Bediüzzaman Said Nursi

Bediüzzaman Said Nursi

Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi ve İmam Ali

İmam Ali(as)’ın mümtaz şahsiyetini bize hakkıyla anlatan nadir şahsiyetlerden birisi de Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi hazretleridir. İmam Ali ile Üstad arasında velayet bağı vardır. Kendisi de bunu Risale-i Nur’un değişik yerlerinde dile getirmiştir. Risale-i Nur’da en sık ismi geçen sahabe İmam Ali’dir.1 Üstad, eserlerinde Âl-i Beyt’in manevi şahsiyetinin temsilcisi olması sebebiyle İmam Ali’ye çok önem verir. Bunun en önemli nedeni,…

Devamını Oku »

Riyadan nefret veren ve ihlâsı kazandıran rabıta-i mevttir

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin ihlasın önemini anlattığı bu yazıda ihlas sahibi olmanın faydalarını da okuyacaksınız. Bütün kuvvetinizi ihlâsta ve hakta bilmelisiniz. Evet, kuvvet haktadır ve ihlâstadır. Haksızlar dahi, haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlâs ve samimiyet yüzünden kuvvet kazanıyorlar. Evet, kuvvet hakta ve ihlâsta olduğuna bir delil, şu hizmetimizdir. Bu hizmetimizde bir parça ihlâs, bu davayı isbat eder ve kendi kendine delil…

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi (r. Aleyh) Hazretleri

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Kısaca Hayatı’nı okuyacağınız bu yazıda Bediüzzaman’ın örnek hayatı ve yaşantısını öğreneceksiniz. Bu yazı DAVET Dergisi’nin Mart 1990-Nisan 1990 sayılarından iktibas edilmiştir. Said Nursi Hak ile Bâtıl’ın mücâdele sahnesi olan insanlık tarihi boyunca, kendilerini -bütün varlıklarıyla- Hakka adamış, hakkın ihkakı ve ‘hükümranlığı uğruna ölümleri istihkar etmiş büyük İslam kahramanları müşahede edilmiş, bunların büyük fedâkârlıkları sayesinde, yegane hak…

Devamını Oku »

Üstad Hizbullah Hakverdi’nin sözleriyle Bediüzzaman

İslam’ın canlı timsali olan Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, cesareti,dirayeti, basireti ve feraseti ile temayüz etmiş İslam kahramanıdır. Güçlü imanı, harika ilmi, eşsiz ahlakı ve takvası ile İslam’ın canlı ve müşahhas bir timsali olan Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri; cesareti, şecaati, dirayeti, basireti ve feraseti ile temayüz etmiş bir İslam kahramanıdır. Davet Dergisi c.4, s.31 Kendi zamanında tağuti güçlerin bütün…

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Dilinden Ramazan: Dördüncü Bölüm

Ramazan-ı Şerifteki oruç, nefsin terbiyesine baktığı cihetindeki çokhikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Nefis, kendini hür ve serbest ister ve öyle telâkki eder. Hattâ, mevhum bir rububiyet ve keyfemâyeşâ hareketi, fıtrî olarak arzu eder. Hadsiz nimetlerle terbiye olunduğunu düşünmek istemiyor. Hususan: dünyada servet ve iktidarı da varsa, gaflet dahi yardım etmiş ise, bütün bütün gasıbâne, hırsızcasına Nimet-i İlâhiyeyi hayvan gibi yutar. İşte, Ramazan-ı Şerifle en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki; kendisi mâlik değil, memlûktür; hür değil, abiddir. Emir…

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Dilinden Ramazan: Üçüncü Bölüm

Oruç, hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye baktığı cihetle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: İnsanlar maişet cihetinde muhtelif bir surette halk edilmişler. Cenâb-ı Hak, o ihtilâfa binaen, zenginleri fukaraların muavenetine davet ediyor. Halbuki, zenginler fukaranın acınacak acı hallerini ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa, nefisperest çok zenginler bulunabilir ki, açlık ve fakirlik ne kadar elîm ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrak edemez. Bu cihette insaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır. Hangi fert olursa olsun, kendinden bir cihette daha fakiri bulabilir. Ona…

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Dilinden Ramazan: İkinci Bölüm

Ramazan-ı Mübareğin savmı, Cenâb-ı Hakkın nimetlerinin şükrüne baktığı cihetle, çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Birinci Sözde denildiği gibi, bir padişahın matbahından bir tablacının getirdiği taamlar bir fiat ister. Tablacıya bahşiş verildiği halde, çok kıymettar olan o nimetleri kıymetsiz zannedip onu in’âm edeni tanımamak nihayet derecede bir belâhet olduğu gibi; Cenâb-ı Hak, hadsiz envâ-ı nimetini nev-i beşere zemin yüzünde neşretmiş. Ona mukabil, o nimetlerin fiyatı olarak, şükür istiyor. O nimetlerin zâhirî esbabı ve ashabı, tablacı hükmündedirler. O tablacılara bir fiyat veriyoruz, onlara minnettar…

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Dilinden Ramazan: Birinci Bölüm

Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir. Hem şeâir-i İslâmiyenin âzamlarındandır. İşte, Ramazan-ı Şerifteki orucun çok hikmetleri; hem Cenâb-ı Hakkın rububiyetine, hem insanın hayat-ı içtimaiyesine, hem hayat-ı şahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niam-ı İlâhiyenin şükrüne bakar hikmetleri var. Cenâb-ı Hakkın rububiyeti noktasında orucun çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Cenâb-ı Hak, zemin yüzünü bir sofra-i nimet suretinde halk ettiği ve bütün envâ-ı nimeti o sofrada “umulmadık yerlerden” (Talâk Sûresi, 65:3) bir tarzda o sofraya dizdiği cihetle, kemal-i Rububiyetini…

