{"id":5793,"date":"2012-02-22T16:48:36","date_gmt":"2012-02-22T14:48:36","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=5793"},"modified":"2012-02-22T16:49:46","modified_gmt":"2012-02-22T14:49:46","slug":"imam-ali-hadi-a-sdan-hikmet-nasihat-guzel-ahlak-takva-zuhd-hakkinda-nakledilen-hadisler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/imam-ali-hadi-a-sdan-hikmet-nasihat-guzel-ahlak-takva-zuhd-hakkinda-nakledilen-hadisler\/","title":{"rendered":"\u0130mam Ali Had\u0131 (a.s)&#8217;dan Hikmet, Nasihat, G\u00fczel Ahlak, Takva, Z\u00fchd hakk\u0131nda Nakledilen Hadisler"},"content":{"rendered":"<p>\u0130mam Ali Naki (a.s)\u2019\u0131n Cebir Ve Tefviz[1] Ehlinin Reddi Ve Cebirle Tefvizin Aras\u0131nda Yer Alan Hadd-I Vasat\u0131n \u0130sbat\u0131 Hakk\u0131ndaki Mektubu<\/p>\n<p>Bu Muhammed ibn-i Ali taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen bir mektuptur:<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n selam, rahmet ve bereketi  sizlerin  ve  hidayet yoluna uyanlar\u0131n \u00fczerine olsun. <\/p>\n<p>Mektubunuz ula\u015ft\u0131, zikretti\u011finiz \u015feyleri anlad\u0131m; kader bahsine dalarak dininiz hakk\u0131nda ihtilafa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fs\u00fcn\u00fcz, baz\u0131lar\u0131n\u0131z cebre, baz\u0131lar\u0131n\u0131z ise tefvize inanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu mesele hakk\u0131nda i\u015finiz tefrikaya, birbirinizle ili\u015fkiyi kesmeye ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmeye kadar varm\u0131\u015f. Nihayet bu meselenin izah\u0131 hakk\u0131nda benden g\u00f6r\u00fc\u015f belirtmemi istemi\u015fsiniz; bunlar\u0131n hepsini anlam\u0131\u015f bulunmaktay\u0131m.<\/p>\n<p>Allah size rahmet etsin, \u015funu bilmelisiniz ki, biz nakledilen bir\u00e7ok rivayet ve hadislere bakt\u0131k; Allah&#8217;\u0131  tan\u0131yan ve \u0130slam&#8217;\u0131 kabul eden b\u00fct\u00fcn f\u0131rkalar\u0131n elinde mevcut olan hadis ve rivayetlerin iki k\u0131s\u0131mdan ibaret oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. Bu hadisler ya kabul edilmesi gereken hakt\u0131r veya reddedilmesi gereken bat\u0131l. B\u00fct\u00fcn \u00fcmmet, aralar\u0131nda hi\u00e7 bir ihtilaf olmaks\u0131z\u0131n Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n hak oldu\u011funda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011findedir. B\u00fct\u00fcn f\u0131rkalar Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n hakkaniyeti ve do\u011frulu\u011funu itiraf etmi\u015flerdir. Resulullah salla\u2019ll\u00e2hu aleyhi ve alih \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;\u00dcmmetim dalalet \u00fczere birle\u015fmez.&#8221; B\u00f6ylece \u00fcmmetin, \u00fczerinde ittifak etti\u011fi ve birbirleriyle ihtilaf etmedikleri her \u015feyin hak oldu\u011funu bildirmi\u015ftir. Kur\u2019\u00e2n hakt\u0131r, onun Allah taraf\u0131ndan indirildi\u011fi ve do\u011frulu\u011fu hakk\u0131nda \u00fcmmet aras\u0131nda hi\u00e7 bir ihtilaf yoktur. \u00d6yleyse Kur\u2019\u00e2n bir hadisi te&#8217;yid eder, \u00fcmmetten bir grup da onu ink\u00e2r etmeye kalk\u0131\u015f\u0131rsa, Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n do\u011frulu\u011funun herkes\u00e7e kabul edilmi\u015f olmas\u0131 ilkesi h\u00fckm\u00fcyle, teredd\u00fcts\u00fcz onun do\u011frulu\u011funu kabul ve ikrar etmeleri gerekir. Bu durumda, onu ink\u00e2r etmekten vazge\u00e7mezlerse, (o zaman) dinden \u00e7\u0131kmaya mahkum olurlar.<\/p>\n<p> Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n tasdik ve te&#8217;yid etti\u011fi ve do\u011frulu\u011funa Kur\u2019\u00e2n&#8217;dan \u015fahid g\u00f6sterebilece\u011fimiz ilk hadis, Peygamber salla&#8217;ll\u00e2hu aleyhi ve alih\u2019den nakledilen, kitaba uygun olan ve hi\u00e7bir s\u00f6z onunla \u00e7eli\u015fmeyen \u015fu hadistir; Resulullah salla&#8217;ll\u00e2hu aleyhi ve alih buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Ben sizin aran\u0131zda iki de\u011ferli \u015fey b\u0131rak\u0131yorum: Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131n\u0131 ve yak\u0131nlar\u0131m olan Ehl-i Beyt&#8217;imi, bunlara sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fcddet\u00e7e sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmezsiniz ve bu ikisi havuzun (Kevser&#8217;in) kenar\u0131nda bana ula\u015f\u0131ncaya kadar birbirinden ayr\u0131lmazlar.&#8221; <\/p>\n<p>Bu hadisin do\u011frulu\u011funa delil olarak Kur\u2019\u00e2n&#8217;da apa\u00e7\u0131k \u015fahid bulunmaktad\u0131r. Mesela \u015fu ayet gibi: <\/p>\n<p>&#8220;Sizin veliniz, ancak Allah ve O&#8217;nun resul\u00fc, namaz k\u0131lan ve r\u00fcku halindeyken zek\u00e2t\u0131 veren m\u00fc\u2019minlerdir. Kim Allah&#8217;\u0131, O&#8217;nun Resul\u00fcn\u00fc ve (s\u00f6z\u00fc edilen) m\u00fc&#8217;minleri veli edinirse, hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok, galip gelecek olanlar, Allah&#8217;\u0131n taraftarlar\u0131d\u0131r.&#8221;[2] <\/p>\n<p>Ehl-i S\u00fcnnet alimleri konuyla ilgili olarak rivayet etmi\u015flerdir ki, bu ayet Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m hakk\u0131nda nazil olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m r\u00fcku halinde y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sadaka olarak vermi\u015f, Allah-u Te\u00e2la da mezkur ayeti nazil ederek onu \u00f6vm\u00fc\u015ft\u00fcr. G\u00f6r\u00fcyoruz ki Resulullah salla&#8217;ll\u00e2hu aleyhi ve alih de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: &#8220;Ben kimin mevlas\u0131 isem, Ali de onun mevlas\u0131d\u0131r.&#8221; Yine Hz. Ali&#8217;ye buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Senin bana nisbet mevkin Harun\u2019un Musa\u2019ya mevkisi gibidir. Ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir.&#8221; Yine buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Ali, benim borcumu \u00f6deyen, vaadlerime vefa eden ve benden sonra size halifemdir.&#8221; <\/p>\n<p>Di\u011fer hadislerin men\u015fe ve kayna\u011f\u0131 olan birinci hadis sahih ve m\u00fcttefik-un aleyh&#8217;tir, onlardan hi\u00e7 kimse bu hadis hakk\u0131nda ihtilaf etmemi\u015ftir; bu hadis, ayr\u0131ca Kur\u2019\u00e2n\u2019a da mutab\u0131kt\u0131r. Kur\u2019\u00e2n ve di\u011fer hadislerin bu hadisi te&#8217;yid etti\u011fine g\u00f6re, \u00fcmmetin ister istemez bunu kabul edip ikrar etmesi gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu hadislerin Kur\u2019\u00e2n&#8217;dan a\u00e7\u0131k delilleri vard\u0131r; Kur\u2019\u00e2n onlarla muvaf\u0131kt\u0131r, onlar da Kur\u2019\u00e2n&#8217;la. Daha sonra Hz. Peygamber&#8217;den gelen bu hadislerin muhtevas\u0131, sad\u0131k olan imamlardan da gelmi\u015f ve onlar\u0131 me\u015fhur ve g\u00fcvenilir bir grup nakletmi\u015flerdir. Bundan dolay\u0131 bu hadislere her m\u00fc\u2019min erkek ve kad\u0131n\u0131n uymas\u0131 gerekli ve farzd\u0131r; inat ehlinden ba\u015fka hi\u00e7 kimse buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ehl-i Beyt&#8217;in s\u00f6zleri, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6zlerine muttas\u0131l (ba\u011fl\u0131)d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, Allah-u Te\u00e2la Kur\u2019\u00e2n&#8217;da \u015f\u00f6yle buyuruyor:<\/p>\n<p>&#8220;Ger\u00e7ek \u015fu ki, Allah ve Resul\u2019\u00fcn\u00fc incitenler; Allah, onlara d\u00fcnyada da ahirette de lanet etmi\u015f ve onlar i\u00e7in a\u015fa\u011f\u0131lat\u0131c\u0131 bir azap haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;[3]<\/p>\n<p>Bu ayetin benzerini Peygamber&#8217;in s\u00f6zlerinde de g\u00f6rmekteyiz; buyurmu\u015ftur ki: <\/p>\n<p>&#8220;Kim Ali&#8217;yi incitirse beni incitmi\u015ftir, kim beni incitirse Allah&#8217;\u0131 incitmi\u015ftir, kim de Allah&#8217;\u0131 incitirse, Allah&#8217;\u0131n intikam\u0131na du\u00e7ar olur.&#8221; <\/p>\n<p>Di\u011fer bir hadiste de \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Kim Ali&#8217;yi severse beni sevmi\u015ftir, kim de beni severse Allah&#8217;\u0131 sevmi\u015ftir.&#8221; <\/p>\n<p>Ben-i Vel\u00ee\u00e2 kabilesi hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Allah ve resul\u00fcn\u00fc seven, Allah ve resul\u00fcn\u00fcn de kendisini sevdi\u011fi kendi nefsim gibi olan birini onlara g\u00f6nderece\u011fim; Ey Ali kalk, onlara do\u011fru hareket et.&#8221; <\/p>\n<p>Hayber sava\u015f\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Yar\u0131n \u00f6yle bir  ki\u015fiyi   onlara g\u00f6nderece\u011fim  ki,  O, Allah&#8217;\u0131 ve Resul\u00fcn\u00fc sever; Allah ve Resul\u00fc de onu sever. O \u00f6yle bir ki\u015fidir ki, s\u00fcrekli hamle eder, ka\u00e7maz ve Allah onun eliyle fethi m\u00fcyesser k\u0131lmad\u0131k\u00e7a geri d\u00f6nmez.&#8221; <\/p>\n<p>B\u00f6ylece  Peygamber salla\u2019ll\u00e2hu aleyhi ve alih,  onu (d\u00fc\u015fman\u0131n \u00fczerine) g\u00f6ndermeden \u00f6nce zafer m\u00fcjdesi verdi; b\u00fct\u00fcn ashab acaba bu fazilet kime nasib olacak diye heyecanla bekliyordu. Ertesi g\u00fcn Resulullah salla\u2019ll\u00e2hu aleyhi ve alih, Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p (Yahudilerin cephesine) g\u00f6ndererek onu bu faziletle se\u00e7kin k\u0131ld\u0131; ona &#8220;Kerrar, gayr-i ferrar&#8221;[4] lakab\u0131n\u0131 verdi; ve &#8220;Allah ve Resul&#8217;\u00fcn\u00fc seven&#8221; birisi diye vas\u0131fland\u0131rarak, Allah ve Resul&#8217;\u00fcn\u00fcn de onu sevdi\u011fini bildirdi.