Suriye’de asker elbisesine bürünmüş silahlı terör grupları, üç emniyet mensubunu kaçırdıktan sonra, ölümle tehdit ederek zorla kamera karşısında konuşturdu. Görüntüler kısa süre içerisinde kışkırtıcı kanallarda yayınlandı.
Emniyet mensupları dün Deyrezzor’da asker kıyafetine bürünmüş kişilerce kurulan bir barikatın önünde durduruldu.
Güvenlik güçlerinden Halit Mehdi Rıdvan, Suriye Televizyonu’na yaptığı açıklamada olayı şu şekilde aktardı…
“Ben Homs iline bağlı Kuseyr bölgesi doğumluyum. Hasta bir subayı Deyrezzor’a ulaştırmakla görevlendirildik. Bir devriye olarak hazırlıklarımızı yaptık. Zira yolda herhangi bir olaya karşı kendimizi korumak için silah bulundurmak zorunda idik. Deyrezzor’a ulaştığımızda asker kıyafeti giymiş bir grubun barikat kurduğunu gördük. Barikatın ordu tarafından kurulduğunu zannettik. Kendimizi tanıttık ve aracın motorunu stop ettik. Kimliklerimizi istediler. Güvenlik güçleri mensubu olduğumuzu anladıklarında bizleri tutuklayıp kelepçelediler ve gözlerimizi bağladılar. Bizlere saldırarak tabancaların kabzalarıyla kafalarımıza vurmaya başladılar. Boynumuza satırları dayayıp, bizleri öldürmekle tehdit ederek, aracın bagajına kapattılar.”
Bu şekilde kaçırılarak, silahlı terör gruplarının kendilerini bir camiye götürdüğünü ve aradan beş dakika geçtikten sonra motosikletlerle başka bir bölgeye götürüldüklerini ifade eden Rıdvan, yaklaşık on dakika bekletildikten sonra darp edildiklerini ve ölümle tehdit edildiklerini söyledi.
Rıdvan, “Bizlere, talep ettiklerini yerine getirmememiz halinde, ellerimizi ve ayaklarımızı kestikten sonra diri diri gömeceklerini ve üzerimize yakıt dökerek bizleri yakacaklarını söylediler” diyerek bir apartman dairesine götürüldüklerini kaydetti.
Kaçırılan güvenlik güçleri mensuplarından Usame el-Akkari de Hama iline bağlı Ğab bölgesi doğumlu olduğunu belirterek, olayı şu şekilde aktardı:
“Bizleri kaçırdıktan sonra silahlı terör grupları, kamera karşısında ‘Şebbihalara Deyrezzor’da kaos yaratmaları ve fitne yaymaları için silah ulaştırmak için geldik’ dememiz için bizi zorladı. Ama bilindiği gibi, Deyrezzor’da ordunun depolarında zaten silah mevcuttur. Yani kendimizi korumak için beraberimizde aldığımız birkaç silaha ihtiyaçları olamaz. Ayrıca bindiğimiz, sivil bir araçtı…”
El-Akkari, “Silahlı terör grupları, bizleri darp ederek işkence yapıyor, tabancalarla kafamıza vuruyorlardı. Bizleri çeşitli şekillerde tehdit ediyorlardı. Küfürler de ederek, istediklerini bizlere zorla yaptırmaya çalıştılar” şeklinde sözlerini tamamladı.
Diğer taraftan kaçırılan güvenlik güçlerinden Samer Fahd da, silahlı terör gruplarının elinde, taramalı tüfek ve gelişmiş savaş silahlarının yanı sıra satırlar olduğunu da söyledi.
Fahd, “Hareket edemiyorduk. Biz üç güvenlik gücünün yanında bir de yaralı bir adam vardı” diyerek, silahlı terör gruplarının kendilerini bir binanın üçüncü katında, daha önceden hazırlanmış içinde iletişim cihazları ve sorgucuların olduğu özel bir operasyon odasına götürdüklerini sözlerine ekledi.
