{"id":4187,"date":"2011-11-26T11:21:37","date_gmt":"2011-11-26T09:21:37","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=4187"},"modified":"2011-11-26T11:21:37","modified_gmt":"2011-11-26T09:21:37","slug":"kan-fizyolojisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/kan-fizyolojisi\/","title":{"rendered":"Kan fizyolojisi"},"content":{"rendered":"<p>Kan, h\u00fccrelerden ve \u201cplasma \u201c ad\u0131 verilen bir s\u0131v\u0131dan olu\u015fmu\u015ftur. H\u00fccreler eritrositler (k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccreleri), l\u00f6kositler (beyaz kan h\u00fccreleri) ve trombositlerdir. H\u00fccrelerin % 99\u2019undan fazlas\u0131n\u0131 eritrositler olu\u015fturur. Eritrositler kan\u0131n oksijen ta\u015f\u0131yan h\u00fccreleridir.L\u00f6kositler vucudu enfeksiyonlara ve kansere kar\u015f\u0131 koruyan h\u00fccrelerdir. Trombositler ise kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131nda g\u00f6rev al\u0131rlar.<br \/>\n E\u011fer kan santrif\u00fcj edilirse, h\u00fccreler plazmadan ayr\u0131l\u0131r. H\u00fccreler daha a\u011f\u0131r olduklar\u0131 i\u00e7in dibe \u00e7\u00f6kerken daha hafif olan plazma \u00fcstte kal\u0131r. Kan, i\u00e7i heparin ile s\u0131vanm\u0131\u015f \u201cmikropipet\u201d denilen k\u00fc\u00e7\u00fck t\u00fcplerde santrif\u00fcj edilir. Bu t\u00fcp\u00fcn en alttaki k\u0131sm\u0131nda eritrositler toplan\u0131r, bunun hemen \u00fcst\u00fcnde ise \u00e7ok ince bir tabaka halinde l\u00f6kositler bulunur, en \u00fcstte ise plazma bulunur <\/p>\n<p> Hematokrit, eritrositlerin olu\u015fturdu\u011fu kan hacminin toplam kan hacmine oran\u0131d\u0131r. Hematokrit tayini i\u00e7in kan heparinize \u00f6zel t\u00fcplerde santrif\u00fcj edilir, eritrositler en altta toplan\u0131r, onun \u00fcst\u00fcnde l\u00f6kosit ve trombositlerin olu\u015fturdu\u011fu \u00e7ok ince bir tabaka olu\u015fur, en \u00fcstte ise plazma ad\u0131 verilen a\u00e7\u0131k saman sar\u0131s\u0131-beyaz renkte s\u0131v\u0131 toplan\u0131r. Hematokriti hesaplamak i\u00e7in eritrositlerle dolu olan t\u00fcp\u00fcn uzunlu\u011fu kanla dolu t\u00fcp\u00fcn uzunlu\u011funa b\u00f6l\u00fcn\u00fcp, \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 100 ile \u00e7arp\u0131l\u0131r. \u015eekil 1. deki kan \u00f6rne\u011finin hematokritini hesaplamak i\u00e7in \u015fu i\u015flem yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.<br \/>\n 36 mm x 100 = % 45<br \/>\n 80 mm<br \/>\n Hematokrit pipetinde eritrositler 36 mm lik bir s\u00fctun olu\u015ftururken, l\u00f6kosit ve trombositler birlikte yakla\u015f\u0131k 1-2 mm lik bir sutun olu\u015fturmalar\u0131n\u0131n sebebi, bu h\u00fccrelerin say\u0131lar\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. 1 mm3 kanda 4,6-6,2 milyon eritrosit varken, 5.000-10.000 l\u00f6kosit ve 200.000-400.000 trombosit vard\u0131r. Do\u011fal olarak, say\u0131ca fazla olan eritrositler hemotokrit pipetinde daha uzun bir s\u00fctun olu\u015fturacaklard\u0131r.<br \/>\n Hematokrit oran\u0131 erkeklerde % 40-50 aras\u0131nda de\u011fi\u015firken, bu oran kad\u0131nlarda % 35-45 aras\u0131nda de\u011fi\u015fir. Erkeklerde hematokrit oran\u0131n\u0131n y\u00fcksek olmas\u0131n\u0131n sebebi, erkeklerdeki toplam kan h\u00fccresi say\u0131s\u0131n\u0131n kad\u0131nlar\u0131nkinden daha fazla olmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Erkeklerde 1 mm3 kanda ortalama 5,1-5,8 milyon kan h\u00fccresi varken kad\u0131nlarda 1 mm3 kanda 4,3-5,2 milyon kan h\u00fccresi vard\u0131r. Eritrositlerin say\u0131s\u0131n\u0131n azald\u0131\u011f\u0131 durumlara anemi (kans\u0131zl\u0131k) denirken, eritrosit say\u0131s\u0131n\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 durumlara ise polisitemi denir.<br \/>\n Plazma kan\u0131n s\u0131v\u0131 k\u0131sm\u0131d\u0131r, su i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f \u00e7ok say\u0131da organik ve inorganik maddelerden olu\u015fur. Bu maddelerden en \u00f6nemlisi proteinlerdir. Proteinler plazman\u0131n toplam a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 7 sini olu\u015fturur. Plazma proteinleri 3 ana gruba ayr\u0131l\u0131r. Bunlar, alb\u00fcminler, globulinler ve fibrinojendir. Bu proteinlerin kandaki konsantrasyonu, s\u0131ras\u0131yla 4,5 g\/100mL , 2,5 g\/100 mL ve 0,3 g\/100mL dir. Proteinler i\u00e7inde miktar olarak en fazla olan alb\u00fcminlerdir. Bu proteinler, h\u00fccreler taraf\u0131ndan kullan\u0131lmak \u00fczere plazmadan ayr\u0131lmazlar. H\u00fccreler kendi proteinlerini yapmak i\u00e7in plazma aminoasitlerini kullan\u0131rlar fakat hi\u00e7bir zaman plazma proteinlerini kullanmazlar. Plazma proteinleri plazman\u0131n i\u00e7inde yada interstisiyel s\u0131v\u0131da fonksiyon yaparlar. K\u0131sacas\u0131, plazma proteinleri, h\u00fccreler taraf\u0131ndan kullan\u0131lmak \u00fczere plazmay\u0131 terketmezler. E\u011fer kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131na izin verilirse, t\u00fcp\u00fcn \u00fcst\u00fcnde kalan s\u0131v\u0131ya plazma de\u011fil serum denir. Serumda fibrinojen ve p\u0131ht\u0131la\u015fma ile ilgili di\u011fer proteinler, p\u0131ht\u0131la\u015fmada kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yoktur. Matematik form\u00fcl olarak ifade etmek gerekirse<br \/>\n [Plazma &#8211; Fibrinojen = Serum ]diyebiliriz.<br \/>\n KAN H\u00dcCRELER\u0130<br \/>\n ER\u0130TROS\u0130TLER<br \/>\n Eritrositler bikonkav disk \u015feklinde yap\u0131lard\u0131r. Yani her iki taraf\u0131ndan bas\u0131k daire \u015feklindedirler. 7 \uf06d m \u00e7ap\u0131ndad\u0131rlar. Eritrositlerin yap\u0131m yeri yass\u0131 kemiklerin ili\u011fidir. Eritrositlerin h\u00fccre zar\u0131 ki\u015fiden ki\u015fiye de\u011fi\u015fen \u00f6zel proteinler i\u00e7erir, bu proteinler sayesinde kan, ABO dedi\u011fimiz kan gruplar\u0131na ayr\u0131l\u0131r. Eritrositler hemoglobin denilen ve eritrosit a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7te birini olu\u015fturan bir protein i\u00e7erirler. Bu proteinin g\u00f6revi O2 ta\u015f\u0131makt\u0131r, oksijenin yakla\u015f\u0131k % 99\u2019u hemoglobin ile ta\u015f\u0131n\u0131r, geri kalan % 1\u2019lik k\u0131s\u0131m ise kanda \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f olarak ta\u015f\u0131n\u0131r.