Umman’ın Tedbirsiz Siyasetleri; Siyonist Rejim ile Uzlaşma Sürecine ve Yüzyılın Anlaşmasına Paralelliği

Umman Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi, Filistin Özerk teşkilatı Başkanı Mahmud Abbas ile Batı Şeria’da bulunan Ramallah kentinde görüş alışverişinde bulundu.

Yusuf bin Alevi Çarşamba günü gerçekleşen bu görüşmede Umman kralı Sultan Kabus’un mektubunu Mahmud Abbas’a iletti. Bu mektup, Siyonist İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun beklenmedik Umman ziyareti ile ilgiliydi.
Son haftalarda Umman’da yaşanan siyasi hareketlenmeler, bu ülkenin Ortadoğu’daki Siyonist İsrail ile uzlaşma sürecine katılmanın peşinde olduğunu ve bunun Umman yetkililerinin çalışma programında yer aldığını gösteriyor.
Filistin İslami Cihat Hareketi sorumlularından Nası Ebu Şerif bu konu ile ilgili şöyle diyor:” Netanyahu’nun Umman’a ziyareti Siyonist Rejimin lehine olan bir olaydır. Görünen o ki Umman da bildiği yoldan sapmıştır hal bu ki daha iyi bir yol izleyebilirdi. “
Hali hazırda Fars Körfezindeki Arap ülkelerin Siyonist Rejim İsrail ile ilişkilerini normalleştirmede izlenen süreç, Kudüs ve Filistinli avareler meselelerinden sonra, Amerika projesi olan Yüzyılın Anlaşması adlı planın uygulanmasında ikinci etap sayılıyor.
Siyonist İsrail Elebaşı Binyamin Netanyahu’nun Umman başkenti Maskat ziyareti, İslami ülkeler arasında ihtilaf yaratma ve Filistin halkının Gazze Şeridi’nde katliam edilmesini örtbas etmek amacı ile gerçekleşti. Amerika Başkanı Donald Trump’ın Siyonist Rejimi her açıdan desteklemesi de, Ortadoğu sorunlarının çözülmesi doğrultusunda değildir, üstelik Yüzyılın Anlaşması adlı şom Amerikan projesi sayesinde Filistin meselesini gasiplerin lehine bitirmek amacı ile gerçekleşiyor . Böylece Filistin meselesinin Siyonist İşgalciler lehine ebediyen kapatılması hedefleniyor.
Böyle bir ortamda Siyonist İsrail’in Umman ile ilişki kurarak geliştirme çabaları da bu açıdan değerlendirmelidir. Bu girişimler Yüzyılın Anlaşmasının uygulanması için bir hazırlık aşaması olarak görülebilir.
Donal Trump, G. W. Bush’un ideolojik-güvenlik yaklaşımı ve Obama’nın siyasi yaklaşımına ters olarak Filistin meselesini ve Arap ve Siyonist İsrail çatışmasını ticari ve ekonomik açıdan değerlendirmektedir. Trump bir yandan Amerika’nın bu konuda mali bir yüke maruz kalmamasını istemekle birlikte kurnazlıkla kendi arabuluculuk görevini başka bir Arap ülkesine devretmek isterken diğer yandan da “mümkün olan her yola başvurarak” iki tarafın arasını yapmak istiyor. Trump’ın Amerika elçiliğini Tel Aviv’dn Beytül Mukaddes’e taşımadan güttüğü en önemli amaçlarında bir de Siyonist İsrail tarafındaki ağırlığını daha da belli etmek ve aracı rolünden çıkmaktı.
Böylece Yüzyılın Anlaşması adlı şom Amerikan projesinin hazırlanma aşamasını, Siyonist İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkileri normalleştirme olarak değerlendirmek mümkün.
İran’daki Arap Dünyası Araştırmaları Merkezi Müdürü Muhammed Salih Sıdkıyân, Netanyahu’nun Umman ziyaretini Yüzyılın Anlaşması çerçevesinde yapılan bir girişimden daha tehlikeli olduğuna değinerek “Bu ziyaret Araplar ve Siyonist İsrail arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde yapıldı.” Dedi.
Mevcut ortamda, Amerika ve ortaklarının bölgedeki yasa dışı davranışlarından dolayı onların karşısında uluslararası bir tutum ortaya çıkmıştır. Doğal olarak Amerika ve ortaklarının özellikle Filistin meselesi gibi önemli bölgesel konulardaki planları da çıkmaza girmiştir. Böylece onlar da bölgesel projelerini yenilgiye uğramaktan kurtarma ve uluslararası ortamı kendi lehlerine çevirmek doğrultusundaki son çabaları çerçevesinde Umman gibi bir ülkenin olumlu yanlarını suiistimal etmek ve İslam ülkeleri arasında ihtilaf oluşturmak peşindedirler.
Böyle bir ortamda kamuoyu da Umman yetkililerinden bu ülkenin insanlık karşıtı işgalci çakma bir rejimin kurtarıcısı olarak tarihe geçmesini engellemesini bekliyor. Umman yetkilileri, Siyonist İsrail Rejimi ile uzlaşma sürecine ve Amerika’nın bölge için şom planlarını içeren Yüzyılın Anlaşması projesine katılmamalı ve Umman’ın İslam dünyasındaki değerini düşürmemelidirler.

↑
Mobil sürümden çık