Genel

Halep’teki Çocuğun Görüntüleri Ana Akim Medyanın Oportünist Propagandasıdır

Küçük Ümran ne yazık ki, Batılı izleyicilerin kendisi için günlerce sızlayıp gözyaşı döktüğü ve Batı’nın Suriye’ye müdahalesini arttırmasına izin vermeye daha da istekli hale geldiği Aylan bebeğin yeniden sunulmasıdır.

2016 yılının Ağustos ayındayız ve Batılı ana akım medya, Beşar Esad’ın seküler hükümetine karşı bir tür NATO askeri eylemine yönelik desteği canlandırmak amacıyla, normalde merhametsiz kitlelerden oluşan bir nüfusun önünde bir başka yaralı çocuğu sergiliyor.

Görünürde bir bombalama olayında yaralanmış, ambulansın arkasında turuncu bir koltukta oturan, yüzünden kan akan ve betonların çökmesi sonucu enkaza bulanmış olan küçük bir çocuğun fotoğrafının aynı zamanda bir video biçimi de var. Yaklaşık iki dakika süren video, çocuğun tam teşekküllü bir ambulansta taşınmasını gösteriyor (ekipmanların üzerinde İngilizce yazılar yer alıyor). Çocuğun hikayesine, Doğu Halep’teki, Suriye hükümetinin suçları ve bölgedeki durum hakkında iddialarda bulunan “aktivist”lerin anlattığı “yürek burkan” hikayeler de eşlik ediyor.

Batı medyasında sunulan haliyle hikaye şöyle devam ediyor:

Video, çocuğun, Suriye’nin daimi bombardıman sonucu yıkılan şehri Halep’te enkazdan çıkarıldıktan sonraki halini gösteriyor.

Bir adam isyancıların kontrolündeki Katerci mahallesine Rusya’nın veya Suriye rejiminin düzenlediğinden şüphelenilen bir hava saldırısı sonrasında onu enkazdan çıkarıp uzaklaştırmış.

Onu turuncu bir koltuğa oturtmuş, çocuk ise adam uzaklaştıktan sonra gözüne ve yüzüne hafifçe dokunmuş.

Şaşkın görünen çocuk daha sonra koltuğun üzerindeki kan ve tozları silmiş.

Suriye’nin kuzeyindeki şehirde Çarşamba gecesi ezan sırasında düzenlendiği aktarılan hava saldırısı sonrasında çocuk, bir zamanlar evi olan enkazdan kurtarılmış.

Görüntüyü çeken foto muhabiri Mahmud Raslan Associated Press ajansına, yardım çalışanlarının ve gazetecilerin 5 yaşındaki Ümran Dakniş olarak tanımlanan çocuğa anne-babası ve 1, 6 ve 11 yaşlarında olan kardeşleriyle birlikte yardım etmeye çalıştığını anlattı.

“Bir balkondan diğerine geçiyorduk” diyen Raslan şunları ekledi: “Daha küçük olan çocuğu hemen ambulansa gönderdik, fakat 11 yaşındaki kız annesinin kurtarılmasını bekledi. Annesinin topuğu enkazın altına sıkışmıştı.”

Ümran, başındaki yara nedeniyle bir hastaneye götürüldü.

. . . . .

Telegraph gazetesinin resimle ilgili başlığında “Bu yaralı Suriyeli çocuk resmi, Halep’teki korkunçlukların yalnızca bir parçasını göz önüne seriyor” ifadesi okunuyor.

International Business Times ise şunu yazdı: “Halep’te molozların altından çıkarılan küçük çocuğun yürek burkan videosu, Suriyeli çocukların çektiği acıları gösteriyor.”

. . . . .

Zihinlere yerleşen görüntü, eski İngiliz Dışişleri Bakanı, şimdiki Uluslararası Kurtarma Komitesi’nin başkanı David Miliband tarafından da paylaşıldı.