<br \/>\n Hemoglobin proteini 4 adet hem ve 4 adet polipeptid zincirinden olu\u015fur. Bu polipeptid zincirlerini ikisi \uf061 di\u011fer ikisi ise \uf062 zincirinden olu\u015fmu\u015ftur. Her bir hem grubu bir adet polipeptid zinciri \u00fczerinde yer al\u0131r Oksijeni ba\u011flayan hem grubudur, her hem grubu bir molek\u00fcl oksijen ba\u011flar, dolay\u0131s\u0131 ile bir hemoglobin 4 adet oksijen molek\u00fcl\u00fc ba\u011flayabilir. D\u00f6rt adet O2 ba\u011flayan hemoglobin t\u00fcm\u00fcyle doymu\u015ftur, yani art\u0131k bir be\u015finci O2 molek\u00fcl\u00fcn\u00fc ba\u011flayamaz, buna oksihemoglobin denir. Oksihemoglobin parlak k\u0131rm\u0131z\u0131 renktedir. Oksihemoglobin ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 4 adet o2 molek\u00fcl\u00fcnden bir veya daha fazlas\u0131n\u0131 kaybederse, o zaman deoksihemoglobin ad\u0131n\u0131 al\u0131r. Deoksihemoglobin koyu k\u0131rm\u0131z\u0131 renktedir. Ven\u00f6z kan arteryel kandan daha fazla deoksihemoglobin i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in daha koyu renktedir. Hemoglobine hi\u00e7 o2 molek\u00fcl\u00fc ba\u011fl\u0131 de\u011filse ilk O2 molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn ba\u011flanmas\u0131 daha zordur, e\u011fer hemoglobin 2 yada 3 O2 molek\u00fcl\u00fc ba\u011fland\u0131ysa 3. Veya 4. O2 molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn hemoglobine ba\u011flanmas\u0131 daha kolayd\u0131r, buna allosterik etki denir. Bu etkinin sonucu olarak oksijen bas\u0131nc\u0131n\u0131n artmas\u0131yla hemoglobinin oksijen ba\u011flamas\u0131 \u201cS\u201d \u015feklinde yada \u201csigmoid\u201d \u015feklinde artar. Parsiyel oksijen bas\u0131nc\u0131 ile hemoglobin ba\u011flanmas\u0131 aras\u0131ndaki bu ili\u015fki \u201coksihemoglobin disosasyon e\u011frisi\u201d ile g\u00f6sterilir.<br \/>\n Oksijen ta\u015f\u0131ma kapasitesi belirli bir hacimdeki kan\u0131n i\u00e7erdi\u011fi O2 hacmidir. Bu kapasite etkin hemoglobin konsantrasyonuna ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ta\u015f\u0131ma kapasitesi anemide azal\u0131r. Aneminin tipine ba\u011fl\u0131 olarak, bu kapasite, ya eritrositlerin say\u0131s\u0131n\u0131n azalmas\u0131ndan, yada, yetersiz veya anormal hemoglobin yap\u0131m\u0131ndan kaynaklan\u0131r.<br \/>\n Kemik ili\u011finden ayr\u0131lan immat\u00fcr (tam geli?memi?) eritrosit, \u00e7ekirde\u011fi oldu\u011fu i\u00e7in b\u00f6l\u00fcnme yetene\u011fine sahiptir, fakat hen\u00fcz hi\u00e7 hemoglobin i\u00e7ermez. Geli?me devam ederken eritrosit \u00e7ekirde\u011fini kaybeder, ve i\u00e7erdi\u011fi hemoglobin miktar\u0131 artar. Geli?me tamamland\u0131\u011f\u0131 zaman, eritrosit \u00e7ekirdek de dahil t\u00fcm organellerini kaybeder. Eritrositlerin \u00e7ekirdek ve organelleri olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ne b\u00f6l\u00fcnebilirler ne de ya?amlar\u0131n\u0131 uzun s\u00fcre devam ettirebilirler. Eritrositlerin ya\u015fam s\u00fcresi 120 g\u00fcnd\u00fcr. Eritrositlerin yap\u0131m\u0131 i\u00e7in amino asit, lipid, karbohidrat gibi ola\u011fan besin maddelerinin yan\u0131 s\u0131ra, ek olarak demir, folik asit ve B12 vitamini de ?artt\u0131r.<br \/>\n Bu maddelerden demir olmad\u0131\u011f\u0131 zaman, eritrositler normalden daha k\u00fc\u00e7\u00fck olur ve g\u00f6revlerini tam yapamazlar, bu duruma demir eksikli\u011fi anemisi denir. Folik asit ve B12 eksikli\u011finde ise eritrositler normalden daha b\u00fcy\u00fck olur ve yine g\u00f6revlerini tam olarak yapamazlar, bu duruma da megaloblastik anemi denir.