Tek taraflı bir dünya düzeninin karşısındayız

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İran’ın tek taraflı bir dünya düzeninin karşısında olduğunu söyledi.

Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA) 3. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısı ile İstanbul’da bulunan Ahmedinejad, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, ”Konferans ne kadar önemli ve toplantıda takip edilmesi gereken en önemli konular nelerdir” sorusu üzerine, bir toplantıda, dünyanın bütün olaylarının değerlendirilmesini ve sorunların çözülmesini beklemediklerini ifade etti.

Tüm hükümet ve milletlerin süreklilik arz eden bir eylemi başlattıklarını ve tek taraflı dünyaya hakim düzenin karşısına geçtiklerini belirten Ahmedinejad, ‘’Bugünkü toplantı, varolan koşullara yeni bir uygulama yapmadan önce bir ciddi itiraz gösterecektir. Tüm bölgesel eylemler, şekillenmekte olan yeni düzenlerin hepsi bu zalimane var olan sürece itiraz ediyor ve sürekli yeni eylemler yapıyorlar. Toplantıdan beklentimiz şudur; bölgesel yardımlaşmalar, fikir alışverişleri güçlendirilsin ve yeni düzene doğru ilerleme yolunda yeni koşul ve çözümler getirilsin. Önümüzdeki yeni düzen küçük, basit öneriler ve çalışmalarla oluşacaktır. Siyonist rejim mutlaka bu toplantıda mahkum edilecektir. Kültür, güvenlik ve ekonomi alanlarındaki işbirliğinde yeni kararlar alınmasını bekliyoruz. Dünyadaki önemli olaylara ilişkin ortak görüş bildirmeyi umuyoruz” dedi.

Ahmedinejad, ”Yeni düzenden söz ettiniz. Türkiye, Brezilya ve İran arasındaki işbirliği yeni düzene örnek mi? Bunun, yaşama ve ileri gitme şansı var mı” sorusuna da ”Hem bir örnektir, hem bir başlangıçtır. Tahran deklarasyonundan sonra onlarca hükümet bizimle temasa geçti ve bu anlaşmaya destek verdiklerini gösterdi. Uluslararası arenalarda büyük bir destek gördük. Bu, herkesin kalbinin sesidir. Bu deklarasyon gerçekte tüm milletlerin hakkını gösteriyor. Her ülke barışçıl atom enerjisine sahip olabilir ve dünyanın silahsızlandırılması, adalet, barış ve uluslararası çapta duyarlılığı gösteriyor. Gelecekte dünyaya hakim olacak düzen için önemli bir adımdır” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, bir başka soruyu yanıtlarken, Türkiye ile İran halkının derin dostluk ve iman temelinde ilişkilere sahip olduğunu ifade ederek, ”Ekonomi, kültür, enerji, yatırım, turizm alanlarında ve siyasi arenada ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Biz ilişkilerin gelişmesinin önünde hiçbir kısıtlama ve engel görmüyoruz” dedi.

Ahmedinejad, bir gazetecinin, ”BM gibi bazı uluslararası kurumların neden İran atom enerjisi programına karşı çeşitli uygulamalar gösterdiğini merak ediyorum. İran’ın programı tamamen barışçıldır ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunca da onaylanmıştır. Bazıları İran’a karşı yaptırım öngörürken, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) üye olmayan İsrail’in nükleer silahlara sahip olması konusunda neden hiçbir şey yapılmıyor” demesi üzerine şunları belirtti: ”BM Güvenlik Konseyi’nin temelleri maalesef adaletsizdir. En demokratik olmayan kurum, BM Güvenlik Konseyi’dir. Birkaç ülkenin veto hakkı var. Tek başlarına tüm dünyaya hükmediyorlar. Güvenlik Konseyi’nin birçok kararında geçici üyelerin çoğu diyorlar ki, ‘ABD’nin baskısı altındayız’. Bu nasıl kurum ki baskı altında karar veriyor? Bu devam edemeyeceğini gösteriyor. Apaçık ortadadır, yolun sonuna gelmiştir. Bizim yeni kurumlara ihtiyacımız var. Ancak bu vesile ile adalet yayılabilir ve gerçek demokrasi hayata geçecektir. Eğer ABD ve bazı dostları geçen 60 yıl gibi zorbalıkla, tek taraflılıkla uygulama yapabileceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Bu dönem sona ermiştir. 180’den fazla ülke Siyonizm rejimi mahkum etti ve NPT’ye katılmalarını istedi. Ancak ABD hükümeti hiçbir tepki göstermemiştir. Belki de Siyonist rejimi destekliyor. Çifte standart dönemi sona ermiştir. Bu yolda ne kadar ilerlerlerse o kadar çabuk sona yaklaşacaklar ve aldıkları kararların hiçbir değeri olmayacak.

Bizim sözümüz tüm halkların sözüyle aynıdır. Biz diyoruz ki, barışçıl enerji herkes için ve atom bombası hiç kimse için. Biz, dünyaya hükmeden düzen demokratik olmalı diyoruz. Tüm hükümetler, devletler, dünyadaki yönetimlerde etki sahibi olsun istiyoruz. Eski düzeni desteklemek, bu düzenin sonunun yaklaşmasına neden oluyor. İran halkının yolu tüm halkların yoluyla aynıdır. Biz tüm milletlerin menfaatlerini destekliyoruz. Bu geçici bir siyasi konum değildir. Bu stratejik, iman ve inançla alakalı bir siyasettir. Siyasi ve tarihi bir savaştır. Şuna inanıyoruz ki, bu yolda başarılı olunacaktır. Bir yıl boyunca ABD NPT’deki düzenlemeleri kendisine ve Siyonist rejim lehine, silah sahiplerinin lehine çevirmek için çabaladı. İran ve birkaç ülke devreye girdi, yaptıkları işbirliği ve destekle bunu tersine çevirdiler. NPT’deki bu başarı, bağımsız ülkelerin başarısıydı. Bu da şunu gösteriyor ki, milletlerin, adaletin ve temizliğin yolunda ilerlersek mutlaka başarıya ulaşacağız.”

Exit mobile version