Sözde! İslami!Medyanın,İslami! Devrimci Dedikleri Teröristlerin,Suriyede İşledikleri İnsanlık Dışı Eylemlerin Ardı Arkası Kesilmiyor!

Hasan Eyyüp ve Abdülkadir Nebhan adlı iki terörist; Suriye Televizyonunun dün akşam yayınladığı itiraflarında Homs ilinde bulundukları eylemleri itiraf ettiler.

İki terörist; katıldıkları terör gruplarıyla birlikte Homs iline bağlı Resten ve Telbise bölgelerindeki yollarda silah tehdidiyle gasp ve çalma amacıyla silahlı barikatlar kurduklarını açıkladılar. Aynı zamanda söz konusu barikatlarda bir çok bayana cinsel t… bulunduklarını da ifade ettiler.

Terörist Eyyüp; bir çok güvenlik müfrezesi ve devlet dairesine saldırdıklarını, kundkalama ve yağmalama eylemlerinde bulunduklarını ve içindeki eşyaları yağmalayıp çaldıklarını söyledi.

Terörist Nebhan ise; bir çok vatandaşa saldırdıklarını ve onları dehşete düşürmek için ateş açtıklarını ifade etti.

Evli ve 3 kız çocuğu babası olup Resten Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde memur olduğunu söyleyen Terörist Hasan Eyüp, başlangıçta gösterilere barışçıl şekilde çıktıklarını ancak bazı gizli ellerin din adamları vasıtasıyla çalışmaya başladığını kaydetti.

Terörist Eyüp, düzene karşı fetvalar veren din adamlarından Şeyh Abdülkerim el-Rey ile el-Hatip ailesinden bir başka şeyhin daha sonra cihat fetvası vermeye başladığını söyledi.

“Daha sonra bizlere Lübnan’daki Vadi Haled bölgesinden Ahmet Halil Eyüp ile Temam Muhammet Eyüp eliyle silah gelmeye başladı” diyen Terörist Eyüp, silahların Resten’de aynı zamanda mühimmat da dağıtan Yusuf Aştar tarafından tanınmış şahsiyetlere dağıtıldığını itiraf etti.

Kendisinin kaleşnikof tarzı otomatik silah taşıdığını belirten Terörist Eyüp, beraberindeki Nedim Şehhud, Eymen Derviş ve Emin Eyüp adlı teröristlerin de Rus tarzı otomatik silahlar taşıdıklarını kaydetti.

Gerçekleştirdikleri ilk eylemin, Ramazan ayından önceki Pazar akşamlarından birinde Askeri Güvenlik Müferezesi’ne saldırı olduğunu söyleyen terörist Eyüp, müfrezeye ateş açtıklarını, havzalarında attıkları el bombaları, Molotof kokteylleri ve gaz tüpleri olduğunu itiraf etti.

Daha sonra 50’den fazla silahlıdan meydana gelen bir grupla Siyasi güvenlik Müfrezesine saldırdıklarını ifade eden Terörist Eyüp, müfrezeye girdiklerini, binayı yaktıklarını ve içerideki muhtevayı çaldıklarını söyledi. Katıldığı bu eylemdeki bazı silahlıları tanımadığını dile getiren Terörist Eyüp, tanıdığı teröristlerin adlarını şöyle sıraladı: Emin Eyüp, Ahmet Eyüp, Muhammet Eyüp, Ümran Eyüp, Eymen Derviş, Nedim Şehhud.

Eylemden sonra, saldırıyı önceden haber alan Devlet Güvenlik Müfrezesine de saldırdıklarını itiraf eden terörist Eyüp, diğer taraftan bir grubun parti binasına saldırdığını ve içindeki değerli şeyleri çaldığını belirtti.

“Daha sonra da, ben, Ahmet Eyüp, oğlu Muhammet, Emin Eyüp ve Kasım Eyüp, Eski Polis Karakolu’na saldırdık” diyen Terörist Eyüp, karakoldaki 4 polisin üzerine bomba attıktan sonra, içeride bulunan silahları çaldıklarını söyledi.

Dışarıdan Bağış Alıyorduk

Elde ettikleri paranın kendilerine dışarıdan bağış olarak ulaştığını kaydeden Terörist Eyüp, iki defa para aldığını ve meblağın 15 Bin SL civarında olduğunu söyledi.

İtirafında Ahmet Eyüp, Hasan Eyüp ve Emin Eyüp adlı teröristlerin yer aldığı grubunun, Resten yakınlarındaki uluslar arası yol üzerinde barikatlar kurduğunu söyleyen Terörist Eyüp, “barikatları kurma nedeni, geçen araçlardan para gasp etmek idi. Birçok eylem yaptık, bunlardan üçünü anlatacağım” dedi.

“Bir keresinde, Hyundai marka bir otomobil gece saat 1 civarında Halep güzergahında ilerlemekteydi. İçinde bir adam vardı. Onu araçtan indirdik ve parasını, cep telefonunu ve saatini aldık” diyen terörist Eyüp, diğer eylemlerinin de buna benzer olduğuna işaret etti.

Sırayla T….. Ettik!

Bir başka eylemlerinde, Homs-Hama yolu üzerinde beyaz bir Mercedes aracı durdurduklarını ve Ahmet Eyüp’ün şoförü indirerek mallarını gasp ettiğini belirten Terörist Eyüp, Emin Eyüp’ün de, araçtaki kadını indirerek ve değerli eşyalarını aldıktan sonra, sırayla nasıl t… ettiklerini, ayrıntılarıyla anlattı.

Diğer taraftan itirafı yayınlanan Terörist Abdülkadir Nebhan da, 1993 doğumlu olduğunu ve demirci olarak çalıştığını söyledi.

Evinin Ömer Bin Hattab Camii yakınında olduğunu belirten Terörist Nebhan, işyerinin de el-Ğanto beldesinde yer aldığını ifade etti.

“Bir keresinde yanıma Asım Sveyyis gelip, yollarda kurulan barikatlara katılmam halinde bana 50 Bin SL vereceğini söyledi” diyerek itiraflarına başlayan Terörist Nebhan, “Devrimin başarıya ulaşması halinde” de kendisine 100 Bin SL vereceklerini söylediğini kaydetti.

Terörist Nebhan, barikatlarda Ziyad Sveyyis, Riyad Sveyyis ve Abdülalim el-Cuhavani ile birlikte yürüteceği görevinin, araçları durdurarak gasp etmek, değerli mallara el koymak ve beldeyi gözetlemek olduğunu ifade etti.

Birinci gün çıkarak Telbise’den geliş yönü üzerindeki köprünün yakınlarında barikat kurduklarını ve elinde pompalı tüfek olduğunu söyleyen Teörrist Nebhan, diğer teröristlerin Rus tipi otomatik silahlar taşıdığını, ilk günde herhangi bir şey yaşanmadığını belirtti.

Ertesi gün içinde bir adamla birlikte siyah bir aba giyinmiş bir kadının yer aldığı Kia marka bir otomobili durdurduklarını ifade eden Terörist, “Ben ve Ziyad, adamı yere yatırdık. 6500 lirasını çaldık” dedi.

Riyad ve Abdülhalim adlı teröristlerin kadını ağaçların ardına alarak tecavüz ettiklerini belirten terörist, bu çirkin eylemlerinden sonra kadın ile adamı araçlarına zorla bindirerek gönderdiklerini söyledi.

Üçüncü günde Kia marka siyah renkli bir otomobili durdurduklarını söyleyen terörist, araçta bir adam, bir kadın ve altı yaşlarında bir çocuk olduğunu söyledi. Adamı arabanın bağacına kilitledikten sonra kadına tecavüz ettiklerini itiraf eden terörist Nebhan, adamdan 5000 SL çaldıklarını ve parayı Riyad adlı teröristin aldığını, önceki gün olduğu gibi aileyi silah zoruyla tehdit ettikten sonra gönderdiklerini ifade etti.

Terörist Nebhan, bir keresinde de ticari bir taksideki bir adamla bir kadını indirip paralarına el koyduktan sonra, kadına nasıl sırayla t.. ettiklerini anlattı.

Terörist Nebhan, “Bir keresinde Asım, el-Ahdeb ailesinden bir vatandaşa, muhbir olduğu gerekçesiyle saldırdı. Evini basarak, üzerine üç el ateş açtı. Ancak adam ölmedi. Hama’daki bir hastaneye kaldırmışlar.

Bunun üzerine Asım, el-Ağa ailesinden birini ölümle tehdit ederek, olaydan beldedeki herhangi bir kimseyi haberdar etmesi halinde onu vuracağını söyledi” diyerek itirafını tamamladı.

↑
Mobil sürümden çık