 besin zincirleriyle sa\u011flan\u0131r. G\u00fcne\u015ften gelen enerji, ya\u015fayan sistemlere bitkilerin, baz\u0131 bakterilerin ve protistlerin yapt\u0131\u011f\u0131 fotosentez sonucu girer. G\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n %4\u2019\u00fc bitkiler taraf\u0131ndan yakalan\u0131r ve yakalanan enerjinin yar\u0131dan fazlas\u0131 solunumda kullan\u0131l\u0131r. Solunumda kullan\u0131lan enerji, \u0131s\u0131 olarak kaybedilir. Bu nedenle, di\u011fer organizmalar taraf\u0131ndan kullan\u0131lamaz. Kalan yar\u0131s\u0131 da, bitki dokular\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Bitki dokular\u0131ndaki enerjiye do\u011frudan ula\u015fabilen iki \u00e7e\u015fit organizma bulunur. Bunlar canl\u0131 bitki \u00fczerinden beslenen ot\u00e7ullar (herbivorlar) ve \u00f6l\u00fc bitkilerle beslenen ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lard\u0131r. \u00c7o\u011fu ekosistemde, enerjinin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r. \u00d6rne\u011fin, bir otlakta bitkilerdeki enerjinin yaln\u0131zca %10\u2019u otlayan hayvanlar taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r. Ot\u00e7ullar, ald\u0131klar\u0131 enerjinin \u00e7o\u011funu solunumda v\u00fccut bak\u0131m\u0131 i\u00e7in kullan\u0131r. Geri kalan, ot\u00e7ullar\u0131n biyok\u00fctlesine gider. Ot\u00e7ullar\u0131n v\u00fccut k\u00fctlesindeki enerjinin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 et\u00e7iller (karnivor) taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r. Bir k\u0131sm\u0131 da yine ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lara gider. Et\u00e7iller taraf\u0131ndan al\u0131nan enerjinin neredeyse t\u00fcm\u00fc bak\u0131m i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Bitki enerjisinin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 alan ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar, bunun yar\u0131dan fazlas\u0131n\u0131 bak\u0131m i\u00e7in kullan\u0131r. Geri kalansa, toprak organik maddesinde depolan\u0131r ya da ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131larla beslenen organizmalar taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, bitkiler taraf\u0131ndan yakalanan enerjinin t\u00fcm\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr ve bir k\u0131sm\u0131 \u0131s\u0131 olarak kaybedilir. Yani, ekosistemde enerji ak\u0131\u015f\u0131 tek y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. Bu nedenle, sistemin ya\u015famay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi i\u00e7in, \u00fcreticilerin g\u00fcne\u015f enerjisini tutma i\u015flemini s\u00fcrekli yapmalar\u0131 gerekir.\u00dcreticiler taraf\u0131ndan al\u0131nan g\u00fcne\u015f enerjisinin fotosentez \u00fcr\u00fcnlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesine toplam birincil \u00fcretim denir. Bunun bir k\u0131sm\u0131 solunumda kullan\u0131ld\u0131ktan sonra, kalan\u0131 yeni dokular yapmak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Buna da, net birincil \u00fcretim denir. Ekosistemlerdeki birincil \u00fcretim g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131, besin ve su eldesine ba\u011fl\u0131. Tropik ya\u011fmur ormanlar\u0131, ya\u011fmur ve g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 