ÖdevlerTürkçe Ödevleri

Fiilimsiler

FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)

Fiilimsiler üç ana grupta incelenir.

1) İSİM – FİİLLER (AD – EYLEMLER):

Fiil soylu sözcüklerin sonuna –mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır.

Bir gülüşün ömre bedel.
Gün biter gülüşün kalır bende.
Seninle akşamları yürüyüşe çıkardık.
Adamın yalvarışlarını bir görecektin.
Madem ki yükseliş var iniş olmaz olur mu?
Unutuş, unuturlar seni de.
Bu kucaklayış belki de bir haykırışın sesiydi.
Sana bakmak Allah’a inanmaktır.
Yaşamak, ölmekten zor.
Buralardan gitmek istiyorum.
Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam.
İçimde maziden kalma duygular var.
Onula yeniden başlamayı düşünüyor musun.

NOT 1 : İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir.Artık bunlara isim- fiil eki olarak bakmamak gerekir.

*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş…

NOT 2: Fiilden fiil yapım eki olan –iş ile isim- fiil eki olan –iş’ i birbiri ile karıştırmamak gerekir.Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez.

Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki)
Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki)

NOT 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma, -me ile isim fiil eki olan –ma,-me birbiri ile karıştırılmamalıdır.

Fiilden fiil yapan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz.

Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki)
İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim – fiil eki)

2. SIFAT – FİİL EKLERİ (ORTAÇLAR)

Fiil soylu sözcüklerin sonuna –an, -en, -ası, -esi, -mez,

-maz, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük ,

-ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar.

Her seven sevilenin boy aynasıdır.
İşleyen demir pas tutmaz.
O öpülesi eller beni büyüttü.
Yıkılası Bağdat nice askerler yedi.
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç.
Onunla unutulmaz anlar yaşadık.
Bilinmez diyarlara gitme.
Senin bu yaptığın olur iş değil.
Akar sular gibi çağlarım.
Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı.
Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza.
Görülecek günler var daha aldırma gönül.
Gelecek hafta sınavım var.
Bense penceremde gelmeyecek saatleri beklerim.
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim.
Ölmüş eşek kurttan korkmaz.

NOT: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar.

Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat tamlaması kurmuş bu yüzden sıfat fiil eki)
s i
Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki; çünkü fiili yüklem yapmış )
Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e)
s i
Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki)

3. ZARF FİİL EKİ (ULAÇ, BAĞ – EYLEM):

Fiil kök ve gövdelerinin üzerine –ınca, – dıkça, – dığında, -ken , -r… -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a…-a, -ıp

ekleri getirilerek oluşturulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar.

Ben gidince hüzünler bırakırım.
Senin bu halini görünce lise yıllarımı hatırladım.
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım.
Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin.
Ağlarım, hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
Öldüğünde henüz çok gençti.
Seninle konuştuğunda rahatlıyor.
Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice.
Sen ağlarken ben nasıl gülerim.
Onu görür görmez tanıdım.
Yarim, sen gideli yedi yıl oldu.
Ah vah etmenin zamanı geçeli çok oldu.
Gülerek yanıma geldi.
Böyle yaparak beni çok üzüyorsun.
Hiçbir şey söylemeden çekip gitti.
Ağlamadan ayrılık olmaz.
Sizin durmaksızın çalışmanız lazım.
Bir süre konuşmaksızın öylece bekledik.
Gide gide bir söğüde dayandık.
Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde.

NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.

NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.

NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.

« Son Düzenleme: Temmuz 21, 2007, 09:53:10 Gönderen: zehra » Moderatöre Bildir Kayıtlı

Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi!..

Fiillerden türemiş olmakla birlikte bir fiil gibi çekimlenemeyen olumlu, olumsuz şekilleri yapılabilen ve cümlede isim, sıfat, zarf gibi görevlerde kullanılan sözcüklerdir. Aslında fiil oldukları halde cümle içinde çekimli halde bulunmayan, fiile benzeyen, ama fiillerin görevini yapmayan kelimelere fiilimsi denir. Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar cümlecik vardır. Çünkü her fiilimsi bir yan cümlecik oluşturur. Çekimli fiilin bulunduğu gruptaki kelimeler temel cümleciği meydana getirirler. Üç grupta incelenir.

a. İsim – Fiil

Fiillere “-mak, -mek” , “-ma, -me”, “-ış, -iş, -uş, -üş” eklerinin getirilmesiyle yapılır. Fiil kök ve gövdelerine eklenen “-me, -mek, -iş” ekleri sonucu meydana gelirler. Fiillerin isim gibi kullanılabilen şekilleridir. İsim – fiiller; hem bir eylemin adı oldukları için isim, hem de özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil olan kelimelerdir.

“O şimdi romanını bitirmekle meşguldür.”

“Size gelmeyi ben de çok istemiştim.”

“Onun yemek hazırlayışını gördün mü hiç?” cümlelerinde altı çizili sözler isim-fiildir. Bu ekleri benzer eklerle karıştırmamak gerekir.

“Sana, bir daha buraya gelme, demiştim.” cümlesinde altı çizili sözcükteki ek isim-fiil eki değil, olumsuzluk ekidir.

Bazı sözcükler aslında isim-fiil ekleriyle türediği halde, zamanla isimleşmiş, yani fiilimsi özelliğini kaybetmiş olabilir.

“Biraz ekmek alabilir miyim?”

“Bugün gelmediğini danışmadan öğrendim.”

“Derste yağış türlerini inceledik.” cümlelerinde altı çizili sözcükler isim-fiil değildir.

