
Lübnan İslami direniş hareketi Hizbullah; İslam’ın parlak çehresini karalamak için, Batılı medya gurupları ” İslam devleti” , “Aşırı İslam”, “Radikal İslam” , “İslami Terörizm” gibi kavramları türetip yayınladıklarını belirtti.
Hizbullah Genel Sekreteri Seyid Hasan Nasrallah Hristiyanların bayramını kutlayarak başladığı konuşmasında, selefi Vahhabi tekfirci terör örgütü DAEŞ’in “İki Türk askerinin yakılarak katlettiği video yayınladığını, bu vahşi ve insanlık dışı bir suç olduğunu, ancak Kimse’nin çıkıp bu suçu kınamadığını söyledi. Daha önce benzeri bir şekilde bir ürdünlü esir pilotun yakılması görüntülerinin paylaşıldığını belirtip Ürdün kralına seslenen Nasrallah, “Ürdün’de de IŞİD’in saldırısında birçok sivil, asker ve turist öldürüldüğünü, kaydedip, Ey Ürdün hükumeti ne zaman ders alacaksınız?” diye çağrı yaptı.
Nasrulullah bu Vahşi cinayetleri şiddetle kınadıklarını ifade edip, Dünya toplumunun uzun süreden beri Türkiye’nin IŞİD’e desteklediğini konuştuğunu, Türkiye’nin DAEŞ’in Irak ve Suriye’ye geçişleri kolaylaştırdığını, ancak Türkiye’nin şimdi Suriye’nin kuzeyinde de DAEŞ ile savaşma zorunda kaldığını vurguladı.
Hizbullah Genel Sekreteri Seyid Hasan Nasrallah, İslam İslam dinine son yıllarda tarih boyunca eşine rastlanmadık en çirkin karalama kampanyası başlatıldığını, bütün Müslüman milletlerin bu karalama kampanyalarını etkisiz hale getirmek için dini, ahlaki ve insani görevleri icabı tekfirci terörizmle etkin mücadele yapmaları gerektiğini, tekfirci teröristlerin İslam ile hiç bir ilişkisi bulunmadığını söyledi.
Suriye ordusunun 4 yıl süren mücadelenin ardından Halep’i teröristlerden geri almasının ülkedeki çatışma sürecinde yeni bir etabın başlangıcı olduğunu ifade eden Nasrallah, “Bugün, Halep’ten sonra, yönetimi değiştirme planlarının başarısız olduğunu, Halep zaferinin siyasi çözüm için yeni ufuklar açacağını, ancak silahlı grup terör örgütlerinin Haleb’e ve bölgeye karşı saldırılarını sürdürebileceklerini, bunun için güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Amerika ve İngiltere 2006 yılında Irak’ta çoğunluk Şii Müslümanların iktidarını zayıflatmak, Irak halkıyla İran ilişkilerinin gelişmesini engellemek için El-Kaide ve türevlerini Suudi krallık rejimi, Katar’ın paraları ve Türkiye hükümetinin siyasi ve lojistik desteğiyle kurdurup geliştirdiler.
El-Kaide kaynaklı DAEŞ ve Nursa Cephesi de oluşturuldu. Irkçı İsrail rejimi de bu tekfirci teröristlere yardım ve yataklık yapıp, Silah temin etti. Siyonist rejim hatta DAEŞ ve Nusra Cephesi teröristlerine eğitim ve tedavi hizmetleri verdi. Lübnan’a saldırılarını planladı. Batılı ve Siyonist güç odakları bölgesel işbirlikçilerini kullanarak vahşi tekfirci terörizmi kullanıp Şii ve Sünni savaşı ve Müslümanlarla diğer dinlere mensup insanlar arasında savaş ve çatışma çıkarmaya çalışıp, İslamı bu yoldan kötülemeye ve insanları İslam’dan uzaklaştırmaya çalıştılar.
DAEŞ ve Nusra Cephesi başta olmak üzere selefi Vahhabi tekfirci terörizm Şii ve Sünni Müslümanlarca lanetlenmektedir. Diğer topluluklarda artık İslam’ın tekfirci teröristlerle hiçbir bağı bulunmadığını anlamaya başladılar. Bu nedenle İslamofobi’ye dalgası da çökmeye başladı. Müslüman milletler İslam temelli özgürlük ve Dini demokrasi için diriliş ve uyanışlarını sürdürmektedirler. Tekfirci terörizm Halep’te çökertildiği gibi Musul ve Irak ile Rakka’da da çökertilecektir.
Suriye, Irak ve Lübnan halkı kararlılıkla tekfirci terörizmi imha etmeye kararlıdırlar. Lübnan Hizbullah’ı genel sekreteri Nasrullah’ta insanlık ve İslam düşmanı tekfirci terörizmin kökünün kazınması gerektiğini vurgulayıp bölge ülkelerine yakın işbirliği çağrısı yaptı. Nitekim Suriye ordusunun 4 yıl süren mücadelenin ardından Halep’i teröristlerden geri almasının ülkedeki çatışma sürecinde yeni bir etabın başlangıcı olduğunu ifade eden Nasrallah, son gelişmelerin diğer ülkeleri daha gerçekçi bir noktaya taşıyabileceğini ve yeni bakış açıları kazandırabileceğini söyledi.