bollu\u011fu nedeniyle y\u00fcksek verimlili\u011fe sahiptir. Hali\u00e7ler (Estuaries) ve batakl\u0131klar, \u0131rmaklar ve akarsulardan gelen y\u00fcksek besin miktar\u0131 nedeniyle y\u00fcksek verimlili\u011fe sahiptir.Bir ekosistemdeki enerji ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6stermenin bir yolu, enerji piramidi in\u015fa etmek. Bir enerji piramidi, \u00fcreticilerin yer ald\u0131\u011f\u0131 en alt trofik d\u00fczeyden en \u00fcst et\u00e7il seviyesine kadar t\u00fcm besin seviyelerinin i\u00e7erdi\u011fi enerji miktar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Her seviyedeki enerji miktar\u0131, hacim olarak g\u00f6sterilir. Genel kural \u015fudur: bir seviyedeki enerjinin yaln\u0131zca %10\u2019u bir \u00fcstteki seviyeye ge\u00e7er. Geri kalan solunum s\u0131ras\u0131nda \u0131s\u0131 olarak kaybedilir.Sonu\u00e7 olarak, biyok\u00fctle miktar\u0131 ve desteklenen birey say\u0131s\u0131 piramitte yukar\u0131lara do\u011fru \u00e7\u0131kt\u0131k\u00e7a azal\u0131r. Bu nedenle, ot\u00e7ullar\u0131n say\u0131 ve biyok\u00fctlesi et\u00e7illerden daha fazlad\u0131r. Bunu insan n\u00fcfusunun beslenmesine g\u00f6re uyarlad\u0131\u011f\u0131m\u0131za kar\u015f\u0131m\u0131za \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar: Var olan otlar do\u011frudan insan taraf\u0131ndan yenirse, ayn\u0131 miktarda otla beslenen ineklerin besleyece\u011fi insan say\u0131s\u0131ndan 10 kat daha fazla insan beslenebilir.\u00c7o\u011fu ekosistemde, \u00fcreticiler taraf\u0131ndan yakalanan ve dokulara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen enerjinin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 ot\u00e7ullara ve daha y\u00fcksekteki beslenme d\u00fczeyleri taraf\u0131ndan de\u011fil, ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar ve detrivorlar taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r. Numaralar \u00fcreticiler taraf\u0131ndan yakalanan enerjinin her beslenme d\u00fczeyine ge\u00e7en oran\u0131n\u0131 veriyor.<\/p>\n<p> BES\u0130N D\u00d6NG\u00dcS\u00dc<\/p>\n<p> Enerjinin yan\u0131 s\u0131ra, t\u00fcm organizmalar suya ve \u00e7e\u015fitli besinlere gereksinim duyar. Bu besinler aras\u0131nda en \u00f6nemlileri karbon, nitrojen, oksiyen ve fosfordur. Enerjinin tersine, besinler ekosistemlerde biojeokimyasal d\u00f6ng\u00fcler i\u00e7inde s\u00fcrekli kullan\u0131labilirler. Herbir element i\u00e7in d\u00f6ng\u00fc, besinin bulundu\u011fu bir depo, bir de\u011fi\u015fim havuzu ve besinlerin ge\u00e7ti\u011fi organizmalar\u0131 i\u00e7eren bir biyotik topluluk i\u00e7erir. Ancak, insan etkinlikleri bu besin d\u00f6ng\u00fclerini de\u011fi\u015ftirir.<\/p>\n<p> KARBON D\u00d6NG\u00dcS\u00dc<br \/>\n T\u00fcm canl\u0131lar, karbon i\u00e7erikli bile\u015fikler olan organik molek\u00fcllerden olu\u015fur. Yani, karbon d\u00f6ng\u00fcs\u00fc olduk\u00e7a \u00f6nemlidir. Karbonun de\u011fi\u015fim havuzu atmosferdir. Atmosferde karbon karbon dioksit formunda bulunur. Karbon, biyotik toplulu\u011fa fotosentez yoluyla girer. Fotosentez i\u015fleminde, CO2 havadan al\u0131n\u0131r ve karbonhidrat yapmak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Diyagramdaki kutular i\u00e7inde yaz\u0131l\u0131 say\u0131lar, belirli depolarda