Türkiye’nin Suriye sınırlarına yakın bir çok köyde kurulan ve batılı istihbarat cihazlarına lojistik destek merkezleri haline gelen askeri mevkilere girebildiğini belirtirken, bu köylerdeki durumların korkunç bir duruma geldiğine işaret etti.
Reyhanlı’nın sınıra sıfır noktasındaki Bükülmez (Brinyas) ve Kuşaklı (Sansarin) köylerindeki vatandaşların sürekli tedirginlik içinde olduklarını ve ortada görünmemek için sokağa bile çıkmadıklarını söyledi. Köyün sokaklarında çocuklar ve Suriyelileri sınırdan taşıyan araçların bulunduklarına işaret eden Gazete; yabancıların, köye giren Türk ‘yabancılar’ın peşine takılıp, sürekli taciz ettiklerini, Türk askerin kendi binasının dışına çıkmadıklarını ve yerel halkın ‘askerin can güvenliğinin olmadığını’ söylediklerini ekledi.
Reyhanlı merkezde işleri koordine eden kişinin Sami D. adlı kişi olduğuna işaret eden Gazete; bu kişinin Galip C. ile birlikte bomba yapım malzemelerini ve her türden tedarik işleri ile birlikte, sınır geçişlerini düzenledikleri iddia edildiğini ifade edildi.
Bükülmez köyünde Galip C., Mehmet C., Hamza C. ve Hamit D.’nin evlerinin karargâh ve cephanelik olduğuna işaret ederken, işbirlikçi olarak nitelendirdiği bu şahıslara Türk askeri dahil kimsenin dokunamadığını, her şeyi alenen ve güven içinde yaptıkları iddialarının dolaştığı yazıldı.
Bükülmez köyünde tek bir köylünün konuşmaya cesaret ettiğini belirten Gazete; adının açıklanmasını istemeği için ‘’ X diye adlandırdığı bu köylünün anlattıklarını Gazetesinden naklen size aktarıyoruz.
X: Ben hiçbir zaman için bu yobazlarla anlaşamadım. Bu dincilerle… Hele bir tane sakallı var; gösterirsem sen bile ürkersin. Gencecik biri… Beyinleri yıkanmış ama oruç bile tutmuyor. Bundan iki gün önce, Fransızlar geldi. Fransız kökenli ama Amerika vatandaşı olduklarını söyleyen… Ajan oldukları her hallerinden belli; buradan kaçak götürüyorlar. 3 kişi geldiler. Bunlar şu ilerdeki evdeki sarı evde oturuyor.
Gazetecilerden para alıp, sınır ötesine götürüyorlar. Kendi bölgelerinde resim çektiriyorlar, kamera kaydı yaptırıyorlar. Bunun karşılığında 3 bin dolar, 5 bin dolar para alıyorlar.
Bunlar Türkiye’de sonsuz özgürler. Tayyip Erdoğan onlara imtiyaz vermiş… Onlar da kullanıyorlar. Kaçak gelmişlerdi bunlar. Neyin ne olduğunu ben nereden bileceğim. Jandarmayı çağırdık. “Bunlar bizim can güvenliğimizi tehlikeye sokuyorlar” dedik. Ama hiçbir şey değişmedi. Buradaki bütün sınır geçişlerini benden daha iyi biliyorlar. Bükülmez Köyü’nde bütün pisliği yapan, bunlarla para karşılığı işbirliği yapan 2-3 kişi. O Sami D. denen sakallı var ya. Bütün işi onun başının altından çıkıyor. Onun dinle alakası yok.
Bomba yapımındaki gerekli malzemeleri Galip C. var, onunla birlikte yapıyorlar. Para için yapıyorlar. Millete para geliyor. 20 bin dolar falan. Yağmalama da çok fazla. Katar’dan Arabistan’dan geliyor. Savaşanların sorumlularına her gün para dağıtıyorlar.
X: Buraya günde 50-60 kişi geliyor, gidiyor. Bazen kamyonlar yüklü gidiyor, yine yüklü dönüyor. Kamyonların içinde silah, yiyecek, giyecek, ilaç vb. oluyor. Ve telsiz. Böyle gelişmiş telsizler. Uydu telsizleri… Bunlar Suriye’yi yönetecek. Çapulcu tipler. Bir tane Şıh geldi. Amcamlara misafir oldu. İşte dedi yanındaki çocuk için ‘bunun anası Amerikalı.’ Yani övünüyor. Anası Amerikalı diye övünüyor. Ben orada huylandım. Annesi Amerikalı diye farklı bir model mi çıkıyor ortaya. Ulan dedim buradaki anneler ne doğuyor? Köpek mi doğuyor. Zoruma gitti.
X: burası sadece geçici. Burada geliyorlar birkaç gün barınıyorlar gidiyorlar. Birkaç tane yerleşik var. Onlar da irtibatı sağlamak için gelenler. Benim canımı sıkan şu, ne Arap milliyetçiliği ne şu, hayır! Ama insan insandır. Yahu siz ne yapıyorsunuz? Bir ülkeyi mahvettiniz. Biri dedi ki Hatay bizim ülkemiz. Dedim ki “bana bak, ağzını topla bir daha böyle bir şey deme. Ben Arabım ama ben seni kabul etmiyorum. Sen hain olabilirsin ama bu ülke beni okuttu, bana para verdi beni yetiştirdi”… Yani insanlıkla hiç alakası yok bunların. Adam yedirmiş içirmiş, gidip adamı öldürüyor. Bunlar böyle din maskesine bürünerek, her şeyi yapıyorlar.
X: Burada kalanlardan bir Amerikalı var, bir tane Halep doğumlu, Suriye vatandaşı, Amerika’da eğitim görmüş, Nükleer ve bilgisayar mühendisliği üzerine eğitim görmüş. Adam çanta ile para getiriyor.
Ben aralarına sokuluyorum, nasıl sokuluyorum? Beni bilmiyorlar. Zaman zaman tartışıyoruz. Hatta bir tane genç bir çocuk benden rica etti, “Bizim ekmeğimize karışma” diye! “Yahu ne ekmeği” dedim. “Senin yediğin bu para da yenmez, orada adam öldürüyorsunuz, bomba patlatıyorsunuz” dedim. “Dinle alakası olmayan kişiler üzerinden para kazanıyorsunuz” dedim.
Dün 2 kişi geldi. Sordum nerelisiniz diye. Birisi İsveç kökenli Amerikan vatandaşıyım dedi. Diğeri de Meksikalıyım dedi ama hiç Meksikalıya benzemiyor. Çünkü onların ırklar İspanyol. Ama tip olarak Vietnamlılara benziyor. Suriye’ye Halep’e gittiler.
X: Muhtar bir şey yapmıyor. Reyhanlı halkı razı olmuşsa muhtar ne yapsın? Yani dedim ya jandarmayı aradım da ne oldu? En azından içimdeki o sıkıntı gitmiş oluyor. Jandarma görmüyor mu Reyhanlı’da kirada oturan bir sürü Suriyeli var. Siz yanlış zamanda geldiniz. İkindi de ya da gece gelecektiniz. O zaman görürdünüz, neler geliyor neler gidiyor. Kamyon geliyor, pikap geliyor hepsi yüklü. Nerede bir Hadari (Hiçbir Aşirete bağlı olmayan, Sünni Araplar) varsa hepsi onların işi. Keşke gece gelseydiniz o zaman buradaki her şeyi görürdünüz. Her şey gece yaşanıyor.