Risale-i Nur'dan DualarAlimlerden Resimli DualarAlimlerden Yazılı DualarAlimlerin DualarıCevşenMecmuatul AhzabResimli CevşenResimli DualarResimli SalavatlarRisale-i Nur'dan Resimli DualarRisale-i Nur’dan Yazılı DualarYazılı CevşenYazılı DualarYazılı Salavatlar

Delailin Nur Arapçası, Fazileti, Anlamı

Delailin Nur Arapçası, Fazileti, Anlamı

Delail-in Nur, Resul-u Ekrem Efendimiz’e ümmetin büyüklerinin okuduğu salatu selamları derleyen bir eserdir. Tertipleyen, Üstad Bediüzzaman Said Nursi’dir.

Delailin Nur Fazileti

Delailin nur: Salavatların geçtiği bölümdür. Buradaki salavatlar tek şahsa ait olmayıp muhtelif zatlardan derlenmiştir. Bediüzzaman Hazretleri bunları Ahmed Gümüşhanevi hazretlerinin “Mecmuatul Ahzab” isimli 3 ciltlik eserinden seçmiştir. çinde Bediüzzaman Hazretlerine ait olan kısımlar da vardır.

Delâil-i Hayrât adıyla büyük evliyâullah tarafından zenginleştirilerek tertip edilen ve okuna gelen çok kuvvetli bir salâvat-ı şerîfenin Üstad Bedîüzzaman tarafından yeniden düzenlenmiş ve zenginleştirilmiş şeklidir. İçinde hemen her salâvattan sonra büyük dertlerimizin devası, Allah’tan yüksek dereceler ve makamlar istenir, dünyevî ve uhrevî cümle âfetlerden ve musibetlerden Allah’a sığınılır, bütün ihtiyaçlarımızın karşılanması, bütün günahlardan arınmamız ve bütün hayırlara ulaşmamız duânın ilerleyen satırlarında istenir. Üstad Bedîüzzaman Hazretleri bu büyük salâvat metninin adını Delâli’n-Nur koyarak kendisine ve talebelerine hususî bir vird yapmıştır.

Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam efendimize salât ve selam etmenin faziletine dair bazı ayet ve hadisler

“Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler!(siz de)ona salât edin ve (ona)teslimiyetle selam verin.(Ahzab–56)

*Kim bana bir salât ederse, Allah ona on salat eder ve kendisinden on hata silinir. (Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild:2 sh:102)

*Kim bana sabah on ve akşam on salat ederse kıyamet günü şefaatim ona ulaşır.(Kenzül Ummal cild:1 sh:49)

*İnsanların kıyamet günü bana en yakını, onların bana en çok salat edenidir.(Tirmizi cild:2 sh:354)

*Bana salat eden hiç bir Müslüman yoktur ki, bana salat ettiği müddetçe melekler de ona salat etmesin.(İbn-i Mace cild:1 sh:294)

*Bana salat edin, çünkü nerede olursanız olun sizin salatınız bana ulaşır.(Ebu Davud cild:2 sh:354)

*Bana selam veren hiç bir kimse yoktur ki ben onun selamına cevap verinceye Allah bana ruhumu iade etmesin.(Ahmed bin Hanbel cilt:2 sh:527)

*Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır, ümmetimin selamını bana tebliğ ederler.(Nesai cild:2 sh:354)

Delailin Nur Fazileti Delail-in nur’da zikredilen salâvatların faziletleri

“Nebiy-i Zişan’ın (sas)makam-ı Mahmud’u ilahi bir maide ve rabbani bir sofra hükmündedir. Evet, tevzii edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofrada akıyor. Resul-u zişan’a (sas) okunan salavat-ı şerifeler o sofraya edilen davete icabettir. (Mesnevi-yi Nuriye)

Delailin Nur Arapçası

Delailin Nur 

Delailin Nur Anlamı

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

1. Allah ve melekleri, Peygambere çok salâvat getirirler (yani, Allah ona rahmet eder, melekler de duâ edip onun şânını yüceltirler). Ey îman edenler, siz de ona salavât getirin (yani dua edin) ve tam bir teslimiyetle selâm verin. (Ahzâb Sûresi, 33:56)