bulunan karbon miktar\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Oklarla g\u00f6sterilen say\u0131lar da, depolar aras\u0131ndaki ge\u00e7i\u015f miktarlar\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.Karbonun hareket etti\u011fi ba\u015fl\u0131ca 3 depo bulunur: atmosfer, biyota denilen karasal organizmalar ve okyanus. Atmosfer, karbon d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnde en \u00f6nemli rol\u00fc oynar. Burada karbon, karbon dioksit formunda bulunur. Atmosferdeki karbon dioksit karasal besin zincirine fotosentez yoluyla bitkiler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla girer. Bitkiler taraf\u0131ndan al\u0131nan karbonun bir k\u0131sm\u0131 solunum yoluyla yeniden atmosfere geri d\u00f6ner. Kalan karbon, bitki dokular\u0131n\u0131n yap\u0131m\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Daha sonra ot\u00e7ullar\u0131n bitkileri yemesiyle besin zincirinde ilerler ya da bir k\u0131sm\u0131 bitkinin \u00f6lmesiyle ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lara ge\u00e7er. Hayvanlar ve ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar karbonu solunum yoluyla tekrar karbon dioksit olarak atmosfere salar. Kalan k\u0131s\u0131m da, ayr\u0131\u015farak topra\u011f\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olur. Uzun bir zaman sonra, bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 s\u0131k\u0131\u015farak petrol ve k\u00f6m\u00fcr gibi fosil yak\u0131ta d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Okyanuslar, atmosferdeki karbon dioksit seviyesinin belirlenmesinde \u00f6nemli bir rol oynarlar. Karbon i\u00e7eren gazlar dif\u00fczyon yoluyla okyanus y\u00fczeyi ve atmosfer aras\u0131nda hareket eder. Su bitkilerinin de fotosentez i\u00e7in sudaki karbon dioksiti kullanmalar\u0131 gerekir. Okyanus bitkileri de karbonu t\u0131pk\u0131 karasal bitkiler gibi depolar. Okyanus hayvanlar\u0131 bu bitkileri yiyerek karbonu depolarlar. Daha sonra, solunum yoluyla karbon dioksiti yeniden suya b\u0131rak\u0131rlar. Okyanus bitkileri ve hayvanlar\u0131 \u00f6ld\u00fcklerinde suda \u00e7\u00fcr\u00fcrler (ayr\u0131\u015f\u0131rlar). \u00c7\u00fcr\u00fcyen bitki ve hayvanlar okyanusun dibine \u00e7\u00f6kerek orada \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr ya da okyanus dibine yerle\u015ferek tortunun i\u00e7ine g\u00f6m\u00fcl\u00fcrler. Baz\u0131 deniz canl\u0131lar\u0131 da karbon gaz\u0131n\u0131 okyanus suyundan al\u0131r ve kabuklar\u0131n\u0131 yapmak i\u00e7in kullan\u0131rlar. Bu canl\u0131lar \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde karbon dolu kabuklar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr ya da okyanus dibine yerle\u015fir. Her ne kadar kayalar\u0131n olu\u015fumu ve a\u015f\u0131n\u0131m\u0131 uzun bir zaman alsa da, bu s\u00fcre\u00e7 de karbonu sudan uzakla\u015ft\u0131r\u0131r. Son olarak, okyanus dibinden y\u00fczeye hareket eden su da karbonu ta\u015f\u0131r. Okyanusdaki karbonun bir k\u0131sm\u0131 da okyanus y\u00fczeyinden atmosfere hareket eder.Karbon, bitkilerin solumas\u0131 yoluyla yeniden atmosfere ge\u00e7ebilir ya da ot\u00e7ullar taraf\u0131ndan bitkilerin yenmesiyle bir \u00fcst beslenme d\u00fczeyine ge\u00e7ebilir. Her d\u00fczeyde karbonun b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 solunum yoluyla tekrar CO2 olarak atmosfere geri d\u00f6ner. Okyanuslar da, bikarbonat formunda b\u00fcy\u00fck miktarda karbon tutar. Fosil yak\u0131tlar\u0131n yak\u0131lmas\u0131, atmosferde ki karbon dioksit miktar\u0131n\u0131 y\u00fcksek oranda art\u0131r\u0131r. Son 40 y\u0131l i\u00e7inde atmosferdeki CO2\u2019nin %30 oran\u0131nda artt\u0131\u011f\u0131 biliniyor.