GenelHaberlerSuriye

Suriye’de yönetimin değişmesini bekleyenler hayal kuruyor

Suriye Başbakan Yardımcısı Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el-Muallim; İranlı yetkililerle Tahran’da bulunduğu temasların bölgesel durumlara ek olarak Suriye’nin maruz kaldığı evrensel komplo konularında iki kardeş ülke arasında görüş ve tutum birliğinin varlığını belirttiğini vurguladı.

İranlı Mevkidaşı Ali Ekber Salihi ile Tahran’da düzenlediği ortak basın toplantısında Muallim; bu komplonun bölgedeki aletlerinin İsrail’e hizmet eder duruma geldiklerini ekledi.

Suriye halkının, vatanının maruz kaldığı evrensel komploya karşı sadece direnmede değil aynı zamanda büyük bir zafer sağlamada da ısrarlı olduğunu vurguladı.

Suriye halkının müthiş bir evrensel dezenformasyon ve provokasyona maruz kaldığını ifade eden Muallim; kendisinin çıkar ve haklarının yanında insan hakları ve demokrasiyi savunduklarını iddia eden ABD, bazı batılı ve bölgesel ülkelerle birlikte Arap ülkelerinin uyguladıkları insanlık dışı yaptırımlar nedeniyle yaşadığı zorluklara işaret etti.

Muallim; Suriye’ye uygulanan katı ekonomik yaptırımların halkın günlük yaşamlarını ve ekmek lokmalarını etkilediğine dikkat çekerek, buna rağmen Suriye halkının vatanı ve yönetiminin etrafında kenetlenmeye tutunduğunu ekledi.

Suriye Arap Ordusunun da terör ve teröristlere karşı koymayı sürdürme azminde olduğunun altını çizen Muallim; ordunun vatan ve vatandaşların güvenliğini ve onurunu korumada bulunduğu üstün fedakarlıkların altını çizdi. Muallim; Suriye’ye karşı bu komplo planına karşı koyma ısrarının pratikte de görüldüğüne işaret etti.

Bir süre önce Şam’daki Milli Güvenlik Binasını hedef alan terör patlamasına işaret eden Muallim; bunun Suriye’nin teröre karşı mücadelesindeki azmini kıramayacağını belirterek, Suriye’nin şu anda her zamandan daha güçlü olduğunu, tutum ve haklarını korumada daha azimli olduğunun altını çizdi.

Bakan Muallim; kahraman Suriye Ordusunun, vatan ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden terörü kökünden kazıma azminde olduğunu belirtti.

Ortadoğu’da nükleer, kimyasal ve biyolojik her türlü kitle imha silahlarından arınmış bir bölgenin kurulmasından yana Suriye’nin tutunduğu tutumu yenileyen Muallim; Suriye’nin 2003 yılından beri uluslararası güvenlik konseyine böyle bir karar tasarısı sunduğunu ve ABD’nin bu kararın şu ana kadar oylamaya sunulmasını engellediğini belirtti.

Muallim; Suriye’nin bir aydan fazla bir süredir ABD’nin yanında bir kısım Arap ve yabancı ülkeler tarafından kimyasal silahlara ilişkin yoğunlaştırılmış bir saldırıya maruz kaldığına dikkat çekerken; Suriye’nin bu gibi klasik olmayan silahlara sahip olup olmadığının bir kenara bırakılmasıyla İsrail’in ABD’nin itiraflarıyla büyük bir nükleer tersaneye sahip olduğunun altını çizdi.

Suriye’nin biyolojik silahların önlenmesini öngören uluslararası anlaşmaya imza atan bir ülke olduğuna ve imzaladığı anlaşmalara bağlı olduğuna işaret eden Muallim; fakat Suriye’nin kimyasal silahların önlenmesine ilişkin anlaşmaya imza atmamış olduğunu söyledi. Muallim; İsrail’in imza atması halinde Suriye’nin de bu anlaşmaya imza atmaya hazır olduğunu belirterek, bunun adil ve meşru bir talep olduğunu belirtti.

Muallim; Suriye’nin sorumlu ve duyarlı bir ülke olduğunu, uluslararası meşruluk ve uluslararası kanunların ilkelerine saygısı olan bir ülke olduğunun belirterek, bölgede iyilik ve güzelliklerin yayılmasını temenni ettiğini söyledi.

