{"id":465,"date":"2011-05-24T08:48:01","date_gmt":"2011-05-24T05:48:01","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=465"},"modified":"2011-05-24T08:48:01","modified_gmt":"2011-05-24T05:48:01","slug":"musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet\/","title":{"rendered":"M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk Devletlerinde K\u00fclt\u00fcr ve Medeniyet"},"content":{"rendered":"\n<p>      \u0130lk M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinden olan Karahanl\u0131lar&#8217;da, \u00fclkenin do\u011fusunu idare eden b\u00fcy\u00fck hakana Arslan Han ad\u0131 verilirdi. Onun hakimiyeti alt\u0131nda bat\u0131 b\u00f6lgelerini, Bu\u011fra unvan\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan di\u011fer bir han idare etmekteydi. Sonra devlet merkezinde hakanlara vek\u00e2let eden, Erkan, Sagun gibi unvanlar alan \u0130ligler ve tekin diye an\u0131lan \u015fehzadeler geliyordu. Ayr\u0131ca bir dan\u0131\u015fma kurulu vard\u0131.<br \/>\n      H\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131 halife taraf\u0131ndan tasdik edilen Gazneli Mahmud, sultan unvan\u0131n\u0131 ilk defa kullanan h\u00fck\u00fcmdar olarak bilinir. Daha sonra bu unvan, b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcman devlet ba\u015fkanlar\u0131 taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Anadolu T\u00fcrkmen beyliklerinde, atabeyliklerde de sultan unvan\u0131 kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slamiyet&#8217;te devlet ba\u015fkan\u0131 olan halife, peygamberin vekili oldu\u011fu i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ba\u015f\u0131 durumundayd\u0131. T\u00fcrk cihan hakimiyeti d\u00fc\u015f\u00fcncesi, g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu yerden batt\u0131\u011f\u0131 yere kadar, d\u00fcnyan\u0131n, T\u00fcrk h\u00fck\u00fcmdar\u0131 taraf\u0131ndan idare edilmesi gerekti\u011fi esas\u0131na dayan\u0131yordu. 11. as\u0131r yazarlar\u0131ndan Ka\u015fgarl\u0131 Mahmud \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Allah, devlet g\u00fcne\u015fini T\u00fcrklerin burcunda do\u011fdurmu\u015f, g\u00f6klerdeki dairelere benzeyen devletleri onun saltanat\u0131 etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fcrm\u00fc\u015f, T\u00fcrkleri yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hakimi yapm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<br \/>\n      O\u011fuz destan\u0131ndaki ok motifi, G\u00f6kt\u00fcrk Kitabeleri&#8217;nde zapt\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen istikametlere \u00f6nceden prenslerin tayin edilmesi, T\u00fcrk k\u00fclt\u00fcr\u00fcndeki cihan hakimiyeti \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fcn i\u015faretiydi. Sel\u00e7uklular, Dandanakan Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n hemen arkas\u0131ndan bir sava\u015f meclisi toplam\u0131\u015flar ve burada f\u00fctuhat y\u00f6nlerini ve g\u00f6rev alacak ba\u015fbu\u011flar\u0131 kararla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Malazgirt Sava\u015f\u0131 ve Anadolu&#8217;nun fethi de, cihan hakimiyeti \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fcn bir sonucu idi.<br \/>\n      T\u00fcrk sultanlar\u0131, topluluklar ars\u0131nda sosyal, k\u00fclt\u00fcrel d\u00een\u00ee m\u00fcsamaha bak\u0131m\u0131ndan herhangi bir fark kabul etmemi\u015fler, herkese e\u015fit hak ve adalet tan\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinde, \u00e7e\u015fitli boylara mensup, t\u00fcrl\u00fc diller konu\u015fan ve ayr\u0131 dinlere mensup olanlar\u0131n k\u00fclt\u00fcrlerine dokunulmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu prensip, Osmanl\u0131 Devleti devrinde de devam etmi\u015ftir. T\u00fcrklerin, \u0130slam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc tam anlam\u0131yla benimsemeleri neticesinde, \u0130slamiyet T\u00fcrkler i\u00e7in ba\u015fl\u0131ca dayanak haline gelmi\u015ftir. Ha\u00e7l\u0131 ordular\u0131, H\u0131ristiyanl\u0131k davas\u0131yla harekete ge\u00e7erek \u0130slam \u00fclkelerini a\u011f\u0131r tehdit alt\u0131na ald\u0131klar\u0131 zaman ve daha sonra, as\u0131rlarca s\u00fcren bu bat\u0131l\u0131 zihniyet kar\u015f\u0131s\u0131nda, T\u00fcrkler i\u00e7in M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k, en b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 