HaberlerİranOrtadoğu

Mahmud Ahmedinecad’ın 2013 Dünya Kudüs Günü Konuşması / Tam Metin

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad dün Tahran Cuma namazı hutbelerinden önce yaptığı konuşmada, dünyanın esas meselesinin Filistinlilerle Siyonist İsrailliler olduğunu vurguladı.

Tahran’da dün Dünya Kudüs Günü münasebetiyle milyonluk bir şekilde düzenlenen yürüyüşlere katılan Cumhurbaşkanı Dr Mahmud Ahmedinejad, daha sonra Cuma namazı hutbeleri öncesinde yürüyüşçü halka hitaben yaptığı konuşmasında, ilk başta mübarek Ramazan ayının faziletlerinden söz ederken “Ramazan İlahi bütün rahmet, nimet ve güzelliklerin yağdığı ay ve de, İlahi lütufları teslim alma başarısının gösterildiği aydır. Yüce Allah insanları kemale, ebedi saadete ve İlahi halifelik makamına ermeleri için yarattı. O bütün insanları seviyor ve bu yüzden bütün insanlar için kemal ve tealiye erme ve İlahi sınırlara ulaşma imkanları sağlamıştır. Ramazan Allah’ın ayıdır” dedi.

Ahmedinejad daha sonra “Ramazan aynı zamanda İmam’ı tanıma ve ona daha da yakınlaşma zamanıdır. İmam dünyaca bir gerçek ve insan da aynı şekilde dünya çapında bir gerçektir. İnsan gerçeği sınır tanımıyor. Renkler, diller ve coğrafi bölünmelerin hepsi tanımak için. Ama insanlık ve İlahi-insani değerlerden yoksun bütün sınırlar da geçersiz. Zira o sınırlar insanın semalara doğru yükselişi yolunda birer engeller” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad daha sonra Ramazan ayının son Cuma gününün İmam Humeyni-ks- tarafından Dünya Kudüs Günü olarak adlandırılmasına değinerek “Görünüşte Kudüs Günü, işgal altındaki Filistin, Filistin halkı ve Siyonist İsrail’in işgal girişimleriyle ilgili. Ama burada kafayı kurcalıyan soru şu: Eğer batılılar ve Siyonistlerin evsiz, barksız kalmış bir kesime bir barınma yeri ve bir ülke oluşturmak istediklerine dair iddiaları gerçekten doğruysa, o zaman neden bütün güçleriyle Siyonist İsrail’in bütün haksız girişimleri ve cinayetlerinden yana tavır alıyorlar? Onların bu destekleri o kadar fazla ki, bazen kendi bloklarındaki ülkelere bu denli destek olmuyorlar. Hatta kendi halklarını bu kadar desteklemiyorlar” şeklinde konuştu.

Ahmedinejad daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşgalci İsrail nasıl bir özelliğe sahip ki dünyadaki bütün ülkelerin içişlerine karışıyor? Bu 127000 kilometrelik bölgede ne var ki batılı müstekbir devletler, kendilerinin 200’ü aşkın dünya ülkeleriyle dostluk ve işbirliğinde bulunmaları için Siyonist İsrail’le dostluk kurmalarını şart koşuyorlar?”

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konuşmasının devamında Filistin ve işgalci Siyonistler meselesinin dünyanın esas meselesi olduğunun altını çizerek “Bu mesele masaya oturmak ve bir-iki kahve içmekle çözülecek bir mesele değil. Öyle olsaydı, 70 yıldan bu yana sürüp gelen bunca gerginlik, birçok savaş ve çatışma anlamsız kalırdı. Demek ki ortada çok önemli bir konu var” diye vurguladı.

Dr Ahmedinejad daha sonra işgalci İsrail’in varlığı ve dünyada oynadığı rolün tarihi ve dünya çapında bir zemin üzerinde yorumlanması gerektiğini vurgulıyarak “İşgal altındaki Filistin’de vuku bulan şey tarihi bir çatışma. Şeytan, Tagut, istikbar, yayılmacı ve saldırganlar cephesi hak ve halklar cephesiyle çatışmaktalar” dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konuşmasının devamında istikbar cephesinin tarihte uzun bir sömürü ve kölecilik dönemi başlattığı ve bu sürede Ortadoğu’ya hakim olarak dünyanın kontrolünü eline geçirdiğini hatırlatarak “Ortadoğu dünyaya hakim olma anahtarıdır. Dünyanın en iyi bağlantı dörtyolu burası ve dünyanın en fazla enerji rezerveleri burada” ifadesini kullandı.

