Lübnan

7. Uluslararası Ufuk Konferansı Lübnan’da çalışmalarına başladı

Anti Siyonist 7. Uluslararası Yeni Ufuk Konferansı, 24 Eylül’de muhtelif ülkelerden 40’den fazla düşünürün katılımıyla Beyrut’ta çalışmalarına başladı.

Uluslararası Yeni Ufuk Konferansı, İran İslam Cumhuriyeti’nin Siyonizm ve ırkçılıkla mücadele için geliştirdiği bir girişim sayılıyor. Konferansın 6.sı Mayıs 2018 tarihinde, kutsal kent Meşhed’de sahte işgal rejiminin kuruluşunun 70. yılında ve Amerika’nın büyükelçiliğini Tel-Aviv’den Kudüs’e taşıdığı tarihte düzenlenmesi ise konferansın hedefli olduğunu gösteriyor.
Bu konferansı önemli kılan diğer bir husus, konferansa katılanlarla ilgilidir. Uluslararası Yeni Ufuk Konferansı katılımcıları muhtelif ülkelerden siyasi, askeri, güvenlik ve kültürel elitler ve düşünürlerden oluşuyor. Bu da, Siyonizm, ırkçılık, bölgede Amerika’nın Siyonist rejimin cinayetlerini desteklemesi dahil izlediği politikalarına muhalefetin küresel düzeyde olduğunu ve sadece belli ülkelerin elitleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
7. Uluslararası Yeni Ufuk Konferansı, dün itibarıyla Beyrut’ta Amerika’nın tüm sabotajlarına rağmen çalışmalarına başladı. Amerikalılar, korku ve dehşet oluşturmak suretiyle muhtelif ülkelerden elitlerin Yeni Ufuk Konferansı’na katılmalarına engel olmaya çalıştı.
Bu politika özellikle geçtiğimiz seneden itibaren şiddet kazandı. Yeni Ufuk Konferansı’nın Sekreteri Nadir Talibzade, konferanstan önce yaptığı açıklamada bu bağlamda şöyle dedi: FBI ajanları doğrudan Yeni Ufuk konuklarına giderek, bu konferansa katılmaları halinde onlara bir milyon dolara kadar ceza ve 20 yıla kadar hapis cezası kesilebileceği şeklinde tehdit ettiler. Bu totaliter taktikte o kadar ileri gidildi ki, hatta sadece bir kez Yeni Ufuk Konferansı’na katılan ve anti ırkçılık aktivistlerinden ve üniversite hocalarından olan Wernelia Randall bile ona maruz kaldı.
FBI ağustos ayında da Amerika savunma bakanlığı eski yetkilisi Michael Maloof’un evine giderek onu tehdit edip uluslararası Yeni Ufuk Konferansına tekrar katılması durumunda kötü sonuçların beklediğini söylemişti. Geçen miladi yılında Meşhed’de düzenlenen uluslararası Yeni Ufuk Konferansına davet edilen Michael Maloof, dün de Beyrut’ta başlayan konferansa davet edildi.
FBI’ın tehditte bulunduğu bir diğer Amerikalı yetkili ise Amerika dışişleri eski diplomatlardan Michael Springmann’dir; FBI, kendisinin konferansa katılması nedeni ile açıklamalarda bulunmasını istemişti.
Amerika’nın bu yaklaşımı, Yeni Ufuk Konferansı’nın 7.sine karşı da sürdürdü. Bu nedenle, konferansa davet edilen Amerikalı konuşmacılardan bazıları, güvenlik ve istihbarat servislerinin tehditlerinin ardından konferansa katılamadılar. Buna rağmen, Skype üzerinden görüntülü olarak konferansa katılarak kendi görüşlerini açıklayabiliyorlar.
Amerika, konferansın sekreteri Talibazade ve eşini bile terör listesine alacak kadar Yeni Ufuk Konferansı’na karşı yoğun husumet besliyor.
7. Uluslararası Yeni Ufuk Konferansı’nı önemli kılan başka bir neden de, konferansın ilk kez Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenmesidir.
Ayrıca bu konferans, Netanyahu’nun İsrail parlamento seçimlerinde yenildiği için Amerikan Yüzyılın Projesi durumunun belli olmadığı bir sırada düzenleniyor.
Konferans ayrıca Batı Asya bölgesinde uzlaşmacı cephenin zayıf bir konumda ve direniş cephesinin güçlü bir durumda olduğu bir ortamda tertip ediliyor.
Bu tür konferansların düzenlenmesi, direniş cephesinin gücüne güç katıp, zirveye doğru yükselişine katkı sağlayabilir, uluslararası örgütlerin sessizliğinde Siyonist rejimin Filistinlilere karşı cinayetlerini daha fazla gözler önüne serebilir.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Haziran 2026 (29) içerik yüklenmiştir.