oldu. B\u00f6ylece T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc y\u00fckseltmek ve \u0130slam&#8217;\u0131 yaymak d\u00fc\u015f\u00fcncesi, fetihleri H\u0131ristiyan d\u00fcnyas\u0131na d\u00f6n\u00fck Osmanl\u0131 Devletinde, en y\u00fcksek seviyeye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinde, kendilerine bir b\u00f6lgenin idaresi verilen hanedan \u00fcyeleri, melik diye an\u0131l\u0131rd\u0131. Bunlar yar\u0131 m\u00fcstakil bir \u015fekilde hareket ederlerdi. Bulunduklar\u0131 b\u00f6lgede, as\u0131l devlet merkezindekine benzer bir d\u00eevan kurulu\u015funa da sahiptiler. Ayr\u0131ca vezir ve asker\u00ee kuvvetleri vard\u0131. Halife, sultan ve kendi adlar\u0131na hutbe okuturlar, ba\u011fl\u0131 olarak para bast\u0131r\u0131rlard\u0131. Bu melikler, merkezdeki sultan taraf\u0131ndan temsil edilen y\u00fcksek iktidar\u0131 tan\u0131rlard\u0131. Siyas\u00ee temaslar\u0131 veya giri\u015ftikleri sava\u015flar\u0131, as\u0131l devletin ana siyaseti \u00e7er\u00e7evesinde y\u00fcr\u00fct\u00fcrlerdi. Ancak melik olmak, \u00fclkenin bir par\u00e7as\u0131n\u0131 \u015fahs\u00ee m\u00fclk haline getirmek ve onu kendi keyfine g\u00f6re idare etmek de\u011fildi.<br \/>\n       H\u00fck\u00fcmdar\u0131n vefat\u0131 veya \u015fiddetli bir d\u0131\u015f istil\u00e2 gibi h\u00e2diseler sonucu, merkezde iktidar bo\u015flu\u011fu olunca, devlet b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc bozulmaya y\u00fcz tutar, iktidara sahip olmak i\u00e7in \u015fehzadeler birbiriyle m\u00fccadeleye giri\u015firdi. Bu durum, Sel\u00e7uklu Devletinin daha uzun \u00f6m\u00fcrl\u00fc olmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemi\u015ftir. Ancak Osmanl\u0131lar, bunu g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak hakimiyetin b\u00f6l\u00fcnmemesini prensibini ger\u00e7ekle\u015ftirip, devleti alt\u0131 as\u0131rdan fazla ayakta tutabilmi\u015flerdir. Ayn\u0131 husus G\u00f6kt\u00fcrkler&#8217;de, \u0130lteri\u015f Ka\u011fan ile karde\u015fi Kapagan Ka\u011fan&#8217;\u0131n \u00e7ocuklar\u0131 aras\u0131nda da g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\n      B\u00fcy\u00fck Sel\u00e7uklu Devleti zaman\u0131nda, T\u00fcrk medeniyeti \u00e7ok y\u00fcksek bir seviyeye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sel\u00e7uklu sultanlar\u0131, devleti adaletle idare etmeye b\u00fcy\u00fck \u00f6nem verirler ve devletin devam\u0131n\u0131 bunda g\u00f6r\u00fcrlerdi. Sultanlar, haftan\u0131n belirli g\u00fcnlerinde, devlet ileri gelenleri kabul ederlerdi. Halk\u0131n \u015fik\u00e2yetlerini dinler, devlete kar\u015f\u0131 i\u015flenen su\u00e7lara bakan y\u00fcksek mahkemeye ba\u015fkanl\u0131k yaparlard\u0131. Saray te\u015fkilat\u0131, do\u011frudan sultan\u0131n \u015fahs\u0131na ba\u011fl\u0131yd\u0131 ve g\u00f6revlilerin hepsi onun en g\u00fcvenilir adamlar\u0131 aras\u0131ndan se\u00e7ilirdi.<br \/>\n      T\u00fcrkler devlet kurduklar\u0131 zaman, Ortado\u011fu&#8217;daki k\u00fclt\u00fcr \u00e7evresinin en \u00f6nemli unsuru din idi. \u0130slam&#8217;\u0131n emirlerinden biri de bu dini yaymakt\u0131. Asl\u0131nda cihad inanc\u0131, T\u00fcrklerin fetih d\u00fc\u015f\u00fcncelerine de uygun d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Bu bak\u0131mdan bu yolda m\u00fccadeleye giri\u015fen Karahanl\u0131lar, M\u00e2ver\u00e2\u00fcnnehir&#8217;deki eski k\u00fclt\u00fcr merkezleri Buhara ve Semerkand&#8217;da yapt\u0131klar\u0131 gibi, daha do\u011fuda Balasagun ve Ka\u015fgar&#8217;da \u0130slamiyet&#8217;i yayg\u0131nla\u015ft\u0131ran m\u00fcesseseler meydana getirmi\u015flerdi. \u0130\u00e7 Asya&#8217;n\u0131n da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelerinden gelen T\u00fcrklere, M\u00fcsl\u00fcman olmalar\u0131 i\u00e7in hanl\u0131k arazisinde yer verilmi\u015fti. Karahanl\u0131 idarecileri, en \u00e7ok Uygurlar&#8217;\u0131n M\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131n\u0131 hedef alm\u0131\u015flard\u0131. Maniheist ve Budist olan bu T\u00fcrk toplulu\u011funun, \u0130slam&#8217;a kazand\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 istiyorlard\u0131.