Şehit olduğundan bir kaç gün geçmemiştiki bir gazeteci şehidin eşine ziyaret ediyordu. Zavallı kadın gözyaşları içerisinde mütevazi evine işaret edip “Rahmetli hep ‘Allah bana haram hiç bir lokma nasip etmesin’ derdi” dedi.
Kimdi Ali Khuzam…
O, Baba Amr Fatihi.. Kurtarılmış bölge rüyasının yıkıcısı
Milisleri ve onların yabancı çalıştırıcılarını bıktıran, Cumhuriyet muhafızları kolordusunda bir Albay
General Mahir Esad’ın sağ eli
Savaşlarda alışılmadık bir üslübu vardı. Parlak bir albay olmasına karşın askerlerin arkasında değil, önünde yürürdü. Düşmanın ateş noktalarını kendi silahıyla susturup, askerlere ‘ilerleyin’ işareti verirdi.
Baba Amr’da öyle olmuştu. Albay tehlikeli bir bölgeye dalıp, işini halledip askerlere işaret verdi, ilerlediler. Ve Baba Amr’ın Suriye Arap Cumhuriyetine boyun eyme serüveni başladı.
Baba Amr’dan sonra Şam kırsalında görev alıp, anormal başarılarına orda devam etti. Ve şehid oldu.