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî(ra)’nin Ramazan Duası

Bismillahirrahmanirrahim Aziz, sıddık kardeşlerim, Evvelâ: Sizin leyle-i Berâtınızı ve gelecek Ramazanınızı tebrik eder ve bu gelecek leyle-i Kadri hakkınızda ve hakkımızda bin aydan daha hayırlı olmasını ve defter-i âmâlimize böyle geçmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyoruz. Ve böylece, bayrama kadar “Allah’ım! Bu “Ramazan’da Leyle-i Kadrimizi bize ve sadık Risale-i Nur talebelerine bin aydan daha hayırlı kıl.” duasını etmeye niyet ettik. Hem…

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’yi (ra) rahmetle anıyoruz

Zamanın süfyani sistemlerini tanıtıp geleceğin İslam’ın yüzyılı olacağını müjdeleyen Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi (ra) hazretlerini ahirete irtihalinin yıl dönümünde rahmetle anıyoruz. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin kendi vefatı ile ilgili sözleri: Ben rahmet-i İlâhî’den ümit ederim ki, mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek. Toprağa atılan bir tohumun yüzer sümbüller vermesi gibi, bir Said yerine yüzler Said size o yüksek hakikati haykıracaktır.…

Devamını Oku »

Alem-i İslamın fecr-i sadıkında gaflette bulunmak katiyen akıl karı değildir

Ey asırlardan beri Kur’an’ın bayraktarlığı vazifesiyle cihanda en mukaddes ve muhterem bir mevki-i muallayı ihraz etmiş olan ecdadın evlat ve torunları! Uyanınız! Alem-i İslamın fecr-i sadıkında gaflette bulunmak, katiyen akıl karı değil. Yine alem-i İslamın intibahında rehber olmak, arkadaş, kardeş olmak için Kur’an’ın ve îmanın nûruyla münevver olarak İslamiyetin terbiyesiyle tekemmül edip, hakîki medeniyet-i insaniye ve terakkî olan medeniyet-i İslamiyeye…

Devamını Oku »

İhlâsı kazanmak ve muhafaza etmek için neler yapılmalıdır?

Yirmi Birinci Lem’a – İhlâs Hakkında (On Yedinci Lem’anın On Yedinci Notasının Yedi Meselesinden Dördüncü Meselesi iken, ihlâs münasebetiyle Yirminci Lem’anın İkinci Noktası oldu. Nuraniyetine binaen Yirmi Birinci Lem’a olarak Lemeata girdi.) [Bu Lem’a lâakal her on beş günde bir defa okunmalı.] (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla) (Birbirinizle çekişip uğraşmayın, aksi halde başarısızlığa uğrarsınız ve gücünüz de kaybolup gider.…

Devamını Oku »

Mehdi-i Al-i Resulün üç büyük vazifesi nedir?

Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi, Mehdi-i Al-i Resulün temsil ettiği kudsi cemaatinin şahs-ı manevisinin üç vazifesi var. Eğer çabuk kıyamet kopmazsa ve beşer bütün bütün yoldan çıkmazsa, o vazifeleri onun cemiyeti ve seyyidler cemaati yapacağını rahmet-i İlahiyeden bekliyoruz. Ve onun üç büyük vazifesi olacak: Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutuyla ve maddiyun ve tabiiyyun taunu, beşer içine intişar etmesiyle,…

Devamını Oku »

Avrupa’nın ve frenk-meşrep münafıkların desiselerine uymayın!…

Müsbet milliyet, hayat-ı içtimaiyenin ihtiyac-ı dahilîsinden ileri geliyor. Teâvüne, tesanüde sebeptir; menfaatli bir kuvvet temin eder, uhuvvet-i İslâmiyeyi daha ziyade teyid edecek bir vasıta olur. Şu müsbet fikr-i milliyet, İslâmiyete hâdim olmalı, kale olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli. Çünkü İslâmiyetin verdiği uhuvvet içinde bin uhuvvet var; âlem-i bekada ve âlem-i berzahta o uhuvvet bâki kalıyor. Onun için, uhuvvet-i milliye ne…

Devamını Oku »

İhlâsı kıran ve riyaya sevk eden sebepler nelerdir?

İhlâsı kıran ve riyaya sevk eden pek çok esbabdan iki-üçünü muhtasaran beyan edeceğiz. BİRİNCİSİ: Menfaat-i maddiye cihetinden gelen rekabet, yavaş yavaş ihlâsı kırar. Hem netice-i hizmeti de zedeler. Hem o maddî menfaati de kaçırır. Evet, hakikat ve ahiret için çalışanlara karşı bu millet, bir hürmet ve bir muavenet fikrini daima beslemiş. Ve bilfiil onların hakikat-i ihlâslarına ve sadıkane olan hizmetlerine…

Devamını Oku »

Kainattaki sanat ve ihtişam Sâni-i Zülcelâlinin varlığına delildir

“Şu kâinatta görünen ve bilinen bütün letâif, bütün mehâsin, bütün kemâlât, bütün incizâbat, bütün iştiyâkat, bütün terahhumat birer mânâdır, birer mazmundur, birer kelime-i mâneviyedir ki, şu kâinatın Sâni-i Zülcelâlinin lütuf ve merhametinin tecelliyâtını, ihsan ve kereminin cilvelerini bizzarure, bilbedâhe kalbe gösterir, aklın gözüne sokuyor.” {Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi(ra) Hazretleri / Risale-i Nur’dan…}

Devamını Oku »
Kapalı