HaberlerİranOrtadoğu

Ruhani’den İran ve Hırvatistan arasında ilişkilerin gelişmesine vurgu

İran’a siyasi ve iktisadi bir heyet başkanlığında gelen Hırvatistan cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic, İran İslam Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüştü.

Dün gerçekleşen görüşmede İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, iki ülke devletlerinin, ikili ilişkilerin geliştirilmesi, kalkındırılması ve güçlendirilmesi konusunda kararlı ve azimli olduklarını belirtirken, iki ülkenin bölgesel ve uluslar arası alanda da işbirliği yapması için mevcut potansiyellerden en iyi şekilde yararlanılması gereğinin altını çizdi.

İki ülke yetkilileri arasında karşılıklı bir çok görüşmeler ve ziyaretler, şu ana kadar İran ve Hırvatistan arasında kültürel, siyasi ve iktisadi alanda bir çok işbirliği anlaşmalarının imzalanmasıyla sonuçlandı. Halihazırda da Hırvatistan cumhurbaşkanının İran ziyaretinde refakatinde bulunan bakanlar ve diğer yetkililerin özelliklerine bakıldığında Hırvatistan’ın da İran’la ilişkileri geliştirmek istediği açık bir şekilde görülmektedir.

Elbette iki ülke ilişkileri ve işbirliklerinin gelişmesi için bir takı altyapı hazırlıklarına ihtiyaç vardır ki, bunlardan en önemlisi de iktisadi alanda hükümetlerin destek çıkmasıdır. Bu doğrultuda iki ülke arasında ticari, iktisadi ve sanayide yatırım gibi diğer alanlardaki potansiyellerin en iyi şekilde değerlendirilmesi için ayrıca iki ülke üniversiteleri, bilim çevreleri, kültür çevreleri arasında da yakın işbirliğinin olması gereklidir.

Elbette İran ve Hırvatistan cumhurbaşkanları arasında yapılan görüşmede bu konular ayrıntılı bir şekilde ele alınırken, bir diğer önemli konu da, terörizmle mücadele edilmesi konusunda işbirliğidir. Zira bugün terörizm yalnızca iki ülke için değil bütün ülkeler için ciddi bir tehdit ve soruna dönüşmüştür. Bundan dolayı İran ve Hırvatistan cumhurbaşkanlarının görüşmesinde de bu konu ciddi olarak ele alınmıştır.

Bu doğrultuda İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, batılı ülkelerin terörizmle mücadele siyasetlerinde izledikleri iki yüzlü siyaseti eleştirerek, başta Amerika olmak üzere bazı batılı ülkelerin bölge ülkelerine yönelik müdahalelerinin ve siyasetlerinin bu sorunun en önemli boyutunu oluşturduğunu belirterek, terörizmle mücadelenin, göstermelik boyuttan çıkması ve ciddi, yürürlüğü olabilecek bir şekilde siyaset izlenmesi gerektiğini söyledi ve açık bir dille batılı ülkelerin aslında terörizmle mücadele yerine bunu kendi siyasetleri için bir maşa olarak kullandıklarını dile getirmiştir.

Ruhani, terörizmle ilgili olarak açıklamasının devamında, teröristlerin mali ihtiyaçlarının çok büyük bir bölümünü Afganistan’dan dünyanın değişik yerlerine uyuşturucu madde satmaktan elde ettiklerini halbuki batılıların terörizmle ciddi olarak mücadele ettiklerini ileri sürdüklerini aksine bu ülkelerin el’Kaide ve DAİŞ gibi terör örgütlerinin şekillenmesine, güçlenmesine sebep olduklarını ve bu örgütlerin de bugün bölgede terörizmin yayılmasına ve bölgenin güvensizliğine neden olduklarına dikkat çekti.

Elbette batılı ülkelerin terörizme yönelik izledikleri iki yüzlü siyaset bununla kalmıyor zira terörizm belası bölgede milyonlarca insanın evsiz barksız kalmasına ve insanların kendi evlerinden yurtlarından başka yerlere göç etmelerine zorlamıştır ve bunun en acı tarafı da bu insanların büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluşmasıdır. Öyle ki, bugün batılı ülkeler kendi ektikleri tohumun bedelini ödüyorlar. Çünkü, milyonlarca göçmen, Avrupa ülkelerine gitmek için hedef koymuşlar ve Avrupa ülkeleri de bu insanların girişlerine engel arayışındadırlar. Elbette terörizmle ciddi olarak mücadele edilmesi halinde hem bu insanların göçleri durmuş olacak da hem de bölge güvenlik ve barışa kavuşacaktır. Fakat bu zamana kadar batılı ülkelerin terörizmle ilgili mücadele iddiaları hep havada kalmıştır.

İslami İran cumhurbaşkanı Ruhani ve Hırvat mevkidaşı, Birleşmiş Milletler’in şiddet ve aşırıcılıktan arınmış bir dünya başlıklı programı çerçevesinde işbirliği yapabilirler.

Öyle ki İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin vurguladığı gibi, bugün bölge ve dünyanın karşı karşıya kaldığını sorunların giderilmesi ancak muhtelif etnikler ve dinler arasında yapılacak işbirliğiyle mümkündür.

Elbette başta İran ve Hırvatistan olmak üzere İran ve Avrupa Birliği arasında bu alanda işbirliğinin yapılması çok önemli olacaktır. Zira, Hırvatistan cumhurbaşkanının heyetinde yer alan Zagreb başmüftüsünün vurguladığı gibi, Hırvatistan hükümetinin Müslümanlar ve diğer dinler arasında işbirliğine vurgu yaparken, Hırvatistan’da İslam bu ülkenin İslam dünyası ile bağlarının güçlenmesine vesile olmuştur.

Hırvatistan cumhurbaşkanının, Hırvatistan’da Müslümanların ve İslam dininin resmiyette tanınmasının 100. yıldönümüne işaret ettiği açıklamasındaki şu nokta çok önemlidir. ‘Avrupa’da İslamofobi’nin ve şiddetin arttığı bir dönemde Hırvatistan’da Müslümanlar ve diğer din mensuplarının barış içinde yaşaması bizim için iftihardır’.

Her halükarda sonuç olarak belirtmek gerekirse, bugün dünyanın dört bir yerinde sorunların çözümü bütün dinlerin ve milletlerin işbirliğiyle mümkündür aksi halde mevcut keşmekeşler devam edecektir.

Başa dön tuşu
Bugün 18 Haziran 2026 (25) içerik yüklenmiştir.