“Deneme sınavlarıyla bu öğrencileri denememiz doğru değil.” cümlesinde altı çizili birinci sözü “denememe” şeklinde kullanamayız; çünkü bu sözcük artık isimleşmiştir. Ancak altı çizili ikinci sözcük “denemememiz” şeklinde kullanılabilir; yani olumsuz yapılabilir, öyleyse fiil anlamı devam ediyor; yani bu isim-fiildir.

b. Sıfat – Fiil

Fiillere “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerinin getirilmesiyle yapılır. Çoğu zaman sıfat görevinde kullanılır. Varlıkları niteledikleri için sofat, yan cümlecik kurdukları için de fiil sayılan kelimelerdir.

“Kışta açan çiçeklerin ömrü az olur.”

“Öpülesi elleri vardı analarımızın.”

“Senin ne bitmez çilen varmış böyle.”

“Buralarda bir akar çeşme yok galiba.”

“Size biraz bilinmedik fıkralar anlatayım.”

“Bana gazetemi getirecek biri yok mu burada?”

“Onda ne yakası açılmamış sözcükler vardır.” cümlelerinde altı çizili sözcükler sıfat-fiildir.

Sıfat-fiil eklerinden “-dik” ve “-ecek” ekleri çoğu zaman kendinden sonra iyelik eki alarak kullanılır.

“Çözdüğüm soruları niçin yeniden soruyorsun?”

“Gideceğin gün belli mi?” cümlelerinde altı çizili sıfat-fiiller iyelik eki almıştır.

Bu ekler aynı zamanda sıfatla hiç ilgisi olmayan kullanımlarda da görülür. Bu, daha çok dolaylı anlatımda karşımıza çıkar.

“Kitabımı sana verdiğimi unutmuşum.
“Senin de bizimle geleceğini bilmiyorduk.” cümlelerinde sıfat-fiil ekleri sıfatla ilgisi olmayan bir kullanımda görülüyor.

Sıfat-fiiller niteledikleri isimler düştüğünde onların yerine geçebilir.

“Benden aldıklarını ne zaman geri göndereceksin?”

“Beni arayanların adreslerini almayı unutma.” cümlelerinde altı çizili sıfat-fiiller ismin yerine geçecek şekilde kullanılmıştır.

Kimi zaman sıfat-fiiller çekimli fiillerle karışabilir.

“Gideceğim bu şehirden artık.”

“Gideceğim herkes tarafından biliniyor.” cümlelerinde altı çizili sözcüklerin yazılışları aynıdır. Ancak birincisinde “Ben gideceğim” ifadesi olduğundan çekimli fiildir. İkincisinde ise “benim gideceğim” anlamında olduğundan, yani fiilin sonunda iyelik eki kullanıldığından fiil, sıfat-fiildir.

Elbette fiilden türeyip sıfat olan her sözcük de fiilimsi değildir.

“Yıkık duvarların resmini çektik.” cümlesinde altı çizili sözcük “yıkmak” fiilinden türemiştir. Ancak fiilimsi değildir. Çünkü fiilimsilerin fiil anlamı devam ettiğinden olumsuz şekilleri de kullanılabilir. Biz bu sözü “yıkmayık” şeklinde kullanamayız.

Aynı cümleyi biz;

“Yıkılmış duvarların resmini çektik.” şeklinde söyleseydik, bunu “yıkılmamış” şeklinde de ifade edebilirdik. Çünkü bu sözcük fiilimsidir.

c. Bağ-Fiil (zarf-fiil)

Fiillere, bağ-fiil eki dediğimiz eklerin getirilmesiyle yapılır; cümlede daima zarf olarak kullanılır. Birleşik bir cümlede iki cümleyi bağladıkları için bağlaç; özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil sayılan kelimelerdir. Bağ fiillere “ulaç” da denir. Çekim ekleri almazlar. Cümlede zarf olarak kullanılırlar.

“Kapıyı açınca karşımda onu gördüm.”

“Soruları çözdükçe konuyu daha iyi anlıyorum.”

“Bize haber vermeden gitmeyin sakın.”

“Bu kağıdı müdüre imzalatıp geri getirin.”

“Televizyon seyrederken çoğu kez uyuyakalırdı.”

“Gezdiği yerleri anlata anlata bitiremiyordu.”

“Sınıfa girer girmez öğrencileri azarlamaya başladı.”

“Sadece kitap okuyarak bu kadar bilgi kazanılamaz.”

“Köyden ayrılalı yaklaşık on yıl oldu.”

“Ders çalışmaksızın sınavı kazanacağını mı sanıyorsun?” cümlelerinde altı çizili sözcükler bağ-fiildir. Görüldüğü gibi yüklemin durumunu ya da zamanını bildirerek onun zarfı olmuşlardır.

Bunlar arasında yapı bakımından diğerlerine benzemeyen bağfiil eki “-ken” ekidir.

Bu ek diğer fiilimsi eklerinin aksine kendinden önce bir çekim eki alarak kullanılır. Bunun nedeni “-ken” ekinin, ekfiilin bir bağ-fiil eki olmasındandır. Hatta bu özelliğinden dolayı isimleri bile zarf yapabilir.

“Ben çocukken burada yaşlı bir çınar ağacı vardı.” cümlesinde “-ken” eki “çocuk” ismini zarf yapmıştır. Elbette bu, bir fiilimsi değildir. Çünkü fiilimsiler fiillerden türeyen sözcüklerdir.

Bağ-fiil eklerinin diğer fiilimsi eklerinden önemli bir farkı vardır. Diğer fiilimsilerden sonra isim çekim ekleri kullanılabildiği halde bağ-fiillerden sonra hiçbir çekim eki kullanılamaz. Bazı bölgelerde “koşaraktan” gibi kullanımlar görülse de yazı dilinde böyle bir kullanım yoktur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu