Bize diyorlar ki: İsraillilere karşı koyabilecek misiniz?
Evet, biz İsraillilere karşı koyabiliriz.
Seçme hakkımız olduğunda, elimizde yalnızca bir seçenek kalır.
İzzet seçeneğimiz olduğunda, bu demektir ki biz mücadele ederiz.
O zaman sana derler ki: Eğer mücadele ederseniz, kazanır mısınız?
Evet, kazanırız.
Nasıl kazanırsınız?
Bize gelin, bizimle karşılaşın ki nasıl kazandığımızı görün.
Yoksa bizi onların hikâyesindeki gibi, kalem ve kağıtla hesap yapanlar mı sandınız?
Hayır, biz deriz ki: Biz görevimizi yaparız.
Meydanda dururuz.
Allah’a dua ederiz ve O’na tevekkül ederiz.
O da meleklerini bizimle gönderir.
Ve biz Allah’ın izniyle başarıya ulaşırız.
İlk gün olmazsa, ikinci ya da üçüncü gün olur.
İlk ayda olmazsa, ikinci ya da üçüncü ayda olur.
Eğer bazılarımızın elleriyle olmazsa, diğerlerimizin elleriyle olur.
Ama biz daima kazananlarız: ya zaferle ya da şehadetle.
Kimse bizimle alay edemez, oyun oynayamaz.
Kimse, bu insanları boyun eğdirebiliriz demesin.
Biz Hüseyin’in evlatlarıyız.
Biz ümmetin şehitler efendisinin evlatlarıyız.
Biz, kılıçla zillet arasında şekillenen altın denklemin evlatlarıyız.
Zillet bizden uzaktır!
Zillet bizden uzaktır!
87 1 dakika okuma süresi