Karşı taraf tehdit ediyor: “Eğer müzakerelere girmezseniz şöyle yaparız, böyle yaparız.” Şimdi tam bilmiyorum, “Bombalarız” mı diyor, ne diyor, bu tür sözler… Biraz müphem, biraz açık bir tehdit: “Ya müzakerelere girersiniz ya da şöyle olur, böyle olur.” Bu bir tehdittir. Peki, böyle bir müzakereleri kabul etmek, İslami İran’ın tehditlere boyun eğebilir olduğunun göstergesidir. Eğer siz gidip de bu tehditle müzakerelere girerseniz, bunun anlamı şudur: Biz her tehdit karşısında hemen korkarız, titreriz ve karşı tarafa teslim oluruz. Anlamı budur. Eğer bu ‘tehdide boyun eğebilirlik’ bir kez oluşursa, bunun sonu gelmez. Bugün diyorlar ki: “Eğer zenginleştirme yaparsanız, biz şöyle yaparız, böyle yaparız.” Yarın derler ki: “Eğer füzeleriniz olursa, biz şöyle yaparız, böyle yaparız.” Sonra derler ki: “Eğer falanca ülkeyle ilişkiniz olmazsa, biz şöyle yaparız, böyle yaparız. Eğer falanca ülkeyle ilişkiniz olursa, biz şöyle yaparız.” Hepsi tehdit; düşmanın tehditleri karşısında geri adım atmak zorunda kalırız. Yani, tehdit eşliğinde yapılan bir müzakereleri kabul etmek, hiçbir onurlu millet tarafından yapılmaz. Hiçbir akıllı siyasetçi de bunu onaylamaz.
