Türkiye rejiminin Suriye’deki tekfirci ve kiralık terör çetelerine direk ve endirekt destek temin ettiğini belirten Caferi; Erdoğan hükümetinin Suriye’de terörü alevlendirmeye çalıştığını ve Suriye’nin içişlerine müdahale ettiğini vurguladı.
Caferi Türkiye’de son olarak ortaya çıkan ses kayıtlarının Erdoğan ve hükümeti için büyük bir skandal teşkil edip Suriye’ye yönelik savaşta oynadığı role ışık tuttuğuna dikkat çekti. Bunun başta 2139 ve terörle mücadele kararlarına büyük bir ihlal teşkil ettiğine vurgu yapan Caferi; dolayısıyla BM ve kurumlarının bunu dikkate alıp gereğini yapmaları gereğinin altını çizdi.
Caferi Güvenlik Konseyinden Türkiye hükümetine Suriye’de terörü provoke etmekle birlikte BM’de üye egemen bir ülkenin içişlerine müdahale ve egemenliğine ihlal sorumluluğunu yükleyip kınamasını talep etti.
Türkiye hükümetinin Suriye’deki krizin başından beri Suriye ve halkına karşı düşmancı bir tutum izlediğine dikkat çeken Caferi; “Türkiye’nin BM’deki büyükelçisi ‘daha önce öne koydukların cevap verme düzeyinde değil’ diyordu. Şimdi de kendisi ve hükümetinin medya araçlarının yayınladığı skandal ses kaydı konusunda açıklama yapmaları gerekiyor.. tabi onun yeteri kadar cesareti varsa…” şeklinde konuştu.
Caferi Lazkiye kırsalının kuzeyi Keseb Bölgesinde masum Arap ve Ermeni vatandaşlara karşı insanlık dışı bir suçun işlendiğine vurgu yaptı. Bu vahşete Suudi Arabistan ve Katar finansıyla Çeçenistan, Suudi Arabistan, Tunus, Afganistan ve daha birçok ülkeden azılı teröristler katıldığını belirten Caferi Erdoğan hükümetinin de tank ve toplarıyla bu tekfircilere destek ve örtü teşkil ettiğini belirtti.