HaberlerİranOrtadoğu

Dikta Suudi Arabistan’ın BM’de İran karşıtlığını sürdürmesi

Arabistan’ın mazlum ve Müslüman halkına kanlı pençelerini hakim kılan Suudi krallık rejiminin BM temsilciliği Çarşamba günü BM genel sekreteri ve BM güvenlik konseyine gönderdiği mektubunda, İran İslam cumhuriyetini uluslararası hukuku ihlal etmek, bölgesel güvenliği tehdit etmek ve terörizmi desteklemekle suçladı.

Suudi hanedan rejimi, İran’ın Yemen’in iç işlerine müdahale ettiğini, Arabistan güvenliğini tehdit ettiğini, Irak’ta mezhepçi milis güçleri desteklediğini iddia etti. Hunhar Suudi krallık rejiminin BM temsilciliği ayrıca İslam inkılabı muhafızlar ordusunu, radikal ideolojileri yaydığını ve dünyadaki terörizmi yaygınlaştırdığını ileri sürdü.
Suudi krallık rejiminin BM temsilciliğinin mektubundaki iddiaları ve İran’a attığı suçlar, aslında Suudi Krallık rejiminin Arap halkları kıyamlarının başladığı 2011 yılından beri Bölge’deki Müslüman ülkelere ve milletlere yürüttüğü ihanet dolu politikalardır. Suudi krallık rejimi Amerika işbirlikçisi olarak Siyonist rejimle ittifak kurup, Irak ve Suriye ile Yemen Müslüman halklarına savaş, katliam dayatıp kin kusmaktadır.
İran’ı suçlayarak işlediği insanlık suçu, savaş suçu ve İslam düşmanlığını gözden uzak tutmaya çalışan Suudi krallık rejimi, Vahhabi sapık ideolojisiyle tıpkı Siyonizm gibi, kendinden başka insanlara ve özellikle İslam mezheplerine mensup Müslümanlara hayat hakkı tanımamakta ve tekfirci terörizmi Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Nijerya ve diğer Kuzey Afrika’daki Müslüman milletlere karşı kullanmaktadır.
İran İslam cumhuriyeti Irak ordusu ve halk direniş güçleri Haşdüşşabi fedai teşkilatını vahşi selefi vahhabi DAEŞ terör örgütüne karşı cihatta desteklediği, DAEŞ tekfirci terör örgütünün yok olma eşiğinde olduğu ve Suudi krallık rejiminin Irak’ı teröristlerce ele geçirme sinsi planının suya düştüğü için, Riyad rejimi büyük korkuya kapılmaktadır. Bu nedenle Suudi hanedan rejimi, İran’ı suçlamaktadır.
Suudi krallık rejimi, Suriye’deki tekfirci teröristlerinde imhasından büyük bir korkuya kapılmaktadır. Çünkü tekfirci DAEŞ ve el-Kaide ile uzantıları aracılığıyla, Suriye’yi ele geçireceğini, bu İslam ülkesini Amerika ve Siyonist rejimle birlikte yönetebileceğini sanarak bu doğrultuda yatırım yapıyordu. Ancak Suriye ordusu ve halkının direnişi ve İran’ın desteği sonucu, Suudi hanedan rejiminin Suriye’deki terörizm yatırımı da sonuç vermedi.
Suudi krallık rejimi 2 yıldan beri Yemen halkını katliamdan geçirmektedir. Amerika ve İngiltere’nin uçak ve kitle imha silahları, fosfor ve misket bombalarıyla Yemen halkı katledilip, yıkıma uğratılmaktadır. Çünkü yemen Halkı sapık Vahhabiliği ve Suudi rejiminin kuklası olan kaçak Mensur Hadi’nin dikta yönetimini kabul etmemekte, özgürlük ve bağımsızlık savaşını sürdürmektedir.
Suudi kralı Selman’ın oğlu Muhammed Selman da Amerika ve Siyonist rejimin desteğini kazanabilmek için, bölgesel savaş ateşini İran içlerine yayacağını ileri sürerek tehditler savurdu. Bütün bunlar Suudi krallık rejiminin bölgedeki İslam ve Arap ülkelerine devlet terörü uyguladığını, Siyonist rejimin gayri meşru varlığına hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. Vahşi ve tekfirci Suudi rejimi, Amerika karşısında adeta bir köle gibi davranarak bölge milletlerine kan kusturmaktadır. Suudi rejiminin insanlık ve İslam dışı saldırılarıyla on binlerce Yemen Müslüman halkını katledip, yaralamıştır. Siyonist rejimden ders alarak, Yemen halkını ablukaya almıştır.
Suudi Arabistan, Yemen’in bütün hastaneleri, camileri, okulları, gıda depoları, ilaç fabrikalarını, içme su şebekelerini, elektrik şebekelerini bombalayarak alt yapılarını imha etmiştir. Bu insanlık dışı devlet terörü sonucu, Yemen halkının beslenme ve sağlıklı yaşamı tehdit edilmekte, bu ülkede Kolera gibi salgın hastalıkları binlerce insanın ölmesine sebep olmaktadır.
Suudi krallık rejimi Bahreyn Halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini bastırmak ve Bahreyn’deki dikta Al-ı Halife rejimini desteklemek için, bu ülkeye askeri saldırı ile adeta işgal etmiş bulunuyor. Suudi dikta rejimi ayrıca Kafkaslar ve Orta Asya İslam ülkelerine de tekfirci selefi Vahhabi terör örgütlerini ihraç etmekte ve bu ülkelerin iç barış ve güvenliğini sarsıp tehdit etmektedir. /

Başa dön tuşu
Bugün 17 Haziran 2026 (16) içerik yüklenmiştir.