İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran’ın ABD ve Avrupa’ya yönelik diplomatik yaklaşımını savunarak, İran’ın diyaloğa açık olduğunu ancak egemenliğinden veya savunma yeteneklerinden ödün vermeyeceğini söyledi.
İran halkına yaptığı kapsamlı konuşmanın son bölümünde Cumhurbaşkanı Pezeshkian, İran’ın savaşı başlatmadığını ve Tahran’ın müzakerelere girme kararının, gereksiz çatışmalardan kaçınırken ulusal çıkarları koruma ihtiyacına dayandığını savundu. Yönetiminin ülkenin liderliğine müzakereleri kabul etmesi için baskı yaptığı iddialarını reddeden Pezeshkian, önemli kararların liderliğin onayı ve koordinasyonuyla alındığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Pezeshkian ayrıca, farklılıkları çözmeyi amaçlayan diplomatik çabalar sırasında İran’ın Avrupalı temsilcilerle uzlaşmaya vardığını, ancak Avrupa ülkelerinin nihayetinde bağımsız hareket edemediğini söyledi. Pezeshkian, müzakereler sırasında varılan önceki uzlaşmalara rağmen, Avrupa ülkelerinin daha sonra geri dönüş mekanizması konusunu gündeme getirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı, diplomasinin İran’ın savunma gücüyle bağdaşmaz olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Müzakerelerin, İran’ın hak ve çıkarlarını güvence altına almaya yardımcı olduğu durumlarda faydalı olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı, Tahran’ın askeri ve savunma kapasitesinin tasfiye edilmesini kabul etmeyeceğini de vurguladı.
Düşmanların İran’ı savunma kabiliyetinden mahrum bırakmayı ve Gazze’nin kaderine maruz bırakmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. İran’ın askeri ve savunma gücünden asla vazgeçmeyeceğini veya onlara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
İran’ın diğer ülkelere saldırma, toprak ele geçirme veya sınırlarını genişletme niyetinde olmadığını belirten yetkili, İran’ın amacının komşu ülkelerle birlikte yaşamak olduğunu vurguladı. Bu tutumu, İsrail’in toprak genişletme emelleriyle karşılaştırdı.
Cumhurbaşkanı Pezeshkian, çatışmanın ardından varılan diplomatik mutabakatı da savundu ve İran’ın önemli sonuçlar elde ettiğini ve kabul edilemez tavizler vermediğini söyledi. Konulardan birinin Hürmüz Boğazı olduğunu belirten Pezeshkian, İran’ın kendi düzenlemeleri çerçevesinde gemilerin geçişine izin vermeyi kabul ettiğini, diğer tarafın da kendi taahhütlerini yerine getirmesinin beklendiğini ifade etti.
