Rusya: İran Karşıtı Karar Taslağı, Sorunun Kaynağı Olan ABD ve İsrail Saldırganlığını Tamamen Görmezden Geliyor

Rusya’nın temsilcisi, Yönetim Kurulu toplantısında Avrupa’nın üç ülkesi ile ABD’nin İran’a karşı yıkıcı hedefler güttüğünü belirterek, önerilen karar taslağının mevcut sorunun kaynağı olan ABD ve İsrail’in saldırganlığını tamamen görmezden geldiğini ifade etti.

Rusya Federasyonu’nun Viyana’daki uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimî Temsilci Yardımcısı Roman Ustinov, İran’daki güvenlik denetimlerinin durumuna ilişkin Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü’nün “İran İslam Cumhuriyeti ile Güvenlik Denetimi Anlaşması”na ilişkin raporunu dikkatle inceledik. Raporda, Yönetim Kurulu’ndan ek talimatlar ya da acil eylemler, örneğin bir karar tasarısının kabul edilmesi, yönünde talep olarak yorumlanabilecek hiçbir unsur bulmadığımı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca bu konuda Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü’nden herhangi bir talep de duymadık.”

Ustinov, “Aksine, bu rapor son derece zorlu mevcut koşullarda bile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Sekretaryası ile İran’ın, ülkede güvenlik denetimlerinin sürekli uygulanmasını mümkün kılan ortak noktalar bulduğunu açıkça gösteriyor. Rapor döneminde Tahran, haziran ayında ABD ve İsrail’in yasa dışı ve sebepsiz saldırılarından etkilenmeyen tesislere UAEK denetçilerinin erişimine izin verdi.” ifadesini kullandı.

Rus temsilci sözlerini şöyle devam etti: “Ayrıca rapor, bu saldırıların ardından oluşan zorlayıcı durumun, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nı Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmek için yapıcı işbirliğine mecbur kıldığını kabul ediyor. Raporda, İran’ın bu süreçte işbirliğini başlattığı vurgulanıyor.”

Ustinov ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Genel Müdür, ilgili iç hukuk düzenlemelerini gözeterek Güvenlik Denetimi Anlaşması’na uyumu sağlamak için Tahran ile işbirliğine olan bağlılığını yeniden teyit etmektedir.”

Ustinov ayrıca şöyle ifade etti: “Geleceğe baktığımızda, son İran karşıtı kararı sunan Yönetim Kurulu’nun dört üyesi, Birleşik Krallık, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa, için tüm bu hususların hiçbir önem taşımadığını görüyoruz. Onlar hem İran’a karşı hem de Yönetim Kurulu içinde kendi yıkıcı hedeflerini izlemektedirler.”

Ustinov devamında, “Ne yazık ki, Genel Direktör’ün raporunda kalan ciddi eksiklikler de bu kötü niyetli girişimler için elverişli bir zemin oluşturuyor.

Bunların en önemlisi, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik denetimi altında bulunan İran nükleer tesislerine yönelik saldırılarının açık ve net bir şekilde kınanmamasıdır. İtiraf etmek gerekir ki, UAEK – ne üye devletler toplu olarak ne de Sekretarya – beş aydır bu yasa dışı eylemlere uygun bir yanıt verememiştir. Görünen o ki barışçıl nükleer tesislerin kasıtlı olarak imha edilmesi bir norm hâline gelmektedir. Bu arada, bu askerî saldırıların failleri ve onları açıktan “kirli iş” olarak meşrulaştıran ortakları, tam bir dokunulmazlıktan yararlanarak gerilimi artırmaya ve daha da tırmandırmaya devam etmektedirler.” söylediğini aktardı.

Rusya Federasyonu temsilcisi, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine düzenlediği saldırıları kınayarak, “Bunlar uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler’i ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun tüzüklerini ihlal eden sorumsuz ve saldırgan eylemlerdir. Bu eylemlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik denetimi sistemi ve NPT üzerinde yaratacağı ciddi sonuçlar henüz değerlendirilmemiştir.” ifadesini kullandı.

Ustinov sözlerinin devamında, bu saldırıların İran’daki güvenlik denetimi anlaşmasının uygulanmasında ortaya çıkan mevcut zor durumun temel nedeni olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Gerçek şu ki, saldırıya uğrayan İran tesisleri Ajans tarafından sürekli gözetim altındaydı ve nükleer maddelerin saptırılmasına ilişkin hiçbir endişe yaratmamıştı. Ayrıca bunların tümü Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın bir parçasıydı.”

Ustinov şu ifadeleri de kullandı: “Bu tesislerin tamamı düzenli olarak denetleniyordu ve UAEK denetçileri burada kesintisiz çalışıyordu; üstelik Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail onların hayatını tehlikeye atmasına rağmen. Ayrıca, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun ekipmanları da orada bulunuyordu ve tahrip edildi. Bununla birlikte, uğranılan maddi hasarın boyutuna dair Sekretarya’dan hiçbir zaman bilgi almadık. Bu bağlamda, Sekretarya’nın operasyonel raporlarında İran’ın nükleer tesislerine yönelik yıkımın kapsamı ve niteliğine ilişkin daha önce yayımladığı bilgilerin Genel Direktör’ün raporunda yer almamasını da görüyoruz.”