Suriye’deki çatışma yıllara yayılırken, en az 400 bin kişi hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi yer değiştirdi.

Çocuğun bir sahne aksesuarı olarak kullanıldığı gayet açıktır. Küçük Ümran, sağlık “görevlilerine” teslim edildikten sonra kamera karşısında bir turuncu koltuğa oturtuluyor ve yalnız bırakılıyor. Tedavi edilmiyor, ambulansa başkası bindirilmiyor, hatta arabada ondan başka biri bile yok. Bilakis, arabanın dışındaki “aktivistlerle” ve onu videoya çeken bu “aktivistlerin” bir fotoğraf operasyonundan başka bir şey olmak için fazla uzun sürmüş gibi görünen işlemiyle başbaşa bırakılıyor.

Her ne kadar bazı daha dikkatli ve ölçülü alternatif medya kuruluşları görüntülerin güvenilirliğini sorgulayıp bütün bu işin propaganda amacıyla “aktivistler” (yani teröristler ve Beyaz Miğferler gibi terörist destekçileri) tarafından sahnelendiğini ieri sürse de, Batılı medya kuruluşlarının ileri sürdüğü anlatıyı yıkmak için bu kadar ileriye gitmeye gerek yok. Elbette, videonun baştan sonra propagandacılar tarafından üretilmiş olması gayet mümkündür, ancak Suriye’de yaralanan ve ölen çocuk sayısı da pek az değildir. Dolayısıyla, bu görüntünün tamamen gerçek olup propagandacıların buna el koymuş olması ihtimali de gerçek ve inandırıcıdır. Hatta çocuğun Suriye veya Rus uçaklarının bıraktığı hatalı bombalar sonucunda yaralanmış olması da mümkündür. Ancak genel olarak, çocuklar Amerikan bombaları tarafından veya ABD hükümetinden ödeme çeki alan sakallılar tarafından öldürüldüğü veya yaralandığı zaman bu çocuklar basit bir şekilde “yan hasar” veya “savaşın talihsiz gerçekleri” olarak yaftalanır. Bombalama kasıtlı olarak sivil bölgeleri hedef aldığı zaman bile sonuçlar mazur gösterilir. Bir Suriye veya Rus uçağı – bu tür olaylardan kaçınmak için gerekli her türlü uygun önlemi almasına rağmen – istemeden çocukları yaraladığı zaman ise Batı basını sonuçlardan “insanlığa karşı suç”, “sivillerin kasten hedef alınması” ve Esad’ın “kendi halkını katletmesi” olarak tanımlar.

Aynı zamanda belirtmek gerekir ki, yukarıda saydıklarımızın hepsi çocuğun yaralarının nedeni olabilirse de, yaraların onu taşıyan adamlardan kaynaklı olması da bir o kadar muhtemeldir. Sonuç olarak Amerika’nın isyancıları uzun süredir çocukları en kaba şekillerde öldürmüştür, hatta buna geçtiğimiz haftalarda kameraların önünde bir çocuğun kafasının kesilmesi de dahildir.

Ancak çocuğun yaralarının niteliğinden bağımsız olarak, fotoğraf ve videonun bir propaganda marifeti olduğu açıktır. En iyi ihtimalle Batı’daki propagandacılar ve onların Suriye’nin “isyancı kontrolündeki” bölgelerindeki piyade askerleri (örneğin Beyaz Miğferler gibi teröristlere destek operasyonu grupları) tarafından el konulmuştur. Küçük Ümran’ın, kitle medyası kuruluşları tarafından kendilerine bunlardan birine sahip olmaları söyleninceye kadar bunlardan yoksun olan bir kitlede sempati ve ahlaki öfke yaratmak amacıyla kullanılan yeni bir savaş pornosu propagandası öğesi haline getirildiğini görmek için “fotoğrafçı”ya ve ana akım medya kuruluşlarının çabalarına bakmak yeterlidir.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Haziran 2026 (29) içerik yüklenmiştir.