{"id":620,"date":"2011-05-25T11:47:26","date_gmt":"2011-05-25T08:47:26","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=620"},"modified":"2011-05-25T11:47:26","modified_gmt":"2011-05-25T08:47:26","slug":"roma-uygarligi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/roma-uygarligi\/","title":{"rendered":"Roma Uygarl\u0131\u011f\u0131"},"content":{"rendered":"<p>Roma Uygarl\u0131\u011f\u0131 <\/p>\n<p>\u0130\u00c7\u0130NDEK\u0130LER<br \/>\nG\u0130R\u0130\u015e<br \/>\nB\u00d6L\u00dcM 1<br \/>\nROMA TAR\u0130H\u0130<\/p>\n<p>1.1. ROMA\u2019NIN DO\u011eU\u015eU ve \u0130LK ZAMANLAR<\/p>\n<p>1.1.1. Da\u011f\u0131n\u0131k K\u00f6yler Romas\u0131<br \/>\n1.1.2. Yedi Tepeler Romas\u0131<br \/>\n1.1.3. Etr\u00fcsk Krallar Romas\u0131<\/p>\n<p>1.2. KRALLIK D\u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>1.2.1. Senatus<br \/>\n1.2.2. Curia<br \/>\n1.2.3. Ordu<br \/>\n1.2.4. Ziraat<br \/>\n1.2.5. Zenaat ve Ticaret<br \/>\n1.2.6. Hukuk<\/p>\n<p>1.3. CUMHUR\u0130YET D\u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>1.3.1. Senatus<br \/>\n1.3.2. Curia ve Centuria<\/p>\n<p>1.4. \u0130MPARATORLUK D\u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>B\u00d6L\u00dcM 2<br \/>\nROMA UYGARLI\u011eI<br \/>\n2.1. D\u0130N<br \/>\n2.2. HUKUK<br \/>\n2.3. EDEB\u0130YAT<br \/>\n2.4. M\u0130MARLIK<\/p>\n<p>B\u00d6L\u00dcM 3<br \/>\nROMA UYGARLI\u011eI<br \/>\n3.1. M\u0130MAR\u0130<br \/>\n3.2. HEYKEL<br \/>\n3.3. RES\u0130M<br \/>\n3.4. UYGULAMALI SANATLAR<\/p>\n<p>G\u0130R\u0130\u015e<\/p>\n<p>\u201c Roma\u2019n\u0131n tam olarak nas\u0131l kuruldu\u011funu unuttuktan uzun bir s\u00fcre sonra, \u0130.\u00d6. son \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l i\u00e7inde ya\u015fayan Romal\u0131lar do\u011fu\u015flar\u0131 ve erken tarihleri konusunda bir masal uydurdular. Bu efsaneye g\u00f6re, Tanr\u0131\u00e7a Ven\u00fcs\u2019\u00fcn o\u011flu ve Romal\u0131lar\u2019\u0131n atas\u0131 olan Aeneas \u0130.\u00d6. 1184 y\u0131l\u0131nda Truva Yunanl\u0131lar taraf\u0131ndan ya\u011fma edilince yan\u0131na o\u011flu \u0130ulus ile baz\u0131 taraftarlar\u0131n\u0131 da alarak buradan ka\u00e7ar. Kartaca yoluyla \u0130talya\u2019ya gelen Aeneas, yan\u0131ndakilerle oran\u0131n yerli halk\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ve bug\u00fcn Latinler dedi\u011fimiz bir ulusu. \u0130leriki y\u0131llarda Romulusunda yeti\u015fece\u011fi bir s\u00fclale kurarak, y\u00f6netmeye ba\u015flar. Yeni bir yerle\u015fim merkezi yaratmak isteyen Romulus ise \u0130.\u00d6. 753\u2019de kutsal bir hendek kazarak Roma kentinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirler. Romulus\u2019tan sonra yerel isimlerle an\u0131lan d\u00f6rt kral h\u00fck\u00fcm s\u00fcrer. Bunlar\u0131 ise Kuzey \u0130talya (Etr\u00fcsk) k\u00f6kenli ve sonuncusu da \u201cgururlu\u201d Targuinius diye bilinen \u00fc\u00e7 deh\u015fet izler. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc despotun kovulmas\u0131ndan sonra \u0130.\u00d6. 509 y\u0131l\u0131nda ise, senato, Magistralar (kons\u00fcller) ve halk meclisinden olu\u015fan, ad\u0131na da Cumhuriyet denilen k\u00fc\u00e7\u00fck bir Roma devleti kurulur.<\/p>\n<p>Arkeologlar ve tarih\u00e7iler bu s\u00f6ylencenin arkas\u0131nda biraz ger\u00e7ek pay\u0131 bulundu\u011funu kabul ederler. Aeneas ve onun \u0130talya ile olan ba\u011flant\u0131lar\u0131 tamamen d\u00fc\u015f \u00fcr\u00fcn\u00fc, gibi g\u00f6z\u00fckmektedir. Daha da \u00f6nemlisi, Roma\u2019n\u0131n bulundu\u011fu yer \u0130.\u00d6. 8. Y.y \u2018da bir yerle\u015fim merkezi olmu\u015f ve Etruria gibi, birle\u015fik bir kasaba \u015feklini alm\u0131\u015ft\u0131 ki, bu tarihte s\u00f6zde Etr\u00fcsk y\u00f6netimi ile tam ayn\u0131 zamana rastlar.<\/p>\n<p>Gen\u00e7 Cumhuriyet, \u0130talyanlar, Etr\u00fcskler ve ya\u011fmac\u0131 Keltler ile ba\u015fetmek zorunda kal\u0131r. Ekonomileri ticaret ve tar\u0131ma dayan\u0131r; ayr\u0131ca sava\u015flar sonucu toprak ve ganimet toplarlar. Varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in sava\u015fan ve g\u00fc\u00e7l\u00fcklere al\u0131\u015fan Romal\u0131lar \u0130talya\u2019y\u0131 zaptetmeye ba\u015flarlar. \u0130.\u00d6. 3. Y.y\u2019da ise \u0130talya d\u0131\u015f\u0131nda seferlere ba\u015flayarak Sicilya, Sardinya, \u0130spanya ve Yunanistan \u0130.S. 43 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiltere 106\u2019da Romanya (Da\u00e7ya) ve \u00dcrd\u00fcn\u2019\u00fc alarak \u0130mparatorlu\u011fun eyaleti durumuna getirirler.<\/p>\n<p>Bu b\u00fcy\u00fck geni\u015fleme do\u011fal olarak, \u00f6nemli baz\u0131 sonu\u00e7lar do\u011furdu. Cumhuriyet y\u00f6netimi \u00e7\u00f6kt\u00fc ve bir i\u00e7 sava\u015ftan sonra Augustus (\u0130.\u00d6. 31-\u0130.S. 14), Senato ile kons\u00fclleri i\u015fbirli\u011fi yapmaya zorlamak i\u00e7in ordunun deste\u011fini kullanan tek y\u00f6netici, yani imparatorlar, \u00e7\u0131\u011f\u0131r\u0131n\u0131n birincisi olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu imparatorlar Roma ve Bat\u0131 Akdeniz b\u00f6lgesini 476 y\u0131l\u0131na kadar y\u00f6nettiler, kendilerinden sonra gelenler ise giderek k\u00fc\u00e7\u00fclen ve \u00f6nemini yitiren do\u011fu eyaletlerini Bizans \u0130mparatorlu\u011fu olarak 1453\u2019e kadar ayakta tutmay\u0131 ba\u015fard\u0131lar\u201d (Colledge, 1982, s.3). <\/p>\n<p>B\u00d6L\u00dcM 1<br \/>\nROMA TAR\u0130H\u0130<\/p>\n<p>1.1. ROMA\u2019NIN DO\u011eU\u015eU ve \u0130LK ZAMANLARI<\/p>\n<p>Roma\u2019n\u0131n en eski devirlerinden hemen hi\u00e7bir tarihi vesika bize kadar gelmemi\u015ftir. Bununla beraber, Roma\u2019n\u0131n Cumhuriyet devrinden beri mevcut olan resmi tarihinin ba\u015f taraflar\u0131nda bu hususta bir hayli mal\u00fcmat verilmiktedir. Anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, Romal\u0131lar \u00e7ok eski devirlerden baz\u0131 hat\u0131ralar\u0131 sakmlamas\u0131n\u0131 bilmi\u015flerdir. Bizim de i\u015fte, Roma\u2019n\u0131n en eski zamanlar\u0131 hakk\u0131nda ba\u015fl\u0131ca bildi\u011fimizi bu efsanesi tradisyon te\u015fkil etmektedir. Bu tardisyon hakiki vak\u0131alarla ne dereceye kadar uydu\u011funu anlayabilmek i\u00e7in ise, bunu, hi\u00e7 de\u011filse ana hatlar\u0131yla g\u00f6zden ge\u00e7irmek laz\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Romal\u0131lar\u2019\u0131n inand\u0131klar\u0131 bu efsanevi tradisyona g\u00f6re Roma, anadolu\u2019da \u00c7anakkale bo\u011faz\u0131nda, bug\u00fcn Hisarl\u0131k denilen yerde harabeleri meydana \u00e7\u0131kar\u0131lan eski Troia \u015fehri prenslerinden Aeneas\u2019\u0131n ahfad\u0131 taraf\u0131ndan kurulmu\u015ftur. Troia \u015fehrinin Aka\u2019lar taraf\u0131ndan tahribi s\u0131ras\u0131nda ka\u00e7\u0131p kurtulan Aeneas, adamlar\u0131yla birlikte Akdeniz\u2019de bir m\u00fcddet dola\u015ft\u0131ktan sonra, Bat\u0131 \u0130talya\u2019daki Latium sahillerine \u00e7\u0131kt\u0131. O zaman burada kral Latinus h\u00fck\u00fcm s\u00fcr\u00fcyordu. Aeneas onunla anla\u015farak k\u0131z\u0131 Lavinia ile evlendi. Aeneas ile birlikte Troia\u2019dan gelmi\u015f olan o\u011flu Ascanius ise daha yukar\u0131daki Alba \u015fehrini kurdu. Ascanius\u2019un ahfad\u0131 uzun zaman burada h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fcler. Bunlarda Procas \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc zaman Numitor ve Amulius ad\u0131nda iki \u00e7ocuk b\u0131rakt\u0131. Amulius b\u00fcy\u00fck karde\u015fi Numitor\u2019u tahttan att\u0131 ve karde\u015finin k\u0131z\u0131 Rhea Silvia\u2019y\u0131 Vesta tap\u0131na\u011f\u0131na rahibe yapt\u0131. Fakat al\u0131nan bu tedbire ra\u011fmen k\u0131z harp tanr\u0131s\u0131 Mars\u2019tan ikiz o\u011flan \u00e7ocuklar\u0131 do\u011furdu ve bunlara Romulus ve Remus adlar\u0131n\u0131 koydu. Amulius bunu anlay\u0131nca \u00e7ocuklar\u0131 bir sepet i\u00e7erisinde Tiber nehrinin sular\u0131na b\u0131rakt\u0131rd\u0131. Fakat \u00e7ocuklarsahile s\u00fcr\u00fcklendiler. Di\u015fi bir kurt taraf\u0131ndan emzirildiler. Sonra da bir\u00e7oban taraf\u0131ndan b\u00fcy\u00fct\u00fcld\u00fcler. Delikanl\u0131 olunca Alba \u015fehrine gidip, Amulius\u2019u \u00f6ld\u00fcrd\u00fcler; Numitor\u2019u tekrar tahta \u00e7\u0131kard\u0131lar ve bundan, Tiber nehrinde sahile s\u00fcr\u00fcklendikleri yerde bir \u015fehir kurma m\u00fcsaadesini ald\u0131lar. Fakat bu i\u015fe ba\u015flad\u0131klar\u0131nda aralar\u0131nda anla\u015fmazl\u0131k \u00e7\u0131kt\u0131. Romulus Remus\u2019u \u00f6ld\u00fcrd\u00fc ve kendi ba\u015f\u0131na, Palatinus tepesinde Roma \u015fehrini kurdu (M.\u00d6. 753).