BahreynHaberlerOrtadoğu

Bahreyn halk hareketi, hükümetin despot girişimlerini etkisiz bırakıyor

Bahreyn halkının, dikta rejimin Bahreyn’de Müslümanları bastırma ve sindirmeye dayalı siyasetlerine tepkilerin sürmesi bu ülkenin despot yönetiminin sindirme eylemlerini de etkisiz bırakmakta.

Bahreyn halkının çeşitli kesimlerinden bir araya gelen göstericiler, Bahreyn’nin tanınmış İslam alimlerinden Şeyh İsa Kasım’ın vatandaşlıktan çıkarılmasını protesto ederken, Bahreyn rejimi güçlerinin de, göstericileri dağıtmak için şiddete başvurduğu bildirilmekte.

Bahreyn’in bir çok bölgesinde dün düzenlenen gösterilerde halk, dikta rejimin baskılarına karşı direneceklerini bildirirlerken, Bahreyn rejiminin halkın evlerine yönelik yaptığı baskılarda ise iki gencin tutuklandığı anlaşılıyor.

Bilindiği gibi dikta Bahreyn rejimi, bu ülkenin tanınmış İslam alimlerinden Şeyh İsa Kasım’ın vatandaşlığını 20 haziran tarihinde iptal etmişti. Bahreyn rejimi içişleri bakanlığı, Şeyh İsa Kasım’ın ülkede ihtilafların ve şiddetin artması ve yabancıların çıkarları için çalışmak gibi delilsiz suçlamalarda bulunurken Şeyh İsa Kasım ise bu suçlamaları reddediyor.

Bahreyn rejiminin Şeyh İsa Kasım’a yönelik tutumu ve müslümanlara yönelik baskıları dünya genelinde de büyük yankı yaptı.

Bu arada Ali halife yönetiminin, yönetim karşıtı üç siyasi aktivistin daha yurt dışına çıkışını yasakladığı bildirildi.

Bahreyn İnsan Hakları İzleme Merkezi Koordine sorumlusu Celile es-Salman kendi özel Twitter sayfasında, Bahreyn yönetiminin İnsan hakları avukatı Muhammed et-Tacir, Bahreyn Şeffaflık Derneği Başkanı Şeref el-Musevi ve Bahreyn İnsan Hakları Cemiyeti üyesi Zeynep Hamis’in yurt dışına çıkışını yasakladığını bildirdi. Yönetim Cuma günü de Bahreyn basın mensubu Ahmet Rezi’nin yurt dışına çıkış yasağı getirmişti.

AB Parlamentosu da bahreyn’de insanlık dışı girişimlerin artış kazanması ardından dün Cuma günü, insan hakları ile ilgili bir rapor yayınlayarak Bahreyn’de topluma ve STK’lara çok ağır baskıların yapıldığını ve bu durumun ciddi kaygılara yol açtığını bildirmişti.

Gerçek şudur ki Bahreyn’de halk kıyamı her türlü ırkçılık ve etnik zihniyetten uzak olup, Şiilere özgü bir hareket sayılmamakta ve Ehli sünnet müslümanların da Al-ı Halife despot yönetimine karşı olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.

Alı Halife yönetimi bu ülkede insan hakları ihlalleri ile ülkeyi tam bir açık cezaevine dönüştürmüş ve insanların taleplerine en ufak bir önem vermemektedir. Alı halife rejimi bu tutumuyla hatta dünya ülkelerinin de sesini çıkarmış ve uluslararası platformlarda Bahreyn’de yaşanan insan hakları ihlalleri dolayısıyla Bahreyn rejimine ciddi uyarılar yapmalarına neden olmuştur. Bunun için de bu rejim halı hazırda dünyanın en korkunç, diktatör yönetimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Bahreyn rejiminin bugün bölgede yabancı sömürgeci ve sultacı güçler için özellikle Amerika ve İngiltere gibi ülkeler için bir üs haline gelmesi ve ülkenin milli menfaatlerinin yabancılara peşkeş çekilmesi de aynı zamanda Bahreyn halkını derinden rencide etmektedir.

Böyle bir ortamda Bahrenliler hükümetin tüm baskı ve yasaklarına rağmen kendi hareketlerini sürdürmede kararlı olup bu amaçla başta başkent Maname olmak üzere ülkenin öteki şehir ve kasabalarında gösteri ve yürüyüşlerine devam etmekteler. Bahreyn halkının kıyamının devam etmesi ise Alı halife rejiminin meşruluğunu ciddi olarak sorgulanır hale getirmiştir.

Başa dön tuşu
Bugün 08 Ağustos 2026 (47) içerik yüklenmiştir.