BM Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’ın altı maddelik planı konusunda ise Muallim; Suriye’nin bu plana tam desteğinin devam ettiğini, bu planın tamamının uygulanmasına özen gösterdiğini söyledi.

Muallim; Annan planında iki temel ve önemli noktanın bulunduğuna işaret ederken bunların ilkinin Suriye’ye yabancı müdahalenin engellenmesi ikincisinin ise siyasi çözümün vurgulanması olduğuna işaret etti.

Suriye hükümetinin bu planın uygulanması için elinden gelen gayreti gösterdiğine dikkat çeken Muallim; planı uygulamanın Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin Suriye’nin içişlerine müdahale etmelerini engelleme garantisinde olduğunu söyledi.

Basın toplantısında sorulan bir soruya cevabında Muallim; Türkiye’den giren teröristler arasında Mısır, Libya, Irak ve daha farklı ülkelerin vatandaşlığını taşıyan teröristlerin bulunduğunu belirtti.

Muallim; yakalanan ıraklı teröristlerin bir kısmının Kaide terör örgütünden olduklarını açıkladı. Gazeteci Olmadıkları Ortaya Çıktı

Bir kısmının Suriye’ye gazeteci sıfatlarıyla girdiklerini söyleyen Muallim; daha sonra bunların gazeteci olmadıklarının ortaya çıktığını açıkladı.

Muallim; Suriye’de tutuklananların çoğunun Suriye ordusu ve hükümetine karşı silah taşıyarak savaştıklarını belirti. Dolayısıyla bunlara terörle mücadele yasasının uygulanacağını belirten Muallim; silahını teslim edenlerin ise elini kana bulamadıkları tespit edilmesiyle derhal serbest bırakıldıklarını söyledi.

Diyalog isteyen bir kısmının ise talepleri bulunduğuna işaret eden Muallim; bu taleplerin bu süreç içinde değerlendirildiğini, haklı ve meşru taleplerin ise yerine getirileceğini ekledi.

Sorulan bir soru üzerine ise Muallim Lübnan’dan istenilen şeyin güvenlik ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanında sınırların korunmasında yardımcı olmasından ibaret olduğunu söyledi.

Muallim Lübnan’ın, silah ve silahlıların sınırlardan geçirilmesini önleme ve sınırların korunmasında yardımcı olmasından başka ondan hiç bir şeyin istenmediğini ekledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un yaptığı açıklamalarda Suriye’de olup bitenlerin sorumluluğunu batı ve bazı bölge ülkelerine yüklemesi konusunda ise Muallim; bunun Lavrov’un olup bitenlerin gerçeğinin farkında olduğunu, geniş deneyime sahip olduğunu yansıttığını ifade etti.

Muallim; Rus mevkidaşı Lavrov’un Suriye’de, bölgede ve dünyada olup bitenlerin gerçeğini iyi bildiğini ekledi.

İranlı mevkidaşı Salihi ile görüşmeleri konusunda ise Muallim; bu görüşmeleri oldukça verimli ve yapıcı olarak nitelendirdi.

Görüşmelerin başta Suriye’de olup bitenler olmak üzere bölgesel konularda tam bir görüş birliğinin mevcut olduğunu yeniden belirttiğine dikkat çeken Muallim; iki ülke tutumlarının bir olduğuna işaret etti.

Kendi tarafından İran Dışişleri Bakanı Salihi; Suriye ve halkının İsrail’in başını çektiği evrensel bir komploya maruz kaldığını belirtti.

Salihi; bir kısım ülkelerin, direniş piramidinin zirvesinde bulunan Suriye’ye karşı kudurmuş olduklarını ifade ederken, bu ülkelerin Suriye’nin kalkınmasını engelleme ve yıkılıp dağılmasını sağlama yönünde ellerinden gelen her gayreti gösterdiklerini söyledi.

Bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına çalıştıklarını söyleyen Salihi; bölge ülkelerini yanlış yönde hareket etmemeye çağırdı. Salihi; bölge ülkelerinin yanlış yönde hareket etmelerinin sadece bölgeyi değil tüm dünyayı sarsabilecek bir tehlikeye yol açabileceğinden uyararak, bu ülkeleri hesaplarını yeniden gözden geçirmelerine davet etti.

İran Dışişleri Bakanı Salihi; Suriye yönetiminin halkının bir çok haklı talebini yerine getirdiğini ve hayata geçirdiğini belirterek çok partili sistem ve demokraside bir dizi reform adımı attığını ekledi.

Başa dön tuşu