FilistinHaberlerİran

Genaral Nakdi: Kudüs Hedefi Kudüs’ün fethi, Mekke’nin fethi gibi en az kayıpla gerçekleşecek (inşallah).

Öncelikle şunu vurgulamalıyım ki, güvenimiz silahlara değil, imanımıza, ilahi yardıma ve halkımızın derin inancınadır. Bu, İmam Hüseyin’in milletidir.

Askeri gücümüzden bahsetmemin nedeni sorunuzdur. Açıkça ifade edeyim: Savunma kapasitemizin %5’inden azını kullandık. Birimlerimizin sadece %5’i düşmanla temas etti. Ana güçlerimiz tamamen sağlam durumda. Kara kuvvetlerimizin asıl gücü henüz devreye girmedi.

Başkomutanın yaptığı üst düzey atamalar – General Pakpur ve General Keremi gibi kara harekat uzmanlarının göreve gelmesi – operasyonel stratejimizin yönünü göstermektedir. Deniz kuvvetlerimiz, Kudüs kuvvetlerimiz ve devasa Basij gücümüzün tamamı henüz sahneye çıkmadı.

İslam Devrimi’nin felsefesi maksimum kayıp değil, hidayet ve rehberlik üzerinedir. Tıpkı Şah rejimine karşı verdiğimiz mücadelede olduğu gibi, adım adım, minimum kayıpla ilerliyoruz. 22 Bahman (11 Şubat Devrimi) bu stratejinin zaferle sonuçlanan örneğidir.

Kudüs’ün fethi de inşallah Mekke’nin fethi gibi, en az kayıpla gerçekleşecektir. Tüm gücümüzle hareket etseydik çok daha fazlasını yapabilirdik, ancak sabırla ilerliyoruz.

Şu ana kadar: Siyonist rejimin hava kuvvetleri karargahı ve MOSSAD ağır darbe aldı. 8200 birimi (istihbarat merkezi) ciddi hasar gördü.

Weizmann Askeri Araştırma Merkezi (silahlanma programlarının beyni), borsa sığınakları, ana sunucular ve stratejik binalar vuruldu. Düşman ağır kayıplar verdi, ancak asıl zafer başka bir alandadır.

Temel Güven Kaynağımız Silahlara değil, imana ve ilahi yardıma dayanıyoruz.
Halkımızın derin inancı ve İmam Hüseyin’in mirası bize güç veriyor.
Askeri Kapasite ve Strateji

Savunma gücümüzün %5’inden azı kullanıldı, ana güçler dokunulmadı.
Kara kuvvetleri başta olmak üzere deniz, Kudüs kuvvetleri ve Basij henüz tam olarak devreye girmedi.

Üst düzey atamalar (General Pakpur ve Keremi) kara taarruz stratejisini vurguluyor.

Devrim Felsefesi
Hedef: Maksimum kayıp değil, hidayet ve rehberlik.
Minimum kayıpla ilerleme modeli (Şah rejimine karşı mücadelede olduğu gibi). 22 Bahman (11 Şubat Devrimi) bu stratejinin başarılı örneğidir.

Tüm güç kullanılsaydı daha fazla zarar verilebilirdi, ancak sabır ve strateji tercih ediliyor.

Düşmana Verilen Zararlar

Siyonist rejimin kritik noktaları vuruldu:

Hava kuvvetleri karargahı ve MOSSAD ağır hasar aldı.

8200 birimi (istihbarat merkezi) çökertildi.

Weizmann Araştırma Merkezi (askeri teknoloji üssü) ve stratejik binalar hedef alındı.

Asıl Zafer Fiziki hasar önemli olsa da, nihai zafer başka bir alanda (manevi/stratejik) kazanılacak.

Başa dön tuşu