<\/p>\n<p>Bug\u00fcnk\u00fc bilgimize g\u00f6re \u015fehir \u00fc\u00e7 safhada geli\u015fmi\u015ftir. Bunlar Da\u011f\u0131n\u0131k K\u00f6yler Roma\u2019s\u0131, Yedi Tepeler Roma\u2019s\u0131 ve Etr\u00fcsk Krallar Roma\u2019s\u0131.<\/p>\n<p>1.1.1. Da\u011f\u0131n\u0131k K\u00f6yler Roma\u2019s\u0131:<\/p>\n<p>Arkeolojik buluntular g\u00f6steriyor ki M.\u00d6. 10. Y.y\u2019dan itibaren, yahut da bundan az sonra, civar\u0131ndaki \u0130sguiliae tepesinin kat\u0131 yamac\u0131nda da yeni bir k\u00f6y kuruldu. Daha sonra, M.\u00d6. 9. Ve 8. Y\u00fczy\u0131llarda \u00f6teki tepelerde de bir s\u0131ra k\u00f6yler meydana geldi. Bir tanesi m\u00fcstesna, b\u00fct\u00fcn bunlar, Latin yerle\u015fmeleridir; o tek k\u00f6yde Sabinler taraf\u0131ndan kurulan Ouirinalis tepesindeki iskan yeridir. Bu k\u00f6y \u00f6tekilerden b\u00fcy\u00fck\u00e7e idi ve halk\u0131 da, kendi kabile \u00e2detlerine g\u00f6re \u00f6l\u00fclerini g\u00f6m\u00fcyordu. Bunlar mezarlar\u0131nda ayr\u0131 bir yerde yapm\u0131\u015flard\u0131. \u0130\u015fte Roma topraklar\u0131ndaki bu da\u011f\u0131n\u0131k k\u00f6yler, Roma\u2019n\u0131n inki\u015faf\u0131nda ilk merhaleyi te\u015fkil etmi\u015flerdir<\/p>\n<p>1.1.2. Yedi Tepeler Roma\u2019s\u0131:<\/p>\n<p>Sekizinci y\u00fczy\u0131l sonunda bu k\u00f6ylerde bir de\u011fi\u015fme oldu. Bunlar\u0131n sakinleri federatif bir hayata girdiler. Yeni yedi tepeler halinde birle\u015ftiler. (Palatinus, Capitolium, Aventinus, Caelius, Esguiliae, Viminali, Quirinalis). Bu fedarasyon Roma\u2019n\u0131n inki\u015faf\u0131nda ikinci merhaleyi te\u015fkil eder. Roma M.\u00d6. 7. Y\u00fczy\u0131l ortas\u0131nda ki Etr\u00fcsk hakimiyetine kadar b\u00f6yle kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>1.1.3. Etr\u00fcsk Krallar Roma\u2019s\u0131:<\/p>\n<p>\u201c Tarih g\u00f6steriyor ki insan topluluklar\u0131n\u0131n hayat\u0131 her zaman ve her yerde sert ve kat\u0131 olaylarla de\u011fi\u015fmektedir. Yedi tepeler Roma\u2019s\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131 da b\u00f6yle bir hadise de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bu olay, Etr\u00fcsk idaresi alt\u0131nda tarihe mal olmu\u015ftur. Ger\u00e7ekten \u00fc\u00e7 as\u0131rdan beri burada Latinler Etr\u00fcskleri kollad\u0131lar. Fakat nihayet bu kudrete kar\u015f\u0131 daha fazla mukavemet edemediler. Malumdur ki Etr\u00fcskler 7. Y\u00fczy\u0131ldan itibaren geni\u015flemeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131. \u0130ki ve\u00e7heli olan bu geni\u015fleme esnas\u0131nda Etr\u00fcskler Tiber nehrini ge\u00e7erek Latiumu istila ettiler ve bir bu\u00e7uk as\u0131r kadar buralarda kald\u0131lar. Bu arada tabiat\u0131yla Roma\u2019y\u0131 da ele ge\u00e7irdiler. Binaenaleyh tradisyonda Roma\u2019n\u0131n son \u00fc\u00e7 kral\u0131n\u0131n Etr\u00fcsk men\u015feli olmas\u0131 uydurma bir \u015fey de\u011fildir. Tarihi vakalara uymaktad\u0131r. Filhakika adlar\u0131 Tarquinius Priscus, Servius Tullius ve Tarquinius Superbus olan bu Etr\u00fcsk krallar\u0131n\u0131n Roma\u2019nn\u0131n bundan sonraki geli\u015fmesinde b\u00fcy\u00fck rolleri vard\u0131r\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.43).<\/p>\n<p>1.2. KRALLIK DENEM\u0130<\/p>\n<p>\u201c Patrici ve Pleb diye ikiye ayr\u0131lan Roma halk\u0131n\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 en eski Roma devleti ise Krall\u0131k rejimi alt\u0131nda bulunan bir \u015fehir devleti idi ve bunun b\u00fct\u00fcn hususiyetlerini ta\u015f\u0131yordu. Fakat bu devlette teokratik bir nizam yoktu. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada kral (rex), tanr\u0131 veya tanr\u0131n\u0131n vekili de\u011fildi. Bir bak\u0131ma Roma cemaatinin v\u00fccuda getirdi\u011fi b\u00fcy\u00fck ailenin babas\u0131 demek olan kral, devletin siyasi, askeri, adliye ve dini \u015fefi, ba\u015fka bir deyimle, en y\u00fcksek idare amiri, en y\u00fcksek komutan\u0131, en y\u00fcksek hakimi ve en y\u00fcksek rahibi idi. Kral\u0131n b\u00fct\u00fcn bu salahiyetleri ise onun tam hukuklu vatanda\u015flardan ald\u0131\u011f\u0131 bir emretme kudretine dayan\u0131yordu. Ancak derhal s\u00f6ylemek laz\u0131md\u0131r ki, bunda \u00f6rf ve adetler hukuku ile ba\u011fl\u0131 idi. Ger\u00e7ekten kral burada verasetle devletin ba\u015f\u0131na ge\u00e7emezdi. \u0130htiyarlar meclisinin teklifi ile Curia meclisi taraf\u0131ndan se\u00e7ilir ve kendisine emretme yetkisi verilirdi. Kral yapaca\u011f\u0131 i\u015flerde de ihtiyarlar meclisine dan\u0131\u015f\u0131rd\u0131. \u00d6ld\u00fc\u011f\u00fc zaman ise, yenisi gelinceye kadar, her be\u015f g\u00fcn i\u00e7in bir ge\u00e7ici kral intihap olunurdu\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.54).<\/p>\n<p>\u201c Roma kent devletinin ilk kral\u0131 sava\u015f\u00e7\u0131 ve te\u015fkilat\u00e7\u0131 bir lider olan Romulus\u2019tur. Halk\u0131 Patrici ve Pleb olarak iki s\u0131n\u0131fa ay\u0131rm\u0131\u015f, senatoyu kurmu\u015f, bir ordu t\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc olu\u015fturmu\u015ftur. Kenht n\u00fcfusunu art\u0131rmak i\u00e7in her taraftan m\u00fclteci kabul eden Romulus, kom\u015fular\u0131 Sabinler\u2019i, aileleri ile birlikte davet etti\u011fi bir e\u011flence s\u0131ras\u0131nda, adamlar\u0131n\u0131n Sabih k\u0131zlar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131rmas\u0131na g\u00f6z yumunca, Sabinler ve Romal\u0131lar aras\u0131nda sava\u015f \u00e7\u0131km\u0131\u015fsa da ka\u00e7\u0131r\u0131lan k\u0131zlar\u0131n araya girmesi sonucu yar\u0131m kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan sonra, Romal\u0131lar ile Sabinler, Romulus ve Babin kral\u0131 Tatiusun ortak y\u00f6netimi alt\u0131nda tek bir devlet olarak birle\u015fmi\u015fler, bir s\u00fcre sonra Tatius \u00f6l\u00fcnce Romulus, bir f\u0131rt\u0131na s\u0131ras\u0131nda kayboluncaya kadar devleti tek ba\u015f\u0131na y\u00f6netmi\u015ftir. Kayboldumkan sonra Romal\u0131lar\u2019ca Quirinus ad\u0131 ile tanr\u0131lar kat\u0131na y\u00fckseltilmi\u015ftir\u201d (Turani, 1995, s.89). <\/p>\n<p>1.2.1. Senatus:<\/p>\n<p>Eski Roma devletinin i\u00e7 te\u015fkilat\u0131nda kraldan sonra senatus denilen ihtiyarlar meclisini g\u00f6r\u00fcyoruz. \u00dcyeleri kral taraf\u0131ndan gens\u2019lerin ihtiyar ba\u015flar\u0131ndan \u00f6m\u00fcr s\u00fcresi ile se\u00e7ilen bu senatus, kral\u0131n hakk\u0131nda krala tavsiyelerde bulunur. Curia meclisinden ge\u00e7mi\u015f kararlar hakk\u0131nda krala fikrini bildirirdi. Fakat senatus nihayet bir dan\u0131\u015fma meclisi oldu\u011fu i\u00e7in kararlar\u0131 kral\u0131 ba\u011flamazd\u0131. Nitekim Etr\u00fcsk krallar zaman\u0131nda senatus dan\u0131\u015fma bak\u0131m\u0131ndan bile pek rol oynayamam\u0131\u015f, hatta tiranla\u015fan son Etr\u00fcsk kral\u0131 zaman\u0131nda belki de hi\u00e7 toplanmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu kurul Cumhuriyet d\u00f6neminde geni\u015f salahiyetler kazanacak ve devletin ba\u015fl\u0131ca organlar\u0131ndan biri olacakt\u0131r.<br \/>\n1.2.2. Curia:<\/p>\n<p>Eski Roma\u2019da bir de Curia birliklerine dahil tam hukuklu vatanda\u015flar\u0131n (Patrici) biraraya gelerek genel i\u015fler hakk\u0131nda karar verdikleri Curia meclisi denen bir meclis vard\u0131. Curia meclisi tam bir halk meclisi olmamas\u0131na ra\u011fmen, en eski Roma\u2019n\u0131n biricik te\u015frif meclisi idi. Bu meclis vatanda\u015flar\u0131n biraraya gelip fert olarak oyunu kulland\u0131\u011f\u0131 bir meclis de\u011fil, bir topluluklar meclisi idi.<\/p>\n<p>1.2.3. Ordu:<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re ordu, \u015fehirdeki \u00fc\u00e7 tribustan toplanan askerlerden kurulmu\u015ftu ve tamam\u0131yla Patricilerden terekk\u00fcp ediyordu. Ordu her biri biner ki\u015filik legio\u2019ya ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Esas s\u0131n\u0131f\u0131 piyade te\u015fkil ediyordu. Fakat ayr\u0131ca s\u00fcvaride ilave edilmi\u015fti. Piyadelere tribunus militum, s\u00fcvarilere de tiribunus ceterum denilen komutanlar komuta ediyordu. Bunlar\u0131n hepsinin ba\u015f\u0131nda ba\u015fkomutan olarak kral bulunuyordu.