
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Şam’ın dün tanık olduğu bombalı terör eylemleri zincirine ilişkin BM genel sekreteri ve Uluslararası Güvenlik Konseyine eş iki mektup gönderdi.
Bakanlık mektubunda; Şam Kentinin dün bir dizi bombalı terör eylemine maruz kaldığını ifade ederek, bu eylemlerin en şiddetlisinin Sevra Caddesinde meydana geldiğine ve aralarında çocukların da bulunduğu onlarca masum sivil insanın kurban gitmelerine neden olduğuna dikkat çekti. Patlamanın sivil yerleşim semti olan Mezraa Semti kenarında meydana geldiğini ifade eden Bakanlık; ilk verilere göre aralarında çocuk ve okul öğrencilerinin bulunduğu 53 masum vatandaşın şehit yüzlerce kişinin de şehit düştüğünü belirtti.
Mektupta ayrıca bombalı terör eyleminin bölgede bulunan hayat Hastanesi ve tıbbi teçhizatları, Abdullah Bin Zübeyr Okulu, civardaki sivil yeleşim binaları ve araçlarda büyük ve ciddi maddi hasarların meydana geldiğine dikkat çekildi.
Güvenlik birimlerinin patlama yerinde tonlarca patlayıcı maddeyle dolu depolarla yüklü başka bir araç daha yakaladıklarını ifade eden Bakanlık; aracı kullanan intiharcı teröristin de tutuklandığını açıkladı.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı mektubunda; söz konusu terör eylemlerinin Şam’da bir dizi yerleşim binasının teröristler tarafından havan toplarıyla hedef alınmalarına eş zamanlı olarak geldiğine dikkat çekti.
Bu saldırılarda da maddi hasarların meydana geldiğini belirten Bakanlık; hain teröristlerin Çarşamba günü Şam’daki Teşrin Stadyumunu yine havan toplarıyla hedef aldıklarını ekledi.
Teröristlerin fırlattıkları bir havan topu mermisinin futbolcuların ikamet ettikleri Teşrin Otelini hedef aldığına işaret eden Bakanlık; söz konusu saldırılarda Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmaları çerçevesinde maça hazırlanan futbolcu Yusuf Süleyman’ın şehit olduğunu, futbolcu ve takım idaresinden dört kişinin daha yaralandığını kaydetti.
Bakanlık mektubunda; başkent Şam’da yerleşimin yoğun olduğu ve ana yolların kesiştiği bir bölgeyi hedef alan korkak bombalı terör eyleminin Şam ve Suriye’nin diğer illerinin tanık olduğu bir dizi bombalı eylem zincirinin bir halkasını teşkil ettiğini ifade etti.
Söz konusu terör eylemlerinin Kaide Örgütüne bağlı silahlı terör grupları tarafından gerçekleştirildiklerine işaret eden Bakanlık; bu terör gruplarının, terörle mücadelede BM kararları ve uluslararası kanunlara aykırı bir şekilde bölge ülkelerinin yanında bölge haricindeki devletler tarafından desteklendiklerine vurgu yaptı.
Bakanlık; bu devletlerin terör gruplarına maddi ve lojistik desteğe ilaveten, siyasi ve medyatik örtü teşkil ettiğini belirtti.
Her daim uluslararası toplumun yoğun çabaları ve ilgisine nail olan terörle mücadelenin bu süreç içinde dürüstlükte benzeri görülmemiş ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bakanlık; terörün günümüzde kadın, yaşlı, çocuk, okul öğrencisi demeden rahmetsiz ve çirkef bir şekilde Suriye halkını hedef aldığının altını çizdi.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Suriye’nin, daha önce BM genel sekreteri ve Uluslararası Güvenlik Konseyi başkanına gönderdiği eş iki mektubunda; BM’de üye ülkelerin bu çirkef terör eylemlerini açık ve kararlı bir şekilde kınamalarını talep ettiğine dikkat çekti.
Bakanlık Suriye’nin mektubunda ayrıca; bu terör eylemlerine türü ve şekli ne olursa olsun destek sağlayan devletlere sınır koyulması ve onlardan hesap sorulması talebinde bulunduğuna vurgu yaptı.
Suriye Arap Cumhuriyetinin, Güvenlik Konseyinin bu defa; yeri ve zamanı dikkate alınmaksızın terörle mücadeleye bağlılığını kararlı bir şekilde belirten net bir tutum alması umudunda olduğunu ifade etti.
Güvenlik Konseyinin bu bombalı terör eylemini net ve açık bir şekilde kınamasının failleri olan terör grupları ve onları destekleyenlere terörle mücadelesinde çifte standartlı bir politika izlemediğine ilişkin kararlı bir mesaj teşkil edeceğine dikkat çeken Bakanlık; Güvenlik Konseyinin böylelikle dünyanın neresinde olursa olsun terörle mücadelede kararlı ve azimli olduğu mesajını vereceğini ifade etti.
Bakanlık; fakat Güvenlik Konseyinin daha önceki terör eylemlerinde olduğu bibi bu terör eylemini de görmezden gelmesinin terörle mücadeledeki ciddiyetsizliğini ve bu bağlamdaki kararlarına bağlılığına ilişkin kuşkuları pekiştireceğine dikkat çekti.
Bakanlık; Güvenlik Konseyinin her hangi bir tutum almamasıyla ayrıca bu gibi terör suçlarına siyasi örtü teşkil edeceğine işaret etti.
Terörle mücadelede uluslararası toplumun dürüstlük ve ciddiyetinin tamamıyla tehlikede olduğuna vurgu yapan Bakanlık; bu tür terör suçlarının kınanmaması ve görmezden gelinmesinin insani ve ahlaki açıdan hiç bir geçerli nedeni olmadığını ifade etti.
Bakanlık mektubunda bunun aynı zamanda Suriye’de terör kurbanları ve yakınlarının acılarını umursamamakla birlikte uluslararası terör suçları konusunda Güvenlik Konseyinin çifte standartlı politikasına yeni bir kanıt teşkil edeceğini belirtti.
Bakanlık; bazı bölgesel ve uluslararası tarafların Suriye’yi devlet ve vatandaşlar olarak hedef alan terör suçlarına ne derecede bulaştıklarına da yeni bir kanıt oluşturacağının altını çizdi.
Mektubunun sonunda Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı; bu katillerin gerçekleştirdikleri terör eylemlerinin, vatandaşlarını savunmada Suriye’nin azim ve kararlılığını pekiştireceğini vurgularken, Suriye’nin ordu ve halkıyla birlikte terörle mücadelesini sürdüreceğini belirtti.
Bakanlık; Suriye’nin bir yandan terörle mücadelesini sürdürürken, diğer yandan da halkın tüm bileşenlerinin katılımıyla gerçekleştireceği ulusal diyalog aracılığıyla krizden çıkmak için başlattığı siyasi programı hayata geçirmeye de azimli ve kararlı olduğunun altını çizdi.