Ey Allah’ım, Emrini yerine getiriyoruz! Efendimiz Muhammed’e ve nesline öyle bir salât ve rahmet eyle ki; onunla bizi nereden geleceği belli olmayan korkulardan ve bütün âfetlerden kurtar. Onunla bütün ihtiyaçlarımızı gider. Bizi her türlü kötülüklerden ve günahlardan temizle. Onunla bizi katındaki en yüce derecelere yükselt ve bizi bu dünyada ve öldükten sonra bütün hayırların en son gayelerine ulaştır, ey dualara cevap veren Allah’ım! Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

2. Allah’ım! Geceyle gündüzün yer değiştirmesinde, her akşamın ardından sabahın gelmesinde, gece ve gündüzün her tekrarında ve iki Kutup Yıldızı birbirini her karşıladığında Efendimiz Muhammed’e ve onun nesline salât eyle! Bizden onun ruhuna ve Ehl-i Beytinin ruhlarına hediyeler ve selâm ulaştır. Ona ve Ehl-i Beytine haşir günü gelinceye ve Cennete girinceye kadar pek çok rahmet ve bereket ihsan eyle! (3) Bu salavâttan her biri hürmetine, ey İlâhımız, bizi bağışla, bize merhamet et, bize lûtfunla ihsanda bulun.

3. Allah’ım, nurlarının deryası, sırlarının kaynağı, ihsan ve inayetinin pınarı, hidayetinin güneşi, memleketinin seması, yüce zâtının huzurunda insanların ve diğer varlıkların imamı, yaratılmışların en hayırlısı ve Sana en sevimlisi, kulun, habibin, resûlün ve kendisiyle nebîleri ve resulleri sona erdirdiğin ümmî peygamberin olan Efendimiz Muhammed’e, diğer nebî ve resullere, bütün nesline ve ashâbına, mukarreb meleklere, göklerde ve yerlerde olan sâlih kullarına salât eyle! Allah Tealânın rızası onların ve bizim üzerimize olsun. Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur

4. İnsanlık âleminin en şereflisi, îman hakikatlerinin merkezi, ihsanî tecellilerin Tûr’u, Rahmânî sırların iniş yeri, memleket-i Rabbâniyenin semâsı, peygamberler gerdanlığının ortasındaki en büyük mücevheri, peygamberler ordusunun komutanı, peygamberler kervanının öncüsü, bütün varlıkların en üstünü, izzet sanca-ğının sancaktârı, şeref ve vakar dizginlerinin sahibi, ezel sırlarının şâhidi, zaman ve mekân üstü ezelî lisanın tercümanı; ilmin, hil-min ve hikmetlerin kaynağı, cüz’î-küllî her bir cömertlik sırrının kaynağı, yer ve gök âlemlerinin gözbebeği,

iki cihanın ruhu, dünya ve âhiret hayatının gözü, kulluk rütbelerinin en yükseğine ulaştıranı; arınmış, en seçkin makamlara lâyık olanı, en büyük dost ve pek şerefli sevgili, Abdulmuttalib’in torunu Abdullah oğlu Efendimiz Muhammed’e, diğer nebî ve resullere, âline ve bütün ashâbına, mukarreb meleklere, göklerde ve yerlerde bulunan Senin sâlih kullarına rahmetlerinin en üstününü ebedî kıl. Bereketi-nin artarak devam etmesini nasip eyle ve selâmlarının en pâk olanının sayıca artır!—Allah onlardan ve hepimizden razı olsun—Onlar üzerine çok selâm et.

Zikredenler Seni andığı, gâfiller de zikrinden geri kaldığı müddetçe, her göz açıp kapamada milyon kere salât ve selâm et. Bu salâvatların her birisi hürmetine, ey İlâhımız, bizi bağışla,
bize merhamet et ve bize lütfunla muamele et!