<\/p>\n<p>1.2.4. Ziraat:<\/p>\n<p>Krall\u0131k devri Roma\u2019s\u0131n\u0131n hayat\u0131 esas itibariyle ziraate dayan\u0131yordu. G\u00f6r\u00fcl\u00fc\u015fe g\u00f6re burada hem tarla hem de bah\u00e7e ziraati beraber y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat o zamanlar bilhassa koyun ve s\u0131\u011f\u0131r yeti\u015ftirme\u011fe \u00e7ok m\u00fcsait olan bu topraklarda hayvanc\u0131l\u0131kta uzun m\u00fcddet m\u00fchim rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>1.2.5. Zenaat ve Ticaret:<\/p>\n<p>Roma\u2019da ilk zamanlarda daha ziyade kapal\u0131 ev iktisadiyat\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Zenaatlerden de, ilk \u00f6nce el zenaatleri \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta loncalar kurulmu\u015f oldu\u011funa dair emareler bile mevcuttur. Bunlar aras\u0131nda mesela kundurac\u0131lar, d\u00fclgerler, bak\u0131rc\u0131lar, \u00e7\u00f6mlek\u00e7iler, kuyumcular, fl\u00fct\u00e7\u00fcler say\u0131labilir.<\/p>\n<p>Roma ticaret bak\u0131m\u0131ndan da ilk zamanlarda geri kalm\u0131\u015fa benziyor. Bu belki de uzun zaman ayni m\u00fcbadele i\u00e7inde kalmas\u0131ndan olmu\u015ftur. Ger\u00e7ekten Roma ayni m\u00fcbadeleden para m\u00fcbadelesi i\u00e7ine ancak M.\u00d6. 5. Y\u00fczy\u0131lda ge\u00e7ebilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>1.2.6. Hukuk:<\/p>\n<p>\u201c Adalet terazisinin mukaddes bir cephesi vard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu i\u015f, tanr\u0131lar\u0131n iradesine dayan\u0131yordu. Ceza hakk\u0131ndaki h\u00fck\u00fcmler bak\u0131m\u0131ndan gene on iki levha kanunlar\u0131n\u0131n maddelerindeki \u00e7ok eski izler bize baz\u0131 ipu\u00e7lar\u0131 vermektedir. Bunlar da yana\u015fmas\u0131n\u0131 m\u00fcdafaa etmeyen efendiye, yal\u0131nc\u0131 \u015fahitlik yapanlara, hububat \u00e7alanlara, ana baba \u00f6ld\u00fcrenlere verildi\u011fi g\u00f6r\u00fclen a\u011f\u0131r cezalar hep eskiden kalma olacakt\u0131r\u201d (Demircio\u011flu, 1993. S.61).<\/p>\n<p>1.3. CUMHUR\u0130YET D\u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>\u201c Etr\u00fcsklerin g\u00fcneyde Grek sald\u0131r\u0131lar\u0131 sonucu zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren Roma\u2019n\u0131n yerli halk\u0131, kentin son Etr\u00fcsk kral\u0131na kar\u015f\u0131 ayaklanm\u0131\u015f ve kral Roma\u2019y\u0131 terk etmek zorunda kalm\u0131\u015f, y\u00f6netimi ele alan Latin aristokratlar\u0131 da, Cumhuriyet ilan etmi\u015flerdir (M.\u00d6. 508).<\/p>\n<p>Cumhuriyet y\u00f6netiminde en y\u00fcksek iktidar mevkii y\u00fcr\u00fctme g\u00fcc\u00fcn\u00fc temsil eden kons\u00fcll\u00fck makam\u0131d\u0131r. Kons\u00fcl\u00fcn yetkilerine baz\u0131 k\u0131s\u0131tlamalar getirilmi\u015ftir. Bunlardan biri, ayn\u0131 yetkiye sahip ve kons\u00fcl ad\u0131 verilen iki ki\u015finin, ortakla\u015fa olarak y\u00fcr\u00fctme g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ba\u015f\u0131nda bulunmas\u0131 olan ortakla\u015fa iktidard\u0131r. Kons\u00fcllerden her birine, di\u011ferinin yapt\u0131\u011f\u0131, fakat kendince uygun olmayan bir i\u015fi durdurma yetkisi tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kinci k\u0131s\u0131tlama, g\u00f6revin bir y\u0131ll\u0131k olu\u015fudur. Y\u0131l bitince kons\u00fcller kendiliklerinden g\u00f6revden \u00e7ekilmi\u015flerdir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131s\u0131tlama, g\u00f6revlerinden \u00e7ekildikten zorunda, kons\u00fcll\u00fckleri d\u00f6neminde yapt\u0131klar\u0131 yahl\u0131\u015f i\u015flerden sorumlu tutulup, yarg\u0131lanabilmeleridir. G\u00f6revleri bittikten sonra yarg\u0131lan\u0131p idama \u00e7arpt\u0131r\u0131lan kons\u00fcller olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Cumhuriyet rejiminin ilk zamanlar\u0131nda, halk meclislerinin (Curia ve Centuria) durumunda, hemen hemen bir de\u011fi\u015fiklik olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bir yanda, yaln\u0131z Patricilere ait Curia meclisi di\u011fer yanda da hem Patrici hem de Plebleri i\u00e7ine alan, fakat bunlar\u0131 servet esas\u0131na g\u00f6re s\u0131ralayan Centuria meclisi eski i\u015flevlerini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Bunlardan Centuria meclisi, yine memur se\u00e7imi, kanun koyma, sava\u015f ve bar\u0131\u015f i\u015flerine bakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, Cumhuriyet D\u00f6nemin\u2019de de tek halk meclisi olma niteli\u011fi ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Roma\u2019da ki y\u00f6netimi, ger\u00e7ek bir demokratik cumhuriyet olarak nitelemek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Her\u015feyden \u00f6nce yurtta\u015flar aras\u0131nda hukuk e\u015fitli\u011fi yoktur. Yaln\u0131z aristokratlar h\u00fck\u00fcmete kat\u0131lmaktad\u0131r. Bununla birlikte, Roma\u2019da ki cumhuriyet sosyal bask\u0131 ve geni\u015fleyen \u00f6devlerin zoru alt\u0131nda, \u00f6zellikle b\u00fct\u00fcn \u0130talya\u2019n\u0131n fethinden sonra s\u00fcrekli geli\u015ferek demokratik bir y\u00fcz kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, bu geli\u015fmelere kar\u015f\u0131n, devlet yap\u0131s\u0131n\u0131n ana \u00e7izgileri, cumhuriyetin ilk d\u00f6nemlerinde oldu\u011fu gibi kalm\u0131\u015ft\u0131r\u201d (Turani, 1995, s.95).<\/p>\n<p>Etr\u00fcsk krallar\u0131n\u0131n kovulmas\u0131 ile Roma\u2019n\u0131n halletmek zorunda oldu\u011fu birinci vazife i\u00e7 i\u015flere aitti. Bu da bizzat devletin b\u00fcnyesi davas\u0131, yani \u015fimdi devletin alaca\u011f\u0131 \u015fekil meselesi idi. Fakat bunu ihtilalin ba\u015f\u0131na ge\u00e7mi\u015f olan Patriciler \u00e7ar\u00e7abuk hallettiler. Filhakika olaylar monar\u015finin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131, t\u0131pk\u0131 Hellas\u2019da oldu\u011fu gibi, Roma\u2019da da aristokrasinin iktidara ge\u00e7mek istemesi ve bu yolda b\u00fcy\u00fck gayret sarfetmesinin bir neticesi olarak g\u00f6steriyor. Monar\u015finin y\u0131k\u0131lmas\u0131na onlar \u00f6nayak oldular. Yeni idareyi de \u015fimdi yine onlar kurdular. Kendi isteklerine ve tabii kendi istifadelerine g\u00f6re bir h\u00fck\u00fcmet te\u015fkil ettiler. Bu yeni h\u00fck\u00fcmet rejimine, devlet idaresinin yaln\u0131z krala ait bir imtiyaz olmay\u0131p b\u00fct\u00fcn vatanda\u015flar\u0131 ilgilendiren bir i\u015f oldu\u011fu manas\u0131n\u0131 tazammun eden ve latince respublica kelimesinde ifade bulan, cumhuriyet ad\u0131 verildi.<\/p>\n<p>Romal\u0131lar\u2019\u0131n kurdu\u011fu bu en eski Cumhuriyet\u2019in mahiyetini anl\u0131yabilmek i\u00e7in, esas te\u015fkilat\u0131na, organlara ve m\u00fcesseselerine k\u0131saca bir g\u00f6z gezdirmek laz\u0131md\u0131r. Bunun i\u00e7in de devletin en y\u00fcksek icrai makam\u0131ndan ba\u015flamak faydal\u0131 olur. Yeni rejimde en y\u00fcksek mevkiini g\u00f6steren ve b\u00f6ylece icra kuvvetini temsil eden makam Consul\u2019luk (Consullatus) makam\u0131 idi. Fakat bu icrai kuvvetin salahiyeti \u015fimdi eskiye nazaran esasl\u0131 surette tahdit edilmi\u015fti. Bu tahditlerden bilhassa \u00fc\u00e7\u00fc \u00e7ok \u00f6nemlidir. Bunlardan birisi m\u00fc\u015fterek iktidar (collegialitas) idi.<\/p>\n<p>\u201c Bu ayn\u0131 salahiyeti sahip ve consul ad\u0131 verilen iki ki\u015finin m\u00fc\u015ftereken icra kuvveti ba\u015f\u0131nda bulunmas\u0131 demekti ve bu bak\u0131mdan da Sporta devletinde ki krallar\u0131n durumunu and\u0131r\u0131yordu. Bu m\u00fc\u015fterek iktidar\u0131n en m\u00fchim vasf\u0131 da, consuller\u2019den her birinin di\u011ferinin yapt\u0131\u011f\u0131 fakat kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesine uygun g\u00f6rmedi\u011fi bir i\u015fi malik oldu\u011fu itiraz hakk\u0131 ile durdurma salahiyeti idi. \u00d6teki tehdit ise, bu memuriyetin senelik olu\u015fu idi. Bu m\u00fcddet bitince konsuller otomatik olarak vazifelerinden \u00e7ekilirlerdi. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00f6nemli tehditte memuriyetten \u00e7ekildikten sonra ba\u015flayan mesuliyet keyfiyeti idi. Filhakika Roma\u2019da consuller ve alel\u0131tlak memurlar, Hellas\u2019dakinin tam aksi olarak memuriyetleri m\u00fcddetince yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 hesaba \u00e7ekilemez ve haklar\u0131nda dava a\u00e7\u0131lamazd\u0131. Bunlar\u0131n mesuliyeti, memurun m\u00fcddetinin sonunda ba\u015flard\u0131\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.74).