
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı; Türk otoritelerin Çarşamba akşamı Suriye Havayollarına ait bir sivil yolcu uçağını Ankara’daki bir havaalanına inişe zorlaması ve teftiş etmesi ardından uzun saatler sonra havaalanından uçmasına izin vermesi konusunda uçakta yasak yada mahzur herhangi bir kargonun bulunmadığını belirtti.
Bildiride; metninde Suriyeli ve Rus yolcuların bulunduğu Suriyeli sivil yolcu uçağının Çarşamba günü saat 14:26’da Moskova’dan hareket ettiğini, Türk hava sahasına girmesi ardından saat 17:20 sularında Türk otoritelerin uçak pilotuyla irtibata geçtiklerini açıkladı. Türk otoritelerin uçak pilotuna rotasını değiştirme direktiflerinde bulunduğunu ve normal rotasına aykırı düşen mantıksız bir rota belirlediklerini ifade eden Bakanlık; pilotun ansızın ve herhangi bir ön uyarı olmaksızın Türk savaş uçakları tarafından izlendiğini fark ettiğini, Ankara’daki havalimanına inişe zorlandığını ekledi.
Havaalanına inmesi ardından iki saat bir süre kadar kimsenin uçağa yaklaşmadığını ifade eden Bakanlık, ardından uçaktaki yolculardan bekleme salonuna gitmelerinin talep edildiğini ve uçağın teftiş edildiğini belirtti. Bakanlık uçak mürettebatının Türk otoriteleri tarafından kötü muameleye maruz kaldıklarını ve yolcuların uzun saatler boyunca haciz edildiklerini kaydederken, inceleme ve kontrol kastiyle uçaktaki bir kısım kargoya el konulduğunu açıkladı.
Bakanlık, sözü geçen Suriyeli sivil yolcu uçağının ardından havalimanından ayrılarak bu sabah erken saatlerde Uluslararası Şam Havalimanına ulaştığını belirtti.
Uçağın kargo muhteviyatının gerçeğini açıklama gereğinin bulunduğuna işaret eden Bakanlık; metninde bulunan kargonun tamamının nizami kargo poliçesi ile uçak yük beyanında usulen yer aldığına vurgu yaptı. Bakanlık uçak metninde her hangi bir türden silah yada yasak veya mahzur muhtevanın bulunmadığını ifade ederek, Suriye Arap Havayollarının uluslararası düzeyde bilinen temiz duyumuyla uyumlu olduğunu belirtti.
Bakanlık; Suriye’nin, Türk otoritelerden uçak metninde bulunan muhtevanın tamamını eksiksiz ve sağ salim iade etmesini talep ettiğini açıkladı.
Bir ülkenin hava sahasından geçen uçakları teftiş etme hakkına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve kanunlar konusunda Bakanlık; bu konuda sorunun olmadığını, asıl sorunun Türkiye hükümetinin bu kanun ve anlaşmaları ihlal etmesinde bulunduğunu belirtti. Bakanlık; Türkiye hükümetinin bu bağlamdaki uluslararası anlaşmalar ve sözleşmeleri ihlal ederek, uçak pilotunun Türk otoritelerinin istekleri doğrultusunda rotasını değiştirmeye itiraz etmemesine rağmen Türk savaş uçaklarının zoruyla askeri bir şekilde sivil bir yolcu uçağını inişe zorladıklarına dikkat çekti.
Bakanlık; Türk askeri uçakların herhangi bir geçerli neden yada uyarı olmadan ani bir şekilde ortaya çıkmalarıyla uçak ve metnindeki yolcuların ciddi bir tehlikeye maruz bırakıldıklarını belirtti. Buna ek olarak Bakanlık; uçakta bulunan yolcuların uzun saatler boyunca insani olmayan koşullar altında haciz edildiklerini ve uçak mürettebatının kötü muameleye maruz bırakıldığını ekledi.
Türk otoritelerinin bu davranışlarını düşmancı ve müstehcen davranış olarak nitelendiren Bakanlık; Receb Tayyib Erdoğan hükümetinin Suriye’deki teröristleri barındırması, eğitmesi ve Suriye topraklarına sızmalarını kolaylaştırılmasının dikkate alınmasıyla Suriye ve halkına karşı düşmancı politikasına yeni bir gösterge teşkil ettiğini belirtti.
Bildirisinin bitiminde Bakanlık; Türkiye hükümetinin bu tutumunun kınanmış düşmancı bir tutum olarak görülmesiyle, buna rağmen Suriye’nin, iki ülkenin kardeş halkları arasındaki tarihi derin köklere dayanan dostluk ilişkilerine tutunmasından caydırılmayacağını vurguladı.
Bildirde; Suriye ve Türkiye halkları arasındaki dostluk ilişkilerinin her hangi bir hükümetten daha büyük ve daha önemli olduğunun altı çizildi.
