
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi, İran’ın nüfuzunun askeri güce dayalı olmadığını söyledi.
IRNA’ya açıklamada bulunan Kasımi, bazı medya gurupları ve bölge ile bölge dışı ülkelerin son zamanlarda İran’ın nüfuzu iddiasını yayarak kaygı yaratmak peşinde olduklarını belirterek, Münih Güvenlik Konferansında birkaç bölge ülkesi bakanı ve en son da Arabistan Kralının Malezya ziyaretinde yayınlanan bildiride bu korkunun yayılmasına çalışıldığını belirti.
Kasımi, ‘’İran’ın bağımsızlık ve yabancı güçlere bağımlılıktan kurtulması ile İran İslam Cumhuriyeti, İran medeniyeti ve kültürel tarihi ve bilimsel ve insani gücüne dayanarak siyasi, ekonomik, bilimsel ve teknoloji alanlarında gücün arttırmayı başardı ve bölgede yeni bir yer edindi’’ dedi.
‘’İran’ın bölgesel nüfuzunu inkar edemeyiz, bu tarihi nüfuz eskiden diğer milletler ve Müslümanlar nezdinde vardı ve bunu bilimsel eserlerde ve İran’lı ülemanın doktrinlerinde görebiliriz’’ diyen Kasımi, ‘’Bu tarihi ve kültürel alt yapının dahili istibdat ve yabancı sömürgecilerle mücadele ile pekişerek İslami Devrim sonrası bölgedeki zulüm görmüş halkların kalplerinde İran için farklı bir yer oluşmasına sebep olmuştur’’ dedi.
Kasımi bu manevi nüfuzun kültürel ve zati olduğunu ve bunu para, silah ve propaganda ile elde etmenin mümkün olmadığını ve bir ülkenin esasen bunu ortadan kaldırmaya da muktedir olmadığını zira bunun ülkelerin iradesinin haricinde olduğunu söyledi.
Kasımi, ‘’Böyle nüfuzun çıkış yeri tarih, medeniyet, kültür, dil, mezhebe ve halka dayalıdır, yüzyıllar içinde şekillenmiştir ve bu nüfuz günümüzde belirli maksatlarla sözü edilen nüfuzdan çok farklıdır’’ dedi.
Kasımi, İran İslam Cumhuriyetinin Nüfuzunun askeri güce dayalı olmadığını ve bölgede İran ve diğer ülkelerin askeri harcamalarının kıyaslanmasının bunun en iyi göstergesi olduğunu belirterek, ‘’İran askeri güçleri diğer bölge ülkelerinin aksine bölgede bir ülkeye aldırmamış veya siyasi hedeflerle bir ülkeye tecavüz etmemiş, başka ülke topraklarına göz dikmemiş veya her hangi bir yere askeri güç göndermemiştir’’ dedi.
Kasımi, ‘’İran İslam Cumhuriyetinin nüfuzu ülkelerin bağımsızlık ve egemenlik haklarına saygı ve müdahaleden kaçınmaya dayalıdır ve sadece siyasi bağımsızlık, ilerlemede başarılı bir örnek sunmadan ibarettir. Düşünsel olarak bu nüfuz, batının demokrasi ve liberaliz ve geçmiş yıllarda sosyalizmin nüfuzu gibidir’’ dedi.
Her ülkenin kendine has sunacakları şeyler olduğunu belirten Kasımi, ‘’Meğer Arabistan Vahabiyyet ve para ve silah ile El Kaide
, IŞİD ve El Nüsra’yı yaymaya çalışmamaktadır? Doğal olarak handi düşünce daha değerli ise halk onun peşinden gider’’ dedi.
Kasımi, İran nüfuzunun Şii ve Sünni birlikteliğini yayan dini kültür, din ve siyaseti birleştiren ve dini demokrasi örneği olan siyasi kültür ve Siyonist rejimi tanımaya istikbarla mücadele boyutları olduğunu ve bunların da halklar tarafından destek gördüğünü ifade etti.