<br \/>\n      Gaznelilerde de devlet-halk birli\u011fini sa\u011flayan ilk unsur \u0130slamd\u0131. Gazneliler; Afganl\u0131lar ve Gurlularla \u00e7etin muharebelere giri\u015ferek, onlar\u0131 \u0130slam&#8217;a kazand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k, Sultan Mahmud&#8217;un o\u011fullar\u0131 ve Delhi sultanlar\u0131 vas\u0131tas\u0131yla daha da yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Anadolu&#8217;nun fethinde tam bir cihad havas\u0131na girilmi\u015fti. Bizans topraklar\u0131n\u0131n kurtar\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi yolundaki \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda mevcut genel kanaat, T\u00fcrk ba\u015fbu\u011flar\u0131na g\u00fc\u00e7l\u00fc bir manev\u00ee destek sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece geli\u015fen T\u00fcrk birli\u011fi \u015fuuru, Ha\u00e7l\u0131lar\u0131n b\u00fct\u00fcn gayretlerini bo\u015fa \u00e7\u0131kard\u0131. Mo\u011fol istil\u00e2s\u0131na da ayn\u0131 g\u00fc\u00e7le kar\u015f\u0131 konuldu.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletleri, Raf\u0131z\u00eelik inanc\u0131na d\u00fc\u015fen \u0130ranl\u0131larla \u00e7ok u\u011fra\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. T\u00fcrk sultanlar\u0131, siyas\u00ee birlik yan\u0131nda manev\u00ee birli\u011fi de kurup ya\u015fatmak gerekti\u011fine inanm\u0131\u015flard\u0131. Sel\u00e7uklu sultanlar\u0131, M\u0131s\u0131r Meml\u00fbk Devleti sultanlar\u0131, Delhi T\u00fcrk Sultanl\u0131\u011f\u0131, T\u00fcrkmen beylikleri, Atabeylikler, Timurlular ve Akkoyunlular da ayn\u0131 yolda y\u00fcr\u00fcd\u00fcler. Fakat bu muazzam siyaset, Mo\u011fol istil\u00e2s\u0131yla a\u011f\u0131r bir darbe yemi\u015f, Orta Do\u011fu&#8217;yu i\u015fgal hareketine kat\u0131lan Mo\u011fol idarecileri ve kitlelerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu putperest ve k\u0131smen de H\u0131ristiyan olduklar\u0131 i\u00e7in, M\u00fcsl\u00fcmanlara hi\u00e7bir din h\u00fcrriyeti tan\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca Mo\u011follar, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, kendi hakimiyetleri u\u011frunda din adamlar\u0131na ve halka b\u00fcy\u00fck zul\u00fcm ve i\u015fkence yapm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinde din ve fen ilimlerinin geli\u015fmesi i\u00e7in \u00e7ok gayret harcanm\u0131\u015ft\u0131r. Gazne, Delhi k\u00fclt\u00fcr \u00e7evresinde tan\u0131nm\u0131\u015f T\u00fcrk \u00e2limleri yeti\u015fmi\u015f, m\u00fcspet ilimler sahas\u0131nda da b\u00fcy\u00fck ilerlemeler kaydedilmi\u015ftir. Trigonometrinin kurucular\u0131ndan Birun\u00ee ve \u0130bn-i T\u00fcrk, Matematik ilminin do\u011fudaki en \u00f6nemli temsilcileri oldular. \u00c7e\u015fitli ilim dallar\u0131nda y\u00fcz ondan fazla eser yazan Birun\u00ee, Gazne saray\u0131nda ya\u015fam\u0131\u015f ve Sultan Mahmud&#8217;un Hind seferine kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Matematik, Co\u011frafya, Jeoloji, jeodezi, astronomi ve trigonometri ile ilgili eserler yazan bu b\u00fcy\u00fck bilgin, bilim tarihinin d\u00e2h\u00eelerinden kabul edilmektedir.<br \/>\n      Karahanl\u0131lar devrine ait manzum ve T\u00fcrk\u00e7e bir eser olan Kutadgu Bilig, T\u00fcrk devlet d\u00fc\u015f\u00fcncesi, kanun anlay\u0131\u015f\u0131, hakimiyet tel\u00e2kkisi ve siyas\u00ee g\u00f6r\u00fc\u015fleri bak\u0131m\u0131ndan \u015faheserdir. 1060 y\u0131l\u0131nda, Balasagunlu Yusuf Has H\u00e2cib&#8217;in Ka\u015fgar&#8217;da yazarak Bu\u011fra Hana sundu\u011fu, Uygur ve \u0130sl\u00e2m\u00ee T\u00fcrk yaz\u0131s\u0131 ile n\u00fcshalar\u0131 bulunan bu eser, \u0130sl\u00e2m\u00ee devrin \u00e2bidelerindendir.<br \/>\n      Sel\u00e7uklular devrinde e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim en y\u00fcksek seviyeye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00f6nemde sultanlar, devlet adamlar\u0131, hatunlar ve tabiplerin gayretleriyle yeni m\u00fcesseseler kurularak, her biri t\u0131p fak\u00fcltesi mahiyetinde, Kayseri, Sivas, Konya, Divri\u011fi, \u00c7ank\u0131r\u0131 ve Kastamonu&#8217;da hastaneler ve medreseler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinde, b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 \u015faheser say\u0131lacak derecede, m\u00eemar\u00ee, kitabe, hat, tezhib, s\u00fcsleme, minyat\u00fcr, \u00e7ini, hal\u0131, kilim gibi m\u00fckemmel sanat eserleri yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Asya i\u00e7lerinden Akdeniz&#8217;e, O\u011fuz bozk\u0131rlar\u0131ndan Hindistan ortalar\u0131na ve M\u0131s\u0131r&#8217;a