Türkiye’nin ABD saldırılarına ve hakaretlerine maruz kaldığı ve dik durma kararlılığı gösterdiği günlerde İslamcı medyasında yer alan bir haber dikkat çekti.
İran’da, ABD jandarması şahın yıkılmasıyla birlikte yönetimin Müslüman halkın eline geçmesinin ardından, ordunun dağılmasını fırsat bilen Amerika’yla eski Sovyetlerin bütün Avrupa’yı da arkasına alarak İran’a aniden saldırmasını görmezden gelen İslamcı medyada, Batı’ya alenen tetikçilik yapan Baasçı Saddam’ın kahraman gibi gösterilmesi şaşkınlık yarattı!
Türkiye’nin en tanınmış İslamcı gazetelerinden birinde bugün verilen haberde “Orta Doğu’nun virüs hücresi olan İsrail rejimi, Filistinlilere ve özellikle Gazze’ye karşı işgalini ve zulmünü gün geçtikçe arttırırken, İslam ülkelerinin sessizliği ise başka bir darbe olarak Filistinlilerin üzerine iniyor. Hal böyleyken akıllara Irak’ın idam edilen lideri Saddam Hüseyin’in ‘İsrail’e sınırımız olsaydı, girmiştik’ sözü akıllara geliyor.” Denildi!
Oysa Saddam’a Batılı ülkeler ve Sovyetler tarafından verilen uzun menzilli füzeler yıllarca İran’ı vurduğu gibi, menzilinde bulunan İsrail işgal devletini de kolayca vurabilirdi. Ama Saddam katil İsrail’i değil, İran İslam Cumhuriyeti’ni yıkmakla görevlendirilmişti ve bu görevini başaramayıp, üstüne de –Küveyt’i- ödül olarak istedi ve bunun üzerine, ABD tarafından tuzağa çekilip Küveyt kumpasına getirilerek Batılı efendilerince ortadan kaldırıldı.
ABD jandarması şahlık rejiminin yıkılmasıyla birlikte İran’da halkın kendi yönetimini kurup petrol de dahil olmak üzere bütün yer altı ve yerüstü servetlerinin millileştirilmesini, ABD’ye “eşit iki ülke” şartı konulmasını ve Siyonist terör devleti İsrail’in “gayrimeşru ve işgalci bir terör çetesi” ilan edilip İran tarafından tanınmamasını, ABD ve İsrail Büyükelçiliklerinin kapatılmasını – 40 yıldır kapalı- vb antiemperyalist duruşları hazmedemeyen Amerika; kendi öncülüğünde bütün emperyal güçlerin de desteğiyle Saddam’ı İran’a saldırtıp 8 yıl her iki ülkenin de Müslüman halkının kanını dökmüş ve sonunda da Saddam diktatörü, döktüğü kanda boğularak, başarısızlığına rağmen “ücret” istediği –Küveyt’i aniden işgal edip Irak topraklarına kattı ve bankaların altınlarını Bağdat’a taşıdı- efendisince cezalandırılmıştı/fha editörü İsmail Bendiderya
