İmam HumeyniDünyaHaberlerİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

8 Eylül 1978: Şah’ın kaderini belirleyen katliam

Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin devrilmesi, İran İslam Devrimi’nde önemli ve kanlı bir dönüm noktası olan 8 Eylül 1978’de Tahran’da yaşanan “Kara Cuma” veya “Kanlı Cuma” ile hızlandırıldı.

8 Eylül 1978’de Tahran’da gerçekleşen “Kara Cuma”, İran İslam Devrimi’nde bir dönüm noktası oldu ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin devrilmesini hızlandırdı.

Yüksek enflasyon ve siyasi baskılar gibi ekonomik sorunlara karşı aylardır süren protestolar İran’ı durma noktasına getirmişti.

Hükümet 7 Eylül’de sıkıyönetim ilan ederek toplu toplantıları yasakladı, ancak protestocular yasağa aldırış etmeden 8 Eylül’de Tahran’ın doğusundaki Jaleh Meydanı’nda (şimdiki Şohada Meydanı) toplandılar.

İran İmparatorluk Ordusu birlikleri göstericilerle karşılaştı. Dağılma uyarıları dikkate alınmayınca, askerler silahsız kalabalığa ateş açtı. Anlatılar, otomatik silahların ateş açtığı ve tankların cesetlerle dolu meydanı terk ettiği bir katliam sahnesini anlatıyor.

Hükümetin ilk raporları, 87 kişinin öldüğünü ve bunların silahlı teröristler tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti. Ancak muhalefet ve uluslararası toplum, yüzlerce, hatta binlerce kişinin öldüğünü tahmin ediyor.

Hükümetin gazetecileri sınır dışı ederek anlatıyı kontrol etme girişimleri şüpheciliği ve öfkeyi körükledi.

Dünya çapında büyük bir öfkeye yol açan olay, Şah’ın imajını zedeledi ve Batılı müttefikleriyle ilişkileri gerdi. Sürgündeki İmam Humeyni (RA), protestoların devam etmesi çağrısında bulunarak yaslı ulusta yankı buldu.

Kara Cuma, Pehlevi devletinin meşruiyetini ortadan kaldırarak dinî ve laik muhalefet arasındaki uçurumu kapattı. Bu olay, halkı radikalleştirerek rejimin muhaliflere karşı aşırı şiddet kullanma isteğini ortaya koydu ve Devrim’in amacını monarşiyi tamamen devirmeye kaydırdı.

Bugün, 8 Eylül, İran’da şehitlik ve direniş günü olarak anılıyor. Kara Cuma, devletin sivillere yönelik şiddetinin bir hatırlatıcısı olarak, Şah rejiminin kaderini belirlediği ve İslam Devrimi’nin zaferinin yolunu açtığı günü işaret ediyor.

Kara Cuma’nın gerçek ölüm sayısı, siyasi çalkantıların ortasında olayları belgelemenin zorluklarının çarpıcı bir örneği olarak, tartışma ve tarihsel araştırma konusu olmaya devam ediyor. İnkâr edilemez olan ise, kolektif İran ruhu üzerindeki derin etkisidir.

İhanete uğrama duygusu, masumiyetin yitirilmesi ve devlet destekli şiddetin yarattığı içgüdüsel şok, Devrim’in gidişatını geri dönülmez biçimde değiştirdi.

Kara Cuma, iyiliksever bir monarşi yanılsamasını paramparça ederek, iktidarını sürdürebilmek için ölümcül güç kullanmaya hazır bir rejimi ortaya çıkardı.

Bu vahşet eylemi muhalefeti harekete geçirerek mevcut düzeni yıkma kararlılıklarını körükledi. Bu, protestoları hoşnutsuzluk ifadelerinden Şah’ın devrilmesini hedefleyen tam teşekküllü bir devrimci harekete dönüştüren bir dönüm noktasıydı.

Olay, İran’ın dünya sahnesindeki konumunu etkileyen bir dalga etkisi yarattı. Özellikle insan hakları örgütleri ve hükümetlerden gelen uluslararası kınama, Şah’ı daha da yalnızlaştırdı ve meşruiyetini aşındırdı.

Bu durum Humeyni’ye rejimin zulmünün güçlü bir sembolünü sunmuş, onun devrimin manevi lideri olarak konumunu güçlendirmiş ve hem İran içinde hem de dışında kendisine destek tabanını sağlamlaştırmıştır.

Kara Cuma’nın ardından devrimin ivmesi daha da arttı. Grevler, gösteriler ve sivil itaatsizlik eylemleri ülke geneline yayıldı.

Şah’ın reform ve uzlaşı girişimleri sonuçsuz kaldı ve yükselen muhalefet dalgasını bastıramadı. Kara Cuma hatırası, rejimin vahşetinin sürekli bir hatırlatıcısı olarak işlev gördü, devrimci coşkuyu körükledi ve Şah’ın nihai olarak devrilip İran İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasını hızlandırdı.

Jaleh Meydanı’ndaki silah seslerinin yankıları, devrimin geri dönülmez bir şekilde sona erdiği günün ürpertici bir kanıtı olarak İran tarihinde yankılanmaya devam ediyor. Kara Cuma’nın mirası, devrimin hemen ardından başlayarak, İran’ın siyasi ve toplumsal manzarasını önümüzdeki on yıllar boyunca şekillendiriyor.

O gün yaşanan travma, ülkenin toplumsal hafızasını etkilemeye, otoriteyle ilişkisini, adalet anlayışını, uluslararası alandaki algısını etkilemeye devam ediyor.

Bu farkındalık, İranlılar Kara Cuma’nın mirası ve toplumları üzerindeki etkileriyle boğuşmaya devam ederken, İslam Cumhuriyeti tarihi boyunca çeşitli aktivizm ve toplumsal hareket biçimleriyle kendini göstermiştir.

Ayrıca Black Friday, baskıya karşı direnişin daha geniş anlatısında güçlü bir sembol haline geldi.

Silahsız protestocuların silahlı askerlerle karşı karşıya geldiği görüntü, otoriter rejimlere karşı güçlü bir suçlama ve onlara meydan okumak isteyenler için bir ilham kaynağı olarak hizmet ediyor.

Bu farklı bakış açılarına rağmen, Kara Cuma, İran tarihinde yadsınamaz bir dönüm noktası olmaya devam ediyor. Masum protestocuların kanına devrim tohumlarının ekildiği, derin bir trajedi ve dönüşüm anını temsil ediyor.

Mirası, ülkenin kimliğini, siyasi söylemini ve dünyayla ilişkisini şekillendirmeye devam ediyor. İran karmaşık bugünü ve belirsiz geleceğiyle boğuşurken, Kara Cuma’nın hatırası, adalet ve özgürlük için verilen mücadelenin güçlü bir hatırlatıcısı olmaya devam edecek.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Haziran 2026 (18) içerik yüklenmiştir.