<\/p>\n<p>1.3.1. Senatus:<\/p>\n<p>Cumhuriyet\u2019in bilhassa teber\u00fcz eden bir organ\u0131 senatus idi. Krallar zaman\u0131nda ancak isti\u015fari mahiyette bir organ olan senatus, yeni rejimin kurulmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynad\u0131 ve b\u00f6ylece \u00e7ok geni\u015f bir iktidar otoritesi kazand\u0131. Filhakika senatus \u015fimdi art\u0131k b\u00fct\u00fcn i\u00e7 ve d\u0131\u015f siyaset i\u015flerini tedvir etme\u011fe bilhassa asker toplamaya ve devletin mali i\u015flerini kontrol etme\u011fe ba\u015flad\u0131; h\u00fclasa hemen hemen b\u00fct\u00fcn devlet idaresini eline ald\u0131. Senatusun verdi\u011fi kararlar\u0131 (Senatus Consultum), kanun mahiyetinde olmamalar\u0131na ra\u011fmen, consuller, icra etmekle m\u00fckellef oldular. Sonra senatus, Centuria meclisinin verdi\u011fi fakat kendisinin uygun g\u00f6rmedi\u011fi kararlara kar\u015f\u0131 veto hakk\u0131n\u0131 kazand\u0131 ve bu kararlar\u0131 tasdik etmeyi de kendi i\u015fleri aras\u0131na soktu. Senatus b\u00f6ylece y\u00fcksek memurlar\u0131n salahiyetlerine ve bunlar\u0131n daima de\u011fi\u015fen keyif ve arzular\u0131na kar\u015f\u0131 devletin sabit ve hakiki m\u00fcmessili haline geldi.<\/p>\n<p>1.3.2. Curia ve Centuria:<\/p>\n<p>\u201c Roma\u2019da memurlar\u0131n imperium kudreti, asl\u0131nda onu veren cemaatin iradesinde toplan\u0131yordu. Bu da onlar\u0131n Centuria meclisinde halk taraf\u0131ndan se\u00e7ilmelerinde ifade buluyordu. Yeni rejimin ilk zamanlar\u0131nda bu halk meclisinin durumunda bu bak\u0131mdan hemen hi\u00e7bir de\u011fi\u015fme olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Yani bunda krall\u0131\u011f\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 ile herhangi bir hukuk ve kudret \u00e7o\u011falmas\u0131 g\u00f6r\u00fclmedi.<\/p>\n<p>Bir tarafta yaln\u0131z Patricilere ait olan Curia meclisi \u00f6te tarafta hem Patricileri hem de Plebleri i\u00e7ine alan fakat bunlar\u0131 servet esas\u0131na g\u00f6re s\u0131ralayan bu Centuria meclisi eski fonksiyonlar\u0131nda devam ettiler. Bunlardan b\u00fct\u00fcn vatanda\u015flar\u0131n i\u015ftirak etti\u011fi Centuria meclisi, eskiden oldu\u011fu gibi, gene memur se\u00e7imi, kanun vaz\u2019\u0131, harp a\u00e7mak veya sulh yapmak i\u015flerine bakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yeni rejimde de yegane halk meclisi karakterini g\u00f6steriyordu. Mamafih meselelerin m\u00fczakeresinde her ikisi de hala idare eden memurun sordu\u011fu suallere yaln\u0131zca kabul veya red cevab\u0131 veriyordu\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.75).<\/p>\n<p>1.4. \u0130MPARATORLUK D\u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>Birka\u00e7 unvan\u0131 birden ta\u015f\u0131yan Octavianus, Rma hukukunda egemenlik anlam\u0131na gelen imparator idi. Sonradan bir\u00e7ok dile ge\u00e7en imparator s\u00f6z\u00fc buradan yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Caesar\u0131n ad\u0131n\u0131 da soyad\u0131 olan Octavianus unvanlar\u0131na, kutsal anlam\u0131na gelen Augustus\u2019u da eklemi\u015f, Caesar ad\u0131 sonralar\u0131 do\u011frudan Roma imparatoru anlam\u0131nda da kullan\u0131lm\u0131\u015f, \u00e7e\u015fitli dillerde de ayn\u0131 ba\u015fl\u0131kta yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak Octavianus bu unvanlar\u0131n hi\u00e7birini kullanmayarak devletin bir numaral\u0131 memuru anlam\u0131na gelen princeps unvan\u0131n\u0131 tercih etmi\u015ftir. Bu y\u00fczden, Caesar soyad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan Augustus ve halefleri d\u00f6nemi, principatum olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u201c Augustus 40 y\u0131l s\u00fcren imparatorlu\u011fu d\u00f6neminde idari ve mali te\u015fkilat\u0131 d\u00fczene koymu\u015f ve merkezi y\u00f6netimi olabildi\u011fine g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir. Eyaletler halk\u0131na, vali hakk\u0131nda do\u011frudan imparatora \u015fikayet hakk\u0131 tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Ankara\u2019da Augustus Tap\u0131na\u011f\u0131 ad\u0131 ile bilinen yap\u0131 asl\u0131nda Hellenistik d\u00f6nemde yap\u0131lm\u0131\u015f ve Augustus taraf\u0131ndan tamir ettirildikten sonra duvarlar\u0131na i\u00e7eriden Latince, d\u0131\u015f y\u00fcz\u00fcne de Yunanca yaz\u0131lar oyulmu\u015ftur. Yaz\u0131lar ilk kez 1555\u2019te Osmanl\u0131 Devleti\u2019nde el\u00e7i olarak bulunan Buysbeche taraf\u0131ndan okunmu\u015ftur\u201d (Turani, 1995, s.92).<\/p>\n<p>\u201c Roma \u0130mparatorlar\u0131 Kronoloji Cetveli<\/p>\n<p>M.\u00d6. 59-44 TUL\u0130ALS CAESAR<br \/>\nM.\u00d6. 27-M.S. 14 AUGUSTUS<br \/>\nM. 14-37 T\u0130BER\u0130US<br \/>\nM.S. 37-41 CAL\u0130GULA IUL\u0130US \u2013 CLAUD\u0130NUS S\u00dcLALES\u0130<br \/>\nM.S. 41-54 CLAUD\u0130NUS<br \/>\nM.S. 54-68 NERON<br \/>\nM.S. 69-79 VESPA S\u0130\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 79-81 T\u0130TUS<br \/>\nM.S. 81-96 DOM\u0130T\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 96-98 NERVA FLA\u00d6\u0130USLAR<br \/>\nM.S. 98-117 TRA\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 117-138 HADR\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 138-161 ANTON\u0130NUS P\u0130US ANTON\u0130NUSLAR<br \/>\nM.S. 161-180 MARCUS AUREL\u0130US<br \/>\nM.S. 177-192 COMMODUS<br \/>\nM.S. 193-211 SEPT\u0130M\u0130US SEVERUS<br \/>\nM.S. 212-217 AUREL\u0130US ANTON\u0130NUS (CARACALLA)<br \/>\nM.S. 218-222 AUREL\u0130US ANTON\u0130NUS<br \/>\n(ELAGABULUS) SEVERUSLAR<br \/>\nM.S. 222-235 AUREL\u0130US ANTON\u0130NUS ALEXANDER<br \/>\nM.S. 235-284 ASKER\u0130 \u0130MPARATORLAR D\u00d6NEM\u0130<br \/>\nM.S. 235-238 TUL\u0130US VERUS MAX\u0130M\u0130NUS<br \/>\nM.S. 238-244 ANTON\u0130NUS \u2013 GORD\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 244-248 JUL\u0130US PH\u0130L\u0130PPUS<br \/>\nM.S. 249-251 MESS\u0130US QU\u0130NTUS DEC\u0130US<br \/>\nM.S. 251-253 V\u0130L\u0130US TREBON\u0130ANUS GALLUS<br \/>\nM.S. 253-260 L\u0130C\u0130N\u0130US VALER\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 260-268 L\u0130C\u0130N\u0130US GALL\u0130ENUS<br \/>\nM.S. 268-270 AUREL\u0130US CLAUDU\u0130S (GOTH\u0130CS)<br \/>\nM.S. 270-275 DOM\u0130T\u0130US AUREL\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 276-282 AUREL\u0130US PROBUS<br \/>\nM.S. 283-284 AUREL\u0130US CAR\u0130NUS<br \/>\nM.S. 286-305 VALER\u0130US D\u0130OCLET\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 306-311 VALER\u0130US MAX\u0130M\u0130ANUS<br \/>\nM.S. 312-337 VALER\u0130US CONSTANT\u0130NUS (B\u00dcY\u00dcK)<br \/>\nM.S. 337-361 JUL\u0130US CONSTANT\u0130NUS II<br \/>\nM.S. 361-364 FLAV\u0130US CLAD\u0130US JUL\u0130ANUS<br \/>\nCONSTANT\u0130NUSLAR<br \/>\nM.S. 364-378 FLAV\u0130US VALENS<br \/>\nM.S. 379-395 THEODOS\u0130US I. (B\u00dcY\u00dcK)\u201d<br \/>\n(De\u011firmencio\u011flu \u2013 Ahipa\u015fao\u011flu, 1997, s.241). <\/p>\n<p>B\u00d6L\u00dcM 2<br \/>\nROMA UYGARLI\u011eI<\/p>\n<p>2.1. D\u0130N<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta k\u00f6yl\u00fc bir halk olan Romal\u0131lar uzun s\u00fcre canc\u0131 (animist) bir dine ba\u011fl\u0131 kald\u0131lar. Bo\u015f inan\u00e7lara \u00e7ok yer verdikleri i\u00e7in iyi ve k\u00f6t\u00fc baz\u0131 gizli g\u00fc\u00e7lerle \u00e7evrili olduklar\u0131na, iyi g\u00fc\u00e7lerin sevgisini kazanmak, k\u00f6t\u00fc g\u00fc\u00e7lerden de belirli davran\u0131\u015flarla ka\u00e7\u0131nmak gerekti\u011fine inan\u0131yorlard\u0131. Ayr\u0131ca, aile k\u00fclt\u00fcr\u00fcne g\u00f6re Manes\u2019e (\u00f6lm\u00fc\u015f atalar\u0131n ruhlar\u0131), Larestere (evin ruhlar\u0131), Penateslere (yiyecek tanr\u0131lar\u0131), aile babas\u0131n\u0131n koruyuculu\u011funa sayg\u0131 g\u00f6steriyorlard\u0131. Daha sonra Etr\u00fcsklerle, ard\u0131ndan Yunanl\u0131larla ve Do\u011fu ile ili\u015fkisi kurulunca bu do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lere, eski Yunan tanr\u0131lar\u0131n\u0131n insans\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc verdiler.<\/p>\n<p>\u201c Roma dini, bir devlet diniydi. B\u00fcy\u00fck din adam\u0131 taraf\u0131ndan (pontifus) y\u00f6netilir, pontifusa \u00f6b\u00fcr din adamlar\u0131, kurban edilen hayvanlar\u0131n i\u00e7 organlar\u0131n\u0131 inceleyen kahinler, kehanet g\u00f6zleminde uzmanla\u015fm\u0131\u015f falc\u0131lar yard\u0131m ederlerdi. Dualar\u0131, Sungular kurbanlar ve \u00e7e\u015fitli oyunlar, bu devlet dininin birer par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturuyordu\u201d (Turan, 1995, s.95).<\/p>\n<p>\u201c Tanr\u0131sal kudretlerin ilk zamanlrda hi\u00e7bir tasvirleri yoktu. Dolay\u0131s\u0131yla hi\u00e7bir tap\u0131naklar\u0131 da yoktu. Daha sonra Romal\u0131larda tanr\u0131lar\u0131n\u0131 insan \u015feklinde tasavvura ba\u015flad\u0131lar. Hellen mitolojisi ve tanr\u0131lar\u0131 da beraber girdiler ve Rom tanr\u0131lar\u0131yla birle\u015ftiler. Art\u0131k insan \u015feklindeki bu tanr\u0131lar\u0131n bronzdan veya pi\u015fmi\u015f topraktan (terra cotta) tasvirleri, heykelleri yap\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Tanr\u0131lar\u0131n yery\u00fcz\u00fcnde oturmalar\u0131 i\u00e7inde mabetler in\u015fa edilmeye ba\u015fland\u0131\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.65).