<\/p>\n<p> SU D\u00d6NG\u00dcS\u00dc<br \/>\n En \u00f6nemli ya\u015fam kayna\u011f\u0131 sudur. T\u00fcm canl\u0131lar\u0131n %75\u2019i sudan olu\u015fur. Denizler, karalar ve hava aras\u0131ndaki su al\u0131\u015fveri\u015fi, yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fam\u0131n var olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan ko\u015fullar\u0131 s\u00fcrekli k\u0131lar. Okyanus ak\u0131nt\u0131lar\u0131 ve r\u00fczgar desenleri, su d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnde rol oynar.<\/p>\n<p> D\u00dcNYA SU STOGU<br \/>\n Su, D\u00fcnya&#8217;n\u0131n do\u011fal kaynaklar\u0131ndan biridir. D\u00fcnya\u2019daki toplam su miktar\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Bu kayna\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131, okyanuslardaki tuzlu sudur. Ancak, tuzlu suyu tatl\u0131 suya \u00e7evirmek \u00e7ok pahal\u0131 bir i\u015flem oldu\u011fundan, kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z su genellikle tatl\u0131 sudur.D\u00fcnya su kayna\u011f\u0131n\u0131n yaln\u0131zca %3&#8217;\u00fc tatl\u0131 sudur. Bunun da \u00fc\u00e7te ikisi donmu\u015f halde bulunur. Kalan %1&#8217;lik k\u0131s\u0131m y\u00fczey sular\u0131 ya da yeralt\u0131 sular\u0131d\u0131r. Yeralt\u0131 sular\u0131, kullan\u0131labilir su kayna\u011f\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7te ikisini kaplar. Y\u00fczey sular\u0131, bildi\u011fimiz \u0131rmaklar, akarsular, g\u00f6ller ve dereleri kapsar. Yeralt\u0131 sular\u0131, toprak i\u00e7indeki bo\u015fluklar\u0131 ya da kayalar\u0131n aras\u0131ndaki bo\u015fluklar\u0131 dolduran sulard\u0131r.<\/p>\n<p> AZOT D\u00d6NG\u00dcS\u00dc<br \/>\n Ya\u015fam\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri, atmosfer ve okyanuslar azot i\u00e7erir. Azot canl\u0131lar i\u00e7in \u00f6nemli bir maddedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, proteinlerin ve DNA\u2019n\u0131n \u00f6nemli bir bile\u015fenidir. Gaz halindeki azot (N2), atmosferin %80&#8217;ini olu\u015fturur. \u00dc\u00e7l\u00fc kovalent ba\u011f\u0131, bu iki azot atomunu s\u0131k\u0131ca bir arada tutar (N?N). Ancak, azot gaz formuyla bitkiler ve hayvanlar taraf\u0131ndan kullan\u0131lamaz. Yanarda\u011f hareketleri ve \u015fim\u015fek gibi elektrik de\u015farjlar\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fck bir miktar azotun besin d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne girmesini sa\u011flayabilir. Ancak, gerekli miktar\u0131n elde edilebilmesi i\u00e7in toprak organizmalar\u0131 taraf\u0131ndan bitkilerin kullanabilece\u011fi bir forma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeleri gerekir. Karasal ekosistemlerde, toprakta ya da baz\u0131 bitki gruplar\u0131n\u0131n k\u00f6klerindeki yumrularda nitrojen ba\u011flayan bakteriler ya\u015far. Bu bakteriler, azot