Ahmedinejad bu konuda ayrıca “Onlar her zaman bu bölgeye hakim olma peşindeydiler. Bu dünün, bugünün konusu değil. Bin yılı aşkın bir zamandan beri bu kavga sürmekte. Burası dünyanın giriş kapısı” dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konuşmasının devamında, işgalci İsrail’in kurulmasının 2. dünya savaşıyla ortaya çıkan bir proje olmadığı ve yüzyıllardan beri hep hayal edilen bir arzu olduğunun altını çizerek “İsrail, tarihi bir istek ve iradenin eseri. Bu proje, 2. dünya savaşında 60 milyonu aşkın insanı öldüren profesyonel katillerin bir grup insana acıdıkları ve onlar için bir yurt aradıkları şeklinde değil. Bu büyük bir yalan. İkinci dünya savaşı bu proje için bir fırsat oluşturma bahanesiydi sadece” diye ilave etti.

Konuşmasının devamında, Siyonist İsrail’in Ortadoğu’da kurulmasının dünya hakimiyetini ele geçirme yönünde bir çaba olduğunu belirten Ahmedinejad daha sonra “Maalesef onların bu yolda işledikleri cinayet oranlarına dair doğru düzgün kayıt ve istatistikler yok. Ama onlar İsrail’i kurarak kendi aralarında bir birlik oluşturdular” diyerek “Bugün siz herkese hakaret ve itiraz edebilirsiniz. Ama Siyonist İsrail alanına yaklaşır yaklaşmaz batılı bütün ülkeler var güçleriyle sizin aleyhinizde olurlar. Bu, onların birliği ve çıkarlarını sağlama eksenidir” diye ekledi.

Ahmedinejad daha sonra “Onlar Allah’ı bir kenara atıp, Siyonist İsrail diye bir put yarattılar ve her şeyi de bu put uğruna kurban ediyorlar. Zira bu işgalci rejim, sömürücüler ve köleciler cephesinin menfaatlerini sağlama ve garantileme eksenidir” diye vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konuşmasının devamında asıl meselenin birkaç kilometrelik toprak olmadığı ve esas dünyaya hakim olma ve böylece dünyayı yağmalama düşüncesi olduğuna dikkat çekerek “Siyonistin aşırıcı Yahudi anlamı taşımadığını hepimiz biliyoruz. Siyonist dediğimiz kimse hiçbir din ve mektebe inanmıyor. Onların tek inancı kendi kirli çıkar ve menfaatlerinin her vesileyle korunması gerektiği. Onların “biz Yahudiyiz” demeleri yalan. Bu, İlahi peygamberler ve hakiki dindarlara bir zulümdür” dedi.

Dr Ahmedinejad ayrıca, dünyadaki ekonomik ana merkezleri ve medyanın tamamen Siyonistlerin eli ve kontrolleri altında olduğunu belirterek “Dünyayı yönettiğini iddia eden büyük bir devletin Başkanı önceden Siyonistler karşısında eğilmeden seçimlere giremiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad daha sonra holokast konusuna değinerek “Biz sadece 2 soru sorduk onlara. Ama nasıl bir gürültü kopardıklarına da şahit olduk hep birlikte. Biz, niye 2. dünya savaşı olaylarıyla ilgili araştırma yapılmasına izin verilmiyor diye sorduk. Batılı politikacılar buna niye kızıyorlar? Çünkü doğal olarak o tarihi uyduruk hikayeden siyasi bir sonuç çıkarılması lazım” derken ayrıca “Ama onlar bize karşı öyle bir tavır takındılar ki, sanki biz Allah’ı inkar etmişiz. Biz bir de şunu soruyoruz: Tamam, sizin iddianız doğru diyelim; Fakat o holokast dediğiniz nerede olmuş ve kimler tarafından yapılmış? Bu katliamın Filistin’le ilgisi ne?” diye ilave etti.

Konuşmasının devamında uyduruk holokast hikayesinin İslami bölgenin kalbinde Siyonist bir merkez kurma amacı taşıdığını vurgulıyan Dr Ahmedinejad daha sonra şöyle dedi: “Bu 2 soru belli ki hedeflerine isabet etti. Zira bize karşı büyük bir saldırı kampanyası başlattılar.”