kadar uzanan geni\u015f sahada, o devrin T\u00fcrk devletlerinden kalma saray, cami, mescit, imaret, han, hamam, d\u00e2r\u00fc\u015f\u015fifa, medrese, hanek\u00e2h, t\u00fcrbe, k\u00fcnbet, \u015fad\u0131rvan, \u00e7e\u015fme, sebil, kale, sur ve mezar sandukas\u0131 gibi binlerce sanat eseri g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar gelmi\u015ftir. T\u00fcrkler, bu \u00e7a\u011fda, sanat d\u00fcnyas\u0131na \u00f6nemli yenilikler getirmi\u015flerdir. Medrese ve medrese-cami m\u00eem\u00e2r\u00eesi, \u00e7ift kubbe in\u015faat\u0131, silindir bi\u00e7iminde bazen yivli, y\u00fcksek, ince minare tipi, demet s\u00fctun, sivri kemer, pencerelerin katlar halinde s\u0131ralanmas\u0131, kubbe yap\u0131m\u0131nda T\u00fcrk \u00fc\u00e7genleri, dikd\u00f6rtgen veya be\u015f k\u00f6\u015feli mihraplar bunlar\u0131n belli ba\u015fl\u0131lar\u0131ndand\u0131r. Yaz\u0131, minyat\u00fcr, tezhib ve s\u00fcslemede, b\u00fcy\u00fck hamleler olmu\u015ftur. Ta\u015f i\u015f\u00e7ili\u011fi, kuyumculuk, kakmac\u0131l\u0131k, bak\u0131r i\u015f\u00e7ili\u011fi, z\u0131rh, kemer, kalkan, mineli cam yap\u0131m\u0131, seramik, dokumac\u0131l\u0131k, hal\u0131c\u0131l\u0131k ve d\u00f6k\u00fcm sanat\u0131n\u0131n en zarif \u00f6rnekleri verilmi\u015ftir. Bunlar\u0131n ta\u015f\u0131nabilir olanlar\u0131, hal\u00e2 T\u00fcrk ve d\u00fcnya m\u00fczelerinin g\u00f6zde eserleri durumundad\u0131r. Ta\u015f\u0131namaz olanlar\u0131 ise, T\u00fcrk\u00fcn ayak bast\u0131\u011f\u0131 her yere, a\u00e7\u0131k hava m\u00fczesi g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc verir.<br \/>\n      Karahanl\u0131lar&#8217;da halk dili ve edeb\u00ee dil T\u00fcrk\u00e7e&#8217;ydi. Gazneli ve Harezm\u015fahlar saraylar\u0131nda T\u00fcrk\u00e7e konu\u015fulurdu. Delhi T\u00fcrk Sultanl\u0131\u011f\u0131nda, idareci tabaka ve ordu mensuplar\u0131 da T\u00fcrk\u00e7e konu\u015fuyordu. Sel\u00e7uklularda da halk\u0131n ekseriyeti ile ordunun dili T\u00fcrk\u00e7e idi. Bu devletlerde yaz\u0131\u015fmalar\u0131n Fars\u00e7a ve Arap\u00e7a olmas\u0131 veya ilm\u00ee eserlerin bu dillerde yaz\u0131lmas\u0131, \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ortak dili olmas\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinde T\u00fcrk\u00e7e&#8217;nin \u00f6nemini g\u00f6steren vesikalardan biri, 11. as\u0131rda Ka\u015fgarl\u0131 Mahmud taraf\u0131ndan, Ba\u011fdat&#8217;ta yaz\u0131lan D\u00eevan\u00fc L\u00fcgati&#8217;t-T\u00fcrk&#8217;t\u00fcr. M\u00fcellif, bu eserini, T\u00fcrk olmayanlar\u0131n T\u00fcrk\u00e7e \u00f6\u011frenme ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak \u00fczere yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaydetmektedir. Sel\u00e7uklu te\u015fkilat\u0131nda \u00e7ok \u00f6nemli yeri bulunan atabeglik m\u00fcessesesi, T\u00fcrklerin \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131na getirdi\u011fi bir yenilikti. Osmanl\u0131larda bunlara lala denmi\u015ftir.<br \/>\n      \u00dc\u00e7 k\u0131tan\u0131n ortas\u0131nda ve i\u00e7 denizler \u00fczerinde kurulan Osmanl\u0131 Devleti, T\u00fcrk milletinin en b\u00fcy\u00fck eserini, T\u00fcrk cihan hakimiyeti tarihinin de en y\u00fcksek siyas\u00ee te\u015fkilat\u0131n\u0131 temsil eder. Osmanl\u0131 Devleti, siyas\u00ee istikrar\u0131, sosyal adaleti ve b\u00fcnyesinin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131, kavimler ve dinler aras\u0131nda kurdu\u011fu \u00e2hengi, \u00e7ok y\u00fcksek ve ince idare sistemi, kudretli ordusu, y\u00fcksek asker\u00ee tekni\u011fi, geni\u015f hukuk\u00ee faaliyetleri ve nihayet edebiyat, sanat ve m\u00eemar\u00eede ortaya koydu\u011fu ihti\u015faml\u0131 eserleriyle de, tarihte m\u00fcstesna yerini alm\u0131\u015ft\u0131r. Osmanl\u0131 devri, bu azameti, hi\u00e7bir devlete nasip olmayan, zengin yerli ve yabanc\u0131 tarih kaynaklar\u0131, muazzam ar\u015fivleriyle \u00e7ok geni\u015f bir \u015fekilde tetkik imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 bah\u015fetmektedir.