
Filistin İslami Cihad Hareketi liderlerinden Ebu İmad Rifai, siyonist düşman karşısında kazanılan zaferde en büyük payın füzelerde olduğunu söyledi.
Filistin İslami Cihad Hareketi’nin Lübnan temsilcisi Ebu İmad Rifai, direnişin gücü ve zafer kazanılmasında Fecr 5 füzelerinin etkisi konusuna değinerek, “direniş siyonist düşmana unutamayacağı bir ders verdi. Fecr 5 füzeleri düşman karşısında kazandığımız bu gerçek zaferde en büyük paya sahiptir. İran, Suriye ve Hizbullah Filistin halkının bütün destekçileri kazanılan zaferin ortaklarıdır” dedi.
Filistin direnişinin 8 günlük savaşta siyonist İsrail’e unutamayacağı bir ders verdiğini söyleyen Rifai için Amerika ve diğer arabulucuların çabalarının Siyonist İsrail’in karizmasını korumaya yetmediğini belirtti.
Direnişin gücü demir kubbe safsatasını boşa çıkardığını ve İsrail’in caydırıcılık gücünün zafiyetini ortaya çıkardığını belirten Rifai, direnişin füze kapasitesini yok etme çabasındaki başarısızlığın ise işin cabası olduğunu, 2012’nin Gazze’si artık 2008’in Gazze’si olmadığını vurguladı.
Gazze’de halkın sebat ve direnişe bağlılığı sunucu gerçekleşen bu büyük zaferin bölgede direnişin grafiğini yükselten ve işgalcinin gururunu kıran büyük bir zafer olduğunu belgelediğini belirten Rifai, direnişin ve Filisin halkının düşman karşısında büyük bir başarı elde ettiğini söyledi.
Bu zaferin sonuçlarının sadece Filistin-İsrail mücadelesinde değil bilakis bütün bir bölge için büyük öneme sahip olduğunu, yeni dönüşümlerin oluşmasını sağlayacak durumun ise ‘İsrail’in’ Demir Kubbe başarısızlığıyla caydırıcılık özelliğini kaybettiğini söyleyen Rifai, direnişin sahip olduğu uzun menzilli füzelerle ilgili olarak da, Gazez savaşında kazanılan zaferde, Fecr 5 füzelerinin belirleyici olduğunu ve düşman karşısında gerçek zaferin elde edilmesinde büyük bir rolünün olduğunu belirtti.
İran’ın, Hizbullah’ın ve Filistin halkına yardımda bulunan herkesin bu zafere ortak olduğunu söyleyen Rifai, siyonist İsrail’in hedeflerini gerçekleştirmede başarısız olması bütün ümmet için bir zafer olduğunu, Çünkü İsrail’in bütün bölgeye hâkimiyet kurmaya çalıştığını belirtti.
Gazze’nin şimdiki siyasi ve askeri durumunun geçmişten farklı olduğunu, 2008’de Hamas hareketi ile El Fetih’in arasının açık olduğunu aynı zamanda bugünkü Mısır’ın aksine Hüsnü Mübarek dönemindeki Mısır’ın Filistin halkına yardım etmediği gibi direnişe baskı oluşturduğunu belirten Rifai, bu gün ise durumun çok farklı olduğunu, halkın direnişten yana tercih koyup yanında durması sonucu Filistinliler arasındaki bölünmelerin de azaldığını söyledi.
Direnişin geçmişte elinde Fecr 5 füzesi, Kornet, Grad füzelerinin bulunmadığını söyleyen Rifa, direnişin 2012 yılında askeri mücadelesinde durumu iyi yönettiğini ve kazandığı deneyimler sonucu dengelerin değişmesine neden olduğunu belirtti.
Filistin davası noktasında Arap ülkelerinin duruşunu değerlendiren Rifai, Arap Birliği’nin Gazze savaşı ile ilgili yayınladığı bildiriye teessüf ettiğini, buradaki açıklamaların Filistin halkının yapmış olduğu fedakarlıklarla aynı seviyede olmadığını belirterek Arap Birliği’ne ‘ılımlı Araplık’ baskın olduğu sürece bu Arap ülkelerinden bir şey beklenemeyeceğini, olumlu anlamda yaptıkları tek bir şeyin ise, Gazze bombardıman altındayken Gazze’ye gitmeleri oılduğunu belirtti.