gaz\u0131n\u0131 amonya\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Yumrulardaki bakteriler, besinlerini bitkiden sa\u011flarken, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda bitkilere gereksinim duyduklar\u0131 azotu sa\u011flar. Fazla amonyak, topra\u011fa sal\u0131n\u0131r ve burada nitrifikasyon bakterileri taraf\u0131ndan \u00f6nce nitrite, sonra da nitrata d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Nitrat bitkiler taraf\u0131ndan emilir ve protein gibi \u00f6nemli molek\u00fcllerin \u00fcretiminde kullan\u0131l\u0131r. B\u00f6ylece azot, besin zincirine girer. Azot, bitkiler ve hayvanlar at\u0131k \u00fcrettiklerinde ya da \u00f6ld\u00fcklerinde, ayr\u0131\u015fma i\u015flemiyle amonyak formunda tekrar topra\u011fa d\u00f6ner. Toprakta bulunan denitrifikasyon bakterileri de nitrit ya da nitrat\u0131 tekrar azot gaz\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. B\u00f6ylece azot tekrar atmosfere kar\u0131\u015f\u0131r. Bakteriler azot ba\u011flama i\u015flemi i\u00e7in nitrojenaz enzimi kullan\u0131rlar. Bu enzim, iki proteinden olu\u015fur. Bu proteinler iki atom aras\u0131ndaki ba\u011flar\u0131 k\u0131rmak ve 1 molek\u00fcl N2&#8217;den 2 molek\u00fcl amonyak elde etmek i\u00e7in 1-2 saniyede 8 kez ayr\u0131l\u0131p birle\u015firler.Terleme (transpirasyon): Su, bitkilerin k\u00f6kleri taraf\u0131ndan emilir ve buradan yapraklara ta\u015f\u0131n\u0131r. Yapraklar\u0131n y\u00fczeyinde k\u00fc\u00e7\u00fck delikler bulunur. Bu delikler sayesinde karbon dioksit emer, oksijen salarlar. Su buhar\u0131 da buharla\u015fma yoluyla bu deliklerden sal\u0131n\u0131r. Bu i\u015fleme terleme denir. Kentsel Alanlar: Yerle\u015fim alanlar\u0131nda su d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnde \u00f6nemli kay\u0131plar ya\u015fan\u0131r. Bunun ba\u015fl\u0131ca nedenleri, baraj yap\u0131m\u0131 ve bitki \u00f6rt\u00fcs\u00fc kayb\u0131 olarak s\u0131ralan\u0131r. Atmosfer: Hava, D\u00fcnya\u2019daki suyun %0.001\u2019ini tutar. Su, burada ortalama 9 g\u00fcn ge\u00e7irir ve sonra tekrar karaya d\u00f6ner. Atmosferdeki ba\u015fl\u0131ca gazlar, azot (%78) ve oksijendir (%21). Di\u011fer gazlar, geri kalan %1\u2019i olu\u015fturur. Havadaki miktar\u0131 heran de\u011fi\u015febilen tek gaz su buhar\u0131d\u0131r. Havada %0-4 oran\u0131nda su buhar\u0131 bulunabilir. Havadaki su buhar\u0131, havan\u0131n nemlili\u011fini belirler. G\u00fcne\u015fin Rol\u00fc: G\u00fcne\u015f, buharla\u015fman\u0131n olmas\u0131 i\u00e7in gerekli \u0131s\u0131 enerjisini sa\u011flar. Ayn\u0131 zamanda, D\u00fcnya y\u00fczeyinde karars\u0131z \u0131s\u0131nmalar r\u00fczgara neden olur. Yere yak\u0131n olan olan hava (su buhar\u0131 ta\u015f\u0131yan), g\u00fcne\u015f taraf\u0131ndan \u0131s\u0131t\u0131l\u0131r. Is\u0131nan hava y\u00fckselir ve sonra da so\u011fumaya ba\u015flar. So\u011fuk hava, s\u0131cak havadan daha a\u011f\u0131rd\u0131r. Bu nedenle, so\u011fuyan hava yeniden yere iner. S\u0131cak ve so\u011fuk havan\u0131n bu hareketine \u201ckonveksiyon ak\u0131m\u201d (convection current) denir.al\u0131klar \u00f6l\u00fcr. G\u00f6llerdeki bu kirlenmeye \u00f6trofikasyon denir.