<br \/>\n Anemi, normal hemoglobine sahip eritrositlerin toplam say\u0131s\u0131n\u0131n azalmas\u0131ndan, yada eritrositin i\u00e7indeki hemoglobinin konsantrasyonunun azalmas\u0131ndan, yada her ikisinin birlikte olmas\u0131 sonuu ortaya \u00e7\u0131kan hastal\u0131k durumudur. Diette demir, B12 vitamini veya folik asit eksikli\u011fi; kemik ili\u011finin kanser yada toksik maddelerle bozulmas\u0131, yada a?\u0131r\u0131 kan kayb\u0131, b\u00f6brek hastal\u0131klar\u0131nda eritropietin eksikli\u011fi, yada eritrositlrin ?ekil bozuklu\u011fundan dolay\u0131 a?\u0131r\u0131 y\u0131k\u0131lmas\u0131.<br \/>\n L\u00d6KOSITLER<br \/>\n Bir damla kan\u0131 uygun bir boya ile boyay\u0131p mikroskop alt\u0131nda inceledi\u011fimiz zaman \u00e7e?itli tiplerde l\u00f6kosit g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. L\u00f6kositler yap\u0131lar\u0131na ve \u00e7e?itli boyalara kar?\u0131 olan afinitelerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131rlar. Buna g\u00f6re l\u00f6kositler 3 gruba ayr\u0131l\u0131rlar.<br \/>\n 1.Polimorfon\u00fckler gran\u00fclositler<br \/>\n a) N\u00f6trofiller<br \/>\n b) Eozinofiller<br \/>\n c) Bazofiller<br \/>\n 2. Monositler<br \/>\n 3. Lenfositler<br \/>\n Polimorfon\u00fckleer gran\u00fclositlerin n\u00fckleuslar\u0131 \u00e7ok lobludur ve sitoplazmalar\u0131nda \u00e7ok say\u0131da gran\u00fcl bulunur. Bu gruptaki h\u00fccrelerin baz\u0131lar\u0131n\u0131n gran\u00fclleri \u201ceozin\u201d isimli boyay\u0131 tutarlar. Bu h\u00fccrelere eozinofil denir. Bir di\u011fer grup bazik boyalar\u0131 tutar, bu y\u00fczden bu gruba bazofil denir. Bir ba?ka grup ise boyalara \u00f6zel bir afinite g\u00f6stermez, bu gruba da n\u00f6trofil denir. Monositler gran\u00fclositlerden biraz daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr ve atnal\u0131na benzeyen tek par\u00e7al\u0131 bir n\u00fckleuslar\u0131 vard\u0131r, sitoplazmalar\u0131 da daha azd\u0131r. Lenfositler en az sitoplazma i\u00e7eren gruptur, monositler gibi tek par\u00e7a ve b\u00fcy\u00fck \u00e7ekirdek i\u00e7erirler.<br \/>\n L\u00f6kositlerin hepsi kemik ili\u011finde yap\u0131l\u0131rlar, ancak daha sonraki geli?melerini kemik ili\u011fi d\u0131?\u0131nda tamamlarlar<br \/>\n TROMBOSITLER<br \/>\n Trombositler \u00e7ok say\u0131da gran\u00fcl i\u00e7eren renksiz h\u00fccre par\u00e7alar\u0131d\u0131r. Megakaryosit denilen kemik ili\u011finin b\u00fcy\u00fck h\u00fccrelerinin para\u00e7alar\u0131ndan olu\u015fur. Bu megakaryosit par\u00e7alar\u0131 sistemik dola\u015f\u0131ma girince trombosit ad\u0131n\u0131 al\u0131rlar. Hemostaz\u0131n sa\u011flanmas\u0131nda yani kanaman\u0131n durdurulmas\u0131nda \u00f6nemlidirler. Trombositler bir y\u00fczeye yap\u0131\u015fma e\u011filimindedirler, fakat kan damarlar\u0131n\u0131n i\u00e7ini d\u00f6\u015feyen normal endotel h\u00fccrelerine yap\u0131\u015fmazlar. Ancak damar\u0131n i\u00e7indeki endotel bir \u015fekilde hasar g\u00f6r\u00fcrde alt\u0131ndaki ba\u011f dokusu (kollajen) a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karsa, trombositler kollajene