<\/p>\n<p>2.2. HUKUK<\/p>\n<p>\u201c Romal\u0131larda, hukuk \u0130.S. II. Y.y\u2019da doruk noktas\u0131na ula\u015ft\u0131. O d\u00f6nemde kurulan Roma hukuku okullar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, Do\u011fu\u2019da da benimsendi. Kamu hukuku, uzun s\u00fcre okullarda okuma par\u00e7as\u0131 olarak \u00f6\u011frencilere inceletilen On \u0130ki Levha yasalar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lan medeni hukuk ile topraklar\u0131n geni\u015flemesi sonucu olu\u015fan yabanc\u0131lar hukukunu i\u00e7ermekteydi. Ayr\u0131ca, aile i\u00e7i ili\u015fkileri, daha sonrada yurtta\u015flar aras\u0131 ili\u015fkileri d\u00fczenleyen \u00f6zel hukuktan ayr\u0131l\u0131yordu. \u00c7a\u011fda\u015f devletler, siyaset ve hukukla ilgili bir \u00e7ok terimi hatta hukuklar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc Roma hukukundan alm\u0131\u015flard\u0131r\u201d (Turan, 1995, s.100).<\/p>\n<p>\u201c Roman\u0131n ilk as\u0131rlar\u0131nda hen\u00fcz yaz\u0131l\u0131 kanunlar yoktu. Genslerin yaz\u0131s\u0131z \u00f6rf ve adet hukuku vard\u0131. Edinilen bilgilere g\u00f6re bu devirde adalet tevziinin mukaddes bir cephesi vard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu i\u015f, tanr\u0131lar\u0131n iradesine dayan\u0131yordu. Tanr\u0131lar\u0131n hukuk \u015feklinde tecelli eden iradelerinin tebli\u011f ve tefsircisi ise krald\u0131; yani devletin ba\u015f\u0131ndaki adamd\u0131\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.60).<\/p>\n<p>2.3. EDEB\u0130YAT<\/p>\n<p>\u201c II. Y.y\u2019da Roma7da Hellenizmin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131yla, o g\u00fcne kadar k\u00fc\u00e7\u00fcmsenen yazarl\u0131k mesle\u011fi de yava\u015f yava\u015f \u00f6nem kazanmaya ba\u015flad\u0131. Romal\u0131lar k\u0131sa s\u00fcrede, taklit\u00e7ilikten yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u011fa ge\u00e7tiler ve imparatorluk d\u00f6neminde Augustus\u2019un sa\u011f kolu edebiyat ve sanat\u0131n koruyucusu Kaecenas\u2019\u0131n deste\u011fi ile, Horatius ve Vergilius, Latin edebiyat\u0131n\u0131n en g\u00fczel yap\u0131tlar\u0131n\u0131 ortaya koydular. Daha sonra Juvenalis ve Martialis, Latin anlat\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn bir bi\u00e7imi olan yergi t\u00fcr\u00fcnde yap\u0131tlar verdiler\u201d (Turani, 1995, s.102).<\/p>\n<p>\u201c Romada edebiyat \u00e7ok sonralar\u0131, o da Hellenlerin tesiriyle ve Hellen numunelerine g\u00f6re meydana geldi ve umumiyeti itibari ile bir taklit edebiyyat\u0131 oldu. Ancak Roma edebiyat\u0131 d\u00fcnya edebiyat\u0131nda \u00f6nemli bir yere sahiptir. Modern Avrupa edebiyat\u0131n\u0131 Hellen edebiyat\u0131na g\u00f6t\u00fcren k\u00f6pr\u00fc olmu\u015f ve bundan dolay\u0131 da Hellen edebiyat\u0131ndan daha fazla bug\u00fcnk\u00fc Avrupa edebiyat\u0131na m\u00fcessir olmu\u015ftur\u201d (Demircio\u011flu, 1993, s.62).<\/p>\n<p>2.4. M\u0130MARLIK<\/p>\n<p>Romal\u0131lar\u0131n en ileri olduklar\u0131 sanatk\u00c2rlar dal\u0131 mimarl\u0131kt\u0131. Bu ilerleme, Roma imparatorlu\u011funda kentlerin geli\u015fmesine s\u0131k\u0131ca ba\u011fl\u0131yd\u0131. Roma d\u00fcnyas\u0131n\u0131 birle\u015ftiren temel \u00f6\u011fedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc siyasal, ekonomik, toplumsal, dinsel i\u015flevler sitelerde yo\u011funla\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u201c Do\u011fuda Romal\u0131lar yaln\u0131zca kendilerinden \u00f6nceki halklar\u0131n yap\u0131tlar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcnlemekle yetinmi\u015fler. Bat\u0131 da ise pek \u00e7ok an\u0131t ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir ve bunlardan \u00e7ok say\u0131da \u00f6nemli yap\u0131t g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ok iyi korunmu\u015f ve kaz\u0131larla ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f kentlerden, \u0130.S. 79\u2019da Vez\u00fcv\u2019\u00fcn \u015fiddetli bir patlamas\u0131yla lavlar alt\u0131nda kalan Pompei ve Herculanum, Roma kent\u00e7ilik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca \u00f6zelliklerini yans\u0131tmaktad\u0131r\u201d (Turani, 1995, s. 1059.<\/p>\n<p>B\u00d6L\u00dcM 3<br \/>\nROMA SANATI<\/p>\n<p>\u201c Roma sanat\u0131 Do\u011fuda Bizans\u2019\u0131, Bat\u0131da Avrupa\u2019y\u0131 etkilemi\u015ftir. R\u00f6nesans ve orta\u00e7a\u011f sanat\u0131 Yunandan de\u011fil Roma\u2019dan \u00f6\u011frenilmi\u015ftir. R\u00f6nesans ve Antikiteye d\u00f6n\u00fc\u015fte eski eserleri Roma an\u0131tlar\u0131 temsil etmektedir ve daha sonra m\u00fczeleri olu\u015fturacak ilk koleksiyonlarda Roma d\u00f6nemine ait eserler toplanm\u0131\u015ft\u0131r. Romal\u0131lar antik \u00c7a\u011fda Akdeniz b\u00f6lgesinde \u00f6nemli rol oynayan son toplumdur ve bu toplumun belirlemesinde karma\u015f\u0131k k\u00fclt\u00fcrler etkin olmu\u015ftur. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta Roma \u00fczerinde Yunan sanat\u0131n\u0131n etkileri vard\u0131r. Yunanr sanat\u0131 Roma\u2019ya \u00fc\u00e7 yoldan girer. Birincisi, \u0130.\u00d6. 8. Y.y.\u2019dan ileriye do\u011fru A\u015fa\u011f\u0131 \u0130talya ve Sicilya\u2019da kurulan Yunan kolonileri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Yunan sanat\u0131 \u0130talya\u2019ya ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kincisi, \u0130talya kavimleri aras\u0131nda Etruria (Toskana)\u2019ya yerle\u015fmi\u015f ve sanatta ilerlemi\u015f Etr\u00fcskler\u2019in Anadolu\u2019ya da do\u011fudan gelerek, \u0130on ve Ege adalar\u0131 etkileriyle sanatlar\u0131nda bile\u015fim ortaya koymalar\u0131 olmu\u015ftur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc yol ise Hellenistik d\u00f6nemde gelen etkilerdir. Geni\u015f bir alana yay\u0131lm\u0131\u015f Yunan sanat\u0131 ile Romal\u0131lar istila ettikleri yerlerde kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015flar, bir\u00e7ok heykel tablo ve \u00e7e\u015fitli sanat eserlerini Roma\u2019ya ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131. Orjinalleri Klasik \u00e7a\u011fa kadar uzanan bu heykel ve tablolar\u0131n kopyalar\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015flard\u0131r\u201d (Turani, 1995, s.107).<\/p>\n<p>Romal\u0131lar\u2019\u0131n Yunan k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile en \u00e7ok kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 yerler ise Etruria, g\u00fcney \u0130talya ve Sicilya\u2019daki Yunan kolonileri, Yunanistan ve Anadolu idi. \u0130.\u00d6. 2. Y.y.\u2019dan ba\u015flayarak, Yunan sanat\u00e7\u0131lar\u0131 topluca Roma\u2019ya yerle\u015fmeye ba\u015flad\u0131lar. Fakat Roma\u2019daki patronlar \u0130talyan\u2019d\u0131. Bu sanat\u00e7\u0131lar, eski geleneklerini cesaretle de\u011fi\u015ftirerek yeniden bi\u00e7imlendirdiler.<\/p>\n<p>\u201c Bu nedenle, Romal\u0131 bir koruyucunun himaysinde yap\u0131mlan bir bina ya da ba\u015fka bir sanat yap\u0131t\u0131nda \u00e7e\u015fitli kaynaklardan gelme gikirlr bir arada bulunur. Roma sanat\u0131n\u0131 tan\u0131man\u0131n yolu ise bunlar\u0131n, Yunan ve italyan geleneklerini kendilerinin ilgi \u00e7ekici yeni ama\u00e7lar\u0131 i\u00e7in nas\u0131l yeniden d\u00fczenlediklerini g\u00f6r\u00fcp kavramakla ba\u015flar\u201d (Colledge, 1982, s.4).<br \/>\n3.1. M\u0130MAR\u0130<\/p>\n<p>\u201c Roma mimarisi, Roma k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ile i\u00e7ine al\u0131r. K\u00fclt\u00fcr, an\u0131tsal mimariye ba\u011flan\u0131nca, devlet de ki\u015filerin ba\u015far\u0131lar\u0131na ba\u011fl\u0131 devletlerden ayr\u0131l\u0131r. Biz buna benzer devlete ve te\u015fkilat\u0131 Osmanl\u0131larda g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n<p>Roma sanat\u0131n\u0131n temeli mimaride yatar. Heykel alan\u0131ndaki sanat\u00e7\u0131lar\u0131n aksine, mimarlar genellikle Romal\u0131 idiler. Bu bak\u0131mdan Roma mimarisi, Romal\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f ve iradesinin tipik bir \u015fekilde bi\u00e7imlendirir. Roma mimarisinde barok ve klasik \u00fcsluplu yap\u0131lar, yer yer ayn\u0131 zamanlarda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Roma mimarisine Etr\u00fcsklerin rustik unsurlar\u0131 ge\u00e7mi\u015ftir. Bu, Romal\u0131lar\u0131n askeri g\u00f6r\u00fc\u015flerine tamamen uygundu. Rustik zevk, Greklerde g\u00f6r\u00fclmez.