{"id":3772,"date":"2011-11-15T20:14:29","date_gmt":"2011-11-15T18:14:29","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=3772"},"modified":"2011-11-15T20:14:29","modified_gmt":"2011-11-15T18:14:29","slug":"dna-ve-rnanin-yapi-sekli","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/dna-ve-rnanin-yapi-sekli\/","title":{"rendered":"DNA ve RNA&#8217;n\u0131n yap\u0131 \u015fekli"},"content":{"rendered":"<p>RNA-DNA <\/p>\n<p> R\u0130BON\u00dcKLE\u0130K AS\u0130T (RNA) <\/p>\n<p> RNA&#8217;lar ribonukleotitlerin birbirlerine ba\u011flanmas\u0131 ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA molek\u00fclleri ile k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131 zaman boylar\u0131 daha k\u0131sad\u0131r. Hemen hemen b\u00fct\u00fcn h\u00fccrelerde bol olarak bulunmaktad\u0131rlar. Gerek prokaryotik gerek \u00f6karyotik h\u00fccrelerde genellikle \u00fc\u00e7 ana s\u0131n\u0131f RNA&#8217;ya rastlanmaktad\u0131r. Bunlar mesenc\u0131r RNA (mRNA), ribozomal RNA (rRNA) ve transfer RNA (tRNA) d\u0131r. B\u00fct\u00fcn RNA&#8217;lar tek zincirli \u00f6zel bir baz dizisine, karakteristik bir molek\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na sahip ve belirli bir biyolojik fonksiyonu yerine getirmektedir. <\/p>\n<p> MESENCIR RNA (mRNA) <\/p>\n<p> DNA&#8217;da sakl\u0131 bulunan genetik bilginin, protein yap\u0131s\u0131na aktar\u0131lmas\u0131nda kal\u0131pl\u0131k g\u00f6revi yapan arac\u0131 bir molek\u00fcld\u00fcr. mRNA ribozomlara tutunur ve DNA&#8217;dan ald\u0131\u011f\u0131 genetik \u015fifreye g\u00f6re sentezlenecek proteinin amino asit s\u0131ras\u0131n\u0131 tayin etmektedir. Her mRNA molek\u00fcl\u00fc, DNA \u00fczerinde bulunan ve gen ad\u0131 verilen belirli bir b\u00f6lge ile komplementerlik g\u00f6stermektedir. Tek bir \u00f6karyotik h\u00fccre yakla\u015f\u0131k 10.000 farkl\u0131 mRNA molek\u00fcl\u00fc ihtiva etmekte ve bunlar\u0131n her birinden bir veya daha fazla polipeptid zinciri sentezlemektedir. <\/p>\n<p> TRANSFER RNA (tRNA) <\/p>\n<p> tRNA&#8217;lar da ribonukleotidlerin polimerize olmas\u0131 ile meydana gelmi\u015f, \u00e7ok k\u0131vr\u0131mlar g\u00f6steren ve tek zincirli yap\u0131ya sahip bir RNA \u00e7e\u015fididir. tRNA&#8217;lar yonca yapra\u011f\u0131na benzeyen \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131lar\u0131nda yer yer \u00e7ift sarmall\u0131 bir durum g\u00f6stermektedir. Zincirde yer alan ribonukleotid say\u0131s\u0131 70 ile 99 aras\u0131nda, molek\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ise 23.000 ile30.000 dalton aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir. Do\u011fada yer alan 20 aminoasitin her biri i\u00e7in en az bir tRNA molek\u00fcl\u00fc bulunmaktad\u0131r. tRNA&#8217;lar adapt\u00f6rl\u00fck g\u00f6revi yaparak bir u\u00e7lar\u0131na ba\u011flad\u0131klar\u0131 amino asiti, ribozoma tutunmu\u015f mRNA&#8217;n\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 kodono g\u00f6re polipeptid zincirine dizerler. tRNA&#8217;lar \u00fc\u00e7 bazdan meydana gelen antikodon ad\u0131 verilen u\u00e7lar\u0131 ile yine mRNA \u00fczerinde bulunan ve kodon ad\u0131 verilen b\u00f6lgeye ge\u00e7ici ba\u011flanarak amino asitlerin mRNA \u00fczerindeki \u015fifreye g\u00f6re do\u011fru bir \u015fekilde dizilmelerini temin etmektedir. <\/p>\n<p> R\u0130BOZOMAL RNA (rRNA) <\/p>\n<p> rRNA&#8217;lar ribozomlar\u0131n ana yap\u0131sal elementi olup yakla\u015f\u0131k olarak