ba\u011flan\u0131r. Bu ba\u011flanma trombositlerin gran\u00fcllerdeki i\u00e7eri\u011fi ortama bo\u015faltmalar\u0131na sebeb olur. Ortama bo\u015falan bu maddelerden biri olan ADP trombositlerin y\u00fczeyinde birtak\u0131m de\u011fi\u015fikliklerin ba\u015flamas\u0131na neden olur ve yeni gelen trombositler de bu trombositlere ba\u011flanarak trombosit agregasyonu denilen olaya yol a\u00e7arlar. H\u0131zla ilerleyen bu olay damar\u0131n i\u00e7inde trombosit t\u0131kac\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Endotel h\u00fccreleri taraf\u0131ndan salg\u0131lanan bir protein olan von Willebrand fakt\u00f6r\u00fc (vWF) trombositlerin hasarl\u0131 damar duvar\u0131na tutunmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. VWF \u00f6nce kollajene ba\u011flan\u0131r ve trombositin kollajene ba\u011flanmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Koag\u00fclasyon i\u00e7in trombosit agregasyonu \u015fart oldu\u011fu i\u00e7in von Willebrand fakt\u00f6r\u00fc eksikli\u011fi yada bozuklu\u011funda koag\u00fclasyon bozukluklar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu fakt\u00f6r\u00fcn eksikli\u011finden kaynaklanan hastal\u0131\u011fa von Willebrand hastal\u0131\u011f\u0131 denir. Trombositlerin kollajene ba\u011flanmas\u0131, trombosit h\u00fccre zar\u0131ndaki ara\u015fidonik asidin tromboksan A2 ye d\u00f6nmesine neden olur. Bu madde trombosit agregasyonu uyard\u0131\u011f\u0131 gibi, trombosit gran\u00fcllerinden di\u011fer maddelerin de sal\u0131nmas\u0131na neden olur. Trombosit t\u0131kac\u0131 kan damar\u0131ndaki s\u0131z\u0131nt\u0131y\u0131 t\u00fcm\u00fcyle \u00f6nler, ve bu t\u0131ka\u00e7 kontraksiyon ile daha da kuvvetlenir. Trombositler y\u00fcksek oranda kontraktil protein i\u00e7erirler. Kontraksiyon trombosit t\u0131kac\u0131n\u0131n s\u0131k\u0131\u015farak daha kuvvetli hale gelmesini sa\u011flar. Bu olaylar olurken ayn\u0131 zamanda hasarl\u0131 damar duvar\u0131ndaki d\u00fcz kaslar da kas\u0131larak o b\u00f6lgeye gelen kan miktar\u0131n\u0131 azalt\u0131r, dolay\u0131s\u0131 ile o b\u00f6lgedeki kan bas\u0131nc\u0131n\u0131 azalt\u0131r. Trombosit t\u0131kac\u0131 sadece hasarl\u0131 b\u00f6lgede olur, ve oradan yay\u0131lmaz. Bunu nedeni damar duvar\u0131n\u0131n prostasiklin de denilen PGI2 isimli bir madde sentez etmesidir. PGI2 kuvvetli bir trombosit agregasyon inhibit\u00f6r\u00fcd\u00fcr.<br \/>\n HEMOSTAZ (KANAMANIN DURDURULMASI)<br \/>\n Kan dokusu organizmada son derece yayg\u0131n bir damar a\u011f\u0131 i\u00e7inde s\u00fcrekli dola\u015f\u0131m halinde bulundu\u011fu i\u00e7in, v\u00fccudun bir b\u00f6lgesindeki yaralanmalar , bir \u00f6nlem al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 taktirde, \u00f6nemli miktarda kan\u0131n kayb\u0131yla sonu\u00e7lanabilir. Ancak hem damar sistemi hem de kan\u0131n bizzat kendisi kan kayb\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesine y\u00f6nelik bir dizi koruyucu mekanizmaya sahiptir. Bir damar\u0131n hasara u\u011framas\u0131 halinde kanaman\u0131n durdurulmas\u0131 \u00fc\u00e7 a\u015famal\u0131 bir mekanizma ile sa\u011flan\u0131r.