5. Allah’ım, aslın ve asaletin nurlu ağacı; Rahmânî mülk ve ihsanların parıltısı; yaratılış bakımından insanların en üstünü; cismânî sûretlerin en mükemmeli; Rabbânî sırların ve gaybî ilim hazinelerinin kaynağı; asıl mülk ve gerçek nimetin, göz kamaştırıcı güzelliğin ve yüce rütbenin sahibi; bütün peygamberlerin kendi sancağı altında toplandığı (ki, onların dinlerinin bütün esaslarını kendi dininde topladığından, hepsi de onun sancağının altına geliyor),

Efendimiz Muhammed’e salât et. Ona ve onun âl ve ashâbına pek çok selâm eyle! Öldürdüklerini dirilteceğin güne kadar yarattığın, rızıklandırdığın, öldürdüğün ve dirilttiğin bütün varlıklar sayısınca onlara salât ve selâm eyle. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

6. Allah’ım, sırlar semasının güneşi, nurların mazharı, celâl dairesinin merkezi, cemal âleminin kutbu olan Muhammed’in, İlâhî isimlere ehâdiyet tecellisiyle a’zâm derecesinde mazhar olmuş lâtif zâtına salât eyle! Allah’ım, katındaki o zatın sırrı; ve iman ve kulluk yoluyla manevî makamları aşarak Sana yakınlaşması hürmetine korkumu emniyete çevir.

Maddî ve manevî düşüşlerden beni koru. Üzüntümü ve hırsımı gider, yardımını üzerimden eksik etme. Beni rızan dışındaki her şeyden alarak kulluğun kemâline ulaştır. Bencilliğimi ve enaniyetimi yok etmek suretiyle beni rızıklandır. Beni nefsime meftun ve hislerimle perdelenmiş basîretsiz etme; her gizli sırrı bana aç! Ey varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan; varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı ise hiçbir varlığa bağlı olmayan Hayyu Kayyûm, Ey Hayyu Kayyûm, Ey Hayyu Kayyûm! (3 defa)

7. Allah’ım! Cömertlik ve ikramınla yüklü bulutların çoşkun yağmurları gibi devam edip artan; cömertlik ve in’amlarının değerli, enfes ve lâtif tecellileriyle gelişip çoğalan; ezeliyetine münasip tarzda kesilmeyen ve ebediyetine lâyık şekilde sona ermeyen en üstün, en güzel, en yüce, en zâhir, en temiz, en hoş, en iyi, en değerli, en aziz, en büyük, en şerefli, en yüksek, en pâk, en mübârek ve en lâtif salâvatın;

Ve en mükemmel, en çok, en ziyâde, en yüksek, en yüce ve en devamlı selâmın; bir salât ü selâm, bir rahmet ve rıza ve bir af ve mağfiret manasında; göz kamaştıran parlak nur, pek kesin delil, uçsuz bucaksız bir deryâ, aydınlığı pek şiddetli nur, pek parlak güzellik, pek üstün heybet, fevkalâde mükemmel ve yarattıklarının en hayırlısı, kulun, habîbin ve
resulün olan Muhammed’in üzerine olsun. Senin yüce zâtına yakışır şekilde ona ve aynı şekilde onun âl ve ashâbına salât et.

Allah’ım, bu salâvat sebebiyle günahlarımızı bağışla, gönlü-müze ferahlık ver, kalplerimizi temizle, ruhlarımızı rahatlat, sırlarımızı pak eyle, kalbimizden geçenleri ve düşüncelerimizi arındır, sırlarımızdaki bulanıklığı berraklaştır, hastalıklarımıza şifa ver, feth-i mübînin nuruyla kalplerimizin kilitlerini aç, merha-metinle ey merhametlilerin en merhametlisi ve ikram edenlerin en kerîmi…

Senden, Habibine ettiğin salâvâtının nurları hakkı için rızanı, affını, Cennetini ve bizleri sırât-ı müstakîm üzere doğru yolda tutmanı diliyoruz, rahmetinle nasip eyle ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür
ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Delailin Nur Anlamı

8. Allah’ım, ona salât et. Ki, onunla sırlar açılıp nurlar par-ladı; elinde hakikatler yüceldi; Âdem’in ilimleri en geniş şekliyle kendisine indi ve bunlarla bütün mahlûkatı âciz bıraktı; akıllar da onlara ulaşmada çaresiz kaldı; bizden ne geçmiş, ne gelecek hiç kimse onun yüksek ilimlerini kavrayamadı.
O öyle bir kimsedir ki, melekût bahçeleri onun güzellik çiçekleriyle güzel; saltanatının havuzları onun nurlarının feyziyle dopdolu; hiç bir şey yoktur ki, ona bağlı olmasın, her şeyin varlık sebebi o—”Vasıta olmayınca, ona bağlı olan sonuçda ortadan kalkar” sözünde ifade edilen hakikat gibi. Ona, yüce katına yakışır şekilde salât et; çünkü o buna lâyıktır.

Allah’ım! O zât, Seni tanıtan bütün hakikatleri kendinde toplamış sırrın ve huzurunda duran en büyük teşrifatçındır. Allah’ım, beni onun soyundan gelenlerin arasına kat ve o asâ-lete lâyık bir ferd olmayı nasip eyle. Onu bana hakkıyla tanıt ki, onunla cehâlet barınaklarından zarar görmeyeyim, fazîletin pınarlarından susuzluğumu gidereyim.

Beni yardımınla koru onun gittiği yoldan huzuruna götür. Beni bâtılın tepesine öyle bir indir ki, onun beynini dağıtayım. Beni, her bir varlıkta isim ve sıfatlarının ayrı ayrı tecellilerini görme zenginliğine ulaş-tır ve kâinatı kaplayan vahdet deryasının kaynağına daldır ki, sadece o birlik şuuruyla göreyim, işiteyim, bulayım ve hissedeyim.
Allah’ım, Seni tanıtan en büyük üstat ve teşrifatçını ruhumun hayatı; onun ruhunu ise benim hakikatimin sırrı ve onun hakikatini de, ilk hakikatin tahkikiyle âlemlerimi kaplayan bir hakikat eyle!

Ey her şeyin aslını ve başlangıcını ezelî ilmiyle tespit eden ve Kendisinden önce hiçbir şey olmayan Evvel; ey her şeyin sonunu ezelî ilmiyle belirleyen ve bunu gelen varlıkların neslini tohum ve çekirdek gibi hülâsalarla tanzim eden ve her şeyden sonra yalnız Kendisi bâkî kalan Âhir; ey her şeyin dış yüzlerini çeşitli cihazlarla ve ince nakışlarla süsleyerek fevkalâde mükemmel ve güzel yaratan ve bütün varlıklarda ilim, irade, kudret, rahmet gibi sıfatlarının ve varlık ve birliğinin işaretleri açıkça görünen Zâhir;

Bütün varlıkların iç yüzlerini ve bilhassa canlıların içlerini mükemmel bir fabrikanın harika makineleri gibi yaratıp işleten ve varlıkların iç yüzüne hükmeden Bâtın!
Kulun Zekeriyâ Aleyhisselâmın seslenişine cevap verdiğin gibi Benim seslenişime de cevap ver.
Rızana giden yolda bana yardım et ve rızana kavuşmak için bizzat beni destekle. Beni Kendine bağla ve diğer varlıklarla arama perde koy.

Allah, Allah, Allah, “Kur’ân’ı okumayı,tebliğ etmeyi ve ona uymayı sana farz kılan Allah, muhakkak ki, seni söz verdiği yere geri döndürecektir.” (Kasas, 28:85.)

“Ey Rabbimiz, bize yüce katından bir rahmet ver ve işimiz-de Senin rızâna erişmek için başarı nasip et.” (Kehf, 10.ayet)

İşimde bir genişlik ve çıkış yolu ihsan eyle. “Allah ve melek-leri, Peygambere çok salâvat getirirler (yani, Allah ona rahmet eder, melekler de duâ edip onun şânını yüceltirler). Ey îman edenler, siz de ona salâvat getirin (yani ona dua edin) ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb, 33:56).
Allah’ım salâvâtın, selâmın, tahiyyen, rahmetin ve bereketin; Senin kulun, nebin, sevgilin, resûlün ve ümmî Peygamberin Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına olsun. Ona tekler ve çiftler sayısınca ve Senin noksansız ve mübarek kelimelerin adedince selâm eyle.

9. Allah’ım, en üstün salâvâtını, en mükemmel tahiyyâtını ve en güzel selâmlarını; peygamberliğin başlangıcı ve sonu, risâlet semasının güneşi, en parlak nur, en temiz sır, Mahşer gününde Kevser Havuzunun ve şefaatin sahibi, melek ve insanların en seçkin efendisi, Hak Tealânın diğer varlıklara karşı delili, peygamberlerin sultanı, tetkik ehli olan asfiyânın delili, Rabbü’l-âlemînin sevgilisi olan Efendimiz ve mevlâmız Hazreti Muhammed’e nasip eyle. Allah Tealâ ona ve bütün âl ve ashâbına rahmet etsin.

10. Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilâcı, bedenlerin âfiyet ve şifâsı, gözlerin nuru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına salât eyle.

11. Allah’ım, sayesinde çözümsüz işlerin çözüldüğü, sıkıntıların dağıldığı, ihtiyaçların karşılandığı, isteklerin elde edilerek güzel bir sonla dünyadan göçme bahtiyarlığına erişildiği ve mübârek yüzü suyu hürmetine buluttan yağmur inmesi için Sana dua edildiği Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, her göz açıp kapamada ve her nefeste sonsuz ilminle bildiğin şeyler sayısınca mükemmel bir salât ve eksiksiz bir selâm eyle.

12. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, Senin bildiğin şeyler sayısınca ve Senin mülkün devam ettiği sürece daimî salât ve selâm eyle.

13. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, ezelden ebede kadar, Senin ilminde var olan şeyler sayısınca salât ve selâm eyle.

14. Allah’ım, ümmî, sevgili, kadri yüce ve şerefi büyük olan peygamberin, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına, salât ve selâm eyle.

15. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına, bizi rızana kavuşturacak ve onun üzerimizdeki hakkını ödemeye vesile olacak kadar salât ve selâm et.

16. Allah’ım, Zâtının nuru ve İlâhî isim ve sıfatların bütün eserlere sirayet etmiş bir sırrı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, İlâhî ilminde var olan şeylerin kat kat çar-pımları sayısınca ve varlığın devam ettiği sürece salât ve selâm eyle.

17. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına; ilk indiği günden kıyametin kopmasına kadar, her bir okuyucunun Kur’ân’ın kelimelerini okuduğunda, Rahmân’ın izniyle hava dal-galarının aynalarına yansıyan Kur’ân harfleri sayısınca salât, se-lâm ve bereket ihsan eyle. Ey İlâhımız! Bu salâvatlardan her biri-si hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et ve bize lütufta bulun.

18. Allah’ım! Ümmî Peygamberin olan Efendimiz ve Mev-lâmız Muhammed’e, onun âline ve ashâbına, hanımlarına ve zürriyetine, nebîlere ve resullere, Mukarreb meleklere, evliyâya ve sâlih kimselere; Kur’an’ın sûreleri, âyetleri, harfleri, kelimeleri, mânâları, işâretleri, remizleri ve delâletleri sayısınca; toprağın parçaları, madenleri, bitkileri ve canlıları sayısınca; göklerin burçları, yıldızları, hareketleri ve melekleri sayısınca en üstün salât, en temiz selâm ve en fazla artan bereketler ihsan eyle.

19. Ey İlâhımız! Ey Rabbimiz! Ey Yaratıcımız! Affına, keremine ve rahmetine yakışır şekilde bizi affeyle, bize merhamet et ve bize lütufta bulun. Ey bu dünyada iyi kötü, dost düşman ayırt etmeden her varlığa şefkatle rızıklarını veren Rahmân! Ey Rahmeti her şeyi kuşatmakla birlikte imanlı kullarına hususî ihsan ve şefkatte bulunan Rahîm!

Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Kur’ân-ı Kerîmin hakkı için, Habib-i Ekremin hakkı için, en güzel isimlerinin hakkı için ve İsm-i A’zamın hakkı için, beni ve kardeşlerimi nefis ve şeytanın şerrinden, ehl-i dalâlet ve ehl-i tuğyanın şerrinden muhafaza eyle. Bizi şüphelerden, sapıklıklardan, bid’alardan ve bütün şerlerden koru, ey kullarını koruyan Hâfız! Ey bütün varlıkların, hallerinden hareketlerine kadar her şeyini ve bilhassa insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkları her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafîz! Ey koruyanların en hayırlısı! Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

20. Ey yarattığı varlıklara sonsuz lütufta bulunan! Ey yarattığı varlıkları çok iyi bilen! Ey yarattığı varlıklardan hakkıyla haberdâr olan! Bize lütufta bulun. Ey varlıkları nazik ve lâtif güzelliklerle yaratıp onlara lütufta bulunan ve ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eden Lâtif! Ey gizli açık, küçük büyük her şeyi hakkıyla bilen ve ilmi, ezelden ebede her şeyi kuşatan Alîm!