ribozom a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n % 65&#8217;ini te\u015fkil ederler. Prokaryotik h\u00fccrelerde 3 \u00e7e\u015fit, \u00f6karyotik h\u00fccrelerde ise 4 \u00e7e\u015fit rRNA bulunmaktad\u0131r. Ribozomal RNA&#8217;lar ribozomlar\u0131n yap\u0131 ve fonksiyonlar\u0131nda \u00f6nemli rpller oynamaktad\u0131r. <\/p>\n<p> Bunlara ilave olarak \u00f6karyotik h\u00fccrelerde iki \u00e7e\u015fit RNA daha bulunmaktad\u0131r. Bunlardan birincisi heterojen nuklear RNA (hnRNA)&#8217;lard\u0131r. Bunlar \u00f6karyotik h\u00fccrede sentezlenen ve prosese u\u011framam\u0131\u015f \u00f6nc\u00fcl mRNA molek\u00fclleridir. \u0130kincisi ise k\u00fc\u00e7\u00fck nuklear (snRNA)&#8217;d\u0131r ve yine \u00f6nc\u00fcl mRNA molek\u00fcllerinin prosese u\u011framas\u0131 esnas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131rlar. <\/p>\n<p> DEOKS\u0130R\u0130BON\u00dcKLE\u0130K AS\u0130T (DNA) <\/p>\n<p> Genetik olaylar\u0131n h\u00fccrede molek\u00fcler d\u00fczeydeki temeli genetik materyal g\u00f6revini \u00fcstlenen n\u00fckleik asitlerin yap\u0131 ve \u00f6zelliklerine dayan\u0131r. N\u00fckleik asitlerin iki t\u00fcr\u00fc olan deoksiribon\u00fckleik asit DNA ve ribon\u00fckleik asit RNA temelde ayn\u0131 yap\u0131sal \u00f6zelliklere sahiptir. <\/p>\n<p> Genler, DNA\u2018daki baz\u0131 kimyasal dizilimler olan n\u00fckleotidlerden meydana gelmi\u015ftir. \u00c7o\u011funluk kromozomlar\u0131n i\u00e7ersinde bulunurlar. Ayr\u0131ca DNA molek\u00fcl\u00fc prokaryotlarda (Bakteriler) kromozom d\u0131\u015f\u0131 genetik sistem, olan plazmidlerde, \u00d6karyotik h\u00fccrelerde genetik materyalin kromozomlar (Nukleus) d\u0131\u015f\u0131nda temel olarak (hayvan ve bitkilerde) mitokondri ve (sadece bitkilerde ve alglerde) kloroplastlarda bulundu\u011fu bilinmektedir. <\/p>\n<p> 1953 y\u0131l\u0131nda Watson ve Crick DNA molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn kendine has \u00f6zelliklere sahip bir \u00e7ift sarmal yap\u0131 halinde bulundu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fcler. Bu ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar\u0131n \u00f6nerdikleri DNA yap\u0131s\u0131 o tarihlerde ba\u015fka ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar taraf\u0131ndan ortaya konulan DNA ya ili\u015fkin \u00f6nemli bulgulara dayanmaktad\u0131r. Bunlardan biri, Wilkins ve Franklin taraf\u0131ndan, izole edilmi\u015f DNA fibrillerinin X-ray \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131 k\u0131rma \u00f6zelliklerinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131d\u0131r. Elde edilen X \u0131\u015f\u0131n\u0131 foto\u011fraflar\u0131, DNA n\u0131n zincirlerindeki bazlar\u0131n dizili\u015f s\u0131ras\u0131na ba\u011fl\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, \u00e7ok d\u00fczenli bi\u00e7imde d\u00f6n\u00fcmler yapan bir molek\u00fcl oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ayr\u0131ca TMV (t\u00fct\u00fcn Mozaik Virusu) \u00fczerinde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar da DNA ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalarda \u0131\u015f\u0131k tutmu\u015ftur. <\/p>\n<p> Bir ba\u015fka \u00f6nemli bulguda Chargaff taraf\u0131ndan saptanm\u0131\u015ft\u0131r. Herhangi bir t\u00fcre ait DNA n\u0131n n\u00fckleotidlerine par\u00e7aland\u0131\u011f\u0131nda serbest kalan nukleotidlerde adenin miktar\u0131n\u0131n timine, guanin miktar\u0131n\u0131n da sitozine daima e\u015fit oldu\u011funun saptanmas\u0131d\u0131r.. Yani Chargaff kural\u0131\u2018na g\u00f6re do\u011fal DNA molek\u00fcllerinde adeninin timine veya guaninin sitozine oran\u0131 daima 1\u2019e e\u015fittir. (A\/T=1 ve G\/C=1). <\/p>\n<p> \u0130\u015fte Watson ve Crick bu bulgular\u0131 de\u011ferlendirerek b\u00f6yle \u00f6zelliklere sahip DNA makro molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn sekonder yap\u0131s\u0131na ait bir model geli\u015ftirdiler. Bu modele g\u00f6re, bir \u00e7ok sorunun a\u00e7\u0131klanmas\u0131 yap\u0131labildi\u011finden dolay\u0131 1962 y\u0131l\u0131nda bu iki bilim adam\u0131na Nobel \u00d6d\u00fcl\u00fc verildi. <\/p>\n<p> Bu modele g\u00f6re;<br \/>\n DNA molek\u00fcl\u00fc, heliks (=sarmal) \u015feklinde k\u0131vr\u0131lm\u0131\u015f, iki kollu merdiven \u015feklindedir. Kollar\u0131n\u0131, yani merdivenin kenarlar\u0131n\u0131, \u015feker (deoksiriboz) ve fosfat molek\u00fclleri meydana getirir. Deoksiriboz ile fosfat gruplar\u0131 ester ba\u011flar\u0131yla birbirlerine ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ki kolun aras\u0131ndaki merdiven basamaklar\u0131nda geli\u015fig\u00fczel bir s\u0131ralanma yoktur; her zaman Guanin (G), Sitozin\u2019in (C ya da S); Adenin (A), Timin\u2019in (T) kar\u015f\u0131s\u0131na gelir. Hem p\u00fcrin (yani adenin ve guanin) ile pirimidin (yani sitozin ile timin) aras\u0131ndaki hidrojen ba\u011flar\u0131, hemde di\u011fer ba\u011flar, meydana gelen heliksin d\u00fczg\u00fcn olmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. P\u00fcrin ve pirimidin bazlar\u0131, yandaki \u015fekerlere (Riboz), glikozidik ba\u011flarla ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Baz, \u015feker ve fosfat kombinasyonu, \u00e7ekirdek asitlerinin temel birimleri olan n\u00fckleotidleri meydana getirmi\u015ftir. D\u00f6rt \u00e7e\u015fit n\u00fckleotid vard\u0131r. Bunlar ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 bazlara g\u00f6re isimlendirilirler (Adenin, Guanin, Sitozin,Timin). <\/p>\n<p> DNA molek\u00fcl\u00fc kendini olu\u015fturan nukleotidlerin say\u0131s\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcrden t\u00fcre de\u011fi\u015fen, uzun zincir \u015feklinde bir yap\u0131 g\u00f6sterir. \u0130nsanda bu zincirin uzunlu\u011fu a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda 2 metreye kadar varabilir. B\u00fct\u00fcn halinde eldesi zincirin hassas ve k\u0131r\u0131lgan yap\u0131s\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fcr. <\/p>\n<p> \u0130ki polin\u00fckleotid zincirin \u015feker fosfat omurgalar\u0131, ortak bir eksen \u00e7evresinde e\u015fit \u00e7apl\u0131 ve sa\u011f y\u00f6ne do\u011fru d\u00f6n\u00fcmler meydana getirir. N\u00fckleotidlerin bazlar\u0131 molek\u00fcl\u00fcn omurgas\u0131n\u0131n i\u00e7 k\u0131sm\u0131nda bulunur. Bazlar\u0131n konumlar\u0131 sarmal\u0131n eksenine 90 derece a\u00e7\u0131 yapacak \u015fekilde konumlanm\u0131\u015ft\u0131r. Birbirine kom\u015fu baz \u00e7iftlerinin d\u00f6n\u00fcmleri aras\u0131ndaki uzakl\u0131k 3,4A d\u00fcr. Ayr\u0131ca her baz \u00e7ifti kom\u015fusuna 36 derecelik a\u00e7\u0131 yapacak \u015fekilde yerle\u015fmi\u015ftir. Buna g\u00f6re, yakla\u015f\u0131k 10 baz \u00e7ifti 360 derecelik tam bir d\u00f6n\u00fcm\u00fc tamamlayaca\u011f\u0131ndan, her d\u00f6n\u00fcm\u00fcn boyu 34A d\u00fcr. <\/p>\n<p> \u0130ki polin\u00fckleotid zincirdeki nukleotidler kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerine hidrojen baglar\u0131 ile ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ba\u011f fosfor ba\u011flar\u0131 kadar kuvvetli olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in pH de\u011fi\u015fikli\u011fi, s.cakl\u0131k bas\u0131n\u00e7 gibi fakt\u00f6rlerde kolayl\u0131kla birbirlerinden ayr\u0131labilmektedir. DNA n\u0131n kendi kopyas\u0131n\u0131 yapmas\u0131 ve gen anlat\u0131m\u0131, nukleotidler aras\u0131ndaki hidrojen ba\u011flar\u0131n\u0131n ayr\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fmektedir. <\/p>\n<p> N\u00fckleotidler birbirlerine fosfat ba\u011flar\u0131yla ba\u011flanarak, \u015feker ve fosfat k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n birbirlerini izledi\u011fi serilerden olu\u015fan bir omurgaya sahip uzun ve dallanm\u0131\u015f polin\u00fckleotid zincirlerini meydana getirmi\u015ftir. Kovalent ester ba\u011flar\u0131 veya fosfodiester ba\u011flar\u0131 olarak da bilinen bu ba\u011flar son derece kuvvetlidir. Fosfodiester ba\u011flar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 DNA molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn tek zincirli yap\u0131 halinde iken bile dayan\u0131kl\u0131 ve stabil yap\u0131da olmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Genetik m\u00fchendisli\u011finin hedeflerinden biri olan klonlama \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, do\u011fal yolla ger\u00e7ekle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan kovalent ba\u011f k\u0131r\u0131lmalar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirerek yeni t\u00fcrler olu\u015fturma \u00e7abalar\u0131n\u0131 i\u00e7erir. <\/p>\n<p> Nukleotidlerin yap\u0131s\u0131 bazik olmas\u0131na kar\u015f\u0131n o\u0131murgadaki PO4(fosforik asit) grubunun varl\u0131\u011f\u0131 polin\u00fckleotid zincirlerin asit \u00f6zellikte olmalar\u0131na yol a\u00e7ar ve n\u00fckleik asit terimi de bu \u00f6zellikten kaynaklan\u0131r. <\/p>\n<p> Hidrojen ba\u011flar\u0131 daima bir p\u00fcrin(A,G) ile bir pirimidin (T,C) baz\u0131 aras\u0131ndan meydana gelir. A-T baz \u00e7iftinde 2 hidrojen ba\u011f\u0131, G-C baz \u00e7iftleri aras\u0131nda ise 3 hidrojen ba\u011f\u0131 bulunmaktad\u0131r. Hidrojen ba\u011flar\u0131n\u0131n \u00f6zelle\u015fmesi; anahtar kilit modelinini and\u0131ran, uygun nukleotid molek\u00fcllerinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 gelerek birbirlerine yine uygun say\u0131da hidrojen ba\u011flar\u0131 ile ba\u011flanmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. B\u00f6ylece zincirin bir kolunda bulunan nukleotidlerin dizili\u015fi,kar\u015f\u0131 kolda bulunan nukleotidlerin dizili\u015fini bir \u00e7e\u015fit dikte ve kontrol eder. Tesad\u00fcfe b\u0131rakmayan bir titizlikle molek\u00fcl yap\u0131s\u0131 olu\u015fturulur ve kontrol edilir. <\/p>\n<p> DNA molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn en \u00f6nemli \u00f6zellik iki polin\u00fckleotid zincirin birbirinin tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Pozitif (+) ve negatif (\u2013) iki polinukleotid zincirlerinin tamamlay\u0131c\u0131l\u0131k \u00f6zelli\u011fi,genetik materyalin i\u015flevlerini do\u011fru bi\u00e7imde nas\u0131l yapabildi\u011finin a\u00e7\u0131klanmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan DNA\u2019n\u0131n en \u00f6nemli temel \u00f6zelliklerinin ba\u015f\u0131nda gelir. <\/p>\n<p> DNA \u00e7ift sarmal\u0131n\u0131n dikkate de\u011fer ve \u00f6nemli bir \u00f6zelli\u011fi, molek\u00fcl\u00fc olu\u015fturan zincirlerin birbirlerinden kolayl\u0131kla ayr\u0131labilmesi ve yeniden birle\u015febilmesidir. Protein sentezi ve Dna replikasyonu (kendi kopyas\u0131n\u0131 olu\u015fturmas\u0131) bu \u00f6zellik sayesinde meydana gelebilir. DNA\u2019n\u0131n iki zinciri, birbirine sadece H ba\u011flar\u0131 ve hidrofobik etkile\u015fimlerle ba\u011fl\u0131 olmalar\u0131 nedeni ile, n\u00fckleotidleri aras\u0131ndaki kovalent ba\u011flardaki herhangi bir kopma olmaks\u0131z\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclebilir (denat\u00fcrasyon). Ayn\u0131 \u015fekilde \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015f molek\u00fcl\u00fcn zincirleri tamamlay\u0131c\u0131 bazlar\u0131 aras\u0131nda H ba\u011flar\u0131n\u0131n olu\u015fumu ile birle\u015fip sarmal yap\u0131y\u0131 yeniden olu\u015fturabilir (renat\u00fcrasyon). <\/p>\n<p> N\u00fckleotidler aras\u0131ndaki fosfor ba\u011flar\u0131n\u0131n kopmas\u0131 nedeniyle n\u00fckleotidlerin yerine ba\u015fka nukleotid veya nukleotid dizisinin ge\u00e7mesi mutasyonlara yol a\u00e7ar.Bu mutasyonlar\u0131n tek zincirli RNA molek\u00fcl\u00fcnde olu\u015fma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00e7ift zincirli DNA molek\u00fcl\u00fcne g\u00f6re daha fazlad\u0131r.Mutasyonlar\u0131n neticeleri \u00f6l\u00fcmc\u00fcl olabilir. Evrimsel geli\u015fim i\u00e7inde mutasyonlar\u0131n menfi yada m\u00fcspet etkileri g\u00f6zard\u0131 edilemeyecek noktadad\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde viral hastal\u0131klar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelen AIDS\u2019in \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilememesinin en ge\u00e7erli nedeni genomu tek zincirli RNA olan virusun s\u00fcrekli mutasyonlar ge\u00e7irerek kendini s\u00fcrekli yenilemesi g\u00f6sterilebilir..<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>RNA-DNA R\u0130BON\u00dcKLE\u0130K AS\u0130T (RNA) RNA&#8217;lar ribonukleotitlerin birbirlerine ba\u011flanmas\u0131 ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA molek\u00fclleri ile k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131 zaman boylar\u0131 daha k\u0131sad\u0131r. Hemen hemen b\u00fct\u00fcn h\u00fccrelerde bol olarak bulunmaktad\u0131rlar. Gerek prokaryotik gerek \u00f6karyotik h\u00fccrelerde genellikle \u00fc\u00e7 ana s\u0131n\u0131f RNA&#8217;ya rastlanmaktad\u0131r. Bunlar mesenc\u0131r RNA (mRNA), ribozomal RNA (rRNA) ve transfer RNA (tRNA) d\u0131r. B\u00fct\u00fcn RNA&#8217;lar &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[8615,2474,8297,8613,2261,2354,2477,2465,5653,2303,8614,2476,2475],"class_list":["post-3772","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-renaturasyon","tag-adenin","tag-dna-replikasyonu","tag-dna-ve-rnanin-yapi-sekli","tag-element","tag-fosfor","tag-guanin","tag-kloroplast","tag-prokaryot","tag-protein","tag-ribonukleotit","tag-sitozin","tag-timin"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3772","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3772"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3772\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3772"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3772"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3772"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}