<\/p>\n<p>Roma mimarisi, b\u00fct\u00fcn geni\u015fleyen imparatorluklar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 \u00e7a\u011flar\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi toplay\u0131c\u0131 bir karakter g\u00f6sterir. Ancak Roma, kendine \u00f6zg\u00fcn bir \u00fcslup g\u00f6sterdi\u011fi gibi IV. Ve V. Y.y.\u2019larda ki Grek klasik sanat\u0131na hayran bir klasisizmaya da d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Roma mimarisini, \u00f6nce bir\u00e7ok \u00fclkelerin sahibi olarak, \u00e7e\u015fitli unsurlardan meydana gelmi\u015f yap\u0131 tiplerinde g\u00f6r\u00fcyoruz. Bunun i\u00e7in Romal\u0131larda, Greklerde oldu\u011fu gibi belli bir \u00fcslup geli\u015fimi yoktur. Romal\u0131, b\u00fct\u00fcn Akdeniz \u00e7evresinden dolay\u0131s\u0131yla Asya, Afrika ve Avrupa \u00fclkelerinden \u00e7e\u015fitli mimarl\u0131k bi\u00e7imlerini benimsemi\u015ftir. Fakat Romal\u0131, mimari unsurlar\u0131n\u0131 toplam\u0131\u015f, olmakla beraber, yap\u0131s\u0131na Roma damgas\u0131n\u0131 da vurmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin; Bat\u0131l\u0131 bilginlerin iddia etti\u011fi gibi kubbeyi Etr\u00fcsklerden alm\u0131\u015f olsun, \u00d6n Asya \u00fclkelerinden alm\u0131\u015f olsun, Romal\u0131 bunu kendi kullanabilece\u011fi bir yap\u0131 bi\u00e7imine sokmu\u015ftur. Bu bak\u0131mdan, bir\u00e7ok mimari unsuru yabanc\u0131 \u00fclkelerden toplamas\u0131na ra\u011fmen, bunlar\u0131 kendi d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn gereklerine g\u00f6re bi\u00e7imlendirdi\u011fi ger\u00e7ektir. Bu unsur toplanmas\u0131na paralel olarak Romal\u0131, kendi imparatorlu\u011funun ve imparatorunun g\u00f6rkemine uyacak bi\u00e7imi hangi \u00fclkede bulmu\u015fsa oradan aylmakta duraksamam\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00fczden de bazen Grek klasismas\u0131n\u0131n bazen, asya Hellenistik baro\u011funun, bazen M\u0131s\u0131r unsurlar\u0131n\u0131n bir aarada bi\u00e7imlendirdikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Fakat Roma mimarisinde genellikle rustik bir kalabal\u0131\u011fa varan i\u015fleme tarz\u0131na rastlar\u0131z\u201d (Turani, 1995, s.186).<br \/>\nHellen ve Roma mimarisi aras\u0131ndaki ayr\u0131cal\u0131k, Hellenistik d\u00f6nem yap\u0131 \u00f6ny\u00fczlerinde egemen olan yatay d\u00fczenlemeye kar\u015f\u0131n Roma \u00c7a\u011f\u0131 cephelerinde dikeyli\u011fe \u00f6nem verilmesidir. Roma yap\u0131lar\u0131ndaki bu dikey \u00f6zelliklerin belirgin olarak ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n ilk deneyleri Roma\u2019da Marcellus Tiyatrosu\u2019nda ve Colosseum\u2019da yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu an\u0131tlar\u0131n etkin olan yatay Hellen \u00e7izgileri \u00fcst katlardaki s\u00fctunlar\u0131n alt\u0131na kade konulmas\u0131yla hafifletilmi\u015ftir. Bu yatay \u00e7izgiler b\u00f6ylece aral\u0131kl\u0131 olarak b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bununla beraber her kat aras\u0131ndaki sa\u00e7akl\u0131k korni\u015finin s\u00fcrekli bir yatay \u00e7izgi halinde g\u00f6r\u00fcnmesi yatay etkinin hen\u00fcz tamamen terk edilmedi\u011fi kan\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Dikey etki Roma\u2019daki Titus ve Ancona\u2019daki Trojen zafer an\u0131tlar\u0131nda daha belirgin olarak sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlarda sa\u00e7akl\u0131klar s\u00fctunlar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 dik a\u00e7\u0131lar olu\u015fturarak takip eder ve d\u0131\u015far\u0131ya do\u011fru d\u00f6nerler. En kuvvetli dikey etki M.S. 312 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lan Konstantin Zafer An\u0131t\u0131n\u2019da sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Burada s\u00fctunlar\u0131n \u00fczerindeki \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 sa\u00e7akl\u0131k, dikey \u00e7izgilerin an\u0131t\u0131n tepesine kadar hi\u00e7 kesilmeden \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7ar.<\/p>\n<p>\u201c Roma modellerine dayanan dikey elemanlar\u0131n, yayg\u0131n kullan\u0131m\u0131na kar\u015f\u0131n, Anadolulu mimarlar \u00f6n cephelerdeki yatayl\u0131\u011f\u0131 bir dereceye kadar kaz\u0131yorlard\u0131. Anadolu\u2019da \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131 yapan sa\u00e7akl\u0131klar Roma\u2019daki gibi bir s\u00fctun geni\u015fli\u011finde olmay\u0131p, s\u00fctunlar aras\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131k geni\u015fli\u011findeydi. Bunun yan\u0131 s\u0131ra Milet\u2019de Pazar yeri giri\u015finde oldu\u011fu gibi her kat\u0131n aras\u0131na yatay g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler konularak, dikey ve yatay elemanlara dengeli bir uyum kazand\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Roma mimarisinin en \u00f6nemli yeniliklerinden birisi, olduk\u00e7a etkileyici bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc olan kemer (zafer tak\u0131) ile kemerli s\u00fctunlar\u0131 geli\u015ftirmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Kemerlerin s\u0131ra halinde kullan\u0131\u015f\u0131 Roma an\u0131tlar\u0131na tamamen \u00f6zg\u00fcn bir d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle \u00f6ny\u00fczlerde etkilerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc kemerli s\u00fctunlar, Aspendos tiyatrosu gibi yap\u0131larda \u00f6nemli bir yer tutmakta idiler\u201d (Akurgal, 1987, s.221).<\/p>\n<p>\u201c Yaz\u0131 tipleri Hellenistik devirdekine \u00e7ok benziyordu, yaln\u0131z saraylar\u0131n yerini eyalet valilerin ikametgahlar\u0131 ald\u0131. Hamamlar ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ve tiyatro yap\u0131m\u0131 da artarak devam etti. Gerek s\u00fcsleme, gerekse plan ve \u00f6l\u00e7\u00fcler de her zaman daha ilgi \u00e7ekici sonu\u00e7lar elde etmek i\u00e7in \u00e7abalad\u0131lar. Mimaride kabartma s\u00fclmeler daha fazla kullan\u0131ld\u0131. Korent d\u00fczeni \u00fcst\u00fcnl\u00fck kazand\u0131, s\u00fctunlar\u0131n say\u0131s\u0131 artt\u0131; yollara uzun ve g\u00f6lgelik patrikler s\u0131raland\u0131, tiyatro sahnelerin arkas\u0131ndaki duvarlar ile k\u00fct\u00fcphane ve \u00e7e\u015fme cepheleri bodur s\u00fctunlar ve ni\u015flerle girintili \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir \u015fekilde hareketlendirildi. Bu b\u00fcy\u00fck yap\u0131lar toplulu\u011funun g\u00f6rkemli kal\u0131nt\u0131lar\u0131na bug\u00fcn Atina, Efes, Perge, Bsuriye\u2019de Palmira, L\u00fcbnan\u2019da Baalbek, \u00dcrd\u00fcn\u2019de Gerasa ve Kuzey Afrika k\u0131y\u0131s\u0131 boyunca baz\u0131 yerle\u015fme b\u00f6lgelerinde bug\u00fcn bile rastlar\u0131z.<\/p>\n<p>Romal\u0131lar, tu\u011fla kaplamal\u0131 har\u00e7 tekni\u011findeki ustal\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli olarak geli\u015ftirdiler. Bu t\u00fcr Roma harc\u0131 ile yap\u0131lan b\u00fcy\u00fck binalar\u0131n \u00fcst\u00fc ya yar\u0131m daire tonozlarla ya da yar\u0131m k\u00fcre \u015feklinde kubbelerle \u00f6rt\u00fcl\u00fcrd\u00fc. Pencere a\u00e7\u0131kl\u0131klar\u0131nda oldu\u011fu gibi, tekrarlamal\u0131 \u015fekilleri, ayn\u0131 ah\u015fap kal\u0131b\u0131n yap\u0131 ilerledik\u00e7e yer de\u011fi\u015ftirerek kullan\u0131lmas\u0131 sonucu kereste ve i\u015fg\u00fcc\u00fcnden ne kadar ekonomi sa\u011flad\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Bir orta ve iki yan neften olu\u015fan b\u00fcy\u00fck bir mekan\u0131 kapsayan bazilika duru\u015fma ve toplant\u0131 salonu olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130mparatorluk devrinin son b\u00fcy\u00fck bazilikalar\u0131ndan \u0130.S. 306 dolaylar\u0131nda Maxentius\u2019un ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 bu yap\u0131y\u0131 313-330 y\u0131llar\u0131nda Konstantinus tamamlam\u0131\u015ft\u0131r. Har\u00e7l\u0131 tu\u011fla ile yap\u0131lan bazilika 100&#215;65 metredir, yar\u0131m daire bir de apsis eklenmi\u015ftir\u201d (Colledge, 1982, s.13).<\/p>\n<p>\u201c Dekoratif \u00f6zellikli Grek yap\u0131 sanat\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k Romal\u0131lar fonksiyonel ve str\u00fcktif yap\u0131lar ortaya koydular. Bu yap\u0131 \u00e7e\u015fitleri \u015funlard\u0131r;<br \/>\n\uf0fc Zafer Tak\u0131<br \/>\n\uf0fc Zafer Dikilita\u015flar\u0131<br \/>\n\uf0fc Tiyatrolar<br \/>\n\uf0fc Hamamlar<br \/>\n\uf0fc Podyum Tap\u0131na\u011f\u0131<br \/>\n\uf0fc Merkezi Kubbeli Yap\u0131lar<br \/>\n\uf0fc Tonoz ve Kemerli Yap\u0131lar<br \/>\n\uf0fc Yuvarlak Planl\u0131 Mezar Yap\u0131lar\u0131<br \/>\n\uf0fc \u015eehir Kap\u0131lar\u0131<br \/>\n\uf0fc K\u00f6pr\u00fcler<br \/>\n\uf0fc Bazilikalar\u201d<br \/>\n(Turan, 1995, s.191).