HaberlerOrtadoğuSuriye

S. Arabistan Terörizm Karşısında İki Yüzlü Siyasetini Devam Ettiriyor

Suudi Arabistan’da basın yayın kuruluşları, Suudi Arabistan kralının, bu ülkede Birleşmiş Milletler terörle mücadele merkezinin tesisi amacıyla 100 milyon dolar yardım yaptığını yazarken, bu durum hem bölgede hem de dünya genelinde değişik tepkilere de neden oldu.

Arabistan kralı, uluslar arası toplumdan da, şirretlikler, aşırılıklar ve uluslar arası cinayetlerden kurtulmak için bu merkezden istifa edilmesini istedi. Arabistan rejimi 2011 yılında böyle bir tesisin kurulması için Birleşmiş Milletler ile anlaşma imzalamış ve bu tesisin kurulması öncesinde hazırlık amacıyla karşılıksız olarak 10 milyon dolar hibede bulunmuştur.

Suudi Arabistan kralının bu girişimi bölgede ve dünyada derhal etkisini gösterdi. Zira, bölge basınında yer alan haber ve tepkilerde, Suudi Arabistan yönetiminin terörle mücadelede ikiyüzlü bir siyaset izlediği, nitekim bu konudaki en bariz uygulamalarının bizzat Suriye, Bahreyn, Yemen, Irak ve Lübnan’da görüldüğünü bildirmekteler.

Aslında Suudi yönetiminin uluslar arası terörle mücadele merkezinin kurulması konusundaki girişimleri Suudi yöneticilerinin cevaplamakta son derece zorlandıkları bir paradokstur. Zira, Suriye’de buhranın çıkması ve yayılmasında kuşkusuz Suudi Arabistan yönetiminin çok ciddi miktarlardaki maddi yardımları ve yine halkın seçtiği cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın liderliğindeki Suriye yönetiminin devrilmesi için bu ülkeye terörist gönderen ve bunlara her türlü imkanları veren Suudi rejiminin terörle mücadele konusunda bütün dünyaya yardım etmeye hazır olduklarını bildirmesi son derece anlamsızdır.

Bu arada Suriye yönetimi bu zamana kadar bir çok kez Birleşmiş Milletler’e, Suudi Arabistan’ı, teröristlere maddi ve manevi yardım ettikleri, Suriye aleyhinde silahlı isyanda ve çatışmalarda bulunmaları için bu ülkeye terörist gönderdiğini bildirerek şikayette bulunmuş ve bu şikayetinin incelenmesini istemişti.

Öte yandan Suriye’de terörün ve silahlı grupların isyanlarında çok büyük rolü olan Arabistan’ın benzeri rolü Yemen ve Bahreyn’de de görülmektedir. Zira, Bahreyn’de halkın reform yönündeki taleplerini barışçı gösterilerle dile getirmeleri ve öte yandan Yemen’de de benzeri isteklerin bizzat halkın büyük kesimi tarafından dile getirilmesi karşısında Suudi rejimi, bizzat bu ülkelere asker ve askeri teçhizat göndermek suretiyle bu rejimlerin halklarını katletmelerini adeta teşvik etmiş, söz konusu ülkelerde adeta iç savaşın kışkırtıcısı olmuştur.

Öte yandan Arabistan’ın Lübnan’da benzeri bir rolü görülmektedir. Çünkü, Lübnan’da aylardır hükümetin kurulamamasının temelinde Suudi Arabistan’ın, Lübnan’da batı ve Amerika yanlısı Saad Hariri liderliğindeki 14 Mart grubuna verdiği destek ve bu ülkenin içişlerine müdahalesinin çok önemli rolü olmuştur.

Arabistan Suriye, Bahreyn, Yemen ve Lübnan’dan ayrı olarak Irak’ta da terör saldırılarının artması ve seçilmiş başbakanın devrilmesi için sürekli olarak bu ülkedeki Vahhabiler kanalıyla terör saldırıları düzenletmekte ve özellikle son aylarda yüzlerce ve hatta binlerce sivilin kanının dökülmesinde bizzat ortaktır. Suudi Arabistan, 2003’ten beri Irak’ta bugüne kadar devam eden terör saldırılarının en büyük hamisi durumundadır ki Irak hükümeti de bu zamana kadar Arabistan’ı bu konuda bir çok kez suçlamıştır.

Bölgede fitne ve terörün yayılmasında son derece önemli role sahip olan Arabistan, 1980’de de, Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in İran aleyhinde başlattığı ve 8 yıl süren savaş döneminde Saddam’ın en büyük destekçisi konumundaydı. Suudi rejimi 8 yıl boyunca Saddam Hüseyin’e sadece askeri ve mali destek vermekle kalmamış bizzat bölgede kendine bağlı işbirlikçi ülkeleri de Saddam rejimine destek vermeye zorlamıştır. Aslına bakılırsa, Arabistan söz konusu savaşta Saddam rejiminin en büyük destekçisi olmuş, diğer bir ifadeyle uluslar arası emperyalistlerin ve Siyonistlerin adeta taşeronuna dönüşmüştür.

Bu arada terör grubu el’Kaide gibi grupların son 10 yılda mali kaynaklarına bakıldığında Arabistan dikkat çekmektedir. Zira, Suudi rejimi, el’Kaide’nin en büyük mali destekçisidir.

Amerika’nın önceki dışişleri bakanı Hillary Clinton, Suudi Arabistan’ın uluslar arası terör ve aşırılık yanlısı gruplara desteği konusunda yaptığı açıklamada, ‘dünya terörizmi mali açıdan Arabistan’dan besleniyor’ diyerek aslında açık bir itirafta bulunmuştur.

Bütün bunlar dikkate alındığında Suudi Arabistan’ın terörle mücadele merkezinin tesis edilmesi yönünde çabalarının hedefi ancak kamuoyunu aldatmak ve teröre verdiği desteği böylece gizlemektir.

Başa dön tuşu
Bugün 13 Haziran 2026 (34) içerik yüklenmiştir.