<br \/>\n 1)Vazokonstriksiyon<br \/>\n 2)Trombosit t\u0131kac\u0131 olu\u015fumu<br \/>\n 3)KOAG\u00dcLASYON (PIHTILA\u015eMA)<br \/>\n Koag\u00fclasyon s\u0131v\u0131 olan kan\u0131n, p\u0131ht\u0131 yada trombus denilen jel k\u0131vaml\u0131 kat\u0131 bir maddeye d\u00f6n\u00fc\u015fmesidir. P\u0131ht\u0131la\u015fma plasma proteinlerinden fibrinojen fibrine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc zaman ger\u00e7ekle\u015fir. Fibrinojen karaci\u011fer taraf\u0131ndan yap\u0131lan ve normal insanlar\u0131n serumunda her zaman bulunan \u00e7ubuk \u015feklinde bir proteindir. Fibrin ba\u015flang\u0131\u00e7ta gev\u015fek bir iplik a\u011f gibidir. Olu\u015ftuktan hemen sonra kovalent \u00e7apraz ba\u011flar\u0131n olu\u015fmas\u0131yla kuvvetlenir. Bu olay fakt\u00f6r XIII denilen bir plazma enzimi sayesinde ger\u00e7ekle\u015fir. Fibrinojen kanda her zaman bulunur, fakat trombin normalde kanda bulunmaz, yaln\u0131zca p\u0131ht\u0131la\u015fma olay\u0131 uyar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman olu\u015fur. Uyar\u0131lmadan \u00f6nce kanda protrombin denilen inaktif \u015fekilde bulunur. Kan damar\u0131n\u0131n yaraland\u0131\u011f\u0131 b\u00f6lgede enzimatik olarak trombine \u00e7evrilir. Trombin de fakt\u00f6r XIII \u00fc aktive eder.<br \/>\n P\u0131ht\u0131la\u015fmaya b\u0131rak\u0131lan kan \u00f6rne\u011finde, p\u0131ht\u0131la\u015fma sonras\u0131 ayr\u0131lan s\u0131v\u0131ya serum denir. Serum plazmadan farkl\u0131 olrak fibrinojen ve baz\u0131 p\u0131ht\u0131la\u015fma fakt\u00f6rlerini kapsamaz, bunun d\u0131\u015f\u0131nda bile\u015fimi plazma ile ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kan, h\u00fccrelerden ve \u201cplasma \u201c ad\u0131 verilen bir s\u0131v\u0131dan olu\u015fmu\u015ftur. H\u00fccreler eritrositler (k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccreleri), l\u00f6kositler (beyaz kan h\u00fccreleri) ve trombositlerdir. H\u00fccrelerin % 99\u2019undan fazlas\u0131n\u0131 eritrositler olu\u015fturur. Eritrositler kan\u0131n oksijen ta\u015f\u0131yan h\u00fccreleridir.L\u00f6kositler vucudu enfeksiyonlara ve kansere kar\u015f\u0131 koruyan h\u00fccrelerdir. Trombositler ise kan\u0131n p\u0131ht\u0131la\u015fmas\u0131nda g\u00f6rev al\u0131rlar. E\u011fer kan santrif\u00fcj edilirse, h\u00fccreler plazmadan ayr\u0131l\u0131r. H\u00fccreler daha a\u011f\u0131r &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1407,1403],"tags":[2701,5794,9337,9338,5792,9336,5684,9335,6569,6009,2460,5795,5793,2164,2463],"class_list":["post-4187","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fen-ve-teknoloji-odevleri","category-odevler","tag-anemi","tag-bazofiller","tag-deoksihemoglobin","tag-eozinofiller","tag-fibrinojen","tag-hematokrit","tag-kan-dokusu","tag-kan-fizyolojisi","tag-kemik-iligi","tag-lenfositler","tag-lokositler","tag-monositler","tag-notrofiller","tag-oksijen","tag-trombositler"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4187","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4187"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4187\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4187"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4187"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4187"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}