Ey bütün varlıkların küçük büyük, gizli açık her hâlinden her an haberdâr olan Habîr! Ey yarattığı varlıkları çok seven ve onlara da Kendisini her vesileyle sevdiren Vedûd, Ey Vedûd, Ey Vedûd! Ey yüce Arşın Sahibi! Ey kâinatı hiçten ve benzersiz bir şekilde yaratıp bin bir isminin tecellileriyle emsalsiz bir şekilde süsleyen Mübdi’! Ey varlıkları ölümünden sonra yeniden inşa edip dirilten Muîd! Ey dilediği her şeyi yapan! Arşının rükünlerini dolduran Zâtının nûru hürmetine; yarattığın bütün varlıklara hükmeden kudretin hürmetine ve her şeyi kaplayan rahmetin hürmetine istiyorum. Senden başka hiçbir ilâh yoktur.

Ey kendisinden yardım isteyene yardım eden! Bize yardım et.
Ey güç durumda olanlara yardım eden ve ummadıkları yerlerden ihtiyaçlarını ellerine veren Muğîs! Bize yardım et! Rahmetinden yardım diliyoruz. Azâbından Sana sığınıyoruz. Bizi Cehennemin nursuz ateşinden koru. Bizi, seçilmiş Peygamberinin şefaatiyle iyi kullarınla birlikte Cennete koy. Âmin. Rahmetinle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

21. Ey nurların nuru! Ey varlıkları nazik ve lâtif güzelliklerle yaratıp onlara lütufta bulunan ve ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eden Lâtif! Ey ayıp ve kusurları örten ve çirkinlikleri perdeler altında saklayan Settâr!

Yüce katından, peygamberlerin kandili, evliyânın yıldızı, tetkik ehli olan asfiyânın ay ve güneşi, cin ve insanların şemsi ve doğu ve batının ışığı olan Efendimiz Muhammed’e salât eylemeni, vücudumuzu da irfan semasına yükseltmeni ve amellerimizi ise, ihsan makamında sâbit tutmanı diliyoruz. Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

22. Allah’ım, nuru varlıklardan önce var olan ve dünyaya teşrifleri âlemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed’e, geçmiş ve gelecek varlıklar adedince ve bu varlıklardan Cenneti kazanmış ve Cehennemi hak etmiş olanları sayısınca salât eyle! Öyle bir salât ki, bütün sayıları içine alan ve bütün sınırları kuşatan, sınırsız, sonsuz, uçsuz bucaksız ve kesintisiz bir salât…
Senin salâtınla beraber bu salâtın aynısı, Yüce varlığın devam ettiği sürece, yine onun ve onun âlinin, ashâbının ve âile efradının üzerine olsun, ey merhamet edenlerin en merha-metlisi.

23. Rahmânü’r-Rahîmden, Arş-ı Âzamdan gelen Furkân-ı Hakîm’in kendisine indiği, Miracın sahibi olan ve gözü asla şaşmayan Efendimiz Muhammed’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın Resulü.

24. Risaleti; Tevrat, İncil, Zebur ve peygamberlere gön-derilen sayfalarda müjdelenen; peygamberliği, irhâsat denilen peygamberlik görevinden önce meydana gelen harikulâde olaylarla, cinlerin sesleriyle, insanların evliyalarıyla, beşerin kâhinleriyle müjdelenen ve güneşin kendisi için durduğu, bir işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz ve Mevlâmız Muham-med’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın Habibi.

25. Davetine ağaçların koşup geldiği, duâsıyla yağmurun hemen iniverdiği, sıcaktan korunmak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek yemeğiyle yüzlerce insanın doyduğu, parmak-larının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah’ın, kertenkeleyi, ceylânı, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı konuşturduğu Efen-dimiz, Mevlâmız ve Şefaatçimiz Muhammed’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın vahyinin emini.

Kenzül Arş Duası Arapçası Okunuşu ve Anlamı

Delailin Nur Arapçası, Fazileti, Anlamı

Delailin Nur Arapçası, Fazileti, Anlamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı