Suriye dün sabah, BM İnsan Hakları Konseyi Periyodik Değerlendirmesine Sunum Mekanizmasına ulusal raporunu sundu.
İlgili muhtelif devlet kurumlarından yetkililerin bulunduğu Suriye heyetine başkanlık eden Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Faysal el-Mikdat; Konseyin oturumunda, Suriye’nin İnsan hakları ve korunmasında Suriye’nin sağladığı başarılara ışık tutan bir beyan okudu.
Mİkdat beyanda, Suriye’nin BM İnsan Hakları Konseyi çerçevesinde kapsamlı periyodik değerlendirmenin evrensel olup seçiciliğe dayanmaması bakımından önemini takdir ettiğini belirtti.
“Suriye insan hakları çalışma mekanizmasını iyileştirme ve insan hakları konseyi formülüne geçiş tartışmalarına aktif ve olumlu şekilde katılmıştır” diye belirten Bakan Yardımcısı, bu mekanizmanın devletlerin kurumlarını ve çabalarını deforme etme ve insan haklarını siyasallaştırma aracı olarak kullanılmamasını temenni ettiklerini kaydetti.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı, Suriye ulusal raporunun entegreli kurumsal kolektif bir çalışmayla hazırlandığını, Başbakanın bir yıl önce insan hakları ulusal komisyonu oluşturulmasına ilişkin bir karar çıkardığını bildirerek Suriye’nin yasaların hükmüyle uyumlu demokratik bir toplum kurabilmek amacıyla insan haklarını pekiştirme çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
Suriye’nin insan haklarının evrenselliği ilkesini benimsediğini söyleyen el-Mikdat, fakat çözümün tek bir modelin varlığını gerektirmediğine, demokrasi ilkesinin devletlerarasında demokratik ilişkileri kapsaması ve güçlünün zayıfın üzerinde hegemonya kurmasına dayanmaması gerektiğine dikkat çekti.
Bakan Yardımcısı el-Mikdat, “Suriye son 7 ay içinde farklı savaş tehditlerinin yanı sıra bir medya savaşına maruz kaldı. Batı, ABD ve İsrail’in hegemonya planlarıyla mücadelede merkezi bir rol oynayan Suriye bugünlerde terör tehditleriyle karşı karşıyadır. Asayiş güçleri ise zayıflatılmak ve gerçek düşmanlarıyla mücadeleden uzaklaştırılmak amacıyla sürekli saldırıya uğruyor” diye belirtti.
Suriye’nin önümüzdeki günlerde İnsan Hakları Komiserliğine silahlı terör çetelerinin katlettiği sayıları 1100’ü aşan asayiş güçleri mensubu şehitlerin adlarını içeren bir liste teslim edeceğini söyleyen el-Mikdat, silahlı terör çetelerinin bazı civar ülkeler tarafından silahlandırıldığını, fanatik liderlerin ve katillerin bu ülkelerin başkentlerinde ağırlandığını beyan etti.
Bakan Yardımcısı Mikdat, katliam yaptıklarını ve vatandaşların yaşam hakkını ihlal ettiklerini bildiği halde, bu ülkelerin fanatik liderlere ve katillere, demokrasi ve insan hakları konferansları düzenletmesinin şaşırtıcı olduğunu belirterek, bazı batılı ülkelerin bu katillerin silah taşımalarını ve masum vatandaşları öldürmelerini haklı göstermeye çalıştığına dikkat çekti.
Katliamların bölgesel ve uluslar arası basın kışkırtmasıyla eşzamanlı geldiğine işaret eden el-Mikdat, geçen aylar boyunca Suriye’ye milyarlarca doların kaçırılarak fanatiklere, kaçakçılara silah ve uyuşturucu tüccarlarına dağıtıldığını beyan etti.
Bakan Yardımcısı, Basın dezenformasyon kanallarının yalanlarını görüntü ve ses kayıtlarıyla kanıtlayacak bir çok kanıta sahip olduklarını bildirerek öldürülüp cesedinin parçalandığı iddia edilen Zeynep el-Husni olayına işaret etti.
