
İran İslam cumhuriyeti yargı erki başkanı pazartesi günü yaptığı açıklamada İslam inkılabı 40. Zafer yılı münasebeti ile geniş çaplı aftan haber verdi.
İran yargı kurumu başkanı Sadık Amoli Laricani pazartesi günü yargı erki yetkilileri ile toplantıda yaptığı konuşmada kendisinin bizzat İslam inkılabı rehberinden İslam inkılabı 40. Yılında geniş çaplı af ile ilgili talebine ve Ayetullah Hamenei’den konu ile ilgili genel onay aldığına işaretle, “maalesef bazılarının bu büyük hareketi de siyasileştirmeye çalıştıklarını” belirtti.
Yargı erki başkanı Ayetullah Laricani “Bazıları siyasi tutukluların da af kapsamına alınmasının daha iyi olacağını söylediler. Fakat biz “siyasi tutuklu” diye bir mahkûmumuz yok diyoruz. Eğer kimse güvenliğe karşı girişimde bulunduysa farklı bir suç başlığında ona bakılması gerekir. Siyasi suç da yasalarda açıklanmıştır ve ona bakmanın da kendine has özel mekanizması var fakat hali hazırda böyle suçlularımız yok.” Şeklinde konuştu.
Yaklaşık 50 bin kişiyi kapsaması beklenen söz konusu af, aslında suçlulara yönelik yargı ve hukuk kurumunun insani bir girişimidir. Bu öneri, İslam cumhuriyeti nizamın ra’fet ve iktidarından kaynaklanıyor ve bu bağlamda her türlü farklı yorum beyhude ve yanlıştır.
İslam cumhuriyeti nizamında insani değerler ile hukuk ve özgürlüğün korunmasında bulunan güçlü bağ vurgulanırken anayasada yerini almıştır. Bu açıdan toplumda suç sayılan hareketler ve nizamın temeli ile sosyal güvenliği hedef alan eylemler arasındaki sınır belirlenmiştir. Bu yüzden bu konuda her türlü şüphenin uyandırılması, gerçek dışıdır.
Bu bağlamda yargı kurumu başkanı Ayetullah Laricani, “yargı kurumunun sırf eleştiri nedeni ile kimseyi takibe almadığını, bu iddiaların bazıları tarafından eleştiri ve iftira ile saygısızlık arasındaki farkı bilmedikleri ve söz konusu farkın kanun adamları tarafından bilindiğini” belirterek şöyle dedi: Açıkça söylüyorum, İslam cumhuriyetinde eleştiri kesinlikle suç değildir.
İslam inkılabı siyaset alanında oluşturduğu geniş kapasite ile, en hassas dönemlerde bile siyasi hoşgörüye sahip olduğunu göstermiştir. İslam cumhuriyet nizamı, bu hoşgörüyü, geniş çaplı siyasi eleştiriler ile birlikte çeşitli zevkler ile referandum ve seçimler düzenlemekle defalarca ispatlamıştır.
Bu yüzden İslam inkılabının zaferi ile İslam cumhuriyetinde kurumsallaşan en önemli değerlerden biri, siyaset alanında İran halkına kimlik kazandırmaktır. Bu yüzden gerçek ve yapıcı eleştiri ile suç arasındaki farklar açıkça görünüyor. Fakat her bahane ile İran İslam cumhuriyetini karalamaya çalışan çevreler, şimdi aynı hedeflerle hukuki ve yargısal bir hareketi siyasileştirmeye çalışıyorlar.
Bu hareket “bir taşla iki kuş” atasözünün açık örneğidir; bir yandan İran’da siyasi tutukluların olduğunu lanse etmeye çalışırken, diğer yandan da İran toplumunun her türlü siyasi eleştiri ortamına muhalif şeklinde göstermeye çalışıyorlar./