<\/p>\n<p>Ben bu a\u00e7\u0131klamay\u0131, s\u00f6zkonusu mevzuyla ilgili bir delil ve cebir, tefviz ve bunlar\u0131n aras\u0131nda yer alan hadd-\u0131 vasat hakk\u0131nda a\u00e7\u0131kla- yaca\u011f\u0131m\u0131z   \u015feye   bir   te&#8217;yid  olarak  zikrettim. Yard\u0131m  ve  g\u00fc\u00e7  Allah&#8217;tand\u0131r ve b\u00fct\u00fcn i\u015flerimizde O&#8217;na tevekk\u00fcl ediyoruz. <\/p>\n<p>Biz konuya \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n \u015fu hadisiyle ba\u015fl\u0131yoruz; buyurmu\u015ftur ki: <\/p>\n<p>&#8220;Ne cebir do\u011frudur ve ne de tefviz; do\u011fru olan bu ikisinin aras\u0131nda yer alan hadd-\u0131 vasatt\u0131r. Bu ise \u015funlardan ibarettir: Bedenin s\u0131hhati, yolun a\u00e7\u0131k olu\u015fu, yeterli zaman\u0131n olmas\u0131 ve az\u0131\u011f\u0131n, mesela bine\u011fin varl\u0131\u011f\u0131 ve insan\u0131 i\u015fe y\u00f6nelten sebebin (saikin) var olmas\u0131.&#8221; <\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m b\u00fct\u00fcn faziletleri bu be\u015f \u015feyde bir araya toplam\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer, kulun bunlar\u0131n herhangi birinde noksanl\u0131\u011f\u0131 olursa o  noksanl\u0131ktan  dolay\u0131 sorumluluk ondan kalkar. \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m insanlar\u0131n (cebir ve tefviz hakk\u0131nda) aray\u0131p \u00f6\u011frenmeleri gerekli olan \u015feylerin esas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f, Kur\u2019\u00e2n bunu te&#8217;yid etmi\u015f ve Peygamber salla&#8217;ll\u00e2hu aleyhi ve alih&#8217;in apa\u00e7\u0131k s\u00f6zleri de ona tan\u0131kl\u0131k etmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Peygambersalla&#8217;ll\u00e2hu aleyhi ve alih ve Ehl-i Beyt&#8217;inin s\u00f6zleri Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmaz. Dolay\u0131s\u0131yla e\u011fer sahih hadisler nakledilir ve onlar\u0131n kan\u0131tlar\u0131 Kur\u2019an\u2019dan ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r, Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n da onlarla muvaf\u0131k ve onlara bir delil oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcrse, onlara uymak farz olur. <\/p>\n<p>Mektubun evvelinde zikretti\u011fimiz gibi, inat ehlinden ba\u015fka hi\u00e7 bir kimse bunu a\u015f\u0131p ge\u00e7mez. Biz de \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n cebir ve tefviz aras\u0131nda yer alan hadd-\u0131 vasat\u0131 isbat edip, cebir ve tefviz akidesini reddetmekle ilgili olan bu s\u00f6z\u00fc hakk\u0131nda tahkik yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n bu s\u00f6z\u00fcn do\u011frulu\u011funa tan\u0131kl\u0131k etti\u011fini ve onu tasdik etti\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. <\/p>\n<p>\u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019dan, onun te&#8217;yidinde di\u011fer bir rivayet de naklolunmu\u015ftur. \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019a: &#8220;Allah, kullar\u0131 g\u00fcnah i\u015flemeye mecbur mu k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r?&#8221; diye soruldu\u011funda \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m: &#8220;Allah bundan daha adildir.&#8221; cevab\u0131n\u0131 verdiler. &#8220;\u00d6yleyse, i\u015fleri onlara tefviz (havale) mi etmi\u015ftir?&#8221; denildi\u011finde de: &#8220;Allah bundan daha muktedirdir&#8221; buyurdular. <\/p>\n<p>Di\u011fer bir hadiste de \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar kader hakk\u0131nda \u00fc\u00e7 k\u0131s\u0131md\u0131r: Baz\u0131lar\u0131 i\u015flerin onlara havale edildi\u011fini san\u0131rlar; bunlar, Allah&#8217;\u0131n kudretini zay\u0131f say\u0131p helak olanlard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131 g\u00fcnah i\u015flemeye mecbur etti\u011fini ve onlar\u0131 g\u00fc\u00e7 yetiremedikleri halde bir \u015feye m\u00fckellef k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 zannederler; bunlar da, Allah&#8217;\u0131 h\u00fckm\u00fcnde zalim bilip helak olanlard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 da, Allah&#8217;\u0131n, kullar\u0131 g\u00fc\u00e7leri kadar m\u00fckellef k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve g\u00fc\u00e7lerinin haricinde olan bir \u015feyi onlardan istemedi\u011fini s\u00f6ylerler ve iyilik yapt\u0131klar\u0131nda Allah&#8217;a \u015f\u00fckrederler, k\u00f6t\u00fc i\u015f yapt\u0131klar\u0131nda da Allah\u2019tan ma\u011ffiret dilerler; i\u015fte bunlar olgunla\u015fm\u0131\u015f m\u00fcsl\u00fcman-lard\u0131r. <\/p>\n<p>B\u00f6ylece \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m haber vermi\u015f ki: \u201cKim cebir ve tefvize uyar ve bunlara inan\u0131rsa hakka ayk\u0131r\u0131 hareket etmi\u015ftir.\u201d <\/p>\n<p>Ben (bu beyanla), cebre inanan\u0131n hataya d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, tefvizi kabul edenin de bat\u0131la du\u00e7ar oldu\u011funu izah ettim. Dolay\u0131s\u0131yla hadd-i vasat bu ikisinin aras\u0131nda yer alm\u0131\u015f oldu. <\/p>\n<p>\u0130mam aleyhi\u2019s-sel\u00e2m, daha sonra \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>Ben meseleyi, hakikati arayan kimsenin konuyu daha kolay kavrayabilmesi ve meselenin izah\u0131n\u0131 kolayca ara\u015ft\u0131rabilmesi i\u00e7in bu (\u00fc\u00e7 \u00e7e\u015fit) yollar\u0131n her birine, Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n apa\u00e7\u0131k ayetlerinin do\u011frulu\u011funa tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi ve ak\u0131ll\u0131lar\u0131n tasdik edece\u011fi baz\u0131 \u00f6rnekler veriyorum. Tevfik ve ismet Allah&#8217;tand\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nanan\u0131n hatadan kurtulamayaca\u011f\u0131 cebir akidesine gelince;  bu inan\u00e7 Allah-u Te\u00e2la&#8217;n\u0131n, kullar\u0131 g\u00fcnah i\u015flemeye mecbur k\u0131l\u0131p, bununla birlikte onlara azap edece\u011fini sanan kimselerin inanc\u0131d\u0131r. Kim b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrse, Allah&#8217;\u0131 h\u00fckm\u00fcnde zalim bilmi\u015f olur ve O&#8217;nun \u015fu s\u00f6z\u00fcn\u00fc tekzip ve reddetmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah-u Te\u00e2la buyuruyor ki: <\/p>\n<p>&#8220;Rabbin hi\u00e7 bir kimseye zulmetmez.&#8221;[5]<\/p>\n<p> Yine ba\u015fka bir ayette cehennem ehline hitap olarak buyuruyor ki: <\/p>\n<p>&#8220;Bu (azap) da, senin ellerinin \u00f6nceden takdim etti\u011fi (haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131) \u015feydir. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki Allah, kullar\u0131 i\u00e7in zulmedici de\u011fildir.&#8221;[6] <\/p>\n<p>Yine di\u011fer bir ayette de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>&#8220;\u015e\u00fcphe yok ki Allah, insanlara hi\u00e7bir \u015feyle zulmetmez. Ancak insanlar\u0131n kendileri kendilerine zulmederler.&#8221;[7] <\/p>\n<p>Bu konu hakk\u0131nda di\u011fer bir\u00e7ok ayet de mevcuttur. \u00d6yleyse kim g\u00fcnah i\u015flemeye mecbur oldu\u011funu san\u0131rsa, g\u00fcnah\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n \u00fcze-rine atm\u0131\u015ft\u0131r ve g\u00fcnahk\u00e2rlara ceza vermedi\u011fi i\u00e7in Allah&#8217;a, zul\u00fcm isnad etmi\u015ftir; Allah&#8217;a zul\u00fcm isnad eden kimse ise, O&#8217;nun kitab\u0131n\u0131 tekzip etmi\u015ftir ve Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131 tekzip eden de \u00fcmmetin icmas\u0131yla k\u00e2firdir. <\/p>\n<p>Cebir akidesinin misali \u015funa benzer ki; kendi nefsine ve d\u00fcnya mal\u0131ndan hi\u00e7bir \u015feye malik olmayan bir k\u00f6leye sahip olan efendi, onun durumunu \u00e7ok iyi bildi\u011fi halde para vermeksizin bir mal almak i\u00e7in onu pazara g\u00f6nderir, k\u00f6leye sahip olan efendinin kendisi de istedi\u011fi mallar\u0131n sahiplerini raz\u0131 ederek bedeli \u00f6denmeden hi\u00e7bir kimsenin o mallar\u0131 almaya c\u00fcret edemeyece\u011fini bilir, \u00f6te yandan bu k\u00f6lenin efendisi kendisini adil, insafl\u0131, hekim ve zul\u00fcm etmeyen birisi olarak tan\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ve k\u00f6lenin bir \u015feye malik olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kendisinin de istedi\u011fi \u015feyin bedelini ona vermedi\u011fini ve mal sahipinin de paras\u0131z ona bir \u015fey vermeyece\u011fini bildi\u011fi halde k\u00f6leye, al\u0131nmas\u0131 gereken mal\u0131 al\u0131p getirmezsen \u015f\u00f6yle b\u00f6yle yapar\u0131m diyerek tehdidde bulunur, k\u00f6le de eli bo\u015f pazara gidip efendisinin emretti\u011fi \u015feyi temin etmek istedi\u011finde mal sahibinin, para vermeden hi\u00e7 bir \u015fey vermeye haz\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rerek mecburen \u00fcmitsiz ve eli bo\u015f olarak efendisinin yan\u0131na geri d\u00f6ner ve efendisi de bu durumdan \u00f6fkelenir ona i\u015fkence yapar. <\/p>\n<p>Acaba bu durumda efendisinin, k\u00f6lesinin d\u00fcnya mal\u0131ndan hi\u00e7 bir \u015feye sahip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ona al\u0131nmas\u0131 gereken mal\u0131n paras\u0131n\u0131 vermedi\u011fini bildi\u011fi i\u00e7in adalet ve hikmeti gere\u011fi onu cezaland\u0131rmamas\u0131 gerekmez mi? E\u011fer onu cezaland\u0131r\u0131rsa haks\u0131z yere ona zul\u00fcm yapm\u0131\u015f olmaz m\u0131? S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi adalet, insaf ve hikmetini de bat\u0131l etmi\u015f olmaz m\u0131? Bu durumda e\u011fer onu cezaland\u0131rmazsa, o zaman da kendisini yalanlam\u0131\u015f olur; \u00e7\u00fcnk\u00fc, ilk \u00f6nce yalan yere onu cezaland\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fti. Bunlar\u0131n her ikisi de adalet ve hikmetle ba\u011fda\u015fmaz. <\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la zalimlerin s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zlerden daha y\u00fccedir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse; cebir veya cebri gerektiren akideye inanan, Allah&#8217;\u0131 zalim bilmi\u015f ve O&#8217;nu zul\u00fcm ve tecav\u00fczle su\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir durumda Allah mecbur k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kimselere azap etmi\u015f olur. Kim, Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131 mecbur k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 (kendi iradeleri d\u0131\u015f\u0131nda i\u015fler yapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131) san\u0131rsa, Allah&#8217;a zul\u00fcm isnad\u0131nda bulunmamak i\u00e7in mecburen, Allah, kullardan azab\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r demek zorunda kalacakt\u0131r. Kim de Allah&#8217;\u0131n, g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131 azaptan mu\u00e2f k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131rsa Allah&#8217;\u0131n vaadlerini tekzip etmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>&#8220;Hay\u0131r, i\u015f \u00f6yle de\u011fil; kim bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015fler de g\u00fcnah\u0131 kendisini ku\u015fat\u0131rsa (art\u0131k) onlar ate\u015f ehlidirler, orada temelli kal\u0131c\u0131d\u0131rlar\u201d.[8]<\/p>\n<p>&#8220;Ger\u00e7ek \u015fu ki, yetimlerin  mallar\u0131n\u0131  zul\u00fcmle  yiyenler, ancak ate\u015f yerler, (o mallar, kar\u0131nlar\u0131nda ate\u015ftir adeta) ve onlar, alevli ate\u015fe girecekler.&#8221;[9]<\/p>\n<p>&#8220;\u015e\u00fcphesiz ayetlerimize kar\u015f\u0131 k\u00fcfre sapanlar\u0131 yak\u0131nda ate\u015fe sokaca\u011f\u0131z. Derileri yan\u0131p d\u00f6k\u00fcld\u00fck\u00e7e, azab\u0131 tatmalar\u0131 i\u00e7in onlar\u0131 ba\u015fka derilerle de\u011fi\u015ftirece\u011fiz. \u015e\u00fcphe yok ki Allah, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u00fcst\u00fcn oland\u0131r, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.&#8221;[10] <\/p>\n<p>Bu konu hakk\u0131nda ba\u015fka bir\u00e7ok ayetler de mevcuttur. Her kim Allah&#8217;\u0131n vaadlerini tekzip ederse, Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n ayetini tekzip etti\u011fi i\u00e7in k\u00e2fir olur. Bu adam, Allah&#8217;\u0131n buyurdu\u011fu \u015fu kimselerdendir; &#8220;Yoksa siz kitab\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcne inan\u0131p da bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ink\u00e2r m\u0131 ediyorsunuz? Art\u0131k sizden b\u00f6yle yapanlar\u0131n cezas\u0131, d\u00fcnya hayat\u0131nda a\u015fa\u011f\u0131lanmak; k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde de azab\u0131n  en \u015fiddetli olan\u0131na u\u011frat\u0131lmakt\u0131r. Allah yapmakta olduklar\u0131n\u0131zdan gafil de\u011fildir.\u201d[11]<\/p>\n<p>Ama bizim akidemiz \u015f\u00f6yledir: <\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la kullar\u0131, onlara verdi\u011fi g\u00fc\u00e7ten dolay\u0131 kendi amel ve fiillerine g\u00f6re cezaland\u0131rmakta ve ayn\u0131 g\u00fc\u00e7le de onlara emir ve nehiy de bulunmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Kur\u2019\u00e2n&#8217;da \u015f\u00f6yle buyuruluyor: <\/p>\n<p>&#8220;Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on kat\u0131 vard\u0131r, kim de bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckle gelirse, onun mislinden ba\u015fkas\u0131yla cezaland\u0131r\u0131lmaz ve onlar haks\u0131zl\u0131\u011fa da u\u011frat\u0131lmazlar.&#8221;[12]<\/p>\n<p>&#8220;O g\u00fcn bir g\u00fcnd\u00fcr ki herkes, yapt\u0131\u011f\u0131 her hayr\u0131 haz\u0131r bir halde kar\u015f\u0131s\u0131nda bulacak, i\u015fledi\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fckle de kendisi aras\u0131nda pek uzun bir mesafe olmas\u0131n\u0131 arzulayacak. Allah, sizi kendisiyle sak\u0131nd\u0131r\u0131r.&#8221;[13]<\/p>\n<p>&#8220;Bug\u00fcn (k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc) her bir nefis, kendi kazand\u0131\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131l\u0131k  g\u00f6r\u00fcr. Bug\u00fcn zul\u00fcm yoktur.&#8221;[14] <\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu apa\u00e7\u0131k kesin ayetler, cebir ve cebre inananlar\u0131 a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde reddetmektedir. Kur\u2019\u00e2n&#8217;da buna benzer \u00e7ok ayetler vard\u0131r; ama konunun fazla uzamamas\u0131 i\u00e7in onlardan, sadece bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc zikrettik. Tevfik Allah&#8217;tand\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130mam Sad\u0131k  aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n  bat\u0131l  bildi\u011fi ve ona inanan ve ona uyanlar\u0131 kusurlu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc tefviz meslesi de \u015fu kimsenin s\u00f6z\u00fcd\u00fcr ki: <\/p>\n<p>&#8221;Allah-u Te\u00e2la, kendi emir ve nehyi ile i\u015fledikleri amelleri kullara devretmi\u015f ve onlar\u0131 kendi iradesine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; B\u00f6yle bir s\u00f6z\u00fcn a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131 ve \u00fczerinde dikkatle durulmas\u0131n\u0131 isteyen kimseler i\u00e7in, Hz. Peygamber\u2019in Ehl-i Beytin&#8217;den olan hidayete ermi\u015f imamlar\u0131n a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 dakik bir n\u00fckte vard\u0131r: Onlar bu konuda \u015f\u00f6yle buyurmu\u015flard\u0131r: &#8220;E\u011fer Allah, ger\u00e7ekten teklif i\u015fini halka b\u0131rakm\u0131\u015f olsayd\u0131 o zaman Allah&#8217;\u0131n, halk\u0131n se\u00e7ti\u011fi her \u015feye r\u0131za g\u00f6stermesi ve neticede Allah\u2019\u0131n m\u00fck\u00e2fat\u0131na lay\u0131k olmalar\u0131 ve yapt\u0131klar\u0131 hi\u00e7 bir cinayetten dolay\u0131 cezaland\u0131r\u0131lmamalar\u0131 gerekirdi.\u201d <\/p>\n<p>Bu s\u00f6z ger\u00e7ekte \u015fu iki anlam\u0131 i\u00e7ermektedir: Ya kullar Allah&#8217;a isyan edip kendi akide ve fikirlerini istesede istemesede zorla O\u2019na kabul ettirmi\u015flerdir; b\u00f6yle bir i\u015f Allah&#8217;\u0131n kudretinin zaaf\u0131 ve gev\u015fekli\u011fini gerektirir veya \u015fu anlam\u0131 i\u00e7erir ki: Allah-u Te\u00e2la&#8217;n\u0131n onlar\u0131, istesinler veya istemesinler kendi emir ve nehiylerine itaat etmeleri i\u00e7in mecbur k\u0131lacak bir g\u00fcc\u00fc yoktur, bu y\u00fczden de emir ve yasaklar\u0131n\u0131 ve bunlar\u0131n uygulanmas\u0131n\u0131 onlar\u0131n kendi iste\u011fine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r; yani Allah, onlar\u0131 kendi iradesine itaat ettirmekten aciz oldu\u011fundan dolay\u0131 iman ve k\u00fcfr\u00fc se\u00e7mekte onlar\u0131 yetki sahibi ve muhtar k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Bu mezhebin misali \u015funa benzer ki, bir adam kendisine hizmet edecek, efendilik makam\u0131n\u0131 tan\u0131yacak, emir ve nehyine uyacak bir k\u00f6le al\u0131yor, k\u00f6lenin efendisi, k\u00f6leye sahip ve muktedir oldu\u011funu iddia ediyor; sonra da k\u00f6leye emir ve nehiyde bulunuyor, itaat\u0131na kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck sevap, muhalefetine kar\u015f\u0131 da elemli azaplar vaad ediyor. Fakat k\u00f6le, efendisinin iradesine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor, onun kasdetti\u011fi emir ve nehyini yerine getirmiyor, onun hi\u00e7 bir emir ve nehyine itina g\u00f6stermiyor, serke\u015f\u00e7e kendi diledi\u011fini yap\u0131yor. Efendisi ise emir ve nehyini ona yapt\u0131rma\u011fa g\u00fc\u00e7 yetiremedi\u011finden dolay\u0131 emir ve nehiy yetkisini ona b\u0131rak\u0131yor, onun yapt\u0131\u011f\u0131 her amele, kendi iste\u011fine ayk\u0131r\u0131 olsa da raz\u0131 oluyor; onu bir i\u015fin pe\u015fine g\u00f6nderiyor, yapaca\u011f\u0131 ameli de ona belirliyor, (fakat) k\u00f6le kendi diledi\u011fini yap\u0131yor, geri d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde de efendisi onun emretti\u011fi \u015feye ayk\u0131r\u0131 amel yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce \u015f\u00f6yle diyor: Ni\u00e7in emretti\u011fim \u015feye ayk\u0131r\u0131 davrand\u0131n? K\u00f6le de ona: Sen kendin i\u015fleri bana b\u0131rakt\u0131n, ben de kendi diledi\u011fim \u015feyi yapt\u0131m. Yetki sahibiyim ve yetki sahibi al\u0131konulmaz, (ve k\u0131nan\u0131lmaz) diyor.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse bu delile g\u00f6re tefviz de muhaldir. <\/p>\n<p>Bu y\u00fczden mesele, \u015fu iki \u015feyden birisi de\u011fil midir? <\/p>\n<p>a-) Ya efendi k\u00f6lenin iradesi de\u011fil, kendi iradesi \u00fczerine k\u00f6leyi, emir ve yasaklar\u0131na itaat ettirmek g\u00fcc\u00fcne sahiptir ve onu, emir ve nehyetti\u011fi \u015fey oran\u0131nda bir g\u00fcce sahip k\u0131l\u0131yor, bir  \u015fey hakk\u0131nda emir ve nehiy de bulundu\u011funda sevap ve cezas\u0131n\u0131 ona bildiriyor ve k\u00f6leye h\u00fcccetini (delilini) tamamlamak, adalet ve insaf kapsam\u0131nda yer vermek ve emir ve nehyinden, te\u015fvik ve tehdidinden dolay\u0131 ona vermi\u015f oldu\u011fu g\u00fcc\u00fcn kayna\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in ona m\u00fck\u00e2fat ve cezay\u0131 belirterek, itaat etti\u011finde m\u00fck\u00e2fatland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 ve al\u0131koydu\u011fu \u015feyden de ka\u00e7\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 takdirde cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131na dair hem tehdit ve hem de te\u015fvik ediyor. (Elbette ki bu farza g\u00f6re tefviz bat\u0131ld\u0131r ve i\u015f her y\u00f6nden efendinin elinde olur.) <\/p>\n<p>b-) Veya efendisi aciz ve g\u00fc\u00e7s\u00fczd\u00fcr; bu sebeple de i\u015fi k\u00f6lesine b\u0131rak\u0131yor, ister iyi i\u015f yaps\u0131n ister k\u00f6t\u00fc, ister itaat etsin ister isyan. Zira onu cezaland\u0131rmaktan ve onu emrine itaat ettirmekten acizdir.[15] B\u00f6yle bir zaaf isbatland\u0131\u011f\u0131nda, kudret ve ilahl\u0131k iddias\u0131 da yok oldu\u011fu gibi, b\u00fct\u00fcn emir ve nehiy, sevap ve ikab (cezaland\u0131rma) meselesi de bat\u0131l olur; bu s\u00f6z ise Kur\u2019\u00e2n&#8217;a ters d\u00fc\u015fmektedir. Zira Allah-u Te\u00e2la Kur\u2019\u00e2n&#8217;da buyuruyor: <\/p>\n<p>&#8220;Allah, kullar\u0131 i\u00e7in k\u00fcfre r\u0131za g\u00f6stermez ve \u015f\u00fckrederseniz sizden raz\u0131 olur.\u201d[16]<\/p>\n<p>&#8220;Ey inananlar, Allah&#8217;dan nas\u0131l sak\u0131nmak gerekiyorsa \u00f6yle (O\u2019na yara\u015f\u0131r bi\u00e7imde) sak\u0131n\u0131n ve ancak m\u00fcsl\u00fcmanlar olarak \u00f6l\u00fcn.&#8221;[17] <\/p>\n<p>&#8220;Ben, cinleri de, insanlar\u0131 da, yaln\u0131zca bana ibadet etsinler diye yaratt\u0131m. Onlardan ne bir r\u0131z\u0131k istiyorum ve ne de beni doyurmalar\u0131n\u0131 istiyorum.\u201d[18] <\/p>\n<p>Yine ba\u015fka bir ayette \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\n<p> &#8220;Allah&#8217;a ibadet edin ve O&#8217;na hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmay\u0131n.&#8221;[19] <\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler, Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne itaat edin, O&#8217;nun ayet ve kelimelerini i\u015fitti\u011finiz halde O&#8217;ndan y\u00fcz \u00e7evirmeyin.&#8221;[20]<\/p>\n<p>O halde kim Allah-u Te\u00e2la&#8217;n\u0131n, emir ve nehyini kullar\u0131na havale etti\u011fini san\u0131rsa, Allah&#8217;a acizlik isnad\u0131nda bulunmu\u015ftur. O&#8217;nu halk\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 her hay\u0131r ve \u015ferri kabul etmeye mecbur k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn i\u015fleri kullara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sand\u0131\u011f\u0131ndan Allah&#8217;\u0131n emir ve nehyini, m\u00fcjde ve tehdidini,  bat\u0131l saym\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015flerin yetkisi kendisine b\u0131rak\u0131lan kimse, istedi\u011fi her \u015feyi yapar, dilerse k\u00fcfr\u00fc, dilerse iman\u0131 se\u00e7er ve bu i\u015flerden dolay\u0131 sorumlu tutulmaz. Dolay\u0131s\u0131yla, her kim bu anlamdaki tefvize inan\u0131rsa; Allah\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn te\u015fvik, tehdid, emir ve nehiylerini bat\u0131l bilmi\u015ftir ve bu kimse \u015fu ayetin kapsam\u0131na girer: <\/p>\n<p>&#8220;Siz kitab\u0131n bir k\u0131sm\u0131na inan\u0131yor, bir k\u0131sm\u0131na inanm\u0131yor musunuz? Sizden b\u00f6yle yapanlar\u0131n cezas\u0131, d\u00fcnya hayat\u0131nda a\u015fa\u011f\u0131lanmak; k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde de azab\u0131n en \u015fiddetli olan\u0131na u\u011frat\u0131lmakt\u0131r. Allah yapmakta olduklar\u0131n\u0131zdan gafil de\u011fildir.\u201d[21] <\/p>\n<p>Allah tefviz ehlinin inand\u0131klar\u0131 (ve dedikleri) \u015feylerden \u00e7ok y\u00fccedir.<\/p>\n<p>Bizim akidemize gelince biz \u015f\u00f6yle diyoruz: <\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la, halk\u0131 kendi kudretiyle yaratm\u0131\u015ft\u0131r ve kulluk etme g\u00fcc\u00fcn\u00fc de onlara vermi\u015ftir. Sonra kendi iradesiyle onlara emir ve nehiyde bulunmu\u015ftur. Emrine itaat etmeyi onlardan kabul etmi\u015f ve raz\u0131 olmu\u015ftur. Ve onlar\u0131 kendisine kar\u015f\u0131 g\u00fcnah i\u015flemekten nehyetmi\u015f, isyan edeni k\u0131nam\u0131\u015f ve buna kar\u015f\u0131 da onlara ceza vaad etmi\u015ftir. Emir ve nehiy yetkisi Allah&#8217;a mahsustur, istedi\u011fi \u015feyi emreder, istemedi\u011fini de nehyeder ve kullar\u0131na, emrine uymak ve nehyetti\u011fi \u015feyden ka\u00e7mak i\u00e7in verdi\u011fi g\u00fc\u00e7 ve kudret oran\u0131nda ceza verir. O&#8217;nun adalet, insaf ve yetkin hikmeti a\u00e7\u0131kt\u0131r; b\u00f6ylece maze-retleri giderip \u00f6nceden korkutarak halk\u0131n delillerini (bahanelerini) \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcr. <\/p>\n<p>Peygamberleri se\u00e7mek O&#8217;na mahsustur. Kullar\u0131ndan risaletini ula\u015ft\u0131rmak ve onlara h\u00fcccetini (delilini) tamamlamak i\u00e7in istedi\u011fi kimseyi se\u00e7er. Muhammmed salla\u2019ll\u00e2hu aleyhi ve alih\u2019i se\u00e7ti ve onu kendi risaletiyle kullar\u0131na g\u00f6nderdi. Kavminden k\u00e2fir olanlar\u0131n baz\u0131lar\u0131, haset ve kibirlerinden dolay\u0131 \u015f\u00f6yle dediler: <\/p>\n<p>&#8220;Bu Kur\u2019\u00e2n iki \u015fehir (Mekke ve Taif)den  birinin b\u00fcy\u00fck bir adam\u0131na indirilmeli de\u011fil miydi?\u201d[22] <\/p>\n<p>Onlar\u0131n bu s\u00f6zden kas\u0131tlar\u0131 \u00dcmeyye ibn-i Ebu Salt[23] ve Ebu Mes&#8217;ud-i Sekafi[24] idi. Derken, Allah-u Te\u00e2la onlar\u0131n se\u00e7imini bat\u0131l bilmi\u015f ve g\u00f6r\u00fc\u015flerini ge\u00e7erli saymayarak \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Rabbinin rahmetini onlar m\u0131 payla\u015ft\u0131rmaktad\u0131rlar? D\u00fcnya hayat\u0131nda onlar\u0131n ge\u00e7imlerini aralar\u0131nda biz payla\u015ft\u0131rd\u0131k ve onlardan bir k\u0131sm\u0131 di\u011fer bir k\u0131sm\u0131n\u0131 teshir etmesi (onlara i\u015f g\u00f6rd\u00fcr\u00fcp, g\u00f6rev ve sorumluluk y\u00fcklemesi) i\u00e7in baz\u0131lar\u0131n\u0131 derece bak\u0131m\u0131ndan baz\u0131lar\u0131ndan \u00fcst\u00fcn ettik ve Rabbinin rahmeti, onlar\u0131n toplad\u0131klar\u0131 \u015feylerden daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.&#8221;[25]<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bunun i\u00e7in i\u015flerden istedi\u011fini se\u00e7ti, istemedi\u011fini de nehyetti. Kim itaat ederse, ona sevap verir; kim isyan ederse, onu cezaland\u0131r\u0131r. E\u011fer Allah i\u015flerin yetkisini kullara b\u0131rakm\u0131\u015f olsayd\u0131, o zaman Kurey\u015f&#8217;in se\u00e7ti\u011fi, \u00dcmeyye b. Ebu Salt ve Ebu Mes&#8217;ud-i Sekafi&#8217;yi de kabul etmesi gerekirdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n nazar\u0131nda bu iki \u015fah\u0131s Hz. Muhammmed salla\u2019ll\u00e2hu aleyhi ve alih\u2019den daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcler.<\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la, m\u00fc\u2019minleri \u015fu ayetle: &#8220;Allah ve Resul\u00fc, bir i\u015fe h\u00fckmetti\u011fi zaman m\u00fc\u2019min olan bir erkek ve m\u00fc\u2019min olan bir kad\u0131n i\u00e7in kendi i\u015flerinde se\u00e7im haklar\u0131 yoktur.\u201d[26] \u0130r\u015fad etti\u011finde onlara istedikleri gibi se\u00e7me izni vermedi ve Peygamber vesilesiyle ilan edilen emirlere uymak ve nehiylerden ka\u00e7\u0131nmak d\u0131\u015f\u0131nda onlardan hi\u00e7 bir \u015feyi kabul etmedi. \u00d6yleyse kim O&#8217;na itaat ederse do\u011fru yolu bulur ve kim isyan ederse sap\u0131kl\u0131k ve azg\u0131nl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fer ve emrine uymak ve nehyetti\u011fi \u015feyden ka\u00e7\u0131nmak i\u00e7in verdi\u011fi g\u00fc\u00e7ten dolay\u0131 h\u00fcccet ona tamamlanm\u0131\u015f olur. Bu y\u00fczden Allah onu, sevaptan mahrum k\u0131lararak ona azap g\u00f6nderir. <\/p>\n<p>Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, o iki akidenin hadd-\u0131 vasat\u0131d\u0131r; yani ne cebirdir, ne de tefviz. \u0130\u015fte bu g\u00f6r\u00fc\u015f Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n Abaye ibn-i R\u0131b\u2019i el Esedi&#8217;ye buyurdu\u011fu s\u00f6z\u00fcn ayn\u0131s\u0131d\u0131r. A&#8217;baye, Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019dan, kendisiyle oturup kalk\u0131lan ve i\u015fler yap\u0131lan istitaat[27] hakk\u0131nda soru sordu\u011funda Hz. Ali ona \u015f\u00f6yle buyurdu: <\/p>\n<p>&#8220;\u0130stitaat hakk\u0131nda soru sordun; acaba sen ona, Allah&#8217;\u0131n m\u00fcdahelesi olmaks\u0131z\u0131n m\u0131 sahipsin, yoksa ona her ikiniz de mi sahipsiniz?&#8221; <\/p>\n<p>Abaye susup kald\u0131. <\/p>\n<p>Hz. Ali yine ona: <\/p>\n<p>&#8220;Ey Abaye, s\u00f6yle bakal\u0131m.&#8221; buyurdu. <\/p>\n<p>Abaye: \u201cNe s\u00f6yleyeyim?\u201d dedi. <\/p>\n<p>Hz. Ali:&#8221;E\u011fer ona her ikinizin de sahip oldu\u011funu s\u00f6ylersen, seni \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcm (zira bu akide \u015firktir); e\u011fer, Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7 bir m\u00fcdahelesi olmaks\u0131z\u0131n senin malik oldu\u011funu dersen yine seni \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcm.&#8221; (\u00e7\u00fcnk\u00fc bu k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr.) <\/p>\n<p>Abaye: <\/p>\n<p>&#8220;Ey Emir-el M\u00fc\u2019minin, \u00f6yleyse ne s\u00f6yliyeyim?&#8221; dedi\u011finde. <\/p>\n<p>Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m; <\/p>\n<p>&#8220;Sensiz ona sahip olan Allah\u2019\u0131n m\u00fclkiyetiyle ona malik oldu\u011funu s\u00f6yle.&#8221; buyurdular. E\u011fer onu sana verirse O&#8217;nun taraf\u0131ndan bir ba\u011f\u0131\u015ft\u0131r, vermedi\u011finde de O&#8217;nun taraf\u0131ndan bir belad\u0131r. Seni malik k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 her \u015feye O maliktir ve seni kadir k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 her \u015feye yine O kadirdir. \u0130nsanlar\u0131n: &#8220;La havle ve la kuvvete illa billah&#8221; dediklerinde Allah\u2019tan havl-u kuvvet istediklerini duymam\u0131\u015f m\u0131s\u0131n? <\/p>\n<p>Abaye: &#8220;Ey Emir-el M\u00fc\u2019minin, bu c\u00fcmlenin tefsiri nedir?&#8221; diye sordu. <\/p>\n<p>Hz. Ali \u015f\u00f6yle buyurdu: <\/p>\n<p>Allah&#8217;a isyan etmekten ka\u00e7\u0131nmak, Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131 (yard\u0131m\u0131) olmaks\u0131z\u0131n imkans\u0131zd\u0131r. Allah&#8217;a itaat etmekte de O&#8217;nun yard\u0131m\u0131 olmaks\u0131z\u0131n bir g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yoktur.&#8221; <\/p>\n<p>Bu s\u0131rada Abaye yerinden s\u0131\u00e7ray\u0131p Hz. Ali\u2019nin el ve aya\u011f\u0131n\u0131 \u00f6pt\u00fc.<\/p>\n<p>Yine Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019dan \u015f\u00f6yle bir rivayet nakledilmi\u015ftir: <\/p>\n<p>Necde isminde  bir  \u015fah\u0131s,  huzuruna  var\u0131p kendisinden Allah&#8217;\u0131 tan\u0131ma hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle bir soru sordu: &#8220;Ey Emir-el M\u00fc\u2019minin, Rabbini nas\u0131l tan\u0131d\u0131n?&#8221; <\/p>\n<p>\u0130mam aleyhi\u2019s-sel\u00e2m: <\/p>\n<p>&#8220;Bana ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 ay\u0131rt etme g\u00fcc\u00fc ve bana k\u0131lavuzluk eden ak\u0131l vas\u0131tas\u0131yla tan\u0131d\u0131m.&#8221; buyurdu. <\/p>\n<p>Necde: &#8220;Acaba sen bu tabiat \u00fczere mi yarat\u0131ld\u0131n?&#8221; diye sordu. <\/p>\n<p>\u0130mam aleyhi\u2019s-sel\u00e2m: <\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer b\u00f6yle yarat\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131m, o zaman ne  bir  iyili\u011fe  kar\u015f\u0131 \u00f6v\u00fcl\u00fcr ve ne de bir k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131 k\u0131nan\u0131rd\u0131m; hatta iyilik yapan k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapandan, k\u0131nanmaya daha lay\u0131k olurdu. (\u00e7\u00fcnk\u00fc iyi i\u015f yapan  o i\u015fi severek de\u011fil de zorla yapm\u0131\u015f olurdu.) \u0130\u015fte bundan anlad\u0131m ki, Allah Kaim ve Bak\u00ee&#8217;dir, O&#8217;nun haricindeki b\u00fct\u00fcn \u015feyler, sonradan meydana \u00e7\u0131kan, de\u011fi\u015fen ve z\u00e2il oland\u0131r. Hi\u00e7 bir zaman ebedi ve baki olan, zail olan ve sonradan meydana \u00e7\u0131kan \u015feyler gibi de\u011fildir.&#8221; <\/p>\n<p>Necde: &#8220;Ey Emir-el M\u00fc\u2019minin, sizi hekim bir ki\u015fi g\u00f6r\u00fcyorum.&#8221; dedi. <\/p>\n<p>\u0130mam aleyhi\u2019s-sel\u00e2m: <\/p>\n<p>&#8220;Ben ihtiyar sahibi bir ki\u015fiyim; dolay\u0131s\u0131yla iyilik yapmak yerine k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapacak olursam, buna kar\u015f\u0131l\u0131k cezaya u\u011frar\u0131m.&#8221; buyurdular.<\/p>\n<p>Yine Hz. Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m&#8217;dan \u015f\u00f6yle bir rivayet nakledilmi\u015ftir: &#8220;\u0130mam aleyhi\u2019s-sel\u00e2m \u015eam (S\u0131ff\u00een sava\u015f\u0131n)dan d\u00f6nd\u00fckten sonra ya\u015fl\u0131 bir adam kendilerine: &#8220;Ya Emir-el M\u00fc\u2019minin, bizim \u015eam&#8217;a olan hareketimiz, Allah&#8217;\u0131n kaza ve kaderiyle miydi?\u201d diye sordu. <\/p>\n<p>Hz. Ali \u015f\u00f6yle dedi: <\/p>\n<p>&#8220;Evet, ey \u015feyh, Allah&#8217;\u0131n kaza ve kaderi olmaks\u0131z\u0131n hi\u00e7 bir dereden yukar\u0131 \u00e7\u0131kmad\u0131n\u0131z ve hi\u00e7 bir tepeden de a\u015fa\u011f\u0131 inmediniz.&#8221; <\/p>\n<p>Ya\u015fl\u0131 adam, Hz. Ali&#8217;ye: &#8220;Ey Emir-el M\u00fc\u2019minin, demek \u00e7ekti\u011fim zahmetler Allah&#8217;\u0131n takdiriyle imi\u015f&#8221; dedi. <\/p>\n<p>Hz. Ali : <\/p>\n<p>&#8220;Sus&#8221; dedi &#8221;Allah-u Te\u00e2la sizin sevap ve m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131z\u0131, gitti\u011finiz zaman gidi\u015finizde, durdu\u011funuz zaman duru\u015funuzda ve d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz zaman d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fczde,  hareket halinde, ikamet etti\u011finiz menzilde ve d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz yolda \u00e7ok fazla k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z hi\u00e7 bir i\u015fe zorlanmad\u0131n\u0131z ve mecbur k\u0131l\u0131nmad\u0131n\u0131z. G\u00fcya sen bunun kesin bir kaza ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir kader oldu\u011funu sand\u0131n. E\u011fer (durum) b\u00f6yle olsayd\u0131; o zaman sevap ve ceza, m\u00fcjde ve korkutman\u0131n bir anlam\u0131 kalmazd\u0131 ve hi\u00e7 bir i\u015ften \u00f6t\u00fcr\u00fc o i\u015fi yapan sorumlu tutulamazd\u0131. (Yani bir adam bir i\u015fi yapt\u0131\u011f\u0131nda art\u0131k ondan sorumlu olmazd\u0131; her \u015fey Allah&#8217;a isnad edilirdi.) Bu s\u00f6z puta tapan ve \u015feytana uyanlar\u0131n s\u00f6z\u00fcd\u00fcr. Allah-u Te\u00e2la halka, ihtiyarla (iradeyle) amel etmelerini emretti\u011fi gibi azaptan korkmalar\u0131 i\u00e7in de onlar\u0131 nehyetmi\u015ftir. Ne bir kimse O&#8217;na itaat etmek i\u00e7in zorlan\u0131r ve ne de O&#8217;na isyan etmekle O ma\u011flup d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcl\u00fcr. G\u00f6kleri, yeri ve onlar\u0131n aras\u0131ndakileri bo\u015funa yaratmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu k\u00e2fir olan (Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r eden) kimselerin d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. \u00d6yleyse k\u00e2fir olanlara, Cehennem ate\u015finden dolay\u0131 yaz\u0131klar olsun.&#8221; <\/p>\n<p>Bu s\u0131rada ihtiyar adam aya\u011fa kalk\u0131p, Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00f6perek \u015fu i\u00e7erikte bir \u015fiiri okudu:<\/p>\n<p>Sen \u00f6yle bir imams\u0131n ki sana itaat etmekle, <\/p>\n<p>Kurtulu\u015f g\u00fcn\u00fc, Rahman Allah\u2019tan ma\u011ffiret bekliyoruz.<\/p>\n<p>Dinimizde \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015feyleri sen bize a\u00e7\u0131klad\u0131n.<\/p>\n<p>Rabbin, bizden taraf seni Cennet&#8217;le m\u00fck\u00e2fatland\u0131rs\u0131n.<\/p>\n<p>\u015eimdi art\u0131k zul\u00fcm ve isyan olarak yapt\u0131\u011f\u0131m<\/p>\n<p>\u00c7irkin i\u015fler i\u00e7in bir mazeret yeri kalmad\u0131.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere Hz. Emir-\u00fcl M\u00fc\u2019minin Ali aleyhi\u2019s-sel\u00e2m halk\u0131, Kur&#8217;an\u2019a uymaya, cebir ve tefvizi reddetmeye y\u00f6nlendirmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc cebir ve tefvize inanm\u0131\u015f olan, bat\u0131la, k\u00fcfre ve Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131 tekzip etmeye y\u00f6nelmi\u015f olur. <\/p>\n<p>Dalalet ve k\u00fcf\u00fcrden Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorum. Biz ne cebre inan\u0131-yoruz, ne de tefvize; biz, Kur\u2019\u00e2n&#8217;\u0131n tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi ve Peygamber&#8217;in Ehl-i Beytinden olan hidayet imamlar\u0131n\u0131n da inand\u0131\u011f\u0131 akide \u00fczere bu ikisinin aras\u0131nda yer alan hadd-\u0131 vasata inan\u0131yoruz; o hadd-\u0131 vasat da Allah&#8217;\u0131n bize verdi\u011fi g\u00fc\u00e7 ve kabiliyete dayal\u0131 olan imtihan ve s\u0131namakt\u0131r. Allah-u Te\u00e2la bizi bu verdi\u011fi kudretle,  kendisine kul etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kudret ve istitaatle (g\u00fc\u00e7 ve yetenekle) imtihan edilmenin misali, k\u00f6lesi ve \u00e7ok mal\u0131 olan bir adam\u0131n misaline benzer ki i\u015fin ak\u0131be-tinden haberdar oldu\u011fu halde k\u00f6lelerini s\u0131namak ister ve mal\u0131ndan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 onlar\u0131n yetkisine b\u0131rak\u0131r, masraf edilecek yerleri onlara g\u00f6sterir ve onlara, o mal\u0131 harcanmas\u0131 gereken yerlerde harcamalar\u0131n\u0131 emreder. Yine onlar\u0131, o mal\u0131 harcanmas\u0131n\u0131 sevmedi\u011fi yerlerde harcamaktan da nehyeder. Mal\u0131n ise her iki y\u00f6nde harcanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. K\u00f6lelerden biri mal\u0131, efendisinin emretti\u011fi ve raz\u0131 oldu\u011fu yerde harcar; di\u011feri ise efendisinin nehyetti\u011fi ve ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 bir yerde harcar. Efendi (maksad\u0131na ula\u015fmak i\u00e7in) k\u00f6leleri imtihan evine yerle\u015ftirir ve o evin onlar i\u00e7in ebedi yer olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onun bundan ba\u015fka bir evi oldu\u011funu ve yak\u0131nda o eve gideceklerini; orada sevap ve cezan\u0131n art\u0131k ebedi olaca\u011f\u0131n\u0131 onlara bildirir. Bu durumda e\u011fer k\u00f6le, efendisinin verdi\u011fi mal\u0131 onun emretti\u011fi \u015fekilde harcam\u0131\u015f olursa, ona vaad etti\u011fi ebedi sevab\u0131, gidece\u011fini bildirdi\u011fi \u00f6b\u00fcr evde ona verecektir. Ama, mal\u0131 efendisinin nehyetti\u011fi yerlerde harcam\u0131\u015f olursa o zaman da onu, ebedi evde daimi cezaya \u00e7arpt\u0131r\u0131r. Efendi, imtihan evinde ikamet i\u00e7in de belirli bir zaman tayin etti\u011finden, o zaman doldu\u011funda hem mal ba\u015fkas\u0131n\u0131n eline ge\u00e7er, hem de di\u011fer bir k\u00f6le, bu k\u00f6lenin yerini al\u0131r. Oysa, efendinin mala ve k\u00f6leye olan malikiyeti daimidir. (Hi\u00e7 bir zaman k\u00f6le ve mal\u0131n yetkisi onun elinden \u00e7\u0131kmaz.) Fakat  bu ilk  evde oturma m\u00fcddeti dolmad\u0131k\u00e7a bu mal\u0131 ondan almayaca\u011f\u0131na s\u00f6z vermi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc adalet, vefa, insaf ve hikmet bu efendinin vas\u0131flar\u0131ndand\u0131r. Bu durumda e\u011fer k\u00f6le, mal\u0131 harcanmas\u0131 gereken yerde harcarsa, efendinin, vaad etti\u011fi sevaba vefa etmesi, ona l\u00fctufta bulunmas\u0131 ve b\u00e2ki yurtta onu daimi bir nimetle m\u00fck\u00e2fatland\u0131rmas\u0131 gerekli de\u011fil midir? Yine e\u011fer k\u00f6le, efendisinin ona temlik etti\u011fi mal\u0131, \u015fu ilk evde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnlerde nehyedilen yerlerde harcayarak efendisinin emrine ayk\u0131r\u0131 davran\u0131rsa, o zaman efendisinin onu \u00f6nceden korkuttu\u011fu, daimi azapla cezaland\u0131rmas\u0131n\u0131 hak eder. <\/p>\n<p>Bu durumda onu cezaland\u0131r\u0131rsa ona zul\u00fcm etmi\u015f olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6nceden her \u015feyi ona bildirmi\u015ftir ve onu gelecekten  de haberdar k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun, vaad etti\u011fi m\u00fcjde ve tehdidinin ger\u00e7ekle\u015fmesi de gerekir. Zaten kadir ve egemen olan bir efendi b\u00f6yle olmal\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>(Bu misalde ge\u00e7en) Efendi, Allah-u Te\u00e2la&#8217;d\u0131r. K\u00f6le ise, yarat\u0131lm\u0131\u015f insano\u011fludur. Mal, Allah&#8217;\u0131n (ona verdi\u011fi) geni\u015f kudretidir. \u0130mtihan, hikmet ve kudreti izhar etmesidir. Fani yurt, d\u00fcnyad\u0131r. Efendinin ona malikiyetini ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 mal, Allah\u2019\u0131n insan o\u011fluna verdi\u011fi g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Allah&#8217;\u0131n, mal\u0131n (g\u00fc\u00e7lerin) harcanmas\u0131n\u0131 emretti\u011fi yerler, peygamberlere itaat ve Allah\u2019tan getirdikleri \u015feyleri kabul etmektir. Nehyedilen \u015feyler, \u015feytan\u0131n yollar\u0131d\u0131r. Vaadi ise, daimi nimet olan cennettir. Fani olan yurt, d\u00fcnyad\u0131r. B\u00e2ki kal\u0131nacak olan son ev ise ahiret yurdudur. Cebir ve tefviz aras\u0131ndaki kavl (yol), Allah&#8217;\u0131n kula verdi\u011fi kudret, g\u00fc\u00e7 ve yetenek vesilesiyle olan imtihan ve s\u0131namas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p> Bunun  izah\u0131 ise,  (Allah&#8217;\u0131n  verdi\u011fi)  b\u00fct\u00fcn  faziletleri i\u00e7eren \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n buyurmu\u015f oldu\u011fu (ileride zikredece\u011fimiz) be\u015f \u00f6zelliktedir. Ben, Allah&#8217;\u0131n izniyle Kur\u2019\u00e2n&#8217;dan olan \u015fahid ve beyanlarla o be\u015f \u00f6zelli\u011fi a\u00e7\u0131kl\u0131yaca\u011f\u0131m. <\/p>\n<p>Bedenin Sihhatli Olu\u015fu<\/p>\n<p>\u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n bu s\u00f6z\u00fcn\u00fcn manas\u0131, insan\u0131n v\u00fccudunun ve duyu organlar\u0131n\u0131n m\u00fckemmel olu\u015fu, akl\u0131n ve ay\u0131rt edebilme g\u00fcc\u00fcn\u00fcn sebat\u0131 ve dilin de konu\u015fma kabiliyetinin olmas\u0131ndan ibarettir. Allah-u Te\u00e2la bu konuda \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Andolsun ki biz, Adem o\u011fullar\u0131n\u0131 y\u00fccelttik; onlar\u0131 karada ve denizde (\u00e7e\u015fitli ara\u00e7larla) ta\u015f\u0131d\u0131k, onlar\u0131, tertemiz \u015feylerle r\u0131z\u0131klard\u0131rd\u0131k ve onlar\u0131 yaratt\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7o\u011fundan bir \u00fcst\u00fcnl\u00fckle \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131k\u201d[28] <\/p>\n<p>Allah-u  Te\u00e2la bu ayetinde Adem o\u011fullar\u0131n\u0131, otlayan, y\u0131rt\u0131c\u0131 ve suda ya\u015fayan hayvanlardan olu\u015fan di\u011fer yarat\u0131klar\u0131na, ku\u015flara ve duyu organlar\u0131n\u0131n idrak etti\u011fi her hareket eden \u015feye, ay\u0131rt etme g\u00fcc\u00fc, ak\u0131l ve konu\u015fma kudreti ile \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 haber vermi\u015ftir. Nitekim Kur\u2019an-\u0131 Kerim&#8217;de \u015f\u00f6yle buyurulmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>&#8220;Do\u011frusu biz insan\u0131, en g\u00fczel bir bi\u00e7imde yaratt\u0131k.&#8221;[29] <\/p>\n<p>&#8220;Ey insan, \u00fcst\u00fcn kerem sahibi olan Rabbine kar\u015f\u0131, seni aldat\u0131p-yan\u0131ltan nedir? \u00d6ylesine Rabb ki seni yaratt\u0131, sana d\u00fczen i\u00e7inde bir bi\u00e7im verdi, seni d\u00fczg\u00fcn bir hale getirdi. Diledi\u011fi bir surette de seni tertip etti.\u201d[30] <\/p>\n<p>Bunlara benzer ayetler \u00e7oktur. <\/p>\n<p>\u00d6yleyse, Allah&#8217;\u0131n insana verdi\u011fi ilk nimet, akl\u0131n s\u0131hhatidir ve di\u011fer varl\u0131klar\u0131n \u00e7o\u011fundan \u00fcst\u00fcn olu\u015fu da akl\u0131n kemali ve a\u00e7\u0131k bir beyan g\u00fcc\u00fcne sahip olmas\u0131 hasebiyledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yer y\u00fcz\u00fcnde hareket sahibi olan her varl\u0131k, duygu ve idrakleriyle ayakta duruyor ve tekam\u00fcle eri\u015fiyor. B\u00f6ylece Allah-u Te\u00e2la, Adem o\u011fullar\u0131n\u0131, duyu organlar\u0131yla idrak edilen di\u011fer varl\u0131klarda mevcud olmayan konu\u015fma g\u00fcc\u00fcyle \u00fcst\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu konu\u015fma g\u00fcc\u00fcnden dolay\u0131 Allah-u Te\u00e2la Adem o\u011fullar\u0131n\u0131 di\u011fer mahlukata egemen k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, \u00f6yle ki insan emir ve nehyediyor, di\u011fer varl\u0131klar da onun emir ve nehyine tabi oluyorlar. <\/p>\n<p>Nitekim Allah-u Te\u00e2la, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;de \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>&#8220;Sizi do\u011fru yola sevketmesine kar\u015f\u0131l\u0131k, Allah&#8217;\u0131 b\u00fcy\u00fck bilmeniz i\u00e7in onlar\u0131 (hayvanlar\u0131) boyun e\u011fdirdi&#8221;.[31]<\/p>\n<p>&#8220;Denizi de sizin emrinize veren O&#8217;dur, ondan \u00e7\u0131kan tap taze bal\u0131klar\u0131 yemektesiniz ve giyiminizde ondan s\u00fcs e\u015fyalar\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131p giymektesiniz.&#8221;[32]<\/p>\n<p>&#8220;Hayvanlar\u0131 da sizin i\u00e7in yaratt\u0131, onlarda \u0131s\u0131nma ve yararlar vard\u0131r ve onlardan yemektesiniz. Ak\u015famleyin otlaktan getirir, sabahleyin otla\u011fa g\u00f6t\u00fcr\u00fcrken de onlarda sizin i\u00e7in bir g\u00fczellik vard\u0131r (zevk al\u0131rs\u0131n\u0131z onlardan). Ancak zorluklara katlanarak varabilece\u011finiz \u015fehirlere de y\u00fcklerinizi ta\u015f\u0131rlar.&#8221; [33]<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Allah-u Te\u00e2la insana, uyumlu bir yarat\u0131l\u0131\u015f, konu\u015fma kabiliyeti ve iyiyi k\u00f6t\u00fcden ay\u0131rt edebilme yetene\u011fini ve m\u00fckellef k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feyi yerine getirme g\u00fcc\u00fcn\u00fc verdikten sonra onu kendine itaat edip emrine uymaya davet ederek \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;\u00d6yleyse g\u00fcc\u00fcn\u00fcz yetti\u011fi kadar Allah\u2019tan korkup-sak\u0131n\u0131n, dinleyin ve itaat edin&#8221;[34]<\/p>\n<p>Allah hi\u00e7 kimseyi g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yetti\u011finden fazla bir \u015feyle m\u00fckellef k\u0131lmaz.&#8221;[35]<\/p>\n<p>&#8220;Allah hi\u00e7 kimseyi verdi\u011fi miktardan daha fazla bir \u015feyle m\u00fckellef k\u0131lmaz.&#8221;[36] <\/p>\n<p>Bunlara benzer di\u011fer bir\u00e7ok ayetler de mevcuttur. Demek ki Allah-u Te\u00e2la, kulun duyu organlar\u0131ndan birini ondan ald\u0131\u011f\u0131nda, o duyu organ\u0131na ait olan sorumlulu\u011fu da ondan kald\u0131r\u0131l\u0131r. \u0130\u015fte bunun i\u00e7in buyurmu\u015ftur ki: <\/p>\n<p>&#8220;K\u00f6r olana vebal yoktur, topal olana vebal yoktur&#8230;&#8221;[37] <\/p>\n<p>Bu s\u0131fatlar bulunan kimselerden, cihat ve bu organlarla yap\u0131labilen b\u00fct\u00fcn vazifeler kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hac ve zek\u00e2t\u0131 da, mali g\u00fcc\u00fc olan kimseye, ona vermi\u015f oldu\u011fu g\u00fc\u00e7ten dolay\u0131 farz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve fakir kimseye hac ve zek\u00e2t\u0131 farz k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 buyurmu\u015f ki: <\/p>\n<p>&#8220;Ona (Ka&#8217;be&#8217;ye) bir yol bulup g\u00fc\u00e7 yetirenlerin gidip o evi ziyaret ederek haccetmesi Allah&#8217;\u0131n insanlar \u00fczerindeki hakk\u0131d\u0131r.&#8221;[38] <\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la z\u0131h\u00e2r[39] hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Kar\u0131lar\u0131na z\u0131harda bulunanlar, sonra da dediklerinden d\u00f6nenlerin kar\u0131lar\u0131yla temas etmeden \u00f6nce bir k\u00f6leyi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kavu\u015fturmalar\u0131 gerekir&#8230; Ancak buna imkan bulmayanlar i\u00e7in de birbirleriyle temas etmeden \u00f6nce, kesintisiz iki ay oru\u00e7 tutma var; buna da g\u00fc\u00e7 yetiremeyenler altm\u0131\u015f yoksulu doyursun.&#8221;[40] <\/p>\n<p>Bunlar\u0131n hepsi, Allah-u Te\u00e2lan&#8217;n\u0131n kulunu, verdi\u011fi g\u00fc\u00e7den daha fazla bir \u015feyle sorumlu tutmad\u0131\u011f\u0131na delildir. \u0130\u015fte bu, hilkatin (bedenin) s\u0131hhatidir.<\/p>\n<p>Yolun A\u00e7\u0131k Olmas\u0131<\/p>\n<p>Yolun a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan maksat, Allah&#8217;\u0131n emriyle amel etmekten insan\u0131 al\u0131koyacak bir engelin olmamas\u0131d\u0131r. Allah-u Te\u00e2la Kur\u2019\u00e2n&#8217;da, \u00e7aresiz olan ve bir yol bulamayan (Mekke&#8217;den hicret etmeye g\u00fc\u00e7leri olmayan) ma\u011flup d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f kimseler hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle buyurmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ancak yurtlar\u0131ndan g\u00f6\u00e7mek i\u00e7in bir hile, bir yol bulamayan m\u00fcstaz&#8217;af erkekler, kad\u0131nlar ve \u00e7ocuklar bu h\u00fck\u00fcmden m\u00fcstesna.