
Seyyid İmam Ali Hamaney, Bosna Hersek başkanlık konseyi Başkanı Bakır İzzetbegoviç’i kabulünde Batı’nın terörle mücadele yönünde kurduğu askeri ittifak, gerçek ve terörün kökünü kurutma peşinde olan bir ittifak olmadığını belirtti.
Seyyid İmam Ali Hamaney, Bosna Hersek başkanlık konseyi Başkanı Bakır İzzetbegoviç’i kabulünde Batı’nın terörle mücadele yönünde kurduğu askeri ittifak, gerçek ve terörün kökünü kurutma peşinde olan bir ittifak olmadığını belirtti.
Salı günü Tahran’ı ziyaret eden Bosna Hersek başkanlık konseyi Başkanı Bakır İzzetbegoviç’i kabul eden Seyyid İmam Ali Hamaney, bazı ittifakların bazı durumlarda teröristlerle çatışmaya girebildiğini, fakat ne Irak’ta ve ne de Suriye’de terörün kökünü gerçekten kurutma peşinde olduklarını kaydetti.
Seyyid İmam Ali Hamaney, bazı Avrupalı zengin ve güçlü ülkelerde müslüman gençlerin aşağılanması bu kesimin tekfirci IŞİD terör örgütü gibi terör örgütlerine katılmalarına zemin oluşturduğunu vurguladı.
Gerçekte Batı Asya bölgesinde terörün türlü şekillerinin artan bir şekilde yayılmasının kökleri başta ABD olmak üzere Batı’nın izlediği politikalara dayanır. Nitekim Amerikalı demokrat aday Hillary Clinton’un anılarını yazdığı kitabı da Batılı devletlerin nasıl bölgede savaş ateşini yaktığını ve teröristleri beslediklerini açıkça ortaya koyuyor.
Amerika’da 11 Eylül 2001 terör saldırıları Washington’un politikalarını alt üst etti ve Amerika için Afganistan ve Irak topraklarına saldırma bahanesini oluşturdu. Oysa bu saldırılar bölgede terör ve radikalizm ve güvensizliğin tırmanmasına hizmet etti.
Amerikalı sivil ve askeri yetkililer 11 Eylül 2001 gelişmelerinden sonra teröristlere karşı önleyici saldırıların Amerika’nın milli güvenliğini güvence altına alacağını ileri sürdü. Bir başka ifade ile Newyork’un tam göbeğinde düzenlenen terör saldırıları Batı Asya bölgesinde yeni bir savaş çığırtkanlığı sürecini tetikledi. Oysa Amerika ve müttefiklerinin Afganistan ve Irak’ta terörle mücadele adına başlattıkları savaş bu şom olguyu yok etmediği gibi tohumunu bölgenin çeşitli ülkelerine ve hatta tüm dünyaya yaymaya başladı.
Aslında son yıllarda terörün çıkış noktası bazı Arap ülkeleri gibi gözükse bile, son 15 yılda bu şom afeti tüm bölgeye ve dünyaya yayan şey, Amerika ve bazı Avrupa devletlerinin izlediği politikalar olmuştur. Amerika’nın Saddam rejimini devirme bahanesi ile Irak topraklarına saldırısı gerçi Baas rejimini devirdi, fakat Amerika’nın bundan sonra Irak’ta izlediği politika tekfirci IŞİD terör örgütü gibi teröristlerin gelişmesine zemin oluşturdu. Amerika Irak topraklarını işgal altında tuttuğu yıllarda IŞİD elebaşı Ebu Bekir
Bağdadi’yi hapisten çıkarıp serbest bıraktı ve böylece Irak ve ardından Suriye’de IŞİD’in türemesine ve büyümesine katkı sağladı.
Şimdi ise tekfirci IŞİD terör örgütü iyice büyüdükten sonra ve dünya genelinde katillerini göndermesinin ardından artık sınır tanımaz oldu ve operasyonlarını bölge dışına ve Avrupa topraklarına kadar yaydı. IŞİD’in bu uygulamaları ise dünya genelinde dehşet saçmaya başladı. IŞİD’in artan terör eylemleri ise Amerika ve Batılı müttefiklerini sözde IŞİD ile mücadele ittifakı kurmaya yöneltti. Bu ittifak da 2014 yılında kurularak operasyonlarına başladı. Fakat şimdi Amerika’nın sözde IŞİD karşıtı kurduğu ittifakın icraatına bakıldığında bu ittifakın gerçek amacı hakkındaki kuşkuları arttırmaya başladı. Irak ve Suriye’de ittifaka bağlı savaş uçaklarının sürekli teröristlerle mücadele eden güçleri hedef alması, IŞİD’in bulunduğu noktalara silah ve gıda maddeleri atılması ve benzeri durumlar, Amerika’nın terörle savaş bahanesi ile kurduğu ittifakın gerçek mahiyeti konusunda kuşkuları arttıran durumlardır. Bu arada Amerika’nın mücadele ettiğini iddia ettiği terörün Avrupa kıtasına yayılması ve bu ülkelerde huzur yerine daimi panik ortamı yaratması da dikkat çeken bir konu olduğu belirtilmelidir.
Her halükarda Seyyid İmam Ali Hamaney’nin de vurguladığı üzere Batı’nın Irak ve Suriye’de teröre karşı çifte standart eğilim, bu şom olguyu yok etme niyetinde olmadıklarını ortaya koyuyor.
