Uluslararası insan hakları savunucusu kuruluş “Uluslararası Af Örgütü” (Amnesty International), yayımladığı resmî bir raporla Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara ve eğitim kurumlarına girişini engelleme uygulamasını açıkça ayrımcı bir davranış olarak değerlendirdi ve Bakü yönetimine, İslami tesettür konusunda uygulanan kısıtlamalara bir an önce son verilmesi ve barışçıl protestolara katıldıkları için gözaltına alınan tüm vatandaşların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Uluslararası insan hakları örgütü yayımladığı bildiride, doğrudan Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki yetkililere bu alandaki tüm kısıtlama ve engelleri kaldırma ve ülke genelindeki eğitim kurumlarına tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin özgürce ve koşulsuz girişine imkân sağlama çağrısı yaparak hiç kimsenin dini inançları nedeniyle resmî eğitim döngüsünün dışında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Tesettürlü Kızların Eğitimden Mahrum Bırakılması; Temel Hakların ve Din Özgürlüğünün Açık İhlali
Uluslararası Af Örgütü Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Marie Struthers, Bakü’deki son eğitim ve güvenlik politikalarını sert bir dille eleştirerek, kız öğrencilerin yalnızca tesettürlü olmaları nedeniyle sınıflardan atılması ve eğitimden mahrum bırakılmasının, onların eğitim hakkı, din özgürlüğü ve ifade özgürlüğü alanlarındaki temel haklarının açık ve doğrudan ihlali anlamına geldiğini belirtti.
Af Örgütü yetkilisine göre, Azerbaycan Cumhuriyeti devlet okullarındaki eğitim sisteminin laik ve dünyevi bir nitelik taşıması, dini kıyafetlere karşı genel ve kapsayıcı bir yasağın uygulanmasını ve yetkililerin öğrencileri doğal eğitim hakkından mahrum bırakmasını hiçbir şekilde haklı çıkaramaz.
Uluslararası Kuruluşların Gözaltı Dalgası ve İfade Özgürlüğü Baskısına İlişkin Endişeleri
Uluslararası Af Örgütü, bildirisinin bir başka bölümünde, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin çeşitli kentlerinde tesettür kısıtlamalarını protesto eden vatandaşlara yönelik toplu gözaltı dalgası ve güvenlik müdahalelerinden duyduğu derin endişeyi dile getirdi.
Marie Struthers bu bağlamda, barışçıl protestocuların gözaltına alınması, yalnızca çocuğunun okula alınmamasını protesto eden bir annenin hapsedilmesi ve eğitimden mahrum bırakılan öğrencilere eğitim desteği sağlamayı amaçlayan bir sosyal aktivistin kaybolmasının, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ifade özgürlüğüne yönelik baskı ve sindirmelerin şiddetle devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.
Uluslararası kuruluş, Bakü yönetiminden, yasal ve vatandaşlık haklarını barışçıl bir şekilde kullandıkları için güvenlik güçleri ve polis tarafından gözaltına alınan tüm kişilerin derhâl ve hiçbir ön koşul olmaksızın serbest bırakılmasını ve aileler ile sivil aktivistlere yönelik idari ve adli soruşturmalara son verilmesini ciddiyetle talep etti.
Protestoların Ardından 200’den Fazla Kişinin Gözaltına Alındığına Dair Çelişkili Veriler
Af Örgütü raporunda, 12 Ekim tarihinden itibaren Azerbaycan Cumhuriyeti’nin çeşitli bölgelerinde okul müdürleri ve görevlilerin tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişini engellediğine dair çok sayıda haber yayımlandığını hatırlattı. Bu kısıtlayıcı karar, ailelerin hızlı tepkisini çekmiş ve ülkenin farklı bölgelerinde halk toplanmaları ve protestoların oluşmasına yol açmıştır.
Azerbaycan Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî bilgilere göre, 12 Ekim günü yalnızca Bakü kentinde 37 protestocu polis güçleri tarafından gözaltına alınmıştır; oysa ülke içindeki sivil aktivistler ve bağımsız kaynaklar, Azerbaycan Cumhuriyeti genelinde gerçek gözaltı sayısının resmî rakamların çok üzerinde olduğunu ve 200 kişi sınırını aştığını bildirmektedir.
Raporlarda, gözaltına alınanların çoğunun saatler veya günler sonra serbest bırakıldığı belirtilse de, bilgilendirmedeki şeffaflık eksikliği nedeniyle bu vatandaşlardan kaçının hâlen nezarethanelerde ve cezaevlerinde bulunduğu tam olarak bilinmemektedir.
Slogan Yazma ve Ücretsiz Çevrim İçi Dersler Düzenleme Suçlamalarına Ağır Hapis Cezaları
Uluslararası Af Örgütü bildirisinde, birkaç vatandaş ve aktiviste ilişkin adli dosyalara ve verilen cezalara da örnek olarak değinmiştir.
Bu vakalar arasında, yalnızca tesettür konusunda sosyal medyada bir paylaşım yaptığı için 25 gün idari hapis cezasına çarptırılan “Gudrat Abdullayev” ile bir okul duvarına “Tesettüre özgürlük!” sloganı yazdığı için 30 gün tecziye/idari hapis cezasıyla karşı karşıya kalan “Rafael Hüseynzade” yer almaktadır.
İnsan hakları kuruluşu ayrıca, tesettürlü çocuğunun okula alınmasının engellenmesini protesto eden anne “Şahize Hüseynova”nın gözaltına alınması ve eğitimden mahrum bırakılan tesettürlü öğrenciler için ücretsiz çevrim içi dersler başlatan sivil aktivist “İlkin Hüseynov”un kaybolduğuna dair yayımlanan haberlerden duyduğu derin endişeyi dile getirmiştir.
“Meydan TV” haber kanalının 16 Ekim tarihli haberine göre, “Leyla’nın Okula Gitmesine İzin Ver” eğitim kampanyasının kurucusu ve tasarımcısı İlkin Hüseynov, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmış ve 30 gün idari hapis cezasına çarptırılmıştır.
Bu haberi yakınları ve aile üyeleri doğrulayıp yayımlamış olsa da, Bakü’deki devlet ve adli kurumlarından bu gözaltı kararının detayları ve eğitim aktivistine yöneltilen suçlamalar hakkında henüz herhangi bir resmî bildiri veya açıklama yapılmamıştır.
Uluslararası Af Örgütü, bildirisinin sonunda, Azerbaycan Cumhuriyeti yetkililerine bir kez daha uluslararası taahhütlerine bağlı kalmaları ve vatandaşların barışçıl toplanma özgürlüğü, eğitim hakkı ve din özgürlüğü alanlarındaki temel haklarına saygı göstermeleri çağrısında bulunmuştur.