&#8221;[41] <\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in Allah-u Te\u00e2la, Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019de bir \u00e7aresi olmayan mustaz&#8217;aflara (el alt\u0131nda kalm\u0131\u015f acizlere) kalpleri imanla g\u00fcvenli oldu\u011fu takdirde hi\u00e7 bir itiraz\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Zaman\u0131n Yeterli Olmas\u0131<\/p>\n<p>Yeterli zaman\u0131n olmas\u0131ndan maksat, insan\u0131n, Allah&#8217;\u0131 tan\u0131man\u0131n kendisine farz oldu\u011fu vakitten \u00f6lene kadar ge\u00e7irdi\u011fi \u00f6mr\u00fcd\u00fcr; yani iyiyi k\u00f6t\u00fcden ay\u0131rt etme g\u00fcc\u00fcn\u00fc elde edip bali\u011f oldu\u011fu vakitten t\u00e2 \u00f6l\u00fcm zaman\u0131na kadar olan s\u00fcredir. \u00d6yleyse kim hakk\u0131 aramaya koyulur, ama kemale eri\u015femeden \u00f6l\u00fcrse hay\u0131r \u00fczere \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim Allah-u Te\u00e2la \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Allah ve Resul\u00fcne do\u011fru hicret etmek \u00fczere evinden \u00e7\u0131kan, sonra kendisine \u00f6l\u00fcm gelip \u00e7atan ki\u015finin ecri, (m\u00fck\u00e2fat\u0131) ku\u015fkusuz Allah&#8217;a aittir.&#8221;[42] <\/p>\n<p>Bu adam yeterli vaktin verilmemesi nedeniyle Allah&#8217;\u0131n d\u00fcsturlar\u0131na tam olarak amel etmeye muvaffak olmazsa bile m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131 alacakt\u0131r. Yine Allah-u Te\u00e2la, bali\u011f olmayanlara haram  k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 \u015feyleri, bali\u011f olanlara haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu konuda \u015f\u00f6yle buyuruyor: <\/p>\n<p>&#8220;\u0130nanan kad\u0131nlara s\u00f6yle: G\u00f6zlerini haramdan sak\u0131nd\u0131rs\u0131nlar, \u0131rzlar\u0131n\u0131 korusunlar&#8230; s\u00fcslerini kocalar\u0131ndan&#8230; ya da kad\u0131nlar\u0131n hen\u00fcz mahrem yerlerini tan\u0131mayan \u00e7ocuklardan ba\u015fkas\u0131na g\u00f6stermesinler.&#8221;[43] <\/p>\n<p>B\u00f6ylece kad\u0131nlar\u0131, ziynetlerini \u00e7ocuklara g\u00f6stermekten men etmemi\u015ftir, dolay\u0131s\u0131yla (bali\u011f olanlar i\u00e7in ge\u00e7erli olan) h\u00fck\u00fcmler \u00e7ocuklar hakk\u0131nda ge\u00e7erli de\u011fildir.<\/p>\n<p>Az\u0131\u011f\u0131n Olmas\u0131<\/p>\n<p>Az\u0131k yani mal\u00ee kudret ve ilah\u00ee vazifeyi yapmada kulun ihtiya\u00e7 duydu\u011fu yeterli yiyecek . <\/p>\n<p>Nitekim Allah-u Te\u00e2la konuyla ilgili olarak Kur\u2019\u00e2n&#8217;da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;(Allah&#8217;a ve Res\u00fcl\u00fcne kar\u015f\u0131 i\u00e7ten ba\u011fl\u0131 kal\u0131p hayra \u00e7a\u011f\u0131ranlar olduklar\u0131 s\u00fcrece, \u015f\u00fcphesiz infak etmek i\u00e7in bir \u015fey bulamayanlara, hi\u00e7 bir sorumluluk yoktur.) \u0130yilik edenlerin aleyhinde de bir s\u00f6z yoktur.&#8221;[44] <\/p>\n<p>Allah-u Te\u00e2la\u2019n\u0131n infak etmeye bir \u015fey bulamayanlar\u0131n \u00f6zr\u00fcn\u00fc kabul etti\u011fini, hac, cihad vb. \u015feyler i\u00e7in az\u0131\u011f\u0131 ve bine\u011fi olan kimseleri de mazur g\u00f6rmedi\u011fini g\u00f6rm\u00fcyor musun? B\u00f6ylece fakirleri de (zek\u00e2t konusunda) muaf k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve zenginlerin mallar\u0131nda onlar i\u00e7in bir hak belirlemi\u015f ve \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;(Sadakalar) kendilerini Allah yolunda adayan fakirler i\u00e7indir ki, onlar yery\u00fcz\u00fcnde dola\u015fmaya g\u00fc\u00e7 yetiremezler.&#8221;[45] <\/p>\n<p>B\u00f6ylece onlar\u0131n, mali vecibelerden muaf k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 emredip g\u00fc\u00e7leri yetmedi\u011fi ve malik olmad\u0131klar\u0131 \u015feyler i\u00e7in haz\u0131rlanmay\u0131 da onlardan istememi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131 \u0130\u015fe Y\u00f6nelten Sebebin Varolmas\u0131<\/p>\n<p>O insan\u0131 her i\u015fe sevkeden niyyetten ibarettir. Ona ait olan duyu organ\u0131 ise kalptir. \u00d6yleyse kim kalbinin inanmad\u0131\u011f\u0131 bir din \u00fcze-reyken bir ameli yaparsa, Allah onun o amelini ondan kabul etmez. \u0130\u015fte bunun i\u00e7in, Allah-u Te\u00e2la m\u00fcnaf\u0131klar hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Kalplerinde olmayanlar\u0131 a\u011f\u0131zlar\u0131yla s\u00f6yl\u00fcyorlar, Allah onlar\u0131n gizli tuttuklar\u0131n\u0131 daha iyi bilir.&#8221;[46] <\/p>\n<p>Daha sonra m\u00fc\u2019minleri k\u0131namak i\u00e7in \u015fu ayeti Peygamber&#8217;e indirdi: <\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler, yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi neden s\u00f6yl\u00fcyorsunuz?&#8221;[47] <\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla, ki\u015fi bir s\u00f6z s\u00f6yledi\u011finde kalbi s\u00f6ylenene inan\u0131rsa niyeti onu, ameliyle s\u00f6z\u00fcn\u00fc tasdik etmeye zorlar; s\u00f6z\u00fcne inanmad\u0131\u011f\u0131nda ise niyeti onu amele sevketmez. Hatta insan, bir engel dolay\u0131s\u0131yla (zahirde) akidesine  ayk\u0131r\u0131 bir  i\u015f yapacak olursa bile Allah onun do\u011fru niyetini kabul eder. <\/p>\n<p>Nitekim Allah-u Te\u00e2la, (Ammar-\u0131 Yasir. hakk\u0131nda) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Kalbi imanla tatmin bulmu\u015f oldu\u011fu halde bask\u0131 alt\u0131nda zorlanarak (zahirde) k\u00fcfre d\u00fc\u015fen kimse hari\u00e7&#8230;\u201d[48] <\/p>\n<p>Yine (kas\u0131ts\u0131z ve iradesiz) yemin etme hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>\u201cAllah, sizi yeminlerinizdeki rastgele s\u00f6ylemelerinizden, bo\u015f s\u00f6zlerden dolay\u0131 sorumlu tutmaz.&#8221;[49] <\/p>\n<p>\u00d6yleyse Kur\u2019\u00e2n ve Peygamber\u2019in hadisleri, kalbin b\u00fct\u00fcn duyu organlar\u0131na malik oldu\u011funa ve bu organlar\u0131n i\u015flerini do\u011frulama g\u00fcc\u00fcne sahip bulundu\u011funa, kalbin do\u011frulad\u0131\u011f\u0131 \u015feyi hi\u00e7 bir organ\u0131n iptal edemeyece\u011fine delalet etmektedir. <\/p>\n<p>\u0130\u015fte bunlar \u0130mam Sad\u0131k aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n buyurdu\u011fu be\u015f \u00f6rne\u011fin izah\u0131d\u0131r. Bunlar, cebir ve tefvizin aras\u0131nda yer alan hadd-i vasat\u0131 i\u00e7ermektedir. E\u011fer bu be\u015f \u00f6rnek insan\u0131n v\u00fccudunda toplanm\u0131\u015f olursa, Allah ve Resul\u2019\u00fcn\u00fcn buyurdu\u011fu b\u00fct\u00fcn \u015feyleri yapmas\u0131 gerekir (art\u0131k onlar\u0131 terketmeye hi\u00e7 bir \u00f6zr\u00fc kalmaz). E\u011fer onlardan bir tanesi noksan olursa, o noksanl\u0131k oran\u0131nda vazifeleri de azal\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n, iki kavlin aras\u0131n\u0131 (hadd-\u0131 vasat akidesini) i\u00e7eren istitaat vesilesiyle imtihan olunduklar\u0131na dair Kur\u2019\u00e2\u2019n\u00ee \u015fahitler \u00e7oktur. O ayetlerden baz\u0131lar\u0131 \u015funlardan ibarettir: <\/p>\n<p>&#8220;Andolsun ki biz, sizden m\u00fccahid olanlarla, sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya \u00e7\u0131kar\u0131ncaya) kadar sizi deneyece\u011fiz ve haberlerinizi de s\u0131n\u0131yaca\u011f\u0131z (a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131z).\u201d[50]<\/p>\n<p>&#8220;Ayetlerimizi yalanlayanlar\u0131, yak\u0131nda hi\u00e7 anlamayacaklar\u0131 bir y\u00f6nden derece derece helaka yakla\u015ft\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221;[51]<\/p>\n<p>&#8220;Elif l\u00e2m m\u00eem. \u0130nsanlar, (yaln\u0131zca) iman ettik diyerek denenmeden b\u0131rak\u0131l\u0131verileceklerini mi sand\u0131lar?&#8221;[52]<\/p>\n<p>S\u0131namak manas\u0131na gelen &#8220;fitneler&#8221; hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;And olsun ki biz, S\u00fcleyman&#8217;\u0131 s\u0131nad\u0131k.&#8221;[53] <\/p>\n<p>Hz. Musa&#8217;n\u0131n k\u0131ssas\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;\u015e\u00fcphe yok ki biz, senden sonra kavmini s\u0131nad\u0131k. Samiri, onlar\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131p-sapt\u0131rd\u0131.\u201d[54]<\/p>\n<p>Yine Hz. Musa aleyhi\u2019s-sel\u00e2m\u2019\u0131n Allah&#8217;a: &#8220;Rabbim,&#8230; o senin fitnenden (s\u0131namandan) ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.&#8221;[55] demesi buna bir \u00f6rnektir. <\/p>\n<p>\u0130\u015fte ayetler bunlard\u0131r, birbiriyle k\u0131yaslan\u0131rlar ve birbirlerine tan\u0131kl\u0131k ederler. <\/p>\n<p>\u0130mtihan ve s\u0131namak manas\u0131na gelen belva kelimesini i\u00e7eren ayetlerine gelince \u015funlardan ibarettir: Allah Te\u00e2la buyuruyor ki: <\/p>\n<p>&#8220;Ancak, size verdikleriyle sizi s\u0131namak istedi.&#8221;[56]<\/p>\n<p>&#8220;Sonra (Allah) sizi s\u0131nmak i\u00e7in, sizi onlardan geri \u00e7evirdi.&#8221;[57]<\/p>\n<p>&#8220;Biz o bah\u00e7e sahiplerini s\u0131nad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, bunlar\u0131 da s\u0131nad\u0131k.&#8221;[58]<\/p>\n<p>&#8220;O amel (davran\u0131\u015f ve eylem) bak\u0131m\u0131ndan hanginizin daha iyi ve g\u00fczel olaca\u011f\u0131n\u0131 denemek i\u00e7in \u00f6l\u00fcm\u00fc ve hayat\u0131 yaratt\u0131.&#8221;[59] <\/p>\n<p>&#8220;Hani Rabbi, \u0130brahim&#8217;i birtak\u0131m kelimelerle s\u0131nad\u0131.&#8221;[60]<\/p>\n<p>&#8220;Allah dileseydi elbette onlardan intikam al\u0131rd\u0131; fakat (sava\u015f) sizleri birbirinizle s\u0131namas\u0131 i\u00e7indir.