“Gerçekleri çarpıttığımızın söylenmemesi için İnsan Hakları Komisyonu Sekreterliğinden Zeynep el-Husni’nin yaşadığını kanıtlayan ve ağabeylerinin baskısından kaçtığını itiraf ettiği görüntülerinin Suriye televizyonunda yayınlandığı şekilde yayınlanmasını talep ediyorum” diyen el-Mikdat, sosyal paylaşım sitelerinde Suriye’yi kınayan 60 bin maddenin yayınlanmasının gülünç olduğunu ifade etti.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı, işgal ve sömürgecilik politikaları nedeniyle yıllardır kaynayan bir bölgenin kalbinde yaşayan Suriye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar yaşadığına değindi.
El-Mikdat, “Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki bazı ülkelerin bize ya da az gelişmiş ülkelere yapılabilecekler konusunda nasihatte bulunma hakkı olsa da batılı sömürgeci ülkelerin ve Amerikan hegemonyasının özellikle insan hakları konusunda nasihat verme hakkı yok. Libya eski rejimine yönelik değerlendirmemiz bir yana 50 binden fazla Libyalıyı ve bir milyondan fazla Iraklıyı öldürenlerin böyle bir hakkı olabilir mi” diye vurguladı.
Bir kısım batılı ülkeleri insan haklarıyla zerre kadar ilgilenmediklerine dikkat çeken Bakan Yardımcısı el-Mikdat, bu ülkeleri ilgilendiren tek şeyin kuruluşları ve askeri kurumları yararına çalacağı petrol ve madenler olduğunun altını çizdi.
Bakan Yardımcısı el-Mikdat, bu ülkelere devletlerimiz ve halklarımıza karşı insani şekilde davranma, zenginlik kaynaklarımızı çalmaktan vazgeçme ve İsrail işgaline desteğini kesme çağrısında bulunarak “bu ülkeler insan haklarına saygı gösteriyorsa Filistin halkının bağımsız devlet kurma hakkını tanımalıdır” dedi.
BM ve İnsan Hakları Konseyinin Suriye’nin içişlerine müdahale etmek amacıyla sözde insani sorunların kullanılmasını reddetmesinin önemine dikkat çekerek bunun Suriye’ye yönelik saldırıyı haklı çıkarmayı ve bu ülkeyi bölüp hegemonya planlarının boyunduruğu altına sokmayı hedeflediğini kaydetti.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakan el-Mikdat, Suriye’nin BM İnsani Yardım Ofisi Heyeti ve Uluslar arası Kızılhaç Komitesini kabul etmesinin gizlediği ya da utanacağı bir durumu bulunmadığının ifadesi olduğuna işaret ederek Suriye’nin vefalı dostlarının nasihatlerini dinlemeye hazır olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın yaşamın her yönünü kapsayan bir dizi reformu onayladığına dikkat çeken el-Mikdat, önümüzdeki saat veya günler içinde anayasa inceleme komisyonu kurulacağını bildirdi.
Bakan Yardımcısı el-Mikdat, son dönemde onaylanan yasama kararlarına değinerek Suriye’de olayların başlamasından itibaren diyalog kapısının açık olduğunu ve bu diyaloga tüm kesimlerin davet edildiğinin altının çizdi.
“Buna rağmen Suriye’nin bu tip yasalara ve diyaloglara ihtiyacı olduğunu bahane edenler şiddet eylemleri, katliam ve suikastları kesmeyerek asayiş güçlerini haksız yere itham etmeye devam ettiler” diye belirten el-Mikdat, gösterilere katılanları her türlü silahı kullanarak öldüren katillerin tutuklandıktan sonra bunu itiraf ettiklerini dile getirdi.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı, İnsan Hakları Komisyonunun basın dezenformasyon kanallarının asılsız iddialarına dayanarak Suriye hakkında çıkardığı iki kararı iptal etmesi gerektiğini söyleyerek gerçek, netlik, doğruluk ve şeffaflığa dayanması gereken insan hakları komisyonu çalışmalarını düzeltme çağrısında bulundu.
Suriye’nin yaşadığı zor koşullara rağmen ulusal komisyonun insan haklarının durumu, yaşanan zorluklar ve geleceğe dönük beklentileri içeren kapsamlı ve önemli bir rapor hazırladığını ifade eden el-Mikdat, “insan haklarını koruma ve pekiştirme amaçlı normatif ve kurumsal çerçevede anayasaya değinildi.