<\/p>\n<p>3.2. HEYKEL<\/p>\n<p>\u201c Cumhuriyet d\u00f6neminin sonlar\u0131na do\u011fru \u0130.\u00d6. 100-30 dolaylar\u0131nda Roma soylular\u0131 Hellenistik Yunan sanat\u0131n\u0131n ger\u00e7ek\u00e7i portreler yapan heykelt\u0131ra\u015flar\u0131na b\u00fcy\u00fck hayranl\u0131k duyuyorlard\u0131. Bir\u00e7o\u011fu Roma\u2019ya g\u00f6\u00e7 etmi\u015f olan bu sanat\u00e7\u0131lara ger\u00e7e\u011fi \u00e7ok daha yal\u0131n bir bi\u00e7imde ortaya koyan portre sipari\u015fleri verdiler. Ki\u015finin y\u00fcz hatlar\u0131ndaki gariplikler b\u00fcy\u00fck bir ilgi ve yans\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi en tutulan b\u00fcstler de orta ya\u015fl\u0131 ve \u00e7ok ya\u015fl\u0131 kimselere ait olanlard\u0131.<\/p>\n<p>Romal\u0131lar zaman\u0131nda yap\u0131lan kabartma heykellerde hayal g\u00fcc\u00fcne de yer verilirdi. Bunlar\u0131n kolayl\u0131kla anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in de de\u011fi\u015fmeyen baz\u0131 form\u00fcller kullan\u0131lmaktayd\u0131. \u00d6zellikle Greko-Romen k\u00fclt\u00fcrle, yerli ve b\u00f6lgesel k\u00fclt\u00fcrlerin birbirini etkiledi\u011fi \u00f6rneklerde g\u00f6r\u00fclen canl\u0131l\u0131k, kalite pek \u00fcst\u00fcn olmasa bile, hemen dikkati \u00e7ekerdi. Tanr\u0131lara ithaf etmek i\u00e7in, \u00fczerinde b\u00fcst ya da tam boy tanr\u0131 fig\u00fcrleri bulunan ve genellikle dikd\u00f6rtgen \u015fekilli ve d\u00fcz plaka ya da altarlar yap\u0131m\u0131na imparatorlu\u011fun her yerinde rastlan\u0131yordu. Bunlar; Jupiter, Juno, Minerva, Apollon ve \u00f6teki Panthenon tanr\u0131lar\u0131ndan birisi olabilece\u011fi gibi, Sriye \u00e7\u00f6llerinin uzun pantolonlu tanr\u0131lar\u0131, Trakya\u2019n\u0131n at\u00e7\u0131 ikizleri ya da Roma devrindeki \u0130ngiltere\u2019nin \u00fc\u00e7 anas\u0131 gibi yerel tanr\u0131larda olabilirdi. Birka\u00e7 tap\u0131na\u011f\u0131n kabartma heykellerinde ise, ki bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Roma y\u00f6netimi alt\u0131ndaki Bath\u2019in Sulis Minerva tap\u0131na\u011f\u0131 al\u0131nl\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fclen zafer tanr\u0131\u00e7alar\u0131 ile garip \u015fekilli Medusa fig\u00fcr\u00fc gelir, Romal\u0131\u2019dan \u00e7ok bir Kelt havas\u0131 sezilir\u201d (Colledge, 1982, s.42).<br \/>\n\u201c \u0130.\u00d6. IV. Y.y.\u2019dan ba\u015flayarak Grek heykel sanat\u0131nda a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde, portre unsurlar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc r\u00f6lyef \u00f6rnekleri ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Bunlar\u0131n yan\u0131nda, Do\u011fu \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 oldu\u011fu kabul edilen Janr resmi, hikayecilik ve historizm g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu nedenle de dekorasyon yani s\u00fcsleyici \u00f6\u011feler ortaya \u00e7\u0131k\u0131yordu. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, Hellenistik sanat\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi olarak Roma\u2019ya gelmi\u015fti. Ayr\u0131ca Etr\u00fcsklerin M\u0131s\u0131r\u2019daki din anlay\u0131\u015f\u0131na paralel olarak sorkofaj heykellerinde, kar\u0131 koca ile ilgili ki\u015fisel bir tasvire ba\u011fland\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. \u0130\u015fte bu anlay\u0131\u015flar, Roma\u2019da daha Grek kolonilerinin kuruldu\u011fu s\u0131ralarda, yerli bir k\u00f6yl\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile birle\u015fiyordu. Do\u011fa ve hayat birle\u015ferek, Romal\u0131lar\u0131n hayat g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc sa\u011flayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131nca, Roma sanat\u0131n\u0131n bir porte heykelinde kara k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz. Bunun i\u00e7indir ki, Romal\u0131 ister kral, ister \u00f6zel hayat\u0131n\u0131 ya\u015fayan bir vatanda\u015f olsun, hi\u00e7bir \u015fekilde, kendini \u00fcst\u00fcn g\u00f6stermeye gitmiyor. O, a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde kendi karakterinin yans\u0131mas\u0131na \u00f6nem veriyor. Y\u00fcz\u00fcn\u00fcn b\u00fct\u00fcn \u00e7irkinli\u011fi, zekas\u0131 ya da safl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6sterilmesini istiyordu.<\/p>\n<p>Roma sanat\u0131 genellikle belirli bir \u00fcslup geli\u015fimi g\u00f6stermiyor. Romal\u0131, mimaride, heykelde ya da resim de olsun, Antikite\u2019nin de\u011ferli buldu\u011fu sanat anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 benimsemekten \u00e7ekinmez. Bu bak\u0131mdan Roma mimarisinde Grek \u00fcslup geli\u015fimi g\u00f6z\u00fckmez.. Romal\u0131 kah Grek tap\u0131na\u011f\u0131n\u0131n \u00fcsluplar\u0131n\u0131 kah Etr\u00fcsk tap\u0131naklar\u0131n\u0131n unsurlar\u0131n\u0131, kah do\u011fu k\u00f6kenli kubbeli yap\u0131y\u0131, kah Grek evini, kah M\u0131s\u0131r obelisklerini benimsemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Biz Romal\u0131lar\u0131 pratik zekal\u0131, te\u015fkilat\u00e7\u0131 ve mimar olarak g\u00f6r\u00fcyoruz. Sava\u015f ve m\u00fccadele onlar i\u00e7in kudret ve zenginli\u011fi artt\u0131rmak i\u00e7in bir ara\u00e7t\u0131. Askerlik de Greklerin atletizmi gibi bir ya\u015fay\u0131\u015f bi\u00e7imi de\u011fil, bir meslekti. Bu bak\u0131mdan, Roma heykellerinde, insan v\u00fccudunun ideal g\u00fczelli\u011fi konusunda bir endi\u015feye rastlanm\u0131yor\u201d (Turani, 1995, s.196-197).<\/p>\n<p>3.3. RES\u0130M <\/p>\n<p>\u201c Orta Cumhuriyet devrinde Roma\u2019n\u0131n Esquilina tepesindeki tarihi bir mezara yap\u0131lan resimde sahnelerin katlara ayr\u0131lmas\u0131n\u0131n belli belirsiz uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmektieyiz. Fakat, Yunanl\u0131 ressamlar\u0131n \u0130.\u00d6. 2. Y.y. sonlar\u0131nda Roma\u2019ya ak\u0131n etmeye ba\u015flamas\u0131 ile ge\u00e7 oma Cumhuriyet\u2019inin zenginli\u011fi birle\u015fince \u00e7ok k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fiklikler meydana geldi. Bunlar\u0131. K\u0131smen Roma evlerinin duvar ve tavan resimlerinde \u00f6zleyebilmekle birlikte en \u00e7ok Napoli\u2019nin g\u00fcneyindeki Campania kentlerinden Pompei ve Herculaneum\u2019da g\u00f6rmekteyiz. \u0130.S. 79\u2019da Vez\u00fcv yanarda\u011f\u0131n\u0131n patlamas\u0131 ile resimlerin hepsi k\u00fcller alt\u0131nda kalm\u0131\u015f ve bir\u00e7ok duvar panosu da bu sayede g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar hi\u00e7 bozulmadan gelebilmi\u015ftir. Bu resimlerdi, bir ev duvar\u0131n\u0131n y\u00fczeyinde, i\u00e7erik ve \u00e7izginin d\u00fczenlenmesi s\u0131ras\u0131nda ard arda d\u00f6rt \u201c\u00fcslup\u201d uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Delos\u2019daki Yunan resimlerine \u00e7ok benzeyen ilk \u00fcslupta yaln\u0131zca mimari \u00f6\u011feler ve duvar taklidi \u00e7izimlere rastlar\u0131z.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn Roma \u00fcsluplar\u0131nda oldu\u011fu \u011fibi Delos\u2019un \u00fc\u00e7l\u00fc yatay ve dikey b\u00f6l\u00fcmlemeleri burada da kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. \u0130kinci \u00fcslup yine ilk olarak Delos\u2019ta ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olup t\u00fcm sahne mimari bir \u00e7er\u00e7eve i\u00e7ine al\u0131n\u0131r. Yaln\u0131z burada duvarlarda birtak\u0131m pencereler b\u0131rak\u0131l\u0131p, aras\u0131ndaki mitolojik ve mimari sahnelerle manzaralar g\u00f6r\u00fclmesi sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130.\u00d6. 20 dolaylar\u0131nda ba\u015flayan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcslup ta ikinciyi and\u0131rmakla birlikte mimari s\u00fcsleme fantastik ve ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm alm\u0131\u015ft\u0131r ki Vitruvius\u2019da bu nedenle \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcslubu pek tutmaz. \u0130.S. 63 s\u0131ralar\u0131nda Pompei\u2019de ba\u015flayan d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc \u00fcslup\u2019ta daha \u00f6ncekilerle baz\u0131 yeni tiplerin birbirine kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Burada manzara resmi izlenimci bir havaya b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f, yerel olaylar ile ki\u015filer de resim konusu aras\u0131na girmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Mitolojik sahneler, hemen her zaman, ressam\u0131n milliyetini belirtecek \u015fekilde Yunan anlay\u0131\u015f\u0131yla yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Mozaik sanat\u0131n\u0131n \u0130.