<\/p>\n<p> FOSFOR D\u00d6NG\u00dcS\u00dc<br \/>\n Ya\u015fam i\u00e7in gerekli \u00f6nemli minerallerden biri fosfordur. Fosforun as\u0131l kayna\u011f\u0131 kaya\u00e7lard\u0131r. Fosfor kayalar\u0131n yap\u0131s\u0131nda fosfat olarak bulunur. Kayalar\u0131n a\u015f\u0131nmas\u0131 ve erozyon gibi s\u00fcre\u00e7lerle fosfat \u0131rmaklara ve akarsulara kar\u0131\u015f\u0131r ve buradan okyanuslara ta\u015f\u0131n\u0131r. Burada, di\u011fer minerallerle birlikte depolan\u0131r. Milyonlarca y\u0131l burada bekler. Kabuk \u00e7arp\u0131\u015fmalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda deniz taban\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131 y\u00fczeye \u00e7\u0131kar ve karasal yap\u0131 olu\u015fturur. Kayalar\u0131n yeniden a\u015f\u0131nmaya ba\u015flamas\u0131yla da tekrar d\u00f6ng\u00fcye kat\u0131l\u0131r. Olduk\u00e7a yava\u015f ilerleyen bu d\u00f6ng\u00fcde, karadan okyanuslara daha h\u0131zl\u0131 bir ge\u00e7i\u015f ya\u015fan\u0131r. Fosforun yeniden karaya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, y\u00fczbinlerce y\u0131l al\u0131r.Fosforun ekosistemlerdeki d\u00f6ng\u00fcs\u00fc daha h\u0131zl\u0131 ilerler. T\u00fcm canl\u0131lar az miktarda fosfora gereksinim duyar. Fosfor, ATP, NADPH, fosfolipitler, n\u00fckleik aistler ve di\u011fer organik bile\u015fiklerin ba\u015fl\u0131ca bile\u015fenidir. Bitkiler, fosforun \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcp iyonla\u015fm\u0131\u015f formunu kullan\u0131rlar. Bunu \u00f6yle h\u0131zl\u0131 yaparlar ki, topraktaki fosfor miktar\u0131 birden bire olmas\u0131 gerekenin olduk\u00e7a alt\u0131na d\u00fc\u015febilir. Ot\u00e7ul hayvanlar i\u00e7in fosforun tek kayna\u011f\u0131 bitkilerdir. Et\u00e7il hayvanlar da, ot\u00e7ul hayvanlar\u0131 yiyerek fosfor gereksinimlerini kar\u015f\u0131larlar. Hayvanlar, fosforun bir k\u0131sm\u0131n\u0131 d\u0131\u015fk\u0131 ve idrar yoluyla atarlar. \u00d6l\u00fc canl\u0131lar\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fcmesiyle de bir k\u0131s\u0131m fosfor topra\u011fa ta\u015f\u0131n\u0131r. Topra\u011fa kar\u0131\u015fan fosfor, buradan yine bitkiler taraf\u0131ndan al\u0131narak d\u00f6ng\u00fcye kat\u0131l\u0131r.Fosfor, \u00f6zellikle sucul ekosistemde \u00e7o\u011funlukla bitki b\u00fcy\u00fcmesinde s\u0131n\u0131rlay\u0131c\u0131 besindir. Fosforun ana kayna\u011f\u0131 kaya\u00e7lar olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, ticari g\u00fcbrelerle d\u00f6ng\u00fcye daha fazla fosfor kat\u0131l\u0131r. Fosforun d\u00f6ng\u00fcde fazla miktarda bulunmas\u0131 \u00e7evresel sorunlara yol a\u00e7ar. \u00d6rne\u011fin, tar\u0131m alanlar\u0131nda g\u00fcbre olarak kullan\u0131lan fazla fosfor s\u0131\u011f g\u00f6llere ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu besin fotosentetik bakteri ve alglerin say\u0131lar\u0131n\u0131n birden bire patlamas\u0131na neden olur. Bu durum, su y\u00fczeyinin kaplanmas\u0131na ve g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n sualt\u0131ndaki bitkilere ula\u015fmas\u0131na engel olur. Bu bitkiler ve y\u00fczeydeki bakteri ve algler \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde di\u011fer bakteriler taraf\u0131ndan t\u00fcketilir. Bu bakteriler beslenme s\u0131ras\u0131nda sudaki \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f oksijeni kullan\u0131rlar. G\u00f6ldeki oksijen miktar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesiyle de, bal\u0131klar \u00f6l\u00fcr. G\u00f6llerdeki bu kirlenmeye \u00f6trofikasyon denir.