Ahmedinejad konuşmasının başka bir bölümünde Siyonistlerin dünyada işledkleri çeşitli cinayetlerden söz ederken “Siyonistlerden bazılarının dünyanın büyük ilaç ve tedavi merkezlerini ellerinde tuttukları ve kendi karşıtlarına darbe vurma niyetiyle oralarda mikroplar üretip dünyaya yaydıkları ve sonra da çok pahalı ilacını sattıklarını utançla söylüyoruz. Çünkü onların yaptıklarını hiçbir hayvan yapmaz” diye vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad daha sonra Filistin davasının tarihi bir çatışmadan ibaret olduğunun altını çizerek “Bu mesele siyasi bir uzlaşmayla çözülemez. Tabi biz savaştan yana değiliz. Bu konuyla ilgili önerilerimiz de kültürel ve siyasi çözümler” diye ekledi.

Ahmedinejad konuşmasını şöyle sürdürdü: “Onlar işlerini böylece yürüttüler ve tam da işgalci İsrail’in bölgeye yerleştiğini düşünürlerken, birden İmam Humeyni-ks- başlattığı muazzam İslam inkılabıyla onların bütün planlarını dağıttı ve sonuçta sıfır noktasına bir dönüş yaşandı.”

Ahmedinejad daha sonra bölgenin çalkantılı şartlarına değinerek, krize giren bütün ülkelerde hergün katliamlar yapıldığını hatırlattı ve “Ben ilk gün bu halkla hitaben, bölge gelişmelerinde 3 şeye dikkat etmeleri gerektiğini, aksi takdirde zarar göreceklerini söyledim. Dikkate alınması gereken birinci mesele halkın temel haklarıdır. Adalet, özgürlük, insani keramet, refah ve ilerleme bu haklar kapsamındadır. İkinci mesele, bu temel hakların elde edilmesi için seçilmesi gereken yolla ilgili. Bugün dünyada bu konuda 2 çözüm var. Biri savaşarak elde etmektir, ki bu yanlış bir yoldur. Çünkü silah ve savaşı seçtin mi, bu çatışmalar hiç bitmez. Nitekim çatışmayla nereye varıldığını bölgede görüyoruz. İkinci yol da anlaşma ve kardeşlik yoludur. Üçüncü yol ise, yaptıklarımızın insanlık düşmanlarını ve onların plan ve projelerini nasıl etkilediğinin bilincinde olmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad daha sonra konuşmasını sorularla sürdürdü: “Bugün Suriye ve Mısır’da yaşanan acı olaylardan kimler memnun? Acaba Siyonistler bu durum yüzünden bayram etmiyorlar mı? Acaba biraz nefes alma fırsatı yakalamadılar mı? Peki Siyonistleri destekliyen batılılar da silah satark bayram etmiyorlar mı? Düşmanlar paralarıyla bölgeyi ateşe verdiler. Bu ateşi durmadan da körüklüyorlar. Ben soruyorum şimdi: Bu durum 50 yıl daha sürse, bundan kimler karlı çıkacak? Kimler zarar edecek? Bu şartlar tam Siyonistlerin arzuladıkları şartlar.”

Ahmedinejad konuşmasının başka bir bölümünde, bölgede savaş çığırtkanlığı yapanlar ve bu arada birden bire türeyen Müslüman kılıklı, insan kellesini kesen aşırıcı grupların kuşkusuz bir ucunun Siyonistlere vardığının altını çizerek “Tarihte bunların benzeri yaşandı ve hepsinin arkasında Siyonist sömürgeciler vardı” dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konuşmasının son bölümünde bölge liderlerine hitaben “Bölge Hükümetleri şunu bilsinler ki, istikbar ve emperyalizm onların hepsi için paln hazırlamıştır. Düşmanın oynuna gelip onların palnı dahilinde oynamasınlar” uyarısında bulunurken “Yemin ederim Türkiye ve Irak tehlikedeler. Ürdün ve Suudi Arabistan, Fars Körfezi kıyısındaki ülkeler ve Kuzey Afrika tehlikedeler. Düşmanlar bunların hepsi için plan hazırlamış durumda. Onlar bölge ülkelerini mendil gözüyle bakıyorlar. Kullandıktan sonra atıyorlar. Bugün ama uyanış günü. Tarihin sizlerden Siyonistlerin oynuna gelenler, aldananlar diye bahsetmesine izin vermeyin” diye ilave etti.

Ahmedinejad ayrıca Siyonistlere seslenerek “Sizi de uyarıyorum. Yemin ederim kök kazıyıcı bir fırtına yolda. Bu fırtına sizi kökten söküp götürecek” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 08 Haziran 2026 (18) içerik yüklenmiştir.