<br \/>\n      Osmanl\u0131 Devletinin b\u00fct\u00fcn \u00fclkeye yay\u0131lm\u0131\u015f e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 oldu\u011fu gibi, gayrim\u00fcslim ve yabanc\u0131lar\u0131n da okullar\u0131 vard\u0131. \u00d6zellikle II. Abd\u00fclhamid Han zaman\u0131nda, \u00fclkenin her k\u00f6\u015fesine ayn\u0131 \u015fekilde ve de\u011ferde liseler yap\u0131ld\u0131. Bunlar\u0131n baz\u0131s\u0131 hal\u00e2, a\u00e7\u0131l\u0131\u015f g\u00fcnlerinin tarihini ta\u015f\u0131yan sa\u011flam, e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim d\u00fczeyi y\u00fcksek olan, T\u00fcrkiye&#8217;nin en me\u015fhur liseleridir. Osmanl\u0131 e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim sisteminde \u00f6\u011frenci-\u00f6\u011fretmen ve veli m\u00fcnasebetleri m\u00fckemmel olup, hocaya sayg\u0131 g\u00f6sterilirdi. O da \u00f6\u011frencisine \u015fefkatle mu\u00e2mele ederdi. Okullarda, baz\u0131 kaynaklarda ileri s\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi falaka ve dayak yoktu.<br \/>\n      Osmanl\u0131larda b\u00fct\u00fcn din\u00ee, fenn\u00ee, sosyal ilimler ve teknik bilgiler, kurulu\u015fundan sonuna kadar her seviyede \u00f6\u011fretilip uygulanarak yay\u0131ld\u0131. Devletin kurulu\u015funda, kurucular\u0131n etraf\u0131nda, T\u00fcrkiye Sel\u00e7uklular\u0131 devrinde yeti\u015fen \u00e2limler vard\u0131. Osmanl\u0131lar devrinde yap\u0131lan mektep ve medreselerden, yaz\u0131lan kitap ve di\u011fer eserlerin baz\u0131lar\u0131ndan, imk\u00e2nlar \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde halen faydalan\u0131lmaktad\u0131r. Eserlerin \u00e7oklu\u011fu ve tasnif edilememesi, eldekilerin toplanamamas\u0131, bir k\u0131sm\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131narak Avrupa&#8217;ya ve di\u011fer \u00fclkelere ka\u00e7\u0131r\u0131lmas\u0131, bir k\u0131sm\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye topraklar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda kalmas\u0131, k\u00fclt\u00fcr eserlerimizin Osmanl\u0131lar devrinde, ak\u0131llara durgunluk verecek d\u00fczeyde oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ne yaz\u0131k ki Osmanl\u0131 T\u00fcrk\u00e7esi de bu eserlere paralellik g\u00f6stermekte ve kelime hazinesi hal\u00e2 bilinmemektedir.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrklerde Toplum Hayat\u0131: M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrklerde s\u0131n\u0131fs\u0131z bir toplum hayat\u0131 vard\u0131. K\u00f6le vard\u0131, fakat Osmanl\u0131 \u00fclkesinden al\u0131nmazd\u0131. K\u00f6lelik devaml\u0131 de\u011fildi. \u00c2zad edilip h\u00fcrriyete kavu\u015farak devlet kademesinde g\u00f6rev alabilirdi. K\u00f6yl\u00fc h\u00fcr olup, serflik (topra\u011fa ba\u011fl\u0131 k\u00f6lelik) yoktu. B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131 ilgilendiren halifelik makam\u0131 da 1516 y\u0131l\u0131ndan itibaren, Osmanl\u0131 padi\u015fahlar\u0131 eliyle T\u00fcrklere ge\u00e7ti. Osmanl\u0131lar devrinde T\u00fcrklere ve gayrim\u00fcslimlere verilen, kendi din ve dillerinde mabed ve okul a\u00e7\u0131p, ibadetlerini yapabilme h\u00fcrriyet ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fc, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn hi\u00e7bir liberal, kapitalist, kom\u00fcnist ve dikta rejiminin imk\u00e2n tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde serbestti.<br \/>\n      M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrklerde \u0130slam ahl\u00e2k\u0131 hakimdi. Umum\u00ee kaideler dahil, herkes, \u0130slam ahl\u00e2k\u0131na ve \u00f6rfe uymak zorundayd\u0131. Vatanseverlik, vakar, b\u00fcy\u00fc\u011fe h\u00fcrmet, k\u00fc\u00e7\u00fc\u011fe \u015fefkat, vefa ve sadakat, hay\u0131rseverlik, c\u00f6mertlik, merhamet ve ho\u015fg\u00f6r\u00fc, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, k\u0131ymet ve idealleri ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda toplanabilen ahl\u00e2k \u00f6l\u00e7\u00fclerine titizlikle riayet edilirdi. G\u00fczel ahl\u00e2k ve bu de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcleri sayesinde, T\u00fcrk topraklar\u0131 emniyet ve huzur i\u00e7indeydi ve karde\u015flik havas\u0131 hakimdi. II. Abd\u00fclhamid Han zaman\u0131nda Osmanl\u0131 \u00fclkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adl\u0131 eserinde:<br \/>\n      &#8220;Pa\u015fas\u0131ndan sokak sat\u0131c\u0131s\u0131na kadar istisnas\u0131z her T\u00fcrk&#8217;te vakar, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k ve asillik ihti\u015fam\u0131 vard\u0131r. Hepsi, derece farklar\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen, ayn\u0131 terbiyeyle yeti\u015fmi\u015flerdir. K\u0131yafetleri farkl\u0131 olmasa, \u0130stanbul&#8217;da bir ba\u015fka tabakan\u0131n oldu\u011fu belli de\u011fildir&#8230; \u0130stanbul&#8217;un T\u00fcrk halk\u0131, Avrupa&#8217;n\u0131n en nazik ve kibar cemaatidir. En \u0131ss\u0131z sokaklarda bile, bir yabanc\u0131 i\u00e7in k\u00fc\u00e7\u00fck bir hakarete u\u011frama tehlikesi yoktur. Namaz k\u0131l\u0131n\u0131rken bile bir H\u0131ristiyan camiye girip, M\u00fcsl\u00fcman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, k\u00fcstah\u00e7a bir bak\u0131\u015f de\u011fil, sizinle ilgilenen m\u00fctecessis bir nazar dah\u00ee g\u00f6remezsiniz. Kahkaha ve kad\u0131n sesi duyamazs\u0131n\u0131z. Fuhu\u015fla ilgili en k\u00fc\u00e7\u00fck bir olaya \u015fahit olmak imk\u00e2n d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu t\u0131kamak, y\u00fcksek sesle konu\u015fmak, \u00e7ar\u015f\u0131da bir d\u00fckk\u00e2n\u0131 l\u00fczumundan fazla i\u015fgal etmek, ay\u0131p say\u0131l\u0131r&#8230;&#8221; demektedir.<br \/>\n      Rum isyan\u0131n\u0131n ba\u015f planlay\u0131c\u0131s\u0131 Patrik Gregoryus, Rus \u00c7ar\u0131 Aleksandr&#8217;a yazd\u0131\u011f\u0131 mektupta, M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk&#8217;\u00fcn ahl\u00e2k ve seviyesini \u00e7ok g\u00fczel ifade etmektedir. Bu ibret verici mektup \u015f\u00f6yledir: &#8220;T\u00fcrkleri maddeten ezmek ve y\u0131kmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkler, \u00e7ok sab\u0131rl\u0131 ve mukavemetli insanlard\u0131r. Gayet ma\u011frurdurlar ve izzet-i iman sahibidirler. Bu hasletleri, dinlerine ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131ndan, kadere r\u0131za g\u00f6stermelerinden, an&#8217;anelerinin kuvvetinden, padi\u015fahlar\u0131na, devlet adamlar\u0131na, kumandanlar\u0131na, b\u00fcy\u00fcklerine olan itaat duygular\u0131ndan gelmektedir. T\u00fcrkler, zek\u00eedirler ve kendilerini m\u00fcsbet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip olduklar\u0131 s\u00fcrece de \u00e7al\u0131\u015fkand\u0131rlar. Gayet kanaatk\u00e2rd\u0131rlar. Onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn meziyetleri, hatt\u00e2 kahramanl\u0131k ve \u015fecaat duygular\u0131 da an&#8217;anelerine ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131ndan, ahl\u00e2klar\u0131n\u0131n d\u00fczg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden gelmektedir. T\u00fcrklerde evvel\u00e2 itaat duygusunu k\u0131rmak ve manev\u00ee ba\u011flar\u0131n\u0131 par\u00e7alamak, din\u00ee sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 zay\u0131flatmak gerekir. Bunun en k\u0131sa yolu, mill\u00ee gelenekleriyle maneviyatlar\u0131na uymayan yabanc\u0131 fikirlere ve hareketlere al\u0131\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Maneviyatlar\u0131 sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn, T\u00fcrklerin, kendilerinden \u015feklen \u00e7ok kudretli, kalabal\u0131k ve zahiren hakim kuvvetler \u00f6n\u00fcnde zafere g\u00f6t\u00fcren as\u0131l kudretleri sars\u0131lacak ve onlar\u0131 madd\u00ee vas\u0131talar\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcyle y\u0131kmak kolay olacakt\u0131r. Bu sebeple, Osmanl\u0131 Devletini tasfiye i\u00e7in, yaln\u0131z harp meydanlar\u0131ndaki zaferler k\u00e2fi de\u011fildir. Hatt\u00e2 sadece bu yolda y\u00fcr\u00fcmek, T\u00fcrklerin haysiyet ve vakar\u0131n\u0131 tahrik edece\u011finden, hakikatlerine n\u00fcfuz etmelerine sebep olabilir. Yap\u0131lacak \u015fey, hissettirmeden, b\u00fcnyelerindeki tahribi tamamlamakt\u0131r.&#8221;<br \/>\n      T\u00fcrkler, M\u00fcsl\u00fcman olduktan sonra her gittikleri yere adalet, fazilet ve medeniyet g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Bug\u00fcn, meden\u00ee olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen Avrupa \u00fclkeleri, medeniyeti M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrklerden \u00f6\u011frenmi\u015flerdir.<br \/>\n      T\u00fcrk milletini ve devletlerini as\u0131rlarca ayakta tutan, ya\u015fatan b\u00fcy\u00fck ve ba\u015fl\u0131ca kuvvet inan\u00e7, adalet, iyilik, do\u011fruluk ve fedak\u00e2rl\u0131kt\u0131r.<br \/>\n      T\u00fcrkler ve Spor: B\u00fcy\u00fck ve m\u00fckemmel devletler kuran T\u00fcrkler, mill\u00ee tarihlerini asker\u00ee zaferlerle s\u00fcslemi\u015flerdir. Bar\u0131\u015f zamanlar\u0131nda da \u00e7ok iyi sporcu olmalar\u0131, ba\u015far\u0131 s\u0131rlar\u0131ndan biridir. Beden\u00ee kabiliyetlerinin \u00fcst\u00fcn \u015fekilde geli\u015fmesi, her cins harp silahlar\u0131n\u0131 kullanmadaki maharetleri sayesinde, \u00e7o\u011fu zaman bire iki, bire \u00fc\u00e7 nispetindeki kalabal\u0131k d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 parlak meydan sava\u015flar\u0131 kazanm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\n      T\u00fcrklerin me\u015fgul oldu\u011fu sporlar, daima sava\u015fla ilgilidir. Ata binmek, cirit oynamak, g\u00fcre\u015f, ok\u00e7uluk, k\u0131l\u0131\u00e7, g\u00fcrz ve matrak talimi, h\u0131\u015ft atmak, ko\u015fu, tokmak oyunu, av gibi sporlar bunlar\u0131n ba\u015fl\u0131calar\u0131d\u0131r. Ata binmek, \u00e7ok eski \u00e7a\u011flardan beri, T\u00fcrkler i\u00e7in y\u00fcr\u00fcmek kadar do\u011fal bir \u015feydi. T\u00fcrkler, adeta at s\u0131rt\u0131nda do\u011far ve at s\u0131rt\u0131nda \u00f6l\u00fcrlerdi. Orta ve \u00d6n Asya&#8217;da yeti\u015fen c\u00fcsse itibariyle biraz k\u00fc\u00e7\u00fck, ancak yorgunlu\u011fa, s\u0131cak ve so\u011fu\u011fa, her t\u00fcrl\u00fc eziyete, s\u0131k\u0131nt\u0131ya fevkalade dayan\u0131kl\u0131, \u00e7ok s\u00fcratli ve e\u011fitilme yetene\u011fi y\u00fcksek T\u00fcrk atlar\u0131, sahiplerini \u00c7in Seddi&#8217;nden Orta Avrupa&#8217;ya kadar \u015ferefle ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. Nitekim b\u00fct\u00fcn T\u00fcrk devletlerinde sefer g\u00fcc\u00fcn\u00fcn esas\u0131n\u0131 s\u00fcvari te\u015fkil etmi\u015f ve bunlar sava\u015flar\u0131n kazan\u0131lmas\u0131nda b\u00fcy\u00fck rol oynam\u0131\u015flard\u0131r. Osmanl\u0131 Devletinde de, gerek Kap\u0131kulu s\u00fcvarisinin ve gerekse Timarl\u0131 Sipahinin \u00f6nemi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oldu\u011fu gibi, vezir ve beylerbeylerinin kap\u0131 halk\u0131 hemen hemen tamamen atl\u0131yd\u0131.<br \/>\n      Ata ve binicili\u011fe \u00e7ok \u00f6nem veren T\u00fcrkler, eskiden beri at yar\u0131\u015flar\u0131 ve at \u00fczerinde silah kullanma m\u00fcsabakalar\u0131 tertip ederlerdi. Cirit, bunlar\u0131n en \u00f6nemlisiydi. Cirit, bir kol boyunda, ucunda temren denilen, demirden delici k\u0131sm\u0131 olan bir silah olup, kurutulmu\u015f kay\u0131n veya \u015fim\u015fir a\u011fac\u0131ndan yap\u0131l\u0131rd\u0131. Sava\u015fta s\u00fcvari h\u00fccum etti\u011fi vakit, ciridi d\u00fc\u015fmana f\u0131rlat\u0131rd\u0131. Ciridi, uzun mesafeye atmakta T\u00fcrkler pek h\u00fcnerli olup, g\u00f6renler hayrette kal\u0131rd\u0131.<br \/>\n      G\u00fcre\u015fse, T\u00fcrklerin \u00e7ok eski mill\u00ee sporuydu. G\u00f6\u011f\u00fcs g\u00f6\u011f\u00fcse yap\u0131lan sava\u015flarda, g\u00fcre\u015f bilenin daima \u00fcst\u00fcn \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 ku\u015fkusuz oldu\u011fu i\u00e7in, bu spor dal\u0131 T\u00fcrkler aras\u0131nda \u00e7ok ra\u011fbet g\u00f6rm\u00fc\u015f ve geli\u015fmi\u015ftir. T\u00fcrklerin as\u0131l mill\u00ee g\u00fcre\u015fi, ya\u011fs\u0131z karakucak g\u00fcre\u015fi idi. Sonralar\u0131, Rumeli&#8217;ye mahsus olan ya\u011fl\u0131 g\u00fcre\u015flere de yer verilmi\u015ftir.<br \/>\n      Ok\u00e7uluk, T\u00fcrklerin \u00fcnl\u00fc sporlar\u0131ndand\u0131r. \u00c7ok eski zamanlardan beri harp sahas\u0131nda kendileriyle kar\u015f\u0131la\u015fanlar, T\u00fcrklerin ok atmadaki ustal\u0131klar\u0131ndan, hayranl\u0131kla s\u00f6z etmi\u015flerdir. T\u00fcrkler, k\u0131sa fakat \u00e7ok kuvvetli yaylar kullan\u0131rlard\u0131. Oku gerek piyade ve gerekse s\u00fcvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. S\u00fcratle giden bir at\u0131n \u00fczerinden, hedefe isabetli ok atarlard\u0131. Okmeydan\u0131&#8217;nda kurulan me\u015fhur kemanke\u015fler oca\u011f\u0131, 15 ve 16. as\u0131rlarda emsalsiz \u00fcstadlar yeti\u015ftirmi\u015ftir. Bu arada lodos, poyraz, g\u00fcndo\u011fusu, bat\u0131, k\u0131ble, karayel, y\u0131ld\u0131z gibi y\u00f6nlerde esen r\u00fczg\u00e2rlara at\u0131lan kam\u0131\u015f ve tahta oklarla kurulan menziller, yani k\u0131r\u0131lan rekorlar, eri\u015filemeyecek kadar y\u00fcksektir.<br \/>\n      T\u00fcrkler, k\u0131l\u0131\u00e7 kullanmakta da ustayd\u0131lar. Bu, \u015fim\u015firbazl\u0131k denilen bir sporun, yani bug\u00fcnk\u00fc eskrim sporunun do\u011fmas\u0131na sebep olmu\u015ftur. T\u00fcrk k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131, ba\u015fl\u0131ca yata\u011fan ve pala olmak \u00fczere iki k\u0131s\u0131md\u0131. Yata\u011fan, yeni\u00e7eri silahlar\u0131ndan olup, me\u015fhur k\u0131vr\u0131k T\u00fcrk k\u0131l\u0131c\u0131yd\u0131. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve s\u00fcvariler taraf\u0131ndan kullan\u0131l\u0131rd\u0131. Pala, d\u00fcz, geni\u015fli\u011fi ucuna do\u011fru biraz artan ve bu y\u00fczden hafif\u00e7e \u00f6ne k\u0131vr\u0131k gibi g\u00f6r\u00fcnen bir silaht\u0131. T\u00fcrklerin g\u00fcrzleri de \u00fcnl\u00fcyd\u00fc. Bunlar yekpare sapl\u0131 veya zincir sapl\u0131 olurdu. Spor i\u00e7in ise somak veya mermer g\u00fcrz kullan\u0131l\u0131rd\u0131. Talim g\u00fcrzleri, ikiy\u00fcz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla m\u00fcsabakalardan \u00f6nce \u00e7ok idman yap\u0131l\u0131rd\u0131. G\u00fcrz, sa\u011f ve sol elde, de\u011fi\u015fik y\u00f6nlerde, belli kaidelerle \u00e7evrilip sallanarak, kald\u0131r\u0131l\u0131p indirilerek kullan\u0131l\u0131rd\u0131.<br \/>\n      T\u00fcrklerin en dikkat \u00e7eken sporu, muhakkak ki tokmakt\u0131r. Bu oyun, bug\u00fcnk\u00fc futbolun babas\u0131 olup, Orta Asya&#8217;da \u00e7ok makbul bir spordu. Me\u015fhur Ali Ku\u015f\u00e7u&#8217;nun k\u0131saltarak T\u00fcrk\u00e7e&#8217;ye \u00e7evirdi\u011fi Tarih-i Hata ve Hoten adl\u0131, asl\u0131 o taraflara giden \u0130ranl\u0131 bir t\u00fcccar taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015f eserde; T\u00fcrklerin \u00f6k\u00fcz \u00f6d\u00fcn\u00fc \u015fi\u015firip, ayak topu oynad\u0131klar\u0131, yahut ata binerek, de\u011fnekle bu topa vurmak suretiyle m\u00fcsabakalar d\u00fczenledikleri nakledilmektedir. Tokmak, asl\u0131nda, taban\u0131 k\u00f6sele olmay\u0131p, \u00fcst\u00fc gibi deriden yap\u0131lm\u0131\u015f k\u0131sa kon\u00e7lu bir \u00e7e\u015fit \u00e7izmenin ad\u0131d\u0131r. \u00d6k\u00fcz \u00f6d\u00fcnden yap\u0131lm\u0131\u015f top oynan\u0131rken, aya\u011fa bu giyildi\u011fi i\u00e7in ad\u0131na tokmak oyunu denilmi\u015ftir.<br \/>\n      B\u00fct\u00fcn bu sporlarda muvaffak olman\u0131n en b\u00fcy\u00fck \u00f6d\u00fcl\u00fc, kazan\u0131lan nam ve \u015fand\u0131. Bu sporlar, T\u00fcrk milletini ve \u00f6zellikle asker\u00ee kuvvetleri, g\u00fc\u00e7l\u00fc, \u00e7evik, mahir, me\u015fakkate dayan\u0131kl\u0131, iyi silah\u015for, so\u011fukkanl\u0131, m\u00fckemmel sava\u015f\u00e7\u0131lar haline getirmi\u015f, onlar da kendilerini her zaman zaferden zafere g\u00f6t\u00fcren bu hassalar\u0131n\u0131 muhafaza i\u00e7in, sulh zamanlar\u0131nda da talim ve sporu terk etmemi\u015flerdi. \u0130dmanlar\u0131n\u0131 her zaman seve seve yapan T\u00fcrkler, bu sayede iyi bir spor terbiyesine ve bunun temin etti\u011fi madd\u00ee ve manev\u00ee faydalara sahip olmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130lk M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletlerinden olan Karahanl\u0131lar&#8217;da, \u00fclkenin do\u011fusunu idare eden b\u00fcy\u00fck hakana Arslan Han ad\u0131 verilirdi. Onun hakimiyeti alt\u0131nda bat\u0131 b\u00f6lgelerini, Bu\u011fra unvan\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan di\u011fer bir han idare etmekteydi. Sonra devlet merkezinde hakanlara vek\u00e2let eden, Erkan, Sagun gibi unvanlar alan \u0130ligler ve tekin diye an\u0131lan \u015fehzadeler geliyordu. Ayr\u0131ca bir dan\u0131\u015fma kurulu vard\u0131. H\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131 halife taraf\u0131ndan &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1403,1406],"tags":[1514,1655,1429,1428,1666,1352,1430],"class_list":["post-465","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-odevler","category-sosyal-bilgiler-odevleri","tag-buyuk-selcuklu-devleti","tag-dandanakan-savasi","tag-gazneliler","tag-karahanlilar","tag-musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet","tag-osmanli-devleti","tag-selcuklular"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/465","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=465"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/465\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=465"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=465"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=465"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}