<\/p>\n<p> EKOS\u0130STEM MODELLEME<\/p>\n<p> Bir ekosistemin, yaln\u0131zca bir par\u00e7as\u0131na verilen zarar, ilgisiz gibi g\u00f6r\u00fcnen bir ba\u015fka par\u00e7as\u0131n\u0131 da beklenmedik \u015fekilde etkileyebilir. Bu nedenle, olabilecek etkilerin tahmini i\u00e7in \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemler kullan\u0131l\u0131r. Bunlardan biri, bilgisayar programlar\u0131yla haz\u0131rlanan ekosistem modellemeleridir. Bu y\u00f6ntemde, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar farkl\u0131 ekosistem bile\u015fenleri hakk\u0131nda \u00f6nemli bilgilere ula\u015fabilirler. T\u00fcm bilgiler birle\u015ftirilir ve elde edilen sonu\u00e7lar bir sonraki zarar\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131n\u0131 tahmin etmekte kullan\u0131l\u0131r. \u00d6rne\u011fin, bir b\u00f6lgedeki besin a\u011f\u0131, her bir populasyonun ne kadar t\u00fcketildi\u011fini g\u00f6steren e\u015fitlik dizilerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr. B\u00f6ylece, a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketilen bir t\u00fcr\u00fcn ya da say\u0131lar\u0131 \u00e7ok artan t\u00fcrlerin etkilerinin ne olaca\u011f\u0131 tahmin edilebilir.Bilgisayar modellemeleri, \u00f6zellikle alanda deneyler yapmak zor ve maliyetli olaca\u011f\u0131ndan b\u00fcy\u00fck ve karma\u015f\u0131k ekosistemlerde kullan\u0131l\u0131r. Ancak, bu modellemelerin g\u00fcvenilir sonu\u00e7lar vermesi i\u00e7in, ekosistemdeki t\u00fcm anahtar ili\u015fkilerin do\u011fru \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekir. E\u011fer, modellemede eksikler varsa, \u00e7\u0131kan sonu\u00e7lar yan\u0131lt\u0131c\u0131 olabilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ekosistem Canl\u0131 organizmalarla cans\u0131z \u00e7evre elementleri birbiriyle s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak madde al\u0131\u015fveri\u015fi yapacak bi\u00e7imde birbirlerine etki yapan canl\u0131 organizmalarla, cans\u0131z maddelerin bulundu\u011fu herhangi bir do\u011fa par\u00e7as\u0131 bir ekosistemdir. Ekosistem yakla\u015f\u0131m\u0131, bireysel organizmalar ya da topluluklardan \u00e7ok t\u00fcm alan\u0131n i\u015flevlerinin nas\u0131l oldu\u011fuyla ilgilenir. Bir alandaki canl\u0131 organizmalar ve cans\u0131z \u00e7evreleriyle olan ili\u015fkilerine bakar. Bir &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[2796,2224,8549,3718,2261,3290,2247,5802,5808,8550],"class_list":["post-3742","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-atmosfer","tag-azot","tag-canli-organizmala","tag-ekosistem","tag-element","tag-enerji","tag-karbon","tag-karnivor","tag-nitrifikasyon","tag-otrofikasyon"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3742","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3742"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3742\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3742"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3742"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3742"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}