\u201d[61] <\/p>\n<p>Kur\u2019\u00e2n&#8217;da &#8220;belva&#8221; lafz\u0131yla ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn ayetlerin \u00f6rne\u011fi, \u00fcsteki mezkur ayetlerden ibarettir. Bunlar\u0131n hepsi s\u0131namak manas\u0131nad\u0131r ve bunlara benzer ayetler Kur\u2019\u00e2n&#8217;da \u00e7oktur. Bu ayetler, imtihan ve s\u0131namay\u0131 isbatlamaktad\u0131r. Allah-u Te\u00e2la, halk\u0131 abes olarak yaratmam\u0131\u015ft\u0131r; onlar\u0131 kendi ba\u015flar\u0131na da b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r, hikmetine oyun kar\u0131\u015ft\u0131rmam\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim kendisi \u015f\u00f6yle buyrumaktad\u0131r: <\/p>\n<p>&#8220;Bizim sizi bo\u015f bir ama\u00e7 u\u011fruna yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 m\u0131 sand\u0131n\u0131z?&#8221;[62] <\/p>\n<p>E\u011fer bir adam: &#8220;Allah-u Te\u00e2la, kullar\u0131n durumunu bilmedi\u011finden mi onlar\u0131 s\u0131n\u0131yor?&#8221; derse, \u015f\u00f6yle deriz: <\/p>\n<p>Hay\u0131r, \u00f6yle de\u011fildir. Allah-u Te\u00e2la, kulun amelinden \u00f6nce bile onun ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilmektedir. <\/p>\n<p>Nitekim (cehennem ehli hakk\u0131nda) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Geriye d\u00f6nd\u00fcr\u00fclseler bile nehyedildikleri \u015feylere \u015f\u00fcphesiz yine d\u00f6neceklerdir.&#8221;[63] <\/p>\n<p>Onlar\u0131 s\u0131namaktan maksat, adaletini onlara bildirmek ve ancak amelden sonra ve delil \u00fczere onlara azap etmektir. <\/p>\n<p>Nitekim \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer biz onlar\u0131 bundan \u00f6nceki bir azapla helak etmi\u015f olsayd\u0131k \u015f\u00fcphesiz diyeceklerdi ki: Rabbimiz, bize bir el\u00e7i g\u00f6nderseydin de, k\u00fc\u00e7\u00fclmeden ve a\u015fa\u011f\u0131lanmadan \u00f6nce senin ayetlerine tabi olsayd\u0131k.&#8221;[64] <\/p>\n<p>Yine buyurmu\u015ftur ki: <\/p>\n<p>&#8220;Biz bir peygamber g\u00f6ndermekdik\u00e7e (hi\u00e7 bir toplumu) azapland\u0131r\u0131c\u0131 de\u011filiz.&#8221;[65] <\/p>\n<p>Ve (peygamberler hakk\u0131nda da) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>\u201cPeygamberler, m\u00fcjdeciler ve uyar\u0131c\u0131-korkutucular olarak g\u00f6nderildi.\u201d[66] <\/p>\n<p>Netice olarak, Allah-u Te\u00e2la, kullar\u0131 onlara verdi\u011fi kudret vas\u0131tas\u0131yla s\u0131n\u0131yor. \u0130\u015fte bu, cebir ve tefviz aras\u0131ndaki orta yol olan akidedir. Kur\u2019\u00e2n ve Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyt&#8217;inden olan imamlar da bunu buyurmu\u015flard\u0131r. <\/p>\n<p>Bu ayet: &#8220;Allah diledi\u011fini hidayet eder, diledi\u011fini sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr.&#8221; ve buna benzer ayetler hangi s\u00f6ze delildir? (Cebir mezhebini te&#8217;yid etmiyor mu?) derseler, cevaben \u015f\u00f6yle deriz: <\/p>\n<p>Bu \u00e7e\u015fit ayetlerin hepsi iki \u015fekilde mana edilebilir; O manalardan biri \u015fudur: Bu ayetler, Allah&#8217;\u0131n kudretinden haber vermektedirler. Yani Allah-u Te\u00e2la, istedi\u011fini hidayet etmeye ve istedi\u011fini sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcrmeye kadirdir. Ama e\u011fer onlar\u0131 hidayet veya sap\u0131kl\u0131\u011fa mecbur k\u0131larsa, mektupta izah etti\u011fimiz gibi art\u0131k onlara sevap ve ceza gerekli olmaz. <\/p>\n<p>O manalardan di\u011feri ise \u015fudur: Allah&#8217;\u0131n hidayeti, do\u011fru yolu g\u00f6stermek anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Nitekim Kur\u2019\u00e2n&#8217;da \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <\/p>\n<p>&#8220;Semud&#8217;a da gelince, biz onlar\u0131 hidayet ettik.&#8221; (Yani onlara do\u011fru yol g\u00f6sterdik) &#8220;Fakat onlar k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc, hidayete tercih ettiler.&#8221;[67] <\/p>\n<p>Zira, e\u011fer onlar\u0131 cebren hidayet etseydi o zaman sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmeye kudretleri olmazd\u0131. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz m\u00fcte\u015fabih ayetleri, sar\u0131lmaya emrolundu\u011fumuz muhkem ayetlere h\u00fcccet k\u0131lamay\u0131z. Allah-u Te\u00e2la Kur\u2019\u00e2n&#8217;da buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Ondan kitab\u0131n temeli olan bir k\u0131s\u0131m ayetler muhkemdir (manas\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r); di\u011ferleri de m\u00fcte\u015fabihdir. Kalplerinde e\u011frilik olanlar, fitne (ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k) \u00e7\u0131karmak ve onlar\u0131 te&#8217;vil etmek (olmad\u0131k yorumlar yapmak) i\u00e7in m\u00fcte\u015fabih olan\u0131na uyarlar.&#8221;[68] <\/p>\n<p>Yine buyurmu\u015ftur ki: &#8220;\u00d6yleyse s\u00f6z dinleyip de en g\u00fczeline -yani en muhkem ve en a\u00e7\u0131\u011f\u0131na- uyanlara m\u00fcjde ver. \u0130\u015fte onlar Allah&#8217;\u0131n kendilerini hidayete eri\u015ftirdi\u011fi kimselerdir ve onlar temiz ak\u0131l sahipleridir.\u201d[69] <\/p>\n<p>Allah, bizi ve sizi sevdi\u011fi ve raz\u0131 oldu\u011fu \u015feyi s\u00f6ylemeye ve onunla amel etmeye muvaffak k\u0131ls\u0131n. Bizi ve sizi kendi minnet ve ihsan\u0131yla masiyetten uzak eylesin. <\/p>\n<p>Allah\u2019a, O\u2019nun lay\u0131k oldu\u011fu \u015fekilde sonsuz hamd olsun. Allah\u2019\u0131n salat ve selam\u0131 Muhammed ve p\u00e2k Ehl-i Beyt\u2019ine olsun.<\/p>\n<p>Allah, bize yeterlidir ve O ne g\u00fczel vekildir.<\/p>\n<p>[1]- Bir i\u015fi birisine b\u0131rakmak; tefviz ehlinden maksat; Allah\u2019\u0131n, insanlar\u0131n i\u015flerini kendilerine b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131na inanan ve tarihte Kaderiyye f\u0131rkas\u0131 diye tan\u0131nan f\u0131rkad\u0131r. Cebriyye f\u0131rkas\u0131 ise bunun aksine yarat\u0131klar\u0131n b\u00fct\u00fcn i\u015flerinde mecbur olduklar\u0131na inanan f\u0131rkad\u0131r.<\/p>\n<p>[2] &#8211; Maide\/55,56.<\/p>\n<p>[3]- Ahzab\/57. Peygamber&#8217;e eziyet etmek, Allah&#8217;a eziyet etmektir; Peygamber&#8217;in Ehl-i Beytine eziyet etmek de Peygamber&#8217;e eziyet etmektir. <\/p>\n<p>[4]-Yani s\u00fcrekli hamle eden ve d\u00fc\u015fmandan ka\u00e7mayan.<\/p>\n<p>[5]- Kehf\/49.<\/p>\n<p>[6]- Hac\/10.<\/p>\n<p>[7]- Yunus\/44.<\/p>\n<p>[8]- Bakara\/81.<\/p>\n<p>[9]- Nis\u00e2\/10.<\/p>\n<p>[10]- Nis\u00e2\/56.<\/p>\n<p>[11]- Bakara\/85.<\/p>\n<p>[12]- En\u2019\u00e2m\/160.<\/p>\n<p>[13]- \u00c2l-i \u0130mr\u00e2n\/30.<\/p>\n<p>[14]- M\u00fc\u2019min\/17.<\/p>\n<p>[15]- Bu ihtimal, Allah hakk\u0131nda kesinlikle bat\u0131ld\u0131r.<\/p>\n<p>[16]-Z\u00fcmer\/7.<\/p>\n<p>[17]-\u00c2l-i \u0130mran\/102.<\/p>\n<p>[18]- Zariyat\/56,57.<\/p>\n<p>[19]-Nis\u00e2\/\/36.<\/p>\n<p>[20]- Enfal\/20.<\/p>\n<p>[21]- Bakara\/85.<\/p>\n<p>[22]- Zuhruf\/31.<\/p>\n<p>[23]- Mekke&#8217;nin ileri gelenlerindendir.<\/p>\n<p>[24]- Taif&#8217;in ileri gelenlerindendir.<\/p>\n<p>[25]- Zuhruf\/32.<\/p>\n<p>[26]- Ahzab\/36.<\/p>\n<p>[27]- G\u00fc\u00e7 ve imkan sahibi olmak.<\/p>\n<p>[28] &#8211; \u0130sr\u00e2\/70.<\/p>\n<p>[29]- T\u00een\/4.<\/p>\n<p>[30] &#8211; \u0130nfitar\/6-8.<\/p>\n<p>[31]- Hac\/37.<\/p>\n<p>[32]- Nahl\/14.<\/p>\n<p>[33]- Nahl\/5,6,7.<\/p>\n<p>[34]- Te\u011fabun\/16.<\/p>\n<p>[35]- Bakara\/286.<\/p>\n<p>[36]- Tal\u00e2k\/7.<\/p>\n<p>[37]- Nur\/61.<\/p>\n<p>[38]- \u00c2l-i \u0130mran\/97.<\/p>\n<p>[39]-Z\u0131har, bir insan\u0131n kar\u0131s\u0131na \u201csenin s\u0131rt\u0131n anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibidir (yani sen, adeta benim anams\u0131n)\u201d diyerek ondan uzakla\u015fmak, ayr\u0131lmak istemesidir.<\/p>\n<p>[40]- M\u00fccadele\/3,4.<\/p>\n<p>[41]- Nis\u00e2\/98.<\/p>\n<p>[42]- Nis\u00e2\/100.<\/p>\n<p>[43]- Nur\/31.<\/p>\n<p>[44]- Bakara\/273.<\/p>\n<p>[45]- Bakara\/273<\/p>\n<p>[46]- \u00c2l-i \u0130mran\/167.<\/p>\n<p>[47]- Saff\/2.<\/p>\n<p>[48]- Nahl\/106.<\/p>\n<p>[49]- Bakara\/225.<\/p>\n<p>[50]- Muhammed\/31.<\/p>\n<p>[51]- A&#8217;raf\/182.<\/p>\n<p>[52]- Ankebut\/1,2.<\/p>\n<p>[53] &#8211; S\u00e2d\/34.<\/p>\n<p>[54]- T\u00e2h\u00e2\/85.<\/p>\n<p>[55]- A&#8217;raf\/155.<\/p>\n<p>[56]- M\u00e2ide\/48.<\/p>\n<p>[57]- \u00c2l-i \u0130mran\/152.<\/p>\n<p>[58]- Kalem\/17.<\/p>\n<p>[59]- M\u00fclk\/2.<\/p>\n<p>[60]- Bakara\/124.<\/p>\n<p>[61]- Muhammed\/4.<\/p>\n<p>[62]- M\u00fc\u2019minun\/115.<\/p>\n<p>[63]- \u0130sr\u00e2\/15.<\/p>\n<p>[64]- T\u00e2h\u00e2\/134.<\/p>\n<p>[65]- \u0130sr\u00e2\/15<\/p>\n<p>[66]- Nis\u00e2\/165.<\/p>\n<p>[67]- Fussilet\/17.<\/p>\n<p>[68]- \u00c2l-i \u0130mran\/7.<\/p>\n<p>[69]- Z\u00fcmer\/18.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130mam Ali Naki (a.s)\u2019\u0131n Cebir Ve Tefviz[1] Ehlinin Reddi Ve Cebirle Tefvizin Aras\u0131nda Yer Alan Hadd-I Vasat\u0131n \u0130sbat\u0131 Hakk\u0131ndaki Mektubu Bu Muhammed ibn-i Ali taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen bir mektuptur: Allah&#8217;\u0131n selam, rahmet ve bereketi sizlerin ve hidayet yoluna uyanlar\u0131n \u00fczerine olsun. Mektubunuz ula\u015ft\u0131, zikretti\u011finiz \u015feyleri anlad\u0131m; kader bahsine dalarak dininiz hakk\u0131nda ihtilafa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fs\u00fcn\u00fcz, baz\u0131lar\u0131n\u0131z cebre, baz\u0131lar\u0131n\u0131z &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[11438,11434,11437,11436,11435,11433],"class_list":["post-5793","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-genel","tag-akillara-hediye","tag-tuhef-ul-ukul-2","tag-tuhef-ul-ukul-akillara-hediye","tag-tuhef-ul-ukul-bolumleri","tag-tuhef-ul-ukul-indir","tag-tuhef-ul-ukul-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5793","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5793"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5793\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5793"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5793"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5793"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}