HaberlerLübnanOrtadoğuSuriye

Lübnanlı Sünni âlim Şeyh Mahir Hammud fitnecileri eleştirdi

Lübnanlı Sünni âlim: Neden fitne tohumları ekilirken devletten izin alınmıyor da Hizbullah İsrail’e saldırınca izin gerekiyor?

Lübnan’ın önde gelen Sünni âlimlerinden Şeyh Mahir Hammud 10 Ekim 2014 tarihli Cuma hutbesinde Hizbullah’ın İsrail devriyesine yönelik düzenlediği saldırıyı eleştirenlere cevap verdi.

Mahir Hammud’un 10 Ekim 2014 tarihli Cuma hutbesi şöyle:

“Arap halkların bir an önce en iyi şekilde bilinçlenmelerini temenni ediyorum. Bizler dini ya da ulusal bilincimizi kaybettik. Nasıl oldu da IŞİD bizim gençlerimizi bizden koparmayı başarabildi? Ortaya konan tüm gayrete rağmen hala IŞİD’i tam olarak anlayamayanlar var.

Eğer bizim bilincimiz sağlam olsaydı o zaman olaylar karşısında daha doğru bir tavır sergilerdik. İnsan hata yapar. Hatta toplumlar hata yapabilir. Ancak insanın da toplumların da hatalarından dönmesi şarttır. Bizim Arap toplumlarında gördüğümüz ise, hatadan dönmek değil bir hatadan başka bir hataya yönelmektir. Geçmişteki tecrübelerden hiçbirimiz ders almıyoruz.

Suriye krizi… Suriye meselesi hala başka krizlerin oluşmasına yol açıyor. Suriye’deki krizin ardından Lübnan’da ve Irak’taki krizlerle karşı karşıya geldik. Biz hatalarımızdan ders çıkarmak yerine hatalarımızı çoğaltmaya kalkıştık. Bir yanda Arsel’de kaçırılan askerlerle ilgili çözüm yolu aranırken, diğer yanda Hizbullah, Lübnan sınırına girmiş olan İsrail askerlerine saldırı düzenledi. Bunun üzerine birileri savaş ya da barış kararını yalnızca devletin alabileceğini haykırdılar. Ancak fitne tohumları ekilirken, askerler kaçırılırken, yollar kesilirken, Lübnan içinde ya da dışındaki teröristlere destek verilirken devlete danışılmasına gerek duyulmamıştı. Suriyeli mültecilerin kamplarında, büyük meydanlarda komplo kurulurken devlete danışmaya gerek görülmemişti. İsrail direnişçi bir genci öldürürken ya da yol keserken kimse devlete danışmak gerektiğini söylemiyordu. Fakat konu savaş ya da barış kararı olunca herkes devletin yegâne söz sahibi olduğundan söz edebildi. Hangi devletten söz ediliyor acaba? Başı olmayan bir devletten mi? Seçim için ya da herhangi basit bir karar için bile bir türlü bir araya gelemeyen devletten mi? Hiçbir konuda devlete danışma ihtiyacı hissetmeyenler, İsrail’in Lübnan sınırını ihlal etmiş olmasına rağmen askeri bir saldırıya muhatap olmasına devletin izni olmadığı için karşı çıkıyorlar.

Bir yanda da Ca’ca bu operasyonu büyük bir ihanet olarak tanımlama cüretini gösterebiliyor. Neden? Çünkü operasyon İsrail karşıtı… Çünkü direnişin bunda bir kazancı var. Sorun zaten onda değil… Sorun bu kişiyi hala Lübnanlı kabul edip siyaset sahnesinde yer almasına, aday olmasına izin verenlerde…”

Başa dön tuşu
Bugün 10 Haziran 2026 (7) içerik yüklenmiştir.