\u00d6. 5. Y.y.\u2019dan ba\u015flayarak geli\u015fmesini ise evlerde ve idari binalarda rahtl\u0131kla izleyebiliyoruz. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta dikkatle haz\u0131rlanm\u0131\u015f harca, nehirlerden toplanan renkli k\u00fc\u00e7\u00fck ta\u015flar\u0131n yerle\u015ftirilmesiyle ortaya \u00e7\u0131kan mozaik k\u00fcplerin kullan\u0131lmas\u0131yla geli\u015fti. Antik devir boyunca mozaik \u00e7o\u011funlukla zemin s\u00fcslemesi \u015feklinde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zemin mozaikleri ya ortada dikd\u00f6rtgen bir g\u00f6be\u011fin i\u00e7ine \u00e7ok y\u00fcksek kaliteli bir desen i\u015flenip bunu daha az de\u011ferde motiflerin \u00e7evreledi\u011fi bi\u00e7imde ya da b\u00fct\u00fcn fig\u00fcrlerin e\u015fit \u00f6nemde i\u015flendi\u011fi ve zeminin t\u00fcm\u00fcn\u00fc kaplar \u015fekilde yap\u0131l\u0131rd\u0131\u201d (Colledge, 1982 s.55).<\/p>\n<p>\u201c Roma resim sanat\u0131n\u0131n, Hellenistik sanat\u0131n bir devam\u0131 oldu\u011fu tezi, genellikle kabul edilen bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Hellenistik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n geli\u015ferek Roma sanat\u0131nda kendine \u00f6zgg\u00fc bir resim anlay\u0131\u015f\u0131na vard\u0131\u011f\u0131da gene kabul edilen bir husustur. Demek ki bu benimseme, Hellenistik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n kopya edilmesi anlam\u0131na gelmiyor. Yani Romal\u0131, Hellenistik kompozisyon ve ifade tarz\u0131n\u0131 zamanla kendine mal etmi\u015ftir. Bu nedenle biz, bir Roma duvar resmi anlay\u0131\u015f\u0131ndan s\u00f6z edebiliyoruz. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Romal\u0131lar, Yunanistan\u2019dan sanat\u00e7\u0131lar ve sanat eserleri getirmi\u015flerdir. Nas\u0131l Yunanl\u0131lar\u2019dan al\u0131nan tanr\u0131lar, zamanla hem isim hem de bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmi\u015flerse Roma resimlerinde de bu de\u011fi\u015fme oluyor ve \u0130ll\u00fczyonist mlasist bir resim anlay\u0131\u015f\u0131 ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. B\u00f6ylece, zarif endamlar\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131, renkli ve oylumlu bir kompozisyon \u015fekli, Roma duvarlar\u0131nda beliriyor. Bu resimler, bir friz anlam\u0131nda de\u011fil bir odan\u0131n t\u00fcm duvarlar\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcm b\u00f6l\u00fcm kaplayan ve ev i\u00e7i hayat\u0131n\u0131n samimiyetini yans\u0131tan konular\u0131yla, Roma-Hellenistik kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bir kompozisyondur. Dikkat \u00e7eken \u015fey resimlerdeki kimi fig\u00fcrlerin genellikle mitolojik konulu olmas\u0131d\u0131r. Ancak g\u00fcnl\u00fck hayat sahneleri de Romal\u0131 i\u00e7in \u00e7ekicidir\u201d (Turani, 1995, s.200).<\/p>\n<p>3.4. UYGULAMALI SANATLAR<\/p>\n<p>\u201c Roma d\u00fcnyas\u0131n\u0131n zenginli\u011fi, ba\u015fta Yununca konu\u015fulan yerler olma \u00fczere, y\u00f6netimi alt\u0131ndaki \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerin atadan kalma yetenekleri ele birle\u015fine uygulamal\u0131 sanatlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde geli\u015fmesi de kolayla\u015fm\u0131\u015f oluyordu. O devirde uygulanmakta olan bu el sanatlar\u0131n\u0131n \u00e7ok eski bir ge\u00e7mi\u015fi vard\u0131.<\/p>\n<p>Y\u00fcz\u00fcklere yerle\u015ftirilecek de\u011ferli ta\u015flar\u0131n \u00fczerine oyma desenler yapmak ya da \u201chakketmek\u201d en k\u00fc\u00e7\u00fck \u2013 \u00f6l\u00e7ekli el sanatlar\u0131ndan birisiydi. Lal, topaz, ametist, kristal, kornalin (kiraz k\u0131rm\u0131z\u0131s\u0131 akik), akik, sarduan (k\u0131z\u0131l turuncu S\u00fcleymanita\u015f), kaseduan (Kad\u0131k\u00f6y ta\u015f\u0131) ve hatta cam gibi en \u00e7ok tutulan de\u011ferli ta\u015flar, sivri kalem ve matkap ile oyularak y\u00fcz\u00fck ta\u015flar\u0131 en \u00e7ok Yunan tanr\u0131lar\u0131, kahramanlar\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve hatipleri ile efsane ki\u015fileri ve ba\u015fyap\u0131t say\u0131lan heykellerden al\u0131nma modeller gibi Yunan konular\u0131n\u0131n hak edilmesi sanat\u00e7\u0131lar\u0131n kimli\u011fini de a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymaktad\u0131r. Bununla birlikte, ara s\u0131ra, imparator portreleri ve k\u00fclt sahneleri gibi Roma konular\u0131n\u0131n yer verildi\u011fi de g\u00f6r\u00fclmektedir. De\u011ferli ta\u015f oymac\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan baz\u0131 ustalar Hellenistik Yunan devrinden ba\u015flayarak, deseni oymak yerine ta\u015f\u0131n \u00fcst\u00fcne kabartma olarak hakketmeye ba\u015flad\u0131lar. Bunun i\u00e7in de genellikle sarduan ta\u015f\u0131 kulland\u0131lar. K\u0131z\u0131l turuncu renkte bir t\u00fcr akik olan bu ta\u015f\u0131n tabakalar\u0131 ustaca kesilip tanr\u0131lar\u0131n ve giderek de h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n tasvirleri yap\u0131lmaya ba\u015flad\u0131. Bu gelene\u011fi Roma \u0130mparatorlar\u0131 da devam ettirdiler. \u0130lgi \u00e7ekici bir nokta da bu de\u011ferli ta\u015flar\u0131 i\u015fleyen sanat\u00e7\u0131lar\u0131n ayn\u0131 beceriyi m\u00fch\u00fcrlerde, sikkelerde ve para basmak i\u00e7in kal\u0131p \u00e7\u0131karmada da g\u00f6stermi\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Sikkeleri basmak i\u00e7in en kestirme yol alt kal\u0131p par\u00e7as\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne desensiz paray\u0131 koyup k\u0131sa bir \u00e7ubuk ucundaki \u00fcst kal\u0131p par\u00e7as\u0131n\u0131 da paran\u0131n \u00fczerine yerle\u015ftirerek \u00e7ubu\u011fa bir balyozla vurmakt\u0131. Bu y\u00f6ntemle kal\u0131plardaki \u015fekiller sikkenin her iki y\u00fcz\u00fcne de bas\u0131lm\u0131\u015f oluyordu. Roma\u2019n\u0131n siyasi propagandac\u0131lar\u0131 i\u00e7in desenli sikkeler tam zaman\u0131nda yeti\u015fmi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc, haberle\u015fme ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00e7ok zay\u0131f oldu\u011fu bir \u00e7a\u011fda desenle paralar y\u00f6netim ile imparatorlu\u011fun \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f halk aras\u0131nda en iyi ileti\u015fim arac\u0131yd\u0131. Tedav\u00fcle \u00e7\u0131kar\u0131lan alt\u0131n, g\u00fcm\u00fc\u015f ve bronz Roma sikkelerinin desenleri \u00e7ok dikkatle se\u00e7ilir ve s\u0131k s\u0131k da de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frard\u0131\u201d (Colledge, 1982, s.58).<\/p>\n<p>\u201c Roma imparatorluk darphanesinin, imparatorlu\u011fun neredeyse t\u00fcm alt\u0131n sikke ihtiyac\u0131n\u0131; giderek \u00f6nce bat\u0131da daha sonra do\u011fuda egemen olan g\u00fcm\u00fc\u015f sikke ihtiyac\u0131n\u0131 ve principatus d\u00f6neminin ba\u015flar\u0131ndan itibaren de imparatorlu\u011fun bat\u0131s\u0131ndaki adi metalden sikke ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131yordu. B\u00f6yle bir merkeziyet\u00e7ilik sisteminin korunmu\u015f olmas\u0131, Roma ekonomisi i\u00e7indeki muhtemel k\u00fcl\u00e7e ve sikke transferlerinin derecesi i\u00e7in \u00e7arp\u0131c\u0131 bir kan\u0131t\u0131d\u0131r\u201d (Howgego, 1988, s.118).<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Roma Uygarl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00c7\u0130NDEK\u0130LER G\u0130R\u0130\u015e B\u00d6L\u00dcM 1 ROMA TAR\u0130H\u0130 1.1. ROMA\u2019NIN DO\u011eU\u015eU ve \u0130LK ZAMANLAR 1.1.1. Da\u011f\u0131n\u0131k K\u00f6yler Romas\u0131 1.1.2. Yedi Tepeler Romas\u0131 1.1.3. Etr\u00fcsk Krallar Romas\u0131 1.2. KRALLIK D\u00d6NEM\u0130 1.2.1. Senatus 1.2.2. Curia 1.2.3. Ordu 1.2.4. Ziraat 1.2.5. Zenaat ve Ticaret 1.2.6. Hukuk 1.3. CUMHUR\u0130YET D\u00d6NEM\u0130 1.3.1. Senatus 1.3.2. Curia ve Centuria 1.4. \u0130MPARATORLUK D\u00d6NEM\u0130 &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1403,1406],"tags":[1896,1898,1895,1897],"class_list":["post-620","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-odevler","category-sosyal-bilgiler-odevleri","tag-arkeologl","tag-octavianus","tag-roma-uygarligi","tag-senatus"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/620","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=620"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/620\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=620"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=620"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=620"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}