Anayasa medeni, siyasi, sosyal ve ekonomik hakları pekiştirme yönünde yeniden incelenecek” diye konuştu.
Bakan Yardımcısı el-Mikdat, raporun aynı zamanda Uluslararası ve İnsani Kanunlar Ulusal Komisyonu, Aile Kurumu ve İnsan Ticaretiyle Mücadele İdaresinin rolünü ele aldığını, bununla birlikte Suriye yasalarının uluslar arası anlaşmalarla çelişmediği ve Ulusal Çocuk Haklarının Korunmasıyla ilgili bir bölüm içerdiğini bildirdi.
Suriye’nin kadınları güçlendirme alanında attığı adımlara işaret eden el-Mikdat, raporda engelliler, insan ticareti kurbanları, eğitim ve sağlık haklarına geniş yer ayrıldığına değindi.
Suriye’nin işgal altındaki Golan topraklarında yaşayan vatandaşların siyasi, medeni, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarına işaret eden el-Mikdat, işgale dayalı İsrail iktidarının Suriye hükümetine Golan’daki vatandaşlarıyla ilgilenme izni vermediğinin ve hala Golan’ın anavatana dönüşünü reddettiğini beyan etti.
Bakan Yardımcısı, “insan hakları kültürü, batılı ülkelerin az gelişmiş ülkelere ithal ettiği özel bir kültür ürünü olarak sunulması nedeniyle çok tehlikeli bir hastalığa yakalandı. Bu bağlamda bazı batılı ülkelerin insan haklarına saygı konusundaki davranışlarının özellikle askerlerinin başkalarının topraklarına ayak basması ardından onurlu olmadığını göz önünde bulundurmak gerekiyor” diye belirtti.
El-Mikdat, bu ülkelerin insan hakları komisyonu ve güvenlik konseyi dâhil uluslar arası kurumlara yansıyan çifte standartlı politikalarının söz konusu uluslar arası kurumların insan hakları sistemi ve kriterleriyle ilişkilerine güçle sızdığını söyleyerek beşeriyetin insan hakları kültürünü yayma ve derinleştirme misyonunun karşılaştığı en büyük tehlikenin uluslar arası arenada dar politikaların bir aracı haline dönüştürülmesi olduğuna dikkat çekti.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, Suriye’nin düşmanlarının halk için ölüm kültürü istediklerini, Suriye halkının ise soylu değerleri ve 10 bin yıllık tarihine dayanan yaşam kültürünü benimsediğini belirterek Suriye’nin insan hakları ve temel ilkelere özen gösterdiğini vurguladı.
El-Mikdat, “Suriye halkı geleceğinin tüm unsurlarının uyumunda yattığına, çocuklarının kinin olmadığı bir çevrede yaşaması ve adaletin eşit şekilde herkes için işlemesi gerektiğine inanıyor. Suriye halkı bunu desteklemek için adım attı ve bu yolda ilerlemeye kararlıdır” diyerek sözlerini noktaladı.
Diğer yandan dünyanın dört bir yanından katılan 53 heyet oturumda okudukları bildirilerde, yaşadığı koşullara rağmen Suriye heyetinin oturuma katılımını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek bunun Suriye’nin uluslar arası sorumluluklarına bağlılığının göstergesi olduğuna dikkat çektiler.
Avrupa Birliği, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin heyetleri Suriye’ye yönelik bilinen tutumlarını dile getirirken diğer ülkeler Suriye’nin insan hakları ve reform alanında attığı adımlardan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Söz konusu ülkeler Suriye’ye uygulanan baskıları ve yaptırımları reddederken barış, güvenlik ve istikrara hizmet etmediği için durdurulmasını talep etti.
Heyetler ayrıca, Suriye’nin içişlerine yönelik herhangi bir müdahaleyi reddederek tüm dünya ülkelerinin Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.
Bununla birlikte birçok ülkenin heyeti, Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın attığı reform adımlarını memnuniyetle karşılayarak bu reformların uygulanması amacıyla yeterli fırsatın verilmesini talep etti.
Suriye heyetine, Adalet, İçişleri, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlıklarının yanı sıra Devlet Planlama Kurumu ve Avukatlar Barosundan temsilciler, Dışişleri Bakanlığı ve Suriye’nin Cenevre’deki BM Ofisi Daimi Heyetinden yetkililer katıldı.