Rusya’nın Yönetim Kurulu temsilcisi, “Etkilenen tesislere erişimde devam eden zorluklara rağmen, 9 Eylül’de Kahire’de varılan önemli bir anlaşma sonucunda Sekretarya ile İran, saldırılardan etkilenmeyen ve denetim koşullarının bozulmadan korunduğu bazı yerlerde denetim yapılmasını mümkün kılan yöntemler geliştirmeyi başardılar. Bunun, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik denetimlerinin uygulanmasının normalleşmesi için iyi bir başlangıç olduğuna inanıyoruz.” açıklamada bulundu.

Ustinov şu ifadeleri açıkladı: “Buna rağmen, tüm bunlar kötü niyetli Batılı ülkeler tarafından görmezden gelinmektedir. İran çevresindeki durumu daha da tırmandırmaya yönelik politikalarının bir parçası olarak üç Avrupa ülkesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde zaten kaldırılmış olan tüm yaptırım kararlarını yeniden yürürlüğe koymak için bir mekanizmaya başvurarak yasa dışı bir adım atmıştır. Biz, bu üç Avrupa ülkesinin eylemlerinin hukuki ve usule ilişkin geçersizliğini defalarca kanıtladık: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararındaki önceki yükümlülüklerini ihlal ettikleri için “Snapback” mekanizmasını kullanma haklarını kaybetmişlerdir.”

Ustinov sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi üç Avrupa ülkesi ve Amerika Birleşik Devletleri, Yönetim Kurulu’nun İran’a karşı başka bir karar kabul etmesini öneriyor. İran’ın nükleer programı etrafında sistematik olarak körüklenen bu baskı, tamamen yersiz, yapıcı olmayan ve nükleer silahsızlanma hedef ve amaçlarıyla ilgisizdir. Amerikalılar ve Avrupalılar sözde müzakereleri desteklediklerini söyleseler de davranışları, görünüşte kaygı duydukları temel meselelerin çözümüne ilgi duymadıklarını göstermektedir.”

Ustinov, “Bu ülkeler, özellikle de üç Avrupa ülkesi, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü’nün çözüm bulma yönündeki her türlü girişimini defalarca ve kasıtlı olarak baltalamıştır. Ayrıca, bu adımlar herhangi bir strateji, taktik ya da siyasi perspektiften tamamen yoksundur. Üç Avrupa ülkesinin diplomasisi uzun zamandır İran’a ilişkin kendi hedeflerini, amaçlarını ve çıkarlarını unutmuş, Amerika Birleşik Devletleri’nin politikasının bir aracı hâline gelmiştir.” diye sözlerine ekledi.

Rus diplomat sözlerine şu şekilde devam etti: “Önerilen karar taslağı, mevcut sorunun kökeni olan ABD ve İsrail’in saldırganlığını tamamen görmezden gelmektedir. Bu nedenle, taslağın gerçek amacı konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır: ABD ve İsrail’in eylemlerinin ardından durumu örtbas etmek, onların Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun İran’daki doğrulama faaliyetlerini sekteye uğrattığı gerçeğini gizlemek ve başarısız “hızlı dönüş” girişimlerini Yönetim Kurulu’na taşımak. Bu, keyfî ve gerçeklerin açık bir şekilde çarpıtılmasıdır.”

Rusya’nın temsilcisi şu değerlendirmede bulundu: “Kararın ortak sponsorlarının, taslağın yaratacağı sorunlarla kesinlikle ilgilenmediği açıktır. Görünüşe göre onlar, Genel Müdürü’nün paktın uygulanmasına yönelik İran ile diyalog kurma çabalarını boşa çıkarmak için Tahran’ı kasıtlı olarak sert bir tepkiye teşvik etmektedirler.”

Ustinov, “Rusya Federasyonu, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nda İran’a yönelik bir başka tırmandırıcı adımda yer almayı reddetmektedir. Böyle bir kararın yıkıcı sonuçları bizim için son derece açıktır ve tüm üye devletlere, Batılı ülkelerin kendilerine yeniden dayattığı şeyi dikkatlice değerlendirme çağrısında bulunuyoruz.

Bu yalnızca İran’ın nükleer programıyla ilgili değildir; aynı zamanda Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik denetim sisteminin giderek ülkelere karşı bir silaha dönüştürülmesiyle ilgilidir.” açıklamasını aktardı.

Ustinov, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Karar taslağını oylamaya sunacağız ve ona karşı oy kullanacağız. Tüm sorumlu üye devletlere de aynısını yapmaları çağrısında bulunuyoruz; böylece Genel Müdür ile İran arasında daha yapıcı çalışmalar için alan